Dava ve Usul Hukuku

İhtiyari Arabuluculuk ve Arabuluculuk Anlaşmasının Hukuki Sonuçları

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 18 Nisan 2023 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 18 dk okuma
İhtiyari Arabuluculuk ve Arabuluculuk Anlaşmasının Hukuki Sonuçları

İhtiyari arabuluculuk, kanunen arabulucuya gitme zorunluluğu bulunmayan ve tarafların serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında başvurulabilen alternatif bir çözüm yoludur. Dava açılmadan önce de, dava sürerken de başvurulabilir; süreç gizlidir ve devam edip etmemek tamamen tarafların iradesine bağlıdır.

Taraflar arabulucuyu kendileri seçer, anlaşamazlarsa adliyedeki arabuluculuk bürosundan yardım alabilir. Anlaşılan konularda sonradan dava açılamaz; anlaşılamayan konular için dava yolu açık kalır. Ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Bu yazıda ihtiyari arabuluculuğun hangi uyuşmazlıklara uygulanabileceğini, sürecin işleyişini, anlaşma belgesinin hukuki sonuçlarını ve işçilik alacaklarındaki ibra sorununu 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alıyoruz.

Kısaca
Zorunlu mu?
Hayır. Başvuru tamamen isteğe bağlıdır ve dava açmaya engel oluşturmaz.
Hangi uyuşmazlıklarda?
Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, kamu düzenini ilgilendirmeyen özel hukuk uyuşmazlıklarında.
Anlaşma belgesi ne işe yarar?
İcra edilebilirlik şerhi alınırsa ya da taraflar, avukatları ve arabulucu birlikte imzalarsa mahkeme kararı gibi icraya konulabilir.
Zamanaşımı işler mi?
Hayır. Arabuluculuk süreci boyunca geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (HUAK m. 16/2).

Arabuluculuk nedir?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) m. 2’ye göre arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Taraflar çözüm üretemezse arabulucu bir çözüm önerisi de getirebilir.

Arabulucu tarafları bir sonuca yönlendirmez; tarafların eşit koşullarda pazarlık yapmasını sağlar. Kararı hakim gibi kendisi vermez. Arabuluculuk kural olarak gönüllülüğe dayanır ve dava açmadan önce zorunlu değildir. Dava sırasında da hakim, özellikle ön inceleme aşamasında tarafları sulhe veya arabulucuya başvurmaya teşvik edebilir (HMK m. 140/2).

Türk hukukunda arabuluculuk, başvurunun zorunlu olup olmamasına göre ikiye ayrılır:

ZorunluDava şartı arabuluculukKanunda sayılan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Başvurmadan açılan dava usulden reddedilir; son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenir. İş, ticari, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları bu kapsamdadır. Dava şartı arabuluculuk rehberi
İsteğe bağlıİhtiyari arabuluculukTaraflar arabulucuya başvurma hakkına sahiptir, ancak bir yükümlülükleri yoktur. Yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda başvurulabilir. Dava öncesinde veya dava sırasında, tarafların ortak iradesiyle başlar.

İhtiyari arabuluculuğun başlıca yararı, uyuşmazlığın yıllarca sürebilecek bir davaya ve yüksek yargılama giderlerine katlanmadan, çoğu zaman birkaç toplantıda çözülebilmesidir. Süreç gizli yürüdüğünden, özellikle ticari hayatta tarafların itibarını ve iş ilişkisini korumasına da yardımcı olur.

Hangi uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir?

HUAK, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarına uygulanır (m. 1/2). Ölçüt şudur: taraflar o hak üzerinde kendi iradeleriyle vazgeçme, kabul veya sulh yapabiliyor mu? Kamu düzenini ilgilendiren ya da sonucu üçüncü kişileri doğrudan etkileyen konular bu nedenle arabuluculuğa elverişli değildir.

Elverişli uyuşmazlıklara örnekler

  • Tazminat talepleri: Haksız fiil veya sözleşmeye aykırılıktan doğan maddi ve manevi tazminat.
  • Boşanmanın mali sonuçları: Mal rejiminin tasfiyesi ve mal paylaşımı.
  • Miras paylaşımı: Mirasçılar arasındaki paylaşım anlaşmazlıkları.
  • Sigorta alacakları ve sözleşme uyuşmazlıkları: Satış, eser, hizmet ve benzeri sözleşmelerden doğan, dava şartı kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar.
  • Taşınmaz devri ve sınırlı ayni haklar: 7445 sayılı Kanunla eklenen HUAK m. 17/B uyarınca, 1 Eylül 2023’ten beri taşınmazın devrine veya üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar da arabuluculuğa elverişlidir. Taraflar yazılı olarak kararlaştırırsa, arabulucunun talebiyle tapuya en fazla üç ay süreyle “arabuluculuk sürecine başlanmıştır” şerhi verilebilir. Bu tür anlaşmaların tapuda tescil edilebilmesi için taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.

Elverişli olmayan uyuşmazlıklar

  • Kamu düzenine ilişkin konular: Örneğin velayet, soybağı ve kişinin hukuki durumuna ilişkin meseleler.
  • Boşanmanın kendisi: Evlilik birliğinin sona erip ermeyeceğine hakim karar verir; ancak boşanmanın mali sonuçları arabuluculuğa götürülebilir.
  • Aile içi şiddet iddiası: Kanun, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını açıkça belirtir (HUAK m. 1/2).
  • İdari ve vergi uyuşmazlıkları: İdare ve vergi mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklar kapsam dışındadır.
  • Ceza uyuşmazlıkları: Ceza muhakemesindeki uzlaştırma, arabuluculuktan farklı bir kurumdur ve kendi kurallarına tabidir.

Temel ilkeler: iradilik, eşitlik ve gizlilik

İradi olma. Taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya süreçten vazgeçmek konusunda serbesttir (HUAK m. 3). Taraflardan biri istediği anda masadan kalkabilir.

Eşitlik. Taraflar hem arabulucuya başvururken hem de süreç boyunca eşit haklara sahiptir. Arabulucu her iki tarafa da söz hakkı tanır, birini diğerine üstün tutamaz.

Gizlilik. Arabulucu, faaliyet çerçevesinde kendisine sunulan veya başka bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de aksi kararlaştırılmadıkça bu gizliliğe uymak zorundadır (HUAK m. 4). Gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranarak bir kişinin hukuken korunan yararlarının zarar görmesine yol açan kişi, şikayet üzerine altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir (HUAK m. 33).

Beyan ve belgelerin kullanılamaması (HUAK m. 5)

Aşağıdakiler, uyuşmazlık konusuyla ilgili sonradan açılacak bir davada veya tahkimde delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz: tarafların arabuluculuk daveti veya arabuluculuğa katılma isteği; uyuşmazlığın çözümü için ileri sürülen görüş ve teklifler; süreç içinde ileri sürülen öneriler ve kabul edilen vakıa veya iddialar; yalnızca arabuluculuk faaliyeti için hazırlanan belgeler. Mahkeme, hakem veya idari makam da bu bilgilerin açıklanmasını isteyemez.

Bu kural, tarafların “bu teklif davada aleyhime kullanılır mı” kaygısı taşımadan açık konuşabilmesi için vardır. Ancak arabuluculuk sırasında sunulan bir belge, arabuluculuktan bağımsız olarak zaten mevcutsa (ör. bir fatura veya sözleşme), arabulucuya gösterilmiş olması onun davada delil olarak kullanılmasını engellemez. Deliller hakkında ayrıntı için ispat yükü ve deliller yazımıza bakabilirsiniz.

Arabulucunun seçimi, yetkileri ve yükümlülükleri

İhtiyari arabuluculukta arabulucu taraflarca serbestçe seçilir (HUAK m. 14). Taraflar, Adalet Bakanlığının arabulucular siciline kayıtlı herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşabilir. Anlaşamazlarsa, adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurarak listeden arabulucu belirlenmesini isteyebilirler. Arabulucu belirlendiğinde bu durum bir tutanakla kayıt altına alınır.

Arabulucunun yükümlülükleri

  • Tarafsızlık ve eşit davranma: Arabulucu taraflara eşit ve tarafsız davranır, görevini şahsen yürütür.
  • Tarafsızlığını etkileyecek durumları bildirme: Arabulucu, tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektirecek bir durumu taraflara açıklamak zorundadır. Örneğin taraflardan birinin okul arkadaşı olması böyle bir durumdur. Taraflar bunu öğrendikten sonra yine de arabulucuyla devam etmeyi kabul edebilir. Bildirilmesi gereken durumlar kanunda sınırlı sayıda sayılmamıştır.
  • Aydınlatma: Arabulucu, süreç başında tarafları arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirir.
  • Sonradan vekil olamama: Arabulucu, görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili olarak sonradan açılan bir davada taraflardan birinin avukatı olamaz.
  • Belgeleri saklama: Arabulucu, süreçle ilgili belgeleri ve tutanakları beş yıl süreyle saklar (HUAK m. 17).

Arabulucunun yapamayacakları

Arabulucu, hakim gibi uyuşmazlık hakkında bağlayıcı bir karar veremez. Tanık dinleme, bilirkişi incelemesi yaptırma veya keşif gibi delil toplama yetkisi de yoktur. Rolü, iletişimi kurmak ve tarafların kendi çözümlerine ulaşmasını kolaylaştırmaktır.

Kimler katılabilir?

Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri aracılığıyla, avukatlarıyla birlikte veya yalnızca avukatları aracılığıyla katılabilir. Gerektiğinde mali müşavir, mühendis gibi uzmanlar da tarafların onayıyla görüşmelere katılabilir. Avukatın müvekkili adına anlaşma belgesini imzalayabilmesi için vekaletnamede sulh olma ve arabuluculukta anlaşma yetkisinin açıkça yer alması gerekir; sulh yetkisi kanunen özel yetki gerektiren işlemlerdendir (HMK m. 74).

Başvuru zamanı ve sürecin işleyişi

  1. Dava öncesinde veya sırasında başvuruTaraflar dava açılmadan önce ya da dava görülürken arabulucuya başvurmayı kararlaştırabilir (HUAK m. 13). Arabuluculuk teklifinde bulunulan taraf, teklife otuz gün içinde olumlu cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır.
  2. Dava sırasında ertelemeDava görülürken taraflar arabulucuya başvurmak istediklerini mahkemeye bildirirse, yargılama en fazla üç ay süreyle ertelenir. Taraflar birlikte başvurursa bu süre en fazla üç ay daha uzatılabilir (HUAK m. 15/5).
  3. İlk toplantıArabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder. Taraflar bu davet üzerine bir araya gelip durum bir tutanakla belgelendiğinde süreç başlamış sayılır (HUAK m. 16/1). Arabulucu tarafları aydınlatır ve görüşmelerin usulünü tarafların iradesine göre belirler.
  4. GörüşmelerArabulucu ortak toplantılar yapabileceği gibi taraflarla ayrı ayrı da görüşebilir. Bir taraf ayrı görüşmede açıkladığı bilginin diğer tarafa aktarılmamasını isterse arabulucu buna uyar.
  5. Sona erme ve tutanakSüreç; tarafların anlaşması, arabulucunun daha fazla çabanın gereksiz olduğunu tespit etmesi, taraflardan birinin çekilmesi, tarafların birlikte sona erdirmesi veya uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının anlaşılması hallerinde sona erer (HUAK m. 17). Sonuç bir tutanakla belgelenir; tutanağı arabulucu ile taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatları imzalar. Taraflardan biri imzadan kaçınırsa arabulucu bunun sebebini tutanağa yazarak imzalar.

Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi

Eski uygulamada ihtiyari arabuluculuğun zamanaşımını durdurmadığı yönünde görüşler dile getirilmişti. Kanunun açık hükmü ve güncel Yargıtay uygulaması ise aksi yöndedir.

HUAK m. 16/2

“Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” Yargıtay uygulamasında da bu hükme dayanılarak arabuluculukta geçen sürenin zamanaşımı hesabına katılamayacağı kabul edilmektedir.

Dava şartı arabuluculukta da benzer bir kural vardır: arabulucuya başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18/A/15). İki hüküm arasındaki fark başlangıç anındadır. İhtiyari arabuluculukta süre, sürecin fiilen başladığı andan itibaren dikkate alınmaz; bu nedenle sürecin başladığını gösteren ilk toplantı tutanağını saklamak önemlidir. Zamanaşımı ve usul süreleriyle ilgili genel bilgi için hukuk davalarında süreler yazımıza bakabilirsiniz.

Anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik şerhi

Görüşmeler sonunda varılan anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. En önemli sonuç şudur: üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflar artık dava açamaz (HUAK m. 18). Anlaşmaya varılamayan konular için ise dava hakkı saklıdır.

Anlaşma belgesi nasıl icra edilebilir hale gelir?

Karşı taraf anlaşmaya uymazsa, belgenin icraya konulabilmesi için ilam niteliği kazanması gerekir. Bunun iki yolu vardır:

Yol Nasıl? Sonuç
İcra edilebilirlik şerhi Dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında arabuluculukta davanın görüldüğü mahkemeden istenir Şerhli anlaşma ilam niteliğinde belgedir
Avukatlı imza Taraflar, avukatları ve arabulucu anlaşma belgesini birlikte imzalar Şerhe gerek olmadan ilam niteliğinde belge sayılır (HUAK m. 18/4)
Taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden şerh alınır Şerh zorunludur; tapuda tescil şerhten sonra yapılır

İcra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden incelenir. Aile hukukuna ilişkin anlaşmalarda ise inceleme duruşmalı yapılır. Mahkeme, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını denetler; anlaşmanın yerindeliğini veya taraflardan biri için avantajlı olup olmadığını incelemez. Şerh talebi için maktu harç alınır.

Anlaşma belgesinin geçersizliği

Anlaşma belgesi, Türk Borçlar Kanunu anlamında bir sözleşmedir. Bu nedenle yanılma, aldatma, korkutma (TBK m. 30 vd.) veya aşırı yararlanma (TBK m. 28) gibi sebeplerle iptali istenebilir. Yargıtay, geçersizlik iddiasının ayrı bir davayla ileri sürülebileceğini, alacak davası içinde de ön sorun olarak incelenebileceğini kabul etmektedir. Dava açılamama kuralı, yalnızca hukuken geçerli bir arabuluculuk anlaşması için geçerlidir. Anlaşmanın kesin hükme benzer etkisi ve kesin hükmün genel sonuçları için kesin hüküm yazımıza bakabilirsiniz.

İşçilik alacaklarında ibra ve TBK m. 420

İş ilişkisinin sona ermesinden sonra işçi ile işveren arasında arabulucu huzurunda yapılan anlaşmalar uygulamada sık görülür. Burada akla gelen soru, bu anlaşmalara iş hukukundaki ibra sözleşmesi şartlarının uygulanıp uygulanmayacağıdır.

TBK m. 420’ye göre işçinin işverenden alacaklarına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olması için şu şartlar aranır: sözleşme yazılı olmalı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçtikten sonra yapılmalı, ibra edilen alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmeli ve ödeme alacağın tam tutarı üzerinden, hak tutarına göre noksansız olarak banka aracılığıyla yapılmalıdır. Bu şartları taşımayan ibra sözleşmeleri kesin hükümsüzdür.

İş sözleşmesinin sona ermesinden bir ay geçmeden imzalanan bir arabuluculuk tutanağının TBK m. 420 şartlarını taşımadığı için kesin hükümsüz sayıldığı örnekler bulunmakla birlikte, güncel Yargıtay uygulaması bu konuda daha ayrıntılı bir ayrım yapmaktadır:

  • Gerçek bir arabuluculuk süreci varsa: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre, usulüne uygun yürütülen bir arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, HUAK’a tabi bir anlaşmadır ve kural olarak doğrudan TBK m. 420’deki ibra şartlarına tabi tutulmaz.
  • Arabuluculuk görünüşte kalmışsa: Taraflar arasında gerçek bir uyuşmazlık yoksa, fesih ile aynı gün önceden hazırlanmış bir metin imzalatılmışsa, işçiler toplu halde çağrılıp belirlenmiş tutarları kabule yönlendirilmişse veya arabulucu müzakere yürütmeden yalnızca imza toplamışsa, Yargıtay belgeyi geçerli bir arabuluculuk anlaşması saymamaktadır. Bu durumda belge, somut olaya göre ibra (TBK m. 420) veya makbuz hükümlerine göre değerlendirilir; bir ay şartı gibi eksiklikler belgeyi geçersiz kılabilir.
  • Arabulucunun tarafsızlığı: Arabulucunun işverenle vekalet ilişkisi bulunması veya işçinin süreç hakkında aydınlatılmaması, anlaşmanın iptaline götürebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2025 tarihli bir kararında, hukuka uygunluğun yalnızca belgenin imzalandığı anda değil sürecin tamamında aranacağını, taraflarca hazırlanıp arabulucuya sonradan imzalatılan bir metnin arabuluculuk anlaşması sayılamayacağını vurgulamıştır. Kısacası belirleyici olan, sürecin gerçekten bir arabuluculuk olarak yürütülüp yürütülmediğidir. İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk için dava şartı arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuk ücreti ve masraflar

Arabulucu, yaptığı faaliyetin karşılığında ücret ve masraflarının ödenmesini isteyebilir; süreç başında taraflardan avans da talep edebilir (HUAK m. 7). Ücret, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Tarifedeki tutarların altında ücret kararlaştırılamaz. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça ücret ve masraflar eşit olarak paylaşılır.

2026 Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi (RG 26.12.2025, sayı 33119) uyarınca konusu para olan uyuşmazlıklarda, anlaşma halinde ücret anlaşılan tutar üzerinden dilimli olarak hesaplanır. İlk 600.000 TL için oran yüzde 6, sonraki 960.000 TL için yüzde 5’tir ve oran üst dilimlerde düşmeye devam eder. Anlaşma halinde ücret 9.000 TL’den, ticari uyuşmazlıklarda ve ortaklığın giderilmesinde 13.000 TL’den az olamaz. Konusu para olmayan veya anlaşmayla sonuçlanmayan süreçlerde ücret saat üzerinden belirlenir.

Örnek 180.000 TL’lik anlaşmaYüzde 6 oranı 4.800 TL eder; ancak asgari tutar 9.000 TL olduğundan ücret 9.000 TL olur. Eşit paylaşımda her taraf 4.500 TL öder.
Örnek 21.000.000 TL’lik anlaşmaİlk 600.000 TL için 36.000 TL, kalan 400.000 TL için yüzde 5 ile 20.000 TL; toplam 56.000 TL. Eşit paylaşımda her taraf 28.000 TL öder.

Tarife tutarları her yıl yeniden belirlenir; başvuru sırasında yürürlükteki tarifeyi kontrol etmek gerekir. Ücreti ödeme gücü bulunmayan taraf, adli yardım talebinde bulunabilir. Avukatlık ücreti ve yargılama giderleriyle ilişkisi için yargılama giderleri ve vekalet ücreti yazımıza bakabilirsiniz.

Uyuşmazlığınızı arabuluculukla çözmek mi istiyorsunuz?
Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişliliğini, anlaşma belgesinin içeriğini ve icra edilebilirliğini online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

İhtiyari arabuluculuk ücretli mi, ücreti kim öder?

Evet, ücretlidir. Ücret Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Dava şartı arabuluculuktaki gibi ilk iki saatin ücretinin devlet tarafından karşılanması kuralı ihtiyari arabuluculukta uygulanmaz.

İhtiyari arabuluculuğa nasıl başvurulur?

Taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde anlaşıp doğrudan ona başvurabilir. Anlaşamazlarsa adliyedeki arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan yerlerde sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurarak arabulucu belirlenmesini isteyebilirler.

İhtiyari arabuluculuğa başvurmak dava açmaya engel mi?

Hayır. İhtiyari arabuluculuk dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Anlaşma sağlanamazsa veya yalnızca bazı konularda anlaşılırsa, anlaşılamayan konular için dava açılabilir. Dava sırasında arabulucuya gidilmişse yargılama ertelenir ve anlaşma olmazsa kaldığı yerden devam eder.

İhtiyari arabuluculuk zamanaşımını durdurur mu?

Evet. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (HUAK m. 16/2). İlk toplantı tutanağını saklamanız önerilir.

Anlaşma belgesine rağmen karşı taraf ödeme yapmazsa ne olur?

Belge, icra edilebilirlik şerhi almışsa ya da taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa ilam niteliğindedir ve doğrudan ilamlı icra takibine konulabilir. Bu şartları taşımayan belge için önce sulh hukuk mahkemesinden şerh alınması gerekir.

İşten ayrılırken arabulucu önünde imzaladığım belge geçerli mi?

Somut olaya bağlıdır. Gerçek bir uyuşmazlık ve müzakere varsa belge kural olarak geçerlidir. Fesihle aynı gün önceden hazırlanmış bir metin imzalatılmışsa veya arabulucu yalnızca imza toplamışsa, Yargıtay belgeyi geçerli bir arabuluculuk anlaşması saymayabilir ve ibra şartlarına göre değerlendirebilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Dava ve Usul Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın