Miras Hukuku

Mirastan Men (Mirasçılıktan Çıkarma) Şartları Nelerdir?

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Mayıs 2015 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 15 dk okuma
Mirastan Men (Mirasçılıktan Çıkarma) Şartları Nelerdir?

Mirastan men, kanundaki adıyla mirasçılıktan çıkarma, saklı paylı bir mirasçının saklı payına ulaşmasını engelleyen istisnai bir kurumdur. Türk Medeni Kanunu iki tür mirasçılıktan çıkarma düzenler: cezai çıkarmada mirasçı mirasçılık sıfatını tamamen kaybeder; koruyucu çıkarma ise borç ödemeden aciz durumdaki altsoyun saklı payının yarısını kapsar.

Bu yazıda hangi sebeplerle ve hangi şekilde mirasçılıktan çıkarma yapılabileceğini, ispat yükünün kimde olduğunu, çıkarılan kişinin hangi davalarla itiraz edebileceğini ve çıkarmanın çıkarılan kişinin çocuklarına, yani altsoyuna etkisini ele alıyoruz.

Kısaca
Kim çıkarılabilir?
Yalnızca saklı paylı mirasçılar: altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş. Saklı payı olmayanlar için çıkarmaya gerek yoktur; vasiyetle dışarıda bırakılabilirler.
Hangi sebeplerle?
Ağır bir suç veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi (TMK m. 510); altsoy hakkında borç ödemeden aciz belgesi (TMK m. 513).
Nasıl yapılır?
Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle, sebep açıkça yazılarak (TMK m. 512).
Çocukları ne olur?
Çıkarılanın altsoyu, onun yerine geçer ve saklı payını isteyebilir (TMK m. 511).

Mirasçılıktan çıkarma kavramı

Saklı pay, mirasbırakanın tasarrufla dokunamayacağı miras payı bölümüdür ve yakın aile bağı nedeniyle korunur. Saklı paylı mirasçılar altsoy (çocuklar, torunlar ve onların çocukları), mirasbırakanın ana ve babası ile sağ kalan eşidir. Ancak saklı paylı mirasçının davranışları bu aile bağını ciddi biçimde zedelemişse, ona saklı pay güvencesi tanımanın anlamı kalmaz. Kanun bu halde mirasbırakana, tek taraflı bir ölüme bağlı tasarrufla mirasçısını mirasçılıktan çıkarma imkanı verir.

Yargıtay uygulamasında mirasçılıktan çıkarma, mirasçılık ehliyetinin mirasbırakan iradesiyle sınırlandırılması olarak nitelendirilir. Bu nedenle kanundaki sebepler sınırlı sayıdadır ve dar yorumlanır. Mirasbırakanın kırgınlığı, küslük veya mirasçıyı sevmemesi tek başına yeterli değildir.

TMK m. 510Cezai çıkarmaAile bağını derinden sarsan davranışlara karşı bir yaptırımdır. Mirasçı saklı payı dahil bütün payını kaybeder.
TMK m. 513Koruyucu çıkarmaBorçlu altsoyun payının alacaklılara gitmesini önler. Saklı payın yalnızca yarısını kapsar ve bu yarı çıkarılanın çocuklarına özgülenir.

Cezai mirasçılıktan çıkarma sebepleri

TMK m. 510’a göre mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını şu iki halde mirasçılıktan çıkarabilir:

  • Ağır bir suç: Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
  • Aile hukukundan doğan yükümlülükler: Mirasçı, mirasbırakana veya onun aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Ağır bir suç

Kanun hangi suçların “ağır” sayılacağını listelemez; somut olaya göre değerlendirilir. Fiilin Türk Ceza Kanunu’na göre bir suç oluşturması gerekir, ancak ayrıca bir mahkumiyet kararı aranmaz. Mirasbırakanı kasten yaralamak, ona karşı ciddi şiddet uygulamak veya tehdit etmek bu kapsamda değerlendirilebilir. Buna karşılık mirasbırakanın çok sevdiği bir vazoyu yanlışlıkla kırmak gibi kusursuz veya önemsiz davranışlar çıkarma sebebi oluşturmaz. Bazı ağır suçlar, örneğin mirasbırakanı öldürmeye teşebbüs, aynı zamanda kanundan doğan mirastan yoksunluk sebebidir.

Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali

Çocuğun yaşlı ve bakıma muhtaç ana-babasına bakmaması, eşin sadakat ve yardım yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal etmesi, nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi bu bentte değerlendirilir. Örneğin çocuğuna yıllarca nafaka ödemeyen bir babanın, çocuğu tarafından mirasçılıktan çıkarılması mümkün olabilir. İhlalin “önemli ölçüde” olması şarttır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, babasının verdiği vekaletnameleri kötüye kullandığı ve tartışmalarda ana-babasına ağır sözler söylediği ileri sürülen bir oğul hakkında, vekaletin kötüye kullanılmasının borçlar hukukuna ilişkin bir durum olduğunu ve tek başına çıkarma sebebi sayılamayacağını; sözlerin de hem nesnel hem öznel açıdan aile bağını koparacak ağırlığa ulaşmadığını kabul etmiştir (HGK 25.09.2024, 2023/3-53 E., 2024/464 K.). Bu karar, “yıllardır konuşmuyoruz” veya “bir tartışmada hakaret etti” gibi gerekçelerin, ağır ve süreklilik gösteren bir ihlalle desteklenmedikçe yetmeyebileceğini gösterir.

Koruyucu mirasçılıktan çıkarma

Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak bu yarıyı çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi zorunludur (TMK m. 513/1). Amaç, borçlu çocuğun payının tamamen alacaklılarına geçmesini önlemek ve değeri aile içinde, torunlarda tutmaktır. Kanun burada bir denge kurar: payın tamamen dışlanması alacaklıları hakkaniyete aykırı biçimde zarara uğratacağından çıkarma yalnızca saklı payın yarısıyla sınırlıdır.

“Doğmuş çocuk” mirasbırakanın ölümü anında sağ olan çocuktur. Ana rahmindeki çocuk sağ doğmak koşuluyla zaten korunur. Öğretide “doğacak çocuk” ifadesinin, mirasın açılmasından sonra doğacak çocukları da kapsadığı kabul edilir; bu nedenle özgülemenin bütün çocukları kapsayacak biçimde yazılması önerilir.

Rakamlı örnek

Mirasbırakanın eşi yok, iki çocuğu (A ve B) var; net terekesi 2.000.000 TL. A hakkında aciz belgesi bulunuyor. A’nın yasal payı 1.000.000 TL, saklı payı 500.000 TL’dir. Mirasbırakan vasiyetnamesinde A’yı koruyucu olarak mirasçılıktan çıkarır ve saklı payının yarısını (250.000 TL) A’nın çocuklarına özgüler. A’nın yasal payının saklı pay dışında kalan 500.000 TL’lik kısmını da tasarruf nisabından torunlarına bırakırsa A’nın eline yalnızca 250.000 TL geçer ve alacaklılar ancak bu tutara başvurabilir.

Koruyucu çıkarmanın iptali

Mirasın açıldığı sırada aciz belgesi artık hüküm ifade etmiyorsa, örneğin borç ödenmişse, ya da belgedeki borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılan kişinin istemi üzerine çıkarma iptal edilir (TMK m. 513/2). Yukarıdaki örnekte A’nın miras payının yarısı 500.000 TL’dir; aciz belgesindeki borç 400.000 TL ise A çıkarmanın iptalini isteyebilir.

Mirasçılıktan çıkarma nasıl yapılır?

Kanundaki sebeplerin varlığı tek başına sonuç doğurmaz. Mirasbırakanın iradesini bir ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesiyle açıklaması gerekir. Çıkarma sebebinin tasarrufta açıkça belirtilmesi de geçerlilik koşuludur (TMK m. 512/1). “Oğlumu mirasçılıktan çıkarıyorum” demek yetmez; örneğin “oğlum X, 2018’den beri hastalığımda bana hiç bakmamış, ziyaret etmemiş, tedavi masraflarıma katılmamıştır; bu nedenle aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği için onu mirasçılıktan çıkarıyorum” gibi somut olaylar yazılmalıdır.

  • Vasiyetname: Cezai çıkarmada çıkarılacak kişiyle bir sözleşme yapılması beklenemeyeceğinden en uygun yol vasiyetnamedir. Resmi, el yazılı veya sözlü şekilde yapılabilir. İspat ve ehliyet tartışmalarını azalttığı için mümkünse resmi vasiyetname tercih edilmelidir.
  • Miras sözleşmesi: Koruyucu çıkarmada, borçlu çocukla anlaşarak yapılabilir. Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamak gerekir. Ayrıntılar için miras sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz. Koruyucu çıkarma vasiyetnameyle de yapılabilir.

İspat yükü ve çıkarmaya itiraz

Çıkarılan kişi itiraz ederse, çıkarma sebebinin gerçekten var olduğunu çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispat etmek zorundadır (TMK m. 512/2). Mirasbırakan artık hayatta olmadığından, sebebi destekleyen belgelerin (şikayet dilekçeleri, ceza dosyaları, sağlık kayıtları, tanıkları) vasiyetnameyle birlikte saklanması, mirasçıların işini kolaylaştırır.

TMK m. 512/3

Sebep ispat edilemez veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, çıkarılan mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Yani çıkarılan kişi saklı payını alır, mirasbırakanın diğer tasarrufları ayakta kalır. Ancak mirasbırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma sonucunda tasarrufu yapmışsa çıkarma tamamen geçersiz olur ve çıkarılan kişi yasal payını alır.

Yargıtay uygulamasında, sebebin ispatlanamadığı durumda vasiyetnamenin tamamının iptaline karar verilmesi hatalı sayılır; tasarruf yalnızca saklı pay oranında etkisiz kılınır. Hukuk Genel Kurulu, çıkarmanın yerinde olmadığını tespit eden mahkemenin, davacı yalnızca vasiyetnamenin iptalini istemiş olsa bile saklı payın tespiti ve tenkis yönünden de inceleme yapması gerektiğini kabul etmiştir (HGK 25.09.2024, 2023/3-53 E., 2024/464 K.).

Çıkarılan kişinin başvurabileceği yollar şunlardır:

  • Tenkis yoluyla itiraz: Çıkarma sebebinin hiç olmadığını, gerçeği yansıtmadığını veya tasarrufta yazılmadığını ileri sürerek saklı payını ister. Bu talep tenkis davası niteliğindedir ve TMK m. 571’deki sürelere (öğrenmeden 1 yıl, her halde 10 yıl) tabidir. Geçerli bir çıkarmada ise çıkarılan kişi tenkis davası açamaz (TMK m. 511/1). Ayrıntılar için tenkis davası yazımıza bakabilirsiniz.
  • İptal davası: Vasiyetname şekle aykırıysa, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti yoksa veya iradesi yanılma, aldatma ya da korkutma ile sakatlanmışsa iptal davası açılabilir. Süre, öğrenmeden itibaren 1 yıl, vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıldır (TMK m. 559). Ayrıntılar için vasiyetnamenin iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.

Çıkarılan kişi itiraz etmezse, onun iflas idaresi veya aciz belgesine sahip alacaklıları da kanundaki koşullarla tenkis davası açabilir (TMK m. 562/2).

Mirasçılıktan çıkarmanın sonuçları

Ölçüt Cezai çıkarma Koruyucu çıkarma Mirastan yoksunluk
Dayanak TMK m. 510 TMK m. 513 TMK m. 578
Nasıl doğar? Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla Kanundan, kendiliğinden
Kimleri kapsar? Saklı paylı mirasçılar Yalnızca altsoy Bütün mirasçılar ve vasiyet alacaklıları
Kapsamı Saklı pay dahil bütün pay Saklı payın yarısı Bütün miras hakları
Mirasçılık sıfatı Kaybedilir Devam eder Kaybedilir; affetme ile kalkar

Cezai çıkarmada mirasçı, miras payının tamamını kaybeder ve mirasçılık sıfatına bağlı haklardan, örneğin mirasçı olarak dava açma imkanından yararlanamaz. Koruyucu çıkarma ise kısmi bir çıkarmadır: mirasçı, saklı payının yarısı oranında paylaşmaya katılır ve mirasçılığın getirdiği hak ve sorumlulukları taşımaya devam eder.

Mirastan yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma birbirine benzer, ancak ayrı kurumlardır. Yoksunluk, mirasbırakanı kasten öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek, onun vasiyetname yapmasını hile veya zorla engellemek gibi kanunda sayılan hallerde mirasbırakanın bir işlem yapmasına gerek kalmadan ortaya çıkar ve saklı payı olmayan mirasçılar için de geçerlidir. Çıkarma ise ancak mirasbırakanın tasarrufuyla gerçekleşir ve yalnızca saklı paylı mirasçılar için söz konusudur.

Mirasçılıktan çıkarmanın altsoya etkisi

Çıkarma kişiseldir; çıkarılan kişinin çocuklarını cezalandırmaz. Mirasbırakan başka türlü bir tasarrufta bulunmamışsa, çıkarılanın miras payı, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi, varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 511/2). Mirasbırakan bu payı başkasına bırakmış olsa bile çıkarılanın altsoyu, çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi saklı payını isteyebilir (TMK m. 511/3).

Rakamlı örnek

Mirasbırakanın eşi ve iki çocuğu (A ve B) var; net terekesi 2.400.000 TL. A, vasiyetnameyle geçerli biçimde cezai olarak mirasçılıktan çıkarılmış; A’nın iki çocuğu var.

  • Başka tasarruf yoksa: Eş 600.000 TL (1/4), B 900.000 TL (3/8) alır. A’nın 900.000 TL’lik payı iki çocuğuna geçer; her biri 450.000 TL alır.
  • Mirasbırakan A’nın payını B’ye vasiyet ettiyse: A’nın saklı payı 450.000 TL’dir (3/16). A’nın çocukları bu saklı payı, her biri 225.000 TL olmak üzere, tenkis yoluyla isteyebilir.

Torunların bu talebi de tenkis niteliğindedir ve TMK m. 571’deki bir yıllık ve on yıllık sürelere tabidir. Yargıtay, çıkarılanın altsoyunun saklı paylı mirasçı sıfatıyla tenkis isteyebileceğini, ancak bu hakkın bir yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Koruyucu çıkarmada ise yarı payın doğmuş ve doğacak çocuklara özgülenmesi zorunluluğu, altsoyun haklarını doğrudan güvence altına alır.

Altsoy yoksa pay, mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır. Hangi mirasçının hangi payı alacağının hesabı için yasal mirasçılar ve miras payları yazımıza bakabilirsiniz.

Başvuru ve dava yolu

Mirasçısını çıkarmak isteyen kişi için

  1. Sebebi belgeleyinŞiddet veya tehdit varsa şikayet ve sağlık kayıtlarını, bakım yükümlülüğü ihlal edildiyse tanıkları, yazışmaları ve bakımevi kayıtlarını saklayın. Koruyucu çıkarmada aciz belgesinin örneğini edinin.
  2. Tasarrufu doğru şekilde yapınNoterde resmi vasiyetname düzenletin; çıkarma sebebini somut olaylar, tarihler ve kişilerle yazdırın. Koruyucu çıkarmada yarı payın doğmuş ve doğacak çocuklara özgülendiğini açıkça belirtin.
  3. Tasarruf nisabını da düşününSaklı pay dışında kalan kısmı kime bırakmak istediğinizi aynı vasiyetnamede düzenleyin; aksi halde çıkarılanın payı kanun gereği altsoyuna geçer.

Çıkarılan kişi veya diğer mirasçılar için

Vasiyetnamenin açılması ve size tebliği için sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Tenkis ve iptal davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir (HMK m. 11). Dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Tenkis talebi nispi harca tabidir (2026 tarifesinde binde 68,31, dörtte biri peşin). Dilekçeye vasiyetname, mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları ve terekeye ilişkin tapu ve banka kayıtları eklenir. Terekedeki taşınmazların elden çıkarılması riski varsa ihtiyati tedbir istenebilir. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, ardından iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir.

  • Vasiyetnameye çıkarma sebebini yazmamak veya yalnızca “bana karşı saygısız” gibi genel ifadeler kullanmak.
  • Saklı payı olmayan bir kardeşi “çıkarmak” için gereksiz yere sebep aramak; vasiyetle dışarıda bırakmak yeterlidir.
  • Koruyucu çıkarmada yarı payı çocuklara özgülemeyi unutmak.
  • Çıkarılan kişinin, vasiyetnamenin tebliğinden sonra bir yıllık tenkis süresini kaçırması.
  • Torunların, ebeveynleri çıkarıldı diye kendilerinin de haktan yoksun kaldığını düşünmesi.
Mirasçılıktan çıkarma mı düşünüyorsunuz ya da çıkarıldınız mı?
Sebeplerin yeterliliğini, vasiyetnamenin şeklini ve itiraz sürelerini birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Çocuğumu mirasçılıktan çıkarabilir miyim?

Çocuğunuzun yasal payının yarısı saklı paydır ve kural olarak buna dokunamazsınız. Ancak çocuğunuz size veya yakınlarınıza karşı ağır bir suç işlemişse ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse, sebebi açıkça yazdığınız bir vasiyetnameyle onu mirasçılıktan çıkarabilirsiniz.

Yıllardır konuşmadığım çocuğumu çıkarabilir miyim?

Yalnızca küslük yeterli olmayabilir. Çıkarma için çocuğunuzun bakım, ilgi veya yardım gibi aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmiş olması ve bunun aile bağını koparacak ağırlıkta bulunması gerekir. Bu olguları somut olarak vasiyetnamede yazmanız ve mümkünse delillerini saklamanız önemlidir.

Çocuğumu çıkarırsam payını torunum alır mı?

Aksi yönde bir tasarrufunuz yoksa evet. Çıkarılanın payı, o sizden önce ölmüş gibi kendi çocuklarına geçer. Payı başkasına bıraksanız bile torunlarınız saklı paylarını isteyebilir.

Mirastan yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma arasındaki fark nedir?

Yoksunluk, mirasbırakanı öldürme veya öldürmeye teşebbüs gibi kanunda sayılan hallerde kendiliğinden doğar ve bütün mirasçılar için geçerlidir. Çıkarma ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunu gerektirir ve yalnızca saklı paylı mirasçılar için söz konusudur.

Mirasçılıktan çıkarıldım; ne yapabilirim?

Sebebin gerçek olmadığını veya vasiyetnamede yazılmadığını ileri sürerek saklı payınızı tenkis yoluyla isteyebilir, vasiyetname şekle aykırıysa ya da mirasbırakanın ehliyeti veya iradesi sakatsa iptal davası açabilirsiniz. Bu davalar için öğrenmeden itibaren bir yıllık süre işler; süreyi kaçırmamak için vasiyetnamenin tebliğinden sonra hızlı hareket edin.

Mirasçılıktan çıkarma için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, ne vasiyetname düzenlemek ne de dava açmak için avukat zorunluluğu vardır. Ancak sebebin yazılış biçimi ve sürelerdeki bir hata telafisi zor sonuçlar doğurabileceğinden hukuki destek almanız yararlı olur.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Miras Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın