Dava ve Usul Hukuku

Hukuk Davası Nasıl Açılır? Dava Şartları ve Yargılama Süreci

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 20 dk okuma
Hukuk Davası Nasıl Açılır? Dava Şartları ve Yargılama Süreci

Hukuk davası, bir hakkın mahkeme önünde korunmasını sağlayan yoldur. Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar; ancak mahkemenin uyuşmazlığın esasına girebilmesi için kanunun aradığı bazı şartların baştan var olması gerekir. Bu şartlardan biri eksikse mahkeme, haklı olup olmadığınıza bakmadan davayı usulden reddeder.

Bu yazıda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde bir hukuk davasının nasıl açıldığını, dava şartlarını ve davanın açıldığı günden hükme kadar geçen aşamaları adım adım ele alıyoruz. Yargılama sırasında sıkça karşılaşılan hakimin reddi, derdestlik, davaların birleştirilmesi ve bekletici sorun gibi kurumlara da değiniyoruz. Ayrıntı gerektiren konularda ilgili yazılarımıza bağlantı verdik.

Kısaca
Dava ne zaman açılmış sayılır?
Dava dilekçesinin mahkemeye verilip kaydedildiği tarihte (HMK m. 118).
Dava şartı nedir?
Mahkemenin esasa girebilmesi için bulunması gereken şartlardır. Mahkeme bunları davanın her aşamasında kendiliğinden inceler.
Önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
İş, ticari alacak, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi birçok uyuşmazlıkta evet. Bu alanlarda arabuluculuk bir dava şartıdır.
Yargılama hangi aşamalardan geçer?
Dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm. Ardından kanun yolları gelir.

Dava açmadan önce nelere bakılmalı?

Bir dava açmadan önce üç sorunun cevabını netleştirmek gerekir: Ne talep ediyorsunuz, kime karşı talep ediyorsunuz ve bu talebi hangi mahkemede ileri süreceksiniz? Bu soruların cevabı davanın türünü, taraflarını ve izlenecek usulü belirler. Hazırlığı eksik açılan bir dava, aylar sonra usulden reddedilebilir ve bu arada zamanaşımı süresi dolabilir.

Dava türleri

  • Eda davası: Davalının bir şey vermesine, yapmasına ya da yapmamasına karar verilmesi istenir. Alacak, tazminat ve tahliye davaları bu türdendir.
  • Tespit davası: Bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesi istenir. Tespit davası ancak bu tespitte güncel bir hukuki yararınız varsa açılabilir (HMK m. 106).
  • İnşai (yenilik doğuran) dava: Yeni bir hukuki durumun yaratılması, mevcut durumun değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması istenir. Boşanma ve ortaklığın giderilmesi davaları örnektir.

Para alacaklarında alacağın yalnızca bir kısmını dava etmek de mümkündür (kısmi dava, HMK m. 109). 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırmış, buna karşılık kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilmesine imkan tanımıştır (HMK m. 109/4). 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam eder. Bu değişikliğin ayrıntılarını belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davada talep artırımı yazımızda anlattık.

Süreler ve deliller

Talebinizin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını ve hak düşürücü bir süreye bağlı olup olmadığını dava açmadan önce kontrol edin. Sözleşme, fatura, yazışma, banka kayıtları ve tanık bilgileri gibi delillerinizi baştan toplayın; HMK sisteminde deliller kural olarak dilekçelerle birlikte bildirilir ve sonradan delil göstermek sınırlıdır. Hangi vakıayı kimin, hangi delille ispat edeceği konusunu ispat yükü ve deliller yazımızda ele aldık.

Dava şartı arabuluculuk

Bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (6325 sayılı Kanun m. 18/A, 18/B). İşçi ile işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri (7036 sayılı Kanun m. 3), konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalar (TTK m. 5/A), tüketici uyuşmazlıkları (6502 sayılı Kanun m. 73/A) ve 2023’te 7445 sayılı Kanunla eklenen kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları bunların başlıcalarıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, başka bir işlem yapılmadan usulden reddedilir. Anlaşmazlıkla sonuçlanan sürecin son tutanağı da dava dilekçesine eklenmelidir. Kapsam ve istisnalar için dava şartı arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

Dava şartları

Dava şartları, mahkemenin davanın esasını inceleyebilmesi için bulunması gereken şartlardır. HMK m. 114 bunları sayar; arabuluculuk gibi başka kanunlarda öngörülen dava şartları da saklıdır. Kanundaki şartları üç grupta toplamak mümkündür:

  • Mahkemeye ilişkin şartlar: Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, uyuşmazlığın adli yargıda görülebilecek nitelikte olması, mahkemenin görevli olması ve kesin yetki kuralı bulunan davalarda mahkemenin yetkili olması.
  • Taraflara ilişkin şartlar: Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olması, kanuni temsilcinin gerekli niteliği taşıması, dava takip yetkisinin bulunması, davayı vekilin yürüttüğü durumlarda vekilin yetkili olması ve gerekiyorsa yargılama giderleri için teminatın gösterilmiş olması.
  • Dava konusuna ilişkin şartlar: Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve aynı davanın daha önce kesin hükümle karara bağlanmamış olması.

Görev ve yetki burada yalnızca dava şartı olarak anılmıştır. Hangi davaya hangi mahkemenin bakacağını ve kesin yetki hallerini görevli ve yetkili mahkeme yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Dava şartları nasıl incelenir?

Mahkeme, dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da eksikliği her aşamada ileri sürebilir (HMK m. 115/1). Mahkeme bir eksiklik tespit ederse davayı usulden reddeder. Eksikliğin giderilmesi mümkünse, örneğin vekaletname sunulmamışsa ya da kanuni temsilcinin onayı alınmamışsa, önce bunun için kesin süre verir; süre içinde eksiklik giderilmezse davayı usulden reddeder (HMK m. 115/2). Uygulamada dava şartları ve ilk itirazlar ön inceleme aşamasında karara bağlanır (HMK m. 138).

İlk itirazlar

Dava şartlarından farklı olarak ilk itirazları mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Davalı bunları cevap dilekçesinde ileri sürmezse bir daha ileri süremez (HMK m. 117). İlk itirazlar, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği itirazıdır (HMK m. 116). İş bölümü itirazı 2020’de 7251 sayılı Kanunla bu listeden çıkarılmıştır.

Usulden ret ne anlama gelir?

Usulden ret kararı, talebinizin esası hakkında bir değerlendirme içermez. Eksiklik giderildikten sonra dava kural olarak yeniden açılabilir. Ancak bu arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolabilir; ayrıca derdestlik ya da kesin hüküm nedeniyle verilen ret kararlarında aynı davanın yeniden açılması mümkün değildir.

Dava dilekçesi, harç ve gider avansı

Hukuk davası dilekçeyle açılır. Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların ad, soyad ve adresleri, davacının T.C. kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri, davanın konusu ve malvarlığı davalarında dava değeri, iddianın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, açık bir talep sonucu ve imza bulunur (HMK m. 119/1). Mahkemenin adı, dava değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki unsurlardan biri eksikse hakim, tamamlanması için bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 119/2). Dilekçede dayanılan belgelerin asılları ya da örnekleri de dilekçeye eklenir; başka yerden getirilecek belgeler için bulunabilmelerini sağlayacak bilgiler verilir (HMK m. 121). Dilekçenin içeriğini ve sonradan genişletme yasağını dava ve cevap dilekçesi yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

Harç ve gider avansı

Davacı, dava açarken yargı harçlarını ve Adalet Bakanlığınca belirlenen tarifeye göre gider avansını öder (HMK m. 120). Gider avansının yatırılması bir dava şartıdır; avansın yetersiz olduğu anlaşılırsa mahkeme tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir, tamamlanmazsa dava usulden reddedilir (HMK m. 114/1-g, 120/2). Harç eksikse, eksiklik tamamlanmadıkça sonraki işlemler yapılmaz. Tanık, bilirkişi ve keşif gibi deliller için alınan delil avansı ise delilin toplanacağı aşamada ayrıca istenir (HMK m. 324).

Para ile ölçülebilen davalarda nispi karar ve ilam harcı dava değerinin binde 68,31’idir ve bunun dörtte biri dava açılırken peşin alınır; kalan kısım karar aşamasında tamamlanır. Buna ayrıca başvurma harcı eklenir. 2026 yılı için başvurma harcı asliye mahkemelerinde 732,00 TL, sulh mahkemelerinde 335,20 TL; maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir. Bu tutarlar her yıl yeniden belirlenir. Harç ve masrafları ödeme gücü olmayan kişiler, şartları varsa adli yardımdan yararlanabilir (HMK m. 334 vd.).

Dava nereye ve nasıl verilir?

Dava dilekçesi adliyedeki tevzi bürosuna (ön büro) verilebilir. Avukatlar davaları UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik olarak açar; elektronik imzası bulunan vatandaşlar da UYAP Vatandaş Portal üzerinden dava açabilir. Dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m. 118).

Davanın açılmasının sonuçları

  • Zamanaşımı kesilir: Dava açılmasıyla dava konusu alacak için işleyen zamanaşımı kesilir (TBK m. 154).
  • Derdestlik doğar: Aynı taraflar arasında aynı konuda ikinci bir dava açılamaz.
  • Dava konusunun devri: Dava sürerken dava konusu üçüncü bir kişiye devredilirse davacı, davaya devralana karşı devam edebilir ya da davasını devredene karşı tazminat davasına dönüştürebilir (HMK m. 125).
  • Davanın geri alınması: Davacı, davalının açık rızası olmadan davasını geri alamaz; geri alınan dava için açılmamış sayılma kararı verilir (HMK m. 123). Davadan feragat ise tamamen farklı sonuçlar doğurur ve kesin hüküm gibi etki eder.

Yargılama süreci adım adım

Yazılı yargılama usulüne tabi bir davada süreç, kanunda sırası belirlenmiş aşamalardan geçer. Her aşamanın kendine özgü süreleri ve yasakları vardır; bir aşama kapandıktan sonra o aşamaya ait işlemleri yapmak çoğu zaman mümkün olmaz.

  1. Dilekçeler aşamasıDava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Davalının cevap süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Ardından davacı cevaba cevap, davalı da ikinci cevap dilekçesi verebilir; her biri için süre iki haftadır.
  2. Ön incelemeMahkeme dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler, tarafları sulh veya arabuluculuğa teşvik eder ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar.
  3. TahkikatTanıklar dinlenir, bilirkişi incelemesi ve keşif yapılır, belgeler toplanır. Tahkikat, ön inceleme tutanağında belirlenen çekişmeli konularla sınırlıdır.
  4. Sözlü yargılamaTahkikat tamamlanınca taraflara son sözleri sorulur. Kural olarak tahkikatın bittiği duruşmada yapılır.
  5. HükümMahkeme hükmü duruşmada açıklar. Yalnızca hüküm sonucu açıklanmışsa gerekçeli karar bir ay içinde yazılır.
  6. Kanun yolları ve kesinleşmeKarar, parasal sınırlara ve davanın türüne göre istinaf ve temyiz incelemesinden geçer; kanun yolu tükendiğinde veya süresinde başvurulmadığında kesinleşir.

Sulh hukuk mahkemelerinde görülen davalar, iş davaları, tüketici davaları ve ihtiyati tedbir gibi bazı dava ve işler ise basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316 vd.). Bu usulde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez, ön inceleme ve tahkikat daha hızlı yürür.

Dilekçeler aşaması ve ön inceleme

Davalı, cevap dilekçesini tebliğden itibaren iki hafta içinde verir. Cevabın bu sürede hazırlanması çok zor veya imkansızsa davalı, süre içinde ek süre isteyebilir. Mahkeme bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir; bu ek süre, cevap süresinin bitiminden itibaren işler (HMK m. 127). Süresinde cevap vermeyen davalı, davacının ileri sürdüğü bütün vakıaları inkar etmiş sayılır (HMK m. 128). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre böyle bir davalı inkar kapsamında delil gösterebilir; ancak bu yolla yeni vakıa ileri süremez (HGK, 24.06.2021, 2017/11-144 E., 2021/834 K.).

Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra taraflar iddia ve savunmalarını genişletemez veya değiştiremez (HMK m. 141). Bu yasağın başlıca istisnaları karşı tarafın açık muvafakati ve ıslahtır; 7589 sayılı Kanunla getirilen kısmi davada talep artırımı da yasağa tabi değildir.

Ön inceleme duruşması

Dilekçeler aşaması bitince mahkeme ön inceleme yapar (HMK m. 137 vd.). Taraflar ön inceleme duruşmasına davetiyeyle çağrılır. Davetiyede, dilekçelerinde dayandıkları halde sunmadıkları belgeleri iki haftalık kesin süre içinde sunmaları, başka yerden getirtilecek belgeler için de gerekli bilgileri vermeleri ihtar edilir; bu süreye uymayan taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (HMK m. 139). Ön inceleme duruşmasında hakim, uyuşmazlık konularını tek tek belirleyip tutanağa geçirir, tarafları sulh veya arabuluculuğa teşvik eder ve bunun hukuki sonuçlarını açıklar (HMK m. 140). Tahkikat, bu tutanakta belirlenen çekişmeli konular üzerinden yürür.

Ön inceleme davetiyesindeki süreyi kaçırmayın. İki haftalık süre kesindir. Bu süre içinde sunulmayan belgeye sonradan dayanmak çoğu zaman mümkün olmaz ve dava bu yüzden ispat edilemeyebilir.

Tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm

Tahkikat aşamasında mahkeme, çekişmeli vakıalara ilişkin delilleri toplar: tanıkları dinler, bilirkişi incelemesi yaptırır, keşif yapar, resmi kurumlardan kayıt ister. 7589 sayılı Kanunla HMK m. 147’ye eklenen hükme göre iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez; bilirkişi raporunun gecikmesi veya istinabe gibi zorunlu durumlarda hakim gerekçesini göstererek daha uzun bir süre belirleyebilir.

Dosyanın işlemden kaldırılması

Usulüne uygun davetiyeye rağmen taraflardan hiçbiri duruşmaya gelmezse veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosya işlemden kaldırılır. Dosya üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır. Dava bir defadan fazla yenilenmiş ve yine takip edilmemişse de dava açılmamış sayılır (HMK m. 150).

Tahkikat tamamlandığında mahkeme bunu taraflara bildirir ve aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçer. Taraflardan biri isterse sözlü yargılama için en az iki hafta sonraya bir gün verilebilir; bu durumda ayrıca davetiye gönderilmez (HMK m. 186). Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve hüküm sonucunun tutanağa geçirilip okunmasıyla açıklanır. Zorunlu nedenlerle yalnızca hüküm sonucu açıklanmışsa gerekçeli karar açıklama tarihinden itibaren bir ay içinde yazılır (HMK m. 294).

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Malvarlığı davalarında 2026 yılı için istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir; davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır. Süreler, sınırlar ve inceleme usulü için hukuk davalarında istinaf yazımıza bakabilirsiniz. Kanun yolları tükendiğinde veya süresinde başvurulmadığında karar kesinleşir.

Hakimin reddi

Adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri, davaya bakan hakimin tarafsız olmasıdır. HMK bu konuda iki farklı kurum öngörür: bazı durumlarda hakim davaya hiç bakamaz; bazı durumlarda ise taraflar hakimi reddedebilir ya da hakim kendiliğinden çekilebilir.

HMK m. 34Davaya bakamama (yasaklılık)Hakim; kendi davasına, evlilik bağı sona ermiş olsa bile eşinin davasına, evlatlık ilişkisi bulunan kişinin, kendisinin veya eşinin üstsoy ve altsoyunun, üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımlarının ve nişanlısının davasına bakamaz. Bu durumlar kendiliğinden gözetilir.
HMK m. 36Ret sebepleriTarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli bir sebep varsa hakim reddedilebilir. Örneğin hakim taraflardan birine öğüt vermişse, gereksiz yere görüş açıklamışsa, aynı davada tanık, bilirkişi, hakem ya da uyuşmazlıkta arabulucu olmuşsa veya taraflardan biriyle arasında dava ya da düşmanlık varsa.

Ret talebi dilekçeyle yapılır; dilekçede ret sebebi, delilleri veya emareleri açıkça gösterilir. Ret sebebini bilen taraf bunu en geç ilk duruşmada ileri sürmelidir. Sebep sonradan öğrenilmişse, öğrenildikten sonraki ilk duruşmada ve başka bir işlem yapılmadan ileri sürülmelidir. Süresinde yapılmayan talep dinlenmez ve yapılan talep geri alınamaz. Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir; reddi istenen hakim de talep hakkındaki görüşünü yazar (HMK m. 38). Hakimi çekilmeye davet etmek de ret talebi hükmündedir.

Talep süresinde yapılmamışsa, ret sebebi ve delilleri gösterilmemişse ya da yalnızca davayı uzatmak amacı taşıdığı açıkça anlaşılıyorsa geri çevrilir (HMK m. 41). Aksi halde talep, inceleme merciince dosya üzerinden karara bağlanabilir. Ret sebebinin kuvvetle muhtemel görülmesi talebin kabulü için yeterlidir; ret sebebinin ispatı için yemin teklif edilemez. Talebin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa talepte bulunan disiplin para cezasına mahkum edilir (HMK m. 42). Talep karara bağlanıncaya kadar reddi istenen hakim, gecikmesinde sakınca bulunan işler dışında davaya bakamaz.

Derdestlik, birleştirme, ayırma ve bekletici sorun

Birbiriyle bağlantılı birden fazla davanın bulunduğu durumlarda HMK, çelişkili kararları önlemek ve yargılamayı hızlandırmak için çeşitli araçlar öngörür. Bu kurumlar birbirine karıştırılmamalıdır.

Kurum Ne zaman gündeme gelir? Sonucu
Derdestlik Aynı taraflar arasında, aynı konu ve aynı dava sebebine dayanan ikinci bir dava açıldığında Sonra açılan dava usulden reddedilir (HMK m. 114/1-ı)
Birleştirme Farklı mahkemelerde görülen davalar arasında bağlantı bulunduğunda Davalar ilk davanın açıldığı mahkemede birlikte görülür (HMK m. 166)
Ayırma Aynı dilekçeyle açılan davaların birlikte görülmesi yargılamayı zorlaştırdığında Davalar ayrı ayrı görülür (HMK m. 167)
Bekletici sorun Verilecek karar başka bir mahkemenin veya idari merciin vereceği karara bağlı olduğunda Dava, o karar verilinceye kadar bekletilir (HMK m. 165)

Derdestlik

Derdestlik, aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olmasıdır. Tarafların, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Derdestlik bir dava şartıdır; mahkeme bunu kendiliğinden gözetir ve sonra açılan davayı usulden reddeder. Hangi davanın önce açıldığı, dava dilekçelerinin kayıt tarihine göre belirlenir. İlk dava kesin hükümle sonuçlandığında ise derdestliğin yerini kesin hüküm itirazı alır.

Davaların birleştirilmesi ve ayrılması

Aynı yerde veya aynı yargı çevresinde bulunan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde talep üzerine veya kendiliğinden birleştirilebilir. Davalardaki talepler aynı veya birbirine yakın sebeplerden doğuyorsa ya da birinin hükmü diğerini etkileyecek nitelikteyse bağlantı vardır. Anayasa Mahkemesi 17.06.2025 tarihli, E.2024/237, K.2025/137 sayılı kararıyla birleştirme kararının diğer mahkemeyi doğrudan bağlayacağını öngören ibareyi iptal etmişti. 7589 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye göre ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararı kesinleştikten sonra bu karar ile bağlıdır. Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararına karşı hükmü beklemeden yalnızca istinaf yoluna gidilebilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilir; bu durum tek başına hükmün kaldırılması sebebi sayılmaz (HMK m. 168).

Mahkeme, yargılamanın daha iyi yürütülmesi amacıyla aynı dilekçeyle açılmış davaların ayrılmasına da karar verebilir (HMK m. 167). Ayrılan her dava ayrı bir esasa kaydedilerek görülür.

Bekletici sorun

Görülen davada verilecek karar, başka bir mahkemede görülen davanın veya bir idari merciin yapacağı işlemin sonucuna bağlıysa mahkeme, o sonucu bekleyebilir. Bekletici sorun yapılan konuda henüz dava açılmamışsa ilgili tarafa dava açması için kesin süre verilir; süresinde dava açmayan taraf bekletici sorundan vazgeçmiş sayılır (HMK m. 165). Örneğin bir tazminat davasında, sözleşmenin geçerliliğine ilişkin başka bir davanın sonucu beklenebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açmak.
  • Harç veya gider avansını eksik yatırıp mahkemenin verdiği iki haftalık kesin süreyi kaçırmak.
  • Delilleri dilekçede bildirmeyip sonraya bırakmak; ön inceleme davetiyesindeki kesin süreye uymamak.
  • Cevap süresini kaçırıp sonradan yeni savunmalar ileri sürmeye çalışmak.
  • Hakimin reddi sebebini bildiği halde ilk duruşmada ileri sürmemek.
  • Görülmekte olan bir davayla aynı konuda ikinci bir dava açmak.
Dava açmayı mı düşünüyorsunuz?
Dava şartlarını, süreleri ve delillerinizi online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Avukat olmadan dava açabilir miyim?

Evet. Türk hukukunda hukuk davalarında avukatla temsil zorunlu tutulmamıştır. Ancak dilekçenin içeriği, süreler ve delillerin bildirilmesi gibi usul kuralları sıkıdır ve bu kurallara uyulmaması hak kaybına yol açabilir.

Dava açtıktan ne kadar sonra ilk duruşma yapılır?

Yazılı yargılamada ilk duruşma ön inceleme duruşmasıdır ve dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra yapılır. Bu süre tebligatların tamamlanmasına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.

Davayı açtıktan sonra vazgeçebilir miyim?

Davalının rızasıyla davayı geri alabilirsiniz; bu durumda dava açılmamış sayılır. Davadan feragat ise davalının rızasını gerektirmez, ancak kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve aynı davayı yeniden açmanızı engeller.

Harç ödemeye gücüm yetmiyorsa ne yapabilirim?

Şartları varsa adli yardım talep edebilirsiniz. Adli yardım kabul edilirse harç ve yargılama giderleri geçici olarak devlet tarafından karşılanır.

Hakimin tarafsız olmadığını düşünüyorum, ne yapmalıyım?

Kanundaki ret sebeplerinden birine dayanıyorsanız gerekçeli bir dilekçeyle hakimin reddini isteyebilirsiniz. Talebin, sebebi öğrendikten sonraki ilk duruşmada ve başka bir işlem yapılmadan ileri sürülmesi gerekir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Dava ve Usul Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın