Miras Hukuku

Terekenin Resmi Tasfiyesi: Şartları ve Sonuçları

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 14 dk okuma
Terekenin Resmi Tasfiyesi: Şartları ve Sonuçları

Mirasbırakanın borçlarının ne kadar olduğu bilinmiyorsa mirasçılar zor bir seçimle karşı karşıya kalır: mirası kabul edip borçlardan kişisel malvarlıklarıyla da sorumlu olma riskini almak ya da mirası reddedip terekede kalabilecek değerlerden tamamen vazgeçmek. Terekenin resmi tasfiyesi, bu iki uç arasında kanunun sunduğu üçüncü yoldur. Tereke mahkeme denetiminde tasfiye edilir, borçlar terekenin kendi değerleriyle ödenir ve artan bir değer varsa mirasçılara verilir.

Bu yazıda resmi tasfiyenin ne olduğunu, mirasın reddi ve resmi defterden farkını, mirasçıların ve alacaklıların hangi sürelerde başvurabileceğini, tasfiyenin nasıl yürütüldüğünü ve borca batık bir terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini anlatıyoruz. Resmi tasfiye uygulamada az bilinen, ancak doğru zamanda başvurulduğunda mirasçıyı borç yükünden koruyan bir kurumdur.

Kısaca
Ne sağlar?
Resmi tasfiye halinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 632/3). Borçlar terekeden ödenir, artan mirasçılara kalır.
Kim isteyebilir?
Her mirasçı; ayrıca alacağını tahsil edemeyeceğinden haklı olarak kuşku duyan mirasbırakan alacaklıları.
Engel var mı?
Birlikte mirasçılardan biri mirası kabul ederse mirasçıların resmi tasfiye istemi dikkate alınmaz.
Nereye başvurulur?
Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine.

Resmi tasfiye nedir?

TMK m. 632’ye göre her mirasçı, mirası reddetmek ya da resmi deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmi tasfiyesini isteyebilir. Resmi tasfiye halinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz. Tasfiyeyi sulh mahkemesi ya da mahkemenin atadığı bir veya birkaç tasfiye memuru yürütür (TMK m. 634/1).

Resmi tasfiyenin kapsamı kanunda açıkça sayılmıştır. TMK m. 635/1’e göre resmi tasfiye; mirasbırakanın yürüyen işlerinin tamamlanmasını, borçlarının yerine getirilmesini, alacaklarının tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin olanağı ölçüsünde yerine getirilmesini, zorunlu olduğu takdirde mirasbırakanın haklarının ve borçlarının mahkemece tespitini ve mallarının paraya çevrilmesini kapsar.

Kısacası tereke, bir şirketin tasfiyesine benzer biçimde sonlandırılır. Mirasbırakanın alacaklıları alacaklarını tereke mallarından alır; mirasçıların kendi malvarlığına dokunulmaz. Borçlar ödendikten sonra bir değer kalırsa bu değer mirasçılara miras paylarına göre verilir.

Ret, resmi defter, resmi tasfiye: hangisi ne zaman?

Borçlu bir terekeyle karşılaşan mirasçının önünde dört seçenek vardır. Doğru seçim, terekenin aktif ve pasifinin ne kadar bilindiğine ve terekede korunmak istenen bir değer olup olmadığına bağlıdır.

Seçenek Borçlardan sorumluluk Terekedeki değerler Ne zaman uygun?
Kayıtsız şartsız kabul Borçlardan kişisel malvarlığıyla da sınırsız sorumluluk Mirasçıya kalır Terekenin borçsuz ya da borcun açıkça küçük olduğu durumlar
Mirasın reddi Sorumluluk yok Mirasçı terekeden hiçbir şey alamaz Terekenin açıkça borca batık olduğu durumlar
Resmi deftere göre kabul Deftere yazılan borçlardan sorumluluk Mirasçıya kalır Borçların belirlenmesi istendiği, ancak terekenin korunmak istendiği durumlar
Resmi tasfiye Sorumluluk yok Borçlar ödendikten sonra artan mirasçıya kalır Borç miktarı belirsiz, ama terekede değer bulunabileceği düşünülen durumlar

Mirasın reddinin şartlarını ve üç aylık süresini reddi miras yazımızda, mirasçıların borçlardan sorumluluğunun genel kurallarını ise mirasçıların borçlardan sorumluluğu yazımızda anlattık. Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden acizliği açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bunun tespiti için açılan davayı mirasın hükmen reddi davası yazımızda ele aldık.

Resmi defterle birlikte düşünmek

Borçların büyüklüğü hiç bilinmiyorsa, karar vermeden önce resmi defter tutulmasını istemek de bir seçenektir (TMK m. 619 vd.). Resmi defter, ret hakkı bulunan her mirasçının, mirasın reddine ilişkin usule uyarak bir ay içinde sulh hakiminden isteyebileceği bir işlemdir (TMK m. 619/2). Sulh hakimi terekenin aktif ve pasifini deftere yazar ve ilanla mirasbırakanın alacaklılarını ve borçlularını alacak ve borçlarını bildirmeye çağırır. Defter tamamlandıktan sonra mirasçılara bir aylık düşünme süresi tanınır. Bu süre içinde mirasçı, mirası reddedebilir, resmi tasfiye isteyebilir, mirası resmi deftere göre ya da kayıtsız şartsız kabul edebilir. Süre içinde bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası resmi deftere göre kabul etmiş sayılır.

Resmi defter tutulduktan sonra resmi tasfiyeye karar verilirse, tasfiye bu deftere göre yapılır (TMK m. 634/3). Böylece aynı işlemler iki kez tekrarlanmaz. Uygulamada tavsiye edilen yol şudur: terekenin borçlu olduğuna dair ciddi işaretler varsa ve borçların tutarı bilinmiyorsa, önce resmi defter istenir; defterin sonucu görüldükten sonra ret, resmi tasfiye ya da kabul arasında bilinçli bir seçim yapılır.

Resmi defterden farklı olarak resmi tasfiye, mirasçıyı borçlardan tamamen kurtarır. Resmi deftere göre kabul eden mirasçı ise deftere yazılan borçlardan kendi malvarlığıyla da sorumlu olmaya devam eder. Terekede değerli bir taşınmaz ve buna yakın tutarda borç bulunan durumlarda, resmi tasfiye bu nedenle daha güvenli bir sonuç verir.

Kimler, hangi sürede isteyebilir?

Mirasçılar

Her mirasçı resmi tasfiye isteyebilir; diğer mirasçıların onayı aranmaz. Ancak kanun önemli bir sınır koyar: birlikte mirasçı olanlardan biri mirası kabul ederse resmi tasfiye istemi dikkate alınmaz (TMK m. 632/2). Bu kural, terekeyi devam ettirmek isteyen mirasçının iradesini korur. Mirası kabul eden mirasçı borçlardan sorumlu olmayı göze almış demektir; tereke onun yönetiminde kalır.

Mirasçının istemi, kanun gereği mirası reddetmek ya da resmi deftere göre kabul etmek yerine yapılır. Bu nedenle öğretide ve uygulamada, mirasçının resmi tasfiye istemini mirası ret süresi içinde yapması gerektiği kabul edilir. Ret süresi kural olarak üç aydır; yasal mirasçılar için ölümü öğrendikleri tarihten başlar. Resmi defter tutulmuşsa, mirasçılara defterin tamamlanmasından sonra tanınan düşünme süresi içinde resmi tasfiye de seçilebilir.

Terekeye el atmayın. Ret süresi içinde tereke mallarını satmak, kendinize mal etmek ya da gizlemek, mirası kabul ettiğiniz sonucunu doğurabilir. Bu durumda hem ret hem de resmi tasfiye imkanını kaybedebilirsiniz. Zorunlu koruma işlemleri dışında terekeye dokunmadan önce hukuki destek alın.

Mirasbırakanın alacaklıları

Mirasbırakanın alacaklıları da belirli şartlarla resmi tasfiye isteyebilir. TMK m. 633/1’e göre alacaklarını mirasçılardan tahsil edemeyeceklerinden haklı olarak kuşku duyan alacaklılar, istemlerine rağmen alacakları ödenmez veya kendilerine güvence verilmezse, ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde terekenin resmi tasfiyesini isteyebilir. Bu imkan özellikle mirasçının kendisi borçlu olduğunda önem taşır: alacaklı, tereke mallarının mirasçının kişisel alacaklılarıyla paylaşılmasını önlemek ister.

Vasiyet alacaklıları

Mirasbırakanın vasiyetiyle kendisine bir mal ya da hak bırakılan kişiler de aynı şartlar altında haklarının korunması için önlem alınmasını isteyebilir (TMK m. 633/2).

Tasfiye nasıl yürür?

  1. Başvuru ve kararMirasçı ya da alacaklı, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme şartların varlığını, özellikle mirası kabul etmiş bir mirasçı bulunup bulunmadığını inceler ve resmi tasfiyeye karar verir.
  2. Tasfiye memurunun atanmasıTasfiyeyi mahkeme kendisi yürütebileceği gibi bir veya birkaç tasfiye memuru da atayabilir. Tasfiye memuru, görevini sulh mahkemesinin gözetimi ve denetimi altında yürütür (TMK m. 634/4).
  3. Defter ve ilanTasfiye, terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlar. Aynı zamanda yapılan ilanla mirasbırakanın alacaklılarından ve borçlularından, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri istenir (TMK m. 634/2). Daha önce resmi defter tutulmuşsa tasfiye bu deftere göre yapılır (TMK m. 634/3).
  4. İşlerin tamamlanması ve tahsilatMirasbırakanın yürüyen işleri tamamlanır, alacakları tahsil edilir. Tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve idari işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür (TMK m. 635/2).
  5. Malların paraya çevrilmesiGerekli olan mallar satılır. Terekedeki taşınmazlar açık artırmayla ya da bütün mirasçıların kabulü halinde pazarlık yoluyla satılır (TMK m. 635/3).
  6. Borçların ve vasiyetlerin ödenmesiBildirilen ve tespit edilen borçlar ödenir; vasiyet borçları terekenin olanağı ölçüsünde yerine getirilir.
  7. Artanın mirasçılara verilmesiBorçlar ödendikten sonra kalan değer, mirasçılara miras paylarına göre teslim edilir.

Tasfiye sürerken mirasçılar, tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen ya da tamamen kendilerine verilmesini isteyebilir (TMK m. 635/4). Örneğin borçları fazlasıyla karşılayan nakit varsa, aile hatırası niteliğindeki eşyaların ya da bir taşınmazın satılmadan mirasçılara bırakılması talep edilebilir.

Mirasçılar ve tereke alacaklıları, tasfiye memurunun yaptığı ya da yapmayı tasarladığı işlemlere karşı, bunu öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı olarak şikayette bulunabilir (TMK m. 634/4).

Borca batık tereke: iflas hükümlerine göre tasfiye

Resmi tasfiye sırasında terekenin mevcudunun borçları ödemeye yetmediği anlaşılırsa tasfiye, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre yapılır (TMK m. 636). Aynı yol, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras için de öngörülmüştür (TMK m. 612). Bu durumda İcra ve İflas Kanunu’nun iflasa ilişkin hükümleri uygulanır; alacaklılar kanundaki sıraya göre ve garameten ödeme alır.

Yargıtay, iflas hükümlerine göre tasfiyenin, TMK m. 632-635’teki olağan resmi tasfiyeden farklı bir kurum olduğunu vurgular; ikisinin şartları ve yürütülüşü ayrıdır (Yargıtay 14. HD, 14.03.2018, 2015/8616 E., 2018/1935 K.). Reddedilen mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi bir süreye bağlı değildir ve sulh mahkemesince kendiliğinden yürütülür. Borçlar ödendikten sonra bir değer artarsa, bu değer ret yapılmamış gibi hak sahiplerine verilir.

Reddedilen miras sonraki zümreye geçmez

En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddettiğinde miras kural olarak bir sonraki zümreye kendiliğinden geçmez; tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Yargıtay, böyle bir dosyada tebligatın yapılabilmesi için terekeye temsilci atanması gerektiğine işaret etmiştir. Temsilcinin rolünü terekeye temsilci atanması yazımızda anlattık.

Mirasçılar için sonuçları

Resmi tasfiyenin en önemli sonucu, mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmamasıdır (TMK m. 632/3). Mirasçının kişisel malvarlığı, mirasbırakanın alacaklılarına karşı korunur. Ancak bu koruma, resmi tasfiyeye mahkemece karar verilmesine bağlıdır. Yargıtay, resmi tasfiyeye hükmedilmemiş ve mirasçılar bunu talep etmemişse mirasçıların sorumsuzluğundan söz edilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 12. HD, 23.02.2021, 2020/5757 E., 2021/1942 K.).

Mirasçı, resmi tasfiyede mirasçılık sıfatını korur. Mirası reddeden mirasçıdan farklı olarak, borçlar ödendikten sonra kalan değer üzerinde hak sahibidir. Mirasbırakandan alacaklı olan bir mirasçı da diğer alacaklılar gibi alacağını tasfiyeye bildirebilir.

Rakamlarla bir örnek

Mirasbırakanın geride bir eşi ve iki çocuğu kalmış olsun. Tasfiye sonunda terekenin aktifi 5.000.000 TL, bildirilen ve tespit edilen borçlar 3.600.000 TL, tasfiye giderleri 200.000 TL olarak belirlensin. Borçlar ve giderler ödendikten sonra 1.200.000 TL kalır. Bu tutar eşe 1/4 oranında 300.000 TL, çocuklardan her birine 3/8 oranında 450.000 TL olarak verilir.

Aynı örnekte borçlar 6.000.000 TL çıksaydı tereke borca batık olurdu. Tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür, alacaklılar terekenin değerinden sırasına göre pay alır ve mirasçılara bir şey kalmaz. Ancak mirasçılar, terekenin karşılayamadığı 1.200.000 TL’lik borç için kendi cebinden ödeme yapmaz.

Resmi tasfiye yapılmamış ve tereke mirasçılar arasında paylaşılmışsa durum farklıdır: mirasçılar mirasbırakanın borçlarından paylaşmadan sonra da beş yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalır (TMK m. 681/2). Tasfiye, bu uzun süreli belirsizliği baştan ortadan kaldırır.

Başvuru yolu: mahkeme, süre, masraf ve belgeler

  • Görevli ve yetkili mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi. Resmi tasfiye çekişmesiz yargı işidir.
  • Mirasçı için süre: Mirası ret süresi içinde, kural olarak ölümün öğrenilmesinden itibaren üç ay. Resmi defter tutulmuşsa defterden sonra tanınan süre içinde.
  • Alacaklı için süre: Ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay (TMK m. 633/1).
  • Arabuluculuk: Çekişmesiz yargı işi olduğundan dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
  • Harç ve masraf: Başvuruda maktu harç ödenir; 2026 yılı için sulh hukuk mahkemesinde başvurma harcı 335,20 TL’dir. İlan, defter tutma ve tasfiye memuru giderleri terekeden karşılanır; mahkeme başlangıçta gider avansı isteyebilir.
  • Koruma önlemleri: Tasfiye kararı verilene kadar tereke mallarının kaybolma tehlikesi varsa mühürleme ve defter tutma gibi önlemler istenebilir. Terekenin unsurlarını belirlemek için terekenin tespiti de başvurulacak ilk adımlardan biridir.
  • Gerekli belgeler: Ölüm belgesi, mirasçılık belgesi ya da nüfus kayıtları, bilinen mal ve borçların listesi, varsa mirasçılara gelen ödeme emirleri ve icra dosyası bilgileri.
  • Şikayet ve kanun yolu: Tasfiye memurunun işlemlerine karşı öğrenmeden itibaren yedi gün içinde sulh mahkemesine şikayet. Mahkeme kararlarına karşı genel hükümlere göre kanun yolu.

Miras davalarındaki süreleri toplu olarak görmek için mirasta zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Ret süresi geçtikten sonra resmi tasfiye istemek.
  • Ret süresi içinde tereke mallarını satmak ya da kullanmak ve böylece mirası kabul etmiş sayılmak.
  • Diğer bir mirasçının mirası kabul ettiğini gözden kaçırmak; bu durumda resmi tasfiye istemi dikkate alınmaz.
  • Resmi tasfiyeye karar verilmeden mirasçıların borçlardan sorumsuz olduğunu düşünmek ve icra takibine süresinde itiraz etmemek.
  • Borca batık olduğu açıkça belli bir terekede ret yerine uzun süren tasfiyeyi seçmek.
  • Terekede korunmaya değer mallar varken, borçların tam olarak bilinmemesi nedeniyle aceleyle mirası reddetmek.
Mirasbırakanın borçları belirsiz mi?
Ret, resmi defter ve resmi tasfiye seçeneklerini, süreleri kaçırmadan online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Resmi tasfiye ile mirasın reddi arasındaki fark nedir?

İkisinde de mirasçı borçlardan sorumlu olmaz. Ret halinde mirasçı terekeden hiçbir şey alamaz. Resmi tasfiyede ise borçlar terekeden ödendikten sonra artan bir değer varsa mirasçılara verilir.

Kardeşim mirası kabul etti. Ben resmi tasfiye isteyebilir miyim?

Birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse mirasçının resmi tasfiye istemi dikkate alınmaz. Bu durumda kendi açınızdan mirası ret süresi içinde reddetmeyi ya da resmi defter tutulmasını değerlendirmeniz gerekir.

Resmi tasfiye ne kadar sürer?

Süre, terekenin büyüklüğüne, alacaklıların bildirim süresine, taşınmaz satışlarına ve tereke lehine ya da aleyhine süren davalara göre değişir. Basit terekelerde birkaç ay, taşınmaz satışı ve dava gerektiren terekelerde daha uzun sürebilir.

Tasfiye sırasında evi satılmaktan kurtarabilir miyiz?

Tasfiye için gerekli olmayan malların mirasçılara verilmesi istenebilir. Borçları karşılayacak başka değerler varsa taşınmazın satılmadan mirasçılara bırakılması mümkündür. Satış gerekiyorsa bütün mirasçıların kabulüyle pazarlık yoluyla satış da yapılabilir.

Mirasbırakanın alacaklısıyım. Resmi tasfiyeyi neden isteyeyim?

Mirasçı kendisi borç içindeyse, tereke malları mirasçının kişisel alacaklılarıyla paylaşılabilir. Resmi tasfiye, terekenin önce mirasbırakanın alacaklılarına tahsis edilmesini sağlar. Bunun için ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde başvurmanız gerekir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Miras Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın