Fikri Mülkiyet Hukuku

Marka Hakkının İhlali ve Açılabilecek Davalar

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 8 Eylül 2016 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 19 dk okuma
Marka Hakkının İhlali ve Açılabilecek Davalar

Marka, bir işletmenin mal ve hizmetlerini başkalarınınkinden ayırt etmeye yarayan işarettir ve tescil edildiğinde sahibine güçlü bir tekel hakkı verir. Marka sahibinin izni olmadan markayı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak, taklit markalı ürünleri satmak ve benzeri eylemler marka hakkının ihlalini oluşturur. Marka hakkının ihlali halinde marka sahibi, ihlalin tespitinden durdurulmasına, tazminattan ürünlere el konulmasına kadar farklı amaçlara hizmet eden davalar açabilir; bunların yanında ceza yoluna da başvurabilir.

Bu yazıda önce hangi fiillerin marka hakkının ihlali sayıldığını, ardından açılabilecek davaları tek tek ele alıyoruz: tespit, önleme, durdurma, kaldırma ve tazminat davaları, el koyma ve imha, kararın ilanı ve ihtiyati tedbir. Delil tespiti, gümrükte el koyma, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 30’daki ceza davası, görevli ve yetkili mahkeme ile uyulması gereken süreler de yazının kapsamında. Markanın ne olduğu ve nasıl tescil edildiği için marka seçimi ve marka tescili rehberimize bakabilirsiniz.

Kısaca
Marka hakkının ihlali nedir?
Tescilli markanın sahibinin izni olmadan ticari alanda kullanılması, taklit edilmesi veya taklit ürünlerin satılması ve dağıtılması. Kanun bu fiilleri “marka hakkına tecavüz” olarak adlandırır (SMK m. 29).
Hangi davalar açılabilir?
İhlalin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması davaları ile maddi ve manevi tazminat davası; ayrıca ürünlere el konulması, imha ve kararın ilanı istenebilir (SMK m. 149). Dava öncesinde veya sırasında ihtiyati tedbir talep edilebilir (SMK m. 159).
Hangi mahkemede açılır?
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde; marka sahibinin yerleşim yerinde ya da ihlalin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yerde (SMK m. 156/3).
Hangi sürelere dikkat edilmeli?
Tazminatta iki ve on yıllık zamanaşımı (TBK m. 72), davadan önce alınan tedbirde iki hafta içinde dava (HMK m. 397), kararın ilanı için kesinleşmeden itibaren üç ay ve ceza yolunda altı aylık şikayet süresi.

Tescilli marka neyi korur?

SMK m. 4’e göre marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerininkinden ayırt etmeye yarayan her tür işarettir. Tescil, marka sahibine SMK m. 7’deki münhasır hakları verir. Marka sahibi, izni olmayan kişilerin ticaret alanında aynı işareti aynı mal veya hizmetlerde kullanmasını, karıştırılma ihtimali doğuran kullanımları ve mal ve hizmetler farklı olsa bile tanınmış markanın itibarından haksız yarar sağlayan veya ona zarar veren kullanımları yasaklayabilir. Bu yasak; işaretin mala konulmasını, işaretli malların satışını, ithalat ve ihracatını, reklamda, alan adında veya ticaret unvanında kullanılmasını kapsar (SMK m. 7/3).

Hakların tamamını, devir, lisans ve koruma süresini marka tescilinin sağladığı haklar ve koruma süresi yazımızda anlattık. Alan adı uyuşmazlıkları için internet sitelerinin hukuki korunması yazımıza bakabilirsiniz.

Marka hakkının ihlali sayılan fiiller (SMK m. 29)

SMK, marka hakkının ihlali için “tecavüz” terimini kullanır. “Marka hakkına tecavüz” ile “marka hakkının ihlali” aynı durumu anlatır; bu yazıda ikisini aynı anlamda kullanıyoruz. SMK m. 29/1, ihlal sayılan fiilleri dört bent halinde düzenler:

  • İzinsiz kullanım: Markayı, SMK m. 7’de belirtilen biçimlerde marka sahibinin izni olmadan kullanmak.
  • Taklit: Marka sahibinin izni olmadan markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markayı taklit etmek.
  • Taklit ürünlerin ticareti: Markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, izinsiz kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak ya da bu ürünlere ilişkin sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  • Lisans ihlali: Marka sahibinin lisans yoluyla verdiği hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Taklit ürün ticaretinde “bilmesi gerektiği halde” ölçütü, satıcının ürünün kaynağını araştırma yükümlülüğünü ifade eder. Anayasa Mahkemesi, bu ibarenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, 28.3.2018, E. 2017/172, K. 2018/32).

556 sayılı KHK döneminde, sonradan tescil ettirilmiş bir markanın kullanımı, o tescil hükümsüz kılınmadıkça ihlal sayılmıyordu. SMK m. 155 ile bu yaklaşım değiştirilmiştir: marka sahibi, kendisinden daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açtığı ihlal davalarında kendi tescilini savunma olarak ileri süremez. Anayasa Mahkemesi bu kuralı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (AYM, 1.2.2024, E. 2023/95, K. 2024/34). Uygulamada önceki hak sahibi, ihlal talepleriyle birlikte sonraki markanın hükümsüzlüğünü de ister.

Marka hakkının ihlalinde açılabilecek davalar

SMK m. 149/1, marka sahibinin ihlal halinde mahkemeden isteyebileceği talepleri sayar. Her talebin amacı ve şartları farklıdır. Uygulamada bu talepler çoğunlukla tek bir dava dilekçesinde birlikte ileri sürülür; örneğin ihlalin tespiti, durdurulması, ürünlere el konulması ve tazminat aynı davada istenir. Aşağıdaki tablo her talebi özetler, ardından her biri ayrıca açıklanmıştır.

Dava veya talep Ne zaman başvurulur? Kusur ve zarar şartı Dayanak
İhlalin tespiti Fiilin ihlal oluşturup oluşturmadığı belirlenmek istendiğinde; fiil sona ermiş olsa da Aranmaz SMK m. 149/1-a
Muhtemel ihlalin önlenmesi İhlal henüz gerçekleşmemiş, ancak güçlü emarelerle bekleniyorsa Aranmaz SMK m. 149/1-b
İhlalin durdurulması İhlal devam ediyorsa Aranmaz SMK m. 149/1-c
İhlalin kaldırılması İhlal sona ermiş, ancak etkileri sürüyorsa Aranmaz SMK m. 149/1-ç
Maddi ve manevi tazminat İhlal nedeniyle zarar doğmuşsa Kusur aranır SMK m. 149/1-ç, 150, 151
El koyma ve mülkiyet İhlal oluşturan ürünler ve araçlar varsa Aranmaz SMK m. 149/1-d, e
Şekil değiştirme, silme, imha İhlalin devamını önlemek için Aranmaz SMK m. 149/1-f
Kararın ilanı Haklı bir menfaat varsa, karar kesinleştikten sonra Aranmaz SMK m. 149/1-g
İhtiyati tedbir Dava öncesinde veya sırasında, acil durumlarda Yaklaşık ispat yeterli SMK m. 159

1. İhlalin tespiti davası

Tespit davası, bir fiilin marka hakkının ihlalini oluşturup oluşturmadığının mahkemece belirlenmesini sağlar. Kusur veya zarar aranmaz ve fiil sona ermiş olsa bile açılabilir. Marka sahibinin veya lisans alanın hakları zedelendiğinde ya da risk altına girdiğinde hukuki yararı vardır. Tespit kararının icra edilebilir bir yönü bulunmadığından, uygulamada önleme, durdurma veya tazminat gibi eda talepleriyle birlikte açılır.

2. Muhtemel ihlalin önlenmesi davası

İhlal henüz gerçekleşmemiş, ancak gerçekleşmesi bekleniyorsa önleme davası açılabilir. Bunun için gerçek bir ihlal tehlikesinin varlığı aranır. Taklit ürün üretimine elverişli kalıp ve araçların temin edilmesi, taklit etiketlerin bastırılması veya taklit ürünlerin fuarda tanıtılacağının duyurulması bu tür hazırlık durumlarına örnektir.

3. İhlalin durdurulması davası

İhlal devam ediyorsa durdurulması istenir. Uygulamada “men davası” olarak da anılır. Bu talep için ihlal edenin kusurlu olması veya marka sahibinin zarara uğramış olması gerekmez. İhlal sürdüğü müddetçe durdurma talebi için süre işlemez. Kusur varsa, durdurma talebiyle birlikte tazminat da istenebilir.

4. İhlalin kaldırılması davası

İhlal sona ermiş, ancak etkileri sürüyorsa kaldırılması davası açılır. Uygulamada “ref davası” olarak da anılır. Haksız işaret taşıyan ürünlerin üretilmiş, sergilenmiş veya satışa sunulmuş olması, tabelaların veya internet sayfalarının yerinde durması bu duruma örnektir. Kaldırma talebi de kusur şartına bağlı değildir.

5. Maddi ve manevi tazminat davası

İhlal haksız fiil niteliğinde olduğundan, ihlal eden kusurluysa marka sahibi maddi ve manevi tazminat ile koşulları varsa itibar tazminatı isteyebilir. Zararın nasıl hesaplanacağını aşağıda tazminat bölümünde ayrıca anlattık.

6. Ürünlere el konulması ve mülkiyetin devri

Marka sahibi, ihlal oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan cihaz ve makine gibi araçlara el konulmasını isteyebilir. El koyma, ihlalle bağlantılı ürün ve araçlarla sınırlıdır; diğer ürünlerin üretimini engelleyecek biçimde uygulanmaz. Marka sahibi ayrıca el konulan ürün ve araçların mülkiyetinin kendisine verilmesini talep edebilir. Bu talep kabul edilirse, ürünlerin değeri tazminattan düşülür (SMK m. 149/2).

7. Şekil değiştirme, işaretlerin silinmesi ve imha

İhlalin devamını önlemek için el konulan ürün ve araçların biçiminin değiştirilmesi veya üzerlerindeki işaretlerin silinmesi istenebilir. İmha, ihlalin önlenmesi için kaçınılmaz olduğu hallerde istenir. Mahkeme önce işaretin silinmesi gibi daha hafif önlemlerin yeterli olup olmadığını değerlendirir.

8. Kararın ilanı

Haklı bir menfaatin bulunması halinde, masrafı karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşen kararın tamamen veya özet olarak günlük gazete gibi araçlarla ilan edilmesi ya da ilgililere tebliğ edilmesi istenebilir. İlan, piyasadaki karışıklığın giderilmesine ve marka itibarının onarılmasına yardımcı olur. İlan hakkı, karar kesinleştikten sonra üç ay içinde kullanılmalıdır.

9. İhtiyati tedbir

Dava sonuçlanıncaya kadar ihlalin sürmesi telafisi güç zararlara yol açabileceğinden, dava açılmadan önce veya dava sırasında ihlalin durdurulması, ürünlere el konulması ya da teminat gösterilmesi istenebilir. Şartları ve süreleri aşağıda ihtiyati tedbir bölümünde ele aldık.

Davayı kim açabilir, karşı taraf ne yapabilir?

Dava açma hakkı kural olarak marka sahibine aittir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisans alan kişi de kendi adına dava açabilir; diğer lisans alanların dava açabilmesi ise sözleşmeye veya marka sahibine yapılacak ihtara bağlıdır (SMK m. 158). Dava, ihlal fiilini gerçekleştiren üreticiye, satıcıya, ithalatçıya veya ürünü ticari amaçla bulunduran kişiye karşı açılabilir; birden fazla kişi birlikte davalı gösterilebilir.

Kendisine ihlal iddiası yöneltilen ve örneğin ihtarname alan kişi de, hukuki yararı varsa, faaliyetinin marka hakkını ihlal etmediğinin tespitini mahkemeden isteyebilir. Bu olumsuz tespit davası, belirsizliğin uzun süre devam etmesini önlemek için başvurulan bir yoldur.

Tazminat davası: zarar nasıl hesaplanır?

Tazminat talebi için ihlal edenin kusurlu olması gerekir (SMK m. 150). Marka sahibinin zararı, fiili kaybı ile yoksun kalınan kazancı kapsar (SMK m. 151/1). İhlalin önlenmesi ve piyasadaki karışıklığın giderilmesi için yapılan masraflar fiili kayıp içinde değerlendirilebilir. Yoksun kalınan kazanç için marka sahibi üç hesaplama yönteminden birini seçebilir:

Yöntem Neye bakılır? Dayanak
Muhtemel gelir İhlal olmasaydı marka sahibinin elde edebileceği gelir SMK m. 151/2-a
İhlal edenin kazancı İhlal edenin elde ettiği net kazanç SMK m. 151/2-b
Lisans bedeli İhlal eden, markayı lisans sözleşmesiyle hukuka uygun kullansaydı ödeyeceği bedel SMK m. 151/2-c

Mahkeme hesaplamada markanın ekonomik önemini, ihlalin niteliğini ve boyutunu, var olan lisansların sayısını ve süresini dikkate alır. Markanın talep üzerinde belirleyici etken olduğu durumlarda hesaplanan kazanca hakkaniyete uygun bir pay eklenebilir (SMK m. 151/3-4). Anayasa Mahkemesi, ihlal edenin net kazancına dayalı yöntemin mülkiyet hakkıyla dengeli olduğunu kabul etmiş ve iptal talebini reddetmiştir (AYM, 11.2.2025, E. 2024/176, K. 2025/42).

Markanın kötü kullanımı veya ürünlerin kötü biçimde piyasaya sürülmesi markanın itibarını zedelemişse, ayrıca itibar tazminatı istenebilir (SMK m. 150/2). Zararın hesabı için gerekli belgeler karşı taraftaysa, marka sahibi mahkemeden bu belgelerin sunulmasını talep edebilir. Seçilen hesaplama yöntemi dava dilekçesinde belirtilir; zararın tam tutarı baştan bilinemiyorsa dava kısmi dava olarak açılıp tutar bilirkişi incelemesinden sonra bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4). Belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılmış davalarda HMK m. 107 uygulanmaya devam eder. Manevi tazminat ise genel hükümlere göre değerlendirilir.

İhtiyati tedbir ve delil tespiti

İhlal davaları zaman alır. Bu süre içinde taklit ürünlerin satışının sürmesi telafisi güç zararlara yol açabileceğinden, SMK m. 159 ihtiyati tedbir imkanı tanır. Tedbir, dava açılmadan önce veya dava sırasında istenebilir. Talep eden, markanın Türkiye’de kullanıldığını ya da kullanımı için ciddi ve etkili hazırlık yapıldığını ve karşı tarafın kullanımının hakkını ihlal ettiğini yaklaşık olarak ispat etmelidir.

  • Durdurma: İhlal fiillerinin dava sonuna kadar durdurulması; örneğin internet üzerindeki satışların durdurulması.
  • El koyma: Türkiye’de üretilmiş veya ithal edilmiş taklit ürünlere, gümrük dahil bulundukları yerde el konulması ve saklanması.
  • Teminat: Uğranılan zararın tazmini için teminat gösterilmesi.

SMK’da hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı HMK’nın ihtiyati tedbir hükümleri uygulanır (HMK m. 389 vd.). Haksız çıkma ihtimaline karşı talep edenden genellikle teminat istenir.

Davadan önce alınan tedbirde süre kısadır. Tedbir kararı dava açılmadan önce verilmişse, kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davanın açılması gerekir. Aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m. 397).

Delil tespiti de ihlal uyuşmazlıklarında sık başvurulan bir yoldur. Taklit ürünlerin bulunduğu depo, mağaza veya internet satış sayfası ortadan kalkmadan önce mahkemeden bilirkişi incelemesi ve keşif yoluyla durumun tespit edilmesi istenebilir (HMK m. 400 vd.). Delil tespiti, tazminat hesabında kullanılacak satış ve stok bilgilerinin dava öncesinde belgelenmesine de yarar. Noter aracılığıyla yapılan internet sayfası tespitleri, test alımlarına ait faturalar ve ürün fotoğrafları da hem hukuk hem de ceza yargılamasında önemli delillerdir.

Gümrükte el koyma

Taklit ürünler çoğu zaman ithalat yoluyla piyasaya girer. 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 57 ve Gümrük Yönetmeliği, fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiğinden şüphelenilen eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulmasına imkan verir. Marka sahibi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurarak markasının gümrükte izlenmesini isteyebilir; açık bir ihlal şüphesi varsa idare re’sen de harekete geçer. Durdurma bildiriminden sonra hak sahibinin kural olarak on iş günü (bozulabilir eşyada üç iş günü) içinde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alıp gümrüğe sunması gerekir; aksi halde eşya serbest bırakılabilir. Taraflar anlaşırsa eşya dava açılmadan gümrük gözetiminde imha edilebilir. Başvuru, süreler ve kolaylaştırılmış imha için marka taklidi ve sahte ürünlerle mücadele yazımıza bakabilirsiniz.

İhlal davasında sık karşılaşılan savunmalar

İhlal iddiasıyla karşılaşan taraf, davanın sonucunu doğrudan etkileyen bazı savunmalar ileri sürebilir:

  • Kullanmama savunması: Davacının markası en az beş yıldır tescilliyse, davalı, davacıdan markayı dava tarihinden önceki beş yıl içinde ciddi biçimde kullandığını veya kullanmamasının haklı bir nedeni olduğunu ispat etmesini isteyebilir (SMK m. 29/2, m. 19/2). Kullanım ispatlanamazsa ihlal talebi reddedilir. Kullanmama ayrıca markanın iptali sonucunu doğurabilir.
  • Hükümsüzlük karşı davası: Davalı, davacının markasının baştan hukuka aykırı tescil edildiğini ileri sürerek karşı dava yoluyla hükümsüzlüğünü isteyebilir.
  • Sessiz kalma: Marka sahibi, kullanımı bildiği veya bilmesi gerektiği halde uzun süre sessiz kalmışsa, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre dürüstlük kuralı gereği hak kaybı gündeme gelebilir.
  • Önceki kullanım: Davalı, işareti davacının başvuru tarihinden önce ticari alanda kullanmaya başladığını ve bu nedenle üstün hak sahibi olduğunu ileri sürebilir.

Ceza davası: marka hakkının ihlalinde cezai sorumluluk (SMK m. 30)

İhlal edenin hukuki sorumluluğunun yanında cezai sorumluluğu da vardır. SMK m. 30/1’e göre başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz ederek mal üretmek, satmak, ithal etmek veya ticari amaçla bulundurmak bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Mahkumiyet için markanın Türkiye’de tescilli olması gerekir. Soruşturma şikayete bağlıdır; şikayet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73/1). Ceza davası ile hukuk davası birbirinden bağımsızdır ve birlikte yürütülebilir. SMK m. 30’daki diğer suçlar, savcılık eliyle arama ve el koyma, bilirkişi incelemesi, uzlaştırma ve etkin pişmanlık için marka taklidi ve sahte ürünlerle mücadele yazımıza, telif suçları için telif hakkı ihlali suçları ve cezai sorumluluk yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli ve yetkili mahkeme, süreler

Görevli mahkeme

SMK’dan doğan hukuk davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir (SMK m. 156/1). Bu ihtisas mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde, Hakimler ve Savcılar Kurulunun görevlendirdiği mahkeme (kural olarak asliye hukuk mahkemesi) bu sıfatla bakar. Ceza davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, bulunmayan yerlerde asliye ceza mahkemesidir.

Yetkili mahkeme

Marka sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı ihlal davası, üç yerden birinde açılabilir (SMK m. 156/3):

  • Davacının yerleşim yeri: Marka sahibi davayı kendi yerleşim yerindeki mahkemede açabilir.
  • Fiilin gerçekleştiği yer: Taklit ürünlerin üretildiği, satıldığı veya depolandığı yer.
  • Etkilerin görüldüğü yer: İhlalin sonuçlarının ortaya çıktığı yer; internet üzerinden yapılan satışlarda bu yerin belirlenmesi ayrıca önem taşır.

Yargıtay uygulamasında, marka sahibinin açtığı ihlal ve haksız rekabet davasında SMK m. 156/3’ün uygulanacağı, davalının yerleşim yerini esas alan m. 156/5’in bu davaya uygulanmayacağı ve davanın marka sahibinin yerleşim yerinde açılabileceği kabul edilmektedir. Davacının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yer, vekil kaydı da yoksa TÜRKPATENT’in merkezinin bulunduğu Ankara mahkemeleri yetkilidir (SMK m. 156/4). Ceza davaları için SMK’da özel bir yetki kuralı yoktur; 5271 sayılı CMK’nın genel ve özel yetki kuralları uygulanır.

Süreler

Tazminat talepleri haksız fiil zamanaşımına tabidir: zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilden itibaren on yıl. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı daha uzun olduğundan sekiz yıllık süre uygulanabilir (TBK m. 72/1). İhlal devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeye başlamadığı kabul edilir. Yalnızca para alacağına yönelik davalarda, ticari dava niteliği nedeniyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu (TTK m. 5/A) gündeme gelebilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan süreler şunlardır:

  • İki hafta: Davadan önce alınan ihtiyati tedbirin uygulanmasının istenmesinden itibaren esas davanın açılması (HMK m. 397).
  • On iş günü: Gümrükte işlemleri durdurulan eşya için kural olarak tedbir kararının gümrüğe sunulması.
  • Üç ay: Kesinleşen kararın ilanı hakkının kullanılması.
  • Altı ay: Ceza yolunda, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren şikayet süresi (TCK m. 73/1).
  • İki ve on yıl: Tazminat taleplerinde zamanaşımı (TBK m. 72/1); suç oluşturan fiillerde sekiz yıllık ceza zamanaşımı uygulanabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Markayı tescil ettirmeden ceza yoluna gitmeye çalışmak; ceza koruması yalnızca Türkiye’de tescilli markalar içindir.
  • Şikayet için altı aylık süreyi kaçırmak ya da şikayet yetkisini içermeyen bir vekaletnameyle başvurmak.
  • Davadan önce alınan ihtiyati tedbirden sonra iki hafta içinde esas davayı açmamak.
  • Yalnızca tespit talebiyle dava açıp durdurma, el koyma ve tazminat taleplerini dilekçeye eklememek.
  • Kendi markasını beş yılı aşkın süre kullanmamış olmasına rağmen ihlal davası açmak ve kullanmama savunmasıyla karşılaşmak.
  • Taklit ürün satışını uzun süre bilip sessiz kalmak.
  • İnternet üzerindeki satışları noter veya delil tespiti yoluyla kayıt altına almadan ihtarname göndermek; içerik kısa sürede kaldırılabilir.
Markanızın izinsiz kullanıldığını mı düşünüyorsunuz?
Delil tespiti, ihtiyati tedbir, açılabilecek davalar ve şikayet seçeneklerini birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Marka hakkının ihlalinde hangi dava açılmalı?

Bu, ihlalin hangi aşamada olduğuna bağlıdır. İhlal sürüyorsa durdurma, sona ermiş ama etkileri devam ediyorsa kaldırma, henüz başlamamış ama bekleniyorsa önleme davası açılır. Uygulamada tespit, durdurma, el koyma, tazminat ve ilan talepleri genellikle tek bir dava dilekçesinde birlikte ileri sürülür; acil durumlarda ihtiyati tedbir de istenir.

Tescilsiz bir marka için ihlal davası açılabilir mi?

SMK m. 29 ve m. 149’daki davalar tescilli markayı korur. Tescilsiz ama ticari alanda kullanılan bir işaretin sahibi ise haksız rekabet hükümlerine (TTK m. 54 vd.) dayanabilir ve koşulları varsa sonraki markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir. Ceza koruması için Türkiye’de tescil şarttır.

Taklit ürünü bilmeden satan kişi sorumlu olur mu?

Hukuk bakımından, ürünün taklit olduğunu bilmesi gereken satıcı da ihlal etmiş sayılır. Durdurma ve el koyma gibi talepler için kusur aranmaz; tazminat için kusur gerekir. Ceza sorumluluğu ise kast gerektirir.

Marka ihlali davası hangi şehirde açılır?

Marka sahibi davayı kendi yerleşim yerinde, ihlalin gerçekleştiği yerde veya etkilerinin görüldüğü yerde açabilir (SMK m. 156/3). Görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bulunmayan yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar.

İhtiyati tedbir kararı ne kadar sürede alınır?

Yasal bir süre yoktur. Mahkemeler acil durumlarda karşı tarafı dinlemeden kısa sürede karar verebilir. Delillerin eksiksiz sunulması ve teminatın hazır olması süreci hızlandırır.

Tazminat davasında hangi hesaplama yöntemi seçilmeli?

Bu, elinizdeki verilere bağlıdır. Kendi satış kaybınızı ispatlamak zorsa ihlal edenin net kazancı veya makul lisans bedeli yöntemi daha elverişli olabilir. Seçim, dava dilekçesinde ya da yargılama sırasında yapılır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Fikri Mülkiyet Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın