İş davalarında zorunlu arabuluculuk, işçi ile işveren arasındaki belirli uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını şart koşan bir sistemdir. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, mahkemece esasına girilmeden usulden reddedilir.
Sistem 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 01.01.2018’den itibaren uygulanmaktadır. Amaç, tarafların bir uzlaşma ihtimalini mahkemeye gitmeden değerlendirmesini sağlamak ve yargının yükünü azaltmaktır. Arabuluculuk yalnızca bir formalite gibi görülmemelidir: işe iade süreleri, zamanaşımı, faiz başlangıcı ve yargılama giderleri bu aşamada verilen kararlara doğrudan bağlıdır. Bu yazıda hangi davalarda arabuluculuğun zorunlu olduğunu, başvurunun nasıl yapılacağını, sürecin işleyişini, anlaşmanın ve anlaşmazlığın sonuçlarını ve güncel değişiklikleri anlatıyoruz.
- Hangi davalarda?
- Kanuna, iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları, tazminatlar ve işe iade talepleri.
- Hangilerinde gerekmez?
- İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları, bunlarla ilgili tespit ve rücu davaları, hizmet tespiti davaları.
- Ne kadar sürer?
- Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta; zorunlu hallerde en çok 1 hafta uzatılabilir.
- Ücreti var mı?
- Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatin ücreti devlet bütçesinden ödenir.
Zorunlu arabuluculuk nedir?
Arabuluculuk, tarafsız ve bağımsız bir uzmanın, tarafları bir araya getirerek kendi çözümlerini bulmalarına yardım ettiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu karar vermez ve taraflara bir çözüm dayatamaz; yalnızca iletişimi kolaylaştırır ve çözüm önerileri geliştirilmesine yardımcı olur.
İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk bir dava şartıdır (7036 m. 3/1). Dava şartı, mahkemenin davanın esasını incelemesinden önce bulunması gereken bir koşuldur. Bu koşul eksikse mahkeme uyuşmazlığın içeriğine girmez. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, herhangi bir işlem yapılmadan usulden reddedilir. Bu eksiklik dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurularak giderilemez; yargılama giderleri de davacı üzerinde kalır.
Arabulucuya başvurulmuş ancak son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse durum farklıdır. Mahkeme davacıya, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde sunmasını, aksi halde davanın usulden reddedileceğini bildirir. Bu süre içinde sunulmazsa dava, dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeden usulden reddedilir (7036 m. 3/2).
Hangi iş davalarında zorunludur?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu alacaklarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsamdadır (7036 m. 3/1). 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamındaki gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları da bu bakımdan işçi sayılır.
İşçi alacakları ve tazminatları
- Kıdem tazminatı: Kanunda öngörülen nedenlerle sona eren iş sözleşmelerinde. Ayrıntılar için kıdem tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
- İhbar tazminatı: Belirsiz süreli sözleşmenin bildirim sürelerine uyulmadan feshinde.
- Fazla mesai ücreti: Haftalık 45 saati aşan çalışmalar için.
- Yıllık ücretli izin ücreti: Kullandırılmayan izin süreleri için.
- Hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretleri: Bu günlerde yapılan çalışmalar için.
- Ödenmeyen ücret, prim ve ikramiyeler.
- Kötüniyet, ayrımcılık ve sendikal tazminat: Kanundan doğan diğer işçi tazminatları.
- Mobbing nedeniyle tazminat: İş sözleşmesinden doğan bir tazminat talebi olarak kapsamdadır.
Zorunluluk yalnızca işçinin açacağı davalarla sınırlı değildir. İşverenin işçiye karşı açacağı alacak ve tazminat davaları da, örneğin işçinin işi aniden bırakması nedeniyle tazminat veya fazla ödenen ücretin iadesi talepleri de, arabuluculuk şartına tabidir.
İşe iade talepleri
İşe iade davası açmak isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılır (İK m. 20/1). Her iki süre de hak düşürücüdür. Taraflar işe başlatma konusunda anlaşırsa, işe başlatma tarihini, boşta geçen süre ücretinin ve işe başlatmama tazminatının parasal miktarlarını belgeye yazmak zorundadır; aksi halde anlaşma sağlanamamış sayılır (İK m. 21). İşe iade sürecinin tamamı için işe iade davası yazımıza bakabilirsiniz.
Toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklar
Toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacaklarında da arabuluculuk dava şartıdır. Uygulamada en sık görülen örnekler şunlardır: toplu iş sözleşmesiyle artırılan ücret farkları, ikramiye alacakları, sosyal yardım ve yan haklar, ilave tediye farkları ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fazla mesai veya prim farkları. Toplu iş sözleşmesinin yorumuna ilişkin davalar ile normatif hükümlerin geçerliliğine yönelik bazı uyuşmazlıklar ise somut olaya göre değerlendirilir. Parasal bir talep içeren bireysel işçi alacaklarında arabuluculuk her durumda uygulanır.
Hangi davalarda zorunlu değildir?
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu olmasa da, aynı davada fazla mesai veya kıdem gibi işçilik alacakları da isteniyorsa bu alacaklar için arabulucuya başvurulması gerekir. Talepleri ayırmak, birinin usulden reddedilmesi riskini önler.
Başvuru nasıl yapılır?
- Doğru büroyu seçinBaşvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna yapılır. Karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri yeterlidir. Büro kurulmamış yerlerde, arabuluculuk bürosu olarak görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur.
- Başvuru formunu doldurunKimlik ve iletişim bilgilerinizi, karşı tarafın unvanını ve adresini, çalışma dönemini ve talep ettiğiniz her alacak kalemini yazın. Kalemler için kesin tutar vermek zorunlu değildir, ancak her biri açıkça belirtilmelidir.
- Belgeleri hazırlayınİş sözleşmesi, fesih bildirimi (işe iade için özellikle önemlidir), bordrolar, banka kayıtları, SGK hizmet dökümü ve alacak kalemlerini gösteren bir hesap tablosu süreci hızlandırır.
- Arabulucu görevlendirilirBüro, sicile kayıtlı arabulucular arasından sistem üzerinden bir arabulucu atar. Taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşmışsa o kişi görevlendirilir. Arabulucu tarafları telefon, e-posta veya diğer yollarla ilk toplantıya davet eder ve bunu belgeler.
Başvuruda yazılmayan bir alacak kalemi için son tutanak dava şartını karşılamayabilir. Örneğin yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı için arabulucuya giden bir işçi, davada fazla mesai de isterse bu kalem için ayrı bir başvuru gerekebilir. Bu nedenle tüm kalemlerin baştan eksiksiz yazılması önemlidir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, son tutanakta alacak kalemlerinin ayrı ayrı yazılmamış olmasının tek başına davanın usulden reddine gerekçe yapılmasını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. Mahkemeye göre görüşmelerin gerçek kapsamı tutanakla birlikte diğer belgeler ve beyanlarla belirlenmelidir (AYM, Durmuş Çelik başvurusu, B. No: 2023/33449, 18.05.2026; RG 20.10.2026, sayı 33406). Yine de kalemleri baştan saymak en güvenli yoldur.
Yanlış bürodan başvuru süreci uzatabilir. Karşı taraf yetki itirazını en geç ilk toplantıda yapabilir; arabulucu bu itirazı kendiliğinden ileri süremez. İtiraz yerinde görülürse başvuran taraf bir hafta içinde yetkili büroya başvurabilir ve bu durumda ilk başvuru tarihi esas alınır (7036 m. 3/9). Avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşveren, işyerindeki bir çalışanını yazılı olarak yetkilendirip toplantıya katılmasını ve son tutanağı imzalamasını sağlayabilir (7036 m. 3/18). Ancak süreler ve talep kalemleri bakımından hak kaybı yaşamamak için avukatla takip faydalıdır.
Arabuluculuk süreci
Süreç, 7036 sayılı Kanun ile buna uygun düştüğü ölçüde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre yürür. Arabulucu toplantı gününü belirler ve tarafları davet eder. Toplantılar fiziki olarak veya ses ve görüntü aktarımıyla yapılabilir; taraflar ortak oturumda veya arabulucuyla ayrı ayrı görüşebilir.
Süreç gizlidir. Arabuluculuk sırasında yapılan teklifler, kabul edilen hususlar ve beyanlar daha sonra açılacak bir davada delil olarak kullanılamaz. Bu kural tarafların açık konuşabilmesini sağlar: işverenin uzlaşma amacıyla yaptığı bir ödeme teklifi, davada borcun kabulü gibi yorumlanamaz.
Süre
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından en çok bir hafta uzatılabilir (7036 m. 3/10). Süreç taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması, anlaşma sağlanması veya anlaşma sağlanamaması hallerinde sona erer ve arabulucu son tutanağı düzenler.
İlk toplantıya katılmamanın yaptırımı
Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısını üstlenir ve lehine vekalet ücretinin ancak yarısına hükmedilir (7036 m. 3/12; 7531 sayılı Kanunla değişik). Bu durum son tutanakta ayrıca belirtilir.
Eski düzenlemede ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutuluyor ve lehine vekalet ücretine hiç hükmedilmiyordu. Anayasa Mahkemesi, 6325 sayılı Kanun’daki aynı kuralı, davayı tamamen kazanan tarafa bile sınırsız bir yük getirdiği için orantısız bulmuş ve iptal etmiştir (14.03.2024, E. 2023/160, K. 2024/77; RG 18.04.2024). Ardından 7531 sayılı Kanun (RG 14.11.2024) ile hem 6325 sayılı Kanun’da hem 7036 sayılı Kanun’da yaptırım yarı oranına indirilmiştir.
Geçerli mazeret, uygulamada zorlayıcı bir neden veya öngörülemeyen bir durum olarak anlaşılır ve mahkemece somut olaya göre değerlendirilir. Mazeretin belgelenmesi ve mümkünse toplantı öncesinde arabulucuya bildirilmesi gerekir. Toplantıya ses ve görüntü aktarımıyla katılım da katılım sayılır.
Asıl işveren ve alt işveren
Asıl işveren ile alt işveren ilişkisinde işe iade arabuluculuğuna iki işverenin birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını arayan kural (7036 m. 3/15), Anayasa Mahkemesinin 03.06.2025 tarihli, E. 2024/157, K. 2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 17.10.2025). Mahkeme, işçinin her zaman bilemeyeceği bir alt işverenlik ilişkisini araştırma yükünü orantısız bulmuştur. İşçinin her iki işvereni de başvuruda göstermesi yine de uygulamada güvenli bir yoldur.
Anlaşma sağlanırsa
Taraflar anlaşırsa arabulucu bir anlaşma belgesi düzenler. Bu belge hukuken bir sulh sözleşmesi niteliğindedir ve taraflar imzaladıkları hususlarla bağlıdır. Belgede ödenecek tutarın, ödeme tarihinin, varsa taksitlerin ve hangi alacak kalemlerinin kapsandığının açıkça yazılması gerekir. Muğlak bir anlaşma, ileride yeni bir uyuşmazlığa yol açabilir.
Anlaşma belgesi icra edilebilir mi?
- Avukatların da imzaladığı belge: Taraflar avukatlarıyla katılmışsa ve belge taraflar, avukatlar ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğindedir (6325 m. 18). Ödeme yapılmazsa doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir. Borçlunun ilamsız takipteki gibi itiraz ederek takibi durdurma imkanı yoktur; yalnızca şikayet ve menfi tespit gibi sınırlı yollar açıktır.
- Avukat imzası olmayan belge: İcra edilebilirlik şerhi, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme esasa girmez; yalnızca konunun arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını inceler. Şerh verilen belge ilam niteliği kazanır.
Anlaşmadan sonra dava açılabilir mi?
Anlaşılan hususlar hakkında taraflar dava açamaz. Ancak şu durumlarda dava yolu açıktır: anlaşmaya hile, tehdit veya yanılma gibi irade fesadı halleriyle varıldığı iddiası (yanılma veya aldatmanın öğrenildiği, korkutmanın etkisinin kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde), anlaşma kapsamında yer almayan alacaklar ve belgede açıkça düzenlenmemiş talepler.
Geçerli bir arabuluculuk anlaşmasına, ibranamelere uygulanan TBK m. 420’deki koşullar uygulanmaz. Ancak arabuluculuk, ortada bir uyuşmazlık yokken işten çıkarma veya ödemeleri belgeleme aracı olarak kullanılamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçi henüz çalışmaya devam ederken işveren tarafından başlatılan ve kıdem tazminatı gibi ödemeleri içeren bir arabuluculuk sürecini hakkın kötüye kullanılması saymış; böyle bir belgenin geçerli bir anlaşma olmadığını, ödemelerin avans niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (10.10.2024, E. 2024/10147, K. 2024/13332). İbranamenin geçerlilik şartları için ibraname yazımıza bakabilirsiniz.
Anlaşma sağlanamazsa
Arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler. Bu tutanak, dava açmak için gerekli olan dava şartının yerine getirildiğini gösteren belgedir. Bu aşamadan sonra işçi veya işveren dava açabilir:
- İşe iade talebinde: Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki haftalık hak düşürücü dava süresi başlar.
- Diğer işçilik alacaklarında: Arabuluculuk süresince duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder.
- Dava dilekçesinde: Son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dilekçeye eklenir. Arabuluculuk büro dosya numarasının dilekçede yazılması da önerilir.
Dava türü bakımından güncel bir değişiklik vardır. 31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası kaldırıldı (7589 sayılı Kanun). İşçilik alacakları için artık tutar kesin değilse genellikle kısmi dava açılır ve talep, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4). Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarına eski hüküm uygulanmaya devam eder. 7589 sayılı Kanun, arabuluculuk sürelerini ve dava şartı kurallarını değiştirmemiştir; ancak arabuluculuk başvurusunda tüm alacak kalemlerinin yazılması, sonradan kısmi davada artırılacak kalemlerin dava şartını karşılaması bakımından daha da önem kazanmıştır.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 m. 3/17). Durma, sürenin yeniden başlaması anlamına gelmez. Süre son tutanaktan sonra kaldığı yerden devam eder. Başvurunun zamanaşımını “sıfırladığı” düşüncesi yanlıştır.
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İşe iade için arabulucuya başvuru | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay | İK m. 20/1 |
| Arabuluculuk görüşmeleri | 3 hafta, zorunlu halde en çok 1 hafta uzatma | 7036 m. 3/10 |
| İşe iade davası | Son tutanaktan itibaren 2 hafta | İK m. 20/1 |
| Yetkisiz bürodan sonra yeniden başvuru | Yetki itirazının kabulünden itibaren 1 hafta | 7036 m. 3/9 |
| Eksik son tutanağın sunulması | Mahkemenin verdiği 1 haftalık kesin süre | 7036 m. 3/2 |
| Kıdem, ihbar, ücret ve diğer işçilik alacakları | 5 yıl zamanaşımı | İK m. 32, ek m. 3 |
Örnek: İş sözleşmesi 10.03.2022’de sona eren bir işçinin kıdem tazminatı için zamanaşımı 10.03.2027’de dolacaktır. İşçi 10.02.2027’de arabulucuya başvurur ve son tutanak 03.03.2027’de düzenlenirse, başvuru ile son tutanak arasındaki 21 gün zamanaşımı süresine eklenir. Zamanaşımı bu durumda 31.03.2027’de dolar. Tüm süreler için işçilik alacaklarında zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Arabuluculuk ücreti
Arabuluculuk ücreti, her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Kim tarafından ödeneceği, sürecin sonucuna göre değişir:
- Anlaşma sağlanamazsa: İlk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; taraflar bu kısım için ödeme yapmaz. Görüşmeler iki saati aşmışsa, aşan süreye ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak karşılanır ve son tutanakta gösterilir. Bütçeden ödenen ücret yargılama giderinden sayılır ve davada haksız çıkan taraftan alınır (7036 m. 3/14).
- Anlaşma sağlanırsa: Ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve Tarifenin Birinci Kısmındaki iki saatlik ücretten az olamaz. İşe iade anlaşmalarında ücret, anlaşılan parasal miktar üzerinden Tarifenin İkinci Kısmına göre hesaplanır (7036 m. 3/13).
Taraflar anlaşma belgesinde farklı bir paylaşım kararlaştırabilir. Uygulamada sık görülen seçenekler şunlardır: ücretin tamamının işveren tarafından ödenmesi, işçiye düşen payın anlaşma bedelinden mahsup edilmesi veya ücretin belirli oranlarda paylaşılması. Bu tercihin belgeye açıkça yazılması gerekir.
İşveren açısından
Arabuluculuk, işveren için de dava maliyetini ve süresini öngörülebilir kılan bir fırsattır. İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak, davayı kazanılsa bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenmek ve vekalet ücretinin yarısını kaybetmek anlamına gelir. Toplantıya katılacak çalışanın yazılı yetki belgesi bulunmalı, işçinin talep kalemleri bordro ve puantaj kayıtlarıyla önceden hesaplanmalıdır. Anlaşma belgesinde ödenen her kalemin ve tutarın ayrı ayrı yazılması, ileride “kapsam dışı alacak” tartışmasını önler. İşçi çalışmaya devam ederken arabuluculuğu bir ödeme veya ibra aracı olarak kullanmak ise Yargıtay’ın 2024 tarihli kararı karşısında ciddi bir risktir; bu yolla yapılan ödemeler avans sayılabilir.
Sık yapılan hatalar
- Arabulucuya gitmeden doğrudan dava açmak.
- Başvuru formunda bazı alacak kalemlerini yazmamak.
- İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak.
- İşe iade için bir aylık başvuru süresini arabuluculukla ilgisiz bir süre sanmak.
- Arabuluculuğun zamanaşımını sıfırladığını düşünüp son tutanaktan sonra beklemek.
- Anlaşma belgesinde tutarları ve kapsanan kalemleri açıkça yazmamak.
Sık sorulan sorular
Arabulucuya gitmeden iş davası açabilir miyim?
İşçilik alacakları, tazminatlar ve işe iade talepleri için hayır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hizmet tespiti davaları ise doğrudan açılabilir.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre en çok 1 hafta uzatılabilir.
İlk arabuluculuk toplantısına gitmezsem ne olur?
Geçerli bir mazeretiniz yoksa ve süreç bu nedenle sona ererse, davada haklı çıksanız bile karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısını üstlenirsiniz ve lehinize vekalet ücretinin ancak yarısına hükmedilir.
Arabuluculuk için ücret ödemem gerekir mi?
Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatin ücretini devlet öder. Anlaşma sağlanırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir; anlaşma belgesinde farklı bir paylaşım da kararlaştırılabilir.
Arabuluculukta anlaştıktan sonra dava açabilir miyim?
Anlaşılan hususlar için hayır. Ancak anlaşmaya hile, tehdit veya yanılma ile varıldıysa ya da talebiniz anlaşma kapsamında değilse dava açabilirsiniz.
Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını keser mi?
Başvuru zamanaşımını durdurur, kesmez. Başvurudan son tutanağa kadar süre işlemez ve son tutanaktan sonra kaldığı yerden devam eder.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla