İcra ve İflas Hukuku

İtirazın Kesin Kaldırılması: Şartları ve İcra Mahkemesinde Başvuru

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 14 Haziran 2025 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
İtirazın Kesin Kaldırılması: Şartları ve İcra Mahkemesinde Başvuru

İlamsız icra takibi hızlı ve pratik bir yoldur; ancak borçlunun süresinde yaptığı basit bir itiraz takibi durdurur. Alacaklının elinde güçlü bir belge varsa, bu itirazı genel mahkemede uzun bir yargılamaya girmeden, icra mahkemesinde çok daha kısa sürede ortadan kaldırma imkanı vardır: itirazın kesin kaldırılması.

İtirazın kesin kaldırılması, İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesinde düzenlenen, yazılı belgeye dayalı ve özel usule tabi bir yoldur. Bu yazıda, alacaklının bakış açısından hangi belgelerle başvurulabileceğini, şartları ve altı aylık süreyi, icra mahkemesindeki yargılamayı, borçlunun savunma imkanlarını, tazminat ve para cezası yaptırımlarını ve kararın sonuçlarını ele alıyoruz.

Kısaca
Nedir?
Belgeye dayanan ilamsız takipte borçlunun itirazının icra mahkemesince kaldırılması ve takibin devam etmesi (İİK m. 68).
Hangi belgeler?
İmzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı içeren senet; resmi daire veya yetkili makamların usulüne uygun belgeleri; bankaların kredi belgeleri ve itiraz edilmemiş hesap özetleri.
Süre?
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay.
Kesin hüküm mü?
Hayır. Kaybeden taraf genel mahkemede alacak, menfi tespit veya istirdat davası açabilir.

İtirazın kesin kaldırılması nedir?

İtirazın kaldırılması, borçlunun itirazı nedeniyle duran ilamsız takibin yeniden işlemesi için icra mahkemesine yapılan, belgeye dayalı ve özel usule tabi bir başvurudur. Kanun bu başvuruyu iki ayrı halde düzenler:

  • Kesin kaldırma (İİK m. 68): Takip, kanunda sayılan güçlü belgelerden birine dayanıyorsa. Bu yazının konusu budur.
  • Geçici kaldırma (İİK m. 68/a): Takip adi bir senede dayanıyor ve borçlu senetteki imzayı inkar etmişse. Bu yolu itirazın geçici olarak kaldırılması davası yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Kesin kaldırma yolunun amacı, borçlunun itirazını kısa sürede ortadan kaldırıp takibi işler hale getirmektir. Genel mahkemede görülen itirazın iptali davasına kıyasla daha hızlı sonuç verir, masrafı daha azdır ve basit yargılama usulüne tabidir. Buna karşılık mahkemenin inceleme yetkisi dardır: mahkeme alacağın varlığını her türlü delille araştırmaz, yalnızca belgeye bakar. Bu nedenle kararı kesin hüküm oluşturmaz. Hukuki niteliği bakımından bir dava olarak anılsa da kanun bunu “itirazın kaldırılması talebi” olarak düzenler.

Hangi belgelerle başvurulabilir?

Kesin kaldırma yolunun anahtarı belgedir. İİK m. 68/1’e göre alacaklı, takip talebine yapılan itirazın kaldırılmasını ancak şu belgelerden birine dayanarak isteyebilir:

Özel belgeİmzası ikrar edilmiş borç ikrarıBorçlunun imzasını kabul ettiği ve borç ikrarı içeren adi senet; örneğin itirazında imzaya itiraz etmediği bir borç senedi.
Resmi onayNoterce onaylı borç ikrarıNoter tarafından düzenlenen veya imzası noterce onaylanan, borç ikrarı içeren senet.
Resmi belgeResmi daire belgeleriResmi daire veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne uygun olarak verdikleri makbuz veya belge; borçlunun resmi memur huzurunda yaptığı borç ikrarı.
Kredi ilişkisiBanka kredi belgeleriKredi sözleşmeleri, süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ve kredi kuruluşunun usulüne uygun düzenlediği ihtarname ve belgeler (İİK m. 68/b).

Belgenin borç ikrarı içermesi, yani borçlunun belirli bir miktar parayı kayıtsız şartsız ödemeyi üstlendiğini göstermesi gerekir. Karşılıklı edimler içeren bir sözleşme, alacaklının kendi edimini yerine getirdiği ispat edilmedikçe tek başına yeterli değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre:

  • Fatura: Tek başına İİK m. 68 anlamında borç ikrarı içeren belge sayılmaz; faturaya dayalı takipte itirazın kesin kaldırılması istenemez.
  • Banka dekontları: Ödemeyi gösteren dekontlar, ödeme yapan kişi lehine bir borç ikrarı belgesi oluşturmaz.
  • Kambiyo vasfı taşımayan senet: Bono veya çek unsurlarını taşımayan bir belge adi senet niteliğinde değerlendirilir ve içeriğine göre m. 68 veya m. 68/a kapsamında incelenir.
  • Kredi kartı sözleşmeleri: Kredi kartı borcundan doğan takiplerde itirazın kaldırılması talebini inceleme görevi icra mahkemesine aittir; banka belgelerinin m. 68/b şartlarını taşıması gerekir.

Banka kredilerinde hesap özetinin önemi

Cari hesap veya kredi ilişkilerinde kredi veren, faiz tahakkuk dönemlerini izleyen 15 gün içinde hesap özetini noter aracılığıyla sözleşmedeki adrese göndermekle yükümlüdür. Kredi kullanan, hesap özetine aldığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmezse, özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, m. 68/1’deki belgelerden sayılır ve kredi kullanan, bu özetin dayandığı belgelerdeki imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m. 68/b).

Başvurunun şartları ve altı aylık süre

  1. Geçerli bir ilamsız takip ve itirazUsulüne uygun başlatılmış bir genel haciz yolu takibi ve borçlunun ödeme emrine 7 gün içinde yaptığı itiraz bulunmalıdır.
  2. Kanunda sayılan belgeTakip, m. 68/1 veya m. 68/b kapsamındaki belgelerden birine dayanmalıdır. Belge yoksa başvuru reddedilir; alacaklı itirazın iptali davası açmalıdır.
  3. Altı aylık süreBaşvuru, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır. İtiraz tebliğ edilmemişse süre başlamaz. Bu süre içinde kaldırma istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz; alacaklı itirazın iptali veya alacak davası yoluna gitmelidir.
  4. Hukuki yarar ve kesin hüküm yokluğuTakibin sürmesinde alacaklının güncel bir yararı bulunmalıdır. Aynı alacak hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı varsa başvuru yapılamaz.
  5. Belirli bir alacakAlacağın miktarı belgeden anlaşılabilmelidir. Miktarın tespiti yargılama gerektiriyorsa icra mahkemesi bu tespiti yapamaz ve talebi reddeder.

Alacaklının aynı itiraz için hem icra mahkemesinde kaldırma talebinde bulunması hem de genel mahkemede itirazın iptali davası açması, aynı uyuşmazlığın iki ayrı yerde yürütülmesi sonucunu doğurur ve uygulamada kabul görmez. Strateji baştan belirlenmelidir. Bununla birlikte kaldırma talebi reddedilen alacaklının, bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açması mümkündür. Kesin kaldırma talebi için dava şartı arabuluculuk aranmaz.

Kira alacağına ilişkin takiplerde alacaklı, borca itiraz edilmesi halinde itirazın kaldırılmasını ve şartları varsa tahliyeyi icra mahkemesinden isteyebilir. Yargıtay uygulamasında başvuru için ödeme emrindeki 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmez; ancak tahliyeye karar verilebilmesi için kira borcunun bu süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Sürenin hesabında paranın alacaklıya ödenebilir hale geldiği tarih esas alınır (Yargıtay HGK 21.12.2021, 2017/(6)8-1918 E., 2021/1707 K.).

İcra mahkemesinde yargılama

Talep, takibin yapıldığı yerdeki icra hukuk mahkemesine yapılır ve basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme duruşma açmak zorunda değildir; dilekçe ve belgeler üzerinden karar verebilir. Gerekirse duruşma açıp tarafları dinler.

İncelemenin kapsamı sınırlıdır. Mahkeme, belgenin m. 68 kapsamında olup olmadığına ve borçlunun itirazının aynı nitelikte bir belgeyle desteklenip desteklenmediğine bakar. Alacaklı yalnızca yazılı belgeyle ispat yapabilir; tanık dinlenmez, yemin teklif edilemez. Borçlu itirazında yetki itirazında da bulunmuşsa, mahkeme önce yetki itirazını inceler.

Borçlunun savunmaları

Borçlu, itirazını doğrulayan bir belge sunamazsa mahkeme itirazı kaldırır (İİK m. 68/2). Borçlunun ileri sürebileceği başlıca savunmalar şunlardır:

  • Ödeme veya borcun sona ermesi: Borcun ödendiği, ibra edildiği veya başka bir sebeple sona erdiği; alacaklının takip belgesiyle aynı güçte bir belgeyle ispat edilmelidir.
  • Mühlet (imhal): Alacaklının borçluya ödeme için süre verdiği; yine belgeyle.
  • Zamanaşımı: Alacağın zamanaşımına uğradığı. Zamanaşımı belgeden veya tarihlerden anlaşılabildiği ölçüde incelenir.
  • Belgenin niteliği ve süre: Takip dayanağının m. 68 kapsamında olmadığı veya altı aylık sürenin geçtiği.
  • Terekenin borca batık olması: Murisinin borcu için takip edilen borçlu, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bunu ilamla ispat etmesi için makul bir süre verilir. Bunun dışındaki iddialar bekletici mesele yapılamaz.

Borçlunun itirazında bildirdiği sebepler önemlidir. Ödeme emrine gerekçe göstererek itiraz eden borçlu, Yargıtay uygulamasına göre kural olarak bu sebeplerle bağlıdır ve icra mahkemesinde yeni sebep ileri süremez. İtirazında hukuki ilişkiyi kabul edip yalnızca ödeme olgusuna dayanan borçlunun ödeme iddiasını ispat edememesi halinde de itiraz kaldırılır.

Örnek: Alacaklı, borçlunun imzası noterce onaylanmış ve 300.000 TL borç ikrarı içeren bir senede dayanarak takip başlatmış; borçlu “borcun 100.000 TL’sini ödedim” diyerek itiraz etmiştir. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurur. Borçlu, alacaklıya hitaben düzenlenmiş ve takip konusu borca açıkça atıf yapan bir banka dekontu veya alacaklının imzasını taşıyan bir makbuz sunarsa, mahkeme 100.000 TL için kaldırma talebini reddeder ve 200.000 TL için itirazı kaldırır. Borçlu ödemeyi yalnızca tanık beyanıyla ispat etmek isterse bu iddia icra mahkemesinde dinlenmez; itiraz 300.000 TL için kaldırılır ve talep edilmişse borçlu en az 60.000 TL tazminata mahkum edilir. Borçlu ödeme iddiasını daha sonra genel mahkemede menfi tespit veya istirdat davasıyla ileri sürebilir; bu dava sonuçlanana kadar tazminatın tahsili ertelenir.

Alacaklının imzayı inkar etmesi

Borçlunun ödemeyi ispat için sunduğu belgedeki imzayı alacaklı inkar ederse, mahkeme m. 68/a’daki imza incelemesi usulünü uygular. İmzanın alacaklıya ait olduğu anlaşılırsa kaldırma talebi reddedilir ve alacaklıya belgedeki miktarın yüzde onu oranında para cezası verilir (İİK m. 68/3). Alacaklı genel mahkemede dava açarsa cezanın infazı dava sonuna kadar ertelenir. Duruşmaya gelmeyen alacaklının vekili, müvekkilini imza incelemesi için hazır bulundurmakla yükümlüdür; mazeretsiz gelmeyen alacaklı, borçlunun belgesindeki miktar yönünden talebinden vazgeçmiş sayılır.

Tazminat ve para cezası

İtirazın kaldırılması yolunda her iki taraf da tazminata mahkum edilebilir. Kaldırma talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir (İİK m. 68/4).

Alacaklı lehineİcra inkar tazminatıİtiraz esastan kaldırılırsa, alacaklının açık talebi üzerine, alacağın en az yüzde yirmisi. Borçlunun kötüniyeti aranmaz.
Borçlu lehineTazminatTalep esastan reddedilirse, borçlunun açık talebi üzerine, alacağın en az yüzde yirmisi. Alacaklının kötüniyeti ayrıca aranmaz.

Tazminat yalnızca esasa ilişkin bir kararla doğar. Talep, örneğin altı aylık süre geçtiği veya belge m. 68 kapsamında olmadığı için usulden reddedilmişse tazminata hükmedilmez. Tazminat, alacağın belirli veya belirlenebilir olmasını gerektirir ve kabul ya da ret edilen kısım üzerinden hesaplanır.

Erteleme ve hükümsüz kalma

İcra mahkemesinin kararı kesin hüküm oluşturmadığından, tazminat da kesin değildir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa, tazminatın tahsili bu davanın sonuna kadar ertelenir. Bu dava, tazminata mahkum edilen taraf lehine sonuçlanırsa daha önce hükmedilen tazminat kalkar. Tazminat hukukunun ayrıntıları için icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kararın sonuçları

Mahkeme talebi tamamen kabul, kısmen kabul veya reddedebilir. İcra mahkemesi kararları kural olarak kesinleşmeden icra edilebilir; istinaf yoluna başvurulması tek başına takibi durdurmaz.

  • Kabul halinde: Borçlunun itirazı hükümsüz kalır ve takip, kabul edilen miktar için kesinleşir. Alacaklı yeniden tebligat yapılmasını beklemeden haciz isteyebilir.
  • Tazminat ve giderler: Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve tazminat için borçluya ayrıca icra emri düzenlenir ve tebliğinden itibaren 7 günlük süre geçmeden bu kalemler için cebri işlem yapılamaz.
  • Kısmi kabul: Yalnızca kabul edilen kısım için takip kesinleşir; reddedilen kısım için takip durmaya devam eder.
  • Tahliye: Kira alacağına dayalı tahliye talepli takipte mahkeme, şartları varsa tahliyeye de karar verir.
  • Ret halinde: Takip durmaya devam eder.

Kararın en önemli özelliği maddi anlamda kesin hüküm oluşturmamasıdır. Talebi reddedilen alacaklı, alacağını genel mahkemede itirazın iptali veya alacak davasıyla isteyebilir; itirazı kaldırılan borçlu ise menfi tespit davası veya ödeme yaptıysa istirdat davası açabilir. Mal kaçırma şüphesi bulunan hallerde alacaklı, ihtiyati haciz veya tasarrufun iptali gibi koruyucu yolları da değerlendirmelidir.

Kesin kaldırma mı, itirazın iptali mi?

Elinde m. 68 kapsamında bir belge bulunan alacaklı, iki yol arasında seçim yapmak durumundadır. Seçimi belirleyen başlıca ölçütler şunlardır:

İtirazın kesin kaldırılması İtirazın iptali davası
Süre 6 ay 1 yıl
Mahkeme ve usul İcra mahkemesi, basit yargılama; çoğu zaman dosya üzerinden Genel mahkeme; ön inceleme, tahkikat, bilirkişi
Deliller Yalnız belge Her türlü delil
Arabuluculuk Aranmaz Ticari, iş, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında dava şartı
Kararın gücü Kesin hüküm oluşturmaz Kesin hüküm oluşturur
Tazminat Esasa ilişkin kararda en az yüzde 20; genel mahkemede açılan davayla ertelenebilir İcra inkar tazminatı en az yüzde 20; alacak likit olmalı

Belge güçlü ve borçlunun itirazı açıkça dayanaksız görünüyorsa, kesin kaldırma alacaklıya kısa sürede haciz imkanı verir. Buna karşılık borçlunun ciddi bir savunması varsa ve uyuşmazlığın genel mahkemede yeniden açılması muhtemelse, icra mahkemesindeki kararın kesin hüküm oluşturmaması alacaklıyı ikinci bir yargılamayla karşı karşıya bırakabilir. Alacağın bir kısmı belgeye dayanıyor, bir kısmı yargılama gerektiriyorsa itirazın iptali davası daha güvenli bir yol olabilir. Borçlu açısından ise kesin kaldırma kararı sonrasında menfi tespit davası açma imkanının bulunması, haciz baskısı altında da olsa savunmasını genel mahkemede sürdürebileceği anlamına gelir.

Kanun yolu ve tehiri icra

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu, İİK m. 363’e göre belirlenir. 2026 yılı için miktar veya değeri 119.000 TL‘yi aşmayan kararlar kesindir. Bu sınırı aşan kararlara karşı bölge adliye mahkemesine istinaf yoluna gidilebilir. Bölge adliye mahkemesinin kararlarına karşı temyiz yolu ise miktar veya değeri 2026 için 682.000 TL‘yi aşan işlerde açıktır (İİK m. 364). Sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

7499 sayılı Kanun’la 01.06.2024’ten itibaren icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi 10 günden 2 haftaya çıkarılmıştır. Süre kararın tebliğinden itibaren işler. Bu tarihten önce verilmiş kararlarda eski 10 günlük süre uygulanır.

İstinaf başvurusu takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlu, takibin durdurulması için istinaf başvurusuyla birlikte tehiri icra talebinde bulunmalı ve kanunda öngörülen teminatı göstermelidir (İİK m. 36). 7343 sayılı Kanun’la tehiri icra kararını, takibin yapıldığı yer icra mahkemesi verir. Ayrıntı için ilamlı icranın durdurulması (tehiri icra) yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Faturaya veya karşılıklı edimler içeren bir sözleşmeye dayanarak kesin kaldırma istemek; bu belgeler kural olarak yeterli değildir.
  • Altı aylık süreyi kaçırmak; süre geçtikten sonra aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.
  • Banka kredilerinde hesap özetinin noter aracılığıyla ve sözleşmedeki adrese gönderildiğini belgelememek.
  • Borçlu olarak itirazda gerekçe gösterip, icra mahkemesinde farklı bir savunmaya dayanmak.
  • Ödeme savunmasını tanık beyanıyla ispat etmeye çalışmak; icra mahkemesinde yalnız belge dinlenir.
  • Tazminatı açıkça talep etmemek; mahkeme bu tazminata kendiliğinden hükmetmez.
Elinizdeki belge kesin kaldırma için yeterli mi?
Belgenizin niteliğini ve izlenecek en hızlı yolu online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Faturaya dayalı takipte itirazın kaldırılmasını isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Fatura, İİK m. 68 anlamında borç ikrarı içeren belge sayılmaz. Faturaya dayalı alacak için itirazın iptali davası açılması gerekir; ticari ilişkilerde öncesinde arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.

Altı aylık süre ne zaman başlar?

Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten. İtiraz alacaklıya hiç tebliğ edilmemişse süre başlamaz.

Kesin kaldırma kararıyla alacak kesinleşir mi?

Takip kesinleşir ve haciz yapılabilir; ancak karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Borçlu genel mahkemede menfi tespit veya ödeme yaptıysa istirdat davası açarak borçlu olmadığını ispat edebilir.

Kesin kaldırma için arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. Dava şartı arabuluculuk, genel mahkemede açılan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için öngörülmüştür; icra mahkemesindeki kaldırma talebi için aranmaz.

Banka kredi borcu için takip yapıldı, hesap özetine itiraz etmemiştim. Ne olur?

Hesap özeti noter aracılığıyla sözleşmedeki adresinize gönderilmiş ve bir ay içinde itiraz etmemişseniz, bu özet İİK m. 68/1 anlamında belge sayılır. Banka itirazınızın kesin kaldırılmasını isteyebilir; özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra dava edebilirsiniz.

Kaldırma talebim reddedildi, başka yolum var mı?

Evet. Ret kararı kesin hüküm oluşturmadığından, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası, bu süre geçmişse alacak zamanaşımına uğramadıkça genel alacak davası açabilirsiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İcra ve İflas Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın