Telif hakkı ihlalinde eser sahibi ve diğer hak sahipleri, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (FSEK) dayanarak çeşitli hukuk davaları açabilir. Devam eden ihlalin kaldırılması, muhtemel bir ihlalin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve ihlalcinin elde ettiği karın devri bu davaların başında gelir. Kanun bunlara ek olarak, izinsiz kullanımda sözleşme bedelinin üç katına kadar talep edilmesine imkan veren özel bir yol öngörür.
Bu yazıda telif hakkı ihlalinde hangi hukuk davasının hangi durumda açılacağını, taleplerin birlikte ileri sürülüp sürülemeyeceğini, dava öncesinde alınabilecek tedbirleri, görevli ve yetkili mahkemeyi ve zamanaşımı sürelerini ele alıyoruz. Kanun ihlal yerine “tecavüz” terimini kullanır: “tecavüzün ref’i” ihlalin kaldırılması, “tecavüzün men’i” ihlalin önlenmesi anlamına gelir. Eser kavramı ve hakların içeriği için eser sahibinin hakları, korunması ve devri yazımıza bakabilirsiniz.
- Hangi hukuk davaları açılabilir?
- İhlalin kaldırılması (m. 66-67), ihlalin önlenmesi (m. 69), üç kata kadar bedel (m. 68), maddi ve manevi tazminat ve kar devri (m. 70).
- Hangi mahkeme?
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi; kurulmadığı yerlerde bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemesi.
- Dava öncesi ne yapılabilir?
- Delil tespiti, ihtiyati tedbir, gümrükte el koyma ve internetteki içerik için kaldırma başvurusu.
- Süre?
- Haksız fiile dayalı tazminatta öğrenmeden itibaren 2 yıl, her halde 10 yıl; fiil suç ise daha uzun ceza zamanaşımı.
Telif hakkı ihlalinde kimler dava açabilir?
FSEK’e göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür. Eser sahibi eseri meydana getiren kişidir ve haklar eserin ortaya çıkmasıyla doğar; tescil gerekmez. Dava açma hakkı, ihlal edilen hakkın türüne göre şu kişilere aittir:
- Eser sahibi: Hem manevi hem mali haklarının ihlali nedeniyle dava açabilir. Manevi haklar kişiye bağlı olduğundan, bu haklara dayanan davalar kural olarak eser sahibine, ölümünden sonra ise kanunda sayılan kişilere aittir.
- Mali hakları devralan: Yazılı sözleşmeyle mali hakkı devralan kişi, devraldığı hakkın ihlali nedeniyle kendi adına dava açabilir.
- Ruhsat sahibi ve bağlantılı hak sahipleri: Ruhsatın kapsamına göre lisans alan, icracı sanatçılar, fonogram yapımcıları ve yayın kuruluşları kendi hakları için dava açabilir.
- Meslek birlikleri: Üyelerinin yönetimine bıraktığı haklar bakımından hukuki yollara başvurabilir.
Manevi haklar (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını önleme, malik ve zilyede karşı haklar) devredilemez; mali haklar (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim, pay ve takip) ise sınırlı sayıdadır ve devredilebilir. Kanunda olmayan bir mali hak sözleşmeyle yaratılamaz.
Açılabilecek hukuk davalarına genel bakış
FSEK’teki talepler ihlalin aşamasına ve istenen sonuca göre ayrılır. Devam eden bir ihlal durdurulmak, tekrarı önlenmek ve doğan zarar karşılanmak istenebilir. Bu talepler çoğu zaman aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülür.
| Dava / talep | Amacı | Kusur şartı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İhlalin kaldırılması (tecavüzün ref’i) | Devam eden ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak | Aranmaz | FSEK m. 66, 67 |
| İhlalin önlenmesi (tecavüzün men’i) | Henüz gerçekleşmemiş veya tekrarlanması muhtemel ihlali önlemek | Aranmaz | FSEK m. 69 |
| Üç kata kadar bedel | İzinsiz kullanımın bedelini sözleşme yapılmış gibi almak | Aranmaz | FSEK m. 68 |
| Manevi tazminat | Manevi hakların ihlalinden doğan manevi zararı gidermek | Aranmaz | FSEK m. 70/1 |
| Maddi tazminat | Mali hakların ihlalinden doğan gerçek zararı gidermek | Aranır | FSEK m. 70/2, TBK m. 49 vd. |
| Kar devri | İhlalcinin ihlal sayesinde elde ettiği karı almak | Aranmaz | FSEK m. 70/3 |
Hukuk davalarının yanında savcılığa şikayette bulunarak ceza yargılaması da başlatılabilir. İki yol birbirinden bağımsızdır ve birlikte yürütülebilir. Suç tipleri, şikayet süresi ve ceza yargılaması için telif hakkı ihlali suçları ve cezai sorumluluk yazımıza bakabilirsiniz.
İhlalin kaldırılması davası (tecavüzün ref’i, FSEK m. 66 ve 67)
FSEK m. 66/1’e göre manevi ve mali hakları ihlal edilen kimse, ihlal edene karşı ihlalin kaldırılmasını (tecavüzün ref’ini) dava edebilir. Bu dava mevcut ve devam eden bir ihlalin sona erdirilmesini amaçlar. İzinsiz basılan kitapların toplatılması, izinsiz yayımlanan bir şarkının yayından kaldırılması, eser sahibinin adı belirtilmeden kullanılan bir fotoğrafın kaldırılması bu davanın tipik örnekleridir.
İhlalin kaldırılması davasında ihlal edenin kusuru, zarar ve illiyet bağı aranmaz; hukuka aykırı bir ihlalin varlığı yeterlidir. Yargıtay uygulamasında da bu dava için kusurun gerekmediği, kusurun yalnızca alınacak önlemlerin belirlenmesinde dikkate alınacağı kabul edilmektedir (m. 66/3). Mahkeme; ihlalin kapsamını, kusurun varlığını ve ağırlığını, ihlalin kaldırılması halinde davalının uğrayabileceği zararı birlikte değerlendirerek uygun önlemlere karar verir.
Manevi hakların ihlalinde ayrıca m. 67’deki talepler gündeme gelir. Örneğin eser sahibinin adının belirtilmemesi veya yanlış belirtilmesi halinde düzeltme yapılması ve kararın uygun yollarla ilan edilmesi istenebilir.
İhlalin önlenmesi davası (tecavüzün men’i, FSEK m. 69)
İhlalin önlenmesi davası, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesi muhtemel bir ihlalin önüne geçmeyi amaçlar. Örneğin izinsiz bir baskının hazırlandığı, bir eserin izinsiz olarak gösterime gireceği öğrenildiğinde bu dava açılabilir. Gerçekleşmiş bir ihlalin devam etmesi veya tekrarlanması ihtimali varsa da bu dava açılabilir.
Bu davada da kusur ve zarar aranmaz (m. 69/2). Davacının, ihlal tehlikesinin ciddi ve yakın olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Uygulamada ihlalin kaldırılması ve önlenmesi talepleri çoğunlukla birlikte ileri sürülür: mevcut ihlalin kaldırılması ve gelecekte tekrarlanmaması istenir.
İzinsiz kullanımda üç kata kadar bedel (FSEK m. 68)
Bir eser, icra, fonogram veya yapım izin alınmadan işlenmiş, çoğaltılmış, yayımlanmış veya başka bir şekilde yayılmışsa hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanunda öngörülen rayiç bedelin en çok üç katını isteyebilir (m. 68/1). Bu talep bir tür farazi sözleşmeye dayanır: geçmişteki izinsiz kullanım, sanki lisans verilmiş gibi bedellendirilir.
Talep kusura bağlı değildir; Yargıtay uygulamasına göre ihlalcinin kusuru tartışılmadan hükmedilir. Hak sahibinin gerçek zararını ispat etmesi gerekmez. Kaç kat isteneceğini hak sahibi belirler; mahkeme bedelin tespitinde dosyadaki delillerden ve emsal sözleşmelerden yararlanır.
Anayasa Mahkemesi, “üç kat fazlasını isteyebilir” ibaresini 28.02.2013 tarihli, 2012/133 E., 2013/33 K. sayılı kararıyla Anayasa’ya aykırı bulmamış ve iptal talebini reddetmiştir. Mahkemeye göre hüküm bir üst sınır koyar ve korsanla mücadele amacına hizmet eder.
Bedel hesaplanırken taraflar arasında daha önce yapılmış bir sözleşme varsa onun bedeli, yoksa piyasadaki emsal lisans bedelleri esas alınır. Meslek birliklerinin tarifeleri de bu değerlendirmede dikkate alınabilir. Hak sahibi, m. 68 kapsamında bedel yerine hukuka aykırı çoğaltılmış nüshaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını veya maliyet bedelini aşmayan bir bedel karşılığında kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu seçenekler birbirinin alternatifidir.
Maddi ve manevi tazminat ve kar devri (FSEK m. 70)
Manevi tazminat (m. 70/1)
Manevi hakları ihlal edilen kişi, manevi tazminat isteyebilir. Kusur aranmaz; manevi hakkın ihlal edilmiş olması yeterlidir. Yargıtay uygulamasında, eserin daha önce kamuya sunulmuş olmasının umuma arz hakkını tüketmediği ve her izinsiz kullanımda manevi tazminat istenebileceği kabul edilmektedir.
Maddi tazminat (m. 70/2)
Mali hakları zarar gören kişi, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre maddi tazminat isteyebilir. Bu talepte kusur şarttır; davacı ihlali, zararını ve ihlal ile zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmelidir.
Kar devri (m. 70/3)
Hak sahibi, tazminatın yanında ihlalcinin ihlal sayesinde elde ettiği karın kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu talep vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanır. Kusura bağlı değildir ve hak sahibinin kendi mahrum kaldığı karla sınırlı değildir; ihlalcinin elde ettiği net kar esas alınır. Net kar, ihlalcinin defter ve belgeleri üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Talepler birlikte istenebilir mi?
| Birleşim | Durum |
|---|---|
| m. 68 bedeli + manevi tazminat | Birlikte istenebilir; farklı zararları karşılar. |
| m. 68 bedeli + maddi tazminat | Aynı zarar için birlikte istenemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.06.2020 tarihli, 2017/11-71 E., 2020/483 K. sayılı kararı bu yöndedir. |
| m. 68 bedeli + kar devri | Birlikte ileri sürülebilir; ancak mükerrer ödeme olmaması için iki kalem arasında mahsup yapılır. |
| Maddi tazminat + kar devri + manevi tazminat | Ayrı talep kalemleri olarak birlikte istenebilir. |
Hangi talebin seçileceği, ispat imkanlarına göre belirlenmelidir. Zararın ispatı zorsa kusur ve zarar aranmayan m. 68 bedeli, ihlalci yüksek kar elde etmişse kar devri daha elverişli olabilir.
Dava öncesi ve dava sırasında alınabilecek önlemler
Telif hakkı ihlallerinde delillerin hızla kaybolması ve ihlalin kısa sürede yayılması sık görülür. Bu nedenle dava açmadan önce şu adımlar önem taşır:
- Delil tespitiKaybolma veya sonradan ileri sürülmesi zorlaşma ihtimali olan deliller için mahkemeden delil tespiti istenebilir (HMK m. 400). İnternetteki ihlallerde noter aracılığıyla e-tespit de yaygın olarak kullanılır.
- İhtiyati tedbirDava açılmadan önce veya dava sırasında, ihlalin durdurulması, izinsiz nüshaların ve çoğaltma araçlarının muhafaza altına alınması gibi tedbirler istenebilir (FSEK m. 77, HMK m. 389 vd.). Mahkeme talep edenden teminat isteyebilir. Dava açılmadan önce verilen tedbirde, kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır (HMK m. 397/1).
- Gümrükte el koymaİzinsiz çoğaltılmış ürünlerin ithalatında hak sahibi, Gümrük Kanunu m. 57 uyarınca gümrük idaresine başvurarak işlemlerin durdurulmasını isteyebilir. Durdurmanın bildiriminden itibaren kural olarak on iş günü (bozulabilir eşyada üç iş günü) içinde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınmalı veya dava açılmalıdır.
- İnternetteki içerikİhlal internette gerçekleşiyorsa hak sahibi önce içerik sağlayıcıya başvurarak içeriğin üç gün içinde kaldırılmasını ister; ihlal devam ederse savcılık aracılığıyla hizmetin durdurulması yoluna gidilebilir (FSEK ek m. 4).
Fikri mülkiyet uyuşmazlıkları mutlak ticari dava sayıldığından (TTK m. 4/1-c), konusu bir miktar paranın ödenmesi olan taleplerde dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun (TTK m. 5/A) bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Telif hakkı ihlalinden doğan hukuk davalarında görevli mahkeme, ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir (FSEK m. 76, SMK m. 156). Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde davaya, uygulamada fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Genel yetki: Davalının yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6).
- İhlalin kaldırılması ve önlenmesi davaları: Davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (FSEK m. 66). Hüküm eser sahibinden söz etse de mali hak veya ruhsat sahipleri de bu imkandan yararlanabilir.
- Tazminat davaları: Haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16).
Yargılama sırasında davalı, mahkemece istendiğinde eserleri kullanma izinlerini gösteren belgeleri ve kullandığı eserlerin listesini sunmakla yükümlüdür. Bu belgeleri sunmayan kullanıcının eserleri hukuka aykırı olarak kullandığı kabul edilebilir (m. 76/2). İlk derece kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise şartları varsa temyiz yoluna gidilir; temyiz incelemesini Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yapar.
Marka hakkının ihlalinde izlenecek yol benzer olmakla birlikte SMK’ya tabidir; ayrıntılar için marka hakkının ihlali ve açılabilecek davalar yazımıza bakabilirsiniz. İnternet sitesi içeriğinin kopyalanması gibi ihlallerde internet sitelerinin telif hakları ve hukuki korunması yazımızdaki adımlar da dikkate alınmalıdır.
Dava açma süreleri ve zamanaşımı
FSEK’te telif hakkı ihlali davalarına özgü bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir; Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanır. Süre, ihlalin bir sözleşmeden mi yoksa haksız fiilden mi kaynaklandığına göre değişir.
- Sözleşmeye aykırılık: İhlal taraflar arasındaki bir sözleşmeden kaynaklanıyorsa kural olarak on yıl (TBK m. 146); bazı sözleşme alacakları için TBK m. 147’deki beş yıllık süre uygulanır.
- Haksız fiil: Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl (TBK m. 72/1).
- Fiilin suç oluşturması: Fiil, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72/1). FSEK m. 71/1’deki temel suç için dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e).
- İhlalin kaldırılması ve önlenmesi talepleri: İhlal ve etkileri devam ettiği sürece bu talepler ileri sürülebilir.
Eski kararlara göre süre hesaplamayın. 2012 öncesinde uygulanan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda haksız fiil zamanaşımı bir yıldı. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile bu süre iki yıla çıkarılmıştır; eski tarihli Yargıtay kararlarındaki bir yıllık süre bugün için geçerli değildir.
Sık sorulan sorular
Telif hakkı ihlalinde tazminat almak için zararımı ispat etmem gerekir mi?
Hangi talebi seçtiğinize bağlıdır. Maddi tazminatta (m. 70/2) kusur ve zarar ispat edilmelidir. FSEK m. 68’deki üç kata kadar bedel talebinde ise ne kusur ne de gerçek zarar ispatı gerekir; izinsiz kullanımın varlığı ve emsal bedel yeterlidir.
Karşı taraf eserimi bilmeden kullandıysa yine dava açabilir miyim?
Evet. İhlalin kaldırılması ve önlenmesi davaları, üç kat bedel talebi, manevi tazminat ve kar devri kusur aramaz. Yalnızca maddi tazminat talebi kusura bağlıdır.
Davayı kendi şehrimde açabilir miyim?
İhlalin kaldırılması ve önlenmesi davalarında davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Tazminat davalarında ise zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir (HMK m. 16).
Ne kadar süre içinde dava açmalıyım?
Haksız fiile dayalı tazminatta zararı ve ihlalciyi öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her halde fiilden itibaren on yıl içinde. Fiil FSEK m. 71/1’deki suçu oluşturuyorsa sekiz yıllık ceza zamanaşımı uygulanabilir. Devam eden ihlalin durdurulması için ihlal sürdükçe dava açılabilir.
Hukuk davası açarken ceza şikayetinde de bulunabilir miyim?
Evet. İki yol bağımsızdır. Ancak ceza şikayeti için fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık süre vardır; bu süre hukuk davasının açılmasıyla durmaz.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla