Mirasbırakanın ölümünden sonra tereke mallarının, kendisini mirasçı sayan ama gerçekte ya hiç mirasçı olmayan ya da daha zayıf bir mirasçılık hakkına sahip birinin elinde kaldığı sık görülür. Miras sebebiyle istihkak davası, gerçek mirasçının mirasçılıktan doğan üstün hakkına dayanarak bu malları geri istemesini sağlayan özel bir davadır.
Bu yazıda davanın ne zaman açılacağını, adi istihkak ve tapu iptal davalarından farkını, kimlerin kime karşı dava açabileceğini, zamanaşımı sürelerini ve davanın sonuçlarını anlatıyoruz. Yazının sonunda başvuru adımlarını ve sık yapılan hataları bulabilirsiniz.
- Nedir?
- Yasal veya atanmış mirasçının, terekenin tamamını ya da bir kısmını mirasçılık iddiasıyla elinde tutan kişiye karşı açtığı ayni nitelikte bir eda davasıdır (TMK m. 637).
- Süre?
- İyiniyetli davalıya karşı öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl; iyiniyetli olmayan davalıya karşı 20 yıl (TMK m. 639).
- Nerede?
- Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde; yetki kesindir. Dava şartı arabuluculuk yoktur.
- Sonuç?
- Tereke malları zilyetlik hükümlerine göre davacıya verilir; tapu kaydı düzeltilir, elden çıkarılmış mallar için bedel istenir.
Miras sebebiyle istihkak davası nedir?
Miras, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak mirasçılara geçer. Mirasçılar tereke mallarının zilyetliğini fiilen almamış olsalar da bu mallar üzerinde hak sahibidir. Bu malları elinde tutan kişi de kendisinin mirasçı olduğunu ya da davacıdan daha güçlü bir mirasçılık hakkına sahip olduğunu ileri sürüyorsa, uyuşmazlığın çözümü için kanun özel bir dava öngörür: yasal veya atanmış mirasçı, terekenin tamamı ya da bazı tereke malları üzerinde, mirasçılıktan doğan daha üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir (TMK m. 637/1).
Dava ayni niteliktedir ve bir eda davasıdır. Davacı yalnızca mirasçı olduğunun tespitini istemez, malların kendisine verilmesini ister. Mirasçı tereke mallarını tek tek ayrı davalarla istemek zorunda değildir; terekeyi bir bütün olarak, içindeki taşınmazlar, taşınırlar, banka hesapları ve alacaklarla birlikte isteyebilir. Davalının mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlıkları da hakim bu davada çözer (TMK m. 637/2); bunun için ayrıca bir mirasçılık davası açılması gerekmez.
Davacının talebi üzerine hakim, hakkın korunması için gerekli her türlü önlemi alabilir; örneğin davalıdan teminat isteyebilir veya taşınmazın tapu kaydına şerh verilmesine karar verebilir (TMK m. 637/3).
Hangi durumlarda açılır?
Davanın ayırt edici noktası, davalının malı elinde tutmasını bir mirasçılık iddiasına dayandırmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
Bu örneklerin hepsinde davalı, malı “ben de mirasçıyım” veya “asıl mirasçı benim” diyerek elinde tutar. Davalı malı kira, ariyet, satın alma gibi başka bir hukuki sebebe dayanarak elinde tutuyorsa ya da davacının mirasçılığına hiç itiraz etmiyorsa dava, miras sebebiyle istihkak sayılmaz.
Davanın şartları ve tarafları
Davacı
Davayı yalnızca yasal veya atanmış mirasçı açabilir. Ön mirasçı kendi hakkına dayanarak dava açabilir; miras Devlete kalmışsa Devlet de davacı olabilir. Buna karşılık vasiyet alacaklısı, miras payını devralan üçüncü kişi, terekeyi yöneten veya vasiyeti yerine getiren kişi bu davayı açamaz; vasiyet alacaklısının yolu vasiyetin yerine getirilmesi davasıdır.
Birden fazla mirasçı varsa terekeye elbirliğiyle sahip olduklarından dava kural olarak birlikte açılır. Mirasçılardan bazıları davaya katılmak istemiyorsa sulh hukuk mahkemesinden terekeye temsilci atanması istenebilir ve dava temsilci aracılığıyla yürütülür. Gizlenen mirasçının diğer mirasçılardan yalnızca kendi payını istediği durumlarda ise Yargıtay, mirasçının kendi payı için tek başına dava açabileceğini ve diğer mirasçıların onayının aranmayacağını kabul etmektedir.
Davalı
Davalı, tereke mallarını mirasçılık iddiasıyla elinde tutan kişidir: mirasçı olmadığı halde kendini mirasçı gösteren kişi, davacıdan daha uzak zümredeki akraba ya da geçersiz bir vasiyetnameye dayanan kişi. Tereke malını özel bir hukuki sebeple elinde tuttuğunu ispatlayan kişiye karşı bu dava açılamaz.
İspat yükü
Davacı; mirasçılık sıfatını, davalıya karşı üstün hakkını, istenen malların tereke malı olduğunu ve davalının haksız zilyet olduğunu ispatlar. Davalı ise kendi üstün hakkını, zamanaşımının dolduğunu veya malı özel bir sebeple elinde tuttuğunu ileri sürüyorsa bunu ispatlamalıdır. Yargıtay, tereke parasını aldığını kabul eden davalının, bu parayı iade ettiğini kendisinin ispat etmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Benzer davalardan farkı
Miras sebebiyle istihkak davası, sonuçları bakımından benzer olan başka davalarla sık sık karıştırılır. Bu ayrım özellikle zamanaşımı bakımından önemlidir.
| Dava | Ne zaman? | Süre |
|---|---|---|
| Miras sebebiyle istihkak | Davalı, malı mirasçılık iddiasıyla elinde tutuyor ve davacının mirasçılığına itiraz ediyor | 1 yıl / 10 yıl; iyiniyetli olmayana 20 yıl |
| Adi istihkak | Mirasçılık konusunda uyuşmazlık yok; mal başka bir sebeple veya hiçbir sebep olmadan elde tutuluyor | Mal mevcut oldukça zamanaşımı yok |
| Tapu iptal ve tescil (yolsuz tescil) | Mirasçının gizlenmesiyle taşınmaz başkası adına tescil edilmiş | Kural olarak süre yok; kadastro tespitlerinde 10 yıllık hak düşürücü süre |
| Mirasçılık belgesinin iptali | Belgedeki mirasçı veya pay hatalı | Süreye bağlı değil |
Yargıtay, davalıların davacıların mirasçılık sıfatına itiraz etmediği bir olayda davanın adi istihkak niteliğinde olduğunu, bu nedenle TMK m. 639’daki zamanaşımının uygulanamayacağını kabul etmiştir. Aynı kararda, davacıların miras payları gizlenerek satılan taşınmaz için paylarına düşen bedelin ödenmesine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 14. HD 12.09.2018, 2016/615 E., 2018/5557 K.).
Mirasçının gizlenmesi (ketmi verese) sonucunda taşınmazın başkası adına tescil edildiği iddiasıyla açılan davayı da Yargıtay yolsuz tescile dayanan tapu iptal ve tescil davası olarak nitelendirmiş ve TMK m. 639’daki sürenin bu davaya uygulanmayacağına karar vermiştir. Davanın hukuki niteliğini, dilekçedeki adlandırmadan bağımsız olarak hakim belirler. Bu konuyu ketmi verese yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Başka taleplerle birlikte ileri sürülmesi
Miras sebebiyle istihkak talebi çoğu zaman tek başına kalmaz. Davalı bir vasiyetnameye dayanıyorsa, yasal mirasçı önce veya aynı davada vasiyetnamenin iptalini ister; iptal sebebi yoksa saklı payı için tenkis talebini terditli olarak ekleyebilir. Davalı bir mirasçılık belgesine dayanıyorsa belgenin iptali istenir. Yargıtay, terekedeki bir değeri elinde tutan kişinin mirasçı olmadığı bir olayda, denkleştirme veya tenkis yönünden karar verilmeden önce miras sebebiyle istihkak koşullarının incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ölümden sonra tereke parasıyla bir mirasçı adına taşınmaz alınması gibi durumlarda da talebin istihkak çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Hangi taleplerin birlikte ve hangi sırayla ileri sürüleceği, sürelerin korunması bakımından dava açılmadan önce planlanmalıdır.
Zamanaşımı süreleri
TMK m. 639’a göre miras sebebiyle istihkak davası şu sürelerde zamanaşımına uğrar:
- Bir yıl: İyiniyetli davalıya karşı, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve malın davalının elinde bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren.
- On yıl: Her halde, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünden, atanmış mirasçılar için vasiyetnamenin açılmasından itibaren.
- Yirmi yıl: Davalı iyiniyetli değilse, örneğin davacının mirasçı olduğunu bildiği halde onu gizleyerek mirasçılık belgesi almışsa.
Davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını bu davada ileri süremez (TMK m. 638/2). Bu kural, uzun süre zilyet olan kişinin olağanüstü zamanaşımı savunmasıyla gerçek mirasçının hakkını ortadan kaldırmasını önler.
Zamanaşımı savunması dikkate alınmak için ileri sürülmelidir. Hak düşürücü sürelerin aksine zamanaşımını mahkeme kendiliğinden gözetmez; davalı süresinde savunma olarak ileri sürmezse dava esastan incelenir. Yine de davalının iyiniyetli sayılabileceği durumlarda bir yıllık süreyi esas alarak hareket etmek en güvenli yoldur.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar için
Yurt dışında yaşayan mirasçılar, mirasbırakanın ölümünü veya mirasçı olduklarını çoğu zaman geç öğrenir. Bir yıllık süre öğrenmeye bağlı olduğundan, öğrenme tarihini gösteren belgeleri (tebligat, e-posta, konsolosluk yazışması) saklamak önemlidir. On yıllık süre ise öğrenmeden bağımsız işler. Türkiye’ye gelmeden dava açabilmek için konsolosluktan veya bulunduğunuz ülkede apostil şerhli olarak düzenlenecek bir vekaletnameyle avukata yetki verebilirsiniz. Mirasçılık belgesi ve tereke araştırması da vekil aracılığıyla yürütülebilir.
Miras davalarındaki bütün süreleri karşılaştırmalı olarak mirasta zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımızda topladık.
Davanın sonuçları
Dava kabul edilirse tereke veya tereke malları, zilyetliğe ilişkin hükümlere göre davacıya verilir (TMK m. 638/1). “Verilme” kavramı yalnızca fiziki teslimi kapsamaz; para havalesi, hesaplar arası aktarma veya alacağın temliki gibi yollarla da gerçekleşebilir. Uygulamadaki başlıca sonuçlar:
- Taşınmazlar: Davalı adına oluşmuş tapu kaydı iptal edilerek davacı mirasçılar adına tescil edilir.
- Taşınırlar: Araç, mücevher, ev eşyası gibi mallar aynen iade edilir.
- Para ve alacaklar: Davalının çektiği banka mevduatı veya tahsil ettiği kira, kamulaştırma bedeli gibi tutarlar davacıya ödenir.
- Elden çıkarılan mallar: Mal iyiniyetli üçüncü kişiye devredilmişse, davacı davalıdan payına düşen değeri tazminat olarak ister.
Rakamlı örnek
Mirasbırakan üç çocuk bırakarak ölüyor; eşi daha önce ölmüş. Çocuklardan C’nin varlığı, diğer iki çocuk tarafından bilindiği halde gizleniyor ve yalnızca iki çocuğu mirasçı gösteren bir mirasçılık belgesi alınıyor. Bu iki çocuk, mirasbırakanın 6.000.000 TL değerindeki dairesini iyiniyetli bir alıcıya satıyor ve banka hesabındaki 900.000 TL’yi çekiyor. C’nin gerçek miras payı üçte birdir.
- Belgenin düzeltilmesi: C önce mirasçılık belgesinin iptalini ve üç çocuğu gösteren yeni bir belge verilmesini ister.
- Daire: Alıcı tapu siciline güvenerek iyiniyetle edindiği için daire geri alınamaz. C, diğer iki çocuktan payına düşen 2.000.000 TL’yi ister.
- Banka parası: C, çekilen 900.000 TL’den payına düşen 300.000 TL’yi ister.
- Süre: Kardeşler C’nin mirasçı olduğunu bilerek onu gizlediği için iyiniyetli sayılmaz; bu durumda zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
Davalının sorumluluğunun kapsamı iyiniyetine göre değişir. İyiniyetli zilyet, kural olarak malı kullanmasından dolayı tazminat ödemez ve mala yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları isteyebilir. İyiniyetli olmayan zilyet ise haksız zilyetliği nedeniyle doğan zararı ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri tazmin etmekle yükümlüdür.
Başvuru ve dava yolu
- Mirasçılığınızı belgeleyinÖnce noterden veya sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi alın. Mevcut belgede adınız yoksa veya paylar hatalıysa belgenin iptali gerekir; bu talep istihkak davasıyla birlikte de ileri sürülebilir. Atanmış mirasçıysanız vasiyetnamenin açılması ve tebliği için sulh hukuk mahkemesine başvurun.
- Tereke mallarını tespit edinTapu müdürlüğünden mirasbırakan adına kayıtlı ve ölümden sonra devredilmiş taşınmazları, bankalardan hesap hareketlerini, trafik tescilden araç kayıtlarını, belediye ve vergi dairesinden kayıtları isteyin. Gerekirse sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespitini talep edin.
- Tedbir isteyinDavalının malları elden çıkarmasını önlemek için dava dilekçesinde tapuya şerh, devir yasağı veya teminat istenir (TMK m. 637/3). Ayrıntılar için ihtiyati tedbir yazımıza bakabilirsiniz.
- Davayı açınGörevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kesindir (HMK m. 11); mahkeme kendiliğinden gözetir ve taraflar başka bir yer kararlaştıramaz. Dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
- Harç ve masrafları karşılayınDava, istenen malların değeri üzerinden nispi harca tabidir (2026 tarifesinde binde 68,31; dörtte biri peşin). Değer keşif ve bilirkişiyle belirlendikçe harç tamamlatılır. Para alacağı istenen hallerde 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yolu kalmadığından talep kısmi dava olarak açılıp tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4).
- Karar ve kanun yollarıKarara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. Taşınmaza ilişkin hükümler kesinleşmeden tapuda tescil yapılmaz.
- Davalının mirasçılığa itiraz etmediği bir uyuşmazlıkta, gereksiz yere bir yıllık süreye takılacağı endişesiyle hareketsiz kalmak veya tersine, itirazlı bir uyuşmazlıkta süreyi kaçırmak.
- Davayı malların bulunduğu yerde açıp mirasbırakanın son yerleşim yerine ilişkin kesin yetki kuralını gözden kaçırmak.
- Diğer mirasçıları davaya katmadan veya terekeye temsilci atatmadan tek başına bütün tereke için dava açmak.
- Hatalı mirasçılık belgesinin iptalini istemeden yalnızca malları talep etmek.
- Tapuya şerh veya teminat istemeyip yargılama sırasında malın elden çıkarılmasına fırsat vermek.
Sık sorulan sorular
Kardeşlerim beni mirasçılık belgesine yazdırmadan babamın evini sattı. Ne yapabilirim?
Önce mirasçılık belgesinin iptalini ve sizi de kapsayan yeni bir belge verilmesini istemeniz gerekir. Ev iyiniyetli bir alıcıya satılmışsa alıcıdan geri alınamaz; ancak kardeşlerinizden payınıza düşen değeri isteyebilirsiniz. Kardeşleriniz sizi bilerek gizlediyse iyiniyetli sayılmazlar ve yirmi yıllık süre uygulanır.
Miras sebebiyle istihkak davasını tek başıma açabilir miyim?
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olduğundan dava kural olarak bütün mirasçılarla birlikte açılır. Diğer mirasçılar katılmıyorsa sulh hukuk mahkemesinden terekeye temsilci atanmasını isteyip davayı temsilci aracılığıyla yürütebilirsiniz. Yalnızca kendi payınızı istiyorsanız davayı tek başınıza da açabilirsiniz.
Vasiyetnameyle mirasçı atandım, yasal mirasçılar evi bırakmıyor. Hangi davayı açmalıyım?
Vasiyetname açılıp size tebliğ edildikten sonra miras sebebiyle istihkak davası açabilirsiniz. Süreler sizin için vasiyetnamenin açılmasından itibaren işlemeye başlar. Yasal mirasçılar vasiyetnamenin iptalini isterse bu uyuşmazlık da aynı süreçte gündeme gelir.
Davalı yıllardır evde oturuyor; zamanaşımıyla malik olmuş sayılır mı?
Hayır. Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez (TMK m. 638/2). Sizin için önemli olan dava açma süresinin dolup dolmadığıdır.
Bu dava ile tapu iptal davası aynı şey mi?
Benzer sonuç doğurabilirler, ancak dayanakları farklıdır. Miras sebebiyle istihkakta davalı mirasçılık iddiasıyla malı elinde tutar ve TMK m. 639’daki süreler uygulanır. Mirasçının gizlenmesiyle oluşan yolsuz tescile karşı açılan tapu iptal ve tescil davası ise kural olarak süreye bağlı değildir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla