Borçlar Hukuku

Borcun Sona Ermesi: İbra, Takas, Yenileme ve Diğer Sebepler

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Borcun Sona Ermesi: İbra, Takas, Yenileme ve Diğer Sebepler

Her borç bir gün sona ermek üzere doğar. Çoğu zaman bu son, borcun ödenmesiyle, yani ifayla gelir. Ancak borç ödenmeden de sona erebilir: alacaklı borçluyu borcundan kurtarabilir, taraflar eski borcun yerine yeni bir borç kurabilir, iki kişinin birbirine olan borçları takas edilebilir ya da ifa, borçlunun elinde olmayan bir sebeple imkansız hale gelebilir.

Borcun hangi sebeple sona erdiği önemlidir; çünkü her sebep, faiz, kefalet, rehin gibi bağlı haklar ve ispat bakımından farklı sonuç doğurur. Bu yazıda Türk Borçlar Kanunu’nun 131 ile 145. maddeleri arasında düzenlenen sona erme sebeplerini, ifanın sona erdirici etkisiyle birlikte, uygulamadaki örnekler ve rakamlı hesaplarla ele alıyoruz.

Kısaca
İbra için şekil gerekir mi?
Hayır. Borcu doğuran işlem şekle bağlı olsa bile ibra sözleşmesi şekle bağlı değildir (TBK m. 132).
Borca karşılık senet vermek borcu bitirir mi?
Kural olarak hayır. Açık yenileme iradesi yoksa kambiyo senedi veya yeni borç senedi vermek yenileme sayılmaz (TBK m. 133).
Takas nasıl yapılır?
Karşı tarafa takas iradesinin bildirilmesiyle. İki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren küçük olanın tutarınca sona erer (TBK m. 143).
Borç bitince kefalet ne olur?
Asıl borç sona erince rehin, kefalet, faiz ve cezai şart gibi bağlı haklar da kural olarak sona erer (TBK m. 131).

Borç hangi sebeplerle sona erer?

Borçlar Kanunu sona erme sebeplerini sınırlı biçimde saymaz. Kanunda ayrıca düzenlenenler ibra, yenileme, birleşme, ifa imkansızlığı ve takastır. Bunların yanında borcun asıl ve en olağan sona erme yolu olan ifa, sözleşmeden dönme ve fesih, bozucu şartın gerçekleşmesi, sürenin dolması ve kişiye bağlı borçlarda ölüm de borcu sona erdirir. Zamanaşımı ise borcu ortadan kaldırmaz; borcun dava yoluyla istenmesine karşı bir savunma imkanı verir.

Alacaklıyı tatmin edenİfa, takas, tevdiAlacaklı edimi veya ona eşdeğer bir değeri elde eder. Takasta alacaklı, kendi borcundan kurtularak tatmin olur.
Tarafların anlaşmasıylaİbra ve yenilemeAlacaklı borçluyu borcundan kurtarır ya da taraflar eski borcun yerine yeni bir borç koyar.
KendiliğindenBirleşme ve imkansızlıkAlacaklı ve borçlu sıfatı aynı kişide birleşir ya da ifa, borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple imkansızlaşır.
Hak kullanılarakDönme, fesih, şart, süreSözleşme bir tarafın iradesiyle veya kararlaştırılan olayın gerçekleşmesiyle sona erer.

Bağlı hakların akıbeti

Asıl borç ifa veya başka bir sebeple sona erdiğinde, ona bağlı rehin, kefalet, faiz ve cezai şart gibi hak ve borçlar da sona erer. İşlemiş faizler ve cezai şart ise sözleşmede veya ifa anına kadar yapılan bir bildirimle saklı tutulmuşsa ya da durumdan saklı tutulduğu anlaşılıyorsa istenebilir. Taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır (TBK m. 131).

Ana parayı alırken faiz hakkınızı saklı tutun. Borçlu ana parayı öderken işlemiş faiz veya cezai şart için bir çekince koymazsanız, bunları sonradan istemek zorlaşır. Ödemeyi kabul ederken makbuza veya yazışmaya “faiz ve cezai şart haklarım saklıdır” kaydını düşün.

İfa: borcun olağan sona ermesi

Borç, en çok borçlunun edimini alacaklıya gereği gibi yerine getirmesiyle sona erer. İfanın nerede, ne zaman ve nasıl yapılacağı Borçlar Kanunu’nun 83 ile 111. maddeleri arasında düzenlenir. Para borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir (TBK m. 89).

Kısmi ödemeler ve birden çok borç

Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse yaptığı kısmi ödemeyi ana borçtan düşebilir. Alacağın bir kısmı kefalet, rehin veya başka bir güvenceyle korunuyorsa borçlu, kısmi ödemeyi güvenceli kısma sayamaz (TBK m. 100). Birden çok borcu olan borçlu, ödeme sırasında hangi borcu ödediğini bildirebilir; bildirmezse ödeme, borçlu hemen itiraz etmedikçe alacaklının makbuzda gösterdiği borca sayılır (TBK m. 101). Hiçbir açıklama yoksa ödeme muaccel borca; birden çok muaccel borç varsa önce takip edilene, takip yoksa vadesi önce gelene, vadeler aynıysa orantılı olarak; hiçbiri muaccel değilse en az güvenceli borca sayılır (TBK m. 102).

Örnek

Bir esnafın aynı tedarikçiye 1 Mart’ta vadesi gelmiş 60.000 TL ve 1 Nisan’da vadesi gelmiş 40.000 TL olmak üzere iki borcu vardır; tedarikçi ilk borç için icra takibi başlatmıştır. Esnaf 15 Nisan’da açıklama yapmadan 50.000 TL öderse, bu ödeme önce takip edilen 60.000 TL’lik borca sayılır. Takipteki borçtan 10.000 TL, ikinci borçtan 40.000 TL kalır.

Makbuz ve tevdi

Borcunu ödeyen borçlu makbuz isteyebilir; borç tamamen ödenmişse borç senedinin geri verilmesini veya iptalini de isteme hakkı vardır (TBK m. 103). Alacaklı edimi kabul etmezse ya da kabul için gereken hazırlık işlemlerini yapmazsa temerrüde düşer. Bu durumda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere edimi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini ifa yerindeki hakim belirler; ticari mallar hakim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir (TBK m. 107). Para borçlarında tevdi, uygulamada mahkeme kararıyla belirlenen bir bankaya yapılır.

Borç para ilişkilerinde ödemenin ispatı ve banka dekontundaki açıklamanın önemi için ödünç (borç para) verme sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

İbra: alacaklının borçluyu borçtan kurtarması

İbra, alacaklı ile borçlu arasında yapılan ve borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldıran bir sözleşmedir. Borcu doğuran işlem kanun veya sözleşme gereği şekle bağlı olsa bile ibra sözleşmesi herhangi bir şekle bağlı değildir (TBK m. 132). Bir sözleşme olduğu için alacaklının tek taraflı vazgeçme beyanı tek başına yetmez; borçlunun açık veya örtülü kabulü gerekir. Uygulamada bu kabul çoğunlukla karşılıklı imzalanan bir ibraname ile kurulur.

  • Tam ve kısmi ibra: Alacaklı borcun tamamından veya yalnızca bir kısmından, örneğin yalnızca faizden vazgeçebilir.
  • Bağlı haklara etkisi: Asıl borç ibra ile sona erince kefalet ve rehin de sona erer (TBK m. 131). Buna karşılık alacaklının yalnızca kefili ibra etmesi asıl borçluyu borçtan kurtarmaz.
  • İspat: İbra iddiası, ibranın varlığını ileri süren borçlu tarafından ispat edilir. Belirsiz, matbu ve kapsamı anlaşılmayan ibranameler mahkemelerce dar yorumlanır.
İşçi ve işveren arasında ibra

Hizmet sözleşmelerinde işçinin işverenden alacaklarına ilişkin ibra sözleşmesi, ancak yazılı yapılmışsa, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir ay geçtikten sonra düzenlenmişse, alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmişse ve ödeme hak alacak miktarı tam olarak banka aracılığıyla yapılmışsa geçerlidir. Bu şartlara uymayan ibra sözleşmeleri kesin hükümsüzdür. Gerçek alacaktan daha az ödeme yapılmışsa ibra, ödenen miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir (TBK m. 420).

Yenileme: eski borcun yerine yeni bir borç

Yenileme, mevcut bir borcun yeni bir borç kurularak sona erdirilmesidir. Yenileme için tarafların bu yöndeki iradesini açıkça ortaya koyması gerekir. Mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması, yani bono veya çek verilmesi, yeni bir borç senedi ya da kefalet senedi düzenlenmesi, açık yenileme iradesi yoksa yenileme sayılmaz (TBK m. 133).

Bu kuralın pratik önemi büyüktür. Borçlu, borcuna karşılık alacaklıya bono verdiğinde eski borç sona ermez; alacaklı hem temel ilişkiye hem de senede dayanarak alacağını isteyebilir, ancak aynı alacağı iki kez tahsil edemez. Bono ödenince temel borç da sona erer. Yenileme gerçekleşirse ise eski borcun rehin ve kefalet gibi teminatları da sona erer; yeni borç için teminatların ayrıca kurulması gerekir.

Cari hesap

Kalemlerin bir cari hesaba yalnızca kaydedilmesi borcu yenilemez. Hesabın kesilip sonucunun karşı tarafça kabul edilmesi durumunda ise yenileme gerçekleşmiş olur. Kalemlerden biri için teminat verilmişse, aksi kararlaştırılmadıkça hesabın kesilmesi ve sonucun kabulü bu teminatı sona erdirmez (TBK m. 134).

Birleşme

Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer. Bunun tipik örneği, alacaklının borçlusuna mirasçı olması veya bir şirketin alacaklısı olduğu şirketle birleşmesidir. Alacak üzerinde üçüncü kişilerin önceden doğmuş hakları, örneğin alacak üzerinde kurulmuş bir rehin, birleşmeden etkilenmez. Birleşme geçmişe etkili olarak ortadan kalkarsa borç varlığını sürdürür; taşınmaz rehni ve kıymetli evraka ilişkin özel hükümler saklıdır (TBK m. 135). Birleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkabileceği dönemde zamanaşımı da işlemez (TBK m. 153).

İfa imkansızlığı

Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansız hale gelirse borç sona erer (TBK m. 136). Kiralanan ya da satılan belirli bir malın deprem veya yangın gibi borçlunun kusuru olmayan bir olayla yok olması, sözleşme konusu faaliyetin sonradan kanunla yasaklanması bu duruma örnektir.

  • Karşılıklı sözleşmelerde: Borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri verir ve henüz almadığı karşı edimi isteyemez.
  • Bildirim ve zararı azaltma: Borçlu, imkansızlığı alacaklıya gecikmeden bildirmek ve zararın artmaması için önlem almakla yükümlüdür; aksi halde bundan doğan zarardan sorumludur.
  • Kısmi imkansızlık: Borçlu yalnızca imkansızlaşan kısımdan kurtulur. Kısmi imkansızlık önceden bilinseydi sözleşmenin yapılmayacağı açıksa borcun tamamı sona erer. Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse karşı edim orantılı olarak indirilir (TBK m. 137).

İmkansızlık borçlunun kusurundan kaynaklanıyorsa borç sona ermez; ifa yerini tazminata bırakır ve borçlu alacaklının zararını öder (TBK m. 112). Bu tazminatın kapsamı için sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz. İfa imkansız olmayıp yalnızca olağanüstü biçimde ağırlaşmışsa borç sona ermez; borçlu sözleşmenin uyarlanmasını, bu mümkün değilse dönme veya fesih hakkını kullanabilir (TBK m. 138). Ayrıntılar için sözleşmenin uyarlanması davası yazımıza bakabilirsiniz.

Takas

Takas, karşılıklı olarak birbirine borçlu olan iki kişinin, alacaklarını borçlarıyla sona erdirmesidir. İki kişi birbirine para veya özdeş edim borçluysa ve her iki borç da muaccelse, taraflardan her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacak da takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamışsa takas edilebilir (TBK m. 139).

Takasın yapılması ve etkisi

Takas kendiliğinden gerçekleşmez; borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle olur. Bildirim yapıldığında iki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren küçük olanın tutarınca sona erer. Takas beyanı bu nedenle geriye etkilidir; o andan sonra işlemiş faiz de ortadan kalkar. Cari hesaplara ilişkin ticari teamüller saklıdır (TBK m. 143).

Örnek hesap

Bir yüklenicinin iş sahibinden 1 Haziran 2026’da muaccel olan 300.000 TL hakediş alacağı vardır. İş sahibinin de yükleniciden, gecikme nedeniyle 1 Mayıs 2026’da muaccel olan 120.000 TL cezai şart alacağı bulunmaktadır. İş sahibi Eylül 2026’da takas beyanında bulunursa, iki borç 1 Haziran 2026 itibarıyla 120.000 TL tutarında sona erer. Yüklenici yalnızca kalan 180.000 TL ve bu tutara 1 Haziran’dan itibaren işleyen faizi isteyebilir.

Takas edilemeyen alacaklar ve özel durumlar

Şu alacaklar, takas hakkı doğduktan sonra ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir (TBK m. 144):

  • Tevdi edilen eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
  • Haksız olarak alınan veya aldatma sonucu alıkonulan eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
  • Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu olan ve doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.

Asıl borçlunun takas hakkı varsa kefil de alacaklıya ödeme yapmaktan kaçınabilir (TBK m. 140). Üçüncü kişi yararına borçlanan kişi bu borcunu, sözleşmenin diğer tarafına karşı olan alacağıyla takas edemez (TBK m. 141). Borçlu iflas ederse alacaklılar, alacakları muaccel olmasa bile müflise olan borçlarıyla takas yapabilir (TBK m. 142). Borçlu, takas hakkından önceden feragat edebilir (TBK m. 145); kredi ve tedarik sözleşmelerinde bu tür feragat kayıtlarına sık rastlanır.

Bankaların kredi alacağını müşterinin hesabındaki parayla mahsup etmesi de takasın bir görünümüdür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, tüketici kredisi sözleşmesinde verilen açık hapis, takas veya mahsup talimatına dayanarak bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceğine karar vermiştir (YİBBGK 21.03.2025, 2022/2 E., 2025/1 K., RG 17.07.2025). Bu karar icra dairesince uygulanan haczi kapsamaz.

Diğer sona erme sebepleri

  • Sözleşmeden dönme ve fesih: Dönme ile sözleşme kurulduğu andan itibaren, fesih ile ileriye dönük olarak sona erer. Şartları için sözleşmeden dönme ve fesih yazımıza bakabilirsiniz.
  • Bozucu şart ve süre: Sözleşmede kararlaştırılan bir olayın gerçekleşmesi veya belirli sürenin dolmasıyla borç ilişkisi sona erer.
  • Ölüm: Kural olarak borçlar mirasçılara geçer. Ancak vekalet veya belirli bir sanatçının eser yapma borcu gibi kişiye bağlı borçlar, borçlunun ölümüyle sona erebilir.
  • Hak düşürücü süre: Bazı haklar kanunda öngörülen süre içinde kullanılmazsa tamamen düşer ve hakim bunu kendiliğinden dikkate alır.
  • Zamanaşımı: Borcu sona erdirmez; borç eksik borca dönüşür. Borçlu zamanaşımı savunmasında bulunursa alacak dava ve takip yoluyla istenemez, ancak zamanaşımına uğramış bir borcu ödeyen kişi ödediğini geri isteyemez (TBK m. 78). Ayrıntılar için borçlar hukukunda zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Başvuru ve dava yolu

Borcun sona erdiği konusunda uyuşmazlık çoğunlukla iki şekilde ortaya çıkar: alacaklı sona ermiş bir borç için takip başlatır ya da borçlu ödediği bir borcu tekrar ödemek zorunda kalır. İzlenecek yol bu duruma göre değişir.

  1. Takibe itirazSona ermiş bir borç için ilamsız icra takibi başlatılırsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edin ve ödeme, ibra veya takas savunmanızı belirtin. Alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine veya itirazın iptali davası için genel mahkemeye başvurabilir.
  2. İlamlı takipte belgeyle başvuruİlamdan sonra borç ödenmiş, ibra edilmiş veya ertelenmişse, bu durumu resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederek icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilirsiniz (İİK m. 33).
  3. Menfi tespit ve istirdatBorcun sona erdiğinin tespiti için menfi tespit davası açılabilir. Takip nedeniyle borç olmayan bir parayı ödemek zorunda kaldıysanız, ödemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (İİK m. 72).
  4. Arabuluculuğu kontrol edinTicari işlerden doğan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (TTK m. 5/A). Tüketici, iş ve kira uyuşmazlıkları da kendi kanunlarındaki dava şartına tabidir.

Görev ve yetki: Davalar, borcun kaynağına göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesinde görülür. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeridir (HMK m. 6); sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa yerinde de açılabilir (HMK m. 10).

İspat ve belgeler: Borcun sona erdiğini, örneğin ödemeyi, ibrayı veya takas beyanını ispat yükü borçludadır. Senede bağlı bir borcun ödendiği veya ibra edildiği, aynı kuvvette bir belgeyle ispat edilmelidir; hukuki işlemin yapıldığı tarihteki senetle ispat sınırını (2026 yılında 41.000 TL) aşan ödemeler tanıkla ispatlanamaz (HMK m. 200, 201). Banka dekontları, açıklamalı ödeme kayıtları, makbuzlar, ibranameler ve takas beyanının tebliğ belgesi saklanmalıdır. Menfi tespit ve istirdat davaları nispi harca tabidir; 2026 yılında nispi karar ve ilam harcı binde 68,31 olup dörtte biri peşin alınır.

Sık yapılan hatalar

  • Borca karşılık bono veya çek verildiğinde eski borcun sona erdiğini sanmak.
  • Takas hakkının kendiliğinden işlediğini düşünüp karşı tarafa yazılı takas beyanında bulunmamak.
  • Ana parayı kabul ederken faiz ve cezai şart haklarını saklı tutmamak.
  • Elden ödeme yapıp makbuz almamak veya banka havalesinde açıklama yazmamak.
  • İşçi ile işveren arasında fesihten hemen sonra, ödeme banka yoluyla yapılmadan ibraname imzalatmak.
  • Zamanaşımına uğrayan borcun kendiliğinden ortadan kalktığını düşünüp davada zamanaşımı savunmasında bulunmamak.
Ödediğiniz veya sona ermiş bir borç için takiple mi karşılaştınız?
İtiraz, menfi tespit ve istirdat yollarını belgeleriniz üzerinden online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

İbraname noterde mi düzenlenmelidir?

Hayır. İbra sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir. Ancak ispat kolaylığı için yazılı ve imzalı yapılması önerilir. İşçi ile işveren arasındaki ibra için ise TBK m. 420’deki özel şartlar aranır.

Alacaklıya olan borcumu ondan olan alacağımla mahsup edebilir miyim?

İki borç da para borcuysa ve muaccel hale gelmişse evet. Bunun için alacaklıya takas beyanınızı yazılı olarak bildirmeniz gerekir. Nafaka, işçi ücreti ve tevdi edilen eşyaya ilişkin alacaklar gibi bazı alacaklar ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir.

Borç sona erince kefilin sorumluluğu devam eder mi?

Hayır. Asıl borç ifa, ibra veya başka bir sebeple sona erince kefalet de sona erer. Yenileme halinde de eski borcun teminatları, yeni borç için ayrıca verilmedikçe devam etmez.

Zamanaşımına uğramış borcu ödedim, geri isteyebilir miyim?

Hayır. Zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz, yalnızca dava ve takip yoluyla istenmesini engeller. Zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi geçerli bir ifadır.

Ödediğim borç için icra takibi başlatıldı, ne yapmalıyım?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edin ve ödemeyi gösteren belgelerinizi hazırlayın. Takip nedeniyle tekrar ödemek zorunda kaldıysanız bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Borçlar Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın