Deniz Ticaret Hukuku

Deniz Alacakları ve Gemi Alacaklısı Hakkı

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 19 dk okuma
Deniz Alacakları ve Gemi Alacaklısı Hakkı

Deniz ticareti, büyük sermaye ve yüksek risk içeren bir faaliyettir. Bir geminin tek bir seferi sırasında bile gemi adamlarından kılavuzlara, kurtaranlardan yakıt tedarikçilerine, yük ilgililerinden liman işletmelerine kadar pek çok kişi gemiyle ilgili bir alacağın sahibi olabilir. Türk Ticaret Kanunu bu alacakların geniş bir bölümünü “deniz alacağı” sayarak geminin ihtiyaten haczine imkan tanır; çok daha dar bir grubuna ise gemi üzerinde kanundan doğan bir rehin hakkı, yani gemi alacaklısı hakkı verir.

Bu yazıda hangi alacakların deniz alacağı sayıldığını, deniz alacağı ile gemi alacağı arasındaki farkı, gemi alacaklısı hakkının kapsamını, ipoteklerle ve kendi aralarındaki sırasını, devrini ve sona ermesini ele alıyoruz. Haciz kararının nasıl alınacağı, teminat ve yetkili mahkeme gibi usul konularını ise geminin ihtiyati haczi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Kısaca
Deniz alacağı nedir?
TTK m. 1352’de sınırlı sayıda sayılan ve geminin ihtiyaten haczine imkan veren alacaklar.
Gemi alacaklısı hakkı nedir?
TTK m. 1320’de sayılan altı tür alacak için, tescil ve teslim gerekmeksizin gemi üzerinde kendiliğinden doğan kanuni rehin hakkı.
İpotekten önce mi gelir?
Müşterek avarya garame payı dışındaki gemi alacakları, tescilli veya tescilsiz bütün rehin haklarından ve ipoteklerden önce gelir.
Ne kadar sürer?
Kural olarak bir yıl. Bu süre içinde gemi ihtiyaten haczedilip cebri satışa götürülmezse hak sona erer.

Deniz alacağı ve gemi alacağı: iki ayrı kavram

Uygulamada sıkça birbirine karıştırılan bu iki kavram, kanunda farklı amaçlarla düzenlenmiştir. Deniz alacağı, alacaklıya gemiyi ihtiyaten haczettirme imkanı veren geniş bir alacak listesidir (TTK m. 1352). Gemi alacağı ise bu listenin dar bir bölümünü oluşturur ve alacaklıya ayrıca gemi üzerinde kanuni bir rehin hakkı tanır (TTK m. 1320). Her gemi alacağı aynı zamanda bir deniz alacağıdır; buna karşılık deniz alacaklarının çoğu gemi alacaklısı hakkı vermez.

Deniz alacağı Gemi alacağı
Dayanak TTK m. 1352 TTK m. 1320–1327
Kapsam Yirmi iki bentte sayılan geniş liste Altı bentte sayılan dar liste
Sağladığı imkan Geminin ihtiyati haczi İhtiyati haciz ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı
Malik değişirse Haciz için kural olarak sorumlu kişinin haciz anında da malik olması aranır Hak gemiyi takip eder, yeni malike karşı da ileri sürülür
Kaynak sözleşme 1999 Gemilerin İhtiyati Haczi Sözleşmesi 1993 Gemi Alacakları ve İpotekler Sözleşmesi

Bir üçüncü kavram daha vardır. Donatanın sorumluluğunu sınırlandırabileceği alacaklar da “deniz alacakları” olarak anılır; ancak bunlar TTK m. 1328’in yollamasıyla, 1996 Protokolü ile değişik 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Sorumluluğun Sınırlandırılması Sözleşmesi’ne (LLMC) göre belirlenir. Bu yazıdaki deniz alacağı kavramı ihtiyati haciz bakımından TTK m. 1352’deki listeyi ifade eder. Sınırlandırma rejimini donatanın sorumluluğu ve sorumluluğun sınırlandırılması yazımızda ele aldık.

Hangi alacaklar deniz alacağıdır?

TTK m. 1352, deniz alacaklarını a’dan y’ye kadar harflendirilmiş yirmi iki bentte sayar. Liste sınırlı sayıdadır: burada yer almayan bir alacak için gemi ihtiyaten haczedilemez (TTK m. 1353/3). Bentleri anlamayı kolaylaştırmak için dört grupta topluyoruz.

Geminin işletilmesinden doğan zararlar ve olaylar

  • Zarar ve ziya (a): Geminin işletilmesinin sebep olduğu ziya veya hasar.
  • Ölüm ve bedensel zarar (b): Geminin işletilmesiyle doğrudan bağlantılı olarak karada veya suda meydana gelen ölüm ve bedensel zararlar.
  • Kurtarma (c): Kurtarma faaliyetleri ve sözleşmeleri; çevreye zarar tehdidi oluşturan bir gemi veya yük için ödenecek özel tazminat dahil.
  • Çevre zararı (d): Geminin çevreye verdiği zarar veya zarar tehdidi ile bunu önleme, giderme ve eski hale getirme önlemlerinin giderleri.
  • Enkaz kaldırma (e): Batmış, karaya oturmuş veya terk edilmiş bir geminin ve içindekilerin çıkarılması, kaldırılması veya yok edilmesi ile terk edilmiş geminin korunması giderleri.
  • Müşterek avarya (i).

Gemiyle ilgili sözleşmeler

  • Kira ve çarter (f): Geminin kullanılmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşmeler; çarter parti ile yapılmış olsun ya da olmasın.
  • Taşıma (g): Gemiyle eşya veya yolcu taşınmasına ilişkin sözleşmeler.
  • Yük ve bagaj (h): Gemide taşınan eşyaya veya yolcu bagajına gelen ziya veya hasar.
  • Satış sözleşmesi (y): Geminin satışına ilişkin sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar.

Gemiye sağlanan mal, hizmet ve ödemeler

  • Römorkaj (j) ve kılavuzluk (k).
  • Tedarik (l): Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, yakıt, donanım (konteyner dahil) ve hizmetler.
  • İnşa ve onarım (m): Geminin inşası, yeniden inşası, onarımı, dönüştürülmesi veya donatılması.
  • Resimler (n): Liman, kanal, havuz, rıhtım ve diğer su yolu resimleri ve ücretleri.
  • Gemi adamı alacakları (o): Ücretler ve diğer tutarlar; ülkeye geri dönüş giderleri ve sosyal sigorta primleri dahil.
  • Gemi için yapılan harcamalar (p): Gemi veya malikleri hesabına yapılan ödemeler; gemi için kullanılan krediler dahil.
  • Sigorta primleri (r): Malik veya çıplak gemi kiracısı tarafından ya da onlar hesabına ödenecek primler; karşılıklı sigorta katkı payları dahil.
  • Komisyon ve acentelik (s): Gemiyle ilgili komisyon, simsarlık ve acentelik ücretleri.

Mülkiyet ve teminat uyuşmazlıkları

  • Mülkiyet ve zilyetlik (t): Geminin mülkiyetine veya zilyetliğine ilişkin uyuşmazlıklar.
  • Paydaşlar arası uyuşmazlık (u): Geminin paydaşları arasında geminin işletilmesi veya kazancına ilişkin uyuşmazlıklar.
  • İpotek ve rehin (v): Gemi üzerindeki ipotek, rehin veya benzeri yükümlülükler.

TTK listesi büyük ölçüde 1999 Sözleşmesi’nin 1. maddesinden alınmıştır. Önemli bir fark (p) bendindedir: gemi için kullanılan krediler de deniz alacağı sayılmıştır. Bu nedenle bir bankanın gemi finansmanından doğan alacağı, ipotekle güvence altına alınmamış olsa bile geminin ihtiyati haczine dayanak olabilir. Bu tercih doktrinde tartışılmaktadır.

Deniz alacağı olmanın sonucu

Bir alacağın deniz alacağı sayılması, alacaklıya geminin ihtiyaten haczi imkanını verir. Ancak haciz için ayrıca borçlu ile gemi arasında TTK m. 1369’da aranan bağlantı bulunmalıdır. Örneğin geminin zaman çartererinin sipariş ettiği yakıtın bedeli bir deniz alacağıdır; fakat gemi maliki bu borçtan sorumlu değilse o gemi kural olarak haczedilemez.

Deniz alacağı sayılmayan bir alacak için gemi ihtiyaten haczedilemez. Bu kural yalnızca ihtiyati haczi sınırlar. Alacaklı, genel hükümlere göre kesinleşmiş bir takipte borçlunun gemisini diğer malları gibi icrai hacze konu edebilir; bu hacizlerde de geminin fiilen muhafaza altına alınmasına ilişkin hükümler uygulanır (TTK m. 1382).

Gemi alacaklısı hakkı nedir?

Gemi alacaklısı hakkı, TTK m. 1320’de sayılan alacaklardan biri doğduğu anda, tescile veya geminin zilyetliğinin alacaklıya devrine gerek olmaksızın gemi ve eklentileri üzerinde kendiliğinden doğan kanuni bir rehin hakkıdır. Uluslararası terminolojide “maritime lien” olarak bilinir. Akdi ipotekten farklı olarak sicile kayıtlı olmayan gemiler üzerinde de doğar ve gemi siciline tescil edilmez.

Bu hakkın en belirgin özelliği gemiyi takip etmesidir. Gemi alacaklısı hakkı gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir (TTK m. 1321/5). Gemi satılsa, kiraya verilse veya bayrak değiştirse bile hak devam eder. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2019 tarihli, 2018/1255 E., 2019/1246 K. sayılı kararı da gemi alacaklısı hakkının yeni malike karşı ileri sürülmesine ilişkindir. Bu nedenle ikinci el gemi alımlarında satıcının gemi alacaklarından ari olduğuna ilişkin beyan ve tazmin taahhütleri ayrı bir önem taşır.

Kime karşı doğmuş alacaklar?

Alacağın geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş olması gerekir (TTK m. 1320/1). Geminin işletilmesi kiracıya bırakılmış olsa da hak, malikin mülkiyetindeki gemi üzerinde doğar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.04.2014 tarihli, 2012/17873 E., 2014/7442 K. sayılı kararında, finansal kiralama konusu bir gemide gemi adamı alacaklarından doğan gemi alacaklısı hakkı bakımından, geminin işletilmesini kiracıya bırakan kiralayanın malik sıfatıyla bu riske katlanacağını kabul etmiştir. Gemi, malikin iradesi dışında, örneğin çalınarak hukuka aykırı biçimde işletilmişse malik, bu durumu ve alacaklının kötüniyetini ispat ederek hakkın kullanılmasını engelleyebilir (TTK m. 1061/2).

Hangi alacaklar gemi alacaklısı hakkı verir?

TTK m. 1320/1 sınırlı sayıda altı tür alacak sayar:

Bent aGemi adamı alacaklarıGemide çalıştırılmaları nedeniyle gemi adamlarına ödenecek ücret ve diğer tutarlar; ülkelerine geri dönüş giderleri ve onlar adına ödenecek sosyal sigorta primleri dahil.
Bent bÖlüm ve bedensel zararGeminin işletilmesiyle doğrudan bağlantılı olarak karada veya suda meydana gelen ölüm veya bedensel zararlardan doğan alacaklar.
Bent c ve dKurtarma ücreti ve resimlerKurtarma ücreti; liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk için ödenecek resimler.
Bent e ve fHaksız fiil ve müşterek avaryaTaşınan eşya, konteyner ve yolcu eşyası dışında, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zarardan doğan haksız fiil alacakları ile müşterek avarya garame payı alacakları.

Gemi adamı kavramı geniş yorumlanır. TTK m. 934’e göre kaptan, zabitan, tayfa ve gemide çalıştırılan diğer kişiler gemi adamıdır; uygulamada yazılı sözleşmesi bulunmayan gemi çalışanlarının da bu haktan yararlanabildiği kabul edilir. Gemi adamlarının ücret alacakları için geminin ihtiyaten haczinde teminat da aranmaz (TTK m. 1363/3).

Kapsam dışında kalan alacaklar

Petrol kirliliği veya nükleer maddelerin radyoaktif özelliklerinden doğan zararlar gibi, kendine özgü sorumluluk ve zorunlu sigorta rejimine tabi alacaklar gemi alacaklısı hakkı vermez (TTK m. 1320/2). Kurtarmada ödenen özel tazminat ile enkaz kaldırma giderleri de gemi alacaklısı hakkı vermez; ancak bunlar TTK m. 1352/1-c ve e uyarınca deniz alacağı olduğundan, alacaklı gemiyi ihtiyaten haczettirebilir. Yakıt ve malzeme tedariki, gemi onarımı, sigorta primleri ve kredi alacakları da yalnızca deniz alacağıdır; bunlar için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğmaz. Taşınan yük ise gemi alacaklısı hakkının konusu değildir.

Hakkın konusu ve kapsamı

Gemi alacaklısı hakkı gemi ile eklentileri üzerinde doğar (TTK m. 1321/1). Malike ait olmayan eklentiler, örneğin kiralanmış bir ekipman, kapsam dışındadır (TTK m. 1321/2). Hak, malikin geminin ziyaı veya hasarı nedeniyle üçüncü kişilerden alacağı tazminatı da kapsar; sigorta tazminatı ise kapsama girmez (TTK m. 1321/3). Paylı mülkiyete konu bir gemide hak geminin tamamını yükümlü kılar ve paylara bölünmez (TTK m. 1322/2).

Kanuni rehin hakkı, anaparanın yanında faizi ve takip ile yargılama giderlerini de güvence altına alır. Bu yönüyle alacaklıya, malikin diğer alacaklılarına karşı güçlü bir konum sağlar.

Sıralama: ipoteklerden önce mi, sonra mı?

Gemi alacaklısı hakkının asıl önemi, gemi cebri icra yoluyla satıldığında ortaya çıkar. Satış bedeli bütün alacakları karşılamıyorsa kimin önce ödeneceği sıralama kurallarına göre belirlenir.

TTK m. 1323

(a) ile (e) bentlerindeki gemi alacaklarının kanuni rehin hakkı, gemi üzerinde tescil edilmiş veya edilmemiş bütün kanuni ve akdi rehin haklarından ve ayni yükümlülüklerden önce gelir; hapis hakkından da öncedir. (f) bendindeki müşterek avarya garame payı alacakları ise diğer bütün gemi alacaklarından ve gemi ipoteklerinden sonra gelir.

Karaya oturmuş veya batmış bir geminin seyir güvenliği ya da deniz çevresinin korunması amacıyla kamu kurumlarınca kaldırılması halinde, kaldırma giderleri satış bedelinden bütün gemi alacaklarından önce ödenir. Sicile kayıtlı ipotekler ise ancak öncelikli gemi alacakları karşılandıktan sonra kalan tutardan, kendi derece sıralarına göre pay alır. İpoteğin derece sistemi için gemi ipoteği, gemi alacaklısı hakkının diğer rehin türleriyle karşılaştırması için gemi ipoteğinin türleri yazılarımıza bakabilirsiniz.

Gemi alacaklarının kendi aralarındaki sırası

Gemi alacakları kendi aralarında da belirli bir sıraya tabidir. Kanunun kaynağı olan 1993 Sözleşmesi’nin 5. maddesiyle uyumlu olarak TTK m. 1324 şu kuralları öngörür:

  • Sayılış sırası: (a), (b), (d) ve (e) bentlerindeki alacaklar kanunda sayıldıkları sıraya göre ödenir. Gemi adamı alacakları ölüm ve bedensel zarar alacaklarından, bunlar da liman ve kılavuzluk resimlerinden önce gelir.
  • Aynı bentteki alacaklar: Aynı bentte yer alan alacaklar kendi aralarında eşit sıradadır ve satış bedelinden oranlarına göre pay alır.
  • Kurtarma ücreti: Kurtarma alacağı, kurtarma faaliyetinden önce gemi üzerinde doğmuş bütün gemi alacaklarından önce gelir (TTK m. 1324/2). Gemiyi kurtaran, önceki alacaklıların güvencesini de korumuş olur.
  • Birden fazla kurtarma: Kurtarma alacakları kendi aralarında ters sırayla ödenir; daha sonra yapılan kurtarmadan doğan alacak öncekinden önce gelir.
Sıra Alacak Dayanak
1 Kamu kurumlarınca yapılan kaldırma giderleri TTK m. 1323
2 Gemi alacakları (a)–(e); kurtarma ücreti kendinden önce doğanlardan önce TTK m. 1323, 1324
3 Gemi ipotekleri ve diğer rehin hakları, kendi dereceleri içinde TTK m. 1323
4 Müşterek avarya garame payı alacakları TTK m. 1323/2
5 Rehinle güvence altına alınmamış diğer alacaklar Genel hükümler

Tablo, gemi alacaklısı hakkı bakımından genel sırayı gösterir. Cebri satış ve paylaştırmanın giderleri genel icra hükümleri uyarınca ayrıca dikkate alınır. Müşterek avaryanın şartları ve garame payının hesaplanması için müşterek avarya yazımıza bakabilirsiniz.

Devir, feragat ve hakkın kullanılması

Gemi alacaklısı hakkı, güvence altına aldığı alacağa bağlı bir haktır. Alacak devredildiğinde rehin hakkı da kendiliğinden yeni alacaklıya geçer (TTK m. 1325). Hak, alacaktan ayrı olarak devredilemez ve alacaktan bağımsız olarak ileri sürülemez (TTK m. 1377/1). Örneğin gemi adamlarının ücretlerini ödeyen ve alacağı devralan bir kişi, gemi alacaklısı hakkından da yararlanır.

Hakkın kullanılması yolu da önemlidir. Gemi alacaklısı, alacağını rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edebilir; bu takipte taşınır rehnine ilişkin hükümler gemiye uyarlanarak uygulanır (TTK m. 1380). Alacaklı bunun yerine haciz yoluyla genel takibe veya kambiyo senetlerine dayalı takibe başvurursa kanuni rehin hakkından feragat etmiş sayılır (TTK m. 1379). Bu nedenle takip yolunun seçimi, rehin hakkının korunması bakımından belirleyicidir.

Gemi adamlarının rehin hakkının tespiti istendiğinde görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.03.2019 tarihli, 2017/2516 E., 2019/360 K. sayılı kararında, Türk bayraklı gemide çalışan gemi adamının ücret alacağına ilişkin uyuşmazlıkta takibin dayanağının deniz iş sözleşmesi olduğunu kabul ederek iş mahkemesini görevli saymıştır. Buna karşılık İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararında, ücret alacağı aralarında iş ilişkisi bulunmayan yeni malike karşı ileri sürüldüğünde yalnızca kanuni rehin hakkının söz konusu olduğu ve uyuşmazlığa denizcilik ihtisas mahkemesinin bakacağı kabul edilmiştir.

Gemi alacaklısı hakkı ne zaman sona erer?

Gemi alacaklısı hakkı kısa bir süreye bağlanmıştır. Bu sürenin kaçırılması, alacak varlığını korusa bile alacaklının öncelikli konumunu kaybetmesi sonucunu doğurur.

  • Genel kural: (a) ile (e) bentlerindeki gemi alacaklarının kanuni rehin hakkı bir yıl geçmekle sona erer. Bu süre içinde gemi ihtiyaten haczedilir ve haciz geminin cebri icra yoluyla satışıyla sonuçlanırsa hak korunur (TTK m. 1326/1). Haciz kararının süre içinde alınması yetmez, uygulanmış olması da gerekir.
  • Başlangıç anı: Gemi adamı alacaklarında süre, gemi adamının gemiden ayrıldığı tarihten; diğer alacaklarda alacağın doğduğu tarihten işlemeye başlar.
  • Durma: Aynı gemi hakkında kanunen yeniden haciz yapılamadığı sürece bir yıllık süre işlemez (TTK m. 1326/3).
  • Müşterek avarya: (f) bendindeki alacaklar için kanun daha kısa süreler öngörmüştür; hak kural olarak altı ay içinde, gemi iyiniyetli bir alıcıya satılmışsa satıştan itibaren altmış gün içinde kullanılmalıdır (TTK m. 1326/2).

Kanuni rehin hakkının süresi, güvence altına aldığı alacağın zamanaşımından ayrıdır. Alacak için kanunda özel bir zamanaşımı süresi varsa o süre uygulanır (TTK m. 1327). Deniz ticaretindeki zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri deniz ticaretinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımızda tablo halinde topladık.

Cebri satış ve liman başkanlığınca satış

Gemi Türkiye’de cebri icra yoluyla satıldığında satış bedeli icra dairesine yatırılır ve alıcının ipotekli alacaklının rızasıyla üstlendiği haklar dışında gemi üzerindeki diğer haklar sona erer (TTK m. 1388/2). Gemi alacaklıları bu aşamadan sonra haklarını yalnızca satış bedeli üzerinde, sıralarına göre kullanabilir. Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebri satışında ise hakların sona erip ermeyeceği satışın yapıldığı ülkenin hukukuna tabidir; satıştan en az otuz gün önce sicildeki ilgililere bildirim yapılmamışsa gemi Türk sicilinden terkin edilemez (TTK m. 1350).

Limanda terk edilmiş veya tehlike oluşturan gemiler bakımından 618 sayılı Limanlar Kanunu m. 7 ayrı bir yol öngörür. Liman başkanlığınca yapılan satışta gemi alıcısına her türlü takyidattan ari olarak teslim edilir; giderler düşüldükten sonra kalan tutar beş yıl süreyle emanet hesabında tutulur. Bu nedenle terk edilmiş gemilerde gemi alacaklılarının hızlı hareket etmesi ayrıca önem taşır.

Bir yıllık süre gemiyle birlikte hareket eder. Gemi bu süre içinde Türk limanlarına hiç uğramayabilir. Alacaklının, geminin seferlerini izleyerek bir yıl dolmadan haczin uygulanabileceği bir limanda harekete geçmesi gerekir.

Uluslararası sözleşmeler ve Türk hukuku

TTK’nın gemi alacaklısı hakkına ilişkin hükümleri, 1993 tarihli Gemi Alacakları ve İpotekler Hakkında Cenevre Sözleşmesi’nden alınmıştır. Türkiye’nin bu sözleşmeye katılması 2017’de kanunla uygun bulunmuştur. Erişilebilen kaynaklara göre katılım süreci tamamlanmamıştır ve Türkiye, bu alandaki 1926 tarihli Brüksel Sözleşmesi’ne taraf olmayı sürdürmektedir. Bununla birlikte 6102 sayılı TTK, 1993 Sözleşmesi’nin sistemini iç hukuka aktardığından Türk mahkemeleri uygulamada büyük ölçüde bu sisteme göre karar verir.

TTK, birkaç noktada 1993 Sözleşmesi’nden ayrılır. Müşterek avarya garame payı alacakları sözleşmede gemi alacaklısı hakkı vermediği halde TTK’da en son sırada da olsa bu hakkı verir. Türk bayraklı gemiler bakımından tersanelerin gemi siciline tescil edilebilen bir ipotek isteme hakkı da düzenlenmiştir. Gemilerin ihtiyati haczine ilişkin 1999 Sözleşmesi ise Türkiye bakımından 11.12.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sık yapılan hatalar

  • Her deniz alacağının gemi üzerinde rehin hakkı verdiğini düşünmek. Yakıt, onarım ve kredi alacakları yalnızca deniz alacağıdır.
  • Gemi satıldığında gemi alacaklısı hakkının da sona erdiğini varsaymak. Hak, gemi özel olarak satılsa bile gemiyi takip eder.
  • Bir yıllık süre içinde haczi uygulatmamak veya haczi cebri satışa götürmemek.
  • Gemi adamı alacaklarında sürenin gemiden ayrılma tarihinden işlediğini gözden kaçırmak.
  • Haciz yoluyla genel takibe başvurarak kanuni rehin hakkından feragat etmiş sayılmak.
  • Gemi alırken önceki döneme ait gemi alacaklarını araştırmamak ve satıcıdan güvence almamak.
Gemiyle ilgili bir alacağınız mı var?
Alacağınızın deniz alacağı veya gemi alacağı olup olmadığını ve süreleri online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Deniz alacağı ile gemi alacağı arasındaki fark nedir?

Deniz alacağı, geminin ihtiyaten haczine imkan veren geniş bir alacak listesidir (TTK m. 1352). Gemi alacağı ise bu listenin dar bir bölümüdür ve alacaklıya ayrıca gemi üzerinde kanuni rehin hakkı verir (TTK m. 1320).

Gemi alacaklısı hakkı için sicile kayıt gerekir mi?

Hayır. Hak, alacak doğduğu anda kanundan doğar. Sicile kayıtlı olmayan gemiler üzerinde de doğar ve gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir.

Yakıt tedarikçisinin gemi üzerinde rehin hakkı var mı?

Yakıt alacağı bir deniz alacağıdır ve şartları varsa geminin ihtiyaten haczine imkan verir. Ancak TTK m. 1320’de sayılmadığından gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğurmaz.

Gemi satıldıktan sonra eski malikin borcu için gemiye başvurulabilir mi?

Alacak bir gemi alacağıysa evet. Gemi alacaklısı hakkı gemiyi takip eder ve yeni malike karşı da ileri sürülebilir. Cebri icra yoluyla satışta ise haklar satış bedeli üzerine geçer.

Gemi alacaklısı hakkı ne zaman sona erer?

Kural olarak bir yıl içinde gemi ihtiyaten haczedilip cebri satışa götürülmezse. Gemi adamı alacaklarında süre gemiden ayrılma tarihinden işler; müşterek avarya alacakları için daha kısa süreler uygulanır.

Gemi alacakları ipotekten önce mi ödenir?

Gemi adamı alacakları, ölüm ve bedensel zarar alacakları, kurtarma ücreti, liman ve kılavuzluk resimleri ile haksız fiilden doğan maddi zarar alacakları ipoteklerden önce ödenir. Müşterek avarya garame payı alacakları ise ipoteklerden sonra gelir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Deniz Ticaret Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın