Maaş haczi, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun işvereninden aldığı maaş, ücret ve benzeri gelirlerin haczedilmesidir. Düzenli geliri olan bir borçludan alacağı tahsil etmenin en yaygın ve en etkili yollarından biridir. İşveren borç ilişkisinin tarafı olmadığı halde, icra hukukunun yüklediği yükümlülükler nedeniyle sürecin tam ortasında yer alır.
Bu yazıda maaş haczini üç bakış açısından ele alıyoruz: maaşına haciz gelen çalışanın, kesinti yapmakla yükümlü işverenin ve alacağını tahsil etmeye çalışan alacaklının. Hangi gelirlerin ne oranda haczedilebileceğini, birden fazla haciz geldiğinde sıranın nasıl belirlendiğini, nafaka hacizlerinin farkını ve işverenin kesinti yapmaması halinde borçtan kendi malvarlığıyla nasıl sorumlu hale geldiğini adım adım anlatıyoruz.
- Maaşın ne kadarı kesilir?
- Kural olarak net maaşın dörtte biri (1/4). İşleyen aylık nafaka bu sınıra tabi değildir; birikmiş nafakada 1/4 uygulanır.
- İşveren ne yapmak zorunda?
- Haciz yazısını aldıktan sonra en geç bir hafta içinde ücret bilgisini bildirmek, her ay kesinti yapmak ve kesilen tutarı icra dosyasına göndermek (İİK m. 355).
- İşveren kesinti yapmazsa?
- Kesmediği veya göndermediği tutar, ayrıca mahkeme kararı alınmasına gerek olmadan işverenin kendi malvarlığından tahsil edilir (İİK m. 356).
- Birden fazla haciz varsa?
- Hacizler işverene tebliğ sırasına göre bekler; önceki dosya bitmeden sonrakine ödeme yapılmaz. Nafaka hacizleri sıra beklemez.
Maaş haczi nedir, nasıl başlar?
Maaş haczi, borçlunun işvereninden alacaklı olduğu ücretin, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü aracılığıyla ve kanunun çizdiği sınırlar içinde haczedilmesidir. Haciz isteyebilmek için takibin kesinleşmiş olması gerekir. İlamsız takipte bu, ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi ya da itirazın kaldırılması anlamına gelir; takibin aşamaları için icra takibi rehberimize bakabilirsiniz.
Takip kesinleşince alacaklı icra dairesine haciz talebinde bulunur. İcra müdürlüğü, borçlunun çalıştığı işyerine bir maaş haczi müzekkeresi (haciz yazısı) gönderir. Bu yazıda işverenden borçlunun fiilen çalışıp çalışmadığını, ücretini ve sosyal haklarını, ücret üzerinde daha önce konulmuş haciz bulunup bulunmadığını bildirmesi istenir. Yazı ayrıca ücretin kanuni oranda kesilmesini, kesintinin her ay dosyaya yatırılmasını ve bu yükümlülüklere uyulmamasının sonuçlarını hatırlatır.
Kanuni dayanak İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 83’tür. Hükme göre maaşlar, ücretler ve süreklilik gösteren diğer gelirler, borçlu ve ailesinin geçimi için icra müdürünce takdir edilecek miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Maaş haczi, borçlunun banka hesabına konulan hacizden farklıdır. Maaşın yattığı hesaba konulan haciz ve bloke konusunu banka hesabı haczi yazımızda ayrıca ele aldık.
Hangi gelirler haczedilebilir, hangileri haczedilemez?
Maaş haczinin kapsamını belirlerken belirleyici olan ödemenin niteliğidir; ödemeye verilen ad tek başına sonuç doğurmaz. Ücret niteliğindeki düzenli ödemeler 1/4 sınırına tabidir; ücret sayılmayan ödemelerin tamamı haczedilebilir; bazı ödemeler ise kanun gereği hiç haczedilemez.
Ücret sayılan ve 1/4 sınırına tabi gelirler
- Aylık net ücret: Kesinti net ücret üzerinden hesaplanır.
- Prim, ikramiye ve performans ödemeleri: Düzenli ve ücretin eki niteliğindeyse ücretten sayılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, işçiye ödenen ikramiyenin ücretten sayılacağını ve ikramiyenin 1/4’ünü aşan kısmına konulan haczin kaldırılması gerektiğini kabul etmiştir (12. HD, 08.09.2015, 2015/8926 E., 2015/20037 K.).
- Fazla mesai ücreti ve nakden ödenen yol ve yemek bedelleri: Ücretin parçası olarak ödendiğinde genellikle aynı sınıra tabi tutulur.
Ücret sayılmadığı için tamamı haczedilebilecek ödemeler
Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı, uygulamada ücret niteliğinde kabul edilmediği için 1/4 sınırına tabi tutulmaz ve tamamı haczedilebilir. Yıllık izin ücreti ve sendikal tazminat gibi ödemelerin niteliği ise somut olaya göre değerlendirilir. Yargıtay, ücrete ek bazı ödemeleri İİK m. 83 anlamında maaş saymayıp tamamının haczini mümkün görmüştür; örneğin bir kararda ek ders ücretinin maaş niteliğinde olmadığı belirtilmiştir (12. HD, 18.11.2021, 2021/4489 E., 2021/10345 K.). Bu nedenle ek ödemeye konulan haciz bakımından her ödemenin niteliği ayrı ayrı incelenmelidir. İşverenden doğacak bu tür alacaklar için alacaklılar çoğu zaman İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi yoluna da başvurur.
Hiç haczedilemeyen ödemeler
Bazı ödemeler, çalışanın ve ailesinin zorunlu geçimine hizmet ettiği için kanunla haciz dışında bırakılmıştır. İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle bağlanan gelir ve ödenekler, geçici iş göremezlik ödeneği, işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneği bunların başında gelir. Bu tür ödemeler İİK m. 82 ve ilgili özel kanunlardaki haczedilmezlik hükümleriyle korunur; nafaka alacakları ise bazı ödemeler bakımından istisna oluşturur. Genel çerçeve için haczedilemeyen mallar yazımıza bakabilirsiniz.
Maaş haczinde kesinti oranı
Kesinti oranı İİK m. 83 ile 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 birlikte değerlendirilerek belirlenir. İİK m. 83, haczedilecek miktarın ücretin dörtte birinden az olamayacağını söyler. İş Kanunu m. 35 ise işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini, nafaka alacaklarının saklı olduğunu düzenler. İki hükmün birlikte sonucu şudur: işçi ücretlerinde genel alacaklar için kesinti oranı 1/4‘tür. İşveren bu oranı kendiliğinden artıramaz; eksik kesinti yapması da sorumluluk doğurur.
Net ücreti 40.000 TL olan bir çalışanın maaşına genel bir alacak için haciz konulduğunda, her ay 10.000 TL kesilerek icra dosyasına gönderilir. Ücret değişirse kesinti de yeni net ücret üzerinden hesaplanır. Ücretin asgari ücret düzeyinde olması bu oranı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Borçlu, haciz konulduktan sonra daha yüksek oranda kesinti yapılmasına rıza gösterebilir. İİK m. 83/a, haczedilmezlik korumasından önceden feragat edilmesini geçersiz sayar; Yargıtay ise haciz sırasında veya hacizden sonra açıkça verilen muvafakati geçerli kabul eder. Kredi veya işe giriş sırasında matbu formlarla önceden alınan “maaşımın tamamı kesilebilir” türünden beyanlar bu nedenle sonuç doğurmaz.
| Alacak türü | Kesinti | Sıra |
|---|---|---|
| Genel alacak (kredi, ticari borç vb.) | Net ücretin 1/4’ü | Tebliğ sırasına göre bekler |
| Cari (aylık) nafaka | Hükmedilen aylık nafaka tutarı; 1/4 sınırı yok | Sıra beklemez |
| Birikmiş (geçmiş dönem) nafaka | Cari nafaka kesildikten sonra kalan ücretin 1/4’ü (İİK m. 83) | Adi alacak gibi; önceki hacizleri bekler |
| Borçlunun haciz sonrası rızasıyla | Rıza gösterilen oran | Rızanın verildiği dosya için |
Nafaka borcu nedeniyle maaş haczi
Nafaka alacakları maaş haczinde ayrı bir konuma sahiptir. Hem İş Kanunu m. 35 nafaka alacaklarını saklı tutar hem de İİK m. 83, nafaka için yapılan hacizlerde haciz sırasının gözetilmeyeceğini öngörür.
- Cari nafaka: Mahkemenin hükmettiği aylık nafaka, maaşın 1/4’ünü aşsa bile tam olarak kesilir ve dosyaya gönderilir. Kesinti, önceden gelmiş başka hacizler olsa bile bunları beklemez.
- Birikmiş nafaka: Geçmiş aylara ait ödenmemiş nafaka adi alacak niteliğindedir ve bu alacak için genel hüküm olan İİK m. 83 uygulanır. Önce işleyen aylık nafakanın tamamı kesilir, kalan ücretin 1/4’ü birikmiş nafakaya ayrılır (Yargıtay 8. HD, 30.09.2014, E. 2014/19264, K. 2014/17556; 12. HD, 05.02.2026, E. 2025/7778, K. 2026/647). Bu kesinti, adi alacaklarda olduğu gibi daha önce konulmuş hacizlerin sona ermesini bekler (12. HD, 15.02.2011, E. 2010/20139, K. 2011/681).
İşveren, nafaka müzekkeresi geldiğinde otomatik olarak 1/4 kesinti yapmamalı, yazıyı dikkatle okuyup cari ve birikmiş nafakayı ayırmalıdır. Yanlış oran uygulanması, eksik kalan tutardan işverenin sorumlu tutulmasına yol açabilir. Nafaka takibinin ayrıntıları için nafaka alacağının icra yoluyla tahsili yazımıza bakabilirsiniz.
Birden fazla maaş haczi geldiğinde sıra
Borçlu hakkında birden fazla takip varsa işverene birden çok haciz yazısı gelebilir. İİK m. 83’e göre birden fazla haciz varsa hacizler sıraya konur. Sıra, haciz yazılarının işverene tebliğ tarihine göre belirlenir. Kural olarak aynı anda iki dosyaya kesinti yapılmaz: işveren önce birinci dosyadan 1/4 keser, bu dosya tamamen ödenince ikinci dosyaya geçer. Toplam kesinti nafaka dışındaki alacaklar için 1/4’ü aşmaz.
Yeni bir haciz yazısı geldiğinde işverenin icra müdürlüğüne bildirmesi gerekenler şunlardır:
- Ücret üzerinde daha önce tebliğ edilmiş haciz bulunup bulunmadığı ve bu dosyaların esas numaraları,
- Halen hangi dosyaya kesinti yapıldığı ve ödemelerin sürüp sürmediği,
- Uygulanan kesinti oranı ve aylık kesinti tutarı.
Sırası gelmeyen dosyaya ödeme yapmak, gerçekte sırası gelmiş olan alacaklıya karşı işverenin sorumluluğunu doğurabilir. Sıra konusundaki uyuşmazlıklar, icra müdürlüğünün işlemine karşı icra mahkemesine şikayet yoluyla çözülür; bu yolun şartlarını icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikayet yazımızda anlattık.
İşverenin yükümlülükleri adım adım
İşveren icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişidir, ancak kanun ona etkin görevler yükler. İİK m. 355’e göre kamu kurumlarında veya özel işyerlerinde çalışan borçluların maaş ve ücretlerinden kesinti yapılması için gönderilen yazıyı alanlar, haczin uygulandığını ve borçlunun ücret miktarını en geç bir hafta içinde bildirmek, borç bitinceye kadar haczedilen miktarı keserek hemen icra dairesine göndermekle yükümlüdür. Hüküm özel sektör işverenleri kadar kamu kurumlarının mutemetlik ve muhasebe birimlerini de kapsar.
- Yazıyı kayda alınTebliğ tarihini not edin. Sıra ve sorumluluk hesabı bu tarihe göre yapılır.
- Bir hafta içinde cevap verinBorçlunun çalışıp çalışmadığını, net ücretini, varsa ek ödemelerini ve önceki hacizleri yazılı olarak bildirin. Borçlu sizde çalışmıyorsa bunu da bildirin.
- Doğru oranda kesinti yapınGenel alacakta net ücretin 1/4’ünü, nafakada yazıda belirtilen tutarı kesin. Ücret değişirse kesintiyi yeni tutara göre güncelleyin.
- Kesintiyi doğru dosyaya gönderinKesilen tutarı, dosya numarasını belirterek ilgili icra dairesinin hesabına yatırın. Kesilen parayı işletmede bekletmek ya da işletme giderlerinde kullanmak sorumluluk doğurur.
- Değişiklikleri bildirinBorçlunun işten ayrılması, ücret ödemesinin durması, ücretin değişmesi, yeni bir haciz yazısının gelmesi veya dosya borcunun bitmesi gecikmeden ve yazılı olarak icra müdürlüğüne bildirilmelidir.
İşveren, borcun gerçekten var olup olmadığını veya miktarının doğru olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Sorumluluğu, kendisine tebliğ edilen haciz yazısı ve fiilen ödediği ücretle sınırlıdır. Takibin kapandığını öğrenen işveren, kesintiyi sürdürmeden önce icra dairesinden dosyanın durumunu teyit etmelidir; kapanmış dosyaya yapılan ödemenin iadesi ayrı bir süreç gerektirir.
Kesinti yapmayan işverenin sorumluluğu
Kesinti yapmamak veya kesilen parayı göndermemek yalnızca şekli bir eksiklik sayılmaz. İİK m. 356’ya göre m. 355 hükümlerine uymayanların kesmedikleri veya göndermedikleri para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın kendi maaşlarından veya malvarlıklarından alınır. Bu kişilerin borçluya karşı kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.
Uygulamada alacaklı, işverenin bir hafta içinde cevap vermediğini veya kesinti göndermediğini tespit edince icra müdürlüğünden işverenin İİK m. 356 uyarınca sorumlu tutulmasını ister. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, tüzel kişi işveren de dahil olmak üzere, maaş haczi yazısına bir hafta içinde cevap vermeyen ve kesinti yapmayan işverenin m. 355 ve 356 uyarınca sorumlu olduğunu kabul etmiştir (12. HD, 02.06.2020, 2019/4736 E., 2020/3518 K.). Aynı dairenin daha eski bir kararında ise sorumluluğun kesinti yapmakla görevli kanuni temsilciye ait olduğu, tüzel kişinin ise bu hükme göre doğrudan sorumlu olmadığı belirtilmiştir (12. HD, 25.01.2017, 2016/8838 E., 2017/1051 K.). Bu içtihat farkı nedeniyle şirketler ve yöneticileri, haciz yazılarını sistemli biçimde takip etmelidir.
İşveren, sorumluluk şartlarının oluşmadığını düşünüyorsa (örneğin haciz yazısı usulüne uygun tebliğ edilmemişse, borçlu o dönemde çalışmıyorsa veya kesinti zaten yapılmışsa) icra müdürlüğünün işlemine karşı icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir. Şikayet süresi işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 gündür.
Sessiz kalmak en pahalı seçenektir. Borçlu sizde çalışmıyor olsa bile haciz yazısına süresinde yazılı cevap verin. Cevapsız kalan her yazı, işverenin dosyaya sorumlu olarak eklenmesine zemin hazırlar.
Kamu kurumları, işten ayrılma ve yeni işyeri
İİK m. 355 yalnızca özel işverenleri kapsamaz; devlet dairelerinde ve kamu kurumlarında çalışan memur ve personelin maaşlarına konulan hacizlerde de kurumun mutemetlik veya muhasebe birimi aynı yükümlülükleri taşır. Kamu kurumunun kesinti yapmaması da alacaklının icra müdürlüğüne başvurmasıyla sonuç doğurur. Borçlu işten ayrıldığında haciz kendiliğinden yeni işverene geçmez. Eski işveren ayrılışı icra dairesine bildirir; alacaklı, borçlunun yeni işyerini SGK kayıtlarından öğrenerek yeni işverene ayrı bir haciz yazısı gönderilmesini istemelidir. Yeni yazı, yeni işveren bakımından tebliğ tarihine göre sıraya girer.
Cezai ve idari yaptırımlar
Kesinti yapmamak tek başına bir suç oluşturmaz; temel yaptırım İİK m. 356’daki malvarlığı sorumluluğudur. Bununla birlikte bazı davranışlar ayrıca yaptırım gündeme getirebilir:
- İcra dairesinin emirlerine uymamak: İİK m. 357, icra dairesinin kanuna göre yaptığı tebliğ ve emirleri derhal yerine getirmekle yükümlü olanların bunları geçerli bir sebep olmadan yapmamasını yaptırıma bağlar. Kesinti talimatına açıkça direnilmesi veya kesilen tutarın kasten aktarılmaması bu kapsamda değerlendirilebilir.
- Gerçeğe aykırı beyan: Ücretin gizlenmesi, borçlunun çalıştığı halde çalışmıyor gösterilmesi veya haczi etkisiz kılmak için yanıltıcı bildirim yapılması ciddi sonuçlar doğurur. İİK m. 338, kanuna göre beyanda bulunmakla yükümlü olanların gerçeğe aykırı beyanını şikayete bağlı bir icra suçu olarak düzenler ve üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörür; bu hüküm özellikle borçlunun mal beyanı ile İİK m. 89 haciz ihbarnamesine verilen cevaplar bakımından uygulanır.
- Kamu görevlileri: Kesinti yapmakla yükümlü kişi kamu görevlisiyse görevi kötüye kullanma suçu da gündeme gelebilir.
Hangi yaptırımın uygulanacağı kast, ihmal ve olayın ağırlığına göre belirlenir. Bilinçli direniş halinde alacaklı, icra ceza mahkemesine şikayette bulunabilir veya Cumhuriyet savcılığına başvurabilir.
Maaşına haciz gelen çalışan ne yapabilir?
Çalışan açısından ilk adım, haczin dayandığı icra dosyasını öğrenmek ve kesintinin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etmektir. Dosya bilgilerine e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portal üzerinden ulaşılabilir.
- Fazla kesinti: Genel bir alacak için 1/4’ten fazla kesinti yapılıyorsa ya da aynı anda birden fazla dosyaya kesinti gidiyorsa, icra müdürlüğüne başvurulabilir; sonuç alınamazsa icra mahkemesine şikayet yoluna gidilir.
- Haczedilemeyen ödemeye haciz: İş göremezlik ödeneği gibi haczedilemeyen bir ödemeye haciz konulmuşsa, haczi öğrenmeden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine haczedilmezlik şikayetinde bulunulmalıdır.
- Takibe ilişkin itirazlar: Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse veya takip hiç öğrenilmeden kesinleşmişse, öğrenme tarihinden itibaren işleyen sürelerle şikayet ve itiraz imkanları değerlendirilmelidir.
- Borcun kapatılması: Borç ödenince veya alacaklıyla anlaşılınca dosya kapatılır ve icra dairesi işverene haczin kaldırıldığını bildirir. Taksit seçenekleri ve kapama işlemleri için ayrı yazımıza bakılabilir.
Maaşa haciz gelmesi çalışanlar için iş güvencesi kaygısı da yaratır. Ücretine haciz konulması, yerleşik kabule göre tek başına iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir neden sayılmaz; ancak işin yürüyüşünü etkileyen başka durumlar bulunuyorsa değerlendirme farklılaşabilir.
Sık yapılan hatalar
- İşverenin, borçlu artık çalışmadığı için haciz yazısını cevapsız bırakması.
- Kesilen tutarın icra dosyasına gönderilmeyip işletmede bekletilmesi.
- Nafaka yazısında cari ve birikmiş nafaka ayrılmadan herkese 1/4 uygulanması.
- Yeni gelen haciz yazısına göre sıranın değiştirilmesi; sıranın tebliğ tarihine göre belirlendiğinin unutulması.
- Çalışanın, 7 günlük şikayet süresini kaçırıp fazla kesintiye aylarca katlanması.
- Kredi sözleşmesinde önceden imzalanan “maaşımın tamamına haciz konulabilir” beyanının geçerli olduğunun sanılması.
Sık sorulan sorular
Maaşımın ne kadarı haczedilebilir?
Genel alacaklar için net maaşın dörtte biri (1/4). Örneğin 40.000 TL net ücretten her ay 10.000 TL kesilir. Cari nafaka için ise hükmedilen nafaka tutarı kesilir ve 1/4 sınırı uygulanmaz.
İki ayrı icra dosyası varsa maaşımdan iki kez kesinti yapılır mı?
Hayır. Hacizler işverene tebliğ sırasına göre bekler. Önce ilk dosyaya 1/4 kesinti yapılır, o dosya bitince sıradaki dosyaya geçilir. Nafaka hacizleri bu sırayı beklemez.
İşveren kesinti yapmazsa alacaklı ne yapabilir?
İcra müdürlüğünden işverenin İİK m. 356 uyarınca sorumlu tutulmasını isteyebilir. Kesilmesi gereken tutar, ayrıca mahkeme kararı alınmadan işverenin malvarlığından tahsil edilir.
Kıdem tazminatıma da haciz konulabilir mi?
Evet. Kıdem ve ihbar tazminatı uygulamada ücret sayılmadığından 1/4 sınırına tabi tutulmaz ve tamamı haczedilebilir. Bu ödemeler genellikle işverene gönderilen haciz ihbarnamesiyle haczedilir.
Kesilen tutar alacaklının hesabına ne zaman geçer?
İşveren kesintiyi icra dairesinin hesabına yatırır; para önce icra dosyasına girer. Alacaklı veya vekili, dosyadaki parayı icra müdürlüğünden talep ederek tahsil eder. Süre, işverenin ödeme günü ile icra dairesinin işlem hızına bağlıdır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla