Deniz Ticaret Hukuku

Yat Alım Satımı ve Yat Kiralama Sözleşmeleri

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 19 dk okuma
Yat Alım Satımı ve Yat Kiralama Sözleşmeleri

Yat satın almak, bir otomobil almaktan çok bir gayrimenkul edinmeye benzer. Teknenin hangi sicile kayıtlı olduğu, üzerinde ipotek veya haciz bulunup bulunmadığı, teknik durumu ve hangi bayrağı taşıyacağı, alım kararını en az fiyat kadar etkiler. Yat kiralamada ise kiralamanın türü, sigorta ve hasar düzeni ile iptal koşulları, tatilin keyfini de uyuşmazlığın sonucunu da belirler.

Bu yazıda yatın hukuki niteliğini, Türkiye’deki kayıt sistemlerini, satın almadan önce yapılması gereken incelemeleri, satış sözleşmesinin şeklini ve uluslararası uygulamada kullanılan sözleşme hükümlerini, vergi konularını, yabancı bayraklı yatların Türk karasularında kullanımını ve kaptanlı ya da kaptansız yat kiralama sözleşmelerinin temel hükümlerini ele alıyoruz.

Kısaca
Yat hukuken gemi midir?
Evet. TTK m. 931’deki geniş gemi tanımı yatları da kapsar; gezinti ve spor amaçlı yatlara Kanunun belirli hükümleri uygulanır (TTK m. 935/2-a).
Nereye kayıtlıdır?
Milli Gemi Sicili, Türk Uluslararası Gemi Sicili veya bağlama kütüğü. Yabancı bayraklı yatlar ise bayrak devletinin siciline kayıtlıdır.
Satış nasıl yapılır?
Sicile kayıtlı yatta yazılı ve imzaları noterce onaylı bir anlaşma ile zilyetliğin devri gerekir (TTK m. 1001).
Kaptansız kiralama nedir?
Yatın, kaptan ve mürettebat olmadan kiracının kullanımına ve sevk ve idaresine bırakılmasıdır; hukuken gemi kirasına yakındır (TTK m. 1119 vd.).

Yatın hukuki niteliği

TTK m. 931’e göre tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etme imkanı olmasa bile gemi sayılır. Bu geniş tanım nedeniyle yatlar da hukuken gemidir. Ancak gezinti ve spor amacıyla kullanılan bir yat, kazanç elde etmek için işletilmediği sürece ticaret gemisi sayılmaz.

Kanun bu durumu özel olarak düzenlemiştir. Yalnızca gezinti, spor, eğitim, öğretim ve bilim amaçlarına tahsis edilmiş gemilere, ticaret gemisi olmasalar da TTK’nın gemi, kaptan, gemi alacakları, cebri icra, çatma, kurtarma ve sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümleri uygulanır (TTK m. 935/2-a). Dolayısıyla özel bir yat da ipotek edilebilir, ihtiyaten haczedilebilir ve bir çatmaya karıştığında deniz hukuku kurallarına tabi olur.

Kişisel kullanımÖzel yatMalikin ve yakınlarının gezinti ve spor amacıyla kullandığı yat. Ücret karşılığı kiraya verilemez; ticari kullanım ayrı izin ve kayıt gerektirir.
Ticari işletmeTicari yatTurizm amacıyla, ücret karşılığı kiralanan veya yolcu taşıyan yat. Deniz turizmi mevzuatına göre işletme belgesi ve ilgili kayıtlar aranır.

Yat nereye kaydedilir?

Türkiye’de yatlar için üç ayrı kayıt sistemi bulunur. Hangi kayıtta olduğu; mülkiyetin nasıl devredileceğini, ipotek kurulup kurulamayacağını ve hangi belgelerin alınacağını doğrudan etkiler.

Kayıt Hangi yatlar? Önemli özellik
Milli Gemi Sicili Yatlar isteğe bağlı olarak kaydedilebilir. 18 gros tonilato ve üzeri ticaret gemileri için kayıt zorunludur (TTK m. 957). Gemi ipoteği kurulabilir; sicil kayıtları üçüncü kişilere karşı güven sağlar. Usul, 2023 tarihli Gemi Sicil Yönetmeliği’ne tabidir.
Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) Ticari yatlar: gezinti ve spor amaçlı, en çok 36 yolcu taşıyan, turizm işletmesine kayıtlı ve tonilato belgesinde “Ticari Yat” olarak gösterilen yatlar (4490 s. K. m. 2/b). Türk bayrağı çeker; kanunda öngörülen şartlarla vergi ve harç istisnaları sağlar.
Bağlama kütüğü Gemi siciline kaydı gerekmeyen küçük tekneler ve deniz araçları. Ruhsatname bir yıl veya katları olmak üzere en fazla beş yıl için düzenlenir; süresi bitince yenilenmesi zorunludur.

Bağlama kütüğüne ilişkin usul, Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Yönetmelikte 30 Aralık 2023 tarihli değişiklikle yapılan düzenlemeye göre beş yıl boyunca ruhsatnamesi yenilenmeyen araçlar kütükten re’sen silinir; üzerinde takyidat bulunan bir aracın silinmesi için ise alacaklıların ve hak sahiplerinin muvafakati gerekir. Sicil sisteminin ayrıntıları için gemi sicili ve sicile tescil yazımıza bakabilirsiniz.

Satın almadan önce inceleme

Yat alım satımında en pahalı hatalar, sözleşme imzalanmadan önce yapılmayan kontrollerden kaynaklanır. İkinci el bir yatta satıcının beyanlarına güvenmek yerine, hukuki ve teknik incelemeyi birlikte yürütmek gerekir.

  1. Sicil kaydını inceleyinYatın kayıtlı olduğu sicil veya kütükten güncel kayıt örneği alın. Malikin kim olduğunu, paylı mülkiyet bulunup bulunmadığını, ipotek, haciz, ihtiyati tedbir ve satış yasağı gibi kayıtları kontrol edin. Satıcı bir şirketse yetkili temsilciyi ve imza yetkisini doğrulayın.
  2. Sicilde görünmeyen yükleri sorgulayınGemi alacaklısı hakkı veren bazı alacaklar, örneğin mürettebat ücretleri, liman ve kılavuzluk ücretleri veya kurtarma ücreti, sicile tescil edilmeden doğar ve yat el değiştirse bile yatı takip eder. Satıcıdan bu tür borçların bulunmadığına dair beyan ve tazmin taahhüdü alın.
  3. Yabancı sicilde kayıtlıysa belgeleri isteyinBayrak devletinin sicilinden güncel kayıt özeti (transcript of register), varsa ipotek kayıtları ve satıştan sonra verilecek sicilden silinme belgesinin (deletion certificate) nasıl temin edileceği önceden netleşmelidir.
  4. Teknik sörvey yaptırınBağımsız bir sörveyöre kızakta gövde incelemesi, motor ve jeneratör kontrolü, yağ analizi, elektrik ve emniyet donanımı incelemesi yaptırın. Deneme seyri (sea trial) sırasında yatın performansını gözlemleyin. Sörvey raporu, hem fiyat pazarlığında hem de ileride ayıp iddiasında temel delildir.
  5. Belge ve uygunluk durumunu kontrol edinTonilato belgesi, ruhsatname veya bayrak belgesi, sigorta poliçesi, motor belgeleri ve bakım kayıtları eksiksiz olmalıdır. İthal edilmiş bir yatta gümrük ve vergi işlemlerinin tamamlandığını gösteren belgeleri isteyin.

Temiz sicil kaydı her şeyi göstermez. Gemi alacaklısı hakları sicilde görünmez ve ipoteklerden önce gelir. Hangi alacakların bu hakkı verdiği ve sıralaması için deniz alacakları ve gemi alacaklısı hakkı yazımıza bakabilirsiniz.

Satış sözleşmesi ve şekil

Gemi mülkiyetinin devri iki aşamada gerçekleşir: önce devir borcunu doğuran satış sözleşmesi yapılır, ardından mülkiyeti nakleden devir işlemi tamamlanır. Bu işlemlerin şekli, yatın hangi kayıtta bulunduğuna göre değişir.

  • Sicile kayıtlı yat: Mülkiyetin geçmesi için malik ile alıcının mülkiyetin devri konusunda anlaşmaları ve zilyetliğin devri gerekir. Anlaşmanın yazılı olması ve imzaların noterce onaylanması şarttır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir (TTK m. 1001). Mülkiyetin geçmesi için tescil kurucu unsur sayılmaz; ancak üçüncü kişilere karşı güvenlik için sicil gecikmeden güncellenmelidir.
  • Sicile kayıtlı olmayan yat: Mülkiyet, taşınır mallardaki genel kurala göre zilyetliğin devriyle geçer (TTK m. 997; TMK m. 763). Bağlama kütüğündeki kaydın yeni malik adına güncellenmesi için ise yönetmelikte aranan belgelerin sunulması gerekir.
  • Yabancı bayraklı yat: Devrin şekli ve sicil işlemleri, bayrak devletinin hukukuna tabidir. Uygulamada imzaları onaylanmış ve gerekirse apostil şerhi taşıyan bir satış belgesi (bill of sale) düzenlenir.

Satış sözleşmesine Türk Borçlar Kanunu’nun satış hükümleri uygulanır. Satıcı, yatın sözleşmeye uygun ve ayıpsız olarak teslim edilmesinden sorumludur (TBK m. 219 vd.). Alıcı, teslimden sonra yatı gözden geçirmek ve bir ayıp tespit ederse bunu satıcıya uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 223). Her iki taraf da tacir ve satış ticari işse, açıkça belli olmayan ayıplar teslimden itibaren sekiz gün içinde bildirilmelidir (TTK m. 23/1-c). Ayıp nedeniyle açılacak davalar, satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; satıcının ağır kusuru veya aldatması halinde bu süre uygulanmaz (TBK m. 231). Mülkiyetin kazanılması, tescil ve terkin hakkında ayrıntılı bilgi için gemi mülkiyetinin kazanılması yazımıza bakabilirsiniz.

Uluslararası uygulamadaki sözleşme hükümleri

Uluslararası yat alım satımında taraflar çoğu zaman, Akdeniz yat simsarlarının birliği MYBA’nın hazırladığı satış mutabakatı (Memorandum of Agreement, MOA) gibi standart formları kullanır. Türk hukukuna tabi bir satışta da bu formların yapısından yararlanmak, tarafların hak ve yükümlülüklerini netleştirir. Bu tür sözleşmelerde öne çıkan hükümler şunlardır:

  • Depozito: İmza sırasında satış bedelinin belirli bir yüzdesi, çoğunlukla simsar veya bağımsız bir emanetçi nezdinde tutulmak üzere ödenir. Depozitonun hangi hallerde iade edileceği ve hangi hallerde satıcıda kalacağı açıkça yazılmalıdır.
  • Sörvey ve deneme seyri: Alıcının belirli bir süre içinde sörvey ve deneme seyri yaptırma hakkı, masrafların kime ait olduğu ve yatın kızağa çekilmesinin nasıl yapılacağı düzenlenir.
  • Kabul veya ret bildirimi: Sörveyden sonra alıcının yatı kabul ettiğini, ret ettiğini veya tespit edilen kusurların giderilmesi ya da fiyat indirimi şartıyla kabul ettiğini bildireceği süre belirlenir. Süre içinde bildirim yapılmazsa sonucun ne olacağı açıkça yazılmalıdır.
  • Teslim yeri, zamanı ve belgeleri: Teslimin yapılacağı liman, son teslim tarihi, satış belgesi, sicilden silinme belgesi, teslim tutanağı (protocol of delivery and acceptance) ve yükümlülükten ari olduğuna dair satıcı beyanı sayılır.
  • Temerrüt hükümleri: Alıcı bedeli ödemezse depozitonun satıcıda kalması, satıcı teslim etmezse depozitonun faiziyle iadesi ve ek zararların tazmini düzenlenir.
  • Uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözümü: Hangi hukukun uygulanacağı ve uyuşmazlığın mahkemede mi tahkimde mi çözüleceği belirlenir.
“Olduğu gibi” satış kaydı

İkinci el yat satışlarında sıkça kullanılan “olduğu yerde ve olduğu gibi” (as is, where is) kaydı, satıcının ayıptan sorumluluğunu sınırlayabilir. Ancak satıcı ayıbı aldatma kastıyla gizlemişse, ayıptan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 221). Bu nedenle sörvey raporu ve satıcının yazılı beyanları, sonradan ortaya çıkan bir ayıp tartışmasında belirleyici olur.

Vergi ve harç konuları

Yat alım satımında katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, damga vergisi, sicil harçları ve ithal yatlarda gümrük vergileri gündeme gelebilir. Hangi verginin doğacağı; satıcının tacir olup olmadığına, yatın ilk iktisabı mı yoksa ikinci el satışı mı söz konusu olduğuna, yatın ithal edilip edilmediğine ve hangi sicile kaydedileceğine göre değişir. TUGS’a kayıtlı ticari yatlar bakımından ise satış, ipotek ve kira gibi işlemlerde 4490 sayılı Kanun’un 12. maddesinde öngörülen vergi ve harç istisnaları uygulanabilir.

Oranlar sık değişir. Yatlara uygulanan vergi oranları ve istisnalar son yıllarda birçok kez değiştirilmiştir. Satış bedelini ve sözleşmedeki vergi yükü dağılımını belirlemeden önce güncel mevzuatı bir mali müşavirle birlikte kontrol edin. Sözleşmede hangi vergi ve harcın kime ait olduğunu açıkça yazın.

Yabancı bayraklı yat ve Türk karasuları

Birçok yat sahibi, vergi, finansman veya kullanım kolaylığı nedeniyle yatını yabancı bir devletin siciline kaydettirir. Bayrak tercihinin avantajları ve riskleri için gemi ve yatların yabancı ülkelerde tescili yazımıza bakabilirsiniz. Burada, yabancı bayraklı bir yatın Türkiye’de kullanılmasına ilişkin temel noktalara değiniyoruz.

Giriş, kalış ve kullanım

Yabancı bayraklı yatlar Türkiye’ye giriş yaparken liman, gümrük ve pasaport işlemlerine tabidir; Türk karasularında seyir ve bağlama süreleri ilgili mevzuatla düzenlenir. Türkiye’de yerleşik kişilerin yabancı bayraklı bir yatı Türk sularında kullanması ise gümrük ve vergi mevzuatı bakımından önemli kısıtlamalara bağlıdır. Kurallara aykırı kullanım vergi tarhiyatı, idari para cezası ve el koyma gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Bu alandaki düzenlemeler sık değiştiğinden, yatı Türkiye’ye getirmeden önce güncel kurallar kontrol edilmelidir.

Kabotaj ve ticari yat kiralama

815 sayılı Kabotaj Kanunu uyarınca Türk limanları arasında yolcu ve yük taşımacılığı ile karasularındaki ticari faaliyetler kural olarak Türk bayraklı gemilere ayrılmıştır. Bu nedenle yabancı bayraklı bir yatın Türkiye’de ücret karşılığı kiraya verilmesi, kural olarak yasaktır ve ancak mevzuatın tanıdığı istisnalar çerçevesinde mümkündür.

Bu istisnaların en önemlisi Deniz Turizmi Yönetmeliği’nde yer alır. 19 Ekim 2022 tarihli ve 31988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle, boyu otuz dokuz metrenin üzerindeki yabancı bayraklı ticari yatların Türk karasularında izinle ticari faaliyette bulunabilmesine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu yatlardan katkı ücreti alınmaktadır. Uygulama sık değiştiğinden, kiralama planlanmadan önce güncel izin şartları ve ücretler ilgili idareden teyit edilmelidir.

Yat kiralama türleri

Yat kiralama sözleşmeleri, kiralayanın yatın sevk ve idaresini üstlenip üstlenmediğine göre ikiye ayrılır. Bu ayrım; kimin kaptan olacağını, hasardan kimin sorumlu olacağını ve sözleşmeye hangi kanun hükümlerinin uygulanacağını belirler.

Kaptansız kiralama (bareboat) Kaptanlı (mürettebatlı) kiralama
Sevk ve idare Kiracıda Kiraya verende; kaptan ve mürettebat onun adına çalışır
Hukuki niteliği Gemi kirasına yakın (TTK m. 1119 vd.) Zaman çarterine yakın, hizmet unsurları ağır basan karma bir sözleşme
Yeterlik belgesi Kiracıdan veya teknede kaptanlık yapacak kişiden aranır Kiracıdan aranmaz
Seyir sırasındaki hasar Kural olarak kiracının sorumluluğunda; depozito ve sigorta muafiyeti önem taşır Kural olarak kiraya verenin sorumluluğunda; kiracı kendi kusurundan sorumludur
Üçüncü kişilere karşı sorumluluk Yatı işleten sıfatıyla kiracı da sorumlu tutulabilir Kiraya veren ve onun kaptanı

Kaptansız kiralamada yat, belirli bir süre için kiracının kullanımına ve işletmesine bırakılır; kiracı yatın zilyedi olur ve seyir boyunca onun sevk ve idaresini üstlenir. Bu yapı, TTK’da düzenlenen gemi kirası sözleşmesinin temel özelliklerini taşır. Tarafların hak ve yükümlülükleri hakkında gemi kira sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz. Kaptanlı kiralamada ise kiracı yatı kullanır, ama yat kiraya verenin kaptanı ve mürettebatı tarafından yönetilir. Kiracının talimat verebileceği alan seyir rotası ve programla sınırlıdır; seyir güvenliğine ilişkin son karar kaptana aittir.

Kiracı tüketiciyse ve kiraya veren ticari amaçla hareket ediyorsa, sözleşme ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un kapsamına girebilir. Bu durumda haksız şartlar denetimi, ön bilgilendirme yükümlülükleri ve tüketici mahkemelerinin görevi gündeme gelir.

Kira sözleşmesinin temel hükümleri

Uluslararası uygulamada kaptanlı kiralamalarda MYBA’nın kiralama sözleşmesi, kaptansız kiralamalarda ise kiralama şirketlerinin kendi standart sözleşmeleri yaygın olarak kullanılır. Hangi metin kullanılırsa kullanılsın, aşağıdaki hükümlerin açık ve eksiksiz olması gerekir:

  • Ücret ve ödeme takvimi: Kira bedeli, ödeme tarihleri, bedele dahil olan ve olmayan giderler. Kaptanlı kiralamalarda yakıt, liman, kumanya ve içecek giderleri için genellikle kira bedelinin bir yüzdesi oranında ayrıca avans ödenir (Advance Provisioning Allowance) ve kiralama sonunda hesabı verilir.
  • Depozito: Kaptansız kiralamalarda hasar ve eksikliklere karşı güvence olarak alınır. Hangi hasarların depozitodan karşılanacağı, sigorta muafiyetiyle ilişkisi ve iade süresi yazılmalıdır.
  • Teslim ve iade tutanakları: Yatın teslim alınırken ve iade edilirken durumunu, envanterini ve yakıt seviyesini gösteren tutanaklar, sonradan doğacak hasar tartışmalarının temel delilidir. Fotoğraf ve video ile desteklenmelidir.
  • Seyir bölgesi ve kullanım sınırları: Yatın hangi sularda kullanılabileceği, gece seyri, rüzgar hızı sınırları ve yasaklı faaliyetler belirtilir. Bu sınırların aşılması sigorta teminatını etkileyebilir.
  • Sigorta ve hasar: Yatın tekne ve makine sigortası ile üçüncü kişilere karşı mali sorumluluk sigortasının kapsamı, muafiyet tutarları ve kiracının kusurlu davranışının sonuçları açıkça düzenlenmelidir. Kiracı, gerekirse muafiyet tutarını azaltan ek teminatlar veya kendi sorumluluk sigortasını değerlendirmelidir.
  • İptal ve hava koşulları: Kiracının iptal etmesi halinde iade edilecek tutar genellikle iptalin kiralamaya kalan süreye göre kademelendirilir. Kiraya verenin yatı teslim edememesi, yatın arızalanması ve kötü hava nedeniyle limandan çıkılamaması hallerinde ne olacağı ayrıca yazılmalıdır.
  • Uyuşmazlık çözümü: Uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme veya tahkim şartı.

Ticari yat kiralamasını Türkiye’de yürüten işletmeler, deniz turizmi mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan deniz turizmi aracı işletme belgesine ve ilgili kayıtlara sahip olmalıdır. Kiralama öncesinde işletmenin bu belgelere sahip olduğunu kontrol etmek, kiracı açısından da önemli bir güvencedir.

Uyuşmazlıklar ve çözüm yolları

Yat alım satımı ve kiralamasından doğan uyuşmazlıklar çoğunlukla ayıp, depozito iadesi, hasar bedeli, iptal ve kira bedelinin iadesi konularında ortaya çıkar. İzlenecek yol, tarafların sıfatına ve sözleşmedeki hükümlere göre değişir:

Taraflar tacirseTicari davaKonusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
Kiracı tüketiciyseTüketici uyuşmazlığıTüketici mahkemesinde açılacak davalarda da arabuluculuk dava şartıdır (6502 s. K. m. 73/A). Tüketici, kendi yerleşim yerinde dava açabilir.
Sözleşmede varsaTahkim veya yetki şartıUluslararası standart sözleşmelerde yabancı bir tahkim yeri sık görülür. Yetki sözleşmesi ise kural olarak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir (HMK m. 17).
Alacağın güvencesiİhtiyati hacizYat da bir gemi olduğundan, deniz alacağı niteliğindeki talepler için ihtiyaten haczedilebilir.

Deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, denizcilik ihtisas mahkemelerinin rolü ve tahkim şartının etkisi için deniz ticareti uyuşmazlıklarında görevli ve yetkili mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Sicil kaydını ve satıcının temsil yetkisini kontrol etmeden depozito ödemek.
  • Bağımsız sörvey ve deneme seyri yaptırmadan, yalnızca satıcının bakım kayıtlarına güvenmek.
  • Sicile kayıtlı bir yatın devrini noter onayı olmadan, adi yazılı bir belgeyle yapmak.
  • Satış sözleşmesinde vergi ve harçların hangi tarafa ait olduğunu yazmamak.
  • Yabancı bayraklı bir yatı gümrük ve kabotaj kurallarını kontrol etmeden Türkiye’de kullanmak veya kiraya vermek.
  • Kaptansız kiralamada teslim tutanağını özensiz imzalamak ve hasar iddiasına karşı delilsiz kalmak.
  • Sigorta muafiyetini ve iptal koşullarını okumadan kira sözleşmesi imzalamak.
Yat almayı veya kiralamayı mı planlıyorsunuz?
Sicil incelemesi, satış sözleşmesi ve kira şartlarını online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Yat satış sözleşmesi noterde yapılmak zorunda mı?

Yat gemi siciline kayıtlıysa, mülkiyetin devri için yazılı ve imzaları noterce onaylı bir anlaşma gerekir; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Sicile kayıtlı olmayan yatlarda mülkiyet zilyetliğin devriyle geçer.

Satın almak istediğim yatın borcu olup olmadığını nasıl anlarım?

Sicil veya kütük kaydından ipotek ve haciz kayıtlarını görebilirsiniz. Ancak mürettebat ücretleri ve liman ücretleri gibi gemi alacaklısı hakkı veren bazı alacaklar sicilde görünmez. Bu nedenle satıcıdan yazılı beyan ve tazmin taahhüdü almak önemlidir.

Satın aldıktan sonra yatta ayıp çıkarsa ne yapabilirim?

Ayıbı fark ettiğiniz anda satıcıya bildirmelisiniz. Taraflar tacirse açıkça belli olmayan ayıplar teslimden itibaren sekiz gün içinde bildirilmelidir. Dava için kural olarak teslimden itibaren iki yıllık süre vardır; satıcı ayıbı aldatarak gizlediyse bu süre uygulanmaz.

Yabancı bayraklı yatımı Türkiye’de kiraya verebilir miyim?

Kabotaj kuralları nedeniyle kural olarak hayır. Deniz turizmi mevzuatı, belirli büyüklüğün üzerindeki yabancı bayraklı ticari yatlar için izin ve katkı ücreti karşılığında istisna tanır. Güncel şartlar kiralama öncesinde mutlaka teyit edilmelidir.

Kaptansız kiraladığım yatta hasar olursa kim öder?

Kural olarak seyir sırasında yata gelen hasardan kiracı sorumludur; zarar önce depozitodan ve sigortadan karşılanır. Sigorta muafiyetinin altındaki zararlar ve kiracının ağır kusuruyla verdiği zararlar kiracıya yüklenebilir. Teslim tutanağı bu nedenle büyük önem taşır.

Kiralamayı iptal edersem param iade edilir mi?

Sözleşmedeki iptal hükmüne bağlıdır. Çoğu sözleşmede iade oranı, iptalin kiralamaya kalan süreye göre kademelendirilir. Kiracı tüketiciyse, haksız şart niteliğindeki iptal hükümleri tüketici mevzuatı uyarınca denetlenebilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Deniz Ticaret Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın