El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası, taşınmaza yönelik haksız müdahalelerin sona erdirilmesi amacıyla açılan ayni nitelikli bir davadır. Bu dava ile malik veya ayni hak sahibi, taşınmaz üzerindeki hukuka aykırı müdahalenin kaldırılmasını ve müdahalenin tekrarının önlenmesini talep edebilmektedir.
Uygulamada özellikle taşınmazın haksız şekilde kullanılması, işgal edilmesi, sınır ihlalleri, kaçak yapı yapılması, ortak alanların kapatılması veya taşınmazdan yararlanmanın engellenmesi gibi durumlar el atmanın önlenmesi davalarına konu olmaktadır.
Bu yazımızda; el atmanın önlenmesi davasının hukuki niteliğini, dava şartlarını, taraflarını ve yargılama sürecini ayrıntılı olarak ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası Nedir?
- 2. El Atma (Müdahale) Kavramı
- 3. El Atmanın Önlenmesi Davasının Şartları
- 4. El Atmanın Önlenmesi Davasının Tarafları
- 5. El Atmanın Önlenmesi Davasında Yargılama Süreci
- 6. El Atmanın Önlenmesi Davasının Sonuçları
- 7. El Atmanın Önlenmesi Davası ile Birlikte Açılabilecek Davalar
1. El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası Nedir?
El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına veya ayni hakka yönelik hukuka aykırı müdahalelerin sona erdirilmesi amacıyla açılan ayni nitelikli bir davadır. Bu dava ile malik veya hak sahibi, taşınmaza yönelik fiili ya da hukuki müdahalenin ortadan kaldırılmasını ve müdahalenin devamının önlenmesini talep etmektedir.
Davanın temel amacı, taşınmaz üzerindeki mevcut müdahalenin sona erdirilmesi ve mülkiyet hakkının fiilen korunmasının sağlanmasıdır. Bu nedenle dava, özellikle müdahalenin halen devam ettiği durumlarda uygulama alanı bulmaktadır.
1.1. Davanın Hukuki Niteliği
El atmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkından kaynaklanan ayni bir dava niteliğindedir. Dava ile amaçlanan husus, taşınmaz üzerindeki hukuka aykırı müdahalenin sona erdirilmesi olup; müdahalenin gerçekleştirilmesinde kusur bulunması zorunlu değildir.
Bu dava, zilyetliğin korunmasına ilişkin davalardan farklı olarak doğrudan mülkiyet hakkına veya sınırlı ayni hakka dayanmaktadır. Bu nedenle davacı, taşınmaz üzerindeki hakkını hukuken ortaya koymakla yükümlüdür.
1.2. Davanın Hukuki Dayanağı
TMK m. 683 si uyarınca malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde malını kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisine sahiptir. Aynı hüküm kapsamında malik, malına hukuka aykırı şekilde müdahale eden kişilere karşı el atmanın önlenmesini dava edebilmektedir. Davanın konusunu oluşturan müdahale;
- Fiili işgal,
- Kullanımın engellenmesi,
- Sınır ihlali,
- Taşınmaza yapı yapılması,
- Ortak alanların kapatılması
gibi farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
1.3. Mülkiyet Hakkının Korunması Amacı
El atmanın önlenmesi davası ile amaçlanan husus, mülkiyet hakkına yönelik devam eden hukuka aykırı müdahalelerin sona erdirilmesidir.
Mülkiyet hakkı, Anayasa ve Türk Medeni Kanunu hükümleri ile koruma altına alınmış temel ayni haklardan biridir. Malik, taşınmazı üzerinde dilediği şekilde kullanma ve yararlanma yetkisine sahip olup; bu hakka yönelik haksız müdahalelerin kaldırılmasını talep edebilmektedir.
Bu dava sayesinde taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin korunması ve hukuka aykırı müdahalenin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.
1.4. El Atma ile Haksız İşgal Arasındaki İlişki
El atma kavramı, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına yönelik her türlü hukuka aykırı müdahaleyi ifade etmektedir. Haksız işgal ise çoğu zaman bu müdahalenin fiili kullanım şeklinde ortaya çıkan görünümüdür. Örneğin;
- Taşınmazın izinsiz kullanılması,
- Taşınmaz üzerine yapı yapılması,
- Kullanım alanının kapatılması,
- Taşınmazdan yararlanmanın engellenmesi
uygulamada hem el atma hem de haksız işgal niteliği taşıyabilmektedir. Bu nedenle el atmanın önlenmesi davaları çoğu zaman ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talepleri ile birlikte açılabilmektedir.
2. El Atma (Müdahale) Kavramı
El atma (müdahale), taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının veya ayni hakkın malikinin rızası dışında ve hukuka aykırı şekilde ihlal edilmesini ifade etmektedir. Müdahale, taşınmazın fiilen işgal edilmesi şeklinde ortaya çıkabileceği gibi; kullanım hakkını sınırlayan veya mülkiyet hakkının kullanılmasını engelleyen hukuki işlemler yoluyla da gerçekleşebilmektedir.
El atmanın önlenmesi davasının açılabilmesi için, taşınmaz üzerindeki müdahalenin hukuka aykırı olması ve çoğu durumda halen devam ediyor bulunması gerekmektedir.
Fiili Müdahale
Fiili müdahale, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına doğrudan fiziksel el atılması anlamına gelmektedir. Bu tür müdahalelerde taşınmazın kullanılması, işgal edilmesi veya malikinin kullanım imkanının fiilen sınırlandırılması söz konusu olmaktadır.
Sürekli Müdahale Halleri
Müdahalenin devamlılık göstermesi halinde “sürekli müdahale” söz konusu olmaktadır. Özellikle;
- Kaçak yapı yapılması,
- Taşınmazın sürekli işgal edilmesi,
- Kalıcı engeller oluşturulması,
- Kullanım hakkının devamlı şekilde engellenmesi
uygulamada sürekli müdahale halleri arasında yer almaktadır. El atmanın önlenmesi davası bakımından en tipik uygulama alanını da devam eden bu tür müdahaleler oluşturmaktadır.
Kısmi Müdahale Durumları
Müdahale, taşınmazın tamamına yönelik olabileceği gibi yalnızca belirli bir kısmına ilişkin de gerçekleşebilmektedir. Özellikle;
- Sınır ihlalleri,
- Komşu parsele taşma,
- Ortak alanın bir bölümünün kapatılması,
- Paylı taşınmazın belirli kısmının işgal edilmesi
uygulamada kısmi müdahale örnekleri arasında yer almaktadır. Bu durumda dava, yalnızca müdahaleye konu bölüm bakımından açılabilmektedir.
3. El Atmanın Önlenmesi Davasının Şartları
El atmanın önlenmesi davasının açılabilmesi için, taşınmaz üzerindeki müdahalenin niteliğine ve davacının hukuki durumuna ilişkin belirli şartların birlikte bulunması gerekmektedir. Bu şartların bulunmaması halinde davanın reddi söz konusu olabilmektedir.
Mahkeme tarafından özellikle davacının taşınmaz üzerindeki hakkı, müdahalenin hukuka aykırı niteliği, müdahalenin devam edip etmediği ve davacının korunmaya değer hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir.
3.1. Davacının Mülkiyet veya Ayni Hak Sahibi Olması
El atmanın önlenmesi davası, kural olarak mülkiyet hakkına veya sınırlı ayni hakka dayanan ayni bir dava niteliğindedir. Bu nedenle davacının taşınmaz üzerinde hukuken korunmaya değer bir ayni hakkının bulunması gerekmektedir. Dava;
- Malik,
- Paydaş,
- İntifa hakkı sahibi,
- Oturma hakkı sahibi,
- Üst hakkı sahibi
gibi ayni hak sahipleri tarafından açılabilmektedir. Davacı, taşınmaz üzerindeki hakkını tapu kaydı, resmi belge veya diğer hukuki delillerle ortaya koymakla yükümlüdür.
3.2. Hukuka Aykırı Bir Müdahalenin Bulunması
Davanın açılabilmesi için taşınmaza yönelik hukuka aykırı bir müdahalenin bulunması gerekmektedir. Müdahalenin;
- Hak sahibinin rızasına dayanmaması,
- Hukuki bir yetkiye bağlı olmaması,
- Taşınmaz üzerindeki kullanım veya tasarruf yetkisini ihlal etmesi
gerekmektedir. Özellikle taşınmazın işgal edilmesi, kullanımın engellenmesi, sınır ihlali yapılması veya taşınmaz üzerine izinsiz yapı yapılması uygulamada hukuka aykırı müdahale halleri arasında yer almaktadır.
3.3. Müdahalenin Devam Ediyor Olması
El atmanın önlenmesi davası, devam eden müdahalelerin sona erdirilmesine yönelik bir dava niteliğindedir. Bu nedenle kural olarak müdahalenin dava tarihinde halen devam ediyor olması gerekmektedir.
Müdahalenin tamamen sona erdiği durumlarda, davacının hukuki yararı ortadan kalkabileceğinden davanın reddi gündeme gelebilmektedir. Ancak sona eren müdahale nedeniyle oluşan zararlar bakımından ayrıca ecrimisil veya tazminat taleplerinin ileri sürülmesi mümkündür.
3.4. Davacının Hukuki Yararının Bulunması
Her davada olduğu gibi el atmanın önlenmesi davasında da davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekmektedir.
Davacının taşınmaz üzerindeki hakkının ihlal edilmemesi veya müdahalenin dava açılmadan önce tamamen sona ermiş olması halinde hukuki yarar şartı tartışmalı hale gelebilmektedir.
Mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre davacının dava açmakta güncel ve meşru bir menfaatinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir.
4. El Atmanın Önlenmesi Davasının Tarafları
El atmanın önlenmesi davasında taraf sıfatı, taşınmaz üzerindeki ayni hak veya fiili müdahale ilişkisine göre belirlenmektedir. Davacı sıfatı bakımından taşınmaz üzerinde korunmaya değer bir hakka sahip olunması gerekirken; davalı sıfatı bakımından ise hukuka aykırı müdahaleyi gerçekleştiren kişinin belirlenmesi önem taşımaktadır.
Özellikle paylı mülkiyet ilişkileri, miras ortaklığı, kiracılık ilişkileri ve sınırlı ayni haklar uygulamada taraf sıfatına ilişkin uyuşmazlıklara sıkça konu olmaktadır.
4.1. Davacı Kim Olabilir?
El atmanın önlenmesi davası, kural olarak taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına veya sınırlı ayni hakka sahip kişiler tarafından açılabilmektedir. Bu kapsamda özellikle;
- Taşınmaz maliki,
- Paydaş,
- İntifa hakkı sahibi,
- Oturma hakkı sahibi,
- Üst hakkı sahibi
gibi ayni hak sahipleri dava açma hakkına sahiptir. Bunun yanında bazı durumlarda taşınmaz üzerindeki zilyetliği veya kullanım hakkı hukuken korunan kişiler de müdahalenin önlenmesini talep edebilmektedir.
Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, taşınmazın tamamına yönelik haksız müdahalelerin önlenmesini talep edebilmektedir.
Elbirliği mülkiyetinde ise kural olarak miras ortaklığının birlikte hareket etmesi gerekmektedir.
4.2. Dava Kime Karşı Açılır?
El atmanın önlenmesi davası, taşınmaza yönelik hukuka aykırı müdahaleyi gerçekleştiren kişiye karşı açılmaktadır. Bu kapsamda özellikle;
- Taşınmazı haksız şekilde kullanan kişiler,
- İşgalciler,
- Taşınmaz üzerine yapı yapan kişiler,
- Kullanım hakkını engelleyen kişiler,
- Hukuka aykırı müdahaleyi sürdüren üçüncü kişiler
davalı sıfatına sahip olabilmektedir. Müdahalenin birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi halinde dava, tüm müdahiller aleyhine birlikte açılabilmektedir.
4.3. Kiracı ve Sınırlı Ayni Hak Sahiplerinin Durumu
El atmanın önlenmesi davaları yalnızca malik tarafından açılabilen davalar değildir. Taşınmaz üzerindeki kullanımı veya yararlanma hakkı hukuken korunan kişiler de belirli şartlar altında dava açabilmektedir. Özellikle;
- Kiracılar,
- İntifa hakkı sahipleri,
- Oturma hakkı sahipleri,
- Üst hakkı sahipleri
taşınmaz üzerindeki kullanım veya yararlanma haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesini talep edebilmektedir. Örneğin kiracının kiralananı kullanmasının engellenmesi, intifa hakkı sahibinin yararlanma yetkisinin ihlal edilmesi veya üst hakkına müdahale edilmesi halinde, ilgili hak sahibi tarafından el atmanın önlenmesi davası açılması mümkündür.
5. El Atmanın Önlenmesi Davasında Yargılama Süreci
El atmanın önlenmesi davaları, taşınmaz üzerindeki müdahalenin niteliğine göre teknik inceleme gerektirebilen ayni hak davaları arasında yer almaktadır.
5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
El atmanın önlenmesi davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetki bakımından ise dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmaktadır. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Bu nedenle dava, müdahaleye konu taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmalıdır.
5.2. İhtiyati Tedbir Talebi
El atmanın önlenmesi davalarında, dava sürecinde müdahalenin ağırlaşmasının veya telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilmektedir. Özellikle;
- İnşaat faaliyetlerinin durdurulması,
- Taşınmaz üzerindeki müdahalenin geçici olarak engellenmesi,
- Kullanımın korunması,
- Taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi
uygulamada sıkça talep edilen tedbirler arasında yer almaktadır. Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerekmektedir.
5.3. İspat ve Deliller
Davacı, taşınmaz üzerindeki hakkını ve hukuka aykırı müdahaleyi ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda özellikle;
- Tapu kayıtları,
- Kadastro kayıtları,
- Keşif ve bilirkişi incelemeleri,
- Tanık beyanları,
- Fotoğraf ve video kayıtları,
- Belediye kayıtları,
- Teknik raporlar
uygulamada önemli deliller arasında yer almaktadır. Özellikle sınır uyuşmazlıkları, taşma iddiaları ve yapı müdahalelerinde teknik bilirkişi incelemeleri belirleyici rol oynamaktadır.
5.4. Harç ve Yargılama Giderleri
El atmanın önlenmesi davalarında harç ve yargılama giderleri, dava konusunun niteliğine göre belirlenmektedir.
Keşif giderleri, bilirkişi ücretleri, tebligat masrafları ve diğer yargılama giderleri davanın ilerleyen aşamalarında taraflardan alınabilmektedir.
Yargılama sonunda kural olarak haksız çıkan taraf, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaktadır.
5.5. Vekâlet Ücreti
Davada kendisini avukat ile temsil ettiren taraf lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücretine hükmedilmektedir.
Davanın tamamen veya kısmen kabul ya da reddine göre vekâlet ücreti farklı oranlarda değerlendirilebilmektedir.
Özellikle birden fazla talebin birlikte ileri sürüldüğü davalarda vekâlet ücretine ilişkin hesaplama ayrıca önem taşımaktadır.
5.6. Kanun Yolları (İstinaf ve Temyiz)
El atmanın önlenmesi davalarında verilen kararlara karşı, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilmektedir.
İstinaf incelemesi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından; temyiz incelemesi ise şartları dahilinde Yargıtay tarafından yapılmaktadır.
6. El Atmanın Önlenmesi Davasının Sonuçları
El atmanın önlenmesi davası sonucunda mahkeme tarafından, taşınmaza yönelik hukuka aykırı müdahalenin varlığı tespit edildiği takdirde müdahalenin sona erdirilmesine karar verilebilmektedir. Dava sonucunda verilen hükümler, taşınmaz üzerindeki fiili veya hukuki müdahalenin ortadan kaldırılmasına yönelik ayni sonuçlar doğurmaktadır.
Müdahalenin Sona Erdirilmesi
Davanın kabulü halinde mahkeme tarafından taşınmaza yönelik hukuka aykırı müdahalenin sona erdirilmesine karar verilmektedir. Karar ile birlikte davalının taşınmaz üzerindeki hukuka aykırı fiillerine son vermesi gerekmektedir.
Taşınmazın Tahliyesi
Taşınmazın haksız şekilde işgal edilmesi halinde mahkeme tarafından tahliye kararı verilebilmektedir. Tahliye kararı, kararın kesinleşmesi ve icra sürecinin tamamlanması ile fiilen uygulanabilmektedir.
Eski Hale Getirme Yükümlülüğü
Müdahale nedeniyle taşınmazın mevcut durumunun değiştirilmiş olması halinde, taşınmazın eski hale getirilmesine de karar verilebilmektedir. Özellikle;
- Kapatılan yolların açılması,
- Kaldırılan sınırların yeniden oluşturulması,
- Kullanım alanlarının eski haline döndürülmesi
uygulamada eski hale getirme kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür durumlarda müdahalenin sonuçlarının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.
Yıkım ve Kaldırma Kararları
Taşınmaz üzerine hukuka aykırı yapı, duvar, tel örgü veya benzeri engeller yapılmış olması halinde, bunların kaldırılmasına veya yıkımına karar verilebilmektedir. Özellikle;
- Kaçak yapılar,
- Taşkın yapılar,
- İşgal amacıyla oluşturulan yapılar,
- Kullanım engeli oluşturan fiziki müdahaleler
uygulamada yıkım ve kaldırma kararlarına konu olmaktadır. Bu talepler çoğu zaman “kal (yıkım) davası” niteliğindeki istemlerle birlikte ileri sürülmektedir.
6.1. Kararın İcrası
El atmanın önlenmesi davalarında verilen kararlar, ilamlı icra yoluyla yerine getirilmektedir. Davalının karara rağmen müdahaleyi sona erdirmemesi halinde, icra müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir.
7. El Atmanın Önlenmesi Davası ile Birlikte Açılabilecek Davalar
El atmanın önlenmesi davaları, uygulamada çoğu zaman tek başına açılmamakta; taşınmaza yönelik müdahalenin niteliğine göre farklı dava ve taleplerle birlikte ileri sürülebilmektedir. Özellikle haksız işgal nedeniyle oluşan zararların giderilmesi, taşınmaz üzerindeki hukuka aykırı yapıların kaldırılması veya mülkiyet uyuşmazlığının çözümü amacıyla birden fazla talep aynı dava içerisinde değerlendirilebilmektedir.
Bu kapsamda müdahalenin niteliği, taşınmazın hukuki durumu ve davacının uğradığı zararlar birlikte dikkate alınmaktadır.
7.1. Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davası
El atmanın önlenmesi davaları çoğu zaman ecrimisil talepleri ile birlikte açılmaktadır. Ecrimisil, taşınmazın hak sahibinin rızası dışında haksız şekilde kullanılması nedeniyle talep edilen haksız işgal tazminatıdır.
7.2. Kal Davası
Taşınmaz üzerine yapılan hukuka aykırı yapıların, duvarların veya diğer fiziki müdahalelerin kaldırılması amacıyla “kal davası” açılabilmektedir. Bu tür talepler çoğu zaman el atmanın önlenmesi istemi ile birlikte ileri sürülmektedir.
7.3. Tazminat Davaları
Taşınmaza yönelik müdahale nedeniyle hak sahibinin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla ayrıca tazminat taleplerinde bulunulabilmektedir. Özellikle;
- Taşınmazın değer kaybetmesi,
- Müdahale nedeniyle oluşan maddi zararlar
uygulamada tazminat davalarına konu olmaktadır.


Teşekkürler güzel bilgileriniz için, peki inine ortak alanından depolu dükkanına ekleme yapan işgal eden kişi yurtdışında yaşıyor o zaman süreç nasıl işliyor , davaya nasıl katılır tebligat ve savunma süreçleri nasıl olur? Şimdiden teşekkürler iyi günler diliyorum .🙏🏽
Elbirliği mülkiyeti ile sahip olduğumuz (8 mirasçı) arsanın üzerine 2 mirasçı bina yaptılar ve 12 yıldır kullanıyorlar ve kira gelirlerini alıyorlar.İzalei şüyu açtığımız takdirde bu taşınmazdan yararlanabilir miyiz yoksa bu süre içerisindeki sessizliğimiz bir kabul olarak değerlendirilip hak talep etmemiz mümkün değil mi?
1/7 hissesine sahip olduğumuz miras kalan bir evde diğer kardeş oturmakta ve hiçbir kira vermemektedir. Ev tapuda 7 hisse olarak tüm karşelerin üzerinedir. Bu konuda bizde aynı paya sahip olduğumuz için ve o kardeşin o evde oturmasını istemediğimiz için ne yapabiliriz? Daireyi boşaltma şansımız var mı?
2. sorum. kendi arsamıza bir ev yaptık ve yanında bulunan 81 m2’lik 1/7 hisseli olan arsaya binamız 10 mt2 geçiş yaptı. Bu arsanın 1/7 olarak mirasçısıyız. Tapuda 7 kişiye hisseli olarak gözükmektedir. Bu konuda yapılan şikayette bizim evimiz yıkılır mı? Geçiş yaptığımız yer zaten bizim hakkımıza düşen yer. Bu konuda napabiliriz ya da bize napabilirler?
Annem , babalarından 5 kız kardeşe kalan 30 dönüm tarla için elatmanın önlenmesi davası açmak istiyor. 5 kardeş tarladan hisse sahibi. Duyduğumuz kadarıyla yıllardır yakın bir akrabası tarlayı kiraya vererek gelir elde ediyormuş. Kişiyi telefonla uyardık. En son kişiye tarladan çıkması için taahhütlü mektup yazıldı (ihtarname ifadeleriyle). Annem hissesi olan tarla için elatmanın önlenmesi davası açabilir mi? Bu hususta, 5 kızkardeşin de vekaletname ile onayı şart mı?, Mahkemeye sunmak için illa ki noter tastikli ihtarname şartı mıdır ? (ihtarname için tüm kardeşlerin vekaletnamesi istendi, kardeşler farklı yerlerde oturuyor, bizim açımızdan sıkıntılı bir durum) Sadece müdahalenin men’i davası açmak istiyoruz. Ecrimisil (tazminat) davası açmayacağız. Tavsiye ve yorumlarınız şimdiden teşekkürler.
5 paydaşın olduğu paylı mülkiyette olan bir arsa üzerinde 2 paydaş izinsiz olarak arsanın yoldan olan cepheyi çevirmiş ve ağaç dikmiştir.el atmanın önlenmesi davası açılabilir mi yok sa paydaşlar arasında ortaklığın giderilmesi davası açmak mı daha uygun olacaktır. şimdiden teşekkürler.
1940 yılından veri maliki olduğumuz 5donumu bize ait hazineyle hisseli (hazine hissesi 7.5 dönüm ) 2013 yılında tamamı imar planında 5000 ve 1000 lik dahil oyun alanı olarak gösterilmiş olmakla beraber 18 uygulaması yoktur ayrıca kamulaştırmaya dayalı bir işlem olmamıştır. Müdahalenin meni davasi açılabilir mi tarlanın bizde kalması adina yoksa tazminat talep mi edilmeli ayrıca belediye ile önce uzlaşma yapmak mı gerekiyor bunun için ne yapılmalı teşekkürler