Bono, belirli bir parayı ödeme taahhüdü içeren ve Türk Ticaret Kanunu’na göre sıkı şekil şartlarına tabi bir kıymetli evraktır. Senedi düzenleyen kişi onu alacaklıya teslim eder; alacaklı senedi vadesine kadar saklayabilir ya da aksi kararlaştırılmadıkça ciro ederek başkasına devredebilir. Ancak senet bir kağıttır: kaybolabilir, çalınabilir, yanabilir ya da okunamaz hale gelebilir. Senedin bu şekilde ibrazının veya içerdiği hakkın tespitinin imkansız hale gelmesine hukukta “zıya” (zayi) denir.
Kanun, zıya halinde yetkili hamilin haklarını korumak için çeşitli çareler öngörmüştür; bunların başında senet iptal davası gelir. Bu yazıda kaybolan veya çalınan senedin iptali için kimin, hangi mahkemede ve nasıl dava açabileceğini, ödeme yasağının nasıl istendiğini, ilan sürecini ve iptal kararının sonuçlarını Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
- Kim açar?
- Senedin zayi olduğu sırada yetkili hamil olan kişi. Yargıtay, senedi düzenleyenin (keşidecinin) bu davayı açamayacağını kabul ediyor.
- Hangi mahkeme?
- Ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesi.
- Ne kadar sürer?
- Mahkemenin vereceği senedi getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır; dava bu süre dolmadan sonuçlanmaz.
- Sonuç?
- Senet iptal edilir; hamil hakkını senetsiz ileri sürebilir veya yeni senet düzenlenmesini isteyebilir.
Senet iptal davası nedir?
Senet iptal davası, elinden istemi dışında çıkan veya yok olan senedin hükümsüzlüğüne karar verilmesini sağlayan davadır. Davada yetkili hamil olduğunu iddia eden kişi, senedin zıyaa uğradığını mahkemeye inandırıcı biçimde gösterir. Mahkeme zıyaı kabul ederse ilan yoluyla senedi elinde bulunduran kişiyi senedi getirmeye çağırır; senet getirilmezse iptaline karar verir. İptal kararından sonra kaybolan kağıt artık bir hak taşımaz ve onu ele geçiren kişi senede dayanarak ödeme isteyemez.
Bonoya ilişkin zayi hükümleri, TTK m. 778 yollamasıyla poliçe için öngörülen m. 757-765 hükümlerinden oluşur. Davanın konusu TTK’da düzenlendiğinden mutlak ticari davadır ve tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Dava, belirli bir davalıya yöneltilmez; bu nedenle çekişmesiz yargı niteliği ağır basar ve mahkeme delilleri kendiliğinden de araştırabilir. Konusu bir para alacağı olmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez.
Davanın açılabilmesi için ortada TTK’nın aradığı şartları taşıyan bir senet bulunmalıdır. Senet, TTK m. 776’daki unsurları (“bono” ibaresi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, düzenleme tarihi ve yeri, düzenleyenin imzası) ya doğrudan içermeli ya da bu unsurlar kanunun tamamlayıcı hükümleriyle belirlenebilmelidir. Unsurların ayrıntısı için bononun zorunlu unsurları yazımıza bakabilirsiniz.
Senet hangi hallerde zayi sayılır?
Çalınma, kaybolma, yırtılma veya yanma gibi nedenlerle ibrazı imkansız hale gelen senet zayi sayılır. Senedin tamamen ortadan kalkması şart değildir. Örneğin senet ıslanır ve yazılar silinerek senette yazılı hak tespit edilemez hale gelirse bu da zıya olarak kabul edilebilir. Buna karşılık senet yalnızca kısmen yırtılmış veya lekelenmiş, ancak zorunlu unsurları ve imzalar okunabilir durumdaysa zıyadan söz edilmez; hamil senedi olduğu gibi ibraz edebilir. Sınırda kalan durumlarda senedin mevcut haliyle bir uzmana incelettirilmesi ve fotoğraflanması, davada önemli bir delil olur.
Her elden çıkış zıya değildir. Hangi yolun izleneceği, senedin elden nasıl çıktığına göre değişir:
| Durum | Zıya mı? | İzlenecek yol |
|---|---|---|
| Senet kayboldu, kimin elinde olduğu bilinmiyor | Evet | Ödeme yasağı ve iptal davası |
| Senet çalındı, hırsız veya elinde bulunduran biliniyor | Evet | Ödeme yasağı ve senedin istirdadı (geri alınması) davası |
| Senet yandı, yırtıldı veya okunamaz hale geldi | Evet | İptal davası (ödeme yasağına gerek yok) |
| Borç ödendi ama senet borçluya iade edilmedi | Borçlu bakımından zıya yok | Menfi tespit veya istirdat davası |
| Senet hamil tarafından bilerek bir başkasına verildi | Kural olarak yok | Temel ilişkiye göre iade veya tazminat talebi |
Davayı kim açabilir?
Zıya halinde dava açma hakkı yetkili hamile aittir. Yetkili hamil, senedi kesintisiz bir ciro zinciriyle ya da lehtar olarak elinde bulunduran kişidir. Yetkili hamilin alacaklı olması şart değildir. TTK m. 759/2 uyarınca davacı, senedin kendi elinde iken zayi olduğunu inandırıcı biçimde göstermeli ve senedin bir suretini ya da esaslı içeriğine ilişkin bilgileri mahkemeye sunmalıdır. Yargıtay, bu aşamada tam ispat aranmayacağını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu kabul etmektedir (Yargıtay 11. HD, 25.06.2014, 2014/6701 E., 2014/12060 K.).
Senedi düzenleyen (keşideci) dava açabilir mi?
Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay, keşidecinin iptal davası açamayacağını kabul etmekte ve uygulamada keşideci tarafından açılan davalar reddedilmektedir.
Yargıtay’ın incelediği bir olayda keşideci olan davacı, bononun kargoda kaybolduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, TTK m. 818/1-s yollamasıyla m. 757’ye göre zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının hamile tanındığını, davacının ise keşideci olduğunu belirterek davayı reddetmiş; Yargıtay hükmü oy birliğiyle onamıştır.
Keşideci, senedi henüz lehtara teslim etmeden kaybetmişse ya da borcunu ödediği halde senedi geri alamamışsa, korunma yolu farklıdır. Senedin kötüye kullanılmasına karşı menfi tespit davası ve gerektiğinde ihtiyati tedbir yoluna başvurulur.
Tahsil cirosuyla senedi elinde bulunduran banka
Bir olayda ilk derece mahkemesi, bonoyu tahsil cirosuyla devralan davacı bankanın meşru hamil olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, tahsil cirosunun temsil yetkisi niteliğinde olduğunu, vekil hamil konumundaki bankanın üçüncü kişi elindeki senedin iadesini veya zayi nedeniyle iptalini isteme hakkı bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.
Bu karar, senedi düzgün bir ciro silsilesiyle tahsil cirosu yoluyla devralan kişinin de dava açabileceğini gösterir. Rehin cirosuyla senedi elinde bulunduran alacaklı ve intifa hakkı sahibi gibi kişiler de koşullara göre bu imkandan yararlanabilir.
Ödeme yasağı: senet bulunursa ne olur?
Senedi bulan veya çalan kişi, onu borçluya ibraz ederek ödeme isteyebilir. Bunu önlemek için yetkili hamil, mahkemeden borçlunun ödeme yapmaktan yasaklanmasını, yani ödeme yasağı kararı verilmesini isteyebilir. Ödeme yasağı ihtiyati tedbir niteliğindedir ve hamili dava süresince korur.
- Yetkili mahkeme: Ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesi (TTK m. 757/1).
- Talep şartı: Mahkeme ödeme yasağına kendiliğinden karar veremez; açık talep gerekir. Talep iptal davasıyla birlikte veya davadan önce yapılabilir.
- Senet yok olmuşsa: Senet yanmış veya tamamen yok olmuşsa ödeme yasağı istenemez. Senet borçluya ibraz edilemeyeceğinden ödeme de yapılamaz.
- Tevdi izni: Ödeme yasağı varken borçlu, senet kendisine ibraz edilse bile ödeme yapamaz. Mahkeme vade geldiğinde borçluya senet bedelini tevdi etme izni verir ve tevdi yerini gösterir (TTK m. 757/2). Tevdi yerine yapılan ödeme borcu sona erdirir.
- Teminat: Ödeme yasağı ihtiyati tedbir niteliğinde olduğundan mahkeme davacıdan teminat isteyebilir.
Senedi ele geçiren kişinin kimliği biliniyorsa mahkeme, yetkili hamile senedin istirdadı için dava açması amacıyla uygun bir süre verir. Hamil bu süre içinde dava açmazsa mahkeme ödeme yasağını kaldırır (TTK m. 758). Senedi elinde bulunduranın kimliği bilinmiyorsa iptal davası yoluna gidilir.
Ödeme yasağı takibi her zaman durdurmaz. Yargıtay’ın bazı kararlarında, ödeme yasağının ihtiyati haciz kararına engel olmadığı (11. HD, 04.10.2016, 2016/8590 E., 2016/7768 K.) ve hasımsız verilen bu tedbirin iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamadığı için takibe de engel olmadığı (12. HD, 17.11.2014, 2014/20532 E., 2014/27504 K.) kabul edilmiştir. Öğretide bu yaklaşımı eleştiren görüşler de vardır. Senet kötü niyetli birinin eline geçtiyse ödeme yasağıyla yetinmeyip savcılığa şikayet ve gerektiğinde menfi tespit yollarını da değerlendirin.
İptal davası nasıl yürür?
- Delilleri toplayınSenedin bir fotokopisini veya en azından tarafları, tutarı, vadesi, düzenleme tarihi ve yeri gibi esaslı bilgilerini, kayıp veya çalınmaya ilişkin emniyet tutanağını, kargo kayıtlarını, tanık bilgilerini bir araya getirin.
- Dilekçeyi verinÖdeme yeri veya yerleşim yerinizdeki asliye ticaret mahkemesine başvurun. Ödeme yasağını aynı dilekçede talep edin; senet yok olmuşsa bu talebe gerek yoktur.
- Mahkemenin ön değerlendirmesiMahkeme, senedin zayi olduğunu ve sizin yetkili hamil olduğunuzu muhtemel görürse senedin getirilmesi için ilan kararı verir.
- İlanlarİlan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde birer hafta arayla üç kez yapılır (TTK m. 762). Mahkeme gerekli görürse başka ilan yollarına da karar verebilir. İlanda senedi elinde bulunduran kişi, belirlenen süre içinde senedi getirmeye çağrılır ve getirmezse senedin iptal edileceği ihtar edilir.
- Bekleme süresiMahkemenin belirlediği süre dolana kadar dava bekletilir.
- KararSenet süresinde getirilmezse mahkeme senedin iptaline karar verir (TTK m. 764). Senet getirilirse istirdat süreci başlar.
Dava dilekçesinde neler bulunmalı?
Mahkemenin zıyaı ve yetkili hamilliği muhtemel görebilmesi için dilekçenin ayrıntılı olması gerekir. Dilekçede şu bilgilerin yer alması yararlıdır:
- Senedin kimliği: Düzenleyen, lehtar, varsa cirantalar ve avalistler, bedel, vade, düzenleme tarihi ve yeri, ödeme yeri; varsa senet numarası.
- Hamilliğin dayanağı: Senedi lehtar olarak mı yoksa ciro yoluyla mı aldığınız; ciro zincirinin nasıl oluştuğu.
- Zıyaın anlatımı: Senedin ne zaman, nerede ve nasıl kaybolduğu, çalındığı ya da yok olduğu; olayın hemen ardından yapılan bildirimler.
- Deliller: Senet fotokopisi veya taranmış görüntüsü, muhasebe kayıtları, emniyet veya savcılık tutanağı, kargo ve kurye kayıtları, tanıklar.
- Talepler: Ödeme yasağı (senet yok olmamışsa), ilan yapılması ve senedin iptali; gerekiyorsa teminat karşılığında ödeme emri.
Senedin fotokopisi bulunmasa bile esaslı içeriği başka belgelerle gösterilebilir. Bu nedenle işletmelerin aldıkları senetlerin bir kopyasını ya da taranmış görüntüsünü muhafaza etmesi, olası bir kayıpta davayı önemli ölçüde kolaylaştırır.
İlan ve senedi getirme süreleri
| Konu | Kural |
|---|---|
| Senedi getirme süresi | En az üç ay, en çok bir yıl; mahkeme takdir eder (TTK m. 761/1). |
| Sürenin başlangıcı (vadesi gelmiş senet) | Birinci ilan günü |
| Sürenin başlangıcı (vadesi gelmemiş senet) | Vadenin gelmesi |
| Zamanaşımına az kalmışsa | Vadesi gelmiş ve zamanaşımına üç aydan az süre kalmış senetlerde mahkeme daha kısa süre belirleyebilir. |
| İlan yeri ve sayısı | Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde birer hafta arayla üç kez; mahkeme başka yollara da karar verebilir. |
Senet ilan sonucunda mahkemeye sunulursa mahkeme, yetkili hamile senedin istirdadı için dava açması amacıyla süre verir. Hamil bu sürede dava açmazsa senet mahkemeye sunan kişiye geri verilir ve varsa ödeme yasağı kaldırılır (TTK m. 763). Senedi getiren kişi iyiniyetle iktisap ettiğini ileri sürebilir; bu durumda uyuşmazlık istirdat davasında çözülür.
Vadesi henüz gelmemiş bir senette süre vadeden başladığından, örneğin vadesine sekiz ay olan bir senet için açılan davada iptal kararı en erken vade artı en az üç ay sonra verilebilir. Bu nedenle uzun vadeli senetlerde dava süresinin uzayacağı baştan hesaba katılmalıdır. Bekleme süresinde hamil tamamen korumasız değildir: mahkeme, iptal davası sürerken yeterli teminat gösterilmesi şartıyla bonoyu düzenleyene senet bedelini ödemesini emredebilir (TTK m. 765).
İptal kararı ve sonuçları
İptal kararı, senedin zıyaa uğradığının ve davacının yetkili hamil olduğunun mahkemece kabul edildiği anlamına gelir. Bu kararla:
- Zayi senet hükümsüz olur: Senedi sonradan ele geçiren kişi onu ibraz ederek ödeme isteyemez.
- Senetsiz hak: İptal davasını açan kişi, senede bağlı hakkını senet olmadan ileri sürebilir.
- Yeni senet: Hamil, masrafları kendisine ait olmak üzere borçludan yeni bir senet düzenlenmesini talep edebilir. Vadesi gelmemiş senetlerde bu imkan özellikle önemlidir.
- Teminatın iadesi: Dava sürecinde teminat karşılığı ödeme yapılmışsa, senedin iptaliyle teminat serbest kalır.
Senetsiz hak ileri sürmek veya yeni senet istemek için mahkemenin iptal kararı gerekir. Senedin kaybolduğunu bildiren bir tutanak veya gazete ilanı bu hakları doğurmaz. Kararın kesinleşmesini beklemeden işlem yapılmamalıdır.
Senedi iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişi
Kaybolan veya çalınan senet, ciro zinciri içinde görünüşte düzgün bir şekilde iyiniyetli bir üçüncü kişinin eline geçmiş olabilir. Kambiyo hukukunda kesintisiz ciro zinciriyle senedi elinde bulunduran ve iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olmayan hamil korunur. Bu kişi ilan süresi içinde senedi mahkemeye sunarsa uyuşmazlık istirdat davasında çözülür ve senedi hangi koşullarda iktisap ettiği tartışılır. Bu nedenle iptal davası her durumda senedi geri getirmez; senet iyiniyetli bir hamilin elindeyse hak kaybı yaşanabilir. Kayıp fark edildiği anda ödeme yasağı istenmesi ve borçlunun bilgilendirilmesi bu riski azaltır.
İptal kararı senet alacağının varlığını ve tutarını kesin olarak tespit eden bir eda hükmü değildir; senedin yerine geçen bir belge işlevi görür. Borçlu ödemeden kaçınırsa alacaklının hangi takip veya dava yolunu kullanacağı somut duruma göre değerlendirilmelidir. Vadeden sonra işleyecek faiz konusunu ticari işlerde faiz yazımızda ele aldık.
Özel durumlar ve dikkat edilecek noktalar
Açık (eksik doldurulmuş) senet
Yalnızca imza taşıyan ve bedel ya da vade gibi unsurları boş bırakılmış bir senet kaybolduğunda, senedin bono vasfı taşımadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi tehlikesi vardır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, eksik unsurların ibrazdan önce tamamlanabileceğini (TTK m. 680) hatırlatarak, yalnızca imzalı senet hakkındaki iptal talebinin de ilanlar yapıldıktan sonra esastan incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (23.02.2023, 2020/924 E., 2023/273 K.).
Zamanaşımı işlemeye devam eder
Ödeme yasağı ve iptal davası, senet alacağının zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz. Hamilin düzenleyene karşı hakları vadeden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar. Vadesi geçmiş bir senet için iptal davası açılırken zamanaşımını kesecek işlemler ayrıca değerlendirilmelidir. Kambiyo senetlerindeki süreler ve hak kayıpları için çeklere ilişkin ibraz süreleri ve zamanaşımı yazımız da benzer mantığı açıklar.
Çek ve tüketici senetleri
Çekin zayi olması halinde de aynı hükümler TTK m. 818 yollamasıyla uygulanır; ancak muhatabın banka olması nedeniyle bazı farklılıklar vardır. Ayrıntılar için çek iptali davası yazımıza bakabilirsiniz. Tüketici işlemlerinde ödenen taksitlere ait senetlerin iadesi ise tüketici mevzuatında ayrıca düzenlenmiştir; tüketici hukuku yazılarımızda bu konuyu ayrıca ele aldık.
Sık yapılan hatalar ve kontrol listesi
Senet kaybolduğunda ilk günlerde atılan adımlar sonucu belirler. Hemen emniyete veya savcılığa bildirimde bulunun, senedin fotokopisini ya da bilgilerini toparlayın, borçluyu yazılı olarak bilgilendirin ve ödeme yasağı talebiyle birlikte davayı vakit kaybetmeden açın.
- Senedin kaybolduğunu yalnızca gazete ilanıyla duyurup mahkemeye başvurmamak.
- Davayı keşideci sıfatıyla açmak; borcu ödenmiş ama iade edilmemiş senet için iptal davası yoluna gitmek.
- Senedin fotokopisini veya esaslı bilgilerini saklamamak.
- Ödeme yasağı talep etmeyi unutmak.
- İptal davasının zamanaşımını durdurduğunu sanmak.
- Senedi elinde bulunduranın kimliği biliniyorken mahkemenin verdiği sürede istirdat davası açmamak.
- İptal kararı kesinleşmeden senetsiz tahsile girişmek.
Sık sorulan sorular
Kaybolan senet için hangi mahkemeye başvurulur?
Ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesine. Dava mutlak ticari dava olduğundan tarafların tacir olup olmamasına bakılmaz.
Senet iptal davası ne kadar sürer?
Mahkemenin vereceği senedi getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır. Vadesi gelmemiş senetlerde bu süre vadeden itibaren başladığından dava daha uzun sürebilir.
Senedi ben düzenledim ve kaybettim; iptal davası açabilir miyim?
Yargıtay, keşidecinin iptal davası açamayacağını kabul etmektedir. Senedin kötüye kullanılması riskine karşı menfi tespit davası ve ihtiyati tedbir yollarını değerlendirmeniz gerekir.
Senet yanarak tamamen yok olduysa ödeme yasağı gerekir mi?
Hayır. Senet yok olmuşsa kimse onu borçluya ibraz edemeyeceğinden ödeme yasağı istenemez. Doğrudan iptal davası açılır.
İptal kararından sonra borçlu ödeme yapmazsa ne olur?
İptal kararı, hakkınızı senet olmadan ileri sürmenizi sağlar. Borçludan yeni senet düzenlenmesini de isteyebilirsiniz. Ödeme yapılmazsa izlenecek takip veya dava yolu somut duruma göre belirlenir.
Senet iptal davası için arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. İptal davasının konusu bir para alacağı olmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla