Faiz, bir para borcuna bağlı olarak alacaklının parasından yoksun kalması karşılığında borçlunun ödediği bedeldir. Ticari hayatta vadesinde ödenmeyen bir fatura, geç ödenen bir kredi ya da gecikmeli bir hakediş, faizin hangi orandan ve hangi tarihten itibaren işleyeceği sorusunu hemen gündeme getirir. Ticari işlerde bu sorunun cevabı adi işlerden farklıdır.
Faize ilişkin temel düzenleme 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’dur; Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu da faizin ödeneceği halleri düzenler. Bu yazıda ticari işlerde faiz serbestisini ve sınırlarını, 2026 yılında uygulanan kanuni faiz ve avans faizi oranlarını, temerrüdün başlangıcını, tacirler arası geç ödemelerde uygulanan özel kuralı ve bileşik faizi ele alıyoruz. 2026 yılında kanuni faiz sisteminin 7589 sayılı Kanunla değiştiğini de özellikle vurgulamak isteriz.
- Ticari işte oran serbest mi?
- Evet. TTK m. 8/1’e göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir; dürüstlük kuralı, aşırı yararlanma ve tüketiciyi koruyan hükümler saklıdır.
- Oran kararlaştırılmamışsa?
- 2026 için ticari işlerde avans faizi yıllık %39,75 olarak istenebilir. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026’dan beri TCMB reeskont oranının %80’idir (2026’nın kalanında yıllık %31).
- Temerrüt ne zaman başlar?
- Kural olarak ihtarla; kesin vade kararlaştırılmışsa vadenin geçmesiyle. Tacirler arası mal ve hizmet tedarikinde TTK m. 1530’un özel kuralları uygulanır.
- Faize faiz yürütülebilir mi?
- Yalnızca kanunda sayılan hallerde: cari hesaplar, ticari ödünç sözleşmeleri ve kambiyo senetlerinde rücu.
Faiz türleri ve kaynakları
Faiz borcu sözleşmeden doğabileceği gibi haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme gibi kanuni borç ilişkilerinden de doğabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan ayrım şudur:
Faizin talep edilebilmesi için ortada bir para borcu bulunmalıdır. Faiz, anaparaya bağlı (fer’i) bir borçtur; anapara borcu sona erdiğinde kural olarak faiz borcu da sona erer. Bu nedenle anapara ödemesini kabul ederken işlemiş faiz hakkını saklı tutmak önemlidir. Aşağıda bu konuya ayrıca değiniyoruz.
Ticari iş nedir, neden önemli?
Bir işin ticari mi yoksa adi mi olduğunun tespiti, uygulanacak faiz kurallarını doğrudan belirler. Ticari işlerde faiz serbestisi, avans faizi ve bileşik faiz imkanı vardır; adi işlerde ise TBK’nın sınırlayıcı hükümleri uygulanır.
- TTK m. 3: TTK’da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iştir. Esas olan işlemin ticari işletmeyi ilgilendirmesidir. Kambiyo senetleri ve cari hesap gibi TTK’da düzenlenen işler, taraflar tacir olmasa da ticari iş sayılır.
- TTK m. 19/1: Tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlem sırasında işin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa açıkça bildirirse ya da durum işin ticari sayılmasına elverişli değilse borç adi sayılır.
- TTK m. 19/2: Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksi öngörülmedikçe diğer taraf için de ticari iş sayılır. Bu hüküm yalnızca sözleşmelere ilişkindir; haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar bu karine kapsamında değildir.
Örneğin bir toptancının bir esnafa sattığı mal, toptancı için ticari olduğundan esnaf için de ticari iş sayılır. Buna karşılık bir tacirin aracıyla yaptığı kazada karşı tarafa verdiği zarar, işletmeyle ilgisine göre değerlendirilir ve TTK m. 19/2 karinesinden yararlanılamaz. Tüketici işlemlerinde ise tüketiciyi koruyan özel hükümler her durumda saklıdır (TTK m. 8/3).
Faiz oranı serbestisi ve sınırları
Adi işlerde kanun, sözleşmeyle kararlaştırılabilecek faiz oranlarına üst sınır koyar. TBK m. 88/2’ye göre akdi faiz, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını; TBK m. 120/2’ye göre temerrüt faizi, kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Kanuni faiz oranı yıl içinde değişebildiğinden bu sınırlar da birlikte değişir. Örneğin kanuni faizin yıllık %31 olduğu dönemde adi işlerde akdi faiz için üst sınır yıllık %46,5, temerrüt faizi için yıllık %62 olarak hesaplanır.
Ticari işlerde ise bu sınırlamalar uygulanmaz. TTK m. 8/1’e göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Bu serbesti mutlak değildir; şu genel sınırlar her zaman geçerlidir:
- Basiretli iş adamı ölçütü: Tacir, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır (TTK m. 18/2). Yüksek bir faiz oranını kabul eden tacir, kural olarak sonuçlarına katlanır.
- Dürüstlük kuralı: Hakkın kötüye kullanılması korunmaz (TMK m. 2).
- Sözleşme özgürlüğü ve kesin hükümsüzlük: Sözleşme özgürlüğü kanunun emredici hükümleri, ahlak, kamu düzeni ve kişilik hakları ile sınırlıdır (TBK m. 26, m. 27).
- Aşırı yararlanma (gabin): Edimler arasında açık oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmışsa sözleşme ile bağlı olunmayabilir (TBK m. 28).
Faiz oranı borçlu tacirin ekonomik varlığını tehlikeye düşürecek düzeydeyse ya da gabin niteliği taşıyorsa hakim oranı indirebilir veya sözleşmeyi bu yönüyle geçersiz sayabilir.
Yargıtay’ın incelediği bir olayda, bankanın mali zorluk içinde olduğu bir dönemde mevduat sahiplerinden aşırı faiz talebiyle sağlanan menfaatin edimler arasında açık bir oransızlık yarattığı tespit edilmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporlarına dayanarak sözleşmenin dürüstlük kuralına ve ahlaka aykırı olduğunu ve gabin bulunduğunu kabul etmiş, menfi tespit davasının reddini isabetsiz bulmuştur.
2026 yılında uygulanan oranlar
Ticari işlerde faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa TTK m. 9’un yollamasıyla 3095 sayılı Kanun uygulanır. 2026 yılında bu alanda önemli bir değişiklik oldu: 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) ile 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazıldı ve sabit kanuni faiz oranı yerine TCMB oranına bağlı bir sistem getirildi.
Sözleşmede oran belirlenmemişse kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır. 30 Haziran günkü reeskont oranı 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır.
| Oran | Dönem | Yıllık oran | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kanuni faiz | 01.06.2024 – 30.07.2026 | %24 | 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı |
| Kanuni faiz | 31.07.2026’dan itibaren | %31 | 3095 m. 1 (7589 s. K.); 31.12.2025 reeskont oranı %38,75 x 0,80 |
| Ticari temerrüt (avans) faizi | 2026 yılı | %39,75 | 3095 m. 2/2; TCMB’nin 31.12.2025 tarihli avans oranı |
| Tacirler arası geç ödeme faizi | 2026 yılı | %43 | TTK m. 1530; TCMB Genel Tebliği (RG 02.01.2026) |
30 Haziran 2026’da reeskont ve avans oranları değişmediğinden yılın ikinci yarısında ayrıca bir güncelleme yapılmamıştır. 2006’dan 31 Mayıs 2024’e kadar kanuni faiz yıllık %9 olarak uygulanmıştı. Anayasa Mahkemesi, eski sabit oran düzenlemesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş ve iptalin 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girmesine karar vermişti (22.07.2025, E. 2024/24, K. 2025/164); kanun koyucu bu tarihten önce 7589 sayılı Kanunla yeni sistemi getirdi.
Oranlar her yıl yeniden belirlenir. Kanuni faiz ve avans faizi her yıl, şartları oluşursa yıl ortasında yeniden belirlenir; TTK m. 1530 kapsamındaki geç ödeme faizi de TCMB tarafından her yıl ilan edilir. Birden fazla yılı kapsayan alacaklarda her dönem için o dönemin oranı uygulanır. Hesaplamadan önce güncel oranları kontrol edin.
Sözleşmede faiz kararlaştırılmamışsa
“Ticari iş karşılıksız yapılmaz” ilkesi gereği, sözleşmede faiz öngörülmemiş olsa bile tacir bazı hallerde faiz isteyebilir. TTK m. 20’ye göre tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir; verdiği avanslar ve yaptığı giderler için de ödeme tarihinden itibaren faiz hakkı kazanır.
Oran kararlaştırılmamışsa uygulanacak kurallar şunlardır:
- Kanuni faiz (3095 m. 1): Faizin ödenmesi gereken ancak oranın belirlenmediği hallerde, işin niteliğine bakılmaksızın kanuni faiz oranı uygulanır.
- Temerrüt faizi (3095 m. 2/1): Temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa borçlu, kanuni faiz oranında temerrüt faizi öder.
- Avans faizi (3095 m. 2/2): Ticari işlerde alacaklı, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı oran kanuni faiz oranından fazlaysa temerrüt faizini bu orana göre isteyebilir. 30 Haziran’daki avans oranı 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranı uygulanır.
- Akdi faiz yüksekse (3095 m. 2/3): Temerrüt faizi kararlaştırılmamış ve sözleşmedeki akdi faiz oranı kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi akdi faiz oranından düşük olamaz.
Ticari işlerde temerrüt faizi için kanunda bir üst sınır öngörülmemiştir. Avans faizi kendiliğinden uygulanmaz; alacaklının dava dilekçesinde veya takip talebinde avans faizini açıkça istemesi gerekir. Talep edilmezse mahkeme kanuni faize hükmeder.
Yabancı para alacaklarında ayrı bir kural vardır: sözleşmede faiz kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi olarak, devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı istenebilir (3095 m. 4/a).
Temerrüt ne zaman başlar?
Yargıtay’ın tanımıyla temerrüt, ifası mümkün olan bir borcun yasal bir engel olmaksızın zamanında ifa edilmemesidir. Temerrüt, borcun gereği gibi ifa edilmemesinin özel bir görünümüdür. Faizin başlangıç tarihi, temerrüdün ne zaman gerçekleştiğine bağlıdır:
| Durum | Temerrüt tarihi | Dayanak |
|---|---|---|
| Muaccel borç, vade günü kararlaştırılmamış | Alacaklının ihtarının borçluya ulaştığı tarih | TBK m. 117/1 |
| İfa günü birlikte belirlenmiş (kesin vade) | O günün geçmesiyle, ihtara gerek yok | TBK m. 117/2 |
| Haksız fiil | Fiilin işlendiği tarih | TBK m. 117/2 |
| Sebepsiz zenginleşme | Zenginleşmenin gerçekleştiği tarih; zenginleşen iyiniyetliyse bildirim (ihtar) tarihi | TBK m. 117/2 |
| Önceden temerrüt yok, dava veya takip açıldı | Dava veya takip tarihi | Yargıtay uygulaması |
Para borcunda temerrüde düşen borçlu, gecikme tazminatı olarak temerrüt faizi öder (TBK m. 120). Temerrüt faizi kusura bağlı değildir; borçlu gecikmede kusursuz olduğunu ispat etse bile faiz işler. Alacaklının uğradığı zarar temerrüt faizini aşıyorsa, borçlu kusursuzluğunu ispat edemedikçe aşan zararı da öder (TBK m. 122).
Yargıtay uygulamasına göre dava öncesinde temerrüt ihtarı yoksa ve kesin vade de belirlenmemişse, kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Faiz, dava edilen kısım için dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren başlatılmalıdır.
7589 sayılı Kanunla HMK m. 107’deki belirsiz alacak davası kaldırılmış, kısmi davada tahkikat sonuna kadar bir defalık talep artırımı imkanı getirilmiştir (HMK m. 109/4). Dava öncesinde temerrüt yoksa artırılan kısım için faizin hangi tarihten işleyeceği konusunda Yargıtay’ın ıslaha ilişkin yerleşik yaklaşımı yol gösterici olacaktır. Bu nedenle dava açmadan önce borçluyu tüm alacak için ihtarla temerrüde düşürmek, faiz kaybını önlemenin en güvenli yoludur.
Tacirler arası mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme (TTK m. 1530)
Tacirler arasında ve tacirler ile kamu idareleri arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeye ilişkin özel kurallar vardır. Tüketici işlemleri bu hükmün kapsamı dışındadır.
- Ödeme süresi: Sözleşmede kararlaştırılan ödeme süresi, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınmasından ya da mal veya hizmetin tesliminden itibaren kural olarak 60 günü aşamaz.
- İhtarsız temerrüt: Sözleşmede ödeme günü belirlenmişse bu günün geçmesiyle, belirlenmemişse kanunda öngörülen 30 günlük sürenin dolmasıyla borçlu ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer.
- Faiz oranı: Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa veya kararlaştırılan hüküm geçersizse TCMB’nin her yıl ilan ettiği oran uygulanır. 2026 yılı için bu oran yıllık %43’tür.
- Tahsil masrafları: Alacaklı, faize ek olarak tahsil masrafları için kanunda öngörülen asgari tutarda tazminat isteyebilir. Bu tutar 2026 yılı için 2.020 TL olarak ilan edilmiştir; tutar her yıl yeniden ilan edilir.
- Geçersiz hükümler: Temerrüt faizi hakkını önceden ortadan kaldıran ya da alacaklı aleyhine ağır derecede hakkaniyete aykırı hükümler geçersizdir.
Bileşik faiz: faize faiz yürütülebilir mi?
Adi işlerde faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir; ticari faize ilişkin hükümler saklıdır (TBK m. 388/3). TTK’da bileşik faizin uygulanabildiği üç istisnai hal vardır:
- Cari hesaplarÜç aydan aşağı olmamak şartıyla dönemsel olarak faizin anaparaya eklenmesi mümkündür (TTK m. 8/2, m. 96). Uygulamada tarafların tacir olması aranır. Ayrıntılar için cari hesap sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
- Ticari ödünç sözleşmeleriHer iki taraf için ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde, yine en az üç aylık dönemlerle bileşik faiz kararlaştırılabilir (TTK m. 8/2).
- Kambiyo senetlerinde rücuSenedi ödeyerek elinde bulunduran müracaat borçlusu, önceki borçlulara rücu ederken ödediği faizler için de faiz isteyebilir (TTK m. 726; bonoda m. 778, çekte m. 818 yollamasıyla).
Bu haller dışında, örneğin tarafları tacir olmayan sözleşmelerde bileşik faiz uygulanamaz. Tüketici kredilerinde ise bileşik faiz tüketici mevzuatıyla ayrıca sınırlandırılmıştır. Bonolarda faiz şartının geçerliliği için bononun zorunlu unsurları yazımıza bakabilirsiniz.
Faiz talebinde pratik noktalar ve örnek hesap
Faiz alacağını kaybetmemek için şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Kısmi ödemelerde mahsup: Borçlu faiz veya masraf borcu varken yaptığı kısmi ödemeyi önce anaparadan düşüremez; alacaklı rıza göstermedikçe ödeme önce faiz ve masraflara mahsup edilir (TBK m. 100).
- Çekince koymak: Anapara ödemesi kabul edilirken işlemiş faiz hakkı saklı tutulmazsa faiz istenemeyebilir. Makbuzda veya hesap mutabakatında “faiz hakkımız saklıdır” ifadesine yer verin (TBK m. 131).
- Değişen oranlar: İcra takibinde ve davada avans faizinin “değişen oranlarda” istenmesi, yıllar içinde değişen oranların uygulanmasını sağlar.
- Zamanaşımı: Anapara faizleri ve dönemsel edimler beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147/1).
- Arabuluculuk: Faiz alacağı da konusu bir miktar paranın ödenmesi olan talep olduğundan ticari davalarda dava öncesi arabulucuya başvurmak zorunludur. Ayrıntılar için ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Örnek hesap
Bir tedarikçi, 1.000.000 TL tutarındaki fatura alacağı için borçlu şirketi ihtarla 1 Mart 2026’da temerrüde düşürmüş olsun. Borç 1 Eylül 2026’da ödenirse, aradaki 184 gün için yıllık %39,75 avans faiziyle hesaplanan temerrüt faizi yaklaşık 200.383,56 TL’dir (1.000.000 x 0,3975 x 184 / 365). Aynı alacak TTK m. 1530 kapsamında bir mal tedarikinden doğmuş ve sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamışsa 2026 için ilan edilen %43 oranı gündeme gelir. Örnek yalnızca yöntemi göstermek içindir; gerçek hesapta temerrüt tarihi, kısmi ödemeler ve dönem oranları ayrıca dikkate alınır.
Sık yapılan hatalar
- Dava açmadan önce borçluyu ihtarla temerrüde düşürmemek ve faizi yalnızca dava tarihinden almak.
- Ticari bir alacakta avans faizini talep etmeyi unutup kanuni faizle yetinmek.
- Kanuni faizin hala yıllık %9 veya %24 olduğunu varsaymak; 31 Temmuz 2026’dan beri yeni sistemin uygulandığını gözden kaçırmak.
- Tacirler arası mal tedarikinde TTK m. 1530’un ihtarsız temerrüt ve özel faiz kurallarını bilmemek.
- Tarafları tacir olmayan bir sözleşmeye bileşik faiz hükmü koymak.
- Anapara ödemesini kabul ederken faiz hakkını saklı tutmamak.
- Faizin anaparadan ayrı ve daha kısa bir zamanaşımına tabi olabileceğini dikkate almamak.
Sık sorulan sorular
2026’da ticari temerrüt faizi ne kadar?
Ticari işlerde avans faizi olarak 2026 yılı için yıllık %39,75 istenebilir. Tacirler arası mal ve hizmet tedarikinde, sözleşmede oran yoksa TTK m. 1530 uyarınca 2026 için yıllık %43 uygulanır. Oranlar her yıl yeniden belirlenir.
Kanuni faiz oranı değişti mi?
Evet. 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık tarihli reeskont oranının %80’i olarak belirlenmektedir. 2026’nın kalanı için bu oran yıllık %31’dir. 1 Haziran 2024 ile 30 Temmuz 2026 arasında oran yıllık %24 idi.
Sözleşmede faiz yoksa ticari alacağa faiz istenebilir mi?
Evet. Borçlu temerrüde düştüğü andan itibaren temerrüt faizi istenebilir. Ticari işlerde bu faiz avans oranından talep edilebilir. Ayrıca TTK m. 20 uyarınca tacirin verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faiz hakkı vardır.
Ticari işlerde faiz oranının bir üst sınırı var mı?
Kanunda sabit bir üst sınır yoktur. Ancak dürüstlük kuralı, aşırı yararlanma (gabin) ve tüketiciyi koruyan hükümler sınır oluşturur. Borçlunun ekonomik varlığını tehlikeye düşüren oranlarda hakim indirim yapabilir.
Faize faiz istenebilir mi?
Yalnızca kanunda sayılan hallerde: en az üç aylık dönemlerle cari hesaplarda ve her iki taraf için ticari olan ödünç sözleşmelerinde, ayrıca kambiyo senetlerinde rücu eden borçlunun ödediği faizler için.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla