Mirasla birlikte ev, araç ve banka hesabının yanında mirasbırakanın kredi borçları, kefaletleri, vergi borçları ve hakkındaki icra takipleri de mirasçılara geçer. Türk hukukunda mirasçılar bu borçlardan kural olarak terekeyle birlikte kendi kişisel malvarlıklarıyla da sorumludur ve bu sorumluluk diğer mirasçılarla müteselsildir.
Bu sorumluluk mutlak değildir. Mirasın reddi, hükmen ret, resmi defter ve resmi tasfiye gibi yollarla ortadan kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. Bu yazıda hangi borçların mirasçılara geçtiğini, sorumluluğun kapsamını, paylaşmadan sonraki beş yıllık kuralı, sorumluluktan kurtulma yollarını ve fazla ödeyen mirasçının diğerlerine nasıl rücu edeceğini örneklerle anlatıyoruz.
- Borçlar mirasçıya geçer mi?
- Evet. Mirasçılar mirasbırakanın hak ve borçlarını ölümle birlikte kendiliğinden kazanır (külli halefiyet).
- Ne kadar sorumluyum?
- Kural olarak sınırsız ve diğer mirasçılarla müteselsil: alacaklı borcun tamamını tek bir mirasçıdan isteyebilir (TMK m. 641).
- Paylaşmadan sonra?
- Müteselsil sorumluluk paylaşmadan veya sonraki muacceliyetten itibaren beş yıl devam eder (TMK m. 681).
- Nasıl kurtulurum?
- Üç ay içinde mirası reddederek, ölüm anında tereke açıkça borca batıksa hükmen ret yoluyla veya resmi defter ve resmi tasfiye isteyerek.
Külli halefiyet: borçlar da mirasçıya geçer
Mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığının bütününe tereke denir. Tereke, taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve alacakların yanında kredi borçlarını, vergi borçlarını, sözleşmelerden doğan yükümlülükleri ve hakkında başlatılmış icra takiplerini de kapsar.
Mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak kendiliğinden kazanır. Bunun için ayrıca kabul beyanında bulunmak, tapuda intikal yaptırmak veya mirasçılık belgesi almak gerekmez. Mirasçılar mirasbırakanın alacaklarını isteyebilir, mallarının sahibi olur ve aynı anda borçlarından da sorumlu hale gelir. Bu sorumluluğun kapsamı; mirasın reddedilip reddedilmediğine, paylaşmanın yapılıp yapılmadığına ve alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına göre değişir.
Kanun, bazı alacakları özel olarak tereke borcu sayar. Örneğin ana ve babası ya da büyük ana ve büyük babasıyla birlikte yaşayıp emeğini veya gelirini aileye özgüleyen ergin çocuk ve torunlara verilecek uygun bir tazminat, terekeyi borç ödemeden aciz duruma düşürmemek kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m. 641/2).
Sorumluluğun kapsamı: sınırsız ve müteselsil
Kişisel malvarlığıyla sorumluluk
Mirası kabul etmiş sayılan mirasçı, tereke borçlarından yalnızca terekeden aldıklarıyla sınırlı olarak sorumlu değildir. Alacaklılar mirasçının kendi maaşına, banka hesabına, taşınır ve taşınmazlarına icra takibi ve haciz yoluyla başvurabilir. Tereke borca batıksa bu durum mirasçı için ciddi bir risktir. Süresinde yapılan ret ile tereke borçlarından doğan kişisel sorumluluk ortadan kalkar.
Müteselsil sorumluluk
Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641/1). Alacaklı borcun tamamını, mirasçıların miras paylarına bakmaksızın dilediği bir mirasçıdan isteyebilir ya da birden fazlasına aynı anda takip başlatabilir veya dava açabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mahkemenin mirasçılardan birinin payını indirerek sorumluluğu bölmesinin müteselsil sorumluluğa aykırı olduğuna karar vermiştir (04.07.2007, 2007/447 E., 2007/457 K.).
Mirasçılar arasındaki iç ilişkide ise, aksi kararlaştırılmadıkça her mirasçı tereke borçlarını miras payı oranında ödemekle yükümlüdür (TMK m. 682/3). Payını aşan ödeme yapan mirasçı diğerlerine rücu eder.
Örnek
Mirasbırakan, bankaya 900.000 TL kredi borcu ve 300.000 TL değerinde bir araç bırakarak ölmüş olsun. Yasal mirasçıları, eşit paylı üç çocuğudur: Ali, Ayşe ve Can.
- Alacaklı karşısında: Kimse mirası reddetmemişse banka 900.000 TL’nin tamamını yalnızca Ali’den isteyebilir; Ali’nin maaşına ve kendi evine haciz koydurabilir.
- Mirasçılar arasında: Ali 900.000 TL öderse, kendi payına düşen 300.000 TL’yi aşan kısım için Ayşe’den ve Can’dan 300.000’er TL isteyebilir.
- Ret halinde: Üç kardeş de üç ay içinde mirası reddetseydi, borçtan kişisel olarak sorumlu olmazlardı. Tereke, aracın satışıyla sulh mahkemesince tasfiye edilirdi.
Kimler sorumludur?
- Yasal mirasçılar: Altsoy, ana-baba ve onların altsoyu, büyük ana-babalar ve onların altsoyu, evlatlık ve sağ kalan eş. Kimlerin hangi oranda mirasçı olduğu, iç ilişkideki payları belirler.
- Atanmış mirasçılar: Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle terekenin tamamına veya bir oranına mirasçı atananlar da yasal mirasçılar gibi borçlardan sorumludur.
- Belirli mal bırakılanlar: Kendisine yalnızca belirli bir mal (örneğin bir daire veya araç) vasiyet edilen kişi mirasçı değildir; tereke borçlarından sorumlu olmaz. Bu ayrım, vasiyetnamenin “mirasçı atama” mı yoksa “belirli mal bırakma” mı içerdiğinin yorumunu önemli kılar.
- Devlet: Mirasçı bırakmadan ölen kişinin mirası Devlete geçer. Bu durumda sulh mahkemesi resmi defteri kendiliğinden tutar; Devlet deftere yazılan borçlardan yalnızca miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur (TMK m. 631).
Mirasçılık sıfatı sona erenler
- Mirası reddeden: Usulüne uygun ve süresinde reddeden kişi mirasçı değildir; alacaklılar ona tereke borcu nedeniyle takip yapamaz. Ancak ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldığı ve denkleştirmeye tabi değerler ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu olabilir (TMK m. 618).
- Mirastan feragat eden: Karşılıksız feragat edenin tereke borçlarından sorumluluğu yoktur. Karşılık alarak feragat eden ise tereke borçları karşılamıyor ve mirasçılar da ödemiyorsa, ölümden önceki beş yıl içinde aldığı karşılıktan, mirasın açıldığı andaki zenginleşmesi tutarında alacaklılara karşı sorumludur (TMK m. 530). Ayrıntılar için mirastan feragat yazımıza bakabilirsiniz.
- Mirastan yoksun olan: Mirasbırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden ya da ölüme bağlı tasarruf yapmasını aldatma, zorlama veya korkutmayla engelleyen kişi mirastan yoksun kalır. Mirasçı olamadığından tereke borçlarından da sorumlu olmaz. Yoksunluk kanundan doğar, ancak uyuşmazlık halinde çoğu zaman yargısal tespit gerekir.
Hangi borçlar geçer, hangileri geçmez?
| Borç | Mirasçıya geçer mi? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Banka kredisi, kredi kartı | Evet | Kredi hayat sigortası varsa kalan borç poliçe şartlarına göre sigortaca ödenebilir. |
| Kira, satış ve benzeri sözleşme borçları | Evet | Kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi de mirasçılara geçer. |
| Haksız fiilden doğan tazminat | Evet | Mirasbırakanın sağlığında verdiği zararlar için. |
| Vergi aslı, gecikme faizi ve zammı | Evet, miras payı oranında | Mirası reddedenler sorumlu olmaz. |
| Vergi cezaları, adli ve idari para cezaları | Hayır | Ceza sorumluluğu şahsidir; ölümle düşer. |
| Kefalet borçları | Evet | Sorumluluk kefalet sözleşmesindeki azami miktarla sınırlıdır; resmi defter tutulmuşsa ayrıca sınırlanır. |
| İcra takibindeki borçlar | Evet | Takip ölümle durur, ret süresi geçince mirasçılara karşı sürdürülür. |
| Kişisel edim borçları | Hayır | Mirasbırakanın bizzat ifa etmesi gereken hizmet, eser veya vekalet edimleri ölümle sona erer. |
Banka kredileri ve kredi hayat sigortası
İhtiyaç, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları terekenin borcudur. Kredi kullandırılırken hayat sigortası yapılmışsa, poliçe şartları gerçekleştiğinde kalan borç sigorta şirketince bankaya ödenir. Mirasçılar ölümü gecikmeden bankaya ve sigorta şirketine bildirmeli, poliçe ve hasar dosyası hakkında yazılı bilgi istemelidir. Poliçede ölüm nedeni veya sigortalının beyan etmediği hastalıklar için istisna bulunabilir; sigorta ödemezse banka mirasçılara başvurur.
Vergi borçları
Mirasbırakanın ölüm tarihine kadar doğmuş gelir vergisi, emlak vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi gibi borçları mirasçılara geçer. Vergi borçlarında ise her mirasçı yalnızca miras payı oranında sorumludur. Vergi cezaları ise mirasçılara geçmez. Ayrıntılar için mirasçıların vergi borçlarından sorumluluğu ve adli ve idari para cezaları yazılarımıza bakabilirsiniz.
Kefalet borçları
Mirasbırakanın başkasının kredisine veya borcuna kefil olması, mirasçıların çoğu zaman haberdar olmadığı “gizli borç” riskidir. Kefalet borcu da mirasçılara geçer; ancak sorumluluk, kefalet sözleşmesinde gösterilen azami miktarla sınırlıdır. Resmi defter tutulmuşsa kefalet borçları defterde ayrı bir yere yazılır ve mirasçılar mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş olsalar bile, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde kefalet alacaklısına ne düşecek idiyse ancak o miktarla sorumlu olur (TMK m. 630).
İcra takipleri ve davalar
Mirasbırakan hakkında başlamış icra takipleri ve görülmekte olan davalar mirasçılarla devam eder. Takip, ölüm günüyle birlikte üç gün durur; mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse ret süreleri geçinceye kadar bekler (İİK m. 53). Mirası kabul etmeden önce UYAP üzerinden veya bir avukat aracılığıyla mirasbırakan hakkındaki icra dosyaları ve davalar araştırılmalıdır.
Paylaşmadan sonra: beş yıllık müteselsil sorumluluk
Mirasçılar terekeyi aralarında paylaştıktan sonra da borçlardan kurtulmuş olmaz. Alacaklılar paylaşmaya veya borcun bir mirasçı tarafından üstlenilmesine açıkça veya örtülü olarak razı olmadıkça, mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olmaya devam eder (TMK m. 681/1).
Mirasçıların müteselsil sorumluluğu, paylaşmanın gerçekleştiği tarihten veya paylaşmadan sonra muaccel olan alacaklarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmekle sona erer.
- Borç ortadan kalkmaz: Beş yıl dolduğunda borç sona ermez; yalnızca müteselsil niteliği sona erer. Alacaklı artık borcun tamamını tek bir mirasçıdan isteyemez; her mirasçıya ancak kendi payı oranında başvurabilir.
- Zamanaşımından farkı: Beş yıllık süre alacağın zamanaşımı süresi değildir. Alacağın kendisi, aşağıda anlatılan kendi zamanaşımı süresine tabidir.
- Başlangıç tarihi: Süre, paylaşmanın fiilen gerçekleştiği tarihten başlar. Mahkeme kararıyla yapılan paylaşmada uygulamada kararın kesinleşmesi esas alınır. Paylaşma tarihinin ileride ispat edilebilmesi için yazılı paylaşma sözleşmesi ve tapu kayıtları saklanmalıdır.
Sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu sınırlama yolları
Resmi defter nasıl işler?
- TalepMirası reddetme hakkı olan her mirasçı, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hakiminden terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilir. Bir mirasçının talebi diğerleri için de etkilidir (TMK m. 619).
- Alacaklılara ilanla çağrıSulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklılarını ve borçlularını bir ay arayla iki kez yapılan ilanla alacak ve borçlarını bildirmeye çağırır. Çağrı kefalet sebebiyle alacaklı olanları da kapsar; bildirim süresi ikinci ilandan itibaren en az bir aydır (TMK m. 621).
- Defter süresince yönetimDefter tutulurken yalnızca zorunlu yönetim işleri yapılabilir (TMK m. 624). Bu süre içinde icra, dava ve zamanaşımı bakımından özel kurallar uygulanır (TMK m. 625).
- Beyana çağrıDefteri inceleme süresi bitince her mirasçı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (TMK m. 626). Mirasçı mirası reddettiğini, resmi tasfiye istediğini, deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini bildirir. Beyanda bulunmayan, mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627).
- Deftere göre kabulün sonucuMiras, mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer; mirasçı bu borçlardan hem terekeyle hem kendi malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 628). Süresinde bildirimde bulunmayan alacaklılara karşı kural olarak ne kişisel ne de tereke mallarıyla sorumlu olur; kusuru olmaksızın bildirim yapamayan alacaklılara karşı ise zenginleşme ölçüsünde sorumluluk sürer (TMK m. 629).
Resmi tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz; tereke sulh mahkemesi veya atanan tasfiye memuru tarafından paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılır. Usul için terekenin resmi tasfiyesi yazımıza bakabilirsiniz.
Tereke alacaklarında zamanaşımı
Mirasbırakanın ölümü, borcun zamanaşımı süresini yeniden başlatmaz; alacak, doğduğu hukuki ilişkinin kendi zamanaşımı süresine tabi olmaya devam eder. Mirasçıların, kendilerinden istenen eski bir borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol etmesi önemlidir.
- Genel kural: Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).
- Beş yıllık süreler: Kira bedelleri, dönemsel edimler ve ücret alacakları gibi bazı alacaklar beş yılda zamanaşımına uğrar.
- Haksız fiil: Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde fiilden itibaren on yıl (TBK m. 72).
- Ayıp ve taşıma alacakları: Satış ve eser sözleşmesinde ayıptan doğan bazı haklar ile taşıma sözleşmesinden doğan bazı alacaklar için daha kısa özel süreler vardır.
Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; mirasçının icra takibine itirazında veya davaya cevabında zamanaşımı savunmasını açıkça ileri sürmesi gerekir.
Fazla ödeyen mirasçının rücu hakkı
Müteselsil sorumluluk nedeniyle bir mirasçı, kendi payını aşan bir ödeme yapmak zorunda kalabilir. Kanun bu mirasçıyı korur: paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yüklenmemiş bir tereke borcunu ya da üstlendiği miktardan fazlasını ödeyen mirasçı diğer mirasçılara rücu edebilir (TMK m. 682/1). Rücu önce, ödenen borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş mirasçıya karşı kullanılır (m. 682/2). Diğer hallerde, aksi kararlaştırılmadıkça her mirasçı miras payı oranında ödemekle yükümlüdür (m. 682/3).
Yargıtay uygulamasında rücu alacağı her davalı mirasçı için ayrı hesaplanır: ödenen tutardan o mirasçının payına düşen kısım bulunur ve davalının kendisinin ispat ettiği ödemeler bundan düşülür.
Rücu yolları
- İhtarname: Zorunlu değildir, ancak diğer mirasçıları temerrüde düşürür, faiz başlangıcını belirler ve ileride delil olur.
- İcra takibi: İlamsız takip başlatılabilir; borçlu mirasçı itiraz ederse itirazın iptali davası açılır.
- Alacak davası: Uyuşmazlık varsa genel olarak asliye hukuk mahkemesinde alacak davası açılır. Belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan itibaren kaldırılmıştır (7589 sayılı Kanun); alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4).
- Arabuluculuk: Mirasçılar arasındaki rücu davası ticari nitelikte değilse dava şartı arabuluculuğa tabi değildir; tarafların isteğiyle ihtiyari arabuluculuğa gidilebilir.
Faiz
- İhtarname gönderildiyse faiz, ihtarnamede verilen sürenin bitiminden; ihtar yoksa takip veya dava tarihinden istenebilir.
- Kural olarak yasal faiz uygulanır. 7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren yıllık %31’dir.
- Tereke borcu ticari nitelikteyse veya taraflar tacirse ticari faiz gündeme gelebilir.
Mirasçı olarak ilk üç ayda yapılacaklar
- Borçları araştırıne-Devlet varis hizmetleri, bankalar, vergi dairesi, belediye ve SGK kayıtları ile UYAP’taki icra dosyalarını inceleyin. Kefaletleri ve kredi hayat sigortalarını sorun.
- Tereke mallarına dokunmayınBorç durumu netleşmeden tereke malını satmak, aracı kullanmak veya hesaptaki parayı çekmek ret hakkını kaybettirebilir.
- Kararınızı süresinde verinTereke borca batıksa veya belirsizse, ölümü öğrenmenizden itibaren üç ay içinde ret beyanında bulunun ya da bir ay içinde resmi defter isteyin.
- Bildirimleri yapınÖlümü bankalara, sigorta şirketine ve alacaklılara yazılı olarak bildirin; kredi hayat sigortası başvurusunu yapın.
- Ödemeleri belgeleyinMirası kabul ettiyseniz yaptığınız her ödemeyi dekontla belgeleyin; payınızı aşan ödemeler için rücu hakkınızı saklayın.
Sık yapılan hatalar
- Borçların yalnızca terekeyle sınırlı olduğunu sanıp ret süresini kaçırmak.
- Vasiyetnameyle “mirasçı atanan” ile “belirli mal bırakılan” kişiyi karıştırmak.
- Paylaşmadan sonra borçlardan kurtulunduğunu düşünmek; beş yıllık müteselsil sorumluluğu hesaba katmamak.
- Alacaklının istediği eski bir borçta zamanaşımı savunmasını ileri sürmemek.
- Kardeşlerden biri borcun tamamını ödedikten sonra rücu hakkını yazılı olarak hiç talep etmemek.
Sık sorulan sorular
Mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kendi mallarıyla sorumlu olur mu?
Mirası reddetmemişlerse evet. Mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla ve birbirleriyle müteselsil olarak sorumludur. Süresinde ret, hükmen ret veya resmi tasfiye bu sorumluluğu ortadan kaldırır.
Banka borcun tamamını sadece benden isteyebilir mi?
Evet. Müteselsil sorumluluk nedeniyle alacaklı borcun tamamını dilediği mirasçıdan isteyebilir. Payınızı aşan kısmı ödedikten sonra diğer mirasçılara miras payları oranında rücu edebilirsiniz.
Mirası paylaştık; borçlardan kurtulduk mu?
Hayır. Alacaklı paylaşmaya razı olmadıkça, paylaşmadan itibaren beş yıl boyunca müteselsil sorumluluk devam eder. Bu süreden sonra da borç sona ermez; her mirasçı kendi payı oranında sorumlu kalır.
Babamın kefil olduğunu bilmiyordum; bu borçtan sorumlu muyum?
Mirası kabul etmiş sayıldıysanız kefalet borcu da size geçer, ancak kefalet sözleşmesindeki azami miktarla sınırlıdır. Borç terekeyi aşıyorsa ve süre geçtiyse hükmen ret imkanı değerlendirilmelidir.
Vasiyetle bana sadece bir daire bırakıldı; borçlardan sorumlu olur muyum?
Yalnızca belirli bir mal bırakılmışsa vasiyet alacaklısı olursunuz; mirasçı sayılmaz ve tereke borçlarından sorumlu olmazsınız. Vasiyetnamede terekenin bir oranına mirasçı atanmışsanız durum farklıdır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla