Borçlar Hukuku

Cezai Şart (Ceza Koşulu): Geçerliliği, İndirilmesi ve Tahsili

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Cezai Şart (Ceza Koşulu): Geçerliliği, İndirilmesi ve Tahsili

“Teslimde gecikilen her gün için 5.000 TL ceza ödenecektir.” Satış, inşaat, kira, bayilik ve hizmet sözleşmelerinde sıkça rastlanan bu tür hükümler, hukuki adıyla ceza koşulu ya da yaygın kullanımıyla cezai şarttır. Türk Borçlar Kanunu m. 179-182 arasında düzenlenen cezai şart, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi ihtimaline karşı tarafların önceden belirlediği bir yaptırımdır.

Cezai şart alacaklıya önemli bir kolaylık sağlar: zararı ispat etmeden belirli bir tutarı isteyebilir. Buna karşılık borçlu da korumasız değildir; hakim aşırı bulduğu cezayı kendiliğinden indirir. Bu yazıda cezai şartın türlerini, geçerlilik şartlarını, çekince koymanın önemini, indirim ölçütlerini, tacirlere ilişkin özel kuralı ve cezai şartın nasıl tahsil edileceğini somut hesap örnekleriyle anlatıyoruz.

Kısaca
Zararımı ispat etmem gerekir mi?
Hayır. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza istenebilir (TBK m. 180/1).
Gecikme cezasını nasıl korurum?
Geç yapılan ifayı kabul ederken açıkça çekince koyarak. Çekincesiz kabulde ceza istenemez (TBK m. 179/2).
Ceza çok yüksekse?
Hakim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir (TBK m. 182/3). Tacir borçlu ise kural olarak indirim isteyemez (TTK m. 22).
Her sözleşmeye konabilir mi?
Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine ceza koşulu geçersizdir (TBK m. 346); hizmet sözleşmesinde yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir (TBK m. 420/1).

Cezai şart nedir, ne işe yarar?

Cezai şart, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde alacaklıya ödeyeceği, önceden belirlenmiş bir edimdir. Çoğunlukla para olarak kararlaştırılır; ancak bir malın verilmesi veya bir işin yapılması da ceza olarak öngörülebilir. Cezai şartın üç temel işlevi vardır:

  • Teminat ve baskı işlevi: Borçluyu, ceza ödememek için borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmeye yöneltir.
  • Götürü tazminat işlevi: Alacaklıyı, zararın varlığını ve miktarını ispat etme yükünden kurtarır.
  • Belirlilik işlevi: Taraflar, bir aykırılık halinde ne ödeneceğini baştan bilir; uyuşmazlık riski azalır.

Cezai şart fer’i, yani asıl borca bağlı bir borçtur. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse veya sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ifa imkansızlaşırsa ceza da istenemez (TBK m. 182/2). Örneğin şekle aykırı olduğu için geçersiz olan bir taşınmaz satış vaadine eklenen cezai şart da geçersizdir. Buna karşılık ceza koşulunun geçersiz olması, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

Cezai şartın türleri

Cezai şartın türü, alacaklının hem ifayı hem cezayı isteyip isteyemeyeceğini belirler. Bu nedenle sözleşme hükmünün dikkatle yorumlanması gerekir.

TBK m. 179/1Seçimlik cezaBorcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılır. Aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya ifayı ya da cezayı ister; ikisini birden isteyemez.
TBK m. 179/2İfaya eklenen cezaBorcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılır. Alacaklı ifa ile birlikte cezayı da ister; ancak açıkça feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz kabul etmemiş olmalıdır.
TBK m. 179/3Dönme veya fesih cezasıBorçlunun cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme veya sözleşmeyi feshetme yetkisi. Bu yetkinin kararlaştırıldığını ispat yükü borçludadır.
TBK m. 181Kısmi ifanın yanmasıSözleşmeden dönülürse, ifa edilmiş kısmın alacaklıda kalacağına ilişkin kayıtlar da ceza koşulu hükümlerine tabidir. Taksitle satışa ilişkin özel hükümler saklıdır.
Örnek

Bir makine satışında “makine teslim edilmezse satıcı 300.000 TL ceza öder” hükmü seçimlik cezadır: alıcı ya makinenin teslimini ya da 300.000 TL’yi ister. “Teslimde gecikilen her gün için 2.000 TL ödenir” hükmü ise ifaya eklenen cezadır: makine 120 gün geç teslim edilirse alıcı makineyi teslim alır ve ayrıca 240.000 TL ister; yeter ki teslim sırasında çekince koysun.

Geçerlilik şartları ve yasak alanlar

Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir (TBK m. 182/1). Cezai şart, asıl sözleşme hangi şekle tabiyse o şekilde yapılmalıdır; şekle bağlı olmayan sözleşmelerde ceza koşulu da şekle bağlı değildir, ancak ispat için yazılı yapılması zorunlu denecek kadar önemlidir. Bazı sözleşme türlerinde ise kanun ceza koşulunu sınırlar veya yasaklar.

  • Konut ve çatılı işyeri kiraları: Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir (TBK m. 346).
  • Hizmet (iş) sözleşmeleri: Yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir (TBK m. 420/1). Ceza koşulu her iki taraf için konulmalıdır. Yargıtay uygulamasında, iş ilişkisi sona erdikten sonraki dönemi kapsayan rekabet yasağına bağlanan ceza koşulunda bu karşılıklılık kuralı aranmamaktadır.
  • Tüketici sözleşmeleri: Satıcı veya sağlayıcı tarafından önceden hazırlanan ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan ceza koşulları haksız şart sayılabilir. Ayrıntı için tüketici sözleşmelerinde haksız şartlar yazımıza bakabilirsiniz.
  • Genel işlem koşulları: Tacirler arasında da, pazarlık edilmeden standart metinle dayatılan ve karşı tarafa açıkça bildirilmeyen ceza koşulları yazılmamış sayılabilir (TBK m. 20-25).

Müteahhitten konut satın alanlar için teslimin gecikmesine bağlanan cezai şartlar ayrıca önem taşır. Bu sözleşmelerdeki tüketici haklarını konutun geç teslimi yazımızda anlattık.

Ceza ve zarar ilişkisi

Cezai şartın en önemli sonucu, alacaklının zarar ispatı yükünden kurtulmasıdır: alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir (TBK m. 180/1). Borçlu, “alacaklı zarar görmedi” savunmasıyla cezadan kurtulamaz; bu savunma ancak indirim tartışmasında bir ölçüt olarak dikkate alınır.

Alacaklının gerçek zararı cezadan fazlaysa, alacaklı aşan kısmı da isteyebilir. Ancak bunun için borçlunun kusurlu olduğunu ispatlaması gerekir (TBK m. 180/2). Ayrıca aşan zararın varlığını ve miktarını da genel kurallara göre ispat etmelidir.

Örnek hesap

Bir fuar için kiralanan sahne ekipmanının teslim edilmemesine 100.000 TL ceza bağlanmıştır. Organizatör başka firmadan acil kiralama yaparak 250.000 TL ödemek zorunda kalmıştır. Organizatör 100.000 TL cezayı zarar ispatı olmadan ister. Aşan 150.000 TL için ise hem bu zararı hem de ekipman firmasının kusurlu olduğunu ispatlamalıdır. Sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminatın genel kuralları için sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

Çekince koymanın önemi (ihtirazi kayıt)

İfaya eklenen cezada, yani gecikme veya yanlış yerde ifa için kararlaştırılan cezada, alacaklı geç yapılan ifayı kabul ederken cezayı isteme hakkını saklı tutmalıdır. Kanuna göre alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, ifa ile birlikte cezayı da isteyebilir (TBK m. 179/2). Uygulamada en çok hak kaybı bu noktada yaşanır.

  • Zamanlama: Çekince ifa kabul edilirken veya en geç kabulden hemen sonra yapılmalıdır. Teslimden aylar sonra gönderilen bir ihtarname kural olarak yeterli sayılmaz.
  • Biçim: Kanun şekil aramaz, ama ispat için yazılı olmalıdır: teslim tutanağına “gecikme nedeniyle sözleşmedeki cezai şart haklarımız saklıdır” şerhi düşmek, aynı gün noter ihtarı göndermek veya e-postayla bildirim yapmak.
  • Dönemsel edimler: Yıllık asgari alım taahhüdü gibi dönemlere bölünmüş yükümlülüklerde, önceki dönemin cezası için sonraki dönemin ifasına başlanmadan çekince konulmalı veya ihtar yapılmalıdır (Yargıtay 19. HD, 2013/14654 E., 2013/19950 K.). Bir dönem sona erdikten sonra çekincesiz teslime devam edilmesi, o dönemin cezasından zımnen vazgeçme olarak yorumlanmıştır (Yargıtay 19. HD, 24.04.2014, 2014/3953 E., 2014/7865 K.).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, akaryakıt bayilik sözleşmesinde asgari alım taahhüdüne bağlanan cezai şarta ilişkin bir davada, sağlayıcının bayinin taahhüdü yerine getirmediğini bildiği halde dokuz yıl boyunca çekince koymadan teslime devam etmesinin, bayide cezanın uygulanmayacağı yönünde haklı bir güven oluşturduğunu ve cezanın sonradan istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu kabul etmiştir (HGK, 16.01.2013, 2012/19-670 E., 2013/171 K.).

Anahtarı almadan önce çekince koyun. Geç teslim edilen bir konutu, aracı veya işi teslim alırken tutanağa çekince yazdırmadan imza atmak, gecikme cezasını kaybetmenin en sık sebebidir. Teslim tutanağı çekince yazmaya izin vermiyorsa, aynı gün noterden ihtarname gönderin.

Aşırı cezanın indirilmesi

Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m. 182/3). Borçlunun ayrıca indirim talep etmesi gerekmez; hakim dosyadaki bilgilerle cezayı aşırı bulursa indirimi resen yapmak zorundadır. İndirim, cezayı tamamen ortadan kaldırmaz; ceza makul bir seviyeye çekilir.

Cezanın aşırı olup olmadığı, somut olayın bütün koşulları dikkate alınarak değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında kullanılan başlıca ölçütler şunlardır:

  • Alacaklının cezanın istenmesinde sahip olduğu menfaat ve uğradığı gerçek zararın büyüklüğü,
  • Borçlunun kusurunun ağırlığı ve sözleşmeye aykırılığın ciddiyeti,
  • Tarafların ekonomik durumu ve borçlunun ödeme gücü,
  • Borçlunun aykırılıktan elde ettiği yarar,
  • Borcun kısmen ifa edilmiş olup olmadığı,
  • Ceza ile asıl edimin değeri arasındaki oran.
Örnek hesap

Bedeli 1.000.000 TL olan bir tadilat işinde gecikilen her gün için işin bedelinin yüzde biri, yani 10.000 TL ceza kararlaştırılmıştır. İş 150 gün geç teslim edilirse ceza 1.500.000 TL eder; bu tutar işin bedelini aşar. İş sahibinin bu sürede kirada oturmak zorunda kaldığı ve toplam 180.000 TL kira ödediği anlaşılırsa, hakim gerçek zararı, yüklenicinin kusurunu ve işin önemli kısmının tamamlanmış olmasını gözeterek cezayı örneğin 300.000 TL gibi makul bir seviyeye indirebilir. İndirimin oranı tamamen somut olayın koşullarına bağlıdır.

Tacirlerde indirim yasağı (TTK m. 22)

Tacir sıfatını taşıyan borçlu, aşırı olduğu iddiasıyla ceza koşulunun indirilmesini mahkemeden isteyemez (TTK m. 22). Kanun, basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlü olan tacirin (TTK m. 18/2) üstlendiği yükümlülüğün sonuçlarını öngörebileceğini kabul eder. Uygulamada bu yasağın, ceza koşulunun tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir işten doğduğu hallerde uygulandığı kabul edilir. Tacirin ticari işletmesiyle ilgisi olmayan özel işlerinde ise hakimin genel indirim yetkisi devam eder.

Yargıtay uygulamasında bu yasağın bir istisnası kabul edilmektedir: ceza, tacir borçlunun ekonomik yıkımına yol açacak ölçüde ağırsa, ahlaka ve dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle tacir yönünden de indirim yapılabilmektedir. Bu istisnanın uygulanması için, cezanın ödenmesinin borçlunun ticari varlığını tehlikeye sokacağını gösteren mali verilerin sunulması gerekir; cezanın yalnızca yüksek olması yeterli görülmez.

Cezai şartın tahsili: başvuru ve dava yolu

  1. Aykırılığı ve çekinceyi belgeleyinGecikmeyi veya ifa etmemeyi gösteren yazışmalar, teslim tutanağı, fotoğraf ve tanıklar. İfaya eklenen cezada çekince belgesini mutlaka saklayın.
  2. İhtarname gönderinBorçluya noter aracılığıyla aykırılığı, sözleşmedeki ceza hükmünü, istenen tutarı ve ödeme için süre bildirin. İhtarname, temerrüt tarihini de belirler.
  3. Arabuluculuğu kontrol edinTicari bir işte cezai şart alacağı bir para alacağı olduğundan TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabidir. Tüketici işlemlerinde TKHK m. 73/A, işçi ile işveren arasında iş mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda 7036 sayılı Kanun m. 3 uyarınca önce arabulucuya başvurulur. Tacir olmayan kişiler arasındaki genel alacak davalarında arabuluculuk zorunlu değildir.
  4. İcra takibi veya dava yolunu seçinCezai şart alacağı için ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlu itiraz ederse, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açılabilir (İİK m. 67). Ayrıntı için itirazın iptali davası yazımıza bakabilirsiniz. Doğrudan alacak davası açmak da mümkündür.
  5. Teminat isteyinBorçlunun mal kaçırma ihtimali varsa, muaccel hale gelmiş cezai şart alacağı için ihtiyati haciz talep edilebilir (İİK m. 257).
Konu Kural
Görevli mahkeme Asliye hukuk; ticari işlerde asliye ticaret; tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi (2026’da 186.000 TL altı uyuşmazlıklarda önce hakem heyeti); kira ilişkisinde sulh hukuk; iş sözleşmesinde iş mahkemesi.
Yetkili mahkeme Davalının yerleşim yeri (HMK m. 6) veya sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK m. 10). Para borçları kural olarak alacaklının yerleşim yerinde ödenir (TBK m. 89).
Harç Nispi harç: 2026 için talep edilen tutarın binde 68,31’i, dörtte biri peşin.
İspat Cezai şartın varlığı ve içeriği, hukuki işlemin yapıldığı tarihteki senetle ispat sınırını (2026 için 41.000 TL) aşıyorsa yazılı delille ispat edilir (HMK m. 200).
Faiz Cezai şart alacağına, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilir. Güncel kanuni faiz ve ticari temerrüt faizi oranları için ticari işlerde faiz yazımıza bakabilirsiniz.

İcra takibine itiraz edilmesi halinde icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği, alacağın likit sayılıp sayılmamasına bağlıdır. Hakimin indirim yetkisi bulunduğundan, tacir olmayan borçlulara karşı cezai şart alacaklarında bu konu tartışmalıdır. Zamanaşımı bakımından cezai şart alacağı kural olarak bağlı olduğu sözleşme alacağının süresine göre değerlendirilir. Genel süre on yıldır (TBK m. 146); TBK m. 147’de sayılan alacaklar için ise beş yıllık süre öngörülmüştür.

Sözleşmeden dönülmesi veya sözleşmenin feshedilmesi halinde cezai şartın akıbeti, cezanın türüne ve sözleşme hükmüne göre değişir. Dönme cezası ve kısmi ifanın yanması kayıtları bu durumda özellikle önem kazanır; dönme ve feshin sonuçları için sözleşmeden dönme ve fesih yazımıza bakabilirsiniz.

Sözleşme yazarken nelere dikkat edilmeli?

Cezai şart uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı, hükmün belirsiz yazılmasından kaynaklanır. Sözleşmeyi hazırlarken şu noktaları açıkça düzenleyin:

  • Türünü belirtin: Cezanın ifa yerine mi, ifa ile birlikte mi istenebileceğini yazın. “Ceza ödenmesi asıl borcu ortadan kaldırmaz” gibi bir ifade, seçimlik ceza karinesini bertaraf eder.
  • Hangi aykırılığa bağlandığını yazın: Gecikme, hiç ifa etmeme, ayıplı ifa, gizlilik ihlali gibi her aykırılık için ayrı ve açık hükümler kurun.
  • Makul bir üst sınır koyun: Günlük gecikme cezalarında toplam tutar için bir tavan (örneğin sözleşme bedelinin yüzde yirmisi) belirlemek, indirim tartışmasını azaltır.
  • Aşan zararı düzenleyin: Cezanın yanında aşan zararın da istenebileceğini veya cezanın tüm zararı karşıladığını açıkça yazın.
  • Karşılıklılığı gözetin: İş sözleşmelerinde zorunlu, diğer sözleşmelerde ise hükmün dengeli görünmesi açısından faydalıdır.
  • Şekle uyun: Asıl sözleşme resmi şekle tabiyse, ceza koşulunu da aynı belgede düzenleyin.

Sık yapılan hatalar

  • Geç yapılan teslimi çekince koymadan kabul edip sonradan gecikme cezası istemek.
  • Dönemsel taahhütlerde, önceki dönemin cezası için yeni dönem başlamadan çekince veya ihtar yapmamak.
  • Kira sözleşmesine, kiranın geç ödenmesi halinde ceza ödeneceğine dair hüküm koymak ve buna güvenmek.
  • Tacir olarak imzalanan yüksek bir ceza için mahkemeden indirim beklemek; tacirlerde indirim ancak ekonomik yıkım gibi istisnai durumlarda gündeme gelir.
  • Ticari bir cezai şart alacağı için arabulucuya başvurmadan dava açmak; dava usulden reddedilir.
Sözleşmenizdeki cezai şartı mı tahsil etmek istiyorsunuz?
Ceza türünü, çekince durumunu ve en hızlı tahsil yolunu birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Cezai şart istemek için zararımı ispatlamam gerekir mi?

Hayır. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza istenebilir (TBK m. 180/1). Zararın bulunmaması yalnızca hakimin indirim değerlendirmesinde dikkate alınır.

Hem ifayı hem cezayı isteyebilir miyim?

Ceza, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa evet; yeter ki ifayı çekincesiz kabul etmemiş olun. Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılan cezada ise sözleşmede aksi yazmıyorsa ya ifayı ya cezayı seçersiniz.

Mahkeme cezai şartı tamamen kaldırabilir mi?

Hakim aşırı bulduğu cezayı indirir; geçerli bir cezai şartı tamamen ortadan kaldırmaz. Asıl borç geçersizse veya borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple imkansızlaşmışsa ise ceza zaten istenemez.

Şirketimiz yüksek bir ceza ödemeye mahkum edildi, indirim isteyebilir miyiz?

Tacir sıfatını taşıyan borçlu, aşırılık iddiasıyla indirim isteyemez (TTK m. 22). Yargıtay uygulamasında ancak cezanın ödenmesi şirketin ekonomik yıkımına yol açacaksa indirim yapılabilmektedir ve bunun mali verilerle ispatı gerekir.

Ev sahibi, kirayı geç ödersem ceza ödeyeceğimi yazdı; geçerli mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan ceza koşulları geçersizdir (TBK m. 346). Kiraya veren ancak kanundaki temerrüt ve tahliye yollarına başvurabilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Borçlar Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın