İcra ve İflas Hukuku

İlamsız İcra Takibine İtiraz: Süresi, Şartları ve Sonuçları

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 11 Haziran 2025 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
İlamsız İcra Takibine İtiraz: Süresi, Şartları ve Sonuçları

İlamsız icra takibi, alacaklıya mahkeme kararı almadan, yalnızca alacak iddiasıyla takip başlatma imkanı veren pratik bir yoldur. Ancak bu kolaylık borçlunun haklarını ortadan kaldırmaz: Kanun, borçluya ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurma hakkı tanır.

Bu yazıda, kendisine ödeme emri gelen borçlunun bakış açısından itirazın süresini ve şeklini, borca, faize, imzaya ve yetkiye itiraz arasındaki farkları, itirazın hukuki sonuçlarını ve süre kaçırıldığında başvurulabilecek gecikmiş itirazı ele alıyoruz. İtirazdan sonra alacaklının hangi yollara başvurabileceğini de bir karşılaştırma tablosuyla özetliyoruz.

Kısaca
Süre ne kadar?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün (İİK m. 62). Kambiyo senedine dayalı takipte süre 5 gündür ve kurallar farklıdır.
Nereye yapılır?
Ödeme emrini gönderen icra dairesine, dilekçeyle veya sözlü olarak. Gerekçe yazmak zorunlu değildir.
Sonucu nedir?
Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; takip kesinleşmez, haciz yapılamaz.
Haksız itirazın riski?
Alacaklı itirazın iptali davasını kazanırsa borçlu, alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına mahkum edilebilir.

İlamsız icra takibi ve ödeme emri

İlamsız icra takibi, bir mahkeme kararına (ilama) dayanmadan başlatılan takiptir (İİK m. 42 vd.). Alacaklı icra dairesine takip talebi verir; talepte borçlunun kimlik ve adres bilgileri, alacağın tutarı ve varsa dayanağı yer alır. Alacaklının belge sunması zorunlu değildir. İcra dairesi alacağın gerçekten var olup olmadığını incelemez ve borçluya ödeme emri gönderir (uygulamada Örnek 7).

Ödeme emrinde talep edilen tutar, faiz, varsa dayanak belge, borcun 7 gün içinde ödenmesi gerektiği ve borçlunun 7 gün içinde borca, faize, imzaya veya yetkiye itiraz edebileceği belirtilir. Borçlu bu süre içinde ne öder ne de itiraz ederse takip kesinleşir ve alacaklı haciz isteyebilir.

İlamlı takiple farkı burada ortaya çıkar. İlamlı takipte alacak bir mahkeme kararıyla zaten tespit edilmiştir ve borçlunun “itiraz” hakkı yoktur; yalnızca icranın geri bırakılması veya şikayet gibi sınırlı yollar vardır. İlamsız takipte ise alacaklının beyanı yeterlidir, ama borçlu itiraz ettiğinde alacağını ispat etme yükü alacaklıya geçer ve alacaklının yargı yoluna başvurması gerekir. Takip türlerinin genel tablosu için icra takibi nedir yazımıza bakabilirsiniz.

İtirazın süresi ve şekli

İtiraz süresi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğinden itibaren 7 gündür (İİK m. 62/1). Süre, tebliği izleyen gün başlar; son gün resmi tatile rastlarsa izleyen ilk iş gününe uzar. İcra işleri adli tatilde de görüldüğünden, adli tatil itiraz süresini uzatmaz. Tebligat usulsüz yapılmışsa süre, borçlunun ödeme emrini öğrendiği tarihten başlar; bu tarih icra mahkemesine şikayet yoluyla düzeltilebilir. Ayrıntı için ödeme emri tebligatı ve usulsüz tebligat yazımızı okuyabilirsiniz.

Süre hesabına örnek: Ödeme emri bir şirkete elektronik tebligatla gönderilmiş ve 3 Mart Salı günü elektronik adrese ulaşmışsa, tebliğ izleyen beşinci günün sonunda, yani 8 Mart Pazar günü yapılmış sayılır. 7 günlük itiraz süresi 9 Mart’ta başlar ve 15 Mart Pazar günü dolar; son gün tatile rastladığından süre 16 Mart Pazartesi mesai bitiminde sona erer. Gerçek kişiye elden yapılan tebligatta ise süre, tebligatın imza karşılığı alındığı günün ertesi günü başlar.

  • Nereye: Ödeme emrini gönderen icra dairesine. Borçlu başka bir yerdeki icra dairesine de itiraz edebilir; bu daire harcı alarak itirazı derhal yetkili daireye gönderir.
  • Nasıl: Dilekçeyle veya icra dairesinde sözlü olarak; sözlü itiraz tutanağa geçirilir. Avukatlar UYAP üzerinden elektronik olarak itiraz edebilir.
  • Adres: Borçlu itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Adres değiştiği halde yeni adres bildirilmezse, tebligatlar takip talebindeki adrese yapılmış sayılır.
  • Belge: İtiraz eden borçluya, itirazının alındığını gösteren harçsız ve pulsuz bir belge verilir. Bu belgeyi saklayın.

Kanun, itirazda gerekçe yazılmasını zorunlu tutmaz; “borca ve ferilerine itiraz ediyorum” demek takibi durdurmaya yeterlidir. Yine de ödeme, takas veya zamanaşımı gibi somut bir savunmanız varsa bunu itiraz dilekçesinde belirtmek yararlıdır. Çünkü alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istediğinde, Yargıtay uygulamasına göre gerekçe gösteren borçlu kural olarak bildirdiği sebeplerle bağlı tutulur ve itirazını sonradan genişletemez.

İtiraz alacaklıya bildirilir

İcra dairesi itirazı, alacaklıya 3 gün içinde muhtırayla bildirir; gideri alacaklının yatırdığı avanstan karşılanır. Alacaklının itirazın iptali (1 yıl) ve itirazın kaldırılması (6 ay) için süreleri bu tebliğle başlar.

İtiraz türleri: borca, faize, imzaya ve yetkiye itiraz

Borçlu, ödeme emrine farklı gerekçelerle itiraz edebilir. Bu itirazlar tek başına yapılabileceği gibi aynı dilekçede birlikte de yapılabilir. Hepsinin aynı 7 günlük süre içinde yapılması gerekir.

En yaygınBorca itirazBorcun hiç doğmadığı, ödendiği veya başka bir sebeple sona erdiği iddiası. Kısa ve açık bir beyan yeterlidir.
Ayrıca belirtilmeliFaize ve ferilere itirazFaiz oranının veya başlangıç tarihinin yanlışlığı, faiz istenemeyeceği iddiası. Yalnızca asıl alacağa itiraz edilirse faiz kesinleşebilir.
Açıkça yazılmalıİmzaya itirazTakip dayanağı senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası. Ayrıca ve açıkça bildirilmezse imza kabul edilmiş sayılır.
Usule ilişkinYetkiye itirazTakibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı iddiası. Yetkili icra dairesinin de gösterilmesi gerekir.

Borca itiraz ve kısmi itiraz

Borca itiraz, borcun doğmadığı, daha önce ödendiği veya artık borçlu olunmadığı iddialarını kapsar. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına da itiraz edebilir. Bu durumda itiraz edilen kısmı ve miktarı açıkça belirtmek zorundadır; aksi halde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62). Örneğin 50.000 TL’lik bir takipte 20.000 TL’nin ödendiğini ileri süren borçlu, itirazını açıkça 20.000 TL ile sınırlarsa takip itiraz edilmeyen 30.000 TL için devam eder. “Borcum bu kadar değil” gibi miktar içermeyen soyut ifadeler geçerli bir kısmi itiraz sayılmaz.

Faize itiraz

Faize itiraz, faiz oranının yasal sınırı aştığı, faizin fazla hesaplandığı veya hiç faiz istenemeyeceği gerekçesiyle yapılır. Faiz kalemine itiraz edilmezse faiz yönünden takip kesinleşebilir. Bu durumda asıl alacağa yapılan itiraz takibi durdursa bile, itiraz edilmeyen faiz kısmı için takip devam eder; itirazın iptali davası sonunda asıl alacak yönünden de takip kaldığı yerden sürer. Özellikle yüksek faiz talep edilen takiplerde itiraz dilekçesine açıkça “asıl alacağa, faize ve tüm ferilere itiraz ediyorum” ifadesini eklemek önerilir. Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa uygulanacak kanuni faiz, 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’dan itibaren yıllık yüzde 31’dir; bu oranın belirlenme yöntemi değiştiğinden her yıl ayrıca kontrol edilmelidir.

İmzaya itiraz

Takip bir senede dayanıyorsa ve senetteki imza borçluya ait değilse, borçlunun bunu ayrıca ve açıkça bildirmesi gerekir. Aksi halde senetteki imzayı takip bakımından kabul etmiş sayılır (İİK m. 62). İmzaya itiraz edilen adi senede dayanan takipte alacaklı, itirazın kesin kaldırılmasını isteyemez; ancak itirazın geçici kaldırılması yoluna gidebilir. Gerçekte kendisine ait olan imzayı inkar eden borçlu, para cezası ve tazminat riskiyle karşılaşır.

Yetki itirazı ve alacaklının tutumu

Genel haciz yolunda yetkili icra dairesi, kural olarak borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeri icra dairesidir. Taraflar sözleşmeyle yetkili icra dairesi kararlaştırabilir; sözleşmenin ifa edileceği ve yapıldığı yer icra daireleri de yetkilidir. Kanundan doğan özel yetki kuralları ayrıca uygulanır (İİK m. 50).

Yetkisiz bir icra dairesinde başlatılan takibe karşı borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetki itirazında bulunabilir. Yetki itirazı tek başına yapılabileceği gibi borca, faize veya imzaya itirazla birlikte de yapılabilir. Borçlu yetkili olduğunu düşündüğü icra dairesini dilekçesinde göstermelidir. Süresinde yetki itirazı yapılmazsa icra dairesinin yetkisi kesinleşir.

Yetki itirazı ile esasa ilişkin itirazlar (borç, faiz, imza) aynı 7 gün içinde ve birlikte yapılmalıdır. Önce yalnızca yetkiye itiraz edip esasa ilişkin itirazı daha sonra yapmak mümkün değildir; süre geçtikten sonra yapılan itiraz dikkate alınmaz. Alacaklının tutumu ise şu sonuçları doğurur:

  • Alacaklı itirazı kabul ederse: Dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini isteyebilir. Yetkili daire borçluya yeni bir ödeme emri gönderir. Borçlu bu yeni ödeme emrine karşı yeniden yetki itirazında bulunamaz.
  • Alacaklı kabul etmezse: Takip durur. Alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını veya genel mahkemede itirazın iptalini isteyebilir. Her iki yolda da mahkeme önce yetki itirazını inceler; yetki itirazı reddedilmeden esasa ilişkin itirazlar değerlendirilmez.
  • Borçlu yalnızca yetkiye itiraz etmişse: Yargıtay uygulamasına göre alacaklı yalnız yetki itirazının kaldırılması için icra mahkemesine başvurur; bu halde itirazın iptali davası açılması uygun değildir.

İtirazın hukuki sonuçları

Süresinde yapılan itiraz, icra dairesinin ayrıca karar vermesine gerek olmaksızın takibi kendiliğinden durdurur (İİK m. 66). Bunun sonuçları şunlardır:

  • Takip kesinleşmez: Borç, itiraz edilen kısım için icra dosyasında kesinleşmiş sayılmaz.
  • Haciz yapılamaz: Alacaklı itiraz edilen kısım için haciz isteyemez, cebri tahsil yoluna gidemez. İhtiyati haciz kararı varsa ayrı bir değerlendirme gerekir.
  • Mal beyanı istenemez: İtiraz eden borçlunun mal beyanı yükümlülüğü, takip kesinleşene kadar doğmaz.
  • Haciz isteme süresi işlemez: Alacaklının bir yıllık haciz isteme süresi, itiraz ve buna bağlı dava süresince işlemez (İİK m. 78/2).

Duran takip, ancak alacaklı yargı yoluyla haklı çıkarsa devam eder. Alacaklı hiçbir yola başvurmazsa takip duran haliyle kalır; bu durum borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacaklı, itirazın iptali için öngörülen bir yıllık süreyi kaçırsa bile alacağın zamanaşımı dolmadıkça genel hükümlere göre alacak davası açabilir.

İtirazdan sonra borçlu ne yapmalı?

İtiraz etmek süreci bitirmez; yalnızca topu alacaklıya atar. Borçlunun bu aşamada atabileceği adımlar, borcun gerçekten tartışmalı olup olmadığına göre değişir:

  • Borç tartışmalıysa: Ödeme, takas veya sözleşmenin ifa edilmediğini gösteren belgeleri şimdiden toplayın. Alacaklının açacağı davada ispat yükü kural olarak alacaklıdadır; ancak ödeme gibi borcu sona erdiren olguları borçlu ispat eder.
  • Belirsizliği bir an önce gidermek istiyorsanız: Alacaklının harekete geçmesini beklemeden menfi tespit davası açabilirsiniz.
  • Borcun bir kısmı doğruysa: İtiraz etmediğiniz kısım için ödeme yapmak veya alacaklıyla taksit konusunda anlaşmak, faiz ve masrafların büyümesini önler.
  • Tebligatları takip edin: Bildirdiğiniz adrese gelecek arabuluculuk davetleri, dava dilekçeleri ve icra mahkemesi davetiyeleri yeni süreler başlatır.

İtirazdan sonra alacaklının yolları

Takibi duran alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre farklı yollara başvurabilir. Borçlu açısından da bu yolları bilmek, itirazın ne kadar süre etkili olacağını öngörmeyi sağlar.

İtirazın iptali davası İtirazın kesin kaldırılması İtirazın geçici kaldırılması
Dayanak İİK m. 67 İİK m. 68 İİK m. 68/a, 69
Mahkeme Genel mahkeme (asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici, sulh hukuk) İcra mahkemesi İcra mahkemesi
Süre İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay
Belge şartı Yok; her türlü delil Noter onaylı veya imzası ikrar edilmiş borç ikrarı, resmi belge, banka kredi belgeleri İmzası inkar edilen adi senet
Arabuluculuk Ticari, iş, tüketici, kira uyuşmazlıklarında dava şartı Gerekmez Gerekmez
Kararın etkisi Kesin hüküm; alacağın varlığı tespit edilir Kesin hüküm oluşturmaz; genel mahkemede dava açılabilir Borçlu 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir
Tazminat Talep üzerine en az yüzde 20 icra inkar tazminatı Talep üzerine en az yüzde 20 tazminat Yüzde 10 para cezası ve en az yüzde 20 tazminat

Her yolun şartları ve uygulaması için itirazın iptali davası, itirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması yazılarımıza bakabilirsiniz. Borçlu ise alacaklının harekete geçmesini beklemeden menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir.

Haksız itirazın yaptırımı: icra inkar tazminatı

İtiraz hakkı, borcunu bilen borçlunun yalnızca zaman kazanmak amacıyla kullanabileceği bir araç olarak görülmemelidir. Alacaklı itirazın iptali davası açar ve mahkeme borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verirse, alacaklının talebi üzerine borçlu, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir (İİK m. 67/2). Aynı yaptırım, itirazın kaldırılması yolunda da öngörülmüştür (İİK m. 68, 68/a).

İcra inkar tazminatı bir ceza niteliği taşımaz; alacaklının, haksız itiraz nedeniyle alacağını geç tahsil etmesinden doğan zararını karşılamaya yöneliktir. Tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının talepte bulunması, itirazın haksız bulunması ve alacağın likit, yani belirli veya belirlenebilir olması aranır. Borçlunun kötüniyetli olması gerekmez. Örneğin 100.000 TL’lik likit bir alacağa haksız yere itiraz eden borçlu, davanın kabulü halinde en az 20.000 TL icra inkar tazminatı ödemek zorunda kalabilir. Ayrıntılı şartlar ve hesaplama için icra inkar tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Durum tersine de işleyebilir. Alacaklının takibi haksız ve kötüniyetli çıkarsa, itirazın iptali davası reddedildiğinde borçlunun talebi üzerine alacaklı da en az yüzde yirmi oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilebilir (İİK m. 67/2).

Gecikmiş itiraz: süre kaçırıldıysa

7 günlük itiraz süresi, borçlunun kusuru olmayan ve önceden öngörülemeyen bir sebeple kaçırılmış olabilir. Ani ve ağır bir hastalık, ciddi bir kaza veya mücbir sebep bu duruma örnektir. Bu halde borçlu gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir (İİK m. 65).

  1. SüreEngelin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç 3 gün içinde başvurulmalıdır.
  2. MerciOlağan itirazdan farklı olarak başvuru, icra mahkemesine dilekçeyle yapılır. Mazeret belgelerle ispat edilmelidir.
  3. Zaman sınırıGecikmiş itiraz, paraya çevirme işlemi sona erinceye kadar ileri sürülebilir; sonrasında dinlenmez.
  4. Takibin durdurulmasıGecikmiş itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlu ayrıca takibin durdurulmasını istemeli; mahkeme mazereti ciddi bulursa durdurma kararı verebilir.

Gecikmiş itiraz, süre kaçırılan her durumda başvurulabilecek genel bir yol olarak görülmemelidir. Ödeme emrinin tebliğinden haberdar olmamak çoğu zaman bir tebligat sorunudur ve bu halde doğru yol, gecikmiş itiraz yerine tebligatın usulsüzlüğünü şikayet yoluyla ileri sürmektir.

Kambiyo senedine dayalı takipte kurallar farklıdır. Çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo takibinde itiraz süresi 5 gündür, itiraz icra mahkemesine yapılır ve itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. Bu takiplerdeki imzaya ve borca itiraz ayrı bir yazının konusudur.

Sık yapılan hatalar

  • Ödeme emrinin tebliğinden sonra alacaklıyla görüşmeyi beklemek ve 7 günlük süreyi kaçırmak.
  • Yalnızca asıl alacağa itiraz edip faize itiraz etmemek; faiz kısmı kesinleşebilir.
  • Kısmi itirazda miktar belirtmemek; bu durumda itiraz edilmemiş sayılır.
  • Senetteki imza borçluya ait olmadığı halde imzaya açıkça itiraz etmemek.
  • Yetki itirazını yapıp borca itirazı sonraya bırakmak; iki itiraz aynı süre içinde birlikte yapılmalıdır.
  • Gerçekte var olan bir borca, yalnızca zaman kazanmak için itiraz etmek ve icra inkar tazminatı riskini göz ardı etmek.
Ödeme emri mi aldınız?
Süre işlemeye başladı. İtirazın kapsamını ve olası risklerini online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

İtiraz dilekçesinde gerekçe yazmak zorunda mıyım?

Hayır. “Borca ve tüm ferilerine itiraz ediyorum” demek takibi durdurmaya yeterlidir. Ancak ödeme veya zamanaşımı gibi bir savunmanız varsa belirtmeniz yararlıdır; itirazın kaldırılması aşamasında kural olarak bildirdiğiniz sebeplerle bağlı tutulursunuz.

E-Devlet’te icra dosyası görünüyor ama ödeme emri bana tebliğ edilmedi. Süre başladı mı?

İtiraz süresi kural olarak ödeme emrinin usulüne uygun tebliğiyle başlar. Ancak dikkatli olun: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ödeme emrinin UYAP üzerinden açılıp görüntülendiği tarihte borçlunun takipten haberdar olduğunu kabul etmektedir (11.03.2025, 2025/519 E., 2025/2154 K.). Tebligat usulsüzse de öğrendiğiniz tarih tebliğ tarihi sayılır. Bu nedenle dosyayı öğrendiğiniz anda 7 günlük sürenin işlemeye başlamış olabileceğini varsayarak hareket edin.

Ödeme emri muhtara bırakılmış. Süre ne zaman başlar?

Muhataba ulaşılamadığında tebligat muhtara bırakılır ve kapıya ihbarname yapıştırılır. Bu durumda tebliğ, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır ve 7 günlük süre ertesi gün başlar. Usulsüzlük varsa icra mahkemesine şikayet edilebilir.

İtiraz ettim, dosya kapanır mı?

Kendiliğinden kapanmaz; yalnızca durur. Alacaklı itirazın iptali davası açabilir veya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Alacaklı hiçbir işlem yapmazsa dosya duran haliyle kalır.

Kamu kurumu tarafından başlatılan ilamsız takibe de itiraz edilebilir mi?

Kurum, alacağını İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız takiple istiyorsa itiraz kuralları aynen uygulanır. Vergi ve sosyal güvenlik primi gibi kamu alacakları ise 6183 sayılı Kanun’a göre ayrı bir usulle takip edilir ve bunlara itiraz yolu farklıdır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İcra ve İflas Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın