İdare Hukuku

Belediye Encümen Kararına İtiraz ve İptal Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 18 Eylül 2021 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 15 dk okuma
Belediye Encümen Kararına İtiraz ve İptal Davası

Belediye, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişisidir. Belediyeler belediye başkanı, belediye meclisi ve belediye encümeni eliyle yönetilir. Encümenin verdiği kararlar idari işlem niteliğindedir; bu nedenle yargısal denetime tabidir ve hukuka aykırı bir encümen kararının iptali için idari yargıda dava açılabilir.

Bu yazıda belediye encümeninin nasıl oluştuğunu, hangi konularda karar verdiğini, kararlarının hangi hallerde hukuka aykırı sayıldığını ve bir encümen kararıyla karşılaştığınızda izlemeniz gereken itiraz ve dava yolunu adım adım anlatıyoruz. Encümenin verdiği cezalarda başvurulacak yolun cezanın dayandığı kanuna göre değiştiğine özellikle dikkat çekiyoruz.

Kısaca
Encümen kararına dava açılabilir mi?
Evet. Kesin ve yürütülebilir nitelikteki encümen kararlarına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Süre ne kadar?
Kural olarak kararın tebliğinden itibaren 60 gün (İYUK m. 7). Özel kanunlarda daha kısa süreler olabilir.
Önce itiraz şart mı?
Hayır. İYUK m. 11’e göre itiraz isteğe bağlıdır; yapılırsa dava açma süresi durur.
Hangi mahkeme?
İdare mahkemesi. Karar bir taşınmazla ilgiliyse taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.

Belediye encümeni nedir?

Belediye encümeni, kanunda öngörülen cezaları veren, meclise görüş bildiren ve belediye yönetiminde başkandan sonra gelen ikinci yetkili organdır. Hem yürütme hem de danışma organı niteliği taşır: bir yandan kendi adına bağlayıcı kararlar alır, öte yandan bütçe ve stratejik plan gibi konularda meclise görüş sunar.

Encümenin yapısı 5393 sayılı Kanun’un 33. maddesinde düzenlenmiştir. Encümen, belediye başkanının başkanlığında toplanır. İl belediyelerinde ve nüfusu 100.000’i aşan belediyelerde yedi, diğer belediyelerde beş üyeden oluşur. Üyelerin bir kısmı belediye meclisinin kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçilir; mali hizmetler birim amiri doğal üyedir; kalan üyeleri belediye başkanı birim amirleri arasından seçer. Büyükşehir belediyelerinde encümen, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndaki özel hükümlere göre oluşur.

Bu yapı, encümen kararlarının hem seçilmiş hem de atanmış üyelerin katılımıyla alındığını gösterir. Kararın kim tarafından ve hangi kompozisyonla alındığı, ileride göreceğimiz gibi yetki yönünden hukuka uygunluk denetiminin ilk adımıdır.

Encümenin görev ve yetkileri

Encümenin görev ve yetkileri Belediye Kanunu’nun 34. maddesinde sayılmıştır:

  • Bütçe ve plan: Stratejik plan ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmek.
  • Kamulaştırma: Yıllık çalışma programına alınan işlerle ilgili kamulaştırma kararlarını almak ve uygulamak.
  • Öngörülmeyen giderler: Öngörülmeyen giderler ödeneğinin kullanılacağı yerleri belirlemek.
  • Aktarma: Bütçede fonksiyonel sınıflandırmanın ikinci düzeyleri arasında aktarma yapmak.
  • Cezalar: Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.
  • Uzlaşma: Vergi, resim ve harçlar dışındaki dava konusu belediye uyuşmazlıklarının anlaşmayla tasfiyesine karar vermek.
  • Taşınmazlar: Taşınmaz mal satımı, trampası ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek.
  • Açılış ve kapanış saatleri: Umuma açık yerlerin açılış ve kapanış saatlerini belirlemek.
  • Diğer görevler: Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek. İmar Kanunu başta olmak üzere birçok özel kanun encümene ayrıca yetki verir.

Encümen kararlarını uygulamak belediye başkanının görevidir (5393 m. 38). Bu nedenle uygulamada size tebliğ edilen yazı çoğu zaman başkanlık imzasıyla gelir; dava konusu ise yazının dayandığı encümen kararıdır. Dava açarken hem encümen kararını hem de onu bildiren başkanlık işlemini birlikte hedef göstermek, kapsam tartışmasını önler.

Encümen nasıl toplanır ve karar alır?

Encümenin çalışma usulü Belediye Kanunu’nun 35. maddesinde belirlenmiştir. Bu kurallar, encümen kararlarının şekil ve yetki yönünden denetiminde doğrudan kullanılır:

  • Toplantı sıklığı: Encümen haftada birden az olmamak üzere önceden belirlenen gün ve saatte toplanır.
  • Toplantı ve karar yeter sayısı: Üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.
  • Gündem: Gündemi belediye başkanı hazırlar. Başkan tarafından havale edilmeyen konular encümende görüşülemez; havale edilen konular bir hafta içinde karara bağlanır.
  • Çekimser oy yasağı: Encümende çekimser oy kullanılamaz. Kararlar başkan ve katılan üyelerce imzalanır; karara muhalif kalanlar gerekçelerini yazar.
  • Yasaklılık: Başkan ve üyeler, kendileri, ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve evlatlıklarıyla ilgili işlerin görüşülmesine katılamaz.
Neden önemli?

Yeter sayı sağlanmadan alınan, başkanca havale edilmemiş bir konuda verilen ya da kararın konusu ile ilgili yasaklı bir üyenin katıldığı toplantıda alınan encümen kararı yetki ve şekil yönünden sakat hale gelebilir. Bu nedenle davada encümen karar defterinin ve toplantıya katılım cetvelinin dosyaya getirtilmesini istemek çoğu zaman belirleyicidir.

Encümen kararlarının hukuki niteliği

Encümen kararları, idarenin tek yanlı iradesiyle ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği idari işlemlerdir. Hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar: bir karar iptal edilene veya yürütmesi durdurulana kadar uygulanır. Bu kararlar kişilerin hukukunda doğrudan sonuç doğurduğunda kesin ve yürütülebilir işlem sayılır; böylece hem idari itiraza hem de iptal davasına konu olabilir.

Her encümen kararı ise dava edilebilir değildir. Encümenin bütçe veya stratejik plan konusunda meclise sunduğu görüş, meclisin nihai kararına hazırlık niteliği taşır; kişiler bakımından tek başına sonuç doğurmaz. Bu tür hazırlık işlemlerine karşı doğrudan dava açılamaz; hukuka aykırılık, nihai işleme karşı açılan davada ileri sürülür. Buna karşılık bir ceza, bir parselasyon onayı, bir kamulaştırma kararı ya da bir kiralama veya tahsis kararı, ilgilisi bakımından kesin ve yürütülebilir niteliktedir.

Davayı kimin açabileceği de bu çerçevede belirlenir. İptal davası açabilmek için kararla kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi kurulmuş olması yeterlidir; hakkın doğrudan ihlali aranmaz. Cezanın muhatabı, parselasyona giren parselin maliki, kiralama ihalesine katılan istekli ya da açılış-kapanış saati değiştirilen işletme bu menfaat ilişkisine sahiptir. İptal davasının genel şartlarını idari işlemlere itiraz ve iptal davası yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Uygulamada sık görülen uyuşmazlıklar

İmar mevzuatına aykırılık nedeniyle verilen cezalar

Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapanlara 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca verilen idari para cezaları, uygulamada encümen kararıyla verilir. Bu cezalar çoğu zaman aynı kanunun 32. maddesine göre verilen mühürleme ve yıkım kararlarıyla birlikte gelir. Cezanın tutarı yapının sınıfı, alanı ve aykırılığın niteliğine göre hesaplanır; hesaplama hataları, yanlış yapı sınıfı veya ölçü esas alınması iptal sebebidir. Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni süreçleri ile yıkım kararları ayrı yazılarımızın konusudur.

Parselasyon (imar uygulaması) kararları

İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre yapılan arazi ve arsa düzenlemesinde parselasyon planları encümen kararıyla kabul edilir. Parselasyon mülkiyet hakkını doğrudan etkilediği için en sık dava konusu olan encümen kararlarındandır. Düzenleme ortaklık payının oranı, eski parsellerin yeni parsellere dağıtımı, hisselendirme ve yeni parselin konumu en çok itiraz edilen konulardır. İmar Kanunu 18. madde uygulaması ve iptal davası yazımızda bu kararların ayrıntılarını ele aldık.

Danıştay uygulamasında, uygulama imar planının plan notlarına göre müstakil olarak korunabilecek parsellerin gerekçesiz biçimde başka parsellere hisseli olarak dağıtılması ve dağıtım ilke ve esaslarına uyulmaması, mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale sayılmış ve bu yönde alınan encümen kararları iptal edilmiştir. Dere kenarında ihdas edilen alanlarda Hazine parsellerinin dağıtımına ilişkin bir uyuşmazlıkta da aynı ilke uygulanmıştır.

Kamulaştırma kararları

Yıllık çalışma programına alınan işler için kamulaştırma kararını encümen alır. Bu karar, kamu yararı kararından sonra gelen ve taşınmaz malikini doğrudan etkileyen bir işlemdir. Kamulaştırma işlemine karşı dava süresi ve usulü 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda ayrıca düzenlendiğinden, bu kararlarda genel 60 günlük süre yerine özel süre uygulanır. Ayrıntıları kamulaştırma işlemine itiraz ve iptal davası yazımızda bulabilirsiniz.

Kiralama, tahsis ve açılış-kapanış saatleri

Belediye taşınmazlarının kiraya verilmesi, pazar yeri ve büfe gibi alanların tahsisi ile umuma açık yerlerin açılış ve kapanış saatlerinin belirlenmesi de encümen kararıyla yapılır. Eşitlik ilkesine aykırı, gerekçesiz veya kamu yararı dışında bir amaçla alınmış bu tür kararlar da iptal davasına konu olabilir. Pazar yeri işgal harcı gibi belediye gelirlerine ilişkin uyuşmazlıklar ise vergi, resim ve harç niteliği taşıdığından vergi mahkemesinin görev alanına girer.

Encümen cezası: idare mahkemesi mi, sulh ceza hakimliği mi?

Encümenin verdiği cezalarda başvuru yolu, cezanın dayandığı kanuna göre değişir. Bu ayrım yapılmadan yanlış mercie başvurmak, hak kaybının en yaygın nedenlerinden biridir.

Ceza türü Başvuru yolu Süre
İmar Kanunu m. 42 idari para cezası (yıkım veya mühürleme ile birlikte) İdare mahkemesinde iptal davası Tebliğden itibaren 60 gün
Kabahatler Kanunu’na veya belediye emir ve yasaklarına aykırılık nedeniyle verilen idari para cezası Sulh ceza hakimliğine başvuru (5326 m. 27) Tebliğden itibaren 15 gün
Özel kanunda yargı yolu ayrıca gösterilen cezalar Özel kanunda gösterilen merci Özel kanundaki süre

Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine göre idari yaptırım kararıyla birlikte idari yargının görevine giren başka bir karar da verilmişse, idari para cezasına karşı da idari yargıda dava açılabilir. İmar para cezalarının idare mahkemesinde görülmesinin dayanaklarından biri budur. İki yolun ayrımını ve ödeme indirimini idari para cezasına itiraz ve iptal davası yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık.

Encümen kararının iptal sebepleri

Encümen kararları da diğer idari işlemler gibi beş unsur yönünden denetlenir. Bu unsurlardan birinde ya da birkaçında hukuka aykırılık varsa karar iptal edilir.

  • Yetki: Kararın gerçekten encümenin görev alanında olup olmadığı, toplantı ve karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı, yasaklı üyenin katılıp katılmadığı incelenir. Örneğin meclisin yetkisindeki bir konuda encümen tek başına karar veremez.
  • Şekil: Başkanca havale edilmeyen bir konunun görüşülmesi, savunma alınması gereken hallerde savunma alınmaması, kararın gerekçesiz olması veya imzaların eksikliği şekil sakatlığıdır.
  • Sebep: Kararın dayandığı olgular gerçeğe uygun olmalıdır. Yapı tespit tutanağındaki hatalı ölçüm, gerçekte bulunmayan bir aykırılık veya yanlış yapı sınıfı sebep unsurunu sakatlar.
  • Konu: Kararın doğurduğu sonuç hukuka uygun olmalıdır. Kanunda öngörülenden ağır bir ceza, mevzuattaki oranı aşan bir kesinti veya hatalı hesaplanmış bir tutar konu unsurunu sakatlar.
  • Maksat: Encümen kararı yalnızca kamu yararı amacıyla alınabilir. Belirli bir kişiyi kayırma veya cezalandırma amacı taşıyan karar maksat yönünden hukuka aykırıdır.

Başvuru ve dava yolu

  1. Kararı ve tebliğ tarihini tespit edinSize tebliğ edilen yazının hangi encümen kararına dayandığını ve tebliğ tarihini not edin. E-tebligatta, bildirimin elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ yapılmış sayılır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a).
  2. İsterseniz idareye itiraz edinİYUK m. 11 uyarınca dava açma süresi içinde belediyeye başvurarak kararın kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilirsiniz. Bu başvuru zorunlu değildir; yapılırsa işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Belediye 30 gün içinde cevap vermezse isteğiniz reddedilmiş sayılır. Ret veya zımni ret üzerine süre kaldığı yerden işlemeye devam eder; başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır.
  3. Dava açma süresini hesaplayınGenel süre tebliğden itibaren 60 gündür (İYUK m. 7) ve hak düşürücü niteliktedir. Örneğin kararın tebliğinden 20 gün sonra itiraz ettiyseniz, ret cevabının tebliğinden itibaren kalan 40 gün içinde dava açmanız gerekir. Hesaplama ayrıntıları için idari yargıda dava açma süreleri yazımıza bakabilirsiniz.
  4. Doğru mahkemeyi belirleyinGörevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak kararı veren belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m. 32). İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmazlarla ilgili kararlarda ise taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m. 34).
  5. Yürütmenin durdurulmasını isteyinKararın uygulanması telafisi güç veya imkansız zararlara yol açacaksa ve karar açıkça hukuka aykırıysa, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını talep edin (İYUK m. 27). Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Şartları yürütmenin durdurulması kararı nedir yazımızda anlattık.
  6. Belgeleri ekleyinDilekçeye tebliğ edilen yazıyı ve tebliğ belgesini, varsa itiraz dilekçenizi ve cevabı, tapu kaydını, yapı tespit tutanağını, parselasyon planı veya dağıtım cetvelini ve fotoğrafları ekleyin. Encümen karar tutanağı ile toplantıya katılım listesinin belediyeden getirtilmesini isteyin.

İdare mahkemelerinde avukatla temsil zorunluluğu yoktur; kişiler davalarını kendileri de takip edebilir. Ancak sürelerin kısa ve hak düşürücü olması, ceza türüne göre başvuru merciinin değişmesi ve teknik bilirkişi incelemesi gerektiren konuların ağırlığı nedeniyle işlem öncesinde bir idare hukuku avukatından destek almak hatalı adım riskini azaltır.

Sık yapılan hatalar

  • Belediyeye itiraz ettikten sonra dava açma süresinin baştan başladığını sanmak; itirazdan önce geçen süre de hesaba katılır.
  • Kabahatler Kanunu’na dayanan bir para cezası için idare mahkemesinde, imar para cezası için sulh ceza hakimliğinde başvuru yapmak.
  • Yalnızca başkanlık yazısını dava konusu yapıp dayanağı olan encümen kararını dilekçede belirtmemek.
  • Taşınmazla ilgili bir kararda davayı belediyenin bulunduğu yerde açıp taşınmazın bulunduğu yer kuralını gözden kaçırmak.
  • Parselasyon veya ceza kararına karşı yürütmenin durdurulmasını istememek ve kararın uygulanmasını beklemek.
  • Meclise sunulan görüş gibi hazırlık niteliğindeki işlemlere karşı dava açıp nihai işlemi süresinde dava etmemek.
Hakkınızda bir encümen kararı mı verildi?
Kararın türüne göre itiraz yolunu, dava süresini ve yetkili mahkemeyi online görüşmede birlikte belirleyelim.

Sık sorulan sorular

Belediye encümen kararına karşı kimler dava açabilir?

Kararla kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunan herkes dava açabilir. Cezanın muhatabı, parselasyona giren taşınmazın maliki veya kiralama ihalesine katılan istekli bu kapsamdadır.

Encümen kararına dava açma süresi ne kadardır?

Kural olarak kararın tebliğinden itibaren 60 gündür. Kamulaştırma kararları gibi özel kanunda farklı süre öngörülen işlemlerde o süre uygulanır. Kabahatler Kanunu’na dayanan para cezalarında sulh ceza hakimliğine başvuru süresi 15 gündür.

Dava açmadan önce belediyeye itiraz etmek zorunlu mu?

Hayır. İtiraz isteğe bağlıdır. Yapılırsa dava açma süresi durur; belediye 30 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve kalan süre içinde dava açılır.

Encümen kararının uygulanmasını durdurabilir miyim?

Evet. Kararın uygulanması telafisi güç veya imkansız zarar doğuracaksa ve karar açıkça hukuka aykırıysa, dava ile birlikte yürütmenin durdurulmasını isteyebilirsiniz.

Hangi mahkemede dava açmalıyım?

İdare mahkemesinde. Kural olarak kararı veren belediyenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Karar imar, kamulaştırma, yıkım, tahsis veya ruhsat gibi bir taşınmazla ilgiliyse taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde dava açılır.

İdare mahkemesinde avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir. Ancak süreler kısa ve kesin olduğu için başvuru öncesinde bir idare hukuku avukatından görüş almak hak kaybı riskini azaltır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İdare Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın