Deniz Ticaret Hukuku

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 21 dk okuma
Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Deniz ticaretinden doğan bir uyuşmazlıkta ilk soru çoğu zaman alacağın kendisiyle ilgili olmaz: davayı nerede, hangi mahkemede ve hangi ön adımdan sonra açacaksınız? Yük hasarı, navlun alacağı, çatma, kurtarma ücreti ya da geminin ihtiyati haczi; her birinde görevli mahkeme, yetki kuralları, arabuluculuk şartı ve sözleşmedeki yabancı mahkeme veya tahkim şartı birlikte değerlendirilmelidir.

Yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla aylar kaybettirir; deniz hukukundaki kısa süreler düşünüldüğünde bu kayıp hakkın tamamen düşmesine yol açabilir. Bu yazıda denizcilik ihtisas mahkemelerini, ticari dava ve arabuluculuk dava şartını, yetki sözleşmesini, konişmentodaki yabancı mahkeme ve tahkim şartlarını, yabancı kararların tenfizini ve geminin ihtiyati haczinde hangi mahkemeye başvurulacağını bir başvuru rehberi gibi ele alıyoruz.

Kısaca
Hangi mahkeme görevli?
Deniz ticaretine ilişkin davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. İstanbul ve İzmir’de bu davalara HSK kararıyla görevlendirilmiş denizcilik ihtisas mahkemeleri bakar.
Önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında evet (TTK m. 5/A). İhtiyati haciz talebi için arabuluculuk şartı aranmaz.
Konişmentodaki yabancı mahkeme şartı geçerli mi?
MÖHUK m. 47’deki şartları taşıyorsa ve davalı süresinde itiraz ederse Türk mahkemesi davayı yetki yönünden reddedebilir. Geçerlilik her dosyada ayrıca incelenir.
Gemi nerede haczedilir?
Yabancı bayraklı gemide geminin bulunduğu yer mahkemesinde. Taraflar arasında yetki veya tahkim anlaşması olması buna engel olmaz (TTK m. 1354, 1356).

Deniz ticareti uyuşmazlığı neden ticari davadır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), kendisinde düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarını, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar (TTK m. 4). Deniz ticareti TTK’nın Beşinci Kitabında (m. 931 vd.) düzenlendiğinden, navlun sözleşmesi, konişmento, gemi kirası, çarter, çatma, kurtarma, müşterek avarya, gemi alacaklısı hakkı ve sorumluluğun sınırlandırılması gibi konulardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Deniz sigortalarından doğan davalar da aynı şekilde ticari davadır.

Ticari davalarda, dava olunan şeyin değer veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi görevlidir (TTK m. 5). Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki 2018’deki değişiklikle açıkça görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: görev kamu düzenine ilişkindir, mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir ve görevsiz mahkemede açılan dava usulden reddedilir.

Ticari dava kapsamı dışında kalabilecek uyuşmazlıklar

Denizle bağlantılı her uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesine gitmez. Uygulamada sık karşılaşılan istisnalar şunlardır:

  • Gemi adamlarının iş ilişkisinden doğan alacakları: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28.03.2019 tarihli, 2017/2516 E., 2019/360 K. sayılı kararında, Türk bayraklı gemide çalışan gemi adamının işçilik alacaklarına ilişkin davada iş mahkemesini görevli saymıştır. Yabancı bayraklı gemilerde çalışan gemi adamları bakımından istinaf kararları farklılık gösterir. Gemi adamının alacağı için gemi alacaklısı hakkı veya geminin ihtiyati haczi söz konusu olduğunda ise deniz ticaretine ilişkin hükümler devreye girer.
  • Tüketicinin taraf olduğu işlemler: Taraflardan birinin tüketici olduğu işlemlerde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un görev kuralı öne çıkar; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023 tarihli bir kararında deniz yoluyla eşya taşımasından doğan bir tüketici uyuşmazlığında tüketici mahkemesini görevli görmüştür. Yat kiralayan bir kişi veya bilet alan bir yolcu için de aynı soru doğar. Ayrıntıları yat alım satımı ve yat kiralama yazımızda ele alıyoruz.
  • İdari işlemler ve idari para cezaları: Liman başkanlıklarının işlemleri, deniz kirliliği nedeniyle verilen idari para cezaları ve kabotaj gibi kamu hukuku alanındaki işlemlere karşı başvuru yolu, ilgili kanunda gösterilen idari veya adli merciidir.

Denizcilik ihtisas mahkemeleri ve yargı çevreleri

TTK m. 5/2, bir yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK), bunlardan bir veya birkaçını münhasıran TTK’dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirme yetkisi verir. Uygulamada bu mahkemelere “denizcilik ihtisas mahkemesi” denir.

İstanbulİstanbul 17. Asliye Ticaret MahkemesiHSK Birinci Dairesinin 08.09.2014 tarihli ve 1945 sayılı kararıyla görevlendirilmiştir. HSK Genel Kurulunun 06.10.2021 tarihli ve 730 sayılı kararıyla yargı çevresi İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
İzmirİzmir 5. Asliye Ticaret MahkemesiHSK Birinci Dairesinin 10.07.2012 tarihli ve 1888 sayılı kararıyla görevlendirilmiştir. Aynı 2021 tarihli kararla yargı çevresi İzmir ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiştir.

730 sayılı karar 08.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 11.10.2021’den itibaren uygulanmaya başlamıştır. Böylece İstanbul’un Anadolu yakasında, Bakırköy’de veya Küçükçekmece’de doğan bir deniz ticareti uyuşmazlığı da İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. HSK, 2026 yılının başında İstanbul asliye ticaret mahkemelerinin genel yargı çevresini de il mülki sınırlarını esas alarak yeniden belirlemiştir; bu kararın dosya devrine ilişkin uygulama adımları ayrıca izlenmelidir. İhtisas mahkemelerinin numarası ve yargı çevresi HSK kararlarıyla değişebildiğinden, dava açmadan önce güncel durumun kontrol edilmesi gerekir.

Denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde (örneğin Mersin, Kocaeli, Antalya veya Samsun limanlarında doğan uyuşmazlıklarda) dava, yetkili yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır; asliye ticaret mahkemesi de yoksa davaya asliye hukuk mahkemesi ticari dava sıfatıyla bakar. Birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan bu yerlerde hangi dairenin görevli olduğu tartışmalıdır. Eski dönemde HSYK’nın 24.03.2005 tarihli ve 188 sayılı kararı, ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara 1. asliye ticaret mahkemesinin bakacağını öngörüyordu. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022 tarihli bir kararında bu kuralın hala uygulanacağını kabul etmiş, Adana ve Ankara bölge adliye mahkemelerinin bazı daireleri ise her asliye ticaret mahkemesini görevli saymıştır. Bu yerlerde dava açarken ilgili bölge adliye mahkemesinin yaklaşımını kontrol etmek yararlı olur.

İhtisas mahkemesi ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, eski kanun döneminde verdiği 18.03.2015 tarihli, 2015/2950 E., 2015/3751 K. sayılı kararında, çatmadan doğan tazminat istemlerinin denizcilik ihtisas mahkemelerinin görev alanına girdiğini ve görevin kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi de 22.05.2019 tarihli, 2019/189 E., 2019/788 K. sayılı kararında, deniz ve kara yolunu birlikte kapsayan ve bir deniz ayağı içeren karma bir taşımadan doğan uyuşmazlıkta denizcilik ihtisas mahkemesini görevli saymıştır. Öğretide, hasarın yeri belli değilse davanın ihtisas mahkemesinde kalması gerektiği görüşü savunulmaktadır.

Ölçüt, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. Davacı sigorta şirketi olsa da, talep bir rücu davası olsa da, uyuşmazlığın çözümünde TTK’nın deniz ticaretine ilişkin hükümleri uygulanacaksa davanın ihtisas mahkemesinde açılması gerekir. Sınır durumlarda istinaf daireleri farklı sonuçlara ulaşabilmektedir: gemi yapımı ve onarımı sözleşmeleri, gemi finansal kiralaması ve deniz aşırı satış sözleşmeleri bu tartışmalı alanlara örnektir. Doktrinde, TTK m. 1352’de sayılan deniz alacaklarına ilişkin davaların her durumda görevlendirilmiş mahkemenin alanında kaldığı görüşü savunulmaktadır.

Görevsizlik kararı verilirse

Görevsiz mahkemede açılan dava reddedildiğinde dosya kendiliğinden gönderilmez. Taraflardan birinin, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir (HMK m. 20). Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve zamanaşımı veya hak düşürücü süre sorunuyla karşılaşılabilir.

Arabuluculuk dava şartı

TTK m. 5/A uyarınca, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yük hasarı tazminatı, navlun veya kira (hire) alacağı, sürastarya ücreti, kurtarma ücreti ve çatmadan doğan maddi tazminat davaları bu kapsama girer.

  1. Arabuluculuk bürosuna başvurunBaşvuru, karşı tarafın veya taraflardan birinin yerleşim yerindeki ya da uyuşmazlık konusunda yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Yabancı bir taşıyan veya donatan karşı taraf olduğunda, Türkiye’deki acentesinin durumu ve tebligat adresi önceden netleştirilmelidir.
  2. Görüşme sürecini yürütünTicari uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hallerde bu süre en çok iki hafta uzatılabilir. Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi, şartları varsa ilam niteliğinde belge olarak icra edilebilir.
  3. Son tutanakla davayı açınAnlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir.

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Bu kural, deniz hukukundaki bir yıllık kısa süreler bakımından önemli bir güvencedir. Süre hesabına ilişkin ayrıntıları deniz ticaretinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımızda bulabilirsiniz.

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri için önceden arabulucuya başvurmak gerekmez. Ancak haczin ardından açılacak esas dava yine arabuluculuk şartına tabidir; bu nedenle haczin uygulanmasından sonraki kısa dava açma süresi ile arabuluculuk süreci birlikte planlanmalıdır. Konusu para olmayan talepler (örneğin yalnızca konişmentonun iptali veya bir tespit istemi) ise kendi niteliğine göre değerlendirilir.

Yer bakımından yetkili mahkeme

Görevli mahkemeyi belirledikten sonra hangi yerdeki mahkemenin yetkili olduğuna bakılır. Deniz ticareti davaları için TTK’da genel bir yetki kuralı bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) genel ve özel yetki kuralları uygulanır. Yabancılık unsuru taşıyan davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de bu iç hukuk kurallarına göre belirlenir (MÖHUK m. 40).

Yetki kuralı Dayanak Deniz ticaretinde kullanımı
Davalının yerleşim yeri HMK m. 6 Türkiye’de yerleşik taşıyan, donatan, kiracı veya acente aleyhine açılan davalar.
Birden fazla davalı HMK m. 7 Taşıyan ve fiili taşıyan ya da birden fazla donatan aynı davada gösterildiğinde, birinin yerleşim yeri mahkemesi.
Sözleşmenin ifa yeri HMK m. 10 Yükleme veya boşaltma limanı gibi, taşıma sözleşmesinin ifa edileceği yer mahkemesi.
Şube veya işyeri HMK m. 14 Şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesi.
Haksız fiil HMK m. 16 Çatma ve diğer haksız fiillerde fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.
Yetki sözleşmesi HMK m. 17-18; MÖHUK m. 47 Tacirler arasında Türk mahkemesi için; yabancılık unsuru varsa yabancı mahkeme için.

Yabancı bir taşıyanın Türkiye’deki acentesi, aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda müvekkili adına davacı veya davalı olabilir (TTK m. 105). Bu kural, yabancı taşıyana karşı Türkiye’de dava açılmasını ve tebligatı kolaylaştırır; ancak acente aleyhine alınan ilam acentenin kendi malvarlığına uygulanamaz. Çatmadan doğan davaların yetki ve sorumluluk yönleri için gemi kazalarında (çatma) hukuki sorumluluk yazımıza bakabilirsiniz.

Yetki sözleşmesi ve konişmentodaki yabancı mahkeme şartı

Çarter partiler ve konişmentolar çoğunlukla bir “hukuk ve yetki” (law and jurisdiction) şartı içerir. Bu şartın Türkiye’de açılan bir davaya etkisi, şartın Türk mahkemesini mi yoksa yabancı bir mahkemeyi mi yetkili kıldığına göre farklı kurallara tabidir.

Türk mahkemesi lehine yetki sözleşmesi

Kesin yetkinin bulunmadığı durumlarda tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarındaki mevcut ya da doğabilecek bir uyuşmazlık için bir veya birden fazla Türk mahkemesini yetkili kılabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılır (HMK m. 17). Yetki sözleşmesi yazılı yapılmalı ve uyuşmazlığın doğduğu hukuki ilişki belirli veya belirlenebilir olmalıdır (HMK m. 18).

Yabancı mahkeme lehine yetki anlaşması

MÖHUK m. 47’ye göre, yer bakımından yetkinin münhasır yetki esasına göre belirlenmediği hallerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilir. Ancak:

  • Yazılı delil: Anlaşma yazılı delille ispat edilmelidir.
  • Yetkisizlik kararı: Yetkili kılınan yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa davaya Türk mahkemelerinde bakılır.
  • İtiraz: Davalı Türk mahkemesinde bu yetkiye süresinde itiraz etmezse, dava Türkiye’de görülmeye devam eder. Yetki itirazı ilk itirazdır ve cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmelidir (HMK m. 116-117).
  • Koruyucu yetki kuralları: İş, tüketici ve sigorta sözleşmelerine ilişkin koruyucu yetki kuralları anlaşmayla bertaraf edilemez (MÖHUK m. 47/2).

Konişmento hamili bu şartla bağlı mı?

Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkide konişmento esas alınır; hamil, konişmentoda yer almayan taşıma sözleşmesi hükümleriyle kural olarak bağlı değildir (TTK m. 1237). Bu nedenle konişmentonun arka yüzünde yazılı bir yetki şartı, gönderilen ve onun halefi sigortacı karşısında da ileri sürülmektedir. Yargıtay ise bu şartın MÖHUK m. 47’ye uygunluğunu ayrıca denetler.

İçtihat bu konuda tek yönlü değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17.02.2016 tarihli, 2015/7244 E., 2016/1657 K. sayılı kararında, konişmentodaki yetki şartının yalnızca bir ülkenin “mahkemelerini” göstermesini belirlilik ölçütü bakımından yeterli bulmamış ve yetki itirazını kabul eden kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Yargıtay uygulamasında bu belirlilik yaklaşımı sigorta poliçelerindeki yabancı mahkeme şartları bakımından da dile getirilmiş, kararlara ise yetkili gösterilen devletin mahkemelerine işaret edilmesini yeterli sayan karşı oylar yazılmıştır. Bu nedenle şartın lafzı, taraflar ve sözleşmenin türü her dosyada ayrıca incelenmelidir. Belgenin hukuki niteliği ve hamile karşı ileri sürülebilecek kayıtlar için konişmento yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamada dikkat

Yabancı mahkeme lehine yetki anlaşması, Türk mahkemesinin yetkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Davalının bu şarta cevap dilekçesinde dayanması gerekir. Süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı sonradan ileri sürülemez ve dava Türkiye’de görülür.

Tahkim şartı: LMAA ve benzeri kurumlar

Çarter partilerin önemli bir kısmı, uyuşmazlıkların Londra’da İngiliz hukukuna göre tahkim yoluyla çözülmesini öngörür; bu tahkimler çoğunlukla Londra Denizcilik Hakemleri Derneği (LMAA) kurallarına göre yürütülür. Singapur, New York veya Hamburg’daki denizcilik tahkimleri ile İstanbul Tahkim Merkezi (İSTAÇ) de uygulamada tercih edilen yerler arasındadır.

Geçerli bir tahkim sözleşmesine rağmen Türk mahkemesinde dava açılırsa davalı tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim itirazı da bir ilk itirazdır ve cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidir (HMK m. 116, m. 413). Yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır. İtiraz kabul edilirse dava usulden reddedilir.

Çarter partideki tahkim şartının konişmentoya atıfla alınması

Konişmentolar sıkça “çarter partideki bütün şartlar, tahkim şartı dahil, bu konişmentoya dahildir” gibi atıf kayıtları içerir. TTK m. 1237/3’e göre konişmentoda yolculuk çarteri sözleşmesine atıf yapılmışsa, konişmentonun devrinde çarter sözleşmesinin bir suretinin de yeni hamile verilmesi gerekir; bu koşul gerçekleşirse çarter hükümleri, nitelikleri elverdiği ölçüde hamile karşı ileri sürülebilir.

İkincil kaynaklarda aktarılan Yargıtay kararları bu koşulu sıkı biçimde arar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.11.2017 tarihli, 2016/8794 E., 2017/6687 K. sayılı kararında, çarter partinin hamile verildiğinin ispat yükünün taşıyanda olduğu belirtilmiş ve alıcıyı tahkim şartıyla bağlı sayan karar bozulmuştur. 19.09.2017 tarihli, 2016/1662 E., 2017/4494 K. sayılı kararda da sigortacının rücu davasında tahkim itirazı kabul edilirken m. 1237/3’teki şartların incelenmemesi bozma sebebi yapılmıştır.

Tahkim itirazı kabul edilirse süreleri yeniden hesaplayın. Türk mahkemesindeki dava tahkim itirazıyla reddedildiğinde, yük hasarı taleplerindeki bir yıllık hak düşürücü süre veya çarter alacaklarındaki bir yıllık zamanaşımı dolmuş olabilir. Tahkim şartı bulunan dosyalarda süre kaybı riskini en baştan değerlendirmek gerekir.

Yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi

Yabancı bir mahkemeden veya hakem heyetinden alınan karar, Türkiye’de kendiliğinden icra edilemez. Karşı tarafın malvarlığı veya gemisi Türkiye’de ise kararın Türk mahkemesince tanınması veya tenfizi gerekir.

Yabancı mahkeme kararıMÖHUK m. 50-59Kesinleşmiş yabancı ilamın tenfizi için Türkiye ile karşılıklılık bulunması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisindeki bir konuda verilmemiş olması, kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve savunma hakkına uyulmuş olması aranır (MÖHUK m. 54).
Yabancı hakem kararıNew York SözleşmesiTürkiye 1958 tarihli New York Sözleşmesine karşılıklılık ve ticari nitelik çekinceleriyle taraftır. LMAA kararları bu Sözleşme çerçevesinde tenfiz edilir; Sözleşmenin uygulanmadığı hallerde MÖHUK m. 60-63 devreye girer.
Tenfiz davasındaEsasa girilmezTenfiz mahkemesi uyuşmazlığı yeniden yargılamaz; yalnızca kanunda sayılan tenfiz şartlarını ve ret sebeplerini inceler.
Yabancı mahkeme şartındaYetki itirazı da önemlidirDavalının itirazı üzerine, uyuşmazlıkla veya taraflarla gerçek bir ilişkisi olmadığı halde kendisine yetki tanınmış bir devlet mahkemesinin kararı tenfiz edilmeyebilir (MÖHUK m. 54).

Tenfiz yoluna gitmeden önce, karşı tarafın Türkiye’deki malvarlığının veya gemisinin ihtiyati haciz yoluyla güvence altına alınması çoğu dosyada belirleyici olur. Yabancı mahkemede veya tahkimde süren bir uyuşmazlık için Türkiye’de gemi haczi mümkündür.

Geminin ihtiyati haczi için hangi mahkemeye başvurulur?

Geminin ihtiyati haczi, deniz alacaklarının teminat altına alınmasında en etkili araçtır. TTK, gemilerin ihtiyati haczi için İcra ve İflas Kanunu’ndan ayrılan özel yetki kuralları getirmiştir:

  • Dava açılmadan önce: Türk bayraklı gemilerde geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, rıhtıma yanaştığı veya kızağa alındığı yer mahkemesi; gemi Türk sicilinde kayıtlıysa sicil yeri mahkemesi de yetkilidir. Yabancı bayraklı gemilerde yalnızca geminin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (TTK m. 1354).
  • Yetki veya tahkim anlaşmasına rağmen: Taraflar arasında yabancı mahkeme yetkisi, tahkim veya yabancı hukukun uygulanması kararlaştırılmış olsa bile bu mahkemeler ihtiyati haciz kararı verebilir (TTK m. 1356).
  • Dava açıldıktan sonra: Esas hakkında Türkiye’de dava açılmışsa ihtiyati haciz yalnızca davaya bakan mahkemeden istenir. Esas hakkında tahkime veya yabancı mahkemeye başvurulmuşsa, kesin hükme kadar yukarıdaki mahkemelerden istenebilir (TTK m. 1357).

Haczi verecek mahkeme de asliye ticaret mahkemesidir; İstanbul ve İzmir’de denizcilik ihtisas mahkemeleri bu talepleri inceler. Türkiye, 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşmeye katılmıştır: katılma 6904 sayılı Kanunla uygun bulunmuş (RG 25.03.2017) ve Sözleşme Türkiye bakımından 11.12.2019’da yürürlüğe girmiştir. Türkiye, devlet gemilerinin muafiyetine ilişkin 1926 tarihli Brüksel Sözleşmesi ve 1934 tarihli Ek Protokolüne de taraftır ve 1999 Sözleşmesine katılırken bu metinlerin öncelikle uygulanacağına dair bir çekince koymuştur. 1999 Sözleşmesi, haczin yapıldığı devlet mahkemelerine, taraflar geçerli biçimde başka bir mahkemeyi veya tahkimi kararlaştırmadıkça esas hakkında da yetki tanır. TTK’nın ihtiyati haciz hükümleri de büyük ölçüde bu Sözleşmeye paralel hazırlanmıştır.

Haczin şartları, teminat, kararın üç iş günü içinde icraya konulması, itiraz ve haczin kaldırılması gibi usul konularını geminin ihtiyati haczi yazımızda ayrıntılı olarak anlatıyoruz. Hangi alacakların haciz hakkı verdiği ise deniz alacakları ve gemi alacaklısı hakkı yazımızın konusudur.

Özet tablo: hangi uyuşmazlık nerede görülür?

Uyuşmazlık Görevli mahkeme Arabuluculuk Yetkili yer (başlıca)
Yük hasarı, kayıp, gecikme tazminatı Asliye ticaret (ihtisas) Dava şartı Taşıyanın yerleşim yeri, yükleme veya boşaltma limanı; geçerli yetki veya tahkim şartı varsa ona göre
Sigortacının rücu davası Asliye ticaret (ihtisas) Dava şartı Sigortalının tabi olduğu kurallar; yetki ve tahkim şartı halefe de ileri sürülebilir
Navlun, sürastarya, kira (hire) alacağı Asliye ticaret (ihtisas) Dava şartı Davalının yerleşim yeri, ifa yeri; çarterde çoğunlukla tahkim
Çatma tazminatı Asliye ticaret (ihtisas) Para alacağında dava şartı Davalının yerleşim yeri, çatmanın olduğu yer, zararın doğduğu yer
Kurtarma ücreti Asliye ticaret (ihtisas) Dava şartı Genel kurallar; kurtarma sözleşmesindeki (örneğin LOF) tahkim şartı
Müşterek avarya garame payı Asliye ticaret (ihtisas) Dava şartı Genel kurallar; garame taahhütnamesindeki yetki şartı
Geminin ihtiyati haczi Asliye ticaret (ihtisas) Aranmaz Geminin bulunduğu yer; Türk gemisinde sicil yeri de (TTK m. 1354)
Gemi adamı işçilik alacakları İş mahkemesi İş hukukundaki kurallara göre İş mahkemeleri mevzuatına göre
Yabancı hakem kararının tenfizi Asliye ticaret Aranmaz New York Sözleşmesi ve MÖHUK m. 60 vd.

Sık yapılan hatalar

  • İstanbul veya İzmir’deki bir deniz ticareti uyuşmazlığını genel asliye ticaret mahkemesinde açmak ve görevsizlik kararıyla zaman kaybetmek.
  • Karma taşımada hasarın deniz yolunda oluşma ihtimalini gözden kaçırıp davayı yanlış mahkemede açmak.
  • Para alacağı için arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak.
  • Konişmentodaki yabancı mahkeme veya tahkim şartını cevap dilekçesinde ileri sürmeyi unutmak.
  • Konişmentodaki çarter atfını, çarterin hamile verilip verilmediğini araştırmadan bağlayıcı kabul etmek.
  • Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra iki haftalık gönderme talebi süresini kaçırmak.
  • Yabancı tahkim süreci beklenirken Türk limanındaki gemiyi ihtiyaten haczetme imkanını değerlendirmemek.
Deniz ticareti uyuşmazlığınızda nereye başvuracağınızdan emin değil misiniz?
Sözleşmeniz, konişmentonuz ve sürelerinizi birlikte inceleyerek görevli ve yetkili mahkemeyi, tahkim ve haciz seçeneklerini online görüşmede değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Denizcilik ihtisas mahkemesi hangi şehirlerde var?

HSK kararlarıyla İstanbul’da İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, İzmir’de İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticareti ve deniz sigortası davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Yargı çevreleri, 2021’den bu yana ilgili ilin mülki sınırlarıdır. Diğer şehirlerde dava genel asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Taraflardan biri tacir değilse dava yine ticari dava mıdır?

Evet. TTK’nın Beşinci Kitabında düzenlenen konulardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Tüketicinin taraf olduğu bazı işlemlerde ise tüketici mahkemesinin görevi gündeme gelebilir.

Konişmentoda İngiliz mahkemeleri yetkili gösterilmiş; Türkiye’de dava açabilir miyim?

Dava açılabilir; ancak taşıyan cevap dilekçesinde bu şarta dayanırsa mahkeme, MÖHUK m. 47’deki şartlar oluşmuşsa davayı yetki yönünden reddedebilir. Şartın belirliliği ve hamile karşı ileri sürülebilirliği her dosyada ayrıca incelenir.

Çarter partide Londra tahkimi var; gemiyi Türkiye’de haczettirebilir miyim?

Evet. TTK m. 1356 uyarınca tahkim veya yabancı mahkeme anlaşması, geminin bulunduğu yer mahkemesinden ihtiyati haciz istenmesine engel değildir. Esas uyuşmazlık tahkimde görülmeye devam eder.

Arabuluculuk süreci benim süremi tüketir mi?

Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Yine de başvurunun süre dolmadan yapılması gerekir.

Yabancı hakem kararını Türkiye’de nasıl icra ettiririm?

Kararın New York Sözleşmesi çerçevesinde Türk mahkemesince tenfizi gerekir. Mahkeme uyuşmazlığın esasına girmez; yalnızca Sözleşmede ve MÖHUK’ta sayılan ret sebeplerini inceler.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Deniz Ticaret Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın