İdare Hukuku

İdareye Karşı Tazminat (Tam Yargı) Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 30 Ağustos 2021 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 14 dk okuma
İdareye Karşı Tazminat (Tam Yargı) Davası

İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan kişi, bu zararın giderilmesini idareden isteyebilir. Bu talebi yargıya taşıyan dava, idari yargıda tam yargı davası olarak adlandırılır. Özel hukuktaki tazminat davalarına benzer; ancak dava açma süresi, idareye önceden başvuru zorunluluğu, görevli mahkeme ve sorumluluğun esasları bakımından önemli farklar taşır.

Bu yazı, idareye karşı açılacak tazminat davasının genel rehberidir. Davanın şartlarını, işlem ve eylemden doğan zararlarda izlenecek yolu, süreleri, görevli ve yetkili mahkemeyi, dilekçe ve husumet kurallarını ve hangi zararların istenebileceğini adım adım anlatıyoruz.

Kısaca
Dayanak nedir?
Anayasa m. 125/son: İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Süre ne kadar?
İdare mahkemesinde 60 gün. Başlangıcı zararın işlemden mi eylemden mi doğduğuna göre değişir.
İdareye başvuru şart mı?
Eylemden doğan zararlarda evet: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde 5 yıl içinde (İYUK m. 13). İşlemden doğanlarda isteğe bağlıdır.
Talep artırılabilir mi?
Evet. Dilekçedeki miktar nihai karara kadar, harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılabilir (İYUK m. 16/4).

Tam yargı davası nedir?

Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasına göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdare bu yükümlülüğü kendiliğinden yerine getirmezse, zarara uğrayanlar İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tam yargı davası açabilir. Bu bent, tam yargı davalarını idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlar.

Tam yargı davası yalnızca tazminat talepleriyle sınırlı değildir. İdareye haksız yere geçen paranın iadesi (istirdat), vergi uyuşmazlıkları ve idari sözleşmelerden doğan talepler de tam yargı davası niteliğindedir. İade talepleri için idareye karşı istirdat davası yazımıza bakabilirsiniz.

Özel hukuktaki tazminat davasından farkları

  • Süre: Adli yargıdaki yıllarca süren zamanaşımı sürelerinin aksine, idari yargıda 60 günlük hak düşürücü dava süresi ve eylemlerde idareye başvuru için bir yıllık süre vardır.
  • Ön şart: Eylemden doğan zararlarda dava açmadan önce idareye başvurmak zorunludur.
  • Sorumluluk esası: İdarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkeleriyle, kamu hukuku kurallarına göre belirlenir; Türk Borçlar Kanunu hükümleri ancak yol gösterici olarak dikkate alınır.
  • Yargılama usulü: İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır ve mahkeme delilleri kendiliğinden araştırabilir.

Dava idareye karşı açılır

Anayasa’nın 129. maddesine göre memurların ve diğer kamu görevlilerinin görevlerini yaparken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13. maddesi de aynı kuralı tekrarlar. Zarar bir kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği bir zararsa dava görevliye karşı açılmaz; idare tazminatı öder ve sonra kusurlu görevliye rücu eder.

Tam yargı davasının şartları

Tazminata hükmedilebilmesi için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:

  • İdari bir işlem veya eylem: Zarar, idarenin bir işleminden (ruhsat iptali, görevden alma, ceza) ya da bir eyleminden (yol çalışması, tıbbi müdahale, kolluk müdahalesi) kaynaklanmalıdır. Hareketsiz kalmak ve yükümlülüğü yerine getirmemek de idari eylem sayılabilir.
  • Zarar: Gerçekleşmiş ve belirlenebilir bir maddi zarar (gelir kaybı, gider artışı) veya kişilik haklarının ihlalinden doğan manevi zarar bulunmalıdır.
  • İlliyet bağı: Zarar ile idari faaliyet arasında uygun bir neden-sonuç ilişkisi olmalıdır. Bu bağ kurulamazsa talep reddedilir.
  • Hak ihlali: Davacının kişisel bir hakkı doğrudan ihlal edilmiş olmalıdır. Hak ihlalinin varlığı her olayda mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Menfaat ihlali ile hak ihlali

İptal davasını, işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaati etkilenen herkes açabilir. Tam yargı davası ise ancak işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişi tarafından açılabilir. Bu nedenle iptal davası açabilen herkes tazminat isteyemez.

İdarenin kusuru her zaman şart değildir. Sorumluluğun temel kaynağı hizmet kusurudur; ancak bazı hallerde idare kusuru olmasa da illiyet bağı kurulabildiği ölçüde sorumlu tutulur.

Sorumluluğun esasları

Asıl kuralHizmet kusuruKamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi. Sağlık, eğitim, güvenlik gibi hizmetlerdeki aksaklıklar tipik örneklerdir.
İstisnaKusursuz sorumlulukRisk (tehlike) ilkesi, fedakarlığın denkleştirilmesi ve sosyal risk ilkesi. Kusur aranmaz, illiyet bağı yeterlidir.

Hizmet kusuru türleri, kusursuz sorumluluk ilkelerinin hangi olaylarda uygulandığı ve ispat yükü idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğu yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

İşlemden ve eylemden doğan zararlar

Davanın nasıl ve ne zaman açılacağı, zararın bir idari işlemden mi yoksa bir idari eylemden mi doğduğuna göre değişir.

İşlemden doğan zarar Eylemden doğan zarar
Dayanak İYUK m. 12 İYUK m. 13
İdareye başvuru Zorunlu değil; m. 11 uyarınca isteğe bağlı başvuru yapılabilir Zorunlu: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde eylemden itibaren 5 yıl
Dava yolu Doğrudan tam yargı; iptal ve tam yargı birlikte; ya da önce iptal, sonra tam yargı Başvurunun reddi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi üzerine tam yargı
Süre başlangıcı İşlemin tebliğinden; iptal sonrası açılacak davada iptal kararının tebliğinden veya işlemin icrasından Ret cevabının tebliğinden ya da 30 günlük cevap süresinin bitiminden

İşlemden doğan zararlarda

Hukuka uygunluk karinesi nedeniyle idari işlem, iptal edilinceye kadar uygulanmaya devam eder. Bu yüzden İYUK m. 12, ilgililere üç seçenek sunar: işlem nedeniyle doğrudan tam yargı davası açmak, iptal ve tam yargı davalarını aynı dilekçeyle birlikte açmak ya da önce iptal davası açıp bu davada verilen kararın tebliği üzerine dava süresi içinde tam yargı davası açmak. Son yol uygulamada en sık kullanılanıdır; ayrıntıları idari işlemin iptali sonrası tam yargı davası yazımızda bulabilirsiniz.

Eylemden doğan zararlarda

İdari eylem nedeniyle zarara uğrayan kişi doğrudan dava açamaz. Önce eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka bir yolla öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararının ödenmesini istemelidir. İstek kısmen veya tamamen reddedilirse ret cevabının tebliğinden, idare otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde dava açılır.

İstisna: adli yargıdan dönen davalar

Tam yargı davası yanlışlıkla görevsiz adli yargı mahkemesinde açılmış ve görev yönünden reddedilmişse, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz (İYUK m. 13/2).

Dava açma süresi

Özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmemişse dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m. 7). Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar ve hak düşürücüdür; mahkeme süreyi kendiliğinden inceler. Süresi geçmiş bir talebin hangi hallerde yeniden dava konusu yapılabileceği dava açma süresinin canlanması yazımızda anlatılmıştır.

Otuz günlük cevap süresi. İdare başvurunuza 30 gün içinde cevap vermezse isteğiniz reddedilmiş sayılır (İYUK m. 10, 11 ve 13; 7331 sayılı Kanunla 2021’den bu yana). 60 günlük dava açma süresi bu 30 günün bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Cevap süresini 60 gün sanıp beklemek, dava süresinin bir kısmının farkında olmadan tüketilmesine yol açar.

Görevli ve yetkili mahkeme

Özel bir kanunda aksi öngörülmedikçe tam yargı davalarında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Vergi uyuşmazlıklarına vergi mahkemeleri bakar. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan davalar ise ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür.

  • İdari sözleşmelerden doğan davalar: Sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m. 32).
  • Diğer tam yargı davaları (İYUK m. 36): Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesi; zarar bayındırlık, ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi; diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesi.

Adli yargı ile idari yargı arasındaki sınır ve Uyuşmazlık Mahkemesi yolu için idari yargıda görevli ve yetkili mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.

Dilekçe, husumet ve ilk inceleme

Dava dilekçesinin içeriği İYUK m. 3’te, birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açma koşulları m. 5’te düzenlenmiştir. Tam yargı davalarında dilekçede uyuşmazlık konusu miktar, yani istenen tazminat tutarı mutlaka gösterilmelidir. Dilekçe; tarafların ve vekilin ad, soyad, unvan ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller, idareye başvuru yapılmışsa tarihi ve tebliğ tarihi ile imza içermelidir.

Mahkeme dilekçeyi önce ilk incelemeden geçirir (İYUK m. 14/3): görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunup bulunmadığı, süre aşımı, husumet ve dilekçenin 3. ve 5. maddelere uygunluğu. Dilekçe 3. ve 5. maddelere uygun değilse reddedilir ve eksiklikler giderilerek otuz gün içinde yeniden dava açılması istenir.

Husumet: Dava, zarara yol açan işlemi yapan ya da eylemi gerçekleştiren idareye karşı açılır. Kamu tüzel kişiliği hiyerarşisi gözetilmelidir; örneğin bir devlet hastanesindeki zarar için dava, hastanenin bağlı olduğu kamu tüzel kişisine yöneltilir. Husumet yanlış yöneltilmişse mahkeme davayı reddetmez, dilekçenin gerçek hasma tebliğine karar verir (İYUK m. 15/1-c). Birden fazla idarenin sorumluluğu bulunabilecek olaylarda dava hepsine birlikte açılabilir.

Hangi zararlar istenebilir?

Malvarlığındaki eksilmeMaddi tazminatFiili kayıp (tedavi, onarım giderleri), yoksun kalınan kazanç, çalışma gücü kaybı, destekten yoksun kalma.
Kişilik hakkı ihlaliManevi tazminatElem, keder ve ızdırabın kısmen giderilmesi için hakimin takdir ettiği tutar. Manevi tazminat ve talebin artırılması

Örnek: Bir devlet hastanesinde yapılan hatalı tıbbi müdahale sonucu bir uzvunu kaybeden kişi; hastane masraflarını ve çalışma gücü kaybını maddi tazminat olarak, yaşadığı sağlık sorunları ve tedavi sürecinin travması için de manevi tazminat talep edebilir.

Tazminattan yapılan indirimler

  • Sağlanan yarar: Zarar görenin, zarara yol açan olay nedeniyle ayrıca elde ettiği bir yarar varsa bu tutar hesaplanan zarardan düşülür.
  • Müterafik kusur: Zararın doğmasında veya artmasında zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusuru varsa tazminattan kusur oranında indirim yapılır.

Faiz

Tazminata faiz işletilmesi için dilekçede faiz talep edilmelidir. Danıştay uygulamasında faiz kural olarak idarenin temerrüde düştüğü tarih olan idareye başvuru tarihinden işletilir. Danıştay 8. Dairesi 24.06.2022 tarihli, E. 2018/915, K. 2022/4381 sayılı kararında, okulda bir öğrenci tarafından öldürülen öğretmenin yakınlarının açtığı davada, dava sırasında artırılan tazminat tutarına da ilk başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Talebin artırılması ve kanun yolları

Tam yargı davalarında dava dilekçesinde gösterilen miktar, nihai karar verilinceye kadar, artırılan kısmın harcı ödenmek kaydıyla bir defaya mahsus artırılabilir (İYUK m. 16/4). Bu imkan, zararın tam tutarının bilirkişi incelemesiyle ortaya çıktığı davalarda büyük kolaylık sağlar. 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan itibaren kaldırılmış olsa da İYUK m. 16/4’teki artırım imkanı değişmeden yürürlüktedir.

2026 yılında açılan davalarda parasal sınırlar şöyledir: konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davalarına tek hakim bakar; konusu 55.000 TL’yi geçmeyen davalarda verilen kararlar kesindir ve istinafa gidilemez; bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz için 1.661.000 TL sınırı uygulanır. Uygulanacak sınır, davanın açıldığı tarihteki sınırdır.

Başvuru ve dava yolu adım adım

  1. Zararın kaynağını belirleyinZararın bir işlemden mi yoksa bir eylemden mi doğduğunu, sorumlu idarenin hangisi olduğunu ve zararı ne zaman öğrendiğinizi tespit edin.
  2. İdareye başvurunEylemden doğan zararlarda başvuru zorunludur. Başvuruda olayı, zararın kalemlerini ve tutarını, faiz talebinizi yazın. İşlemden doğan zararlarda da başvuru, uyuşmazlığın davasız çözülmesine imkan verebilir.
  3. Belgeleri toplayınOlay tutanakları, sağlık raporları, fatura ve makbuzlar, gelir belgeleri, bilirkişi veya ekspertiz raporları, fotoğraflar, tanık bilgileri ve idareyle yazışmalar.
  4. Süreyi hesaplayın ve davayı açınRet cevabının tebliğinden veya 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açın. Dilekçede maddi ve manevi tazminat tutarlarını ayrı ayrı gösterin.
  5. Bilirkişi incelemesini takip edinZarar miktarı genellikle bilirkişi raporuyla belirlenir. Rapor talebinizden yüksekse, nihai karardan önce talebinizi bir kez artırabilirsiniz.
  6. Kararın uygulanmasını izleyinTazminata hükmedilirse idare kararı en geç 30 gün içinde uygulamak ve tutarı bildirdiğiniz banka hesabına yatırmak zorundadır (İYUK m. 28).

Sık yapılan hatalar

  • Eylemden doğan zararda idareye başvurmadan doğrudan dava açmak.
  • İdareye başvuru için tanınan bir yıllık süreyi dava açma süresiyle karıştırmak ve başlangıç tarihini yanlış hesaplamak.
  • Davayı kamu görevlisine karşı adli yargıda açmak.
  • Dilekçede tazminat tutarını ve faiz talebini göstermemek.
  • Hizmetin hangi idarenin sorumluluğunda olduğunu araştırmadan yalnızca bir idareye dava açmak.
İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle zarara mı uğradınız?
Başvuru sürelerinizi ve sorumlu idareyi belgeleriniz üzerinden online görüşmede birlikte belirleyelim.

Sık sorulan sorular

Hem iptal hem tam yargı davası açılabilir mi?

Evet. İptal ve tam yargı davaları aynı dilekçeyle birlikte açılabilir. Önce iptal davası açıp iptal kararının tebliğinden sonra dava süresi içinde tam yargı davası açmak da mümkündür.

Dava dilekçesindeki tazminat miktarı artırılabilir mi?

Evet. Nihai karar verilinceye kadar, artırılan kısmın harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılabilir.

Kanun yoluna başvurmak için parasal sınır var mı?

Vardır. 2026 yılında açılan davalarda konusu 55.000 TL’yi geçmeyen davalardaki kararlar kesindir. Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz için 1.661.000 TL sınırı uygulanır.

Olay nedeniyle bir yarar sağladıysam tazminattan düşülür mü?

Evet. Zarar görenin olay nedeniyle ayrıca elde ettiği yarar, hesaplanan zarardan düşülür.

Kendi kusurum ya da üçüncü bir kişinin kusuru tazminatı etkiler mi?

Evet. Zararın doğmasında zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru varsa tazminattan kusur oranında indirim yapılır.

Avukat tutmak zorunlu mu?

Kural olarak zorunlu değildir. Ancak başvuru ve dava süreleri kısa ve kesindir; zarar hesabı da teknik bilgi gerektirir. Bu nedenle hukuki destek almanız önerilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İdare Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın