Konut dokunulmazlığı, Anayasa’nın 21. maddesiyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Kimsenin konutuna, kanunun açıkça gösterdiği haller ve usuller dışında girilemez. Türk Ceza Kanunu da bu hakkı, kişinin konutunda huzur ve güven içinde yaşama özgürlüğünü korumak amacıyla m. 116’da ayrı bir suç olarak düzenler.
Bu yazıda konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tanımını, konut ve işyeri kavramlarını, suçun unsurlarını, nitelikli hallerini, şikayet ve uzlaştırma kurallarını, zamanaşımını ve olası yaptırımları; konutuna izinsiz girilen kişi ile bu suçla suçlanan kişi açısından ayrı ayrı ele alıyoruz.
- Cezası nedir?
- Konuta rızaya aykırı girme veya rızayla girip çıkmama: altı aydan iki yıla kadar hapis. İşyerinde: altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası.
- Ağır hal?
- Cebir, tehdit kullanılması veya gece vakti işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis (TCK m. 116/4).
- Şikayete bağlı mı?
- Temel haller şikayete bağlıdır; şikayet süresi altı aydır. Cebir, tehdit, gece vakti ve TCK m. 119’daki nitelikli hallerde şikayet aranmaz.
- Uzlaştırma var mı?
- Evet. Konut dokunulmazlığının ihlali uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır.
Konut dokunulmazlığı hakkı
Konut dokunulmazlığı, kişinin konutunda huzur ve güvenlik içinde yaşama, başkalarının bu alana izinsiz girmesini engelleme hakkıdır. Anayasa’nın 21. maddesi bu hakkı düzenler ve konuta girilmesini, arama yapılmasını ve buradaki eşyaya el konulmasını ancak hakim kararına veya kanunun gösterdiği hallerde yetkili merciin yazılı emrine bağlar. Hak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde de özel ve aile hayatına saygı hakkının bir parçası olarak korunur.
TCK, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde, m. 116’da düzenler. Aynı bölümdeki m. 119 ise bu suç bakımından cezayı artıran ortak hükümler içerir. Suçun bu bölümde yer alması, kanun koyucunun korunan hukuki değeri esas olarak kişinin hürriyeti ve özel alanı olarak gördüğünü gösterir.
Konut, eklenti ve işyeri kavramları
- Konut: Kişinin fiilen oturduğu, barındığı yerdir. Mülkiyet veya kira ilişkisi belirleyici değildir; önemli olan kişinin orada yaşamasıdır. Fiilen oturulmasa da konut olarak tahsis edilmiş ve oturmaya hazırlanmış bir yer de konut sayılır.
- Eklenti: Konutla bağlantılı olan ve onun kullanımına özgülenmiş bahçe, avlu, garaj, depo, kömürlük gibi yerlerdir. Bahçeye rızaya aykırı olarak girmek de bu suçu oluşturur.
- İşyeri: Kanun, işyerlerini ayrı bir fıkrada korur. Ancak açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler, örneğin mesai saatlerinde açık olan bir mağaza veya restoranın müşteriye açık bölümü, bu korumanın dışındadır. Yönetim katı, depo veya mesai dışında kapalı olan işyeri ise kapsamdadır.
Yargıtay uygulamasında resmi dairelerin konut veya işyeri kapsamında değerlendirilmediği kabul edilmektedir. Bu yerlere ilişkin hukuka aykırı girişler, kamu düzenine karşı suçlar veya ilgili özel hükümler bakımından ele alınır.
Suçun unsurları
Rızaya aykırı girme
Suçun ilk seçimlik hareketi, konuta veya eklentilerine hak sahibinin rızasına aykırı olarak girmektir. Giriş gizlice, zorla veya hile ile gerçekleştirilebilir. Hileye örnek olarak kendini elektrikçi, tesisatçı veya görevli olarak tanıtıp konuta girmek gösterilebilir; bu durumda verilen izin, gerçek iradeyi yansıtmadığı için geçerli bir rıza sayılmaz.
Rızayla girip çıkmama
İkinci seçimlik hareket, konuta rızayla girdikten sonra, rıza vermeye yetkili kişinin çıkmaya davet etmesine rağmen ayrılmamaktır. Çıkma daveti açık bir sözle yapılabileceği gibi, hareket ve tavırlarla da anlaşılır biçimde gösterilebilir.
Ortak kullanım ve aile konutu
TCK m. 116/3’e göre, evlilik birliğinde aile bireyleri veya bir konutu birden fazla kişinin ortaklaşa kullanması halinde, bu kişilerden birinin rızası varsa birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Ancak rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Örneğin ev arkadaşlarından birinin, diğerinin eşyalarını çalması için bir üçüncü kişiyi konuta davet etmesi meşru bir amaç taşımadığından bu kişiyi korumaz.
Kast
Suç ancak kasten işlenebilir; taksirle işlenemez. Yanlış adrese gitmek gibi, kişinin başkasının konutuna girdiğini bilmediği durumlarda suç oluşmaz. Öğretide suçun olası kastla da işlenebileceği kabul edilmektedir.
Cezası ve nitelikli haller
| Hal | Ceza | Şikayet |
|---|---|---|
| Konut veya eklentisine rızaya aykırı girme ya da rızayla girip çıkmama (m. 116/1) | 6 ay – 2 yıl hapis | Şart |
| Açık rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olanlar dışındaki işyeri ve eklentileri (m. 116/2) | 6 ay – 1 yıl hapis veya adli para cezası | Şart |
| Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi (m. 116/4) | 1 yıl – 3 yıl hapis | Aranmaz |
| TCK m. 119/1’deki haller (aşağıda) | Ceza bir kat artırılır | Uygulamada aranmaz |
Cebir ve tehdit
Konuta girmek veya konuttan çıkmamak için cebir ya da tehdit kullanılması suçun ağırlaştırılmış halidir. Cebir sonucunda kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m. 119/2).
Gece vakti
Gece vakti, TCK m. 6/1-e uyarınca güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar devam eden süredir. Bu zaman diliminde konuta girilmesi, kişilerin savunmasız olduğu bir anda işlendiği için ağırlaştırıcı neden sayılır.
TCK m. 119’daki ortak nitelikli haller
TCK m. 119/1, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun aşağıdaki hallerde işlenmesi durumunda cezanın bir kat artırılmasını öngörür:
- Silahla: Yargıtay’ın silahla işlenen suçlara ilişkin yaklaşımına göre silahın yalnızca failin üzerinde bulunması yetmez; kullanılması veya korkutucu gücünden yararlanılması gerekir.
- Kendini tanınmayacak hale koyarak: Maske, ağır makyaj, peruk veya sahte bir polis üniforması gibi kimliği gizleyen araçların kullanılması.
- Birden fazla kişi tarafından birlikte: En az iki failin birlikte hareket etmesi gerekir. Faillerin önceden ayrıntılı bir plan yapması şart değildir; fiil sırasında birlikte hareket etme iradesi yeterlidir.
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak: Örgütün gerçekten var olması veya failin örgüt üyesi olması aranmaz.
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak: Kamu görevlisinin görevinin sağladığı yetki ve etkiyi kullanarak konuta girmesi. Usulüne uygun bir arama kararı olmaksızın konuta giren görevliler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hırsızlık, mala zarar verme ve diğer suçlarla ilişkisi
Konut dokunulmazlığının ihlali çoğu zaman daha ağır bir suçun aracı olarak ortaya çıkar. Bu durumda her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gündeme gelir.
- Hırsızlık: TCK m. 142/4’e göre hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması için şikayet aranmaz. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeye yönelik itirazı 10.09.2025 tarihli, 2025/106 E., 2025/187 K. sayılı kararıyla reddetmiştir. Ayrıntı için hırsızlık suçu yazımıza bakabilirsiniz.
- Mala zarar verme: Konuta girmek için kapı veya pencerenin kırılması ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturur. Bkz. mala zarar verme suçu.
- Yağma ve cinsel suçlar: Konuta girilerek yağma veya cinsel saldırı gibi daha ağır suçların işlenmesi halinde, bu suçların kendi hükümleri ve nitelikli halleri ayrıca uygulanır.
- Kasten yaralama: Konutta bulunan kişilere yönelik yaralama, cebir unsurunu aşıyorsa ayrıca cezalandırılır.
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
Kamu görevlilerinin ve yetkili kişilerin konuta girmesi
Anayasa, konut dokunulmazlığının hangi hallerde ve hangi usulle sınırlanabileceğini açıkça göstermiştir; bu hallerde ve usulüne uygun olarak konuta girilebilir. Bu hallerin sınırları, hem konutunda arama yapılan kişi hem de işlemi yapan görevli açısından önemlidir.
- Adli arama: CMK m. 116-119’a göre konutta arama, kural olarak hakim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Konutta arama için kolluk amirinin emri yeterli değildir. Kararda veya emirde aramanın konusu, aranacak kişi veya eşya ve aramanın yapılacağı yer açıkça gösterilmelidir.
- Gece araması: Konut ve işyerinde gece arama yapılamaz. Suçüstü hali, gecikmesinde sakınca bulunan hal ve kaçan bir hükümlü veya tutuklunun yakalanması bunun istisnalarıdır (CMK m. 118).
- Hukuka aykırı aramanın sonuçları: Kanuni şartlar oluşmadan konuta giren görevliler, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak konut dokunulmazlığını ihlal etmiş sayılabilir. Ayrıca bu aramada elde edilen deliller, hukuka aykırı delil tartışmasını gündeme getirir. Bu konuda hukuka aykırı deliller yazımıza bakabilirsiniz.
- İcra ve haciz işlemleri: Haciz amacıyla konuta girilmesi İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel usule bağlıdır ve icra memuru tarafından yürütülür.
- Zorunluluk hali: Yangın, su baskını, gaz kaçağı veya içeriden gelen bir yardım çağrısı gibi ağır ve muhakkak bir tehlikeden kişileri kurtarmak amacıyla konuta girilmesi, TCK m. 25/2’deki zorunluluk hali kapsamında hukuka uygundur.
Yaptırım ve usul
- Şikayet: Birinci ve ikinci fıkradaki haller şikayete bağlıdır. Şikayet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde savcılığa veya kolluğa yapılmalıdır (TCK m. 73). Cebir, tehdit veya gece vakti işlenen hallerde şikayet aranmaz ve savcılık re’sen soruşturur. Yargıtay uygulamasında TCK m. 119’daki nitelikli hallerle (silahla, kimliğini gizleyerek, birden fazla kişiyle işlenmesi gibi) işlenen suçun kovuşturulmasının da şikayete bağlı olmadığı kabul edilmektedir. Yine de mağdurun süresi içinde şikayette bulunması en güvenli yoldur. Şikayet usulü için şikayet hakkı ve şikayetten vazgeçme yazımıza bakınız.
- Şikayetten vazgeçme: Soruşturma ve kovuşturma aşamasında yapılabilir ve şikayete bağlı hallerde davayı düşürür. Kovuşturma aşamasında vazgeçme, sanığın kabulüne bağlıdır; sanık kabul etmeyip yargılamanın sürmesini isteyebilir.
- Uzlaştırma: Konut dokunulmazlığının ihlali, CMK m. 253 uyarınca uzlaştırmaya tabi suçlardandır. Ancak suç aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla, örneğin nitelikli hırsızlık veya yağma ile birlikte işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz. Süreç için uzlaştırma yazımıza bakınız.
- Görevli ve yetkili mahkeme: Suçun işlendiği yerdeki asliye ceza mahkemesi.
- Dava zamanaşımı: Sekiz yıl (TCK m. 66/1-e). TCK m. 119 artırımıyla cezanın üst sınırı beş yılı aşarsa on beş yıl. Şikayete bağlı hallerde ayrıca altı aylık şikayet süresine uyulmalıdır; failin kimliği zamanaşımı süresi içinde öğrenilemezse dava açılamaz.
- Kanun yolu: Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf.
Hapis cezasının çevrilmesi, erteleme ve HAGB
Kasten işlenen bu suçta bir yıl veya daha az süreli hapis cezasına hükmedilmişse, mahkeme sanığın kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecindeki pişmanlığını ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak cezayı adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevirebilir (TCK m. 50). İşyeri dokunulmazlığının ihlalinde ise adli para cezası zaten seçimlik ceza olarak öngörüldüğünden doğrudan verilebilir.
TCK m. 51’deki şartlar oluşursa hapis cezasının ertelenmesi, CMK m. 231’deki şartlar oluşursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Bu kurumlar suçun tüm hallerinde, cezanın iki yılı aşmaması kaydıyla uygulanabilir.
Ne yapmalıyım?
Konutunuza izinsiz girildiyse
- Güvenliğinizi sağlayınKişi hala konuttaysa veya cebir kullanıyorsa 112’yi arayın. Kendinizi tehlikeye atacak bir müdahaleden kaçının.
- Delilleri koruyunKamera kayıtlarını, zorlanmış kilit veya kırılmış pencere gibi izleri ve olayı gören komşuların bilgilerini kaydedin. Hasarı fotoğraflayın.
- Süresinde şikayet edinFiil ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde savcılığa veya kolluğa başvurun.
- Uzlaştırma teklifini değerlendirinUzlaştırma aşamasında, uğradığınız zararın giderilmesini ve benzer bir davranışın tekrarlanmamasını içeren edimler talep edilebilir.
- Koruma tedbiri isteyinFail eski eş veya aile bireyi ise 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbiri talep edebilirsiniz.
Bu suçla suçlanıyorsanız
- Rıza: Girişin konutta oturanlardan birinin meşru amaçlı rızasıyla yapıldığını gösteren deliller savunmanın temelidir.
- Kast: Yanlışlıkla veya başkasına ait olduğu bilinmeden girildiği hallerde suç oluşmaz.
- Nitelikli hallerin unsurları: Gece vaktinin başlangıç saati, silahın kullanılıp kullanılmadığı ve birlikte hareket iradesi ayrıca tartışılabilir.
- Uzlaştırma: Uzlaşma sağlanırsa, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir.
- Ev sahibi olarak, kiracının konutuna “kendi evim” düşüncesiyle izinsiz girmek.
- Altı aylık şikayet süresini kaçırmak.
- Kamera kayıtlarını, otomatik silinmeden önce almamak.
- Uzaklaştırma kararından sonra eşyalarını almak için konuta izinsiz girmek.
- Kovuşturmada şikayetten vazgeçmenin sanığın kabulüne bağlı olduğunu bilmemek.
Sık sorulan sorular
Bahçeye izinsiz girmek suç mu?
Evet. Konuta ait bahçe, konutun eklentisi sayılır ve rızaya aykırı olarak girilmesi konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur.
Şikayetten vazgeçilebilir mi?
Evet. Şikayete bağlı hallerde soruşturma ve kovuşturma aşamasında vazgeçilebilir. Kovuşturma aşamasındaki vazgeçme, sanığın kabulüne bağlıdır; sanık kabul etmezse yargılama devam eder.
Henüz taşınmadığım evime girilmesi suç mu?
Fiilen oturulmasa da konut olarak tahsis edilmiş ve oturmaya hazırlanmış bir yere rızaya aykırı olarak girilmesi bu suçu oluşturur.
Yanlışlıkla başkasının evine girmek suç mu?
Hayır. Suç yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenemez. Kişi girdiği yerin başkasına ait olduğunu bilmiyorsa suç oluşmaz.
Ev sahibi kiracının evine izinsiz girebilir mi?
Hayır. Konut dokunulmazlığı, mülkiyetten bağımsız olarak konutta fiilen oturan kişiyi korur. Kiracının rızası olmadan konuta girilmesi bu suçu oluşturabilir.
Polis arama kararı olmadan evime girebilir mi?
Kural olarak hayır. Konutta arama, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Suçüstü hali ve acil yardım gibi istisnai durumlar dışında karar veya emir olmadan yapılan girişler hukuka aykırıdır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla