Aile Hukuku

Ziynet Eşyalarının İadesi Davası: Düğün Takıları Kime Aittir?

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Ziynet Eşyalarının İadesi Davası: Düğün Takıları Kime Aittir?

Düğünde takılan bilezikler, çeyrek altınlar ve diğer takılar, boşanma sürecinde en sık anlaşmazlık konusu olan mallar arasındadır. Takıların kime ait olduğu, evden ayrılırken kimde kaldığı ve evlilik sırasında bozdurulup harcanıp harcanmadığı tartışması, çoğu zaman boşanma davasının yanında ayrı bir ziynet davasına dönüşür.

Yargıtay’ın bu alandaki yaklaşımı son yıllarda önemli bir değişiklik geçirdi. Uzun süre “kime takılırsa takılsın ziynetler kadına aittir” anlayışı hakimken, 2024 tarihli bir kararla takıların takıldığı eşe ait olduğu kabul edilmeye başlandı. Bu yazıda ziynet eşyalarının hukuki niteliğini, güncel aidiyet ölçütlerini, ispat yükünü, bozdurulan takıların durumunu, ziynet davasının nasıl açılacağını ve sürelerini anlatıyoruz.

Kısaca
Takılar kime aittir?
Güncel Yargıtay yaklaşımında önce eşlerin anlaşmasına, yoksa ispat edilen yerel örf ve adete, o da yoksa takının kime takıldığına bakılır; karşı cinse özgü takılar o cinse ait sayılır.
İspat yükü kimde?
Ziynetlerin kadında olması olağan kabul edildiğinden, takıların erkekte kaldığını kadın ispatlar. Takıların erkeğe geçtiği ispatlanırsa, bunları geri vermemek üzere aldığını erkek ispatlar.
Mal paylaşımına girer mi?
Hayır. Ziynetler kural olarak takıldığı eşin kişisel malıdır; iadesi ayrı bir alacak olarak istenir.
Süre var mı?
Aynen iade istemi mülkiyete dayandığından zamanaşımına uğramaz; bedel istemi için uygulamada 10 yıllık süre esas alınır.

Ziynet eşyası nedir, hukuki niteliği nedir?

Ziynet eşyası, nişan ve düğün gibi törenlerde eşlere takılan veya verilen bilezik, kolye, küpe, yüzük, saat, çeyrek, yarım ve tam altın gibi ekonomik değeri olan takılardır. Uygulamada düğünde takılan paralar da aynı kurallarla değerlendirilir. Takıyı takan kişi ile takının takıldığı eş arasındaki ilişki bir el bağışıdır; takı, takıldığı anda bağışlanan kişinin mülkiyetine geçer.

Karşılıksız bağış yoluyla edinildikleri için ziynet eşyaları kural olarak takıldığı eşin kişisel malıdır (TMK m. 220). Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesine, yani katılma alacağı hesabına girmezler. Ziynet alacağı aynı zamanda boşanmanın eki niteliğinde bir tazminat da sayılmaz; eşin mülkiyetindeki eşyanın geri verilmesi istemidir. Bu iki nitelik, davanın harcını ve süresini doğrudan etkiler.

Düğünden önce söz, nişan veya kına gibi törenlerde erkek tarafının kadına aldığı set, bilezik ve alyans gibi takılar da kadına verilmiş sayılır ve aynı kurallara tabidir. Buna karşılık evlilik sırasında eşlerden birinin maaşıyla yatırım amacıyla aldığı gram altın veya ziynet, bağış yoluyla edinilmediğinden ziynet alacağının konusu olmaz; bu altınlar edinilmiş mal olarak mal paylaşımında hesaba katılır. Bir takının hangi gruba girdiğini, nasıl ve kimden edinildiği belirler. Mal paylaşımının kendisi için boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı hesabı yazımıza bakabilirsiniz.

Düğün takıları kime aittir? Güncel Yargıtay yaklaşımı

Yargıtay uzun yıllar boyunca, aksine bir anlaşma veya örf ve adet ispatlanmadıkça düğünde takılan tüm ziynetlerin, erkeğe takılmış olsa bile kadına bağışlanmış sayılacağını kabul ediyordu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020’de erkeğe takılanın erkeğe, kadına takılanın kadına ait olduğu yönünde bir değerlendirme yapmış (Yargıtay HGK, 04.03.2020, 2017/3-1040 E., 2020/240 K.), ancak bu görüş uzun süre yerleşik uygulamaya dönüşmemişti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli kararıyla bu konudaki ölçütleri açıkça yeniden belirledi (Yargıtay 2. HD, 04.04.2024, 2023/5704 E., 2024/2402 K.). Karara göre aidiyet şu sırayla belirlenir:

  1. Eşlerin anlaşmasıTaraflar arasında ziynetlerin paylaşımı konusunda bir anlaşma varsa paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.
  2. Yerel örf ve adetAnlaşma yoksa, yerel bir örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse paylaşım bu kurala göre yapılır.
  3. Kime takıldığıBunlar da yoksa erkeğe ve kadına takılan veya verilen, ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir.
  4. Karşı cinse özgü takılarTakılar arasında kadına veya erkeğe özgü bir eşya varsa, kime takılmış olursa olsun o cinse verilmiş sayılır. Özgülük konusunda uyuşmazlık varsa bilirkişi incelemesi yapılır.
Takı Kime takıldı? Güncel yaklaşıma göre aidiyet
Bilezik, kolye, küpe, kadın yüzüğü Kadına veya erkeğe Kadına özgü olduğundan kadın
Erkek saati, kol düğmesi, erkek yüzüğü Kadına veya erkeğe Erkeğe özgü olduğundan erkek
Çeyrek, yarım, tam altın, para Kadına Kadın
Çeyrek, yarım, tam altın, para Erkeğe Kural olarak erkek; aksine anlaşma veya örf ispatlanırsa ona göre
Takı sandığına konulan, iki cinse de uygun takılar Belirsiz Ortak kabul edilir

Bu karar bir Daire kararıdır; konuyu bağlayıcı şekilde çözen bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle somut dosyada yerel örf ve adetin, örneğin bazı yörelerde erkeğe takılan altınların da geline ait sayıldığının, tanık ve düğün görüntüleriyle ispatı önem kazanır. Davayı açmadan önce düğün videosu ve fotoğraflarıyla hangi takının kime takıldığının tespit edilmesi gerekir.

İspat yükü ve karineler

Ziynet davasında genel kural, iddiasını ispat yükünün iddia edene ait olmasıdır (TMK m. 6). Ziynetler kolay saklanabilen ve taşınabilen eşyalar olduğundan, kadının üzerinde veya evde onun hakimiyetinde bulunması olağan kabul edilir. Bu nedenle takıların erkekte kaldığını veya erkek tarafından alındığını iddia eden kadın, bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kadın ziynetlerin varlığını ve erkeğin hakimiyetine geçtiğini ispatladığında yükün yer değiştirdiğini kabul eder: erkek, himayesine girdiğini kabul ettiği ziynetleri iade etmemek üzere aldığını ispatlamalıdır; çünkü asıl olan, borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır (Yargıtay HGK, 18.03.2021, 2017/2-1942 E., 2021/297 K.; HGK, 30.03.2021, 2017/2-2715 E., 2021/360 K.). Erkeğin kendi beyan ve davranışlarıyla çelişkiye düşmesi de ispat yükünü ona geçirebilir; 2024 tarihli Daire kararındaki olayda erkeğin “söz getireceğim” yönündeki mesajları bu sonucu doğurmuştur.

Takıların bir banka kiralık kasasında saklandığı durumlarda kasanın kimin adına kiralandığı ve kasaya kimin eriştiği önemlidir; erkek adına kiralanmış bir kasadaki ziynetler, onun hakimiyetine geçtiğini gösteren güçlü bir delildir. Ziynet davası boşanma davasından bağımsız bir alacak davası olduğundan, boşanma sebeplerine ilişkin olgularda yemin teklif edilememesi kuralının (TMK m. 184) bu davada uygulanmadığı ve başka delili olmayan tarafın karşı tarafa yemin teklif edebileceği kabul edilmektedir.

Evden ayrılış biçiminin önemi

Yargıtay, takıların kimde kaldığını değerlendirirken kadının evden nasıl ayrıldığına özellikle bakar:

  • Takıları alabilecek durumda ayrılma: Kadın ailesi ve yakınlarıyla birlikte, kişisel eşyalarını toplayarak ayrılmışsa, takıları da götürmüş olması olağan sayılır ve talep reddedilebilir (Yargıtay 3. HD, 23.05.2018, 2016/17620 E., 2018/5718 K.).
  • Kendi isteğiyle, olağan biçimde ayrılma: Kadının takıları ortak konutta bıraktığını ayrıca ispatlaması gerekir (Yargıtay 2. HD, 27.10.2011, 2010/13758 E., 2011/17307 K.).
  • Şiddet görerek evden uzaklaştırılma: Kadının takıları yanına alma imkanı bulunmadığından, takıların ortak konutta veya erkekte kaldığı kabul edilir (Yargıtay 2. HD, 17.10.2011, 2010/15804 E., 2011/16116 K.).
  • Hastaneye gidip ortak konuta dönememe: Benzer şekilde takıların erkekte kaldığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 17.10.2011, 2010/15599 E., 2011/15978 K.).

Güvenliğiniz önceliklidir. Şiddet veya tehdit nedeniyle evden ayrılmak zorunda kalıyorsanız takıları almaya çalışmak yerine kendinizi güvenceye alın. Acil durumda 112’yi arayabilir, ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı’na ve KADES uygulamasına başvurabilirsiniz. Koruma tedbirleri için uzaklaştırma kararı yazımıza bakabilirsiniz. Ayrılış biçimi, daha sonra ziynet davasında da sizin lehinize değerlendirilebilir.

Bozdurulan veya ortak ihtiyaçlar için kullanılan ziynetler

Evlilik sırasında ziynetlerin bozdurularak ev, araç alımında, düğün borçlarının ödenmesinde veya tedavi giderlerinde kullanılması çok yaygındır. Bu durumda belirleyici soru, ziynetlerin erkeğe veya ortak ihtiyaca geri verilmemek üzere mi verildiğidir. Yargıtay uygulamasında ziynetlerin bozdurulup erkeğe veya ortak ihtiyaca harcandığı sabitse, kadının bunları dönmemek üzere verdiğini erkeğin ispatlaması gerekir; erkek bunu ispatlayamazsa ziynetlerin karşılığını ödemekle yükümlüdür.

  • Erkeğin, bileziklerin bozdurulup parasının kendisine verildiğine ilişkin ikrarı onu bağlar; geri verilmemek üzere verildiğini ispatlayamazsa kadının talebi kabul edilir (Yargıtay 3. HD, 22.05.2018, 2016/15340 E., 2018/5571 K.).
  • Altınların ortak evin yapımında kullanıldığı ve geri istenmemek üzere verildiğinin ispatlanamadığı durumda kadının talebi kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/4906 E., 2015/9511 K.).

Ziynetler bozdurulup diğer eş adına kayıtlı bir evin alımında kullanıldıysa, kadın iki yoldan birini seçebilir: ziynet alacağı davası veya bu katkıya dayanan değer artış payı (2002 öncesi için katkı payı) talebi. Değer artış payında katkı, evin bugünkü değeri üzerinden oranlanarak hesaplandığından, evin değeri çok artmışsa bu yol daha avantajlı olabilir. Aynı katkı iki kez istenemez. Ayrıntı için değer artış payı ve katkı payı alacağı yazımıza bakabilirsiniz.

Ziynet davasında deliller

Ziynet davasında ispatın kalitesi sonucu belirler. Başlıca deliller şunlardır:

GörselDüğün videosu ve fotoğraflarHangi takının kime takıldığını, cinsini ve sayısını gösteren en güçlü delildir. Takı listesi veya takı defteri de dosyaya sunulmalıdır.
KayıtKuyumcu ve banka kayıtlarıBozdurma işlemlerine ait kuyumcu fişleri, altın hesabı ve kiralık kasa kayıtları, bozdurma sonrası paranın aktarıldığı hesaplar.
TanıkTanık beyanlarıDüğüne katılan veya takıların akıbetini bilen kişiler. Akrabalık tek başına tanığı güvenilmez kılmaz (Yargıtay 3. HD, 21.12.2015, 2015/975 E., 2015/20666 K.); ancak duyuma dayalı veya çelişkili beyanlar hükme esas alınmaz.
YazışmaMesajlar ve bilirkişiTakıların iadesine ilişkin mesajlar ve hukuka uygun kayıtlar; ziynetlerin cinsi, ayarı, gramı ve değeri için bilirkişi raporu.

Dava dilekçesinde ileri sürülen olaylar ile tanık anlatımları birbiriyle uyumlu olmalıdır. Örneğin dilekçede takıların “saklandığı” söylenirken tanıklar “satıldığını” anlatıyorsa, Yargıtay çelişkili beyanları hükme esas almaz (Yargıtay 2. HD, 28.04.2015, 2015/1455 E., 2015/8620 K.). Taraflarca usulüne uygun ileri sürülmeyen bir vakıa da kararın dayanağı yapılamaz (Yargıtay HGK, 20.02.2020, 2017/2-1904 E., 2020/190 K.).

Ziynet davası nasıl açılır?

  • Görevli mahkeme: Eşler arasındaki ziynet davasına aile mahkemesi, aile mahkemesi yoksa aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Ziynetler eşin ailesinin elinde olsa bile eşin hakimiyetinde olduğu kabul edilirse dava eşe karşı aile mahkemesinde açılabilir.
  • Yetkili mahkeme: Ayrı açılan davada davalının yerleşim yeri mahkemesi; boşanma davasıyla birlikte istenirse boşanma davasına bakan mahkeme.
  • Birlikte veya ayrı dava: Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir dava olarak istenebilir. Boşanmanın eki olmadığından boşanma davasıyla birlikte istense bile ziynetlerin değeri üzerinden nispi harç ödenir; harç eksikse mahkeme tamamlanması için süre verir.
  • Dilekçenin içeriği: Her takının cinsi, adedi, gramı ve ayarı ayrı ayrı yazılmalıdır. Talep “ziynetlerin aynen iadesi, bu mümkün olmazsa dava tarihindeki değerlerinin ödenmesi” şeklinde kurulur. Yargıtay ziynetlerin değerinin dava tarihi itibarıyla belirlenmesini arar (Yargıtay 2. HD, 26.05.2011, 2010/7938 E., 2011/9201 K.).
  • Faiz: Faiz istenmemişse mahkeme faize hükmedemez (Yargıtay 2. HD, 26.05.2011, 2011/8365 E., 2011/9250 K.). Bedel talebinde faiz açıkça istenmelidir; kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren yıllık %31’dir.
  • Talep sınırı ve ıslah: Mahkeme talep edilenden fazlasına hükmedemez (Yargıtay 2. HD, 16.01.2012, 2011/22250 E., 2012/141 K.). Dilekçede yer almayan yeni bir takı sonradan ıslahla eklenemez, bunun için ayrı dava açılması gerekir.

Ziynetlerin bugünkü değerini tam bilmeyen davacı için 7589 sayılı Kanun’la gelen değişiklik önemlidir. 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yolu kaldırıldığından bedel talebi kısmi dava olarak açılabilir; HMK m. 109/4 uyarınca talep, bilirkişi raporundan sonra tahkikat bitene kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır. Ancak bu artırım yalnızca dilekçede gösterilen ziynetlerin değeri için yapılabilir; dilekçede yer almayan takılar bu yolla eklenemez. Boşanma davasının açılması ve birlikte istenebilecek talepler için boşanma davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.

Yurtdışında yaşayan eşler de ziynet davasını Türkiye’de açabilir. Bunun için bulunulan ülkedeki Türk konsolosluğundan avukata vekaletname verilmesi yeterlidir. Düğün Türkiye’de yapılmışsa yerel örf ve adeti bilen tanıklar ve düğün görüntüleri de çoğu zaman Türkiye’de bulunduğundan, delillerin dava açılmadan önce toplanması süreci hızlandırır. Ziynetlerin davalı tarafından elden çıkarılması tehlikesi varsa, dava ile birlikte ihtiyati tedbir istenebilir.

Ziynet talebinde adım adım

  1. Takıların listesini çıkarınDüğün, nişan ve kınada takılan her takının cinsini, sayısını, yaklaşık gramını ve kime takıldığını yazın; takı defteri varsa saklayın.
  2. Görsel delilleri güvenceye alınDüğün videosunun ve fotoğrafların kopyasını alın; videoyu çeken firmadan arşiv kaydını isteyin.
  3. Takıların akıbetini belgeleyinBozdurma varsa kuyumcu fişlerini, paranın aktarıldığı hesapları ve takıların erkekte kaldığını gösteren mesajları toplayın.
  4. Tanıklarınızı belirleyinTakıların takılmasını, evden ayrılış biçiminizi ve takıların akıbetini bilen kişilerin adlarını ve adreslerini not edin.
  5. Yolu seçinZiynetler ev alımında kullanıldıysa ziynet alacağı ile değer artış payı arasında seçim yapın; boşanma davasıyla birlikte mi ayrı mı açılacağına karar verin.

Zamanaşımı ve süreler

TMK m. 178, boşanmadan doğan dava haklarının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Ziynet alacağı ise boşanmanın eki sayılmadığından uygulamada bu kısa süreye tabi tutulmaz:

  • Aynen iade: Ziynetler davalının elinde mevcutsa istem mülkiyet hakkına dayanır ve zamanaşımına uğramaz.
  • Bedel: Ziynetler artık mevcut değilse bedel istemi için TBK m. 146’daki 10 yıllık genel zamanaşımı esas alınır; boşanma davasıyla bağlantılı uyuşmazlıklarda süre boşanmanın kesinleşmesinden başlatılır.

Yine de beklemek ispatı zorlaştırır: tanıklar olayları unutur, görüntüler kaybolur, ziynetlerin bozdurulduğuna ilişkin kayıtlara ulaşmak güçleşir. Bu nedenle ziynet talebinin boşanma süreciyle birlikte değerlendirilmesi pratikte daha güvenlidir.

Nişan takıları ve nişanın bozulması

Evlilik gerçekleşmişse nişanda takılan takılar da düğün takıları gibi değerlendirilir ve yukarıdaki aidiyet ölçütlerine tabidir. Nişan evlilikle sonuçlanmadan bozulursa ise özel bir kural uygulanır: nişanlıların birbirlerine ya da ana ve babanın veya onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TMK m. 122). Nişanın bozulmasından doğan dava hakları, nişanın sona ermesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 123). Bu kısa süre, düğün takılarına ilişkin uzun sürelerle karıştırılmamalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Dilekçede takıların cinsini, sayısını, gramını ve ayarını ayrı ayrı yazmamak; sonradan ıslahla takı eklemeye çalışmak.
  • Ziynetlerin evden ayrılış sırasında neden yanınıza alınamadığını anlatmamak ve bunu tanıkla desteklememek.
  • Düğün videosu, fotoğraflar ve takı listesi gibi delilleri dava öncesinde güvenceye almamak.
  • Bedel talebinde faiz istemeyi unutmak.
  • Ev alımında kullanılan ziynetler için hem ziynet alacağı hem değer artış payı istemek.
  • Erkeğe takılan altınların da otomatik olarak kadına ait olduğunu varsaymak; 2024 sonrası yaklaşımda yerel örf ve adetin ispatı gerekebilir.
  • Nişan bozulduğunda bir yıllık süreyi kaçırmak.
Düğün takılarınız eşinizde mi kaldı?
Takılarınızın aidiyetini, ispat imkanlarınızı ve dava yolunu online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Düğünde damada takılan çeyrek altınlar kime aittir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararına göre, aksine bir anlaşma veya ispat edilen yerel örf ve adet yoksa erkeğe takılan altınlar erkeğe aittir. Bilezik, kolye ve küpe gibi kadına özgü takılar ise erkeğe takılmış olsa bile kadına aittir.

Takılarımı eşim bozdurup araba aldı; geri alabilir miyim?

Ziynetlerin bozdurulup erkek veya ortak ihtiyaç için kullanıldığı sabitse, bunların geri verilmemek üzere verildiğini erkek ispatlamalıdır. İspatlayamazsa ziynetlerin dava tarihindeki değerini ödemekle yükümlüdür.

Ziynet davasını boşanma davasıyla birlikte açabilir miyim?

Evet. Ancak ziynet alacağı boşanmanın eki olmadığından ziynetlerin değeri üzerinden ayrıca nispi harç ödenir. Ayrı bir dava olarak da açılabilir.

Boşandıktan sonra ziynetlerimi isteyebilir miyim?

Evet. Ziynetler davalının elindeyse aynen iade istemi zamanaşımına uğramaz; bedel istemi için uygulamada 10 yıllık süre esas alınır. Yine de delillerin kaybolmaması için gecikmemek gerekir.

Ziynetler mal paylaşımında hesaba katılır mı?

Hayır. Ziynetler kural olarak takıldığı eşin kişisel malıdır ve katılma alacağı hesabına girmez. Yatırım amacıyla maaşla sonradan alınan altınlar ise edinilmiş mal sayılabilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın