Aile Hukuku

Değer Artış Payı Alacağı ve Katkı Payı Alacağı Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 17 dk okuma
Değer Artış Payı Alacağı ve Katkı Payı Alacağı Davası

Evlilik boyunca eşlerden birinin, tapusu diğer eşin adına kayıtlı bir eve peşinat vermesi, kredi taksitlerine ortak olması ya da düğün takılarını bozdurup alım bedeline katması sık rastlanan bir durumdur. Boşanma veya ölüm halinde bu katkının karşılığı, katkının yapıldığı döneme göre değer artış payı alacağı ya da katkı payı alacağı olarak istenir.

İki alacak birbirine benzese de dayanakları, hesaplanma biçimleri, esas alınan değer tarihi ve faiz başlangıcı farklıdır. Özellikle 2002’den önce evlenmiş eşlerde aynı taşınmaz için her iki alacağın birlikte gündeme gelmesi mümkündür. Bu yazıda değer artış payının şartlarını ve hesap yöntemini, 2002 öncesi dönem için katkı payı alacağını, iki döneme yayılan mallarda yapılacak ayrımı ve 2026 itibarıyla dava açarken dikkat edilmesi gerekenleri örneklerle anlatıyoruz.

Kısaca
Değer artış payı nedir?
Diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunan eşin, maldaki değer artışından katkısı oranında aldığı pay (TMK m. 227).
Katkı payı alacağı nedir?
1 Ocak 2002’den önce, mal ayrılığı döneminde diğer eş adına edinilen mala yapılan somut katkının karşılığı olarak Yargıtay içtihadıyla tanınan alacak.
Hangi değer esas alınır?
Değer artış payında karar tarihine en yakın sürüm değeri; katkı payı alacağında malın dava tarihindeki değeri.
Ne kadar sürede dava açılmalı?
Uygulamada her iki alacak için 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır; boşanmada süre kararın kesinleşmesiyle başlar.

İki alacak arasındaki fark

Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı, eşin katkısı aranmaksızın diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde doğar. Ancak bazı durumlarda katılma alacağı tek başına adil sonuç vermez. Örneğin bir eş, babasından kalan miras parasıyla eşinin adına alınan eve katkıda bulunmuşsa, bu para kişisel malıdır ve katılma hesabında kaybolmamalıdır. Kanun koyucu bu ihtiyacı değer artış payıyla karşılamıştır. 2002 öncesinde ise yasal rejim mal ayrılığı olduğundan katılma alacağı yoktu; bu boşluğu Yargıtay içtihadıyla geliştirilen katkı payı alacağı doldurmuştur.

Ölçüt Değer artış payı Katkı payı alacağı
Dönem 01.01.2002 ve sonrası (katılma rejimi) 01.01.2002 öncesi (mal ayrılığı)
Dayanak TMK m. 227 Yargıtay içtihadı; genel hükümler
Katkının kaynağı Kişisel veya edinilmiş mal Eşin geliri, emeği veya kişisel malvarlığı
Değer tarihi Karar tarihine en yakın sürüm değeri Malın dava tarihindeki değeri
Faiz başlangıcı Karar (tasfiye) tarihi Uygulamada dava tarihi
Zina veya hayata kastta indirim Uygulanmaz Uygulanmaz

Değer artış payının şartları (TMK m. 227)

Kanuna göre eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m. 227/1). Bu tanımdan şu şartlar çıkar:

  1. Diğer eşe ait bir malKatkı, tapu veya ruhsat bakımından diğer eşe ait bir mala yapılmış olmalıdır. Malın diğer eşin kişisel veya edinilmiş malı olması sonucu değiştirmez.
  2. Edinme, iyileştirme veya korumaKatkı malın satın alınmasına (peşinat, taksit), değerini artıran bir iyileştirmeye (tadilat, kat ilavesi) veya korunmasına (ipotek borcunun ödenmesi) yönelik olmalıdır.
  3. KarşılıksızlıkKatkı yapan eş bunun için uygun bir karşılık almamış olmalıdır. Yargıtay, eşin diğer eş adına tescilli taşınmaza yaptığı katkının kendiliğinden bağış sayılamayacağını kabul eder (Yargıtay HGK, 26.03.2014, 2013/640 E., 2014/386 K.).
  4. Rejimin sona ermesiAlacak boşanma, evliliğin iptali, ölüm veya rejim değişikliğiyle rejim sona erdiğinde, tasfiye sırasında istenebilir.

Kanun iki özel durumu da düzenler. Malda değer artışı yerine değer kaybı olmuşsa, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır; yani katkı yapan eş en azından verdiğini geri alır. Mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa, hakim diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Eşler ise yazılı bir anlaşmayla değer artış payından vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/3); bu anlaşma için noter şekli aranmaz, yazılı olması yeterlidir. Mal rejimi sözleşmesiyle yapılabilecek diğer düzenlemeler için evlilik sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Hangi katkılar dikkate alınır?

ParaPeşinat ve taksitlerEvlilik öncesi birikim, miras parası veya maaşla ödenen peşinat ve kredi taksitleri. Ödemenin hangi hesaptan yapıldığı banka kaydıyla gösterilmelidir.
ZiynetBozdurulan takılarDüğünde takılan ve kişisel mal sayılan ziynetlerin bozdurularak alım bedeline katılması somut katkıdır. Aynı ziynet için ayrıca iade davası açılamaz.
İyileştirmeTadilat ve inşaatKaba inşaat olarak alınan dairenin iç yapımı, kat ilavesi, kapsamlı tadilat gibi malın değerini artıran harcamalar.
EmekOlağanı aşan çalışmaTarım işletmesinde, aile şirketinde veya evin inşaatında olağan aile içi yardımlaşmayı aşan, parayla ölçülebilir çalışma.

Ev işleri ve çocuk bakımı ise kural olarak değer artış payı veya katkı payı alacağı doğurmaz. Yargıtay, bu emeğin karşılığını edinilmiş mallara katılma rejiminin kendisinde, yani artık değerin yarısında görür (Yargıtay HGK, 18.06.2008, 2008/432 E., 2008/444 K.). Ev hanımı olan eş, 2002 sonrası edinilen mallar için katılma alacağını katkı ispatı gerekmeksizin isteyebilir; 2002 öncesi mallar için ise somut bir katkı ispatlaması gerekir.

Ziynet eşyası konusunda bir seçim yapılması gerekir. Kadın, bozdurulup eve harcanan ziynetleri için ya ziynet alacağı davası ya da değer artış payı (2002 öncesi için katkı payı) davası açar; aynı katkı iki kez istenemez. Hangi yolun daha avantajlı olduğu, evin değer artışına ve ziynetlerin aidiyetinin ispatına bağlıdır. Ziynet davası için ziynet eşyalarının iadesi yazımıza bakabilirsiniz.

Değer artış payı nasıl hesaplanır?

Hesap iki adımda yapılır. Önce katkının malın edinme değerine oranı bulunur, sonra bu oran malın tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılır.

Formül

Katkı oranı = katkı tutarı / malın edinme değeri
Değer artış payı = katkı oranı × malın karar tarihine en yakın sürüm değeri
Değer kaybı varsa alacak, katkının başlangıçtaki değeri kadardır.

Örnek: 2015’te 1.000.000 TL’ye alınan ve kadın adına tescil edilen bir eve, erkek babasından kalan miras parasından 300.000 TL katkıda bulunmuş olsun. Katkı oranı 300.000 / 1.000.000 = %30’dur. Evin karar tarihine en yakın sürüm değeri 4.000.000 TL ise erkeğin değer artış payı alacağı %30 × 4.000.000 = 1.200.000 TL olur. Erkek böylece verdiği 300.000 TL’nin dört katını, yani maldaki artıştan katkısı oranında payını alır.

Yargıtay, tasfiyeye konu malların karar tarihine en yakın güncel sürüm değeriyle hesaplanmasını ve TMK m. 227/1, 232 ve 235/2’nin emredici olduğunu, bu konuda karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmayacağını vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, 26.11.2025, 2024/6615 E., 2025/10316 K.). Bu nedenle bilirkişi raporu ile karar tarihi arasında uzun süre geçmişse değerlerin güncellenmesi istenmelidir.

Kredili alımlarda, kredi taksitlerinin hangi tarihlerde ve hangi kaynaktan ödendiği ayrı ayrı belirlenir. Evlilik öncesi ödemeler, evlilik içinde edinilmiş mallardan yapılan ödemeler ve boşanma davasının açılmasından sonra yapılan ödemeler farklı mal gruplarına yazılır ve her biri edinme değerine oranlanır.

Değer artış payı ve katılma alacağı birlikte

Değer artış payı çoğu zaman katılma alacağıyla birlikte istenir. Bu durumda önce değer artış payı hesaplanır ve malın değerinden düşülür; kalan değer, malın sahibi olan eşin edinilmiş malı olarak katılma hesabına girer. Yargıtay, katılma alacağının sürüm değerinden değer artış payı düşüldükten sonra kalan artık değerin yarısı olarak hesaplanacağını kabul etmektedir (Yargıtay HGK, 23.10.2018, 2017/1614 E., 2018/1550 K.).

Yukarıdaki örneğe devam edelim: evin kalan 700.000 TL’lik bedeli kadının maaş birikiminden (edinilmiş mal) ödenmiş ve evin başka borcu olmasın.

  • Erkeğin değer artış payı: %30 × 4.000.000 = 1.200.000 TL.
  • Evden kadının artık değerine giren kısım: 4.000.000 − 1.200.000 = 2.800.000 TL.
  • Erkeğin katılma alacağı: 2.800.000 / 2 = 1.400.000 TL.
  • Toplam: Erkek bu ev üzerinden 2.600.000 TL ister; kadının erkeğin edinilmiş mallarındaki katılma alacağı varsa takas edilir.

Davacı yalnızca katılma alacağı istemiş, değer artış payı talep etmemişse mahkeme katılma alacağını değer artış payı düşülmeden hesaplar (Yargıtay 2. HD, 03.05.2016, 2015/21783 E., 2016/8833 K.). Bu nedenle dava dilekçesinde her iki talebin ayrı ayrı ve açıkça yazılması gerekir.

Değer artış payı, aynı eşin kendi mal grupları arasındaki denkleştirmeden farklıdır. Denkleştirme, örneğin bir eşin kendi kişisel malı olan evin kredisini kendi maaşıyla (edinilmiş mal) ödemesi halinde, aynı eşin iki mal grubu arasında yapılır (TMK m. 230). Değer artış payı ise iki farklı eşin malvarlığı arasında doğar. Ayrıca zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin payının azaltılmasına ilişkin TMK m. 236/2 yalnızca katılma alacağına uygulanır; değer artış payı ve katkı payı alacağı bu indirimden etkilenmez. Katılma hesabının ayrıntıları için boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı hesabı yazımıza bakabilirsiniz.

2002 öncesi mallar: katkı payı alacağı

743 sayılı eski Medeni Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığıydı. 4722 sayılı Yürürlük Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca 2002’den önce evlenmiş eşler için evlilik tarihinden 1 Ocak 2002’ye kadar mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal ayrılığı döneminde mal kimin adına kayıtlıysa onundur; diğer eşin hakkı ancak somut katkısını ispatlamasıyla doğar.

Katkı payı alacağı bir kişisel alacak hakkıdır: yalnızca katkının parasal karşılığı istenir, malın tapusunda pay veya aynen iade istenemez. Alacağın şartları şunlardır: mal rejiminin sona ermiş olması, malın 01.01.2002’den önce diğer eş adına edinilmiş olması, katkının para veya parayla ölçülebilir bir değer taşıması ve karşılıksız, bağış amacı taşımadan yapılmış olması.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025 tarihli kararı, ispat konusunda önemli bir kolaylık getirir: düzenli olarak çalışan ve geliri bulunan eşin, hayatın olağan akışı gereği bu gelirini ortak mal edinimine harcadığı fiili karine olarak kabul edilir; katkı oranı tam belirlenemezse hakim hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre takdir eder ve alacak, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanır (Yargıtay HGK, 21.05.2025, 2023/709 E., 2025/325 K.). Bu karar, ölüm nedeniyle sona eren bir rejimde, ölen eşin mirasçılarının sağ kalan eş adına kayıtlı taşınmaz için açtığı davada verilmiştir; mirasçıların da bu alacağı isteyebileceğini gösterir.

Örnek: 1990’da evlenen ve ikisi de çalışan eşlerden kadının maaşıyla katkıda bulunduğu bir ev, 1996’da erkek adına alınmış olsun. Bilirkişi, evin alındığı dönemde eşlerin gelirlerinden olağan giderler düşüldükten sonra kalan tasarruflarını karşılaştırarak kadının katkı oranını %40 bulsun. Evin dava tarihindeki değeri 5.000.000 TL ise kadının katkı payı alacağı %40 × 5.000.000 = 2.000.000 TL’dir. Uygulamada bu alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülür.

İki döneme yayılan mallar

Uzun süreli evliliklerde bir malın edinilmesi çoğu zaman 2002 öncesine ve sonrasına yayılır: kooperatif üyeliği 1999’da başlamış, aidatlar 2008’e kadar ödenmiştir; ya da daire 2000’de kaba inşaat olarak alınmış, iç yapımı ve kalan borcu sonraki yıllarda tamamlanmıştır. Yargıtay, böyle durumlarda ödemelerin mal ayrılığı ve edinilmiş mallara katılma dönemlerine göre ayrıştırılmasını, eşe yapılan destek ve yatırımların kendiliğinden bağış sayılmamasını arar (Yargıtay HGK, 17.12.2019, 2017/1618 E., 2019/1370 K.).

  • 2002 öncesi ödemeler: Bu döneme düşen kısım için katkısı olan eş katkı payı alacağı ister.
  • 2002 sonrası ödemeler: Bu döneme düşen kısım edinilmiş mal niteliğindeyse katılma alacağına, diğer eşin kişisel malından yapılan katkıysa değer artış payına konu olur.
  • Rejimin sona ermesinden sonraki ödemeler: Boşanma davasının açılmasından sonra yapılan ödemeler tasfiyeye girmez; ödeyen eşin kendi katkısı sayılır.

Örneğin 1998’de evlenen eşlerin oturduğu daire 2000’de kocanın adına kaba inşaat olarak alınmış, kadın kendi birikimiyle iç yapıma katkıda bulunmuş, kalan borç 2003–2010 arasında kocanın maaşıyla ödenmiş olsun. Kadın, 2002 öncesi iç yapıma katkısı için katkı payı alacağı, 2002 sonrası maaşla ödenen kısım için katılma alacağı isteyebilir. Mal rejiminin dönemleri ve kuralları için edinilmiş mallara katılma rejimi yazımıza bakabilirsiniz.

İspat ve deliller

Her iki alacakta da katkıyı ispat yükü, katkıda bulunduğunu iddia eden eştedir. Katkının varlığı, miktarı, tarihi ve kaynağı ayrı ayrı gösterilmelidir. Başlıca deliller şunlardır:

  • Banka kayıtları: Peşinatın, taksitlerin veya tadilat ödemelerinin hangi hesaptan yapıldığını gösteren dekontlar ve hesap hareketleri.
  • SGK hizmet dökümü ve maaş bordroları: Eşin ilgili dönemde düzenli gelirinin olduğunu gösterir; 2002 öncesi katkı payında fiili karinenin temelidir.
  • Veraset ilamı ve tapu kayıtları: Katkıda kullanılan paranın miras veya kişisel bir taşınmazın satışından geldiğini gösterir.
  • Kuyumcu kayıtları, düğün görüntüleri: Bozdurulan ziynetlerin miktarı ve tarihini destekler.
  • Tanık beyanları: Ödemenin nasıl yapıldığını bilen kişilerin anlatımı; tek başına çoğu zaman yeterli görülmez, belgeyle desteklenmelidir.
  • Bilirkişi raporu: Katkı oranı ve malın güncel değeri bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Dava: süre, mahkeme, harç ve 7589 sonrası kısmi dava

Zamanaşımı

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar boşanmanın eki sayılmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 178’deki bir yıllık sürenin katılma alacağına uygulanamayacağını, bu alacağın TMK m. 5 yollamasıyla TBK m. 146’daki 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.; HGK, 05.10.2016, 2016/8-1061 E., 2016/959 K.). Uygulamada değer artış payı ve 2002 öncesi katkı payı alacağı için de 10 yıllık süre uygulanmaktadır. Boşanmada süre boşanma kararının kesinleşmesinden, ölümde ölüm tarihinden başlar.

Mahkeme ve harç

Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi yoksa aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Nispi harca tabidir; boşanma davasıyla birlikte açılsa bile ayrıca harç yatırılır ve boşanma kararının kesinleşmesi beklenir.

Faiz

Değer artış payına, aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden, yani karar tarihinden faiz işler (TMK m. 239/3). Katkı payı alacağında ise değer dava tarihine göre belirlendiğinden faiz dava tarihinden başlatılır. Yargıtay, belirsiz alacak davası olarak açılan katkı payı davasında, sonradan artırılan kısım dahil kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 8. HD 17.06.2021, 2021/1976 E., 2021/5201 K.). 31.07.2026 sonrasında kısmi dava olarak açılan davalarda artırılan kısmın faiz başlangıcı ise henüz yerleşik içtihatla netleşmemiştir. Kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren yıllık %31’dir.

7589 sayılı Kanun sonrası dava stratejisi

Değer artış payı ve katkı payının miktarı bilirkişi incelemesi yapılmadan bilinemez. 31.07.2026’ya kadar bu davalar çoğunlukla belirsiz alacak davası olarak açılıyordu. 7589 sayılı Kanun HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırdığından, bu tarihten sonra açılan davalarda tutarı belirlenemeyen alacak için genellikle kısmi dava açılır. HMK m. 109/4 uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Artırım ıslah sayılmaz ve ıslah hakkını tüketmez; artırılan miktar için harç tamamlanır. Artırımın, karara en yakın değerleri gösteren bilirkişi raporu alındıktan sonra yapılması isabetli olur. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski m. 107 uygulanmaya devam eder.

Sık yapılan hatalar

  • Değer artış payını dilekçede ayrıca istemeyip yalnızca katılma alacağı talep etmek.
  • Ev işleri ve çocuk bakımını 2002 öncesi mal için katkı payı dayanağı olarak göstermek.
  • Bozdurulan ziynetler için hem ziynet alacağı hem değer artış payı istemek.
  • Katkının kaynağını (miras, evlilik öncesi birikim, maaş) banka kaydıyla göstermemek.
  • 2002 öncesine ve sonrasına yayılan ödemeleri dönemlere ayırmadan tek alacak olarak istemek.
  • Bilirkişi raporu uzun süre önce alınmışsa değerlerin güncellenmesini istememek.
  • Evlilik devam ederken, rejim sona ermeden dava açmak.
Eşinizin adına kayıtlı mala katkınız mı var?
Katkınızın hangi alacağa dayandığını ve nasıl ispatlanacağını online görüşmede belgeleriniz üzerinden değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Ev hanımıyım; 1995’te eşimin adına alınan evde hakkım var mı?

2002 öncesi edinilen mallar için ev işleri ve çocuk bakımı tek başına katkı payı doğurmaz. Gelirinizle, ziynetinizle veya mirasla somut bir katkınız varsa bunu ispatlayarak katkı payı alacağı isteyebilirsiniz. 2002 sonrası edinilen mallarda ise katkı ispatı gerekmeden katılma alacağı doğar.

Değer artış payı ile katılma alacağını birlikte isteyebilir miyim?

Evet. Önce değer artış payınız hesaplanır, kalan değer diğer eşin edinilmiş malı olarak katılma hesabına girer ve bunun yarısını da istersiniz. Her iki talebi dilekçede ayrı ayrı yazmalısınız.

Katkı yaptığım ev satılmışsa ne olur?

Mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa hakim, değer artış payını hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Satış diğer eşin alacağını azaltmak kastıyla yapılmışsa ayrıca mal kaçırmaya karşı yollar gündeme gelir.

Eşimle değer artış payından vazgeçtiğimize dair yazılı belge imzaladık; geçerli mi?

Kanun eşlerin yazılı bir anlaşmayla değer artış payından vazgeçmesine veya oranı değiştirmesine izin verir (TMK m. 227/3). Belgenin içeriği, imza tarihi ve iradenin serbestçe açıklanıp açıklanmadığı somut olayda incelenir.

Eşim öldü; mirasçılar da katkı payı isteyebilir mi?

Evet. Ölümle sona eren rejimde ölen eşin mirasçıları da, sağ kalan eş adına kayıtlı mala ölenin yaptığı katkı için katkı payı veya değer artış payı isteyebilir. Yargıtay HGK’nın 2025 tarihli kararı bu tür bir davaya ilişkindir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın