3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, taşınmaz zilyetliğine yönelik haksız müdahalelerin idari yoldan kaldırılmasına imkan tanıyan özel bir düzenlemedir. Bu Kanun kapsamında valilik ve kaymakamlıklar tarafından yapılan inceleme sonucunda, taşınmaza yönelik fiili müdahalenin kaldırılmasına ve işgalin sona erdirilmesine karar verilebilmektedir.
Özellikle taşınmazın kullanımının engellenmesi, haksız işgal, sınır ihlali, ecrimisil uyuşmazlıklarıyla bağlantılı müdahaleler ve paydaşlar arasındaki fiili kullanım sorunları bakımından 3091 Sayılı Kanun uygulamada önemli bir koruma mekanizması oluşturmaktadır.
Bu yazımızda; 3091 Sayılı Kanun’un uygulama şartlarını, başvuru sürecini, idari inceleme aşamalarını, verilen kararların uygulanmasını ve bu kararlara karşı başvurulabilecek yargı yollarını ayrıntılı olarak ele alacağız.
Yazı İçeriği
1. 3091 Sayılı Kanun Nedir?
3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, taşınmazlara yönelik haksız fiili müdahalelerin idari yoldan ve hızlı şekilde önlenmesini amaçlayan özel bir kanundur. Kanun kapsamında, taşınmaz zilyetliğine yapılan haksız müdahalelerin kaldırılması için valilik ve kaymakamlıklara başvuru yapılabilmektedir.
Bu Kanun ile amaçlanan husus, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin korunması ve kamu düzeninin sağlanmasıdır. Özellikle uzun sürebilen adli yargı süreçleri beklenmeksizin, idari makamlar aracılığıyla müdahalenin hızlı şekilde sona erdirilmesi hedeflenmektedir.
3091 Sayılı Kanun yalnızca fiili müdahalelerin önlenmesine yönelik idari bir koruma mekanizması sağlamakta olup; mülkiyet hakkının kesin olarak tespiti veya ayni hak uyuşmazlıklarının çözümü amacı taşımamaktadır.
1.1. İdari Koruma Mekanizmasının Kapsamı
3091 Sayılı Kanun kapsamında;
- Taşınmazın haksız şekilde işgal edilmesi,
- Kullanımın engellenmesi,
- Fiili el atma,
- Sınır ihlalleri,
- Taşınmaza zorla müdahale edilmesi
gibi durumlarda idari başvuru yapılabilmektedir.
Kanun, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin korunmasını esas almakta olup; başvurucunun malik olması zorunlu değildir. Belirli şartlar altında zilyetler, paydaşlar, mirasçılar ve kamu kurumları da başvuruda bulunabilmektedir.
1.2. Adli Yollar ile İlişkisi
3091 Sayılı Kanun kapsamında işletilen idari süreç, adli yargıda açılabilecek ayni hak ve zilyetlik davalarından bağımsız nitelikte bir koruma mekanizmasıdır.
| Özellik | 3091 Sayılı Kanun (İdari Yol) | Medeni Kanun / Adli Yargı (Dava Yolu) |
| Temel Amaç | Mevcut zilyetliği ve kamu düzenini korumak. | Mülkiyet veya üstün zilyetlik hakkını tespit etmek. |
| Karar Verici | Vali veya Kaymakam. | Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk Mahkemesi. |
| İnceleme | Haklılık değil, sadece “son zilyetlik” incelenir. | Tapu kayıtları, mülkiyet ve hukuki haklılık incelenir. |
| Kesinlik | Verilen karar “maddi anlamda kesin hüküm” teşkil etmez. | Verilen karar kesin hüküm teşkil eder. |
2. Taşınmaz İşgali ve Müdahale Kavramı
Haksız işgal, bir taşınmazın malikinin veya zilyedinin rızası dışında, hukuki bir hak veya yetkiye dayanmaksızın kullanılması veya fiilen ele geçirilmesidir.3091 Sayılı Kanun bakımından önemli olan husus, müdahalenin fiili ve hukuka aykırı nitelikte olmasıdır.
2.1. Fiili Müdahale Halleri
Fiili müdahale, taşınmaz üzerindeki zilyetlik veya kullanım hakkını doğrudan etkileyen her türlü fiziksel el atmayı ifade etmektedir. Özellikle;
- Taşınmaza girilmesi,
- Sınır ihlali yapılması,
- Yol kapatılması,
- Taşınmaz üzerine yapı veya engel konulması,
- Kullanım alanının işgal edilmesi
uygulamada fiili müdahale halleri arasında yer almaktadır. Bu müdahalelerin idari makamlarca yerinde inceleme ve araştırma yoluyla tespit edilmesi mümkündür.
2.2. Taşınmazın Kullanımının Engellenmesi
Taşınmaza doğrudan el atılmasa dahi, taşınmazdan yararlanmanın fiilen engellenmesi de 3091 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmektedir. Özellikle;
- Taşınmaza girişin engellenmesi,
- Ulaşım yolunun kapatılması,
- Tarımsal faaliyetin önlenmesi,
- Ortak kullanım alanlarının kapatılması
gibi durumlar uygulamada müdahale kapsamında kabul edilebilmektedir.
2.3. Kamu Taşınmazları ve Özel Mülkiyet Ayrımı
3091 Sayılı Kanun hem özel mülkiyete tabi taşınmazlar hem de belirli kamu taşınmazları bakımından uygulanabilmektedir.
Özellikle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler, mera alanları, yaylak ve kışlaklar ile kamu kurumlarına ait taşınmazlar bakımından da Kanun kapsamında idari müdahale mekanizması işletilebilmektedir.
2.4. Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde İşgal Sorunu
Paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda da paydaşlar arasında fiili kullanım uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle;
- Bir paydaşın taşınmazın tamamını kullanması,
- Diğer paydaşların kullanımının engellenmesi,
- Ortak alanların kapatılması
uygulamada sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır.
Bu tür durumlarda somut olayın özelliklerine göre 3091 Sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılması mümkün olabilmektedir. Ancak paydaşlar arasındaki kullanım uyuşmazlıklarında idari makamlar tarafından mülkiyet ilişkisi değil, fiili zilyetlik durumu esas alınmaktadır.
3. 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şartları
3091 Sayılı Kanun kapsamında idari makamlar tarafından müdahalenin önlenmesine karar verilebilmesi için Kanun’da öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların bulunmaması halinde başvurunun reddi söz konusu olabilmektedir.
3.1. Taşınmaza Fiili Müdahalenin Bulunması
3091 Sayılı Kanun’un uygulanabilmesi için öncelikle taşınmaza yönelik fiili bir müdahalenin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda;
- Taşınmazın işgal edilmesi,
- Kullanımın engellenmesi,
- Sınır ihlali yapılması,
- Taşınmaz üzerine yapı veya engel konulması
gibi fiili el atma niteliğindeki müdahaleler Kanun kapsamında değerlendirilebilmektedir. Soyut hak iddiaları tek başına 3091 Sayılı Kanun’un uygulanması için yeterli kabul edilmemektedir.
3.2. Müdahalenin Haksız Olması
Fiili müdahalenin ayrıca hukuka aykırı ve haksız nitelikte olması gerekmektedir. Müdahalenin;
- Malik veya zilyedin rızasına dayanmaması,
- Hukuki bir yetki veya mahkeme kararına bağlı olmaması,
- Fiilen zilyetliği ihlal etmesi
halinde haksız müdahale şartının gerçekleştiği kabul edilmektedir.
3.3. Başvurucunun Zilyet veya Hak Sahibi Olması
3091 Sayılı Kanun kapsamında başvuruda bulunabilmek için başvurucunun taşınmaz üzerinde korunmaya değer bir zilyetlik veya hak sahipliği ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda;
- Malik,
- Fiili zilyet,
- Paydaş,
- Mirasçı,
- Kamu kurumu
gibi kişiler belirli şartlar altında başvuru hakkına sahip olabilmektedir. İdari makamlar tarafından özellikle taşınmaz üzerindeki fiili kullanım ve hakimiyet durumu dikkate alınmaktadır.
3.4. Süre Şartı
3091 Sayılı Kanun kapsamında yapılacak başvurular belirli süre şartlarına tabidir. Kanun uyarınca başvurunun;
- Müdahalenin öğrenilmesinden itibaren altmış gün içerisinde,
- Her halde müdahale tarihinden itibaren bir yıl içerisinde
yapılması gerekmektedir. Bu sürelerin geçirilmesi halinde idari başvuru yolundan yararlanılması mümkün olmayabilmektedir.
3.5. Taşınmazın Kapsam Dahilinde Bulunması
Kanun’un uygulanabilmesi için müdahaleye konu yerin 3091 Sayılı Kanun kapsamına giren bir taşınmaz niteliğinde olması gerekmektedir. Özellikle;
- Özel mülkiyete tabi taşınmazlar,
- Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler,
- Mera, yaylak ve kışlaklar,
- Kamu kurumlarına ait taşınmazlar
belirli şartlar altında Kanun kapsamında değerlendirilebilmektedir.
3.6. Uyuşmazlığın Adli Yargıda Dava Konusu Olmaması
3091 Sayılı Kanun kapsamında idari müdahalenin uygulanabilmesi için, aynı taşınmaz ve aynı müdahaleye ilişkin uyuşmazlığın adli yargıda derdest bir müdahalenin meni davası olmaması gerekmektedir. Özellikle taraflar arasında;
- Mülkiyet,
- Zilyetlik,
- El atmanın önlenmesi,
- Kullanım hakkı
gibi hususlarda görülmekte olan bir dava bulunması halinde, idari makamlar tarafından 3091 Sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilmesi kural olarak mümkün değildir.
Zira 3091 Sayılı Kanun, ayni hak uyuşmazlıklarının esasını çözen bir yargılama yolu değil; taşınmaz zilyetliğine yönelik fiili müdahalelerin idari yoldan süratle önlenmesine ilişkin özel bir koruma mekanizması niteliğindedir.
4. Taşınmaza Müdahalenin Önlenmesi Talebinde Kimler Başvurabilir?
3091 Sayılı Kanun kapsamında taşınmaza yönelik haksız müdahalenin önlenmesini talep edebilmek için, başvurucunun taşınmaz üzerinde korunmaya değer bir zilyetlik veya hak sahipliği ilişkisinin bulunması gerekmektedir.
- Malikler
Taşınmazın tapu maliki olan kişiler, taşınmaza yönelik haksız işgal veya fiili müdahalelerin kaldırılması amacıyla 3091 Sayılı Kanun kapsamında başvuruda bulunabilmektedir.
Özellikle taşınmazın izinsiz kullanılması, işgal edilmesi veya kullanımın engellenmesi halinde malik sıfatına dayanılarak idari koruma talep edilebilmektedir.
- Zilyetler
3091 Sayılı Kanun yalnızca mülkiyet hakkını değil, zilyetliği de korumaktadır. Bu nedenle taşınmaz üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kişiler de belirli şartlar altında başvuru hakkına sahiptir.
Özellikle kiracılar, kullanıcılar, fiilen taşınmazı kullanan kişiler veya uzun süredir taşınmaz üzerinde hakimiyet kuran zilyetler müdahalenin önlenmesini talep edebilmektedir.
- Paydaşlar
Paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda paydaşlar da belirli şartlar altında başvuruda bulunabilmektedir.
Özellikle bir paydaşın diğer paydaşların kullanım hakkını tamamen engellemesi, taşınmazın tamamını fiilen işgal etmesi veya ortak kullanım alanlarını kapatması uygulamada sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır. Bu tür durumlarda idari makamlar tarafından fiili kullanım ve zilyetlik durumu değerlendirilmektedir.
- Kamu Kurumları
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kamu kurumlarına ait taşınmazlar bakımından da ilgili idareler tarafından 3091 Sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılabilmektedir.
Özellikle mera, yaylak, kışlak, yol, park ve kamu hizmetine ayrılmış alanlara yönelik işgaller bakımından uygulamada idari başvurular sıkça kullanılmaktadır.
5. Başvuru Süreci
3091 Sayılı Kanun kapsamında taşınmaza yönelik haksız müdahalenin önlenmesi talebi, idari makamlara yapılacak başvuru ile başlamaktadır. Başvuru sürecinde görevli idari merci, taşınmazın bulunduğu yer, müdahalenin niteliği ve taşınmazın hukuki statüsü dikkate alınarak belirlenmektedir.
5.1. Başvuru Mercileri
3091 Sayılı Kanun kapsamında başvurular, taşınmazın bulunduğu yerdeki mülki idare amirliğine yapılmaktadır. Bu kapsamda başvurular;
- Kaymakamlıklara,
- Valiliklere
yapılabilmektedir. Yetkili merci, taşınmazın bulunduğu yer ve taşınmazın niteliğine göre belirlenmektedir.
5.2. İdari İnceleme Süreci
3091 Sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurular üzerine, yetkili mülki idare amiri tarafından idari inceleme süreci başlatılmaktadır. Bu süreçte amaç, taşınmaza yönelik fiili müdahalenin varlığının, müdahalenin haksız niteliğinin ve başvurucunun zilyetlik durumunun tespit edilmesidir.
İdari makamlar tarafından yapılan inceleme, mülkiyet uyuşmazlığının esasını çözmeye yönelik olmayıp; taşınmaz üzerindeki fiili durumun ve müdahalenin varlığının belirlenmesine yöneliktir.
5.3. Ön İnceleme İşlemleri
Başvurunun yapılmasının ardından öncelikle başvurunun usule uygun olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda özellikle;
- Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı,
- Taşınmazın kanun kapsamında bulunup bulunmadığı,
- Başvurucunun zilyetlik veya hak sahipliği durumu,
- Uyuşmazlığın adli yargıda derdest olup olmadığı
incelenmektedir. Usul şartlarının bulunmaması halinde başvurunun reddi söz konusu olabilmektedir.
5.4. Yerinde Keşif ve Araştırma
İdari inceleme sürecinde çoğu zaman taşınmaz üzerinde mahallinde inceleme yapılmaktadır. Bu inceleme sırasında;
- Taşınmazın mevcut kullanım durumu,
- Fiili müdahalenin varlığı,
- Sınır durumu,
- Kullanım şekli,
- İşgalin kapsamı
tespit edilmektedir. Gerekli görülmesi halinde krokiler, fotoğraflar ve teknik tespitler de dosyaya dahil edilmektedir.
5.5. Kolluk İncelemesi
3091 Sayılı Kanun uygulamalarında kolluk kuvvetleri de inceleme sürecine dahil olabilmektedir. Özellikle jandarma veya polis birimleri tarafından;
- Olayın fiili durumu,
- Taşınmaz üzerindeki kullanım ilişkisi,
- Tarafların beyanları,
- Müdahalenin niteliği
hakkında araştırma ve tespit işlemleri yapılabilmektedir. Hazırlanan kolluk tutanakları idari karar sürecinde önemli deliller arasında yer almaktadır.
5.6. Tanık ve Delillerin Değerlendirilmesi
İdari makamlar tarafından inceleme sırasında tarafların sunduğu deliller ile tanık beyanları da değerlendirilmektedir. Özellikle;
- Uzun süreli kullanım durumu,
- Fiili hakimiyet,
- Müdahalenin tarihi,
- Taşınmazın kim tarafından kullanıldığı
gibi hususlar bakımından tanık anlatımları uygulamada önem taşımaktadır. Ayrıca tapu kayıtları, kira sözleşmeleri, vergi kayıtları, fotoğraflar ve diğer belgeler de inceleme kapsamında dikkate alınmaktadır.
5.7. İdarenin Karar Süreci
Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda mülki idare amiri tarafından başvuru hakkında karar verilmektedir. İdare tarafından;
- Müdahalenin kaldırılmasına,
- Taşınmazın tahliyesine,
- Başvurunun reddine
karar verilebilmektedir. Verilen karar, idari işlem niteliğinde olup; kararın uygulanması kolluk kuvvetleri aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca bu kararlara karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.
6. Taşınmaz İşgalinin Önlenmesine İlişkin Kararlar
3091 Sayılı Kanun kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mülki idare amiri tarafından taşınmaza yönelik müdahalenin varlığı ve haksız niteliği tespit edilirse müdahalenin önlenmesine ilişkin idari karar verilebilmektedir.
Bu kararlar, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin korunmasına yönelik idari işlemler niteliğinde olup; gerektiğinde kolluk kuvvetleri aracılığıyla uygulanabilmektedir.
6.1. Müdahalenin Kaldırılması Kararı
İdari inceleme sonucunda taşınmaza yönelik haksız müdahalenin varlığı tespit edilirse, müdahalenin kaldırılmasına karar verilebilmektedir.
6.2. Tahliye İşlemleri
Taşınmazın haksız şekilde işgal edildiğinin tespiti halinde, işgalcinin taşınmazdan tahliyesine karar verilebilmektedir. Tahliye işlemleri özellikle;
- Taşınmazın izinsiz kullanılması,
- İşgal edilmesi,
durumlarında uygulama alanı bulmaktadır.
6.3. Müdahalenin Fiilen Kaldırılması İşlemleri
Haksız müdahalenin ortadan kaldırılması amacıyla taşınmaz üzerindeki fiili engellerin kaldırılmasına yönelik işlemler de uygulanabilmektedir. Özellikle;
- Geçici yapıların kaldırılması,
- Giriş engellerinin ortadan kaldırılması,
- taşınmaz kullanımını engelleyen unsurların kaldırılması
uygulamada bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.
6.4. Kolluk Marifetiyle Uygulama
3091 Sayılı Kanun kapsamında verilen kararların uygulanması gerektiğinde kolluk kuvvetleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda jandarma veya polis birimleri tarafından;
- Tahliye işlemleri,
- Müdahalenin kaldırılması,
- Taşınmazın hak sahibine teslimi
sağlanabilmektedir. Kolluk kuvvetleri, kararın uygulanması sırasında kamu düzeninin korunmasından da sorumludur.
7. 3091 Sayılı Kanun Kararlarına Karşı Başvuru Yolları
3091 Sayılı Kanun kapsamında valilik veya kaymakamlık tarafından verilen kararlar, idari işlem niteliğinde olduğundan yargısal denetime tabidir. Bu kapsamda, müdahalenin önlenmesine veya başvurunun reddine ilişkin işlemlere karşı idari yargıda dava açılması mümkündür.
Özellikle taşınmazın fiili kullanım durumu, zilyetlik ilişkisi, müdahalenin varlığı ve idari incelemenin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediği hususları idari yargı mercileri tarafından denetlenebilmektedir.
7.1. İptal Davası
3091 Sayılı Kanun kapsamında verilen kararlara karşı idari yargıda iptal davası açılabilmektedir. Bu davalarda özellikle, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir.
Özellikle fiili müdahalenin bulunmadığı, başvurunun süre yönünden hatalı değerlendirildiği veya taşınmazın adli yargıda dava konusu olduğu yönündeki iddialar uygulamada sıkça dava konusu yapılmaktadır.
7.2. Yürütmenin Durdurulması Talebi
3091 Sayılı Kanun kapsamında verilen kararların uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabilecekse, iptal davası ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilmektedir. Özellikle;
- Tahliye işlemleri,
- Fiili müdahalenin kolluk marifetiyle kaldırılması,
- Taşınmaz kullanımının sona erdirilmesi
gibi durumlarda yürütmenin durdurulması talepleri uygulamada büyük önem taşımaktadır.
Mahkeme tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğma ihtimalinin birlikte bulunması gerekmektedir.
7.3. Görevli ve Yetkili Mahkeme
3091 Sayılı Kanun kapsamında tesis edilen idari işlemlere karşı açılacak davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesidir.
Yetki bakımından ise davaya, işlemi tesis eden valilik veya kaymakamlığın bulunduğu yerdeki idare mahkemesi bakmaktadır.


Merhaba Ben boş atıl bir fabrikanın içine işletme kurdum. Dayanağım bir kişiden davası devam eden bir yerden hisse aldım. noter satış sözleşmesiyle aldım. Arsa üstünde koyumda mevcut. Emlak konut TOKİ bedelsiz aldığı araziyi 3 kişiye kiraya vermişler ne enterasan büyük arazi üstünde benim işlenmemin olduğu yeri vermiş kiraya. Emlak konut kaymakamlığa boşaltım içim dilekçe vermiş kaymakamlık memurları geldi tutanak tutuldu. Bundan sonra ne olacak merak ediyorum şimdiden tşk ederim
Merhaba.
Dedemden kalma arsamız var. bu arsa üzerinden babaannemin akrabası biz dedemin varislerine ben bu arsayı kırk yıl önce elden şahitler huzurunda aldım diye zilliyetliğin ve tapu tescili iptali dava açmış. Bizler itiraz beyanında bulunduk. Bu konuda işimize yarayacak geçmiş mahkeme kararları var mı? Bizim emsal gösterebileceğimiz. Varsa lütfen tarih/karar/mahkeme sayılı olarak şahsıma buradan bildirebilir misiniz? ilginize şimdiden teşekkür ederim
Merhaba yeni satın aldığım evde kiracının eski ev sahibiyle sözleşmesi var. Emlakçı satın aldıktan sonra ihbar çekersem eski sözleşme fesh olur dedi. Genç bir avukat arkadaşında bana söylediği satın aldıktan sonra kaymakamlığa 3091 yasaya göre dilekçe ver dedi işgal durumundan evi boşaltırlar dedi görüşünüz nedir teşekkürler saygılar
Merhaba. Sİze bir konuda sorum olacaktı. Bir taşınmaz aldım. Hisseli bir tarla. Burada benim dışımda 1 kişi daha var ve üzerine yıllar önce bir at çiftliği kurmuş. Ben taşınmazı 10/4/2020 tarihinde aldım. Taşınmazıma Benim Yada satın aldığım kişinin rızası ve dahi haberi bile olmadan bu çiftlik kurulmuş.
3091 sayılı kanuna göre sanırım 1 yıldan fazla tecavüz olduğu İçin başvuru yapamıyorum. Bu durumda be yapmam gerekmektedir. Başka bir sorum da geriye yönelik 5 yıl İçin ecri misil davası açabilir miyim?
Bundan sonra geçen zamanlarda kira almam İçin ne yapmam lazım Yada hakkımı nasıl koruyabilirim.
İlginiz İçin şimdiden teşekkür ederim
Merhaba. Bizim araziler imar sonrası parsellenip arsaya dönüşmüştü. Park olarak kalan bazı yerler tel çitlerle çevrilip işgal edildi. Kaymakamlığa 3091 için başvurduk ve men kararı verildi. Ayrıca işgal edilen yerler tapulama dışı kaldığından milli emlaka verildi. Ancak işgal eden kişi telleri kaldırmadı. Sessizce sahiplenmeye devam ediyor. Şimdi bu tellerin yıkımını ya da kaldırılmasını Kaymakamlık biz yapmıyoruz diyor. Bu da işgalcilere cesaret verir. Anlamadığım kaymakamlık, milli emlak vs.bu telleri kaldıramaz mı
Bizim köyde bu ay kadastro ölçümü yapılacak. Benim tarlamın içine yan taraftaki parselden 3donum kadar benim alanıma girilmiş. arsa sahiplerine söyledim ama kabullenmediler. Ne yapmam gerekiyor? Teşekürler