El atmanın önlenmesi davası, halk arasında müdahalenin men’i davası olarak bilinir ve taşınmaza yönelik haksız müdahalelere son verilmesi için açılan ayni nitelikli bir davadır. Arsanızın bir bölümünün komşu tarafından duvarla çevrilmesi, tarlanızın izinsiz ekilmesi, ortak alanın kapatılması ya da üzerine kaçak bir yapı kurulması bu davanın tipik konularıdır.
Bu yazıda davanın hukuki dayanağını, el atmanın türlerini, davayı kimin kime karşı açabileceğini, yıkım (kal) ve eski hale getirme taleplerini, ecrimisille birlikte açılan davalarda dava değerinin nasıl belirlendiğini ve 2026 yılı harç, kanun yolu ve faiz kurallarını anlatıyoruz. Geçmiş kullanım için istenecek tazminatın ayrıntısını ecrimisil davası yazımızda ele aldık.
- Dayanağı nedir?
- Türk Medeni Kanunu m. 683. Malik, malına yapılan her türlü haksız el atmanın önlenmesini dava edebilir.
- Hangi mahkeme?
- Asliye hukuk mahkemesi. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).
- Süre var mı?
- Mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi talebi zamanaşımına uğramaz; müdahale sürdüğü sürece dava açılabilir.
- Harç nasıl?
- Nispi harç alınır. Dava değeri el atılan yerin değeri, varsa kal edilecek yapının değeri ve istenen ecrimisilin toplamıdır.
El atmanın önlenmesi davası nedir?
Türk Medeni Kanunu m. 683’e göre malik, hukuk düzeninin sınırları içinde malı üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisine sahiptir. Aynı madde, malike malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açma ve her türlü haksız el atmanın önlenmesini isteme hakkı tanır. El atmanın önlenmesi davası bu ikinci yetkinin dava yoluyla kullanılmasıdır.
Dava mülkiyetten kaynaklanan ayni bir davadır. Davalının kusurlu olması aranmaz; müdahalenin hukuka aykırı olması yeterlidir. Davacının ise mülkiyet hakkını ya da dayandığı sınırlı ayni hakkı ispat etmesi gerekir. Tapulu taşınmazlarda bu ispat çoğunlukla tapu kaydıyla yapılır.
Mülkiyet hakkı Anayasa’nın 35. maddesiyle de güvence altındadır. Taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin hukuka aykırı biçimde bozulması, mülkiyetin özünü oluşturan kullanma ve yararlanma yetkisini zedeler. Bu nedenle mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi talebi zamanaşımına uğramaz; müdahale devam ettiği sürece dava açılabilir.
Benzer yollardan farkı
Taşınmaza müdahale halinde başvurulabilecek tek yol bu dava değildir. Hangi yolun seçileceği, kişinin malik mi yoksa yalnızca zilyet mi olduğuna ve ne kadar hızlı sonuç istendiğine göre değişir.
| Yol | Kim başvurur? | Ne korunur? | Süre |
|---|---|---|---|
| El atmanın önlenmesi (TMK m. 683) | Malik ve sınırlı ayni hak sahibi | Mülkiyet ve ayni hak | Müdahale sürdükçe açılabilir |
| Zilyetlik davası (TMK m. 982-984) | Zilyet (kiracı dahil) | Fiili hakimiyet | Öğrenmeden 2 ay, her halde 1 yıl |
| İdari yol (3091 sayılı Kanun) | Zilyet | Son fiili durum | Öğrenmeden 60 gün, her halde 1 yıl |
| Ecrimisil davası | Malik veya hak sahibi | Geçmiş kullanımın karşılığı | Geriye doğru en fazla 5 yıl |
Zilyetlik davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 4/1-c) ve yalnızca son fiili durumu korur. Valilik veya kaymakamlığa başvurularak işletilen idari yolun ayrıntısını 3091 sayılı Kanun kapsamında müdahalenin idarece önlenmesi yazımızda anlattık. Bu iki yol hızlıdır, ancak mülkiyet uyuşmazlığını kesin olarak çözmez.
El atma (müdahale) nedir?
El atma, malikin rızası dışında ve hukuka aykırı olarak mülkiyet hakkının ihlal edilmesidir. Taşınmaza fiziken girilmesi şart sayılmaz; malikin taşınmazdan yararlanmasını engelleyen her davranış el atma olabilir. Uygulamada en sık görülen müdahaleler şunlardır: taşınmazın işgal edilmesi, kullanımın engellenmesi, sınırın aşılması, izinsiz yapı yapılması ve ortak alanların kapatılması.
Kısmi müdahalelerde el atılan alanın sınırları teknik olarak belirlenmelidir. Mahkeme, keşifte fen bilirkişisine el atılan bölümü krokiyle gösterttirir ve hükmü bu krokiye atıf yaparak kurar. Kroki olmadan verilen hüküm, icra aşamasında uygulanamaz hale gelebilir.
Davanın şartları
Davanın kabul edilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
- Davacının ayni hak sahibi olması: Davacı malik, paydaş ya da intifa, oturma veya üst hakkı gibi bir sınırlı ayni hakkın sahibi olmalıdır. Hak tapu kaydı, kesinleşmiş mahkeme kararı veya mirasçılık belgesiyle ispat edilir.
- Müdahalenin hukuka aykırı olması: Davalının kullanımı malikin rızasına, bir sözleşmeye, kanundan doğan bir hakka (örneğin zorunlu geçit) ya da mahkeme kararına dayanmamalıdır. Davalı kira sözleşmesi, satış vaadi veya paydaşlar arası bir kullanım anlaşması ileri sürerse mahkeme önce bu savunmayı inceler.
- Müdahalenin devam etmesi: Kural olarak müdahale dava tarihinde sürmelidir. Müdahale dava açılmadan önce tamamen sona ermişse el atmanın önlenmesi talebi yönünden hukuki yarar kalmayabilir. Bu durumda geçmiş kullanım için ecrimisil, verilen zarar için tazminat istenebilir.
- Hukuki yarar: Davacının korunmaya değer, güncel bir menfaati bulunmalıdır. Müdahalenin yeniden başlama tehlikesi açıkça ortadaysa hukuki yararın varlığı ayrıca değerlendirilir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir (TMK m. 683/2).
Davayı kim, kime karşı açar?
Davacı
Davacı kural olarak taşınmazın malikidir. Paylı mülkiyette her paydaş, diğerlerinin katılımı olmadan, taşınmazın tamamına üçüncü kişilerce yapılan el atmanın önlenmesini isteyebilir; bundan bütün paydaşlar yararlanır (TMK m. 693/3). Ayrıntılı kurallar için hisseli tapu yazımıza bakabilirsiniz.
Miras ortaklığında olduğu gibi elbirliği mülkiyetinde ortakların birlikte hareket etmesi asıldır. Ancak ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanır (TMK m. 702/4). Bu nedenle mirasçılardan biri, bütün ortaklar yararına, üçüncü kişiye karşı tek başına el atmanın önlenmesini dava edebilir. Mirasçılar arasındaki kullanım uyuşmazlıklarının özellikleri mirasçılar arasında intifadan men ve ecrimisil yazımızda anlatılmıştır.
İntifa, oturma veya üst hakkı sahibi de kendi hakkına yapılan müdahalenin önlenmesini isteyebilir. İntifa hakkının içeriği ve sınırları için intifa hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Kiracı bu davayı açamaz. Kiracının hakkı kişisel bir haktır; mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi davası açamaz. Kiralananın kullanımı üçüncü kişilerce engellenirse kiracı zilyetlik davası açabilir, 3091 sayılı Kanun uyarınca idareye başvurabilir veya kiraya verenden kiralananın kullanıma elverişli hale getirilmesini isteyebilir.
Paydaşlar arasında el atma
Paydaşlardan biri ortak taşınmazı tek başına kullanıyor ve diğerini taşınmazdan yararlanmaktan dışlıyorsa da dava açılabilir. Bu durumda mahkeme, davacının kullandığı veya kullanabileceği bir bölümün bulunup bulunmadığını araştırır. Böyle bir bölüm yoksa davacının payı oranında el atmanın önlenmesine karar verilebilir; hükümde bu oranın açıkça gösterilmesi gerekir (Yargıtay 7. HD, 18.01.2024, 2022/6810 E., 2024/301 K.). Paydaşlar arasındaki uyuşmazlığın kalıcı çözümü ise çoğu zaman ortaklığın giderilmesi davasıdır.
Davalı
Davalı, taşınmaza fiilen el atan ve müdahaleyi sürdüren kişidir: işgalci, izinsiz yapı yapan, yolu kapatan ya da taşınmazı kullanan üçüncü kişi. Müdahale birden fazla kişi tarafından yapılıyorsa dava hepsine karşı birlikte açılabilir. Müdahaleyi bir kamu idaresi kamu hizmeti amacıyla yapmışsa uyuşmazlık kamulaştırmasız el atma kurallarına tabidir; bu konuyu kamulaştırmasız el atma yazımızda anlattık.
Kal, eski hale getirme ve taşkın yapı
El atmanın önlenmesi kararı, müdahalenin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını amaçlar. Bu nedenle davada taşınmazın boşaltılması yanında el atma sonucu oluşan durumun giderilmesi de istenebilir:
- Tahliye ve teslim: İşgal edilen taşınmazın boşaltılarak malike teslimi.
- Kal (yıkım ve kaldırma): Kaçak yapı, duvar, tel örgü, baraka, beton zemin ve dikilen ağaçların kaldırılması.
- Eski hale getirme: Kapatılan yolun açılması, kaldırılan sınır işaretlerinin yeniden konulması, kazılan alanın doldurulması.
Kal talebinde Medeni Kanunun yapı ve malzeme hükümleri (TMK m. 722-725) dikkate alınır. Başkasının arazisine yapı yapan kişi kural olarak yapının kaldırılmasına katlanır. Ancak yapının değeri arazinin değerinden açıkça fazlaysa ve yapı sahibi iyiniyetliyse, uygun bir bedel karşılığında arazinin mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m. 724). Komşu parsele taşan yapılarda da iyiniyetli yapı sahibi, taşkın kısım için uygun bedel karşılığında irtifak hakkı ya da mülkiyet isteyebilir; ancak bunun için zarar gören malikin taşkın yapıyı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz etmemiş olması gerekir (TMK m. 725/2). Bu nedenle sınırınızı aşan bir inşaatı fark ettiğinizde itirazınızı hemen ve ispatlanabilir biçimde (örneğin noter aracılığıyla) yapın. Davalı bu savunmayı yaparsa mahkeme yapı sahibinin iyiniyetini, yapının ve arazinin değerini bilirkişi incelemesiyle belirler.
Örnek: Komşunuz yeni yaptığı müstakil evin bahçe duvarını sınırdan 1,5 metre içeri, sizin parselinize oturtmuştur. Keşifte fen bilirkişisi taşan alanı 45 m² olarak krokide gösterir. Mahkeme bu alana el atmanın önlenmesine ve duvarın kal’ine karar verir. Ev de sınırı aşmış olsaydı ve komşu iyiniyetli olsaydı, taşkın yapı hükümleri gündeme gelebilirdi.
Ecrimisil ve tazminatla birlikte talep
El atma çoğunlukla bir süredir devam ettiğinden, uygulamada el atmanın önlenmesi davası geçmiş kullanımın karşılığı olan ecrimisil talebiyle birlikte açılır. Ecrimisil dava tarihinden geriye doğru en fazla beş yıl için istenebilir. Taşınmazın zarar görmesi, ağaçların kesilmesi veya değer kaybı varsa bunlar için ayrıca maddi tazminat istenebilir.
Bu taleplerin birlikte ileri sürülmesi dava değerini doğrudan etkiler. Yargıtay’a göre bu durumda dava bir bütündür ve dava değeri, el atılan yerin değeri, kal edilecek yapının değeri ve talep edilen ecrimisilin toplamından oluşur (Harçlar K. m. 16; Yargıtay 7. HD, 07.11.2024, 2024/1107 E., 2024/4983 K.). Aynı kararda, ecrimisil kısmı tek başına küçük kalsa bile toplam değer istinaf sınırını aşıyorsa ecrimisil yönünden de istinaf incelemesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m. 107) 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılan davalarda ecrimisil ve tazminat talepleri için bir değer gösterilmesi gerekir. Miktar bilinemiyorsa dava kısmi dava olarak açılabilir ve talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4).
Başvuru ve dava yolu
- Delilleri baştan toplayınGüncel tapu kaydı, kadastro paftası, fotoğraf ve video kayıtları, varsa belediyeye yapılmış şikayetler ve yapı tatil tutanakları dosyaya konulur. Müdahalenin biçimi değişebilecekse dava öncesinde delil tespiti istenebilir.
- Görevli ve yetkili mahkemeDava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Taşınmazın aynına ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12); başka yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır.
- ArabuluculukEl atmanın önlenmesi davası kural olarak dava şartı arabuluculuk kapsamında sayılmaz. Uyuşmazlık kat mülkiyetinden veya komşu hakkından kaynaklanıyorsa HUAK m. 18/B gündeme gelir; tereddütte önce arabulucuya başvurmak en güvenli yoldur.
- İhtiyati tedbirİnşaatın sürdüğü, taşınmazın devredilme ihtimalinin bulunduğu veya müdahalenin ağırlaştığı durumlarda inşaatın durdurulması, müdahalenin geçici olarak önlenmesi veya tapuya devir yasağı konulması istenebilir. Mahkeme yaklaşık ispat arar ve kural olarak teminat ister.
- Keşif ve bilirkişiMahkeme taşınmaz başında keşif yapar. Fen bilirkişisi el atılan alanı, inşaat bilirkişisi yapının değerini, gerekirse ziraat bilirkişisi ürün ve ağaçların değerini belirler. Tanıklar müdahalenin başlangıç tarihini ve kimin kullandığını açıklar.
- Harç ve vekalet ücretiDava nispi harca tabidir. 2026’da asliye hukukta başvurma harcı 732 TL, karar ve ilam harcı binde 68,31’dir ve dörtte biri dava açılırken peşin ödenir. Anayasa Mahkemesi, el atmanın önlenmesi davalarında bu nispi harcın Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, 06.11.2025, E.2025/166, K.2025/219, RG 06.01.2026). Vekalet ücreti de dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır.
- Kanun yollarıKarara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna gidilir. 2026’da açılan davalarda istinaf sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı 682.000 TL’dir.
- Kararın icrasıKarar ilamlı icra yoluyla yerine getirilir. Tahliye ve teslim icra müdürlüğünce yapılır; yıkım ve eski hale getirme hükmü davalı tarafından yerine getirilmezse icra müdürlüğü masrafı davalıdan alınmak üzere işi yaptırabilir. Taşınmaza ilişkin hükümler kesinleşmeden icra edilemez.
| Kalem | Tutar |
|---|---|
| El atılan 300 m² arsanın değeri | 1.200.000 TL |
| Kal edilecek yapının değeri | 400.000 TL |
| Talep edilen ecrimisil | 150.000 TL |
| Dava değeri | 1.750.000 TL |
| Peşin harç (binde 68,31’in dörtte biri) | 29.885,63 TL + başvurma harcı 732 TL |
Ecrimisil ve tazminat alacaklarına kanuni faiz yürütülür. Kanuni faiz 01.06.2024-30.07.2026 arasında yıllık %24, 7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 31.07.2026’dan itibaren yıllık %31’dir.
Sık yapılan hatalar
- Davayı taşınmazın bulunduğu yer dışındaki bir mahkemede açmak.
- El atılan alanı krokiyle belirletmeden hüküm kurulmasına itiraz etmemek.
- Kal talebini unutmak; yalnızca el atmanın önlenmesi istenirse yapının kaldırılması ayrıca dava konusu yapılmak zorunda kalınır.
- Müdahale sona erdikten sonra el atmanın önlenmesi istemek, geçmiş dönem için ecrimisil talebini ise ileri sürmemek.
- Kiracı olarak mülkiyete dayalı dava açmaya çalışmak.
- Paydaşlar arasındaki davada davacının kullanabileceği bir bölüm bulunup bulunmadığını araştırtmamak.
- Ecrimisili belirsiz alacak davası olarak açmaya çalışmak; 31.07.2026’dan sonra bu dava türü kaldırılmıştır.
Sık sorulan sorular
El atmanın önlenmesi davası için bir süre var mı?
Mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi talebi zamanaşımına uğramaz; müdahale devam ettiği sürece dava açılabilir. Geçmiş kullanım için istenecek ecrimisil ise dava tarihinden geriye doğru en fazla beş yılla sınırlıdır.
Hisseli tarlamı paydaşlardan biri tek başına ekiyor; dava açabilir miyim?
Evet. Paydaşınız sizi taşınmazdan dışlıyorsa ve sizin kullanabileceğiniz bir bölüm yoksa, payınız oranında el atmanın önlenmesine karar verilebilir. Kalıcı çözüm için ortaklığın giderilmesi davası da değerlendirilmelidir.
Komşunun duvarı arsama taşmış; yıkılmasını isteyebilir miyim?
Evet. El atmanın önlenmesiyle birlikte duvarın kal’ini istersiniz. Taşan kısım fen bilirkişisinin krokisiyle belirlenir. Taşkın yapı söz konusuysa ve komşu iyiniyetliyse, bedel karşılığında irtifak veya mülkiyet talebiyle karşılaşabilirsiniz.
Dava ne kadar harç gerektirir?
Nispi harç alınır. Dava değeri el atılan yerin değeri, kal edilecek yapının değeri ve istenen ecrimisilin toplamıdır. 2026’da bu değerin binde 68,31’inin dörtte biri ve 732 TL başvurma harcı dava açılırken ödenir.
Kiracım kira süresi bittiği halde çıkmıyor; bu davayı açabilir miyim?
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda kira hukukunun tahliye yolları uygulanır ve görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Kira ilişkisi bulunmayan, taşınmazı izinsiz kullanan kişiye karşı ise el atmanın önlenmesi davası açılır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla