Ceza Hukuku

Yakalama ve Gözaltına Alma Nedir?

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 15 Mart 2024 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Yakalama ve Gözaltına Alma Nedir?

Yakalama ve gözaltına alma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen ve kesinleşmiş bir mahkumiyet olmadan kişi özgürlüğünü geçici olarak sınırlayan koruma tedbirleridir. Bu tedbirler ağır sonuçlar doğurduğu için kanun sıkı şartlar ve kısa süreler öngörmüştür; küçük görünen bir usul hatası bile tedbiri hukuka aykırı hale getirebilir ve itiraz ile tazminat hakkı doğurabilir.

Bu yazıda yakalama ile gözaltının farkını, kimlerin ve hangi hallerde yakalanabileceğini, gözaltı sürelerini, gözaltındaki kişinin haklarını, gözaltına itirazı ve yakınların neler yapabileceğini ele alıyoruz.

Kısaca
Gözaltı süresi ne kadar?
Yakalamadan itibaren 24 saat; en yakın hakime götürme için en çok 12 saat yol süresi eklenir (CMK m. 91/1).
Toplu suçlarda?
Savcının yazılı emriyle her defasında bir gün, en çok üç gün uzatılabilir; toplam dört gün (CMK m. 91/3).
Gözaltı kararını kim verir?
Cumhuriyet savcısı. Sınırlı suçüstü hallerinde kanunda yetkilendirilen kolluk amirleri de karar verebilir.
İtiraz nereye?
Sulh ceza hakimliğine; yakalanan, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi veya birinci ya da ikinci derece kan hısmı başvurabilir. Karar en geç 24 saat içinde verilir.

Koruma tedbiri olarak yakalama ve gözaltı

Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin amacına ulaşmasını, yani maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve verilecek kararın uygulanabilmesini güvence altına alan araçlardır. Bu tedbirler, henüz hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişinin temel haklarına geçici olarak dokunur. Bu nedenle kural olarak hakim kararı gerektirir; yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı veya kolluğa sınırlı yetki tanınmıştır.

Soruşturma evresinde suç şüphesi altındaki kişiye “şüpheli”, kovuşturma evresinde, yani iddianamenin kabulünden sonra “sanık” denir (CMK m. 2). Yakalama her iki evrede de uygulanabilir. Bu kavramlar ve haklar için şüpheli ve sanık kimdir yazımıza bakabilirsiniz.

Anlık tedbirYakalamaKişinin fiilen denetim altına alınmasıdır. Uygulandığı anda tamamlanır; ardından kişi serbest bırakılır veya gözaltına alınır. Yakalamanın ardından gözaltı zorunlu değildir.
Süreli tedbirGözaltıYakalanan kişinin, soruşturmanın tamamlanması için savcılık kararıyla kanuni süre boyunca tutulmasıdır. Süre dolduğunda kişi serbest bırakılır veya hakim önüne çıkarılır.

Yakalama ve gözaltı kişi özgürlüğünü ve seyahat özgürlüğünü kısıtladığı için Anayasa’nın 19. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin güvencesi altındadır. Bu güvencelere aykırılık, kişiye CMK m. 141 uyarınca Devletten tazminat isteme hakkı verir.

Yakalama: kim, hangi hallerde yakalayabilir?

Yakalama iki yolla gerçekleşir: hakim veya mahkemenin yakalama emrine dayanarak ya da emir olmadan, kanunda sayılan acil hallerde doğrudan yakalama yoluyla.

Doğrudan yakalama

  • Herkes tarafından geçici yakalama: Bir kişi suçüstü yakalandığında veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenirken kaçma olasılığı bulunuyorsa ya da kimliği hemen belirlenemiyorsa, herkes tarafından geçici olarak yakalanabilir (CMK m. 90/1). Yakalayan kişi yakalananı derhal kolluğa teslim etmelidir.
  • Kolluk tarafından yakalama: Tutuklama veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren hallerde, gecikmesinde sakınca bulunması ve Cumhuriyet savcısına veya amirlerine hemen başvurma olanağı bulunmaması durumunda kolluk görevlileri kişiyi yakalayabilir (CMK m. 90/2).

Doğrudan yakalama istisnadır. Emir çıkarmak için yeterli zaman olduğu halde emir olmadan yapılan yakalama hukuka aykırı sayılır. Kolluk, yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir (CMK m. 90/4) ve durumu hemen Cumhuriyet savcısına haber verir (CMK m. 90/5).

Yakalama emri

Yakalama emri, hakim veya mahkeme tarafından düzenlenir; emri savcı ve kolluk uygular (CMK m. 98). Emir şu hallerde verilebilir:

  • Çağrıya gelmeyen şüpheli: Çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı ulaştırılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi yakalama emri düzenleyebilir. Hastalık veya yakınının cenazesi gibi geçerli ve belgelenebilir bir mazeret, emir verilmesine engel olabilir.
  • Tutuklama isteminin reddine itiraz: Savcının tutuklama talebinin reddine itiraz üzerine dosyayı inceleyen hakim, itirazı haklı bulursa şüpheli hakkında yakalama emri düzenleyebilir.
  • Kaçak sanık ve kaçak hükümlü: Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında mahkeme; yakalandıktan sonra kolluktan veya cezası infaz edilirken kurumdan kaçan kişi hakkında Cumhuriyet savcısı veya kolluk yakalama emri düzenleyebilir.

Yakalama emrinde kişinin açık eşkali, biliniyorsa kimliği, isnat edilen suç ve yakalandığında nereye götürüleceği gösterilir. Yakalama emriyle yakalanan kişi en geç 24 saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılır; bu mümkün olmazsa aynı süre içinde ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla sorgusu yapılır (CMK m. 94).

Yakalanamayacak kişiler ve sınırlar

Bazı kişiler, kanun veya uluslararası hukuk gereği yakalanamaz ya da ancak sınırlı hallerde yakalanabilir:

  • Çocuklar: Fiil tarihinde 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile 15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler, işlenen fiil nedeniyle yakalanamaz; yalnızca kimliklerinin tespiti için tutulabilir ve hemen serbest bırakılır (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 19). 12-18 yaş arasındaki çocuklar yakalanabilir; ancak derhal Cumhuriyet başsavcılığı çocuk bürosuna götürülür, ailesine ve müdafiye haber verilir ve yetişkinlerden ayrı tutulur.
  • Diplomatik dokunulmazlık: Diplomatik ajanlar, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca hiçbir şekilde tutulamaz.
  • Yasama dokunulmazlığı ve hakim, savcılar: Milletvekilleri ile hakim ve savcılar, ağır cezalık suçüstü hali dışında kural olarak yakalanamaz; bunlar için Anayasa ve özel kanunlarda ayrı usul öngörülmüştür.
  • Şikayete bağlı suçlar: Şikayet olmadan da suçüstü halinde yakalama yapılabilir; ancak bu durumda şikayet hakkı olan kişiye derhal haber verilir (Yönetmelik m. 5).

Uygulamada sıkça “yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda yakalama yapılamaz” denir. Kanundaki açık yasak ise tutuklama için öngörülmüştür: yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve (vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç) üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4). Bu suçlarda yakalama ve gözaltı mutlak olarak yasaklanmamıştır; ancak ölçülülük ilkesi gereği bu tedbirlere çok sınırlı biçimde başvurulmalıdır.

Gözaltı: şartlar ve karar yetkisi

Yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir (CMK m. 91/1). Gözaltına alma, iki şartın birlikte bulunmasına bağlıdır (CMK m. 91/2):

  • Zorunluluk: Tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması. Örneğin delillerin hemen toplanması, şüphelinin kaçma ihtimali veya birlikte hareket eden diğer şüphelilerle irtibatın kesilmesi gereği.
  • Somut delil: Kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı. Soyut ihbar veya genel bir kanaat yeterli değildir.

Gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı verir. Karar kural olarak yazılı olmalıdır; acil hallerde sözlü talimat verilebilir, ancak derhal yazılı hale getirilmelidir. Gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar ise mutlaka yazılı olmalı ve gözaltındaki kişiye derhal tebliğ edilmelidir.

Kolluk amirinin gözaltı yetkisi

6638 sayılı Kanun (2015) ile eklenen CMK m. 91/4’e göre, yalnızca suçüstü halleriyle sınırlı olarak ve kanunda sayılan suçlarda (toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet suçları; kasten ve taksirle öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu imal ve ticareti gibi TCK suçları; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2911 sayılı Kanun’un belirli suçları), mülki amirlerce belirlenen kolluk amirleri kişinin 24 saate, toplumsal olaylarda ve toplu suçlarda 48 saate kadar gözaltına alınmasına karar verebilir. Kolluk durumu derhal savcıya bildirir ve onun talimatına göre hareket eder.

Gözaltı süreleri

Gözaltı süresi yakalama anından başlar. Yakalanan kişiyi en yakın hakim veya mahkemeye götürmek için gereken zorunlu süre gözaltı süresine dahil değildir; ancak bu yol süresi on iki saati geçemez.

Durum Gözaltı süresi Dayanak
Bireysel suçlar 24 saat + en çok 12 saat yol süresi CMK m. 91/1
Toplu suçlar (üç veya daha fazla kişi) Savcının yazılı emriyle her defasında 1 gün, en çok 3 gün uzatma; toplam 4 gün CMK m. 91/3; m. 2/1-k
Kolluk amirinin kararıyla (suçüstü, sayılan suçlar) 24 saat; toplumsal olaylar ve toplu suçlarda 48 saat CMK m. 91/4
Yakalama emriyle yakalanan En geç 24 saat içinde hakim önüne çıkarma CMK m. 94

Toplu suç, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenen suçtur (CMK m. 2/1-k). Bu suçlarda süre uzatımı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu gerekçesiyle yapılabilir ve uzatma kararında gerekçe gösterilmelidir. Uzatma en çok üç gündür; ilk 24 saatle birlikte azami gözaltı süresi dört gün olur.

Terörle Mücadele Kanunu’nun geçici 19. maddesi, 2018’de 7145 sayılı Kanun ile süreli olarak getirilmiş ve terör suçları ile bazı toplu suçlarda daha uzun gözaltı süreleri öngörmüştür; uygulama süresi sonradan uzatılmıştır. Bu geçici hükmün olay tarihinde yürürlükte olup olmadığı dosya bazında kontrol edilmelidir. Geçici hükmün uygulanmadığı dosyalarda CMK’daki genel süreler esas alınır.

Süre dolduğunda kişi ya serbest bırakılır ya da savcılık tarafından sorgu için sulh ceza hakimi önüne çıkarılır. Hakim önüne çıkarılan kişi, tutuklama veya adli kontrol talebiyle sorguya alınır; müdafi bu sorguda hazır bulunur. Tutuklama şartları ve itiraz için tutuklama ve tutuklamaya itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Yakalanan ve gözaltına alınan kişinin hakları

Yakalanan kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi, hakkındaki iddialar ve hakları derhal bildirilir. Bu bilgilendirme mümkünse yazılı olarak, değilse sözlü olarak yapılır ve “Şüpheli ve Sanık Hakları Formu” kişiye verilir (Yönetmelik m. 6).

Susma hakkı

Kişi, kimlik bilgileri dışındaki sorulara cevap vermek zorunda değildir. Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz. Susma hakkının kullanılması aleyhe delil olarak yorumlanamaz.

Müdafi yardımı

Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; ifade alınması sırasında en çok üç müdafi hazır bulunabilir. Müdafi seçemeyeceğini beyan eden şüpheliye, istemi halinde baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/1). Çocuklara, kendini savunamayacak derecede malul olanlara ve sağır veya dilsizlere istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/2). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/3).

Yönetmelik ile kanun arasındaki fark. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 20. maddesinde zorunlu müdafilik için hala “üst sınırı en az beş yıl” ifadesi yer alır. Kanun 2006’da değiştirilmiş olup geçerli ölçüt CMK m. 150/3’teki “alt sınırı beş yıldan fazla” hapis cezasıdır.

Müdafiin şüpheliyle görüşme, ifade alma sırasında yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz. Gözaltındaki ifade aşaması çoğu dosyada en kritik evredir: bu aşamada verilen beyan, ilerideki savunmanın çerçevesini belirler. Müdafiyle önceden ve başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşmek, hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur. Müdafiin rolü için ceza avukatı ne yapar yazımıza bakabilirsiniz.

Yakınlara haber verme

Yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin bir yakınına ya da belirleyeceği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilir (CMK m. 95). Yakalanan yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

Sağlık kontrolü

Yakalanan kişinin sağlık durumu, yakalandığı anda, gözaltı süresinin uzatılmasında, başka bir yere nakilde ve serbest bırakılmadan veya adli mercilere götürülmeden önce hekim kontrolüyle belgelenir. Hekim işkence veya kötü muamele izine rastlarsa durum derhal Cumhuriyet savcısına bildirilir (Yönetmelik m. 9). Bu raporlar, gözaltında kötü muamele iddialarının ispatında temel delildir.

Tutanak

Yakalama işlemi; yer, zaman, yakalayan görevli, hakların bildirilip bildirilmediği gibi hususları içeren bir tutanakla kayda geçirilir ve bir örneği yakalanana verilir (CMK m. 97; Yönetmelik m. 6). Tutanağın düzenlenmemesi açık bir usulsüzlüktür ve itirazda dayanılabilecek bir eksikliktir.

İfade ve yasak usuller

İfade, kişinin özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit, kanuna aykırı bir yarar vaadi gibi yasak usullerle alınan ifadeler, kişinin rızası olsa bile delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148). Müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4). Bu kuralların sonuçları için hukuka aykırı deliller yazımıza bakabilirsiniz.

Gözaltı ile tutuklama arasındaki fark

Tutuklama, CMK’da öngörülen en ağır koruma tedbiridir ve yalnızca hakim kararıyla verilir. Gözaltı ise savcılık kararıyla ve saatler veya birkaç günle sınırlı bir süre için uygulanır. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesi, bir tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma şüphesi) ve ölçülülük aranır. Ölçülülük ilkesi gereği, yakalama, gözaltı veya adli kontrol amacı karşılıyorsa daha ağır olan tutuklamaya başvurulamaz.

Yakalama ve gözaltına itiraz

Yakalama işlemine, gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin yazılı emre karşı, hemen serbest bırakılmak için sulh ceza hakimine başvurulabilir (CMK m. 91/5).

  • Kimler başvurabilir: Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi veya birinci ya da ikinci derecede kan hısmı.
  • İnceleme: Sulh ceza hakimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve derhal, en geç 24 saat içinde karar verir.
  • İtirazın reddi: Hakim, yakalamayı veya gözaltını ya da süre uzatımını yerinde bulursa başvuruyu reddeder.
  • İtirazın kabulü: Hakim tedbiri yerinde görmezse, kişinin soruşturma evrakıyla birlikte derhal Cumhuriyet savcısı huzuruna çıkarılmasına karar verir. Savcı bu durumda kişiyi serbest bırakır ya da tutuklama veya adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk eder.

Gözaltı süresinin dolması veya hakim kararıyla serbest bırakılan kişi, yakalamayı gerektiren aynı fiil nedeniyle, yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça yeniden yakalanamaz (CMK m. 91/6). Bu kural, aynı olay için ardı ardına gözaltı uygulanmasının önündeki temel güvencedir.

Kanuni süreler aşılmış, haklar hatırlatılmamış veya yakınlara haber verilmemişse, kişi CMK m. 141 uyarınca maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir. Ayrıntılar için haksız gözaltı ve tutuklama tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Gözaltına alınırsanız veya bir yakınınız gözaltındaysa

  1. Sakin kalın ve kimlik bilgilerinizi verinKimlik sorularını cevaplamak zorunludur. Olayla ilgili sorulara müdafi gelmeden cevap vermek zorunda değilsiniz.
  2. Müdafi isteyinKendi avukatınızı bildirin veya baro tarafından görevlendirilmesini isteyin. İfadeden önce avukatınızla yalnız görüşme talep edin.
  3. Yakınınıza haber verilmesini isteyinKime haber verileceğini açıkça söyleyin; bu talebin tutanağa geçmesini sağlayın.
  4. Sağlık kontrolünde şikayetlerinizi bildirinDarp izi, ağrı veya kronik rahatsızlığınızı hekime söyleyin; ilaçlarınızın sağlanmasını isteyin.
  5. Tutanakları okuyunSöylemediğiniz bir ifade tutanağa geçirilmişse düzeltilmesini isteyin; düzeltilmezse imzalamayın ve gerekçesini yazdırın.
  6. Yakınlar içinGözaltı yerini ve dosyanın bağlı olduğu savcılığı öğrenin, avukatla iletişime geçin ve süre aşımı veya hukuka aykırılık varsa sulh ceza hakimliğine başvuruyu değerlendirin.
  • Avukat gelmeden “anlatırsam bırakırlar” düşüncesiyle ayrıntılı ifade vermek.
  • Okumadan ifade tutanağı imzalamak.
  • Gözaltında ortaya çıkan yaralanmaları sağlık kontrolünde bildirmemek.
  • Gözaltı süresinin aşıldığını fark edip itiraz yoluna başvurmamak.
  • Çağrıya mazeretsiz uymayıp hakkında yakalama emri çıkarılmasına yol açmak.
Bir yakınınız gözaltında mı?
Gözaltı süresini, hakları ve ifade sürecini hızla birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Gözaltı en fazla kaç gün sürer?

Bireysel suçlarda 24 saat ve en çok 12 saat yol süresi; üç veya daha fazla kişiyle işlenen toplu suçlarda savcının yazılı uzatma kararlarıyla toplam dört gün. Süre sonunda kişi serbest bırakılır veya hakim önüne çıkarılır.

Gözaltı adli sicil kaydına işler mi?

Hayır. Adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkumiyet kararları işlenir. Yakalama ve gözaltı kolluğun kayıt sistemlerine kaydedilir; ancak sabıka kaydı oluşturmaz.

Gözaltındaki yakınımla görüşebilir miyim?

Müdafi gözaltındaki kişiyle her zaman görüşebilir. Yakınların görüşmesi ise kolluk ve savcılık uygulamasına bağlıdır; kişinin bir yakınına haber verilmesini isteme hakkı her durumda vardır (CMK m. 95).

İfadeye çağrıldım ama gitmedim; gözaltına alınır mıyım?

Çağrıya geçerli bir mazeret olmadan uymayan şüpheli hakkında zorla getirme veya yakalama emri düzenlenebilir. Bu durumda kişi yakalanarak ifadesi alınır. İfadeye gitmemek tek başına tutuklama nedeni değildir.

Gözaltına itiraz edilirse sonuç ne zaman çıkar?

Sulh ceza hakimi itirazı evrak üzerinde inceler ve en geç 24 saat içinde karar verir.

Haksız gözaltı nedeniyle tazminat alabilir miyim?

Kanuni süreler aşıldıysa, haklarınız hatırlatılmadıysa veya gözaltından sonra kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraate karar verildiyse, CMK m. 141 uyarınca Devletten tazminat isteyebilirsiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Ceza Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın