Vergi Hukuku

Defter ve Belge İbraz Etmeme Suçu ve Cezası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 16 Mart 2023 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 20 dk okuma
Defter ve Belge İbraz Etmeme Suçu ve Cezası

Vergi kanunlarına göre tutulması ve saklanması zorunlu olan defter ve belgeler, vergi incelemesinin temel malzemesidir. Bu nedenle kanun, varlığı belli olan defter ve belgelerin inceleme sırasında yetkililere ibraz edilmemesini “gizleme” sayar ve kaçakçılık suçları arasında hapis cezasıyla yaptırıma bağlar. Uygulamada bu suç, çoğu zaman bir tebligatın gözden kaçması, defterlerin muhasebecide kalması ya da işyerinin kapanmış olması gibi sıradan sebeplerle gündeme gelir.

Bu yazıda defter ve belge ibraz etmeme suçunun unsurlarını, ibraz talebinin ve tebligatın hangi şartları taşıması gerektiğini, kimlerin sorumlu tutulduğunu, suçun oluşmadığı durumları, cezayı ve indirim imkanlarını, vergisel sonuçları ve bir ibraz yazısı geldiğinde atılması gereken adımları ele alıyoruz.

Kısaca
Dayanak ve ceza?
VUK m. 359/a-2: 15.04.2022’den sonra işlenen fiillerde 18 aydan 5 yıla kadar hapis.
Ne zaman suç oluşur?
Varlığı noter tasdik kayıtları veya başka yollarla sabit olan defter ve belgeler, usulüne uygun bir ibraz talebine rağmen verilen sürede ibraz edilmezse.
Vergisel sonucu?
Re’sen takdir yoluyla tarhiyat, KDV indirimlerinin reddi ve vergi ziyaı cezası.
Ceza azalır mı?
Etkin pişmanlık hükümleriyle indirim, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür.

Defter ve belge ibraz etmeme suçu nedir?

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 359. maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi, defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenleri veya gizleyenleri cezalandırır. Aynı maddeye göre, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında ibraz edilmeyen defter ve belgeler gizlenmiş sayılır. Kısacası kanun, ibraz etmeme fiilini doğrudan gizleme olarak nitelendirmiştir; belgelerin ayrıca saklandığının veya kaçırıldığının ispatı aranmaz.

Suçun korunan değeri, vergi idaresinin denetim imkanıdır. İnceleme elemanı defterleri göremezse beyanların doğruluğunu da kontrol edemez. Bu nedenle suçun oluşması için vergi ziyaı doğması şart değildir; sonradan herhangi bir vergi farkı bulunmasa bile ibraz etmeme fiili tek başına yeterlidir.

Saklama ve ibraz yükümlülüğü

Suçun arka planında üç temel yükümlülük vardır: defter tutma ve belge düzenleme, saklama ve ibraz.

Kimler defter tutmak zorundadır?

Defter tutma yükümlülüğü VUK m. 171 ile 242 arasında, tacirler bakımından ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 64 ve devamında düzenlenmiştir. Tacirler, ticaret şirketleri, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, serbest meslek erbabı ve belirli şartlarda çiftçiler defter tutar. Yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defteri temel defterlerdir; anonim şirketlerde ayrıca karar ve pay defteri tutulur. Gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilenler defter tutmak zorunda değildir; ancak basit usulde vergilendirilenler aldıkları belgeleri saklamakla yükümlüdür.

Belgeler bakımından fatura, sevk irsaliyesi, gider pusulası, müstahsil makbuzu, ücret bordroları, tahsilat ve tediye makbuzları, banka dekontları ve hesap ekstreleri ile kira sözleşmeleri ve kira ödeme kayıtları, incelemede en sık istenen belgelerdir. İbraz yükümlülüğü yalnızca kanunen tutulması veya saklanması zorunlu olan defter ve belgeler için suç yaptırımına bağlanmıştır.

  • Saklama (VUK m. 253): Defterler ve kayıtlara dayanak belgeler, ilgili oldukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle saklanmalıdır. Tacirler için Türk Ticaret Kanunu m. 82’deki on yıllık saklama süresi ayrıca geçerlidir. Devam eden bir inceleme veya uyuşmazlık varsa, belgelerin bu süreç sonuçlanana kadar saklanması gerekir.
  • İbraz (VUK m. 256): Defter ve belge tutmak zorunda olanlar, bunları yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz etmek ve incelemeye yetkili olanlara göstermek zorundadır.
  • İnceleme yeri (VUK m. 139): Vergi incelemesi kural olarak mükellefin işyerinde yapılır. İşyerinin müsait olmaması, mükellefin istemesi veya zorunlu sebepler gibi hallerde inceleme dairede yapılabilir ve defter ve belgelerin daireye getirilmesi istenir.

Defterlerin işyerinde bulundurulması zorunluluğu ayrı bir yükümlülüktür. Örneğin Bakanlıkça tutulması ve günü gününe kayıt yapılması zorunlu kılınan defterlerin (uygulamada günlük kasa defteri ile günlük perakende satış ve hasılat defteri) işyerinde bulundurulmaması, yetkili memurlarca tespit edilmesi halinde özel usulsüzlük cezası gerektirir (VUK m. 353/4). Bu ceza, ibraz etmeme suçundan bağımsızdır.

Elektronik defter ve e-fatura uygulamalarıyla birlikte saklama yükümlülüğü büyük ölçüde elektronik ortama taşınmıştır. Ancak elektronik kayıtların varlığı, ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; inceleme elemanı yine defterlerin, belgelerin ve dayanak kayıtların ibrazını isteyebilir. İncelemenin genel işleyişi ve mükellefin hakları için vergi incelemesi: süreç, nedenler ve mükellefin hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Suçun unsurları

Yargıtay içtihadı, mahkumiyet için aşağıdaki şartların her birinin dosyada somut olarak ortaya konmasını arar. Bunlardan biri eksikse hüküm bozulur.

  1. Tutulması veya saklanması zorunlu defter ve belgeİstenen defter ve belgelerin vergi kanunlarına göre tutulması veya saklanması zorunlu olmalıdır. Tutma zorunluluğu bulunmayan belgelerin ibraz edilmemesi suç oluşturmaz. Talep, saklama süresi içinde yapılmalıdır; saklama süresi dolmuş defterler için suç oluşmaz.
  2. Varlığın sabit olmasıDefterlerin noter tasdik kayıtları, elektronik defter beratları, faturaların anlaşmalı matbaadan teslim alındığına dair kayıtlar veya e-fatura sistemi gibi yollarla gerçekten var oldukları ispatlanmalıdır.
  3. Yetkili kişinin inceleme amacıyla talebiTalep, VUK m. 135’te sayılan incelemeye yetkili kişiler tarafından ve bir vergi incelemesi kapsamında yapılmalıdır. Bu kişiler başta vergi müfettişleri ve vergi müfettiş yardımcıları ile ilin en büyük mal memuru ve vergi dairesi müdürleridir; Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında bulunanlar da inceleme yetkisine sahiptir. Yetkisi bulunmayan bir görevliye ibraz edilmeyen defter için suç oluşmaz. Örneğin yalnızca mükellefiyet kaydının silinmesi için istenen belgeler bakımından suç oluşmaz.
  4. Usulüne uygun tebligat ve süreİbraz yazısı mükellefe veya şirketin kanuni temsilcisine usulüne uygun tebliğ edilmelidir. Kanunda süre gösterilmeyen hallerde idare 15 günden az olmamak üzere uygun bir süre verir (VUK m. 14).
  5. İbraz edilmemesi ve kastDefter ve belgeler verilen sürede ibraz edilmemeli, ibraz etmeme bilerek ve isteyerek gerçekleşmelidir. Mücbir sebep varsa suç oluşmaz.
Tasdik kaydı araştırılmalı

Yargıtay, defterlerin ilgili yıl için noterden tasdik ettirilip ettirilmediği araştırılmadan kurulan mahkumiyet hükümlerini istikrarlı biçimde bozmaktadır. Tasdik ettirilmemiş ve varlığı başka bir yolla da ispatlanamayan defter için ibraz etmeme suçu oluşmaz; bu durumda usulsüzlük cezası ve vergisel sonuçlar gündeme gelir. Varlığı ayrıca sabit olan faturalar ve diğer belgeler için ise suç oluşabilir.

Elektronik defter ve e-fatura kullananlar

Elektronik defter tutan mükelleflerde defterlerin varlığı, Gelir İdaresi sistemine yüklenen beratlarla zaten sabittir. Bu nedenle “tasdik kaydı yok” savunması bu mükellefler için genellikle sonuç vermez. Öte yandan e-fatura ve e-arşiv faturalar idarenin sisteminde bulunduğundan, inceleme elemanı belgelerin önemli bir kısmına mükelleften bağımsız olarak ulaşabilir. Yargıtay’ın yakın tarihli bazı kararlarında, faturaların karşı taraf kayıtları ve elektronik sistem üzerinden tespit edildiği ve incelemenin fiilen engellenmediği dosyalarda, ibraz etmeme kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları onanmıştır. Bu yaklaşım her dosyada aynı sonucu doğurmaz; defterlerin ve dayanak kayıtların ibraz edilmemesi, elektronik belgelerin varlığına rağmen suç oluşturabilir.

İbraz talebi ve tebligat

İbraz etmeme suçunda en sık tartışılan konu, ibraz yazısının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğidir. Tebligat, VUK m. 93 ve devamındaki hükümlere göre yapılır. Elektronik tebligat adresi bulunan mükelleflerde yazı elektronik ortamda gönderilir ve elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

Yargıtay, işyeri faal olan bir mükellefe defterlerin daireye getirilmesi için tebligat yapılmışsa, VUK m. 139’daki istisnalardan birinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını ister. İşyerinde inceleme yapılabilecekken bu araştırma yapılmadan defterlerin daireye getirilmesi istenmişse, tebligat suçun oluşması için geçerli sayılmayabilir. İşyeri kapanmış veya faaliyet terk edilmişse ise inceleme zorunlu olarak dairede yapılacağından bu tartışma farklı sonuç verir.

Tebligatta sık görülen sorunlar

  • Adreste bulunamama: Mükellef bildirdiği adreste bulunamadığında ilanen tebliğ yoluna gidilir. İlanen tebliğ şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca denetlenir.
  • Kanuni temsilci değişikliği: Şirketlerde tebligatın, talep tarihinde görevde olan kanuni temsilciye yapılması gerekir. Elektronik tebligat şifresinin eski yöneticide kalmış olması gibi durumlar araştırılmadan mahkumiyet kurulmamalıdır.
  • Kapıya yapıştırma: VUK m. 102 uyarınca kapıya yapıştırma yoluyla yapılan tebligatlar da geçerlidir; ancak şartlarının tutanakla belgelenmiş olması gerekir.

Tebligatın usulsüz olduğunun ileri sürülmesi bu suçta en etkili savunmalardan biridir. Tebligat kuralları ve usulsüzlüğün sonuçları için vergi tebligatı ve usulsüz tebligatın hukuki sonuçları yazımıza bakabilirsiniz.

Kim sorumlu tutulur?

Gerçek kişi mükelleflerde sorumlu, mükellefin kendisidir. Şirketlerde ise ceza sorumluluğu, tüzel kişi adına hareket eden ve ibraz yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken kanuni temsilciye aittir. Yargıtay, ibraz yazısının tebliğ edildiği tarihte şirketi temsil eden kişinin sorumlu olacağını kabul eder; yazının tebliğinden önce görevden ayrılmış bir yönetici bu suçtan sorumlu tutulamaz.

Ceza sorumluluğu şahsidir. Bu nedenle yalnızca sicilde müdür olarak görünmek tek başına yeterli sayılmaz; şirketi fiilen yöneten kişinin kim olduğu, ibraz yazısından haberdar olup olmadığı ve defterlerin kimin elinde bulunduğu araştırılmalıdır. Kanuni temsilcinin şirketin vergi borçlarından ayrıca sorumlu tutulması ise farklı kurallara tabidir; bunun için şirket ortaklarının ve kanuni temsilcilerin vergi sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

Defterler muhasebecide kaldıysa

Uygulamada en sık savunmalardan biri defterlerin mali müşavirde kaldığı ve geri alınamadığıdır. Bu savunma kendiliğinden beraat sonucu doğurmaz. Mahkeme, mali müşaviri tanık olarak dinlemeli, defterlerin ne zaman ve neden teslim edilmediğini ve mükellefin bunları geri almak için ne yaptığını araştırmalıdır. Mükellefin defterleri ihtarname gibi yazılı bir yolla istediğini ve bu durumu inceleme elemanına süresi içinde bildirdiğini gösterebilmesi, kast bulunmadığı yönündeki savunmayı güçlendirir.

Suçun oluşmadığı durumlar

Yargıtay kararlarında beraat veya bozma sonucu doğuran durumlar belirli başlıklarda toplanır:

VarlıkTasdik veya varlık kaydı yokDefterin tasdik ettirilmediği, faturaların matbaadan teslim alınmadığı ve varlığın başka bir yolla da ispatlanamadığı durumlar.
Mücbir sebepZayi, afet, ağır hastalıkYangın, deprem, su baskını, ağır hastalık, tutukluluk veya çalınma gibi iradeye bağlı olmayan sebepler (VUK m. 13). Zayi belgesi alınmış olması bu savunmayı güçlendirir.
UsulGeçersiz talep veya tebligatYetkisiz kişinin talebi, inceleme amacı taşımayan talep, faal işyerinde m. 139 araştırması yapılmadan dairede ibraz istenmesi, usulsüz tebligat.
Kastİncelemenin engellenmemesiSüre içinde ibraz edilen veya eksikliği süresinde giderilen defterler; belgelerin e-fatura gibi kayıtlarla zaten tespit edildiği ve incelemenin fiilen engellenmediği durumlar.

Aynı döneme ait defter ve belgelerin, daha önce ibraz edilmediği gerekçesiyle hakkında dava açılmışken yeniden istenmesi ve bu ikinci talebe dayanılarak yeni bir dava açılması da Yargıtay tarafından kabul görmemektedir.

Mücbir sebepler

VUK m. 13’te sayılan mücbir sebepler şunlardır: vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler; kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaybubetler ve sahibinin iradesi dışındaki sebeplerle defter ve belgelerin elinden çıkmış bulunması. Mücbir sebebin hastane, tutukluluk, afet veya polis tutanağı gibi resmi belgelerle ispatlanması gerekir.

Mücbir sebebin etkisi, niteliğine göre değişir. Geçici bir engel varsa (örneğin ağır hastalık), süreler engel ortadan kalkana kadar işlemez ve ibraz yükümlülüğü sonradan yerine getirilir (VUK m. 15). Defter ve belgeler tamamen yok olmuşsa, ibraz yükümlülüğü fiilen ortadan kalkar; bu durumda zayi belgesi büyük önem taşır.

Zayi belgesi

Defter ve belgeler yangın, su baskını veya hırsızlık gibi bir sebeple kaybolmuşsa, tacirler için ziyaın öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde işletmenin bulunduğu yerdeki yetkili mahkemeden zayi belgesi istenmesi gerekir (Türk Ticaret Kanunu m. 82/7). Zayi belgesi alınmadan, ibraz yazısı geldikten sonra ileri sürülen kayıp veya çalınma iddiaları mahkemelerce çoğu zaman inandırıcı bulunmaz.

Mücbir sebebi süresi içinde bildirin. Defterleri ibraz edememenizin haklı bir nedeni varsa, bunu ibraz süresi dolmadan inceleme elemanına yazılı olarak bildirin ve belgelendirin. Süre geçtikten sonra yapılan açıklamalar savunma olarak çok daha zayıf kalır.

Ceza, indirimler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Defter ve belge ibraz etmeme suçunun cezası, 7394 sayılı Kanun’la 15.04.2022’den itibaren artırılmıştır. Daha önce işlenen fiillerde lehe olan eski hüküm uygulanır (TCK m. 7/2).

Konu Düzenleme Dayanak
Ceza (15.04.2022 ve sonrası) 18 aydan 5 yıla kadar hapis VUK m. 359/a-2
Ceza (15.04.2022 öncesi) 18 aydan 3 yıla kadar hapis VUK m. 359/a-2 (eski hali)
Soruşturmada ödeme Ceza yarı oranında indirilir VUK m. 359
Kovuşturmada hükümden önce ödeme Ceza üçte bir oranında indirilir VUK m. 359
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az ise, diğer şartlarla CMK m. 231

Etkin pişmanlık indirimi için tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmesi gerekir. İbraz etmeme dosyalarının bir kısmında fiil nedeniyle tarh edilmiş bir vergi bulunmaz; kanun bu durumda da cezanın yarı oranında indirilmesine imkan tanır. Anayasa Mahkemesi, indirimden yararlanmak için vergi davası açılmaması veya açılan davadan feragat edilmesi şartını 2023’te iptal etmiştir.

Örneğin 18 aylık temel cezadan takdiri indirimle (TCK m. 62) 15 aya, etkin pişmanlık indirimiyle de 7 ay 15 güne inilebilir. Bu düzeyde bir ceza için hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve koşulları varsa adli para cezasına çevirme gündeme gelir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK m. 231, 31.07.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir; iki yıllık sınır ve beş yıllık denetim süresi korunmuştur.

Görevli mahkeme ve usul

Suç şikayete bağlı değildir; vergi idaresinin mütalaası ile Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir (VUK m. 367) ve davaya suçun işlendiği yerdeki asliye ceza mahkemesi bakar. Erteleme (TCK m. 51) için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılması gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise ayrıca kasıtlı suçtan mahkumiyet bulunmaması ve suçla oluşan kamu zararının tamamen giderilmesi aranır; bu karar verilirse hüküm hukuki sonuç doğurmaz ve denetim süresi suçsuz geçirilirse dava düşer.

Çift defter tutma ve yanıltıcı belge

İbraz etmeme ile karıştırılmaması gereken iki fiil daha vardır. Defter kayıtlarını, vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter, belge veya kayıt ortamlarına kaydetmek (çift defter tutmak) ayrı bir kaçakçılık suçudur ve aynı ceza aralığına tabidir (VUK m. 359/a-1). Gerçek bir işlemi mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı yansıtan belge ise muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir; bu suç için sahte fatura kullanma ve düzenleme suçu yazımıza bakabilirsiniz.

İbraz etmeme fiili vergi incelemesi sırasında gerçekleştiğinden, VUK m. 371’deki pişmanlık yolu bu suç için pratikte kullanılamaz. Pişmanlık, inceleme başlamadan önce kendiliğinden yapılan bildirimlere ilişkindir.

Vergisel sonuçlar

Ceza yargılamasının yanında, ibraz etmemenin vergi yönünden de ağır sonuçları vardır. Bu sonuçlar ceza davasının sonucundan bağımsız olarak uygulanır.

  • Re’sen takdir: Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, re’sen vergi tarhı sebebidir (VUK m. 30/3). Matrah, takdir komisyonu kararı veya inceleme raporuyla belirlenir.
  • KDV indirimlerinin reddi: İndirim hakkı, belgelerin kanuni defterlere kaydedilmesine ve ibraz edilmesine bağlıdır (KDV Kanunu m. 29/3, 34). Uygulamada idare, beyan edilen indirimleri reddederek ikmalen KDV tarh eder.
  • Vergi ziyaı cezası: Tarhiyatla birlikte vergi ziyaı cezası kesilir. Ziyaın VUK m. 359’daki bir fiille doğduğu kabul edilirse ceza üç kat olarak uygulanır (VUK m. 344/2).

İdarenin bakış açısından ibraz etmeme, matrahın doğru tespitini imkansız kılan bir davranıştır ve re’sen takdir bu boşluğu doldurmak için öngörülmüştür. Mükellef açısından ise takdir edilen matrahın gerçeğe uygunluğu, emsal ve ölçütlerin somut olup olmadığı yönünden ayrıca tartışılabilir.

Bu tarhiyatlara karşı ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. Yargılama aşamasında defterlerin sunulması, inceleme sırasında ibraz edilmemelerinin haklı bir nedeni gösterilemiyorsa çoğu zaman sonuç değiştirmez. İnceleme raporunun yargısal denetimi için vergi inceleme raporlarının hukuki denetimi yazımıza, ceza oranları ve indirim için vergi ziyaı cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Suç tarihi ve zamanaşımı

Yargıtay’a göre ibraz etmeme suçunda suç tarihi, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen gündür. Zamanaşımı da bu tarihten itibaren hesaplanır.

  • Olağan zamanaşımı: Üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlarda 8 yıldır (TCK m. 66/1-e).
  • Kesilme halinde: Süre en fazla yarısı kadar uzar ve 12 yılı geçemez (TCK m. 67/4).

Vergi tarhiyatı bakımından ise VUK m. 114’teki beş yıllık tarh zamanaşımı ayrıca uygulanır. Ceza zamanaşımı ile vergi zamanaşımı birbirinden bağımsızdır.

Her yıl 1-20 Temmuz arasındaki mali tatil de sürelerin hesabında dikkate alınmalıdır. Mali tatil içinde sona eren vergisel süreler, tatilin bitiminden itibaren uzar; bu dönemde dolan bir ibraz süresine dayanılarak suç oluştuğunun kabulü tartışmaya açıktır.

İbraz yazısı gelince ne yapmalı?

  1. Yazıyı ve süreyi kontrol edinHangi dönem ve hangi defter ve belgelerin istendiğini, kimin imzasıyla ve hangi inceleme kapsamında istendiğini ve son ibraz tarihini not edin.
  2. Defter ve belgeleri toplayınMali müşavirinizden, depodan veya arşivden belgeleri hemen toplayın. Muhasebecide kalan defterleri yazılı olarak isteyin.
  3. Gerekirse ek süre isteyinSüre yetmeyecekse, süre dolmadan gerekçeli bir dilekçeyle ek süre talep edin ve dilekçenin kayda girdiğini belgeleyin.
  4. Tutanakla teslim edinDefter ve belgeleri teslim ederken, teslim edilenlerin listesini içeren bir tutanak veya teslim yazısı alın.
  5. İbraz edilemeyenler için açıklama yapınBir kısmı teslim edilemiyorsa nedenini yazılı olarak bildirin; zayi veya mücbir sebep varsa belgelerini ekleyin.

Suç duyurusu yapılmışsa, savcılık aşamasında tebligatın, tasdik kayıtlarının ve işyerinin faal olup olmadığının dosyaya getirilmesini istemek, savunmanın temelini oluşturur. Etkin pişmanlık indirimi için en avantajlı aşamanın soruşturma evresi olduğu da unutulmamalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Elektronik tebligat kutusunu düzenli kontrol etmemek ve ibraz yazısını süre geçtikten sonra fark etmek.
  • Şirketten ayrılırken kanuni temsilcilik ve elektronik tebligat yetkilerinin devrini belgelememek.
  • Defterleri muhasebeciye bırakıp geri alma çabasını yazılı hale getirmemek.
  • Kaybolan veya zarar gören defterler için süresinde zayi belgesi almamak.
  • İbraz edilemeyecek belgeler için inceleme elemanına hiçbir açıklama yapmamak.
  • Vergi ihbarnamesine karşı dava süresini ceza davasının sonucunu beklerken kaçırmak.
Defter ve belge ibrazı nedeniyle bir soruşturma veya dava mı var?
Tebligat, tasdik kayıtları ve indirim imkanları üzerinden dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Defter ibraz etmemenin cezası nedir?

15.04.2022’den sonra işlenen fiillerde 18 aydan 5 yıla kadar hapis cezasıdır (VUK m. 359/a-2). Daha önceki fiillerde 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ayrıca re’sen takdir, KDV indirimlerinin reddi ve vergi ziyaı cezası gibi vergisel sonuçlar doğar.

Defterleri tasdik ettirmemiştim; yine de suç oluşur mu?

Tasdik ettirilmemiş ve varlığı başka bir yolla ispatlanamayan defterler için ibraz etmeme suçu kural olarak oluşmaz. Ancak varlığı matbaa kayıtları veya e-fatura sistemiyle sabit olan faturalar ve diğer belgeler için suç oluşabilir; tasdik yükümlülüğüne uyulmaması da ayrıca usulsüzlük cezası gerektirir.

Şirketten ayrıldım; ibraz yazısı bana mı gelir?

Sorumluluk, ibraz yazısının tebliğ edildiği tarihte şirketi temsil eden kişiye aittir. Yazının tebliğinden önce görevden ayrıldıysanız bu suçtan sorumlu tutulamazsınız; ancak ayrılışınızın ticaret siciline tescil edildiğini ve yetkilerin devredildiğini belgeleyebilmeniz önemlidir.

Defterlerimi süre geçtikten sonra teslim etsem suç ortadan kalkar mı?

Suç, ibraz süresinin bitimini izleyen gün oluşur; sonradan teslim kendiliğinden suçu ortadan kaldırmaz. Ancak gecikmenin nedeni, incelemenin fiilen engellenip engellenmediği ve kast unsuru mahkemece değerlendirilir. Vergi borcunun ödenmesi halinde etkin pişmanlık indirimi de uygulanabilir. Vergi yönünden ise mücbir sebep ispatlanamadıkça, inceleme sırasında ibraz edilmeyen defterlere dayanılmaz ve re’sen takdir yoluna gidilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Mümkündür. Cezanın alt sınırı 18 ay olduğundan, takdiri indirim ve etkin pişmanlık indirimiyle hükmolunan ceza çoğu zaman iki yılın altına iner. Bu durumda diğer şartlar da varsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Vergi Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın