Bir alacağın tam tutarı, çoğu zaman dava açılırken bilinmez. Fazla çalışmanın kaç saat sürdüğü işverenin kayıtlarında, bir trafik kazasındaki iş gücü kaybının oranı ise henüz yapılmamış bir bilirkişi incelemesinde gizlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bu soruna 2011’den beri iki ayrı araçla cevap veriyordu: belirsiz alacak davası ve kısmi dava. 31 Temmuz 2026’dan itibaren bu araçlardan biri kaldırıldı, diğeri yeni bir imkanla güçlendirildi.
Bu yazıda 7589 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan belirsiz alacak davasının ne olduğunu, kaldırılmadan önce açılmış davaların durumunu, kısmi davanın işleyişini ve HMK m. 109’a eklenen talep artırımı imkanını ele alıyoruz. Amacımız, alacağının tutarını bugün kesin olarak bilemeyen kişilerin ve şirketlerin yeni düzende hangi yolu izleyeceğini açıkça göstermektir.
- Belirsiz alacak davası hala açılabilir mi?
- Hayır. HMK m. 107, 31.07.2026’da yürürlükten kaldırıldı. Bu tarihten sonra alacağın bir kısmı kısmi dava yoluyla istenir.
- Önceden açılmış davalar?
- 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski m. 107 uygulanmaya devam eder.
- Yeni imkan nedir?
- Kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus ve tahkikat sona erinceye kadar ıslaha gerek olmadan artırılabilir (HMK m. 109/4).
- Zamanaşımı?
- Artırılan kısım için zamanaşımı, dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Belirsiz alacak davası neydi?
Belirsiz alacak davası, 6100 sayılı HMK ile 2011’de hukukumuza giren bir dava türüydü. HMK m. 107/1’e göre alacaklı, dava açtığı tarihte alacağının miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi kendisinden beklenemiyorsa ya da bu imkansızsa, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirterek belirsiz alacak davası açabiliyordu. Örneğin bir işçi, fazla çalışma alacağı için “şimdilik 10.000 TL” diyerek dava açar, bilirkişi hesabından sonra talebini gerçek tutara yükseltirdi.
Şartları
- Belirsizlik: Alacağın tutarı, davacının elinde olmayan sebeplerle belirlenemiyor olmalıydı. Hesap için gereken bilgi karşı taraftaysa ya da bir uzman incelemesi gerekiyorsa bu şart çoğu zaman sağlanmış sayılırdı.
- Hukuki ilişkinin gösterilmesi: Davacı, alacağın dayandığı hukuki ilişkiyi açıkça belirtmeliydi.
- Asgari miktar: Dava, belirli bir asgari tutar üzerinden açılır; harç bu tutar üzerinden yatırılırdı.
Tutarın belirlenmesi ve 2020 değişikliği
Karşı tarafın verdiği bilgilerle ya da tahkikat sonucunda alacağın tutarı belirlenebilir hale geldiğinde, davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan talebini artırabiliyordu. 7251 sayılı Kanun ile 2020’de m. 107/2 değiştirildi: Artık hakim, tahkikat sona ermeden önce davacıya talebini belirlemesi için iki haftalık kesin süre veriyor; davacı bu süre içinde talebini belirlemezse dava, dilekçedeki asgari tutar üzerinden karara bağlanıyordu. Aynı Kanun, belirsiz alacak için tespit davası açılabileceğini düzenleyen m. 107/3’ü de yürürlükten kaldırmıştı.
Yargıtay uygulaması ve sorunlar
Belirsiz alacak davasının en büyük avantajı, uygulamada alacağın tamamı için zamanaşımını kesmesi ve artırımın ıslah hakkını tüketmemesiydi. Ancak hangi alacağın “belirsiz” sayılacağı baştan beri tartışmalıydı. İşçilik alacakları bu tartışmanın merkezindeydi: Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu arasındaki görüş ayrılığı üzerine konu İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’na taşındı. Kurul, 15.12.2017 tarihli, 2016/6 E., 2017/5 K. sayılı kararında (RG 29.06.2018) içtihadı birleştirmeye gerek olmadığına; alacağın belirli mi belirsiz mi olduğunun her somut olayın özelliğine göre mahkemece belirlenmesi gerektiğine karar verdi.
Sonuç olarak aynı türden alacak, bir dosyada belirsiz, başka bir dosyada belirli sayılabiliyordu. Uygulamada kıdem ve ihbar tazminatı gibi kayıtlardan hesaplanabilen kalemler çoğunlukla belirli, tanıkla ispatlanan fazla çalışma gibi kalemler ise belirsiz kabul edildi. Belirli sayılan bir alacak için belirsiz alacak davası açılması, hukuki yarar yokluğu tartışmalarına ve usulden ret riskine yol açıyordu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ayrıca kısmi dava olarak açılmış bir davanın sonradan belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceğini kabul etti (24.05.2022, 2019/332 E., 2022/724 K.). Doktrinde de kurumun uygulamada amacına ulaşmadığı ve kaldırılması gerektiği yönünde görüşler ileri sürüldü.
7589 sayılı Kanun ile ne değişti?
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, 16.07.2026’da kabul edilerek 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Kanunun iki hükmü doğrudan bu yazının konusudur:
Kanun koyucu, böylece belirsiz alacak davasının en önemli iki işlevini, yani sonradan tutarı artırabilme ve artırılan kısım için zamanaşımı güvencesini, kısmi davanın içine taşımış oldu. Davacının artık “alacağım belirsiz mi, belirli mi” sorusuyla uğraşması ve bu nitelendirmede yanılma riskini taşıması gerekmiyor. Alacağın bölünebilir olması yeterli.
Aynı Kanun HMK’da başka değişiklikler de yaptı: duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek (m. 147/3), birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yolları yeniden düzenlendi (m. 166, 168) ve bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinde yeni bir parasal ölçüt getirildi (m. 362/3). Bu değişiklikler kısmi dava ile doğrudan ilgili değildir.
Kaldırılmadan önce açılmış davalar ne olacak?
7589 sayılı Kanun’un geçiş hükmüne (geçici m. 1/10) göre HMK m. 107, yürürlükten kaldırıldığı tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Belirleyici olan, davanın açıldığı tarihtir:
| Davanın açıldığı tarih | Uygulanacak kural |
|---|---|
| 31.07.2026’dan önce açılan belirsiz alacak davası | Eski HMK m. 107: tahkikat sona ermeden hakimin vereceği iki haftalık kesin sürede talep belirlenir. |
| 31.07.2026 ve sonrasında açılan dava | Belirsiz alacak davası açılamaz; alacak kısmi dava ile istenir ve HMK m. 109/4 uygulanır. |
| 31.07.2026’dan önce açılmış, halen süren kısmi dava | Kanunda açık bir geçiş hükmü yok; aşağıdaki açıklamaya bakınız. |
Derdest belirsiz alacak davası olanlar için pratik sonuç şudur: Dava eski kurallarla sürer. Bilirkişi raporundan sonra mahkemenin vereceği iki haftalık kesin süreyi kaçırmamak hala hayati önemdedir; bu süre geçirilirse karar, dilekçedeki asgari tutar üzerinden verilir.
Derdest kısmi davalarda talep artırımı
Geçiş hükmü yalnızca belirsiz alacak davalarından söz eder. 31.07.2026’dan önce açılmış ve halen süren kısmi davalarda m. 109/4’teki talep artırımının uygulanıp uygulanmayacağı Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Usul kurallarının kural olarak derhal uygulanacağını öngören HMK m. 448’e dayanarak, henüz yapılmamış bir talep artırımının yeni kurala tabi olması gerektiğini savunan görüşler vardır. Konuda Yargıtay’ın yerleşmiş bir içtihadı henüz oluşmamıştır. Bu nedenle derdest kısmi davalarda artırılan kısım için zamanaşımı itirazı riski ayrıca değerlendirilmelidir.
31.07.2026’dan sonra “belirsiz alacak davası” açılırsa
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yanlışlıkla “belirsiz alacak davası” başlığıyla açılan davaların akıbeti de tartışmalıdır. Mahkemelerin bu davaları dilekçenin içeriğine bakarak kısmi dava olarak nitelendirmesi beklenir; ancak usulden ret riskini tümüyle dışlamak mümkün değildir. Yeni davalar, en baştan kısmi dava olarak açıkça adlandırılmalıdır.
Kısmi dava nedir?
Kısmi dava, talep konusu niteliği itibarıyla bölünebilir olan bir alacağın yalnızca bir kısmının dava edilmesidir (HMK m. 109/1). Para alacakları bölünebilir olduğundan, bir tazminat ya da işçilik alacağının bir bölümü ile dava açılabilir. Buna karşılık bir taşınmazın tapusunun iptali gibi bölünemeyen talepler kısmi davaya konu olamaz.
- Kalan kısımdan feragat edilmiş sayılmaz: Kısmi dava açılması, dava dilekçesinde açıkça feragat edilmedikçe davacının geri kalan alacağından vazgeçtiği anlamına gelmez (HMK m. 109/3). Uygulamada dilekçeye “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla” ifadesi eklenir.
- Tutarı belli alacakta da kısmi dava: HMK’nın ilk metnindeki, tutarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belli olan alacak için kısmi dava açılamayacağını öngören m. 109/2, 6644 sayılı Kanun ile 2015’te yürürlükten kaldırılmıştır.
- Kalan kısım için ek dava: Davacı, kalan alacağını aynı davada artırmak yerine ayrı bir dava ile de isteyebilir. Ancak ek dava açıldığı tarihte zamanaşımı dolmuşsa karşı taraf bu savunmayı ileri sürebilir.
7589 sayılı Kanun’dan önceki düzende kısmi davanın en zayıf yanı zamanaşımıydı. Kısmi dava, zamanaşımını yalnızca dava edilen kısım için keser; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, kalan kısım için zamanaşımını durdurmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ilkeyi 07.02.2024 tarihli, 2023/915 E., 2024/80 K. sayılı kararında da tekrarlamıştır. Kalan kısım ancak ıslah yoluyla aynı davada istenebiliyor ve ıslah tarihinde zamanaşımı dolmuşsa karşı tarafın itirazıyla karşılaşıyordu.
Yeni düzen: kısmi davada talep artırımı (HMK m. 109/4)
7589 sayılı Kanun ile eklenen m. 109/4’e göre, alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım için zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bir defa: Artırım aynı davada yalnızca bir kez yapılabilir. Süre: Tahkikat sona erinceye kadar. Serbestlik: İddianın genişletilmesi yasağı uygulanmaz, karşı tarafın rızası aranmaz. Zamanaşımı: Artırılan kısım için dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Ne zaman artırım yapılmalı?
Artırım hakkı tek seferlik olduğundan zamanlama belirleyicidir. Bilirkişi raporu gelmeden ya da rapora itirazlar sonuçlanmadan yapılan bir artırım, sonradan ortaya çıkan daha yüksek bir tutarı istemeyi imkansız kılabilir. Öte yandan hak, tahkikatın sona ermesiyle kapanır. 7251 sayılı Kanun’dan bu yana sözlü yargılama, tahkikatın bittiği duruşmada başlayabildiğinden, son bilirkişi raporu üzerine yapılacak beyanla birlikte artırım dilekçesinin de hazırlanması gerekir. Rapora itiraz süreleri için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Harç ve dilekçe
Kanun artırım için ayrı bir harç kuralı koymamıştır. Uygulamada artırılan tutar üzerinden nispi harç tamamlatılmaktadır. Artırım dilekçesinin başlığında ve içeriğinde HMK m. 109/4’e dayanıldığının açıkça yazılması, dilekçenin “ıslah” olarak nitelendirilmesini ve ıslah hakkının tükenmiş sayılması tartışmasını önler.
Belirsiz alacak davasından farkı
Yeni düzenleme, eski belirsiz alacak davasının sonuçlarına büyük ölçüde yaklaşsa da bazı farklar vardır. Eski sistemde talep, hakimin tahkikat sona ermeden verdiği iki haftalık kesin sürede belirleniyordu. Yeni sistemde artırımın zamanını davacı kendisi seçer; ancak tahkikat sona ermeden yapmak zorundadır ve hakimin ayrıca süre vermesini beklememelidir. Ayrıca artırılan kısım için zamanaşımının kesildiği artık doğrudan kanunda yazılıdır; bu konuda Yargıtay içtihadına bağlı bir belirsizlik kalmamıştır.
Karşılaştırma: eski belirsiz alacak davası, kısmi dava ve talep artırımı
| Ölçüt | Belirsiz alacak davası (eski m. 107) | Kısmi dava ve talep artırımı (m. 109/4) | Kısmi davada ıslah (m. 176 vd.) |
|---|---|---|---|
| Bugün açılabilir mi? | Hayır; yalnızca 31.07.2026’dan önce açılanlarda uygulanır | Evet | Evet |
| Ön şart | Tutarın belirlenmesinin davacıdan beklenememesi | Talebin bölünebilir olması | Tahkikat sona ermemiş olması |
| Kaç kez? | Tutar tahkikat sonunda bir kez belirlenir | Bir defaya mahsus | Her taraf aynı davada bir kez |
| Ne zamana kadar? | Hakimin verdiği 2 haftalık kesin süre içinde | Tahkikatın sona ermesine kadar | Tahkikatın sona ermesine kadar |
| Zamanaşımı | Uygulamada alacağın tamamı için dava tarihinde kesilir | Artırılan kısım için dava tarihinde kesilmiş sayılır | Artırılan kısım için ıslah tarihi esas alınır |
| Kapsam | Yalnızca tutar | Yalnızca tutar | Vakıalar, dava sebebi ve talep sonucu |
Zamanaşımı ve faiz
Zamanaşımı bakımından yeni kural açıktır: Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu, kısmi dava ile ıslah arasındaki en önemli farktır. Islah ile artırılan kısım için ise karşı taraf, ıslah tarihinde zamanaşımının dolduğunu ileri sürebilir.
Faiz konusunda ise m. 109/4 bir şey söylemez. Zamanaşımının geriye etkili olarak kesilmesi, temerrüdün de geriye gideceği anlamına gelmez. Temerrüt, Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel kurallara göre belirlenir: Alacaklı dava öncesinde ihtarname göndermişse alacağın tamamı için temerrüt bu tarihte doğabilir; aksi halde ilk talep edilen kısım için dava tarihinden, artırılan kısım için ise kural olarak artırım tarihinden itibaren faiz istenebileceği görüşü ağırlıktadır.
Faiz talebinin kapsamı bakımından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.05.2019 tarihli, 2017/8 E., 2019/3 K. sayılı kararı yol göstericidir. Kurul, kısmi davada dava dilekçesinde faiz istenmişse, ıslahla artırılan kısım için faizin ayrıca istenmesine gerek olmadığına karar vermiştir. Bu kararın m. 109/4 kapsamındaki artırımlara da uygulanması beklenmekle birlikte, en güvenli yol faiz türünü ve başlangıç tarihlerini hem dava dilekçesinde hem artırım dilekçesinde açıkça yazmaktır.
Dava öncesi ihtarnameyi ihmal etmeyin. Artırılan kısım için faizin daha erken bir tarihten işlemesi çoğu zaman dava öncesinde borçluyu temerrüde düşürmüş olmaya bağlıdır. Noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarname, alacağın tamamı için temerrüt tarihini belgelemenin en sağlam yoludur.
Islah ile ilişkisi
Islah, bir tarafın usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; tahkikat sona erinceye kadar ve her taraf için aynı davada bir kez yapılabilir. Kısmi davada kalan alacağın istenmesi, 7589 sayılı Kanun’dan önce yalnızca ıslah yoluyla mümkündü. Yeni düzende davacının elinde iki ayrı araç vardır: Yalnızca tutarı artırmak istiyorsa m. 109/4’teki talep artırımını, vakıaları veya dava sebebini değiştirmek istiyorsa ıslahı kullanır.
Kanun, talep artırımının ıslah hakkını tüketip tüketmediğini ayrıca düzenlememiştir. Ancak iki kurumun dayanağı, kapsamı ve zamanaşımı sonuçları farklı olduğundan, talep artırımının ıslah hakkını tüketmeyeceği görüşü ağır basmaktadır. Islahın şartları ve sonuçları için hukuk davalarında ıslah, iddianın genişletilmesi yasağının genel kuralı için ise dilekçeler ve iddianın genişletilmesi yasağı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Uygulamada ne yapılmalı?
Yeni düzende alacağının tutarını bilmeyen kişi için yol haritası basittir: dava kısmi dava olarak açılır, kalan haklar saklı tutulur, tutar bilirkişi incelemesinden sonra bir kez artırılır.
- Alacağı kalem kalem ayırınFazla çalışma, yıllık izin, kıdem tazminatı ya da iş gücü kaybı, bakıcı gideri gibi her kalem için ayrı bir asgari tutar gösterin. Tek bir toplam rakam, artırımda hangi kalemin ne kadar yükseldiğini tartışmalı hale getirir.
- Kısmi dava olduğunu açıkça yazınDilekçenin konu ve sonuç kısmında davanın kısmi dava olduğunu ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirtin. Yeni davalarda “belirsiz alacak davası” başlığını kullanmayın.
- Faiz taleplerini ayrıntılandırınHer kalem için faiz türünü ve başlangıç tarihini gösterin; dava öncesi ihtarname varsa tarihini belirtin.
- Bilirkişi raporunu bekleyinRapor gelsin, itirazlar ve ek rapor süreci tamamlansın. Artırım hakkı tek seferlik olduğundan erken kullanılmamalıdır.
- Tahkikat bitmeden artırınSon rapora beyan sunarken artırım dilekçesini de verin, m. 109/4’e dayandığınızı yazın ve artırılan kısım için harcı tamamlayın.
İşçilik alacakları
Belirsiz alacak davasının en çok kullanıldığı alan işçilik alacaklarıydı. Bu alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculuk sürecinin ayrıntıları için dava şartı arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz. Arabuluculukta anlaşılamayan alacaklar için açılan dava artık kısmi dava olarak açılır. Arabuluculuk başvurusunda ve son tutanakta alacak kalemlerinin eksiksiz sayılması, sonradan yapılacak artırımın kapsamı bakımından önem taşır.
Trafik kazası ve sigorta tazminatları
Maluliyet oranı ve gelir kaybı bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden, bu davalar da tipik olarak asgari bir tutarla açılır. Yeni düzende her tazminat kalemi için ayrı asgari tutar gösterilmesi ve artırımın aktüerya raporu kesinleştikten sonra tek seferde yapılması önerilir.
Harç ve yargılama giderlerinin talep artırımında nasıl hesaplandığı için yargılama giderleri ve vekalet ücreti yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- 31.07.2026’dan sonra açılan bir davayı hala “belirsiz alacak davası” olarak adlandırmak.
- Talep artırımını bilirkişi raporu kesinleşmeden yapıp tek seferlik hakkı erken tüketmek.
- Tahkikatın bittiği duruşmayı kaçırıp artırım hakkını kaybetmek.
- Artırım dilekçesine “ıslah” başlığı koymak ve ıslah hakkının tükenip tükenmediği tartışmasına yol açmak.
- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutmamak.
- Derdest belirsiz alacak davasında hakimin verdiği iki haftalık kesin süreyi kaçırmak.
- Faiz başlangıcını ve türünü dilekçede açıkça belirtmemek.
Sık sorulan sorular
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107, 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırıldı. Bu tarihten sonra tutarı henüz belli olmayan alacaklar kısmi dava yoluyla istenir.
Daha önce açtığım belirsiz alacak davası ne olacak?
31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski m. 107 uygulanmaya devam eder. Tahkikat sona ermeden hakimin vereceği iki haftalık kesin süre içinde talebinizi belirlemeniz gerekir.
Kısmi davada talebimi kaç kez artırabilirim?
HMK m. 109/4’e göre aynı davada yalnızca bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar. Bu nedenle artırımı bilirkişi raporu ve itirazlar sonuçlandıktan sonra yapmak gerekir.
Artırdığım kısım zamanaşımına uğrar mı?
Hayır. Kısmi davada m. 109/4’e göre artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Ancak 31.07.2026’dan önce açılmış kısmi davalarda bu kuralın uygulanıp uygulanmayacağı henüz tartışmalıdır.
Talep artırımı ile ıslah aynı şey mi?
Hayır. Talep artırımı yalnızca tutarı yükseltir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Islah ise vakıaları, dava sebebini ve talep sonucunu değiştirmeye de imkan verir; ıslahla artırılan kısım için zamanaşımında ıslah tarihi esas alınır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla