İş Hukuku

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 17 dk okuma
Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası

Bazı zararlar tek bir anda ortaya çıkmaz. Yıllarca toza, kimyasala ya da gürültüye maruz kalan bir işçide hastalık sessizce gelişir ve çoğu zaman fark edildiğinde geri dönüşü yoktur. Hukuk bu tür zararları meslek hastalığı adı altında ayrıca düzenler ve işçiye hem SGK yardımları hem de işverene karşı tazminat hakkı tanır.

Meslek hastalığında hukuki süreç, iş kazasına göre daha uzun ve tekniktir. Hastalığın işten kaynaklandığının resmi olarak tespit edilmesi, yetkili hastanelerden alınacak raporlar ve SGK sağlık kurullarının kararları davanın temelini oluşturur. Bu yazıda meslek hastalığının tanımını, tespit sürecini, SGK kararına itirazı, işverene karşı açılacak tazminat davasını ve zamanaşımının ne zaman başladığını ele alıyoruz.

Kısaca
Kim tespit eder?
Yetkili hastanenin sağlık kurulu raporu üzerine SGK Kurum Sağlık Kurulu (5510 sayılı Kanun m. 14).
İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkarsa?
Hastalık, mevzuatta her hastalık için belirlenen yükümlülük süresi içinde ortaya çıkmışsa meslek hastalığı sayılır; süre aşılmışsa da belirli koşullarla kabul edilebilir.
Arabuluculuk gerekir mi?
Hayır. Meslek hastalığından doğan tazminat ve tespit davaları zorunlu arabuluculuk dışındadır (7036 sayılı Kanun m. 3/3).
Süre ne zaman başlar?
10 yıllık zamanaşımı, hastalığın ve maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarihten işler.

Meslek hastalığı nedir?

5510 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir. Tanımın iki unsuru öne çıkar: hastalığın kaynağı yapılan iş veya çalışma koşullarıdır ve zarar, zaman içinde tekrarlanan bir etkinin sonucudur.

İş kazasından farkı

İş kazası ani ve dıştan gelen bir olayla oluşur; meslek hastalığı ise zamana yayılır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de 05.02.2025 tarihli, E. 2024/11076, K. 2025/1518 sayılı kararında meslek hastalığını yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık sorunu olarak nitelemiş, iş kazasının ani bir olay, meslek hastalığının ise tekrarlanan bir nedenle oluşan bir durum olduğunu vurgulamıştır. Bu fark, tespitin kim tarafından ve nasıl yapılacağını, zamanaşımının ne zaman başlayacağını doğrudan etkiler. İş kazasına ilişkin kuralları iş kazası nedeniyle tazminat davası yazımızda ayrıca anlattık.

Hangi hastalıklar meslek hastalığı sayılır?

Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı yönetmelikle belirlenir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin ekindeki Meslek Hastalıkları Listesi (Ek-2), hastalıkları gruplar halinde sayar ve her biri için bir yükümlülük süresi öngörür. Liste genel olarak şu grupları içerir:

  • Kimyasal maddelerle olan hastalıklar: Kurşun, cıva, benzen ve çözücülerle temasa bağlı zehirlenmeler.
  • Mesleki cilt hastalıkları: Boya, çimento, deterjan veya yapıştırıcıyla temasa bağlı dermatitler.
  • Pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum hastalıkları: Maden ve taş ocağı işçilerinde ve kot kumlamada görülen silikozis, asbest maruziyetine bağlı asbestoz, mesleki astım.
  • Mesleki bulaşıcı hastalıklar: Örneğin sağlık çalışanlarında görülen ve işle bağlantısı kurulan enfeksiyonlar.
  • Fizik etkenlerle olan hastalıklar: Gürültüye bağlı işitme kaybı, titreşim ve radyasyona bağlı rahatsızlıklar.

Listede yer alan bir hastalık için işle bağlantının kurulması daha kolaydır. Ancak hastalık ile çalışma koşulları arasındaki illiyet bağı tıbbi ve teknik olarak ortaya konursa listede açıkça yer almayan durumların da tartışılabileceği öğretide ve uygulamada kabul görmektedir.

Meslek hastalığı nasıl tespit edilir?

Meslek hastalığı kendiliğinden kabul edilmez. 5510 sayılı Kanun m. 14’e göre sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğu, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının usulüne uygun düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler, gerektiğinde işyerindeki çalışma koşullarını gösteren denetim raporları incelenerek SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilir.

  1. Şüphenin doğmasıBelirtiler genellikle işyeri hekiminin periyodik muayenesinde ya da işçinin kendi başvurduğu bir tedavi sırasında fark edilir. Hekim, meslek hastalığından şüphelendiğinde işçiyi yetkili bir hastaneye yönlendirir.
  2. Yetkili hastaneye başvuruMeslek hastalığı tanısına esas sağlık kurulu raporunu Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleri düzenleyebilir (Yönetmelik m. 5/2). Bu hastanelerin meslek hastalıkları veya iş ve meslek hastalıkları poliklinikleri ilk başvuru yeridir.
  3. Belgelerin hazırlanmasıRaporda tanının yanında işçinin meslek öyküsü, hangi işyerlerinde ne kadar süre hangi etkene maruz kaldığı da yer alır. İşe giriş ve periyodik muayene sonuçları, ortam ölçüm raporları ve önceki tedavi kayıtları bu aşamada önem taşır.
  4. SGK’ya intikal ve bildirimRapor SGK’ya gönderilir. İşveren, işçinin meslek hastalığına tutulduğunu öğrendiği günden itibaren üç iş günü içinde durumu SGK’ya bildirmek zorundadır.
  5. Kurum Sağlık Kurulu kararıKurum Sağlık Kurulu, raporu ve tıbbi belgeleri inceler; gerekirse işyerinde teftiş yaptırarak çalışma koşullarını araştırır. Hastalığın meslek hastalığı olup olmadığına ve meslekte kazanma gücü kayıp oranına karar verir.

Kurum Sağlık Kurulu kararıyla meslek hastalığı kabul edilen işçi SGK yardımlarından yararlanır. Kabul edilmezse veya oran düşük bulunursa itiraz ve dava yolu açıktır.

Yükümlülük süresi: işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalık

Meslek hastalıklarının önemli bir kısmı, işçi riskli işten ayrıldıktan yıllar sonra belirti verir. Yönetmelik bu durum için yükümlülük süresi kavramını kullanır: sigortalının meslek hastalığına yol açan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın ortaya çıktığı tarih arasında geçebilecek en uzun süre (Yönetmelik m. 4/1-n). Süreler her hastalık için Meslek Hastalıkları Listesi’nde ayrı ayrı gösterilir (Yönetmelik m. 17, Ek-2).

Süre aşılmışsa

Yükümlülük süresi geçtikten sonra ortaya çıkan bir hastalık da kendiliğinden reddedilmez. Hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlenmesi ve işyerindeki etkenle bağlantısının ortaya konması halinde, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla meslek hastalığı sayılabilir (Yönetmelik m. 17/2).

Bu nedenle işten yıllar önce ayrılmış bir işçi de eski işyerindeki maruziyetini belgelerle ortaya koyabildiği ölçüde meslek hastalığı tespiti isteyebilir. Kayıtsız çalışılan dönemler varsa, önce o çalışmanın ispatlanması gerekebilir; bunun için hizmet tespiti davası yazımıza bakabilirsiniz.

SGK kararına itiraz ve tespit davası

Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz edildiğinde durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır (5510 sayılı Kanun m. 95). Yargıtay’a göre bu kurulun kararı SGK’yı bağlar; ancak işçi ve işveren gibi diğer ilgililer bakımından bağlayıcı değildir. Bu nedenle mahkeme, Adli Tıp Kurumu veya tıp fakültelerinden ayrıca rapor alabilir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2022/12221, K. 2023/23 sayılı kararında, Yüksek Sağlık Kurulu’nun belirlediği oran (%13,20) ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun belirlediği oran (%20) arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporuyla giderilmeden hüküm kurulamayacağını belirtmiştir.

Meslek hastalığı tespiti davası

SGK hastalığı meslek hastalığı saymazsa ya da kayıp oranını düşük belirlerse işçi, iş mahkemesinde SGK’ya karşı tespit davası açabilir. İşveren de sonuçtan doğrudan etkilendiği için davaya dahil edilir. Bu dava için zorunlu arabuluculuk yoktur (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Uygulamada sigortalılık niteliğindeki bu tespit davalarının zamanaşımına tabi olmadığı kabul edilmektedir.

Mahkemenin araştırması kapsamlıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yukarıda anılan 05.02.2025 tarihli kararında, işyeri halen faaliyetteyse uzman doktor, sosyal güvenlik uzmanı ve gerekirse mühendis ile kimyager bilirkişiden oluşan heyetle keşif yapılması, sigortalının sicil dosyasının ve tüm tedavi belgelerinin getirtilmesi ve sağlık kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp sürecinin sırasıyla işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda, hastalığın mesleki olmadığı sonucuna varılıyorsa nedeninin ve yapılan işle illiyet bağının bulunmadığının açıkça gösterilmesi gerektiği de vurgulanmıştır.

SGK’nın sağladığı haklar

Meslek hastalığı tespit edilen işçiye SGK, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında şu yardımları sağlar. Bu yardımlar için prim ödeme gün sayısı şartı aranmaz.

Tedavi süresinceGeçici iş göremezlik ödeneğiİstirahatli kalınan her gün için ödenir. Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi esas alınır (5510 m. 18).
Kalıcı kayıpSürekli iş göremezlik geliriMeslekte kazanma gücü en az %10 azalmışsa bağlanır. Tam iş göremezlikte aylık kazancın %70’i, kısmi iş göremezlikte kayıp oranına göre hesaplanır (5510 m. 19).
Ölüm halindeÖlüm geliri ve ödeneklerHak sahiplerine gelir bağlanır; cenaze ödeneği ve gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenme ödeneği verilir (5510 m. 20 vd.).
Her durumdaSağlık yardımlarıTedavi, ilaç, protez ve tıbbi araç gereç giderleri genel sağlık sigortası kapsamında karşılanır.

Çalışma gücü kaybı %60 veya daha fazlaysa, koşulları varsa malullük aylığı da gündeme gelebilir. Malullük aylığının şartları farklıdır ve sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte alınıp alınamayacağı somut duruma göre değerlendirilir.

İşverene karşı tazminat davası

SGK’nın sağladığı yardımlar, işçinin bütün zararını karşılamaz. İşveren, işçiyi gözetmek ve iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür (TBK m. 417/2; 6331 sayılı Kanun m. 4). Bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle işçinin sağlığı bozulmuşsa işveren, sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre tazminat öder (TBK m. 417/3). Önlem yükümlülüklerinin ayrıntısı için işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alma sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

İşverenin kusuru nasıl belirlenir?

Meslek hastalığı davalarında kusur, çoğunlukla yılların ihmalinden doğar. Bilirkişi; ortam ölçümlerinin yapılıp yapılmadığını, toz, gürültü veya kimyasal maruziyetin sınır değerlerin üzerinde olup olmadığını, havalandırma ve toz emme sistemlerini, uygun maske ve kulaklık gibi kişisel koruyucu donanımın verilip kullanımının denetlenip denetlenmediğini, işe giriş ve periyodik muayenelerin yapılıp yapılmadığını inceler. Periyodik muayenede tespit edilen ilk belirtilere rağmen işçinin aynı işte çalıştırılmaya devam edilmesi, işverenin kusurunu ağırlaştıran bir etkendir.

Talep edilebilecek kalemler

  • Sürekli iş göremezlik tazminatı: Meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle uğranılan ve uğranılacak gelir kaybı. Hesap, iş kazasında olduğu gibi aktüerya yöntemiyle; yaş, bakiye ömür, giydirilmiş ücret, maluliyet ve kusur oranı esas alınarak yapılır.
  • Geçici iş göremezlik tazminatı: Tedavi sürecindeki ücret kaybı; SGK ödeneği bu tutardan düşülür.
  • Tedavi ve bakım giderleri: SGK’nın karşılamadığı tedavi, ilaç, cihaz, yol ve bakıcı giderleri.
  • Manevi tazminat: Hastalığın yarattığı acı, yaşam kalitesinin düşmesi ve gelecek kaygısı için (TBK m. 56).
  • Ölüm halinde: Yakınlar için destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat.

SGK’nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı maddi tazminattan düşülür; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ise indirilmez (TBK m. 55/1). Kanuni faiz oranı 31.07.2026’dan itibaren %31’dir. 7589 sayılı Kanun’la TBK m. 55’e eklenen ve 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanan fıkralar (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/9), çalışma gücü kaybı tazminatında gelecek döneme ilişkin faizin karar tarihinden işleyeceğini öngörmektedir.

Birden fazla işveren

İşçi aynı riske farklı işverenler yanında yıllar boyunca maruz kalmış olabilir. Bu durumda her işverenin maruziyet süresi ve önlem eksikliği bilirkişi tarafından ayrı ayrı değerlendirilir. Zarara birlikte sebep olan işverenler zarar gören işçiye karşı müteselsil sorumlu tutulabilir; aralarındaki paylaşım iç ilişkide yapılır (TBK m. 61). Alt işveren yanında çalışılmışsa asıl işveren de sorumludur (İş Kanunu m. 2/6).

Usul

Dava iş mahkemesinde açılır. Arabuluculuk şartı yoktur. Tazminat tutarı ancak maluliyet ve aktüerya raporlarıyla belirleneceğinden, 31.07.2026’dan itibaren dava genellikle kısmi dava olarak açılır ve talep tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4). Davacı, meslek hastalığının varlığını SGK kararı veya mahkemece yapılan tespitle ispatlar. Tespit süreci devam ediyorsa tazminat davasında bu sonuç bekletici mesele yapılır. 01.07.2026’dan itibaren temyiz incelemesi Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ndedir.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

İşverene karşı tazminat davasında zamanaşımı süresi 10 yıldır (TBK m. 146). Meslek hastalığında asıl sorun, sürenin başlangıcıdır. Hastalık yıllar içinde geliştiğinden, ilk belirtilerin ortaya çıktığı tarih esas alınmaz. Zarar, meslek hastalığının ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının kesin olarak tespit edildiği tarihte öğrenilmiş sayılır.

Durum Sürenin başlangıcı
Hastalık ve kayıp oranı SGK kararıyla belirlendi Kararın kesinleştiği tarih
Oran itiraz veya dava sonucunda belirlendi Oranın itiraz veya yargı kararıyla kesinleştiği tarih
Hastalık ilerledi, oran sonradan arttı Artan zarar bakımından yeni oranın kesinleştiği tarih
İşçi hastalık nedeniyle öldü Yakınların talepleri için ölüm tarihi
SGK’ya karşı meslek hastalığı tespiti Uygulamada zamanaşımına tabi kabul edilmez

Hastalığın ilerleyici niteliği nedeniyle aynı işçi için zaman içinde birden fazla maluliyet kararı verilebilir. Sonradan artan oran, artan kısım için yeni bir tazminat talebinin yolunu açar. Ancak her karar için ayrı süre hesaplanacağından tarihlerin dikkatle izlenmesi gerekir.

Tüzel kişi işverende ceza zamanaşımına güvenmeyin. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2025 tarihli, E. 2025/242, K. 2025/11284 sayılı kararına göre uzamış ceza zamanaşımı tüzel kişi işverenlere uygulanmaz. Şirket işverene karşı 10 yıllık süre esas alınmalıdır.

Meslek hastalığının iş sözleşmesine etkisi

Meslek hastalığı tespit edilen işçinin aynı koşullarda çalışmaya devam etmesi sağlığını daha da bozabilir. İşin yapılması işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeliyse işçi sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır (İş Kanunu m. 24/I-a). Sağlık nedenine dayanan bu fesihte İş Kanunu m. 26’daki 6 iş günlük süre uygulanmaz; yine de tehlikeyi öğrendikten sonra makul bir süre içinde harekete geçmek gerekir. Ayrıntılar için işçinin haklı fesih halleri ve kıdem tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz.

İşveren açısından ise işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğu sağlık kurulunca saptanırsa haklı fesih hakkı doğar (İş Kanunu m. 25/I-b). Hastalık nedeniyle devamsızlık bildirim süresini altı hafta aşarsa da işveren sözleşmeyi feshedebilir. Bu sağlık nedenli fesihlerde işçinin kıdem tazminatı hakkı korunur. Hastalığın işverenin kusurundan doğması ise ayrıca tazminat sorumluluğu doğurur. İşverenin fesih hakları için işverenin haklı fesih halleri yazımıza bakabilirsiniz.

İşveren açısından

Meslek hastalığı davaları, olaydan çok uzun süre sonra açılabildiği için işveren bakımından belge saklama ayrı bir önem taşır. Tespit edilen hastalık işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılığından kaynaklanıyorsa SGK, yaptığı ödemeler ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri için işverene rücu eder (5510 sayılı Kanun m. 21).

  • Ortam ölçümleri: Gürültü, toz ve kimyasal ölçümleri düzenli yapılmalı ve raporlar saklanmalıdır.
  • Sağlık gözetimi: İşe giriş ve periyodik muayeneler zamanında yapılmalı; ilk belirtilerde işçi riskten uzaklaştırılmalı ve uygun bir işe aktarılmalıdır (6331 sayılı Kanun m. 15).
  • Koruyucu donanım: Maskenin ve kulaklığın verilmesi yetmez; kullanımın denetlendiği belgelenmelidir.
  • Bildirim: Meslek hastalığı öğrenildiği günden itibaren üç iş günü içinde SGK’ya bildirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

  • Belirtileri yaşlılık veya genel sağlık sorunu sayıp yetkili bir hastaneye hiç başvurmamak.
  • Meslek hastalığı yerine yalnızca adi hastalık raporu almak ve maruziyet öyküsünü raporda belirtmemek.
  • İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıkta yükümlülük süresini araştırmadan hakkın kaybedildiğini düşünmek.
  • Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz etmeden düşük kayıp oranını kabullenmek.
  • Maluliyet kararının kesinleştiği tarihi kayda geçirmeyip 10 yıllık zamanaşımı süresini kaçırmak.
Meslek hastalığı şüpheniz mi var?
Raporlarınız ve çalışma geçmişiniz üzerinden tespit ve tazminat sürecini online görüşmede birlikte planlayalım.

Sık sorulan sorular

Meslek hastalığı raporunu hangi hastaneden almalıyım?

Meslek hastalığı tanısına esas sağlık kurulu raporunu Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleri düzenleyebilir. Bu hastanelerin meslek hastalıkları polikliniğine çalışma geçmişinizi gösteren belgelerle başvurmanız sürece hız kazandırır.

İşten ayrılalı yıllar oldu. Yine de meslek hastalığı tespit edilebilir mi?

Evet. Hastalık, listede o hastalık için öngörülen yükümlülük süresi içinde ortaya çıkmışsa meslek hastalığı sayılır. Süre aşılmışsa da klinik ve laboratuvar bulguları ve işyerindeki etkenle bağlantı ortaya konursa Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla kabul edilebilir.

SGK meslek hastalığımı kabul etmedi. Ne yapabilirim?

Önce Kurum kararına itiraz edebilirsiniz; itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenir. Sonuç olumsuzsa iş mahkemesinde SGK’ya karşı meslek hastalığı tespiti davası açılabilir. Mahkeme Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alır ve gerekirse işyerinde keşif yapar.

Meslek hastalığı nedeniyle işten ayrılırsam kıdem tazminatı alır mıyım?

İşin yapılması sağlığınız için tehlikeliyse sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatı alabilirsiniz. Sağlık nedenine dayanan fesihte 6 iş günlük süre uygulanmaz; ancak durumu öğrendikten sonra makul bir süre içinde ve gerekçeli, yazılı bir bildirimle fesih yapmanız önerilir.

Tazminat davası için ne kadar sürem var?

10 yıl. Süre, meslek hastalığının ve kayıp oranının kesin olarak tespit edildiği tarihten başlar. Hastalık ilerleyip oran artarsa artan kısım için süre yeni oranın kesinleşmesinden itibaren hesaplanır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
İş Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın