İş Hukuku

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Süreler

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 22 Mart 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 18 dk okuma
İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Süreler

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi, alacağın türüne göre değişir. Süre geçtiğinde alacak tamamen ortadan kalkmaz; ancak işveren zamanaşımını ileri sürerse artık dava yoluyla talep edilemez. Hangi alacağın hangi süreye tabi olduğunu ve sürenin hangi tarihten başladığını yanlış hesaplamak, çoğu zaman telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açar.

Bu yazıda kıdem tazminatından fazla mesaiye, işe iadeden iş kazasına kadar işçilik alacaklarının zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerini tek tabloda topladık. Sürenin başlangıcını, kesilmesini ve durmasını, arabuluculuğun ve 2026’da yürürlüğe giren kısmi dava düzenlemesinin sürelere etkisini örneklerle açıklıyoruz. Diğer yazılarımızda verilen süreler bu tabloya dayanır.

Kısaca
Genel kural?
Ücret, kıdem, ihbar, fazla mesai, izin ücreti ve benzeri işçilik alacaklarında 5 yıl.
10 yıl hangi alacaklarda?
İş kazası ve meslek hastalığı tazminatlarında ve kanunda özel süre öngörülmeyen alacaklarda.
Süre ne zaman başlar?
Tazminatlarda sözleşmenin sona erdiği tarihte; ücret ve fazla mesaide her ayın ödeme gününde ayrı ayrı.
Arabuluculuk etkiler mi?
Evet. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.

Zamanaşımı nedir?

Zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. ve devamı maddelerinde düzenlenir. Kanunda aksine bir hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Kira bedelleri, faizler ve ücret gibi dönemsel edimler ise beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147/1). İş Kanunu da ücret alacakları için aynı süreyi açıkça öngörür: ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (İş Kanunu m. 32/son). Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretleri ücret niteliğinde olduğundan bu süreye tabidir.

Zamanaşımı süresinin dolması borcu sona erdirmez. Borç “eksik borç” haline gelir: varlığını sürdürür, ancak borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse dava yoluyla tahsil edilemez. Bu nedenle süresi geçmiş bir alacak için açılan davada işveren zamanaşımını ileri sürmezse mahkeme alacağa hükmedebilir.

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark

İş davalarında iki tür süre birlikte karşınıza çıkar. Aralarındaki farkı bilmek, hangi sürenin ne kadar esnek olduğunu anlamak için önemlidir.

AlacaklardaZamanaşımıSüre dolunca borç sona ermez, dava yoluyla istenemez hale gelir. Borçlu def’i olarak ileri sürmelidir; hakim kendiliğinden dikkate almaz. Kesilebilir ve durabilir.
HaklardaHak düşürücü süreSüre dolunca hakkın kendisi sona erer. Hakim taraflar ileri sürmese de kendiliğinden dikkate alır. Kural olarak kesilmez. Tipik örnek: işe iade davası için anlaşamama son tutanağından itibaren iki haftalık süre.

Pratik sonuç şudur: zamanaşımına uğramış bir alacak, işveren itiraz etmezse hala tahsil edilebilir. Hak düşürücü süresi geçmiş bir dava ise işveren hiçbir şey söylemese bile reddedilir.

Alacak türlerine göre zamanaşımı süreleri

Aşağıdaki tablo, işçilik alacaklarının zamanaşımı sürelerini, başlangıç tarihlerini ve dayanaklarını gösterir. Alacakların çoğu beş yıllık süreye tabidir; ancak her alacak için başlangıç tarihi farklı olabilir.

Alacak Süre Başlangıç Dayanak
Ücret (aylık maaş) 5 yıl Her ayın ödeme günü, ayrı ayrı İK m. 32/son
Fazla çalışma ücreti 5 yıl Her ayın ücretinin muaccel olduğu tarih İK m. 32/son
Hafta tatili ücreti 5 yıl İlgili ayın ödeme günü İK m. 32/son
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti 5 yıl İlgili ayın ödeme günü İK m. 32/son
Prim, ikramiye, satış ve performans primi 5 yıl Primin hak edildiği ve ödenmesi gereken tarih İK m. 32/son; TBK m. 147/1
Yol, yemek, yakacak yardımı 5 yıl Her dönemin ödeme günü TBK m. 147/1
Asgari geçim indirimi (AGİ) 5 yıl İlgili ay AGİ 01.01.2022’den itibaren kaldırıldı
Kıdem tazminatı 5 yıl Sözleşmenin sona erdiği tarih İK ek m. 3
İhbar tazminatı 5 yıl Fesih tarihi İK ek m. 3
Kötüniyet tazminatı 5 yıl Fesih tarihi İK ek m. 3
Ayrımcılık (eşit davranmama) tazminatı 5 yıl Ayrımcı işlem veya fesih tarihi İK ek m. 3
Kullanılmayan yıllık izin ücreti 5 yıl Sözleşmenin sona erdiği tarih İK ek m. 3, m. 59
Askerlik dönüşü işe almama tazminatı 5 yıl İşe alınmama tarihi İK ek m. 3, m. 31
Boşta geçen süre ücreti 5 yıl İşe başlamak için işverene başvuru tarihi İK m. 32 (ücret niteliği)
İşe başlatmama tazminatı 10 yıl görüşü ağırlıkta İşverenin bir aylık işe başlatma süresinin bittiği tarih TBK m. 146
Sendikal tazminat, bakiye süre ücreti 10 yıl görüşü ağırlıkta Fesih tarihi TBK m. 146
İş kazası ve meslek hastalığı tazminatları 10 yıl Zararın kesin olarak öğrenildiği tarih TBK m. 146, m. 417/3
Mahkeme kararına bağlanmış veya senetle ikrar edilmiş alacak Yeni süre 10 yıl Karar veya ikrar tarihi TBK m. 156/2

Beş yıllık süre ve 2017 değişikliği

Kıdem, ihbar, kötüniyet ve ayrımcılık tazminatları ile yıllık izin ücreti, 25 Ekim 2017’den önce on yıllık genel zamanaşımına tabiydi. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile İş Kanunu’na eklenen ek 3. madde bu alacakların süresini beş yıla indirdi. Geçici 8. maddeye göre yeni süre, 25 Ekim 2017’den sonra sona eren sözleşmelere uygulanır. Bu tarihten önce işlemeye başlamış süreler eski hükme tabidir; ancak kalan süre beş yıldan uzunsa, 25 Ekim 2017’den itibaren beş yıl geçince zamanaşımı dolmuş olur (Yargıtay 9. HD, 01.10.2024, E. 2024/7382, K. 2024/12788).

Bunun bugünkü anlamı şudur: 25 Ekim 2017’den önce sona eren sözleşmelere ait bu alacakların süresi, durma veya kesilme yoksa en geç 25 Ekim 2022’de dolmuştur. Eski on yıllık sürenin “hala işlediği” bir durum, ancak süreyi kesen bir işlem yapılmışsa söz konusu olabilir.

On yıllık süreye tabi alacaklar

İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminatlar ile destekten yoksun kalma tazminatı, işverenin işçiyi koruma borcuna aykırılığa dayandığından sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerine tabidir ve on yıllık süreye bağlıdır (TBK m. 417/3, m. 146). Bu davalarda süre çoğu zaman fesih tarihinden başlamaz; zararın ve sorumlunun kesin olarak öğrenildiği tarih esas alınır. Ayrıntı için iş kazası nedeniyle tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

İşe başlatmama tazminatı, sendikal tazminat ve belirli süreli sözleşmenin haksız feshinde istenen bakiye süre ücreti, ek 3. maddede sayılmadığından genel on yıllık sürenin uygulanacağı görüşü ağırlıktadır. Bu alacaklarda beş yıllık süreyi aşmadan dava açmak, olası bir tartışmanın önüne geçer.

Hak düşürücü süreler

Aşağıdaki süreler kesilmez; kaçırıldığında hak kendiliğinden düşer. İş hukukundaki en kritik süreler bunlardır.

Hak Süre Dayanak
İşe iade için arabulucuya başvuru Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay İK m. 20
İşe iade davası Anlaşamama son tutanağından itibaren 2 hafta İK m. 20
İşe iade kararından sonra işe başlama başvurusu Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü İK m. 21
İşverenin işçiyi işe başlatması Başvurudan itibaren 1 ay İK m. 21
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı fesih Öğrenmeden itibaren 6 iş günü, her halde fiilden itibaren 1 yıl İK m. 26
Esaslı değişikliği yazılı kabul Bildirimden itibaren 6 iş günü İK m. 22
Askerlik dönüşü işe başvuru Terhisten itibaren 2 ay İK m. 31
Kadın işçinin evlilik nedeniyle kıdem tazminatlı feshi Evlilik tarihinden itibaren 1 yıl 1475 s. K. m. 14
Hizmet tespiti davası Hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl 5510 s. K. m. 86/9
İstinaf ve temyiz başvurusu Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta HMK m. 345, m. 361

İşe iade sürelerinin uygulaması için işe iade davası, hizmet tespiti süresi için hizmet tespiti davası yazılarımıza bakabilirsiniz. Ücretin ödenmemesi süregelen bir ihlal olduğundan, ücret ödenene kadar haklı fesih için öngörülen altı iş günlük süre işlemez.

Süre ne zaman başlar?

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hale geldiği tarihte başlar. İşçilik alacaklarında üç farklı başlangıç kuralı vardır.

Fesihle bağlantılı alacaklar

Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatlarında ve kullanılmayan yıllık izin ücretinde süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başlar. Yıllık izin ücreti, çalışma süresi boyunca biriken tüm izinler için tek seferde fesihle muaccel olur. Burada önemli bir ayrım vardır: işveren bildirim süresi vererek fesih yapmışsa, esas alınan tarih sözleşmenin hukuken sona erdiği, yani bildirim süresinin bittiği tarihtir. Bildirim süresinin bitimi ile fesih bildiriminin yapıldığı tarih karıştırılmamalıdır. Bildirimsiz fesihte ise fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih esas alınır. Kıdem tazminatının şartları için kıdem tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Dönemsel alacaklar

Ücret, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti ve prim alacaklarında süre, her dönemin alacağı için ayrı ayrı işler. Örneğin Mart 2021’de yapılan fazla mesainin ücreti Nisan 2021’in ödeme gününde muaccel olur ve o tarihten itibaren beş yıl içinde istenmelidir. Bu nedenle uzun süre çalışmış bir işçinin fazla mesai alacağının yalnızca son beş yıllık kısmı talep edilebilir; daha eski aylar, işveren def’i ileri sürerse zamanaşımına uğramış sayılır.

İş kazası ve meslek hastalığı

Bu davalarda süre, zararın ve sorumlunun kesin olarak öğrenildiği tarihten başlar. Sürekli iş göremezlik halinde bu tarih çoğunlukla maluliyet oranının kesinleştiği tarihtir. Zararın zamanla ortaya çıktığı veya arttığı meslek hastalıklarında başlangıç daha ileri bir tarihe kayabilir. Ölümlü iş kazasında destekten yoksun kalma tazminatı için süre ölüm tarihinden başlar.

Zamanaşımının kesilmesi ve durması

Kesilme ve durma birbirinden farklı sonuç doğurur. Kesilmede o ana kadar işlemiş süre silinir ve süre baştan başlar. Durmada ise süre geçici olarak işlemez, engel kalkınca kaldığı yerden devam eder.

Zamanaşımını kesen haller

  • Dava açılması: İş mahkemesinde alacak davası açılması.
  • İcra takibi: İşçinin alacağı için icra takibi başlatması.
  • Borcun tanınması: İşverenin borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi, teminat veya kefil göstermesi.
  • Yazılı ikrar: İşverenin imzalı bir belgeyle borcu ikrar etmesi. Borç senetle ikrar edilmişse yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 154, 156).

Örneğin beş yıllık sürenin dördüncü yılında işveren ödenmemiş fazla mesai için imzalı bir borç ikrarı verirse, süre o tarihte kesilir ve baştan başlar.

Zamanaşımını durduran haller

Türk Borçlar Kanunu’nun 153. maddesi, zamanaşımının başlamadığı veya durduğu halleri sayar. Bunlar arasında velayet ve vesayet ilişkileri, evlilik birliği, işverenin evinde yaşayan ev hizmetlilerinin hizmet ilişkisi süresince olan alacakları ve alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülmesinin imkansız olduğu durumlar yer alır.

Arabuluculuk süreyi durdurur

İşçilik alacağı davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m. 3). Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 sayılı Kanun m. 3/17). Örneğin zamanaşımının dolmasına üç ay kala arabulucuya başvurursanız, süreç ne kadar sürerse sürsün, son tutanaktan sonra dava açmak için yine üç ayınız kalır. Arabuluculuk sürecinin işleyişi için iş davalarında zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

Kısmi dava, talep artırımı ve zamanaşımı

İşçilik alacaklarının tutarı çoğu zaman dava açılırken kesin olarak bilinemez. Bu nedenle uzun yıllar boyunca işçiler belirsiz alacak davası açar, alacağı bilirkişi raporundan sonra artırırdı. Yargıtay, belirsiz alacak davasında zamanaşımının alacağın tamamı için kesildiğini kabul ediyordu (Yargıtay HGK, 10.11.2022, E. 2019/652, K. 2022/1486). Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesiliyor, sonradan ıslahla artırılan kısım için işveren zamanaşımı def’i ileri sürebiliyordu (Yargıtay 22. HD, 26.02.2015, E. 2013/33428, K. 2015/8380).

31 Temmuz 2026 itibarıyla

7589 sayılı Kanun ile HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi kaldırıldı. İşçilik alacakları için artık tutar kesin değilse genellikle kısmi dava açılır ve talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4). Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarına eski 107. madde uygulanmaya devam eder.

Bu düzenleme işçi açısından önemli bir güvencedir; ancak sınırları da vardır. Artırım yalnızca bir kez yapılabilir. Artırım hakkı kullanıldıktan sonra ayrıca ıslah yoluna gidilirse, ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı ıslah tarihine göre değerlendirilir. Artırım, hak düşürücü süreye tabi talepleri kurtarmaz; bu taleplerin süresi içinde tam olarak ileri sürülmesi gerekir. Artırılan kısmın faiz başlangıcı ise kanunda düzenlenmemiştir; uygulamada artırım tarihinin esas alınacağı görüşü ağırlıktadır.

Zamanaşımı süresi nasıl hesaplanır?

  1. Alacağın türünü belirleyinHer kalem için ayrı süre uygulanır: ücret ve fazla mesai için 5 yıl, iş kazası tazminatı için 10 yıl gibi.
  2. Başlangıç tarihini bulunFesihle bağlantılı alacaklarda sözleşmenin sona erdiği tarih, dönemsel alacaklarda her ayın ödeme günü.
  3. Durma ve kesilme hallerini ekleyinArabuluculukta geçen süreyi hesaba eklemeyin; borç ikrarı, kısmi ödeme veya icra takibi varsa süreyi o tarihten yeniden başlatın.
  4. Bitiş tarihini belirleyinYılla belirlenen süre, başladığı günün son yıldaki karşılığı olan günün sonunda biter. Son gün resmi tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü sona erer.

Örnek 1: 01.03.2020 tarihinde muaccel olan bir ücret alacağı, durma veya kesilme yoksa 01.03.2025 günü sona erer.

Örnek 2: 15.06.2022’de feshedilen bir işçinin kıdem tazminatı için süre 15.06.2027’de dolar. İşçi 01.05.2027’de arabulucuya başvurur ve son tutanak 22.05.2027’de düzenlenirse, arabuluculukta geçen 21 gün süreye eklenir; başvuru anında kalan 45 günlük süre son tutanaktan sonra işlemeye devam eder ve dava için son gün yaklaşık 06.07.2027 olur. Arabulucu süreci görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır, zorunlu hallerde süre en çok bir hafta uzatılabilir (7036 m. 3/10).

Örnek 3: 2015–2026 yılları arasında düzenli fazla mesai yapan ve Ekim 2026’da işten ayrılan bir işçi, Ekim 2026’da dava açtığında yalnızca son beş yıla, yani yaklaşık Ekim 2021 sonrasına ait fazla mesai ücretlerini talep edebilir.

Ödenmeyen maaşlar için sürecin bütünü ödenmeyen maaş (ücret alacağı) davası yazımızda anlatılmıştır.

Zamanaşımına uğrayan alacak talep edilebilir mi?

Zamanaşımı def’i

Zamanaşımı, borçlunun ileri sürmesi gereken bir savunmadır. İşveren bu savunmayı kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürmelidir; sonradan ancak ıslah yoluyla veya karşı tarafın açık muvafakatiyle ileri sürebilir (Yargıtay HGK, 07.06.2017, E. 2016/1211, K. 2017/1077). Islahla artırılan kısım için ise işveren, ıslah dilekçesine karşı ilk savunmasında zamanaşımını ileri sürebilir.

Hakim kendiliğinden dikkate almaz

Zamanaşımı hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Hak düşürücü süreden temel farkı budur. İşveren def’i ileri sürmezse, süresi geçmiş alacağa da hükmedilebilir. Zamanaşımı def’i ileri sürme hakkından önceden feragat edilmesi geçersizdir (TBK m. 160).

Zamanaşımına uğramış borcun ödenmesi

Zamanaşımına uğramış bir borcun isteyerek ödenmesi geçerlidir. İşveren sonradan “süresi geçmişti” diyerek ödediği tutarı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyemez.

İşveren açısından

Zamanaşımı işveren için önemli bir savunma aracıdır, ancak doğru kullanılmalıdır. Zamanaşımı def’i cevap dilekçesinde açıkça ve hangi kalemler için ileri sürüldüğü belirtilerek yapılmalıdır. Sonradan “zaten süresi geçmişti” demek çoğu zaman sonuç vermez. Arabuluculuk tutanağında veya yazışmalarda borcu kabul eden ifadeler kullanmak, kısmi ödeme yapmak veya imzalı borç belgesi vermek süreyi keser ve yeni bir süre başlatır. Bordro, puantaj, izin kayıtları ve banka ödeme belgeleri, en az zamanaşımı süresi boyunca ve sözleşmenin sona ermesinden sonra da saklanmalıdır; ücretin ödendiğini ve iznin kullandırıldığını ispat yükü işverendedir.

Sık yapılan hatalar

  • Tüm alacakların aynı süreye tabi olduğunu düşünmek.
  • Sürenin her zaman işten ayrılma tarihinden başladığını varsaymak; fazla mesai ve ücrette her ay ayrı işler.
  • Arabuluculukta geçen süreyi zamanaşımından saymak.
  • Borç ikrarı, kısmi ödeme veya icra takibi gibi kesme hallerini ve durma hallerini göz ardı etmek.
  • İşe iade için bir aylık ve iki haftalık hak düşürücü süreleri kaçırmak.
  • Kısmi davada bir defalık artırım hakkını erken veya eksik kullanmak.
  • Süreyi yanlış hesaplayıp dava süresini kaçırmak.
Alacağınızın süresi doldu mu?
Fesih tarihiniz ve alacak kalemleriniz üzerinden hangi taleplerin hala dava edilebileceğini online görüşmede birlikte hesaplayalım.

Sık sorulan sorular

Kıdem tazminatı için dava açma süresi ne kadar?

Beş yıl. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar. 25 Ekim 2017’den önce sona eren sözleşmelerde uygulanan eski on yıllık sürenin geçiş hükmüne göre en geç 25 Ekim 2022’de dolduğunu unutmayın.

Fazla mesai alacağımın ne kadarını isteyebilirim?

Fazla mesai ücretinde süre her ay için ayrı işler. Dava veya arabuluculuk başvurusu tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemin fazla mesai ücretlerini isteyebilirsiniz; daha eski aylar, işveren def’i ileri sürerse reddedilir.

İşten ayrılalı altı yıl oldu, hiçbir hakkım kalmadı mı?

Kural olarak ücret, kıdem, ihbar ve izin ücreti gibi alacaklarınız zamanaşımına uğramıştır. Ancak işveren bu süre içinde borcu yazılı olarak kabul etmiş veya kısmi ödeme yapmışsa süre kesilmiş olabilir. İş kazası tazminatı gibi on yıllık süreye tabi alacaklar ise devam edebilir. İşveren zamanaşımını ileri sürmezse mahkeme alacağa hükmedebilir.

Arabuluculukta geçen süre zamanaşımından sayılır mı?

Hayır. Arabulucuya başvurduğunuz tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. Süre, son tutanaktan sonra kaldığı yerden devam eder.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı; artık zamanaşımı riski arttı mı?

31 Temmuz 2026’dan sonra açılan kısmi davalarda talep bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu sayede artırım hakkını doğru kullanan işçi bakımından zamanaşımı riski azalmıştır.

Kayıt dışı çalıştım; sigortasız geçen sürem için de süre var mı?

Evet. Sigortasız geçen çalışmanın tespiti için hizmet tespiti davası, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. İşçilik alacaklarınız ise yukarıdaki zamanaşımı sürelerine tabidir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İş Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın