Akıllı telefonlar sayesinde bir konuşmayı, bir anı ya da bir tartışmayı kaydetmek artık birkaç saniye sürüyor. Ancak teknolojinin sağladığı bu kolaylık, özel hayatın korunması ile çatışabilir. Başkasının bilgisi ve rızası olmadan ses veya görüntü kaydı almak, kayıt alınan ortama ve konuşmanın niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun 132, 133 veya 134. maddelerindeki suçlardan birini oluşturabilir.
Bu yazıda, izinsiz kaydın hangi durumda hangi suçu oluşturduğunu, cezaları, kamusal kişiler ile sıradan vatandaşlar arasındaki farkı ve en çok merak edilen soruyu, yani kendini korumak veya delil elde etmek için alınan kayıtların suç oluşturup oluşturmadığını ve mahkemede delil olarak kullanılıp kullanılamayacağını ele alıyoruz.
- Hangi suç?
- Yüz yüze konuşmanın kaydı TCK m. 133; telefon ve mesaj gibi haberleşmenin üçüncü kişice kaydı TCK m. 132; özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin kaydı TCK m. 134.
- Katıldığım konuşmayı kaydetmek suç mu?
- Aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir (TCK m. 133/2).
- Kendimi korumak için kayıt alabilir miyim?
- Ani gelişen bir saldırı sırasında, başka türlü delil elde etme ve yetkililere ulaşma imkanı yoksa alınan kayıt Yargıtay uygulamasında hukuka uygun kabul edilebilir.
- Şikayete bağlı mı?
- Evet. Altı aylık şikayet süresi vardır ve uzlaştırma uygulanır.
Özel hayat ve korunan alan
TCK m. 134’ün gerekçesine göre özel hayat, başkaları tarafından görülmesi ve bilinmesi mümkün olmayan özel yaşam olaylarını kapsar. Herkes tarafından bilinebilecek olayların kaydedilmesi bu suçları oluşturmaz. Aile hayatı, cinsel yaşam, sağlık durumu, dini inançlar ve kişinin sınırlı sayıda insanla paylaştığı ilgi alanları özel hayatın tipik örnekleridir. Anayasa’nın 20. maddesi herkese özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı tanır.
Türk Ceza Kanunu, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçları birlikte düzenler: haberleşmenin gizliliğini ihlal (m. 132), kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (m. 133), özel hayatın gizliliğini ihlal (m. 134), kişisel verilerin kaydedilmesi (m. 135), verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (m. 136) ve verileri yok etmeme (m. 138). İzinsiz ses ve görüntü kaydı uygulamada çoğunlukla ilk üç suçtan birine girer.
Kamusal kişiler
Siyasetçi, sanatçı ve sporcu gibi kamuoyunda tanınan kişilerin özel hayat alanı daha dardır; bu kişiler basın özgürlüğü kapsamında belli ölçüde izlenmeye katlanmak zorundadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu dengeyi kurarken haberin değerine, kamunun ilgisine, güncelliğe ve çekimin yapıldığı mekana bakar.
- Konu bakımından: Haberin kişinin kamusal rolüyle ilgili olup olmadığı ve kamuoyunu ilgilendirip ilgilendirmediği değerlendirilir.
- Mekan bakımından: Konutta yapılan kayıtlar, kişi ünlü olsa bile genellikle özel hayatı ihlal eder. Sahil gibi kamuya açık bir alanda bir sanatçının fotoğrafının çekilmesi ise çoğu zaman basın hakkı kapsamında kalır.
Sıradan vatandaşlar
Sıradan bir kişinin özel hayatı çok daha geniş korunur; burada basın hakkı veya kamuyu bilgilendirme gerekçesi ağır basmaz. Yargıtay uygulamasında, sıradan vatandaşlar bakımından özel hayat kavramının kişinin bulunduğu mekana göre değişmediği kabul edilmektedir. Yine de bir cadde, metro veya kalabalık bir meydanı gösteren alelade bir çekim, belirli bir kişiyi hedef almadığından kural olarak suç oluşturmaz. Belirli bir kişiye odaklanılarak, onun rızası olmadan ön plana çıkarıldığı çekimler ise suç oluşturabilir. Bu konunun ayrıntıları için özel hayatın gizliliğini ihlal yazımıza bakabilirsiniz.
Kayıt hangi suçu oluşturur?
İzinsiz kaydın hangi maddeye girdiği, kaydedilen şeyin niteliğine ve kaydı yapanın konuşmanın tarafı olup olmadığına göre değişir.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kaydı (TCK m. 133)
- 133/1: Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fail, konuşmanın tarafı olmayan kişidir.
- 133/2: Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Burada fail, konuşmanın tarafıdır.
- 133/3: Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kayıtların basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı ceza uygulanır.
Bu maddedeki temel ölçüt konuşmanın aleni olmamasıdır. Kanun gerekçesine göre konuşmanın yapıldığı yer tek başına belirleyici değildir. Herkese açık bir parkta iki kişinin kendi aralarında yaptığı ve başkalarının ancak özel bir çabayla duyabileceği konuşma aleni sayılmaz; buna karşılık yüksek sesle, çevredeki herkesin duyabileceği biçimde yapılan bir konuşma aleni olabilir.
Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132)
Haberleşme, en az iki kişi arasında araya bir vasıta konularak yapılan iletişimdir. Telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar, video ve telekonferanslar ile yazılı mesajlaşmalar bu kapsamdadır. Haberleşmenin tarafı olmayan birinin bu içerikleri kaydetmesi, 132/1 uyarınca bir kat artırılmış cezayla, yani iki yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır. İçeriklerin hukuka aykırı ifşası iki yıldan beş yıla, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmeyi karşı tarafın rızası olmadan alenen ifşa etmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. Basın ve yayın yoluyla yayımlama, kanunda yapılan değişiklikten sonra ayrı bir artırım nedeni olmaktan çıkarılmış, aynı cezaya bağlanmıştır. Ayrıntılar için haberleşmenin gizliliğini ihlal yazımıza bakabilirsiniz.
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134)
Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin kaydı, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun nitelikli halidir ve ceza bir kat artırılır; ceza iki yıldan altı yıla kadar hapse çıkar (TCK m. 134/1). Bu görüntü veya seslerin ifşası ise ayrıca iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir; basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde de aynı ceza uygulanır (TCK m. 134/2). Gizli kamerayla birinin evinde veya soyunma odasında görüntülenmesi bu kapsamın tipik örneğidir.
Ortak artırım nedenleri (TCK m. 137)
Bu suçların kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Örneğin iki kişi arasındaki mektupları mesleği gereği taşıyan bir kuryenin bunları ifşa etmesi bu artırımı gerektirir.
Ceza tablosu
| Eylem | Ceza | Dayanak |
|---|---|---|
| Başkaları arasındaki aleni olmayan konuşmayı dinleme veya kaydetme | 2 – 5 yıl hapis | TCK m. 133/1 |
| Katıldığı aleni olmayan söyleşiyi rıza olmadan kaydetme | 6 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası | TCK m. 133/2 |
| Konuşma kayıtlarını hukuka aykırı ifşa | 2 – 5 yıl hapis ve 4.000 güne kadar adli para cezası | TCK m. 133/3 |
| Başkaları arasındaki haberleşmeyi kaydetme | Bir kat artırım (2 – 6 yıl hapis) | TCK m. 132/1 |
| Özel hayata ilişkin görüntü veya sesi kaydederek ihlal | Bir kat artırım (2 – 6 yıl hapis) | TCK m. 134/1 |
| Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa | 2 – 5 yıl hapis | TCK m. 134/2 |
Bu suçların cezaları tek bir genel aralıkla ifade edilemez. Yukarıdaki tablo hallerin ayrımını göstermektedir; özellikle konuşmanın tarafı olan kişinin kaydı (133/2) çok daha hafif bir yaptırıma bağlanmıştır.
Kendini korumak veya delil elde etmek için alınan kayıtlar
Uygulamada en çok sorulan konu, bir suça maruz kalan kişinin bunu kanıtlamak için aldığı kayıtların durumudur. Kural olarak rıza olmadan alınan kayıt hukuka aykırıdır ve ceza yargılamasında “hukuka aykırı delil” niteliği taşır (CMK m. 206/2-a, 217/2). Ancak Yargıtay, kişinin başka çaresi olmadığı bazı istisnai durumlarda bu kayıtları hem suç oluşturmayan hem de hükme esas alınabilen deliller olarak kabul etmektedir.
Hakaret, tehdit, şantaj veya vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı sırasında, kişinin o anda kolluğa ulaşamadığı ve başka türlü delil elde edemeyeceği durumlarda aldığı kayıt bu kapsamda değerlendirilebilir. Örneğin Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin, eşiyle tartışması sırasında kendisine yöneltilen hakaret ve tehditleri telefonuyla kaydeden kadının kaydını hukuka uygun delil kabul ettiği karar basına yansımıştır. Tehdit suçunda kaydın önemi için tehdit suçu yazımıza da bakabilirsiniz.
Bir hakaret davasında mağdur, olaydan bir gün sonra sanığı bir kafeye davet etmiş, ona “bana neden karaktersiz diyorsun” diye sorarak cevabını gizlice kaydetmiş ve şikayetini bu kayda dayandırmıştır. Ceza Genel Kurulu, ani gelişen bir durum bulunmadığını, kaydın sırf delil oluşturmak maksadıyla ve sanık yönlendirilerek elde edildiğini, bu kaydın yargılamanın bütün olarak hakkaniyetini zedelediğini ve hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir (YCGK 01.12.2020, 2018/39 E., 2020/485 K.).
Daha önce işlenmiş bir suç için sonradan kayıt
Geçmişte işlenmiş bir suçun delilini toplamak için, olaydan sonra karşı tarafla bilerek görüşüp onu konuşturarak kayıt almak kural olarak hukuka aykırıdır. Maddi gerçeğin araştırılması adli makamların görevidir; gerektiğinde iletişimin denetlenmesi gibi tedbirlere başvurulabilir, tanıklar mahkeme eliyle dinlenebilir. İhbarda bulunmadan gizlice kayıt alarak fiilen soruşturma yürütmek, faili meçhul olaylar gibi istisnai durumlar dışında kabul görmez. Aksi kabul, özel kişileri birer potansiyel dedektife dönüştürür.
Boşanma, alacak ve disiplin dosyalarında kayıtlar
Kaydın kullanılmak istendiği yargılamanın türü, değerlendirmeyi etkiler. Ancak hangi davada kullanılırsa kullanılsın, kaydı alan kişinin ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.
Boşanma davaları
Eşler arasında, aynı evde yaşanıyor olsa bile, karşı tarafın rızası olmadan alınan kayıtlar kural olarak hukuka aykırıdır ve ceza sorumluluğu doğurabilir. Bununla birlikte hukuk mahkemeleri, özellikle sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi ispatı çok güç olgularda ve başka türlü ispat imkanı bulunmadığında, bu tür delilleri daha esnek değerlendirebilmektedir. Bir kaydın boşanma davasında dikkate alınması, onu alan kişinin ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Alacak davaları
Borç ve alacak ilişkilerinden doğan davalarda kullanılmak amacıyla karşı tarafı izinsiz kaydetmek kural olarak suç oluşturur; çünkü burada ani bir haksız saldırı yoktur ve senet, tanık, banka kaydı gibi başka ispat araçları mevcuttur. Bununla birlikte, karşı tarafı yönlendirmeden ve delil oluşturma amacı gütmeden, olağan akış içinde kendiliğinden kayda geçen bir konuşmanın delil değeri somut olaya göre tartışılabilir.
Disiplin soruşturmaları
Disiplin soruşturmalarında da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması esastır ve ceza hukukundaki ilkeler büyük ölçüde geçerlidir. Bir kamu görevlisi hakkında izinsiz dinleme veya gizli kayıtla elde edilen deliller kural olarak kullanılamaz. Ani ve tesadüfi bir saldırı, o anda başvuru imkanının bulunmaması, başka ispat yolunun olmaması, ölçülülük ve hukuka aykırı yöntem kullanılmaması şartlarıyla istisnai olarak delil değeri kabul edilebilir. Delil yasaklarının genel çerçevesi için hukuka aykırı deliller yazımıza bakabilirsiniz.
Yaptırım ve usul
- Şikayet: TCK m. 132, 133 ve 134’teki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır (TCK m. 139). Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunmalıdır. Ayrıntılar için şikayet hakkı yazımıza bakabilirsiniz. Kişisel verilere ilişkin TCK m. 135-136’daki suçlar ise şikayete bağlı değildir.
- Uzlaştırma: Şikayete bağlı olduğundan savcılık önce uzlaştırma yoluna gider. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse dava açılmaz.
- Görevli mahkeme: Asliye ceza mahkemesi.
- Zamanaşımı: Üst sınırı beş yılı aşmayan hallerde (133/1, 133/2, 133/3, 134/2, 132/2) sekiz yıl; kayıt suretiyle işlenen 132/1 ve 134/1 hallerinde on beş yıldır (TCK m. 66).
- Cezanın bireyselleştirilmesi: Ceza iki yıl veya daha az ise koşulları varsa HAGB veya erteleme; 133/2’de olduğu gibi seçimlik adli para cezası öngörülen hallerde doğrudan adli para cezası da verilebilir.
- Kanun yolu: İstinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
Ne yapmalıyım?
Kayıt almayı düşünen kişi de, hakkında kayıt alındığını öğrenen kişi de birkaç temel noktaya dikkat etmelidir.
- Kayıt almadan önce düşününSaldırı o anda mı gerçekleşiyor, kolluğu arayabilir misiniz, başka tanık veya delil var mı? Bu soruların cevabı kaydın hukuki değerini belirler.
- Kaydı yaymayın, yetkililere verinKaydın amacı yetkili makamları suçtan haberdar etmek olmalıdır. Sosyal medyada paylaşmak, kayıt hukuka uygun olsa bile ifşa suçunu gündeme getirebilir.
- Hakkınızda kayıt alındıysaKaydın hangi koşullarda alındığını, yönlendirme olup olmadığını ve kaydın bütünlüğünü sorgulayın; gerekirse bilirkişi incelemesi isteyin.
- Taraf olunan her konuşmanın serbestçe kaydedilebileceğini sanmak.
- Olaydan günler sonra karşı tarafı konuşturarak “delil” üretmeye çalışmak.
- Kaydı mahkemeye vermek yerine sosyal medyada paylaşmak.
- İş yerinde çalışanların konuşmalarını sesli kamerayla kaydetmek.
Sık sorulan sorular
Telefonla konuştuğum kişinin sesini kaydetmek suç mu?
Görüşmenin tarafı olduğunuz için haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun temel hali oluşmaz. Ancak kaydın, katıldığınız aleni olmayan bir söyleşinin rızasız kaydı olarak TCK m. 133/2 kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmalıdır; kaydı alenen yaymanız ise TCK m. 132/3’ü gündeme getirir. Ani gelişen bir suç sırasında alınan kayıtlar istisnai olarak hukuka uygun sayılabilir.
İzinsiz kayıtlar mahkemede delil olur mu?
Kural olarak hayır; hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz ve bu yasak, o delilden elde edilen diğer delillere de etki edebilir. Yargıtay, ani gelişen bir saldırı sırasında, başka çare yokken alınan kayıtları istisnai olarak kabul etmektedir.
İş yerinde kamerayla ses kaydı yapmak yasal mı?
Güvenlik amacıyla görüntü kaydı kural olarak meşrudur. Çalışanların konuşmalarının rızaları olmadan sesli olarak kaydedilmesi ise özel hayatın ve konuşmaların gizliliğini ihlal edebilir ve suç oluşturabilir.
Eşimin ses kaydını almam suç mu?
Eşler arasında da rıza olmadan alınan kayıtlar suç oluşturabilir. Boşanma davasında bu kayıtlar bazı durumlarda dikkate alınsa da, bu durum ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Dedektif tutmak ve kayıt istemek suç mu?
Dedektif tutmak tek başına suç değildir. Ancak dedektifin özel hayatı ihlal eden görüntü ve ses kayıtları alması ve bunun ondan istenmesi, hem dedektif hem de isteyen kişi bakımından suç oluşturabilir.
Komşunun gürültüsünü şikayet için kaydetmek suç mu?
Yalnızca konutunuzdan duyulan yüksek gürültünün kaydı, içinde konuşmalar anlaşılmıyorsa genellikle özel hayatın kaydı sayılmaz. Komşunun ev içindeki konuşmalarının kaydedilmesi ise suç oluşturabilir; bu durumda başka ispat yolu olup olmadığı ve ölçülülük önem taşır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla