Bir gemiyi satın almadan, belirli bir süre boyunca kendi adına işletmek isteyen girişimciler için en uygun hukuki araç çoğu zaman gemi kira sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle gemi, kaptanı ve mürettebatı kiracı tarafından sağlanmak üzere ve çoğu zaman “çıplak” olarak kiracının eline geçer. Kiracı, kira süresince geminin hem ticari hem teknik yönetimini üstlenir ve üçüncü kişilere karşı donatan konumuna gelir.
Gemi kirası, uygulamada sıkça karıştırıldığı zaman çarterinden temelde bu noktada ayrılır. Bu yazıda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1119 ila 1130. maddelerinde düzenlenen gemi kira sözleşmesini; kurulmasını, sicile şerhini, kiraya verenin ve kiracının hak ve yükümlülüklerini, kira bedelini ve teminatlarını, geminin geri verilmesini ve zamanaşımını ele alıyoruz. Finansal kiralama ve gemi alacaklısı hakkı gibi malik açısından risk taşıyan konulara da değiniyoruz.
- Nedir?
- Kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı sözleşme (TTK m. 1119).
- Zaman çarterinden farkı?
- Gemi kirasında geminin zilyetliği ve teknik yönetimi de kiracıya geçer; kiracı üçüncü kişilere karşı donatan sayılır. Zaman çarterinde teknik yönetim ve mürettebat donatanda kalır.
- Yazılı olmalı mı?
- Hayır, şekle bağlı değildir. Taraflardan her biri giderini karşılayarak gemi kira senedi düzenlenmesini isteyebilir (TTK m. 1120).
- Zamanaşımı?
- Sözleşmeden doğan alacaklar, muaccel oldukları tarihten itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1246).
Gemi kira sözleşmesi nedir?
TTK m. 1119/1’e göre gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin konusu, geminin kendisi ve onu kullanma yetkisidir. Kiracı gemiyi teslim aldıktan sonra kaptanı atar, mürettebatı istihdam eder, geminin seferlerini belirler ve gemiyle kendi adına yük veya yolcu taşır ya da gemiyi başkalarına çartere verir.
Uluslararası uygulamada bu sözleşme “bareboat charter” veya “demise charter” olarak bilinir ve çoğunlukla BIMCO’nun hazırladığı BARECON standart formu (güncel sürümü BARECON 2017) kullanılarak yapılır. Türk hukukunda bu sözleşme için “çıplak gemi kirası” ifadesi de kullanılır.
Gemi adamlarıyla birlikte kiralama
TTK m. 1119/2’ye göre kiraya verenin gemi adamlarını da kiracının emrine vermeyi üstlenmesi, sözleşmenin niteliğini değiştirmez. Yani kaptan ve mürettebatın kiraya veren tarafından sağlanması tek başına sözleşmeyi zaman çarterine dönüştürmez. Belirleyici olan, gemi adamlarının kimin emir ve talimatı altında çalıştığı ve geminin teknik yönetiminin kimde olduğudur. Gemi adamları kiracının emrine verilmişse ve kiracı gemiyi teknik olarak da yönetiyorsa sözleşme gemi kirasıdır. Bu durumda gemi adamlarına karşı kiraya veren ile kiracının müteselsil sorumluluğu gündeme gelir (TTK m. 1127).
Zaman çarteri ve yolculuk çarterinden farkı
Gemi kirası, zaman çarteri ve yolculuk çarteri, bir geminin başkasının ihtiyacı için kullanılmasını sağlayan üç farklı sözleşme tipidir. Sözleşmeye taraflarca hangi isim verilirse verilsin, nitelendirme sözleşmenin içeriğine göre yapılır. Nitelendirme önemlidir; çünkü kimin donatan sayılacağı, giderlerin kimde kalacağı ve üçüncü kişilere karşı kimin sorumlu olacağı buna göre belirlenir.
| Gemi kira sözleşmesi | Zaman çarteri | Yolculuk çarteri (navlun) | |
|---|---|---|---|
| Kanuni düzenleme | TTK m. 1119–1130 | TTK m. 1131–1137 | TTK m. 1138 vd. |
| Geminin zilyetliği | Kiracıya geçer | Donatanda kalır | Taşıyanda kalır |
| Teknik yönetim | Kiracıda | Donatanda | Taşıyanda |
| Ticari yönetim | Kiracıda | Çartererde | Taşıyanda |
| Kaptan ve mürettebat | Kural olarak kiracı sağlar; kiraya veren sağlasa da kiracının emrindedir | Donatanın çalışanı; ticari konularda çartererin talimatına uyar | Taşıyanın çalışanı |
| Üçüncü kişilere karşı donatan | Kiracı (TTK m. 1061/2) | Donatan | Donatan |
| Bakım ve olağan tamir | Kiracı | Donatan | Taşıyan |
| Karşı edim | Kira bedeli | Tahsis ücreti | Navlun |
Zaman çarterinin ayrıntıları için zaman çarteri sözleşmesi, yük taşımaya yönelik sözleşmeler için navlun sözleşmesi yazılarımıza bakabilirsiniz. Bu sözleşmeler zincir halinde de kurulabilir: Kiracı, kiraladığı gemiyi zaman çarteriyle bir başkasına verebilir; çarterer de gemiyle yük sahipleriyle navlun sözleşmesi yapabilir.
Kurulma, gemi kira senedi ve sicile şerh
Gemi kira sözleşmesi herhangi bir şekle bağlı değildir; tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Bununla birlikte uygulamada, gemi değeri ve risklerin büyüklüğü nedeniyle sözleşmeler hemen her zaman yazılı ve ayrıntılı olarak yapılır.
- Gemi kira senedi: TTK m. 1120’ye göre taraflardan her biri, giderini karşılamak şartıyla sözleşme şartlarını içeren ve taraflarca imzalanan bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Senet ispat aracıdır ve sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
- Sicile şerh: TTK m. 1121/1’e göre sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça taraflar, sözleşmenin Türk Gemi Siciline veya TTK m. 941/3 uyarınca Bakanlıkça tutulan özel sicile şerh edilmesini isteyebilir.
- Şerhin etkisi: Şerh verilen sözleşme, geminin sonraki maliklerini, kiracının gemiyi sözleşme şartlarına göre kullanmasına izin vermekle yükümlü kılar (TTK m. 1121/2).
Şerh, özellikle uzun süreli sözleşmelerde kiracı için önemli bir güvencedir. Kira süresi içinde gemi satılır veya cebri icra yoluyla el değiştirirse, şerh sayesinde kiracı kullanım hakkını yeni malike karşı da ileri sürebilir. Şerh istenmeyecekse bunun sözleşmede açıkça belirtilmesi önerilir. Gemi siciline ilişkin genel kurallar için gemi sicili ve sicile tescil yazımıza bakabilirsiniz.
Gemi üzerindeki ipoteği kontrol edin. Kiralanan gemi üzerinde bir banka lehine ipotek varsa ve kira sözleşmesi ipotekten sonra şerh edilmişse, ipotek alacaklısının gemiyi paraya çevirmesi kiracının kullanımını sona erdirebilir. Uygulamada kiracılar bu riske karşı ipotek alacaklısından, kiracının kullanımına müdahale edilmeyeceğine dair bir taahhüt mektubu alır.
Kiraya verenin yükümlülükleri
Kiraya verenin temel borcu, gemiyi sözleşmeye uygun şekilde teslim etmek ve kiracının kullanımına bırakmaktır. Gemi teslim edildikten sonra geminin işletilmesi kiracıya geçtiği için kiraya verenin yükümlülükleri zaman çarterindeki donatana göre daha dardır.
Gemiyi elverişli halde teslim
TTK m. 1123’e göre kiraya veren, gemiyi sözleşmede belirlenen tarihte ve yerde, denize elverişli ve sözleşmede öngörülen amaca uygun olarak teslim etmekle yükümlüdür. Denize elverişlilik TTK m. 932’deki ölçütlere göre değerlendirilir: gövde, makine ve esas kısımları bakımından gemi, denizin olağan tehlikelerine dayanabilecek durumda olmalıdır. Yola ve yüke elverişlilik ise kiracının kendi seferini hazırlamasıyla ilgilidir ve kural olarak kiracının işidir.
Öğretide ağırlıklı görüş, kiraya verenin elverişlilik yükümlülüğünün teslim anıyla sınırlı olduğunu kabul eder. Teslimden sonra geminin denize elverişli tutulması, bakım ve olağan tamir yükümlülüğünü üstlenen kiracıya düşer. Gemi teslim anında ayıplıysa, kiracı ayıbın ağırlığına göre gemiyi teslim almaktan kaçınabilir, ayıbın giderilmesini isteyebilir veya kira bedelinden indirim talep edebilir. Bu sonuçlar için TTK m. 1130’un yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) kira hükümlerine başvurulur.
Ayıplardan doğan tamir giderleri
TTK m. 1124 giderleri şöyle paylaştırır:
- Ayıptan doğan tamirler: Geminin ayıplarından doğan tamirler ve bu nedenle değiştirilen parçaların giderleri kiraya verene aittir.
- Bakım ve diğer tamirler: Geminin bakımı ve ayıp dışındaki sebeplerle gereken tamirler kiracıya aittir.
- Kira bedelinin işlememesi: Gemi bir ayıp nedeniyle yirmi dört saatten fazla kullanılamaz durumda kalırsa, yirmi dört saati aşan süre için kira bedeli ödenmez.
Uyuşmazlıkların büyük kısmı, bir arızanın geminin ayıbından mı yoksa kiracının kullanımından ve bakım eksikliğinden mi kaynaklandığı sorusunda düğümlenir. Bu nedenle teslim ve iade sırasında bağımsız bir sörveyör tarafından ayrıntılı durum raporu düzenlenmesi, ileride ispat güçlüğü yaşanmaması için en etkili önlemdir.
Kiracının hak ve yükümlülükleri
Kiracı, gemiyi sözleşmede öngörülen amaca ve ticaret bölgesine uygun olarak kullanma hakkına sahiptir. TTK m. 1125’e göre kiracı, kiraya verenin gemide bıraktığı donanım ve malzemeyi de kullanabilir; sözleşme sona erdiğinde bunları aynı tür, nitelik ve miktarda geri vermek zorundadır. Yakıt ve yağ gibi tüketilen malzemenin teslim ve iade sırasındaki miktarı ve fiyatı bu nedenle sözleşmede ayrıca düzenlenir.
Kiracının başlıca yükümlülükleri şunlardır:
Kiracının bunların yanında kira bedelini ödeme, gemiyi özenle kullanma ve sözleşme sonunda gemiyi geri verme borçları vardır. Sözleşmede ayrıca geminin klasının korunması, liman devleti denetimlerinde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi ve geminin sözleşmede belirlenen ticaret bölgesi dışına çıkarılmaması gibi yükümlülükler düzenlenir.
Alt kira ve geminin başkasına bırakılması
TTK’da kiracının gemiyi alt kiraya verip veremeyeceğine ilişkin açık bir hüküm yoktur. TTK m. 1130’un yollamasıyla TBK’nın alt kiraya ilişkin hükmü (TBK m. 322) niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır. Bu hükme göre kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla kiralananı başkasına kiraya verebilir. Uygulamada BARECON formları alt kiralamayı kiraya verenin iznine bağlar. Buna karşılık kiracının gemiyi zaman veya yolculuk çarterine vermesi, gemiyi ticari olarak işletmenin olağan bir yolu olduğundan genellikle serbesttir.
Kira bedeli ve kiraya verenin teminatları
TTK m. 1128’e göre kira bedeli, aksi kararlaştırılmadıkça, geminin zilyetliğinin kiracıya geçtiği günden başlayarak aylık ve peşin olarak ödenir. Sözleşmede genellikle ödeme günü, para birimi, banka hesabı ve gecikme faizi ayrıca belirlenir.
Kanun, kiraya verenin kira alacaklarını güvenceye almak için ona önemli haklar tanımıştır:
- Hapis hakkı: Kiraya veren, sözleşmeden doğan alacakları için kiracının gemideki taşınır malları ve kıymetli evrakı üzerinde hapis hakkına sahiptir.
- Alacak rehni: Kiracıya ödenecek navlun ve benzeri alacaklar üzerinde rehin hakkı vardır. Bu alacakların borçluları, rehin kendilerine bildirilmedikçe kiracıya ödeme yaparak borçtan kurtulur. Bu nedenle kiraya verenin, kira bedeli ödenmediğinde navlun borçlularına derhal bildirim yapması önemlidir.
- Navlun üzerinde hapis hakkı: Kiraya veren, taşıyanın eşya üzerindeki hapis hakkını düzenleyen TTK m. 1201’den de yararlanabilir.
Kira bedelinin ödenmemesi halinde TTK’da özel bir fesih hükmü bulunmadığından, TTK m. 1130 yollamasıyla TBK’nın kiracının temerrüdüne ilişkin hükümleri ve sözleşmedeki geri çekme (withdrawal) kayıtları uygulanır. BARECON formları, ödenmeyen kira bedeli için kiraya verene belirli bir bildirim süresinden sonra gemiyi geri çekme hakkı tanır. Geri çekme hakkının kullanılmasında sözleşmedeki bildirim şartlarına harfiyen uyulması gerekir.
Üçüncü kişilere karşı sorumluluk ve malikin riski
Gemi kirasının en önemli sonucu, kiracının üçüncü kişilere karşı donatan sayılmasıdır. TTK m. 1061/2’ye göre kendisine ait olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla kendi adına işleten kişi, üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılır. Bu nedenle gemi adamlarının kusuruyla üçüncü kişilere verilen zararlardan kira süresince kiracı sorumludur (TTK m. 1062). Kiracı aynı zamanda deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlandırılmasından da yararlanabilir; çünkü 1976 LLMC, gemi kiracısını da sınırlama hakkı olan kişiler arasında sayar. Donatanın sorumluluğu ve sınırlama sistemi için donatanın hukuki sorumluluğu ve sorumluluğun sınırlandırılması yazımıza bakabilirsiniz.
Ancak malik, gemisini kiraya vermekle tamamen güvende olmaz. Geminin işletilmesinden doğan bazı alacaklar gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı sağlar (TTK m. 1320). Bu hak gemiyle birlikte dolaşır ve geminin her zilyedine karşı ileri sürülebilir. Kiracının ödemediği gemi adamı ücretleri, liman ücretleri veya kılavuzluk ücretleri nedeniyle gemi ihtiyati hacze konu olabilir ve sonunda paraya çevrilebilir. Malik, kanunda öngörülen dar istisna dışında, işletmeden doğan alacak için gemi alacaklısı hakkının kullanılmasını engelleyemez.
Öğretide aktarılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2014 tarihli, E. 2012/17873, K. 2014/7442 sayılı kararında, gemisini bedel karşılığında başkasının işletmesine bırakan malikin, kiracının işletmesinden doğan ve gemi alacaklısı hakkı sağlayan alacaktan gemi maliki sıfatıyla sorumlu tutulduğu bildirilmektedir. Aynı dairenin 04.06.1999 tarihli, E. 1998/8202, K. 1999/4832 sayılı kararında da gemi alacaklısı hakkının gemiye yönelik bir hak olduğu ve finansal kiralama mevzuatındaki koruyucu hükümlerin bu hakkın kullanılmasına engel olmadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle kiraya veren açısından sözleşmede şu güvencelerin yer alması önerilir: kiracının gemi alacaklısı hakkı doğuracak borçları zamanında ödeyeceği ve gemiyi bu tür haklardan ari tutacağı taahhüdü, gemi haczedilirse kiracının belirli bir süre içinde teminat göstererek haczi kaldırma yükümlülüğü, kiracının P&I sigortasında kiraya verenin de sigortalı olarak yer alması ve gerektiğinde ana şirket garantisi. Gemi alacaklısı hakkı doğuran alacakların listesi ve sırası için deniz alacakları ve gemi alacaklısı hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Sözleşmenin sona ermesi ve geminin geri verilmesi
Gemi kira sözleşmesi kural olarak kararlaştırılan sürenin dolmasıyla sona erer. Sözleşmede fesih sebepleri, özellikle kira bedelinin ödenmemesi, kiracının iflası, geminin tam ziyaı veya uzun süreli el konulması gibi durumlar ayrıca düzenlenir. Belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirimi bakımından TBK hükümlerine başvurulur; ancak bu hükümlerin gemi kirasının niteliğine ne ölçüde uygun düştüğü tartışılabileceğinden, bildirim süresinin sözleşmede açıkça belirlenmesi önerilir.
TTK m. 1129’a göre kiracı, sözleşmenin bitiminde gemiyi olağan aşınma dışında teslim aldığı haliyle geri vermek zorundadır. Geri verme, sözleşmede kararlaştırılan limanda veya bölgede yapılır. Teslim sırasında düzenlenen durum raporu ile iade sırasında düzenlenen rapor karşılaştırılarak, olağan aşınmayı aşan hasarlar belirlenir ve bunların gideri kiracıdan istenir.
| Gecikmenin süresi | Kiracının ödeyeceği tazminat |
|---|---|
| Gecikmenin ilk 15 günü | Kira bedeli üzerinden |
| 15 günü aşan gecikme | Kira bedelinin iki katı üzerinden |
| Kiraya veren daha fazla zarar ispat ederse | Bu zarar da tazmin edilir |
Gecikme tazminatına ilişkin bu kural, kiracıyı gemiyi zamanında geri vermeye zorlayan güçlü bir yaptırımdır. Kiraya verenin gemiyi kira süresinin bitiminden hemen sonra başka bir kiracıya bırakmayı taahhüt etmiş olması durumunda, kaçırılan sözleşmeden doğan zarar da “daha fazla zarar” kapsamında istenebilir.
Kanunda düzenlenmeyen konularda TTK m. 1130 uyarınca TBK’nın adi kiraya ilişkin genel hükümleri, gemi kirasının niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
Özel durumlar: finansal kiralama, satın alma opsiyonu ve bayrak
Finansal kiralama ve satın alma opsiyonlu kira
Gemi kirası, gemi finansmanında da sıkça kullanılır. Finansal kiralama şirketi gemiyi satın alarak kiracıya bırakır, kiracı da kira süresince gemiyi kendi adına işletir. Bu ilişki 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na tabidir. Kiracı, sözleşme süresince geminin zilyedidir ve ondan doğan bütün yararlardan faydalanır. Gemiyi kendi adına işlettiği için üçüncü kişilere karşı donatan konumundadır. Uluslararası uygulamada ise kira süresinin sonunda mülkiyetin kiracıya geçtiği “hire purchase” kayıtlı BARECON sözleşmeleri yaygındır.
Bu yapılarda finansal kiralama şirketinin mülkiyeti, teminat işlevi görür. Ancak yukarıda anılan Yargıtay kararlarından da görüldüğü gibi, kiracının işletmesinden doğan gemi alacaklısı hakları malik olan kiralayanı da etkileyebilir.
Kiralanan geminin bayrağı
Çıplak kira ile kiralanan bir gemi, belirli şartlar altında kiracının ülkesinin bayrağını geçici olarak çekebilir. Bu uygulamada gemi, mülkiyet ve ipotek kayıtları bakımından asıl sicilinde kalır; kiracının ülkesinde ise kira süresince ayrı bir kayda alınır. Yabancı bir geminin Türk bayrağı çekmesinin şartları ve Türk Uluslararası Gemi Sicili ile ilişkisi, sözleşme yapılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir. Bu konuda Türk gemisi ve Türk bayrağı çekme hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı ve uyuşmazlıkların çözümü
TTK m. 1246’ya göre gemi kira sözleşmesinden doğan bütün alacaklar, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu süre, TBK’daki genel sürelere göre oldukça kısadır. Kira bedeli taksitler halinde ödeniyorsa her taksit için süre ayrı ayrı işler. İade sırasında tespit edilen hasar veya gecikme tazminatı gibi alacaklar için de sürenin, alacağın muaccel olduğu andan başladığı unutulmamalıdır.
- Arabuluculuk: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Arabuluculuk süreci, zamanaşımı süresinin işlemesini durdurur.
- Görevli mahkeme: Gemi kirasından doğan davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülür. İstanbul ve İzmir başta olmak üzere bazı yerlerde HSK kararıyla denizcilik ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
- Tahkim ve yabancı hukuk: BARECON formları genellikle İngiliz hukukunu ve Londra Denizcilik Hakemleri Derneği (LMAA) tahkimini öngörür. Yabancı unsurlu sözleşmelerde taraflar uygulanacak hukuku ve tahkim yerini serbestçe seçebilir; ancak gemi alacaklısı hakkı ve ihtiyati haciz gibi konularda geminin bulunduğu yerin hukuku da etkili olur.
Sık yapılan hatalar
- Sözleşmeyi “kira” olarak adlandırıp teknik yönetimi kiraya verende bırakmak ve böylece kimin donatan olduğunu belirsiz hale getirmek.
- Teslim ve iade sırasında bağımsız sörveyör raporu düzenletmemek.
- Uzun süreli kiralarda sözleşmeyi gemi siciline şerh ettirmemek ve gemi üzerindeki ipotekleri kontrol etmemek.
- Kiraya veren olarak, kiracının gemi alacaklısı hakkı doğuran borçlarına karşı sözleşmede güvence almamak.
- Kira bedeli ödenmediğinde navlun borçlularına rehin bildirimini geciktirmek.
- Bir yıllık zamanaşımı süresini gözden kaçırıp genel sürelere güvenmek.
Sık sorulan sorular
Gemi kira sözleşmesi ile zaman çarteri arasındaki temel fark nedir?
Gemi kirasında geminin zilyetliği ile ticari ve teknik yönetimi kiracıya geçer ve kiracı üçüncü kişilere karşı donatan sayılır. Zaman çarterinde ise çarterer yalnızca geminin ticari yönetimini üstlenir; teknik yönetim, kaptan ve mürettebat donatanda kalır.
Gemi kira sözleşmesinin yazılı yapılması zorunlu mu?
Hayır. Sözleşme şekle bağlı değildir. Ancak taraflardan her biri, giderini karşılayarak sözleşme şartlarını gösteren bir gemi kira senedi düzenlenmesini isteyebilir (TTK m. 1120). İspat ve sicile şerh için yazılı sözleşme her zaman önerilir.
Gemi arızalanırsa kira bedeli ödenmeye devam eder mi?
Arıza geminin ayıbından kaynaklanıyor ve gemi yirmi dört saatten fazla kullanılamıyorsa, yirmi dört saati aşan süre için kira bedeli ödenmez. Ayıp dışındaki sebeplerden doğan tamirler ve bakım ise kiracıya aittir (TTK m. 1124).
Gemi kira süresi içinde satılırsa ne olur?
Sözleşme gemi siciline şerh edilmişse, yeni malik kiracının gemiyi sözleşme şartlarına göre kullanmasına izin vermek zorundadır (TTK m. 1121/2). Şerh yoksa kiracının yeni malike karşı korunması tartışmalı hale gelebilir.
Gemi geç iade edilirse kiraya veren ne talep edebilir?
Gecikmenin ilk on beş günü için kira bedeli, sonraki günler için kira bedelinin iki katı üzerinden tazminat isteyebilir. Daha fazla zararı ispat ederse onu da talep edebilir (TTK m. 1129).
Gemi kirasından doğan alacaklar ne zaman zamanaşımına uğrar?
Alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde (TTK m. 1246). Dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu da dikkate alınmalıdır.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla