Aile Hukuku

Çalışan Kadın veya Erkek Nafaka Alabilir mi?

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 12 Şubat 2025 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 15 dk okuma
Çalışan Kadın veya Erkek Nafaka Alabilir mi?

Boşanma sürecindeki pek çok kişinin aklındaki ilk sorulardan biri şudur: “Çalışıyorum, yine de nafaka alabilir miyim?” Ya da tersinden: “Eşim çalışıyor, ona neden nafaka ödeyeyim?” Kısa cevap, çalışmanın nafakaya tek başına engel olmadığıdır. Belirleyici olan, elde edilen gelirin geçimi sağlamaya yetip yetmediği ve nafaka türüne göre aranan diğer şartlardır.

Bu yazıda çalışan kadın veya erkek eşin tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası alıp alamayacağını, mahkemelerin geliri nasıl değerlendirdiğini, Yargıtay’ın asgari ücretle çalışan eşe ilişkin yaklaşımını ve alacaklı eşin işe girmesinin mevcut nafakayı nasıl etkilediğini anlatıyoruz. Nafaka türlerinin genel çerçevesi için nafaka türleri yazımıza bakabilirsiniz.

Kısaca
Çalışan eş nafaka alabilir mi?
Evet. Gelir, geçimi ve evlilikteki yaşam düzeyini korumaya yetmiyorsa nafaka bağlanabilir; çalışma yalnızca miktarı etkiler.
Asgari ücret engel mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre asgari ücretle çalışmak yoksulluk nafakasına tek başına engel değildir.
Geliri denk eşler?
Eşlerin gelirleri birbirine denk ya da yakınsa yoksulluk şartı çoğunlukla gerçekleşmez.
Velayet sahibi çalışıyorsa?
Çocuk için iştirak nafakası yine alınır; ölçüt çocuğun ihtiyaçlarıdır.

Temel ilke: gelir var mı, yeterli mi?

Nafaka, geçim sıkıntısı çeken kişiye mahkeme kararıyla bağlanan düzenli maddi destektir. Türk Medeni Kanunu’nun 169, 175, 182 ve 197. maddeleri başta olmak üzere çeşitli hükümlerinde düzenlenir. Hiçbir nafaka türünde “talep edenin hiç geliri olmaması” şartı aranmaz. Nafaka alabilmek için genel olarak şu unsurlara bakılır:

  • Ekonomik güçsüzlük: Talep edenin tamamen gelirsiz olması gerekmez; geçimini sağlamakta zorlanması yeterlidir.
  • Yükümlünün gücü: Nafakayı ödeyecek tarafın yeterli maddi gücü bulunmalıdır.
  • Türe özgü şartlar: Örneğin yoksulluk nafakasında boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve talep eden eşin daha ağır kusurlu olmaması aranır.
  • Hakkaniyet: Hakim, tarafların gelirlerini ve giderlerini hakkaniyete göre (TMK m. 4) dengeler.

Çalışma durumunun değerlendirilmesinde, gelirin miktarı kadar düzenliliği ve güvencesi de önemlidir. Sosyal güvencesi olan, sürekli bir işte çalışan eş ile geçici işlerde ya da günlük yevmiyeyle çalışan eş aynı konumda değildir. Ayrıca gelirin, boşanmadan sonra ortaya çıkacak yeni giderleri (kira, ayrı bir hane, çocuk bakımı) karşılayıp karşılamadığı da dikkate alınır.

Kanun nafakada cinsiyet ayrımı yapmaz. Çalışan kadın da çalışan erkek de şartları taşıyorsa nafaka alabilir; geliri daha yüksek olan eş, kadın olsa da nafaka yükümlüsü olabilir. Uygulamada da ağır kusuru bulunmayan ve yoksulluğa düşecek erkek eş lehine, ekonomik durumu yeterli olan kadının nafaka ödemesine hükmedilebileceği kabul edilmektedir.

Çalışan eş tedbir nafakası alabilir mi?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşe ve çocuklara geçici olarak bağlanan nafakadır. Hakim talep olmasa da kendiliğinden karar verebilir; kusur bu aşamada araştırılmaz ve boşanma kararının kesinleşmesiyle nafaka sona erer. Bu nedenle davada daha kusurlu görünen eş de tedbir nafakası isteyebilir.

Çalışmak, tedbir nafakası hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Önemli olan, talep eden eşin gelirinin evlilik süresince sürdürülen yaşam düzeyini korumaya yetip yetmediğidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, talep eden eşin gelirinin bulunması ya da kusurlu olmasının tedbir nafakasını tamamen ortadan kaldırmadığını, bu durumların ancak miktarın belirlenmesinde dikkate alınacağını kabul etmiştir (HGK 25.10.2018, E.2017/2-1891, K.2018/1577). Yargıtay’ın bu yöndeki uygulamasına göre eşin çalışması nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz; gelir, miktarın belirlenmesinde dikkate alınır.

Sınır

Düzenli ve yeterli geliri olan eş lehine, yalnızca karşı tarafın daha varlıklı olması nedeniyle tedbir nafakasına hükmedilmesi zorunlu değildir. Hukuk Genel Kurulu, emekli aylığı ve kira geliri bulunan eşin talebini bu çerçevede değerlendirmiştir (HGK 16.01.2020, K.2020/19).

Tedbir nafakasının şartlarını ve süresini tedbir nafakası ve şartları yazımızda ayrıntılı anlattık.

Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

TMK m. 175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Hakim kendiliğinden karar vermez; talep şarttır. Yoksulluk nafakasının şartları şunlardır:

  • Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmak.
  • Talep eden eşin kusurunun diğerinden daha ağır olmaması.
  • Nafakanın mahkemeden açıkça talep edilmesi.

Gelir sahibi olmak bu şartların hiçbirini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mahkemeler gelirin geçimi sağlamaya yetip yetmediğine, boşanmayla yaşam standardında büyük bir düşüş olup olmadığına ve talep edenin malvarlığına bakar.

Asgari ücretle çalışan eş

Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre asgari ücret, tek başına kişiyi yoksulluktan kurtarmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşit kusurlu bulunan ve asgari ücretle çalışan kadının yoksulluk nafakası talebini reddeden direnme kararını bozmuş; asgari ücretle çalışmanın yoksulluk nafakasına engel olmadığını, yalnızca miktarın belirlenmesinde dikkate alınacağını belirtmiştir (HGK 21.03.2018, E.2017/2-1584, K.2018/503). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de asgari ücretli eş yönünden bu yaklaşımı uygulamaktadır.

Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli, 2019/1153 karar sayılı kararı ise bir iştirak nafakası davasına ilişkindir: Kurul, asgari ücretle çalışan ve kendisi yoksulluk nafakası alan annenin, velayeti babada olan çocuklar için iştirak nafakasıyla yükümlü tutulmasını uygun bulmamış ve asgari ücret düzeyindeki gelirin yoksulluk nafakasına engel olmadığı ilkesini tekrarlamıştır.

Geliri denk olan eşler

Talep eden eşin geliri, karşı tarafın gelirine denk ya da çok yakınsa yoksulluk şartı genellikle gerçekleşmez. Eylül 2026’da basına yansıyan ve Bakırköy 13. Aile Mahkemesi’nden gelen bir dosyada Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düzenli emekli aylığı bulunan ve geliri eşinin gelirine yakın olan kadın lehine verilen yoksulluk nafakasını bozmuştur. Bu nedenle somut olayda iki tarafın gelirinin karşılaştırılması belirleyicidir.

Süresiz nafaka kararı. Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Kararın gerekçesinde alacaklının eğitimi, kendi geçimini sağlama ve iş bulma imkanı nafaka süresinin belirlenmesinde ölçüt olarak sayıldı. Çalışan ya da çalışabilecek durumdaki eşler için bu ölçütlerin yeni düzenlemede önem kazanması beklenir. Ayrıntılar: yoksulluk nafakası ve şartları.

Mahkeme çalışan eşin durumunu nasıl değerlendirir?

Çalışma durumu, nafakanın varlığından çok miktarını etkiler. Mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır, tarafların gelir belgelerini ve SGK kayıtlarını inceler. Değerlendirmede öne çıkan unsurlar şunlardır:

  • Gelir ve ekonomik bağımsızlık: Maaş, kira geliri, emekli aylığı ve diğer düzenli gelirler ile malvarlığı.
  • Çalışma kapasitesi: Eğitim düzeyi, mesleki beceri, yaş, sağlık durumu ve iş bulma imkanı.
  • Boşanmanın ekonomik etkisi: Evlilikteki yaşam standardı ile boşanmadan sonraki durum arasındaki fark; kira ve çocuk bakımı gibi yeni giderler.
  • Kusur: Yalnızca yoksulluk nafakasında rol oynar.
Nafaka türü Çalışmanın etkisi Belirleyici ölçüt
Tedbir nafakası Tek başına engel oluşturmaz; miktarı etkiler Gelirin evlilikteki yaşam düzeyine yetip yetmediği
Yoksulluk nafakası Engel değil; gelir yeterli veya karşı tarafa denkse talep reddedilebilir Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve kusur
İştirak nafakası Velayet sahibinin çalışması engel değil Çocuğun ihtiyaçları ve yükümlünün gücü

Tabloda görüldüğü gibi çalışmanın etkisi nafaka türüne göre değişir. Aynı kişi, dava sürerken tedbir nafakası alabildiği halde boşanmadan sonra yoksulluk şartını taşımadığı için yoksulluk nafakası alamayabilir; tersine, velayet kendisindeyse çocuk için iştirak nafakasını her durumda isteyebilir.

Kusurun nafakaya etkisini ayrıca merak ediyorsanız boşanma davasında kusur yazımıza bakabilirsiniz.

Çalışmaya elverişli olduğu halde çalışmayan eş

Madalyonun öteki yüzü de önemlidir: çalışma gücü ve imkanı bulunduğu halde çalışmaktan kaçınan eşin durumu, dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilir. Genç, sağlıklı, meslek sahibi ve evlilik öncesinde de çalışmış bir eşin, yalnızca çalışmayı tercih etmediği için yoksul sayılması her zaman kabul görmez. Buna karşılık uzun yıllar ev işleri ve çocuk bakımıyla meşgul olmuş, iş hayatından kopmuş ya da ilerlemiş yaşta olan eşten boşanmanın hemen ardından iş bulması beklenmez. AYM kararında sayılan “iş bulma imkanı” ölçütü, bu değerlendirmenin yeni düzenlemede daha belirgin hale geleceğini gösteriyor.

Çalışan ebeveyn ve iştirak nafakası

Boşanma, ana ve babanın çocuğa karşı bakım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182/3). Burada ölçüt çocuğun ihtiyaçlarıdır; velayet sahibi ebeveynin çalışıyor olması iştirak nafakasına engel değildir.

Aynı kural tersine de işler: velayet babaya verilmişse, çalışan ve düzenli geliri olan anne de iştirak nafakası öder. Uygulamada velayeti babaya bırakılan çocuk için, çalışan ve düzenli geliri olan anne aleyhine gücü oranında uygun bir iştirak nafakası takdir edilmesi gerektiği kabul edilmektedir (TMK m. 182/2). Annenin geliri asgari ücret düzeyindeyse ve kendisi de yoksulluk nafakası alıyorsa, yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararındaki gibi farklı bir sonuca varılabilir. Ayrıntılar: iştirak nafakası.

Alacaklı eş işe girerse nafaka kesilir mi?

Nafaka alan eşin işe girmesi, nafakayı kendiliğinden sona erdirmez. Yoksulluk nafakası yalnızca alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Diğer sebepler mahkeme kararı gerektirir (TMK m. 176/3):

  • Fiilen evliymiş gibi yaşama: Alacaklının resmi nikah olmadan başka biriyle evlilik benzeri birliktelik sürdürmesi.
  • Yoksulluğun ortadan kalkması: Alacaklının yeterli ve düzenli gelir getiren bir işe girmesi ya da önemli bir malvarlığı edinmesi.
  • Haysiyetsiz hayat sürme.

Alacaklının mali durumu iyileşmiş ancak yoksulluk tamamen ortadan kalkmamışsa ya da yükümlünün geliri önemli ölçüde düşmüşse, kaldırma yerine azaltma istenebilir (TMK m. 176/4). Uygulamadaki iki tipik örnek bu ayrımı gösterir: yüksek maaşlı bir işe girerek ekonomik durumu belirgin biçimde düzelen alacaklının yoksulluk nafakası kaldırılabilir; başka biriyle evliymiş gibi fiilen yaşamaya başlayan alacaklının nafakası ise TMK m. 176/3 uyarınca mahkeme kararıyla kaldırılır.

Hangi nafaka ne zaman sona erer?

  • Tedbir nafakası: Boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden.
  • Yoksulluk nafakası: Yeniden evlenme veya ölümle kendiliğinden; diğer sebeplerle mahkeme kararıyla.
  • İştirak nafakası: Çocuk ergin olunca (kural olarak 18 yaş) kendiliğinden. Eğitimine devam eden ergin çocuk, ana veya babasına karşı kendi adına nafaka davası açabilir (TMK m. 328/2); kanunda bunun için bir yaş sınırı yoktur.

Kaldırma veya azaltma davası nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılabilir. Koşulların değiştiğini ispat yükü, davayı açan yükümlüdedir. Ayrıntılar: nafakanın kaldırılması davası.

Özel durumlar: kayıt dışı gelir, kısmi çalışma ve anlaşmalı boşanma

Kayıt dışı çalışan ya da gelirini gizleyen eş

Nafaka davalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, tarafların gelirlerini olduğundan düşük göstermesidir. Mahkeme yalnızca SGK kayıtlarına bakmaz; kolluk aracılığıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında tarafın mesleği, çalıştığı yer, araç ve taşınmazları, yaşam tarzı ve harcamaları da tespit edilir. Kayıt dışı çalıştığı anlaşılan eşin geliri, bu veriler ve tanık beyanları üzerinden takdir edilebilir. Nafaka ödememek için işten ayrılan ya da gelirini kasten düşüren yükümlünün durumu da hakkaniyete göre değerlendirilir.

Kısmi zamanlı veya geçici işler

Kısmi zamanlı, mevsimlik ya da süreli işlerde çalışan eşin geliri genellikle düzenli ve yeterli sayılmaz. Mahkeme, bu tür gelirin süreklilik taşıyıp taşımadığına ve temel ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına bakar. Dava sırasında işe girilmesi ya da işten ayrılınması da sonucu etkileyebileceğinden, gelirdeki her değişikliğin mahkemeye bildirilmesi yerinde olur.

Anlaşmalı boşanmada çalışan eş

Anlaşmalı boşanmada taraflar, eşlerden biri çalışıyor olsa da yoksulluk nafakasını serbestçe kararlaştırabilir. Protokolde nafakanın miktarı, yıllık artışı ve istenirse süresi açıkça yazılmalıdır. Çalışan eşin “zaten çalışıyorum” düşüncesiyle nafakadan feragat etmesi, ileride işini kaybetmesi halinde geri dönülemez sonuçlar doğurur: protokolde feragat edilen yoksulluk nafakası, boşanma kesinleştikten sonra istenemez. Çocuk için iştirak nafakasından ise çocuk adına feragat edilemez; hakim çocuğun yararına uygun bir katkıya hükmedebilir.

Ev hanımı olup boşanmadan sonra çalışmaya başlayan eş

Evlilik boyunca çalışmamış eşin boşanmadan sonra işe girmesi sık rastlanan bir durumdur. Nafaka bu durumda kendiliğinden kesilmez; ancak yükümlü, elde edilen gelirin yoksulluğu ortadan kaldırdığını ileri sürerek kaldırma ya da en azından azaltma davası açabilir. Mahkeme, yeni gelirin düzeyini ve sürekliliğini, alacaklının yaşını ve sağlık durumunu birlikte değerlendirir.

Talep eden ve yükümlü için pratik adımlar

  1. Gelirinizi belgeleyinSon aylara ait maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, kira ve emekli aylığı gibi diğer gelirleri gösteren belgeleri hazırlayın.
  2. Giderlerinizi gösterinKira sözleşmesi, fatura, kredi ödemesi, çocuğun okul ve sağlık giderleri gibi zorunlu harcamaların belgelerini toplayın.
  3. Yaşam standardını ortaya koyunEvlilik dönemindeki yaşam düzeyini gösteren deliller (konut, araç, tatil ve harcama alışkanlıkları) gelirinizin yetersizliğini somutlaştırır.
  4. Karşı tarafın gelirini araştırtınMahkemeden karşı tarafın SGK, banka ve tapu kayıtlarının ve sosyal ekonomik durumunun araştırılmasını isteyin.
  5. Talebinizi doğru kurunYoksulluk nafakasını dilekçede açıkça ve miktar göstererek isteyin; anlaşmalı boşanmada protokole miktar, artış ve varsa süreyi açıkça yazın.

Sık yapılan hatalar

  • Çalıştığı için nafaka hakkı olmadığını düşünüp talepte bulunmamak.
  • Gelir ve gider belgelerini sunmadan yalnızca beyanla yetinmek.
  • Yükümlü olarak, alacaklının işe girdiğini öğrenince ödemeyi kendiliğinden kesmek.
  • Çocuğun velayeti kendisinde olan çalışan ebeveynin iştirak nafakası isteyemeyeceğini sanmak.
  • Gelirini düşük göstermek; mahkeme gerçek kazanç imkanını araştırabilir.
Çalışıyorsunuz ve nafaka hakkınızı mı merak ediyorsunuz?
Gelir ve giderlerinize göre hangi nafakayı hangi miktarda isteyebileceğinizi online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Asgari ücretle çalışıyorum, yoksulluk nafakası alabilir miyim?

Diğer şartlar varsa alabilirsiniz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, asgari ücretle çalışmanın yoksulluk nafakasına tek başına engel olmadığını, yalnızca miktarı etkileyeceğini kabul ediyor.

Öğretmen ya da memur maaşı alan eş nafaka alabilir mi?

Mümkündür; ancak gelirin geçimi sağlamaya yetip yetmediğine ve karşı tarafın geliriyle karşılaştırmaya bakılır. Gelirler birbirine denk ya da yakınsa yoksulluk nafakası talebi genellikle reddedilir.

Kadın eş erkeğe nafaka öder mi?

Evet. Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Şartları taşıyan erkek eş, ekonomik durumu daha iyi olan kadından nafaka isteyebilir.

Eski eşim işe girdi, nafakayı kesebilir miyim?

Kendiliğinden kesemezsiniz. Yoksulluğun ortadan kalktığını ileri sürerek aile mahkemesinde kaldırma veya azaltma davası açmanız gerekir; ödemeyi kesmek icra takibine yol açabilir.

Boşandıktan sonra işe girdim; nafakam kesilir mi?

Kendiliğinden kesilmez. Eski eşiniz, yeni gelirinizin yoksulluğu ortadan kaldırdığını ileri sürerek kaldırma ya da azaltma davası açabilir. Mahkeme gelirinizin düzeyine ve sürekliliğine bakarak karar verir.

Ben de çalışıyorum; eşime yoksulluk nafakası ödemek zorunda kalır mıyım?

Şartlar varsa evet. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; belirleyici olan, eşinizin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, kusurunun sizden ağır olmaması ve sizin ödeme gücünüzdür. Kendi geliriniz, giderleriniz ve bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler miktarın belirlenmesinde dikkate alınır.

Kayıt dışı çalışan eşimin geliri nasıl ispat edilir?

Mahkemeden sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasını, tapu, araç ve banka kayıtlarının getirtilmesini isteyebilir; eşinizin çalıştığı yeri ve yaşam düzeyini bilen tanıkları dinletebilirsiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın