Borçlar Hukuku

Ödünç (Borç Para) Verme Sözleşmesi: İspat, Faiz ve Paranın Geri Alınması

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 17 dk okuma
Ödünç (Borç Para) Verme Sözleşmesi: İspat, Faiz ve Paranın Geri Alınması

Bir akrabaya, arkadaşa ya da iş ortağına borç para vermek, gündelik hayatın en sık karşılaşılan hukuki işlemlerinden biridir. Hukuk dilinde bu işlem tüketim ödüncü sözleşmesi olarak adlandırılır ve Türk Borçlar Kanunu’nun 386 ila 392. maddeleri arasında düzenlenir. Çoğu zaman güvene dayalı, yazısız ve banka açıklaması boş bırakılarak yapılan bu işlemler, para geri istendiğinde en zor ispat edilen alacaklar arasına girer.

Bu yazıda ödünç sözleşmesinin ne olduğunu, paranın ne zaman geri istenebileceğini, senetle ispat kuralını ve banka dekontunun açıklamasının neden önemli olduğunu, faiz kararlaştırmanın sınırlarını ve borç para geri ödenmediğinde izlenecek yolu, Yargıtay’ın güncel kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.

Kısaca
Yazılı olması şart mı?
Sözleşme şekle bağlı değildir; ancak işlem tarihindeki senetle ispat sınırını (2026’da 41.000 TL) aşan ödünç, kural olarak senetle ispat edilmelidir.
Banka havalesi yeter mi?
Açıklamasız havale, Yargıtay’a göre mevcut bir borcun ödendiği karinesini doğurur. Açıklamaya “borç” veya “ödünç” yazılması ispat yükünü değiştirebilir.
Ne zaman geri istenir?
Vade kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden itibaren altı hafta geçmedikçe geri vermek zorunda değildir (TBK m. 392).
Faiz istenebilir mi?
Ticari olmayan ödünçte yalnızca kararlaştırılmışsa. Ticari ödünçte kararlaştırılmasa da faiz istenebilir (TBK m. 387).

Ödünç sözleşmesi nedir?

Kanunumuz iki tür ödünç sözleşmesi tanır. Kullanım ödüncünde (ariyet) bir eşya karşılıksız olarak kullanılmak üzere verilir ve aynen geri verilir (TBK m. 379 vd.); komşuya verilen bir merdiven ya da arkadaşa bırakılan bir araç bu türdendir. Tüketim ödüncünde ise ödünç veren bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devreder; ödünç alan da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlenir (TBK m. 386). Borç para verme, tüketim ödüncünün en yaygın örneğidir.

Tüketim ödüncünde paranın mülkiyeti ödünç alana geçer. Ödünç alanın borcu, aynı miktarda parayı geri vermektir; aldığı banknotların kendisini saklaması gerekmez. Altın, döviz veya buğday gibi misli eşyalar da tüketim ödüncüne konu olabilir; bu durumda aynı cins ve miktarda altın, döviz veya buğday iade edilir.

Benzer işlemlerden farkı

  • Bağışlama: Para karşılıksız ve geri istenmemek üzere verilmişse bağışlama söz konusudur. Uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan savunma budur: parayı alan, paranın kendisine hediye edildiğini ileri sürer. Bağışlamanın şekli ve sonuçları için bağışlama sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
  • Ortaklık ve yatırım: Para, bir işe ortak olmak ya da kardan pay almak amacıyla verilmişse adi ortaklık veya başka bir sözleşme söz konusu olabilir. Bu durumda geri isteme kuralları farklıdır.
  • Borcun ödenmesi: Para, alıcıya karşı zaten var olan bir borcun ödenmesi için gönderilmişse ortada yeni bir ödünç yoktur.

Ödünç sözleşmesi kanunda herhangi bir şekle bağlanmamıştır; sözlü olarak da geçerli biçimde kurulur. Ancak şekil serbestliği ispat kolaylığı anlamına gelmez. Aşağıda göreceğimiz gibi, belirli bir tutarı aşan ödünç tanıkla ispat edilemez.

Tarafların hak ve borçları

  • Teslim borcu ve zamanaşımı: Ödünç veren, kararlaştırılan parayı teslim etmekle yükümlüdür. Ödünç alanın teslimi isteme ve ödünç verenin bu şeyi teslim almayı isteme hakları, karşı tarafın temerrüde düşmesinden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m. 389). Bu kısa süre yalnızca teslim istemleri içindir; verilmiş bir paranın geri istenmesini etkilemez.
  • Ödünç alanın ödeme güçsüzlüğü: Ödünç alan, sözleşmenin kurulmasından sonra ödeme güçsüzlüğüne düşerse ödünç veren, parayı teslimden kaçınabilir. Ödünç alanın sözleşmeden önce ödeme güçsüzlüğüne düştüğünü sonradan öğrenen ödünç veren de aynı hakka sahiptir (TBK m. 390).
  • Para yerine mal verilmesi: Ödünç alana kararlaştırılan para yerine kıymetli evrak veya ticari mallar verilirse, borcun miktarı bu malların teslim zamanı ve yerindeki borsa ya da piyasa değerine göre hesaplanır; buna aykırı anlaşmalar geçersizdir (TBK m. 391). Bu hüküm, değeri düşük malları yüksek bedelle “ödünç” göstererek gizli faiz alınmasını önler.
  • Geri verme borcu: Ödünç alan, aynı miktar ve nitelikte şeyi kararlaştırılan zamanda geri vermekle yükümlüdür. Faiz kararlaştırılmışsa faizi de öder.

Para ne zaman geri istenebilir?

Taraflar geri ödeme için belirli bir gün kararlaştırmışsa, o günün geçmesiyle borç muaccel olur ve ödünç alan kendiliğinden temerrüde düşer. Pek çok ödünç ise “işlerim düzelince”, “ihtiyacın olunca söyle” gibi belirsiz bir anlaşmayla verilir. Bu durumda TBK m. 392 devreye girer: ödüncün geri verilmesi için belirli bir gün, bildirim süresi veya istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa, ödünç alan ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.

Yargıtay bu altı haftalık süreyi titizlikle uygulamaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığının giderilmesi istemi üzerine verdiği 22.12.2025 tarihli, 2025/5316 E., 2025/6292 K. sayılı kararında, yerleşik uygulamasını hatırlatarak bu durumda alacağın ilk istemden itibaren altı hafta sonra muaccel olacağını, süre dolmadan dava açılamayacağını ve takip yapılamayacağını, muaccel olmayan alacak için açılan davada hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Hukuki yarar bir dava şartı olduğundan, altı hafta beklenmeden başlatılan takip ve ardından açılan itirazın iptali davası usulden reddedilir.

Geri istemin şekli ise serbesttir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 03.03.2026 tarihli, 2025/2355 E., 2026/1153 K. sayılı kararında, kanunda istemin nasıl yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, yazılı istem şartı aranmadığını belirtmiş ve somut olayda geri istemin tanık beyanıyla ispatlandığını kabul etmiştir. Uygulamada ise en güvenli yol, geri istemi noter ihtarnamesiyle yapmak ve tebliğ tarihinden itibaren altı hafta geçtikten sonra takip veya dava yoluna gitmektir. Borçlunun cevabında belirli bir ödeme tarihi taahhüt etmesi halinde ise taraflar bir ödeme günü üzerinde anlaşmış sayılır ve bu tarihin geçmesiyle borç muaccel olur. Temerrüdün genel kuralları için borçlu temerrüdü ve alacaklının hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Borç para nasıl ispat edilir?

Ödünç verildiğini, ödünç veren ispat eder. Bir hakkın doğumu amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları tarihteki değeri kanundaki sınırı aşıyorsa senetle ispatı gerekir (HMK m. 200). Bu sınır 2025’te 33.000 TL, 2026’da 41.000 TL’dir ve paranın verildiği tarihteki tutar esas alınır. Örneğin Mart 2026’da 60.000 TL borç verdiyseniz, bunu tanıkla ispat edemezsiniz; senet veya senet yerine geçen bir belge gerekir. Senede karşı da tanıkla ispat yapılamaz (HMK m. 201).

Delil Ne sağlar? Dikkat edilecek nokta
Borç senedi veya bono Kesin delil; ödünç ve miktar ispat edilir İmza inkar edilirse imza incelemesi yapılır
Açıklamalı banka dekontu Ödemenin yapıldığını ve sebebini gösterir Açıklamaya “borç” veya “ödünç” yazılmalı
Mesaj ve e-postalar Borçlunun borcu kabul eden yazışmaları yazılı delil başlangıcı olabilir Gönderenin borçlu olduğu ve içeriğin değiştirilmediği gösterilmeli
Tanık Sınırın altındaki ödünçte veya kanuni istisnalarda Sınırı aşan ödünçte tek başına yetmez
Yemin Başka delil kalmazsa borçluya yemin teklif edilebilir Borçlu yemin ederse dava kaybedilir

Tanık dinlenebilen haller

Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları vardır. Karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık dinlenebilir (HMK m. 200/2). İddia edilen ödüncü muhtemel gösteren ve borçlu tarafından verilmiş ya da gönderilmiş bir belge, örneğin “paranı ay sonunda öderim” yazan bir mesaj, yazılı delil başlangıcı sayılır ve bu durumda tanık dinlenebilir (HMK m. 202). Ayrıca alt ve üst soy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde de tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-a). Bu liste sınırlıdır: amca, dayı, kuzen veya yakın arkadaşlar arasındaki ödünç bu istisnadan yararlanmaz. Bu kişiler arasında tanık dinletebilmek için yazılı delil başlangıcı gibi başka bir istisnanın bulunması gerekir.

Banka dekontu ve havale açıklaması

Borç paranın banka havalesi veya EFT ile gönderilmesi, ödemenin yapıldığını kesin olarak kanıtlar; ancak paranın hangi sebeple gönderildiğini tek başına kanıtlamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.05.2023 tarihli, 2022/1076 E., 2023/494 K. sayılı ve oy çokluğuyla verdiği kararında bu konudaki ölçütleri ortaya koymuştur:

  • Açıklamasız havale: Havale temelde bir ödeme aracı olduğundan, açıklama içermeyen bir havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini, yani paranın ödünç olarak verildiğini, gönderen ispat etmelidir.
  • “Borç” açıklamalı havale: Dekontta paranın borç olarak gönderildiği yazılmış ve alıcı bu havaleyi çekince koymadan kabul etmişse ispat yükü alıcıya geçer. Alıcı, paranın kendisine olan bir borcun ödemesi olduğunu yasal delillerle ispat etmelidir.

Kararın somut olayında davacı üç havaleyle toplam 350.000 TL göndermişti. Açıklamasında “borç” yazan iki havale (150.000 TL) yönünden davacı haklı bulunurken, açıklamasız gönderilen 200.000 TL yönünden ödeme karinesi davalı lehine işletilmiş ve davacının bu kısmı kesin delille ispat edemediği kabul edilmiştir.

Açıklama alanını boş bırakmayın. Borç para gönderirken açıklamaya “ödünç”, “borç para, 30.06.2027’de iade edilecektir” gibi açık bir ifade yazın. Tutar büyükse ayrıca kısa bir borç senedi düzenleyin. Bu iki adım, olası bir davanın sonucunu çoğu zaman tek başına belirler.

Ödünç ilişkisi ispat edilemediğinde paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenmesi akla gelebilir. Ancak bu yol ispat sorununu kendiliğinden çözmez; paranın sebepsiz olarak gönderildiğini ispat yükü yine gönderendedir.

Senet ve teminat

Borç para verirken düzenlenecek en basit belge, adi yazılı bir borç senedidir. Senette şu unsurların bulunması önerilir:

  • Taraflar: Ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve adresler.
  • Miktar ve para birimi: Rakam ve yazıyla; döviz veya altın ise cinsi ve ayarı.
  • Ödünç olduğu: “Ödünç olarak aldım” ifadesi ve teslim şekli (elden veya banka hesabına).
  • Vade ve ödeme şekli: Belirli bir geri ödeme günü veya taksit planı; taksitlerden biri ödenmezse kalan borcun muaccel olacağına ilişkin kayıt.
  • Faiz: Kararlaştırılıyorsa oranı; yoksa faizsiz olduğu.
  • Tarih ve imza: İmzanın noterde onaylatılması, ileride itirazın kaldırılması yolunu açar.

Alacağın kambiyo senedine bağlanması, yani bono düzenlenmesi, kambiyo senetlerine özgü hızlı takip yolunu kullanma imkanı verir. Ancak bonoya dayalı alacak vadeden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar; ödünçten doğan temel alacak için ise on yıllık süre geçerlidir. Büyük tutarlarda alacak, bir kefil veya rehinle de güvence altına alınabilir; kefaletin geçerliliği için yazılı şekil, azami miktar ve tarih gibi sıkı şartlar vardır. Ayrıntılar için kefalet sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Faiz: ne zaman, hangi oranda?

Ticari olmayan bir tüketim ödüncünde faiz, ancak taraflarca kararlaştırılmışsa istenebilir; ticari ödünçte ise kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir (TBK m. 387). Faiz kararlaştırılmış ama oranı belirlenmemişse, ödünç alanın ödüncü aldığı zaman ve yerde aynı tür ödünç için genellikle uygulanan oran esas alınır. Aksine bir hüküm yoksa faiz yıllık olarak ödenir ve faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz (TBK m. 388).

  • Akdi faiz sınırı: Ticari olmayan işlerde sözleşmeyle kararlaştırılan yıllık faiz, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz (TBK m. 88/2). 31 Temmuz 2026’dan beri kanuni faiz yıllık %31 olduğundan sınır yıllık %46,5’tir (1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026 arasında %36).
  • Temerrüt faizi sınırı: Sözleşmeyle kararlaştırılan temerrüt faizi, kanuni oranın yüzde yüz fazlasını, yani bugün için yıllık %62’yi aşamaz (TBK m. 120/2).
  • Faiz kararlaştırılmamışsa: Ticari olmayan ödünçte akdi faiz istenemez; ancak borçlu temerrüde düştüğü andan itibaren kanuni oranda temerrüt faizi işler.
  • Ticari ödünç: Faiz oranı serbestçe belirlenir (TTK m. 8). Ticari faiz ve avans faizi oranları için ticari işlerde faiz yazımıza bakabilirsiniz.
Örnek hesap

Ağustos 2026’da bir yıl vadeyle 100.000 TL ödünç veren kişi, sözleşmeye en fazla yıllık %46,5 akdi faiz yazabilir; vadede alabileceği azami tutar 146.500 TL’dir. Sözleşmeye %60 yazılmışsa, faiz kanuni sınır olan %46,5’e indirilir. Faiz hiç kararlaştırılmamışsa vadede 100.000 TL istenebilir; borçlu vadede ödemezse bu tarihten sonra kanuni faiz oranında temerrüt faizi işler (Ekim 2026 itibarıyla yıllık %31; oran her yıl yeniden belirlenir).

Döviz cinsinden verilen ödünçte borçlu vadede ödemezse alacaklı, alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir (TBK m. 99/3). Yabancı para alacaklarında temerrüt faizi için 3095 sayılı Kanun’daki özel kural uygulanır.

Tefecilik suçu

Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermek, Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde tefecilik suçu olarak düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.01.2025 tarihli, 2020/461 E., 2025/35 K. sayılı kararına göre suçun oluşması için ödünç para verme işinin meslek haline getirilmesi gerekmez; tek bir kişiye verilen tek bir ödünç yeterlidir. Kazancın fiilen elde edilmesi veya borcun ödenmesi de önemli değildir. Suçun cezası iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 241/1, 2020’de 7242 sayılı Kanunla artırılmış hali); suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır (TCK m. 241/2). Yakınlarına faizle borç para veren kişilerin bu riski göz önünde bulundurması gerekir.

Borç para geri ödenmezse ne yapılır?

  1. Geri isteyinVade kararlaştırılmamışsa parayı noter ihtarnamesiyle geri isteyin. Tebliğ tarihinden itibaren altı hafta geçmeden takip veya dava yoluna gitmeyin (TBK m. 392).
  2. Delillerinizi toplayınSenet, dekontlar, mesajlar ve tanık bilgileri bir araya getirilmeli; telefon yazışmaları silinmeden yedeklenmelidir. Borçlunun malvarlığını kaçırma ihtimali varsa, alacak muaccel olduktan sonra ihtiyati haciz istenebilir.
  3. ArabuluculukTacir olmayan iki kişi arasındaki ödünç alacağı için dava şartı arabuluculuk yoktur. Her iki taraf da tacirse ve ödünç ticari işletmeleriyle ilgiliyse, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (TTK m. 5/A). Tüketici kredilerinde ise tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin kurallar uygulanır.
  4. İcra takibiGenel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılabilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur. Alacak noterce onaylı veya imzası ikrar edilmiş bir borç senedine dayanıyorsa itirazın kaldırılması, bonoya dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu kullanılabilir.
  5. İtirazın iptali veya alacak davasıBorçlunun itirazından sonra, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açılabilir; alacak likitse ve itiraz haksızsa borçlu ayrıca en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilir. Doğrudan dava yolu için alacak davası rehberimize bakabilirsiniz.
  6. Görev, yetki ve harçGörevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; ticari ödünçte asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Davalının yerleşim yerinin yanında, para borcu alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinden (TBK m. 89) alacaklı kendi yerleşim yerinde de dava açabilir veya takip yapabilir (HMK m. 10). Dava nispi harca tabidir.

Zamanaşımı

Ödünç verilen paranın geri istenmesi on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Süre, alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Vadesiz ödünçte muacceliyet geri isteme bildirimine bağlı olduğundan süre, bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar (TBK m. 149/2); parayı yıllarca geri istemeden beklemek bu nedenle zamanaşımı riski doğurur. Kararlaştırılan faiz alacakları için süre beş yıldır (TBK m. 147/1). Bonoya dayalı kambiyo alacağında süre üç yıldır. Borçlunun borcu kabul eden bir mesajı veya kısmi ödemesi, zamanaşımını keser ve sürenin yeniden işlemesine yol açar (TBK m. 154).

Sık yapılan hatalar

  • Senetle ispat sınırını aşan bir tutarı elden ve belgesiz vermek.
  • Havale veya EFT açıklamasını boş bırakmak ya da “kira”, “hediye” gibi yanlış açıklama yazmak.
  • Vadesiz ödünçte geri istemden sonra altı hafta beklemeden takip başlatmak.
  • Borçlunun borcu kabul ettiği mesajları silmek veya saklamamak.
  • Ticari olmayan ödünçte faizi yazılı olarak kararlaştırmadan sonradan faiz istemek.
  • Kanuni sınırı aşan faiz oranı kararlaştırmak ve tefecilik riskini göz ardı etmek.
Verdiğiniz borç para geri ödenmiyor mu?
Dekontlarınız, mesajlarınız ve varsa senediniz üzerinden ispat durumunuzu ve en hızlı tahsil yolunu online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Senetsiz verilen borç para geri alınabilir mi?

Alınabilir; ancak ispat güçleşir. Tutar, verildiği tarihteki senetle ispat sınırının (2026’da 41.000 TL) altındaysa tanıkla ispat mümkündür. Sınırı aşıyorsa açıklamalı dekont, borçlunun mesajları gibi yazılı delil başlangıçları ya da yakın akrabalık gibi kanuni istisnalar gerekir; son çare olarak borçluya yemin teklif edilebilir.

Havale açıklamasına bir şey yazmadım, ne olur?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre açıklamasız havale, mevcut bir borcun ödendiği karinesini doğurur. Paranın ödünç olarak verildiğini sizin başka delillerle ispat etmeniz gerekir.

Arkadaşıma verdiğim parayı ne zaman isteyebilirim?

Geri ödeme günü kararlaştırdıysanız o gün geldiğinde. Kararlaştırmadıysanız istediğiniz zaman geri isteyebilirsiniz; ancak arkadaşınız ilk istemden itibaren altı hafta geçmedikçe ödemek zorunda değildir. Bu süre dolmadan takip veya dava açılırsa reddedilir.

Borç verdiğim kişiden faiz isteyebilir miyim?

Ticari olmayan bir ödünçte yalnızca faiz kararlaştırdıysanız. Kararlaştırılan oran, kanuni faizin yüzde elli fazlasını (31 Temmuz 2026’dan beri yıllık %46,5) aşamaz. Borçlu temerrüde düşerse, faiz kararlaştırılmamış olsa bile kanuni oranda temerrüt faizi işler.

Altın veya döviz olarak verdiğim ödünçte ne iade edilir?

Aynı cins ve miktarda altın veya döviz. Döviz borcu vadesinde ödenmezse, aynen ödenmesini ya da vade veya ödeme günündeki kura göre Türk lirası olarak ödenmesini isteyebilirsiniz.

Borç para davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Tacir olmayan kişiler arasında hayır. Taraflar tacirse ve ödünç ticari işletmeleriyle ilgiliyse, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Borçlar Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın