İcra ve İflas Hukuku

Ticareti Usulsüz Terk Suçu ve Cezası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 14 Nisan 2022 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 15 dk okuma
Ticareti Usulsüz Terk Suçu ve Cezası

Borçlarını ödeyemez duruma gelen bir işletmenin sahibi veya yöneticisi, işletmeyi usulüne uygun biçimde kapatmak ve alacaklılarını bilgilendirmek zorundadır. Bu yapılmazsa işletme kayıtlarda faal görünmeye devam eder, alacaklılar ise sicildeki adrese gittiklerinde boş bir dükkanla karşılaşır. Kanun, bu durumda alacaklısı zarar gören tacir hakkında ceza yaptırımı öngörür.

İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 44. maddesi, ticareti terk eden tacirin uyması gereken bildirim ve mal beyanı yükümlülüklerini; 337/a maddesi ise bu yükümlülüklere aykırılığın cezasını düzenler. Bu yazıda usulüne uygun terkin nasıl yapılacağını, suçun şartlarını, şirket yöneticilerinin sorumluluğu konusundaki Yargıtay içtihadını ve alacaklının izleyebileceği yolları ele alıyoruz.

Kısaca
Yükümlülük nedir?
Ticareti terk eden tacir 15 gün içinde ticaret siciline bildirimde ve mal beyanında bulunur (İİK m. 44).
Cezası?
Zarar gören alacaklının şikayetiyle 3 aydan 1 yıla kadar hapis (İİK m. 337/a).
Şikayet süresi?
Öğrenmeden itibaren 3 ay, her halde fiilden itibaren 1 yıl (İİK m. 347).
Şirket yöneticileri?
Tartışmalı. Son Yargıtay kararları, 44. maddedeki yükümlülüğü gerçek kişi tacirlerle sınırlı görme eğilimindedir.

Ticareti terk nedir, usulüne uygun nasıl yapılır?

Ticareti terk, tacirin ticari işletmesini kendi adına işletmekten vazgeçmesi, işletmeyi kapatması veya dağıtmasıdır. Terk hukuki yollarla, örneğin sicilden terkin ile yapılabileceği gibi, işletmenin fiilen kapatılması biçiminde de gerçekleşebilir. Uygulamada usulsüz terklerin önemli bir kısmı, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılır: işletme bir gün kapanır, mallar başka bir yere taşınır, sicil kaydı ise olduğu gibi kalır.

Şirket kurmak kolaydır, kapatmak ise zaman ve masraf gerektirir. Bu nedenle birçok işletme kayıtlarda kapatılmadan fiilen faaliyetini bırakır. Sicildeki adres hala işletmenin adresi olduğundan alacaklılar takip ve haczi bu adreste yapar; adresin boş çıkması da bu suçun gündeme gelmesine yol açar.

İİK m. 44, ticareti terk eden tacirin izlemesi gereken usulü şöyle düzenler:

  1. 15 gün içinde bildirimTacir, terk tarihinden itibaren 15 gün içinde durumu kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğüne bildirir.
  2. Mal beyanıBildirimle birlikte bütün aktif ve pasifini, yani mallarını, alacaklarını ve borçlarını, ayrıca alacaklılarının ad ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunur.
  3. İlanBeyan, ticaret sicili gazetesinde ve alacaklıların bulunduğu yerlerde ilan edilir. İlan masrafını tacir öder; ödemezse beyanda bulunmamış sayılır.
  4. Sicillere bildirim ve şerhTicaret sicili müdürlüğü durumu tapu ve gemi sicillerine ve Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirir; tacirin buralarda kayıtlı mallarına 2 ay süreyle şerh konur. Durum Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.
  5. Tasarruf yasağıMal beyanı tarihinden itibaren 2 ay boyunca tacir, haczi mümkün malları üzerinde tasarruf edemez.

Tasarruf yasağına rağmen yapılan işlemlerde, üçüncü kişilerin zilyetlik ve tapu sicili hükümlerine dayanan iyiniyetli kazanımları korunur. Ancak tacirin eşi, alt ve üst soyu, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımları ile evlat edinen ve evlatlık arasındaki işlemlerde iyiniyet iddiası dinlenmez.

Terkten sonra da iflasa tabidir

Ticareti terk eden tacir, terkin ticaret sicili gazetesinde ilanından itibaren 1 yıl süreyle iflas yoluyla takibe tabi olmaya devam eder. Alacaklı bu süre içinde, eski ticari borçlar için iflas yoluna başvurabilir.

Ticareti usulsüz terk suçu (İİK m. 337/a)

İİK m. 337/a, 44. maddedeki yükümlülüklere aykırılığı dört seçimlik hareketle tanımlar. Bunlardan birinin işlenmesi suçun hareket unsuru için yeterlidir.

Hareket 1Mal beyanında bulunmamakTicareti terk ettiği halde 44. maddeye göre bildirim ve mal beyanı yapmamak.
Hareket 2Eksik beyanBeyanda mevcudunu, yani mallarını ve alacaklarını eksik göstermek.
Hareket 3Malı göstermemekAktifinde yer almış bir malı veya onun yerine geçen değeri haciz ya da iflas sırasında göstermemek.
Hareket 4Beyandan sonra tasarrufBeyan ettiği mallar üzerinde, beyandan sonra tasarrufta bulunmak.

Bu fiilleri işleyen borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun, ispat bakımından alacaklı lehine bir kural da koyar: alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez (m. 337/a-2). Zararın yokluğunu ispat yükü borçludadır; alacaklının ayrıca zarar gördüğünü kanıtlaması aranmaz.

Borçlu hakkında iflas kararı verilirse, 337/a’daki durum ayrıca taksirli iflas hali sayılır (m. 337/a-3). Taksirli iflas suçu TCK m. 162’de düzenlenmiştir ve şikayete bağlı değildir.

Suçun oluşması için gereken şartlar

Yargılamada mahkeme aşağıdaki unsurların birlikte bulunup bulunmadığını araştırır:

  • Tacir sıfatı: Borçlu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir olmalıdır. 6762 sayılı eski TTK’ya yapılan atıflar güncel değildir; yürürlükteki kanun 6102 sayılı TTK’dır.
  • Ticaretin terk edilmesi: İşletmenin fiilen kapatılması veya faaliyetin sona erdirilmesi. Yalnızca adres değişikliği, tek başına ticaretin terki sayılmaz.
  • 44. maddeye aykırılık: Seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi.
  • İcra takibi: Uygulamada borçlu aleyhine başlatılmış ve kesinleşmiş bir takip ile bu takipte yapılan haciz işlemi aranır. Haciz tutanağı, hem terkin tespiti hem de şikayet süresinin başlangıcı için temel belgedir.
  • Zarar: Alacaklının fiil nedeniyle zarar görmesi. Kanun, zararın yokluğunu ispat yükünü borçluya yüklemiştir.

Kimler cezalandırılır? Şirket yöneticileri meselesi

6102 sayılı TTK m. 12’ye göre bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir. TTK m. 16 ise ticaret şirketlerini (kolektif, komandit, anonim, limited şirketler ve kooperatifler) ve ticari işletme işleten dernek ve vakıflar ile bazı kamu kuruluşlarını tacir sayar. Gerçek kişi tacirin bu suçtan sorumlu olabileceği konusunda tereddüt yoktur.

Asıl tartışma, ticaretini terk eden bir şirketin müdür veya yönetim kurulu üyelerinin 337/a’dan cezalandırılıp cezalandırılamayacağıdır. Yargıtay içtihadı bu konuda zaman içinde değişmiştir.

Görüş Gerekçe Kararlar
Şirket yöneticileri sorumludur İİK m. 44 “ticareti terk eden tacir” der ve gerçek kişi ile tüzel kişi arasında ayrım yapmaz; şirketi temsil ve idareye yetkili kişiler cezai sorumluluk taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.02.2012, 2011/509 E., 2012/30 K. ve aynı tarihli benzer kararlar
Sermaye şirketleri kapsam dışıdır Ticaret şirketlerinde ortaklığın sona ermesi TTK’daki infisah ve tasfiye hükümlerine tabidir; 44. maddedeki mal beyanı yükümlülüğü gerçek kişi tacirlere yöneliktir. Yargıtay uygulamasındaki daha yeni kararlar; özellikle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 29.06.2021, 2021/3348 E., 2021/7069 K. ve aynı yöndeki 2021/5128 E., 2021/7055 K.; 22.06.2021, 2021/5192 E., 2021/6757 K.

Şirket müdürlerinin bu suçtan sorumlu olduğu görüşü içtihadın ilk yönüne dayanır ve kesin bir bilgi olarak kabul edilemez. Güncel kararlar dikkate alındığında, sermaye şirketi yöneticileri hakkında 337/a’ya dayalı şikayetin beraatle sonuçlanma ihtimali yüksektir. Bu durumda alacaklı, şirket yöneticisinin alacaklıları zarara uğratma kastıyla şirket borçlarını ödememesini düzenleyen İİK m. 333/a’yı veya mal kaçırma varsa İİK m. 331’i değerlendirmelidir. Ayrıntılar için alacaklıyı zarara uğratma suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Ceza Genel Kurulu’nun 2012 tarihli kararlarında ayrıca, şirketin gerçekten ticareti terk edip etmediğinin araştırılması gerektiği ve adres değişikliğinin tek başına terk anlamına gelmediği vurgulanmıştır. Şirketin yeni bir adreste faaliyetine devam ettiği anlaşılırsa suç oluşmaz.

Suç bir kez işlenir

Aynı ticari işletmenin aynı iş yerini birden fazla kez usulsüz terk etmek mümkün olmadığından, suç aynı işletme ve iş yeri bakımından yalnızca bir kez işlenebilir. Birden fazla alacaklının şikayeti bulunsa bile fiil tektir.

Şirketler nasıl usulüne uygun kapanır?

Bir ticaret şirketinin faaliyetine son vermesi, gerçek kişi tacirin dükkanını kapatmasından farklı bir süreçtir. Şirketin tüzel kişiliği, Türk Ticaret Kanunu’ndaki fesih ve tasfiye hükümlerine göre sona erer. Bu süreç ihmal edildiğinde şirket kayıtlarda yaşamaya devam eder; alacaklılar takip ve haczi sicildeki adreste yapar, ortaklar ve yöneticiler ise hem hukuki hem cezai sorumluluk riskiyle karşılaşır.

  1. Fesih kararı ve tescilGenel kurul şirketin feshine ve tasfiyesine karar verir, tasfiye memurlarını atar; karar ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Şirket bu tarihten itibaren unvanına “tasfiye halinde” ibaresini ekler.
  2. Envanter ve açılış bilançosuTasfiye memurları şirketin mal, alacak ve borçlarını gösteren envanteri ve tasfiye açılış bilançosunu düzenler.
  3. Alacaklılara çağrıAlacaklılar, ticaret sicili gazetesinde ve şirket sözleşmesinde gösterilen yollarla birer hafta arayla üç kez ilan edilerek alacaklarını bildirmeye çağrılır; bilinen alacaklılara ayrıca bildirim yapılır.
  4. Borçların ödenmesi ve bekleme süresiBilinen borçlar ödenir veya karşılığı güvenceye bağlanır. Kalan varlık, kural olarak üçüncü ilandan itibaren bir yıl geçmeden ortaklara dağıtılamaz.
  5. TerkinTasfiye sona erince şirketin unvanı ticaret sicilinden silinir ve tüzel kişilik sona erer.

Tasfiye sırasında şirketin borçlarını karşılayamadığı anlaşılırsa, tasfiye memurları durumu mahkemeye bildirmek ve gerekirse iflas istemek zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırılık da İİK m. 345/a’daki suçu oluşturabilir. Ödeme güçlüğüne rağmen faaliyetini sürdürmek isteyen şirket için ise konkordato yolu açıktır. Her durumda şirketin kapısına kilit vurup sicil kaydını olduğu gibi bırakmak, alacaklılar karşısında en riskli tercihtir.

Şikayet hakkı ve süresi

Suç şikayete bağlıdır. Şikayet hakkı, usulsüz terk nedeniyle zarar gören alacaklıya aittir. Şikayet, savcılığa gidilmeden, dilekçeyle veya sözlü olarak doğrudan icra ceza mahkemesine yapılır.

Süre haciz tarihinden işleyebilir. Şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır (İİK m. 347). Yargıtay, öğrenme tarihini çoğunlukla sicildeki adreste yapılan ve işletmenin bulunamadığının tespit edildiği haciz tarihi olarak kabul eder.

Bir örnekle açıklayalım: Alacaklı, 10 Mart’ta borçlu tacirin sicildeki işyeri adresine haciz için gider ve işyerinin boşaltıldığını, kimsenin bulunmadığını tutanağa geçirir. Bu tarih, kural olarak fiilin öğrenildiği tarih kabul edilir; şikayetin en geç 10 Haziran’a kadar icra ceza mahkemesine yapılması gerekir. Alacaklı yeni adresi araştırmak için aylarca beklerse şikayet hakkını kaybedebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, öğrenme tarihi olan haciz gününden sonra 3 aylık süre geçtikten sonra yapılan şikayette beraat yerine şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur (01.07.2019, 2019/7410 E., 2019/11549 K.). Aynı Daire, terkin sicil adresinde yapılan haciz sırasında öğrenildiği ve şikayetin bu tarihten itibaren süresinde yapıldığı bir dosyada 337/a yönünden mahkumiyet hükmünü onamıştır (03.07.2019, 2019/3296 E., 2019/11913 K.).

Yargılama usulü ve görevli mahkeme

Ticareti usulsüz terk suçuna ilişkin davalara icra ceza mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesidir. Bu davalar diğer ceza mahkemelerinde görülen davalarla birleştirilemez. Yargılama, İİK m. 349-354’teki özel kurallara tabidir:

  • Sanığın yokluğu: Usulüne uygun tebliğ edilen duruşma davetiyesine rağmen gelmeyen sanığın yokluğunda yargılama yapılabilir.
  • Şikayetçinin yokluğu: Şikayetçi mazeretsiz olarak duruşmaya gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkının düşürülmesine karar verilir. Mazeret kabul edilse bile şikayetçi veya vekili hazır olmadan esas hakkında karar verilemez.
  • Delillerle bağlılık: Şikayetçi, dilekçesinde veya beyanında gösterdiği delillerle bağlıdır.
  • Kapsam: Yalnızca şikayet edilen suç hakkında yargılama yapılır.
  • Kanun yolu: Hükümlere karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre istinaf yoluna başvurulabilir (İİK m. 353).
  • Vazgeçme ve ödeme: Şikayetten vazgeçilmesi veya borcun ödendiğinin sabit olması halinde dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer (İİK m. 354).

Dava zamanaşımı TCK’nın genel hükümlerine göre 8 yıl, ceza zamanaşımı 10 yıldır.

Suç nasıl ispat edilir?

Mahkeme önce icra dosyasını getirtir; takibin kesinleşip kesinleşmediğini ve haciz tutanağını inceler. Ardından şirketin veya işletmenin durumunu belirlemek için ticaret sicili müdürlüğüne ve vergi dairesine yazı yazar, kolluk aracılığıyla adreste araştırma yaptırır. İİK m. 44’e aykırı biçimde ticaretin terk edildiği tespit edilirse sanık cezalandırılır.

Yargıtay, bu araştırmalar yapılmadan verilen kararları bozmaktadır. Örneğin bir kararda, ticaret sicili adresinde zabıta araştırması yapılmadan, vergi dairesi ve ticaret sicili kayıtlarının devam edip etmediği sorulmadan verilen beraat hükmü bozulmuştur (Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 03.04.2012, 2012/1252 E., 2012/3116 K.). Başka bir kararda ise sanığın şirketi tek başına temsile yetkili olup olmadığı, vergi kaydının durumu ve şirketin faal olup olmadığı araştırılmadan kurulan mahkumiyet hükmü bozulmuştur (Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 21.04.2004, 2004/3142 E., 2004/6188 K.).

Alacaklının şikayet dilekçesine şunları eklemesi yararlıdır:

  • Takip dosyasının numarası ve takibin kesinleştiğini gösteren kayıt.
  • Sicil adresinde işletmenin bulunamadığını gösteren haciz tutanağı.
  • Güncel ticaret sicili kaydı ve varsa ticaret sicili gazetesi ilanları.
  • İşletmenin başka bir yerde faaliyete devam ettiğine veya mallarını taşıdığına dair bilgi ve belgeler.

Alacaklı ne yapabilir?

Ceza şikayeti, borçluyu ödemeye yönlendiren etkili bir baskı aracıdır; ancak alacağın tahsilini tek başına sağlamaz. Usulsüz terkle karşılaşan alacaklı, aşağıdaki yolları birlikte değerlendirmelidir.

Ceza yolu337/a, 333/a veya 331 şikayetiGerçek kişi tacirde 337/a; şirket yöneticisinde 333/a veya mal kaçırma varsa 331. Süre 3 ay.
Toplu tasfiyeİflasTerk eden tacir ilandan itibaren 1 yıl iflasa tabidir. Borçlunun kaçması veya mal saklaması doğrudan iflas sebebidir. İflas davası
Mal kaçırmaTasarrufun iptaliTerk öncesinde veya sonrasında yapılan devirlerin iptali için aciz belgesiyle dava açılabilir. Tasarrufun iptali
Takip içindeMal araştırması ve hacizTapu, araç, banka ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerinde haciz; haciz ihbarnamesi. Haciz süreci

Sık yapılan hatalar

  • Sicil adresinde haciz yapıldığı gün öğrenilen terk için şikayeti aylar sonra yapmak.
  • Şikayeti savcılığa vermek; bu suçta görevli merci icra ceza mahkemesidir.
  • Sermaye şirketi yöneticisi hakkında yalnızca 337/a’ya dayanmak, 333/a ve 331 seçeneklerini değerlendirmemek.
  • Adres değişikliğini ticaretin terki sanmak; şirket başka bir adreste faalse suç oluşmaz.
  • Tacir olarak, işletmeyi kapatırken 15 günlük bildirim ve mal beyanını yapmamak ve ilan masrafını ödememek.
  • Duruşmaya katılmamak; şikayetçinin mazeretsiz gelmemesi şikayet hakkını düşürür.
Borçlunuz işyerini kapatıp ortadan mı kayboldu?
Takip dosyanız ve sicil kayıtları üzerinden ceza şikayeti ve tahsil yollarını online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Ticareti usulsüz terk suçunun cezası nedir?

Zarar gören alacaklının şikayeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır (İİK m. 337/a). Borçlu, alacaklının zarar görmediğini ispat ederse ceza verilmez.

Şikayet süresi ne zaman başlar?

Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıldır. Uygulamada öğrenme tarihi, sicildeki adreste işletmenin bulunamadığının tespit edildiği haciz günü kabul edilir.

Limited şirket müdürü bu suçtan cezalandırılır mı?

Konu tartışmalıdır. Yargıtay’ın eski kararları şirket müdürlerini sorumlu tutarken, daha yeni kararlar, özellikle 12. Hukuk Dairesinin 2021 kararları, 44. maddedeki yükümlülüğün gerçek kişi tacirlere yönelik olduğunu kabul etmiştir. Şirket yöneticileri bakımından İİK m. 333/a ve 331 ayrıca değerlendirilmelidir.

Borcu ödersem dava düşer mi?

Evet. Borcun ödendiğinin sabit olması veya şikayetten vazgeçilmesi halinde dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer (İİK m. 354).

İşyerimi kapatırken ne yapmalıyım?

Kapanıştan itibaren 15 gün içinde ticaret siciline bildirimde bulunup tüm mal, alacak ve borçlarınızı ve alacaklılarınızın adreslerini gösteren mal beyanı vermeli, ilan masrafını ödemeli ve beyandan itibaren 2 ay boyunca haczi mümkün mallarınız üzerinde tasarruf etmemelisiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İcra ve İflas Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın