Deniz Ticaret Hukuku

Müşterek Avarya: Şartları, Paylaştırma ve Hukuki Sonuçları

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 17 dk okuma
Müşterek Avarya: Şartları, Paylaştırma ve Hukuki Sonuçları

Denizde gemi ve yükü birlikte tehdit eden bir tehlike karşısında, ortak güvenliği sağlamak için bir kısım yükün denize atılması ya da olağanüstü bir masrafa katlanılması gerekebilir. Bu fedakarlığın yükü, yalnızca zarara uğrayan kişide bırakılmaz; kurtarılan bütün değerlerin sahipleri arasında paylaştırılır. Kökü Rodos deniz hukukuna kadar uzanan bu kuruma müşterek avarya denir.

Bu yazıda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1272 ila 1285. maddeleri ve York-Anvers Kuralları çerçevesinde müşterek avaryanın şartlarını, hangi giderlerin müşterek avarya sayıldığını, paylaştırmanın nasıl yapıldığını, dispeç sürecini, yük ilgililerinden istenen teminatları ve süreleri ele alıyoruz. Yükü gemide olan bir ithalatçı ya da ihracatçıysanız, bir gün “müşterek avarya ilan edildi” bildirimiyle karşılaşmanız halinde ne yapmanız gerektiğini de bulacaksınız.

Kısaca
Nedir?
Gemi ve yükü ortak bir tehlikeden kurtarmak için bile bile yapılan olağanüstü fedakarlık veya gider (TTK m. 1272).
Hangi kurallar?
Aksi kararlaştırılmamışsa en son tarihli York-Anvers Kuralları; bugün 2016 metni (TTK m. 1273).
Kim öder?
Gemi, yük ve navlun ilgilileri, ortak serüvenin sonunda kurtarılan değerleri oranında.
Yük nasıl teslim alınır?
Kural olarak garame payı için teminat gösterilerek. Teminat verilmezse taşıyan eşyayı alıkoyabilir.

Müşterek avarya nedir?

“Avarya”, deniz yolculuğu sırasında gemiye veya yüke gelen zarar ve olağanüstü giderleri ifade eder. Bu zararların büyük bölümü, kimin malına geldiyse onun üzerinde kalır. Örneğin fırtınada ıslanan yükün zararını yük sahibi ya da sigortacısı üstlenir. Bunlara özel avarya denir.

Müşterek avarya ise istisnai bir durumdur. TTK m. 1272’ye göre gemiyi ve yükü ortak bir tehlikeden kurtarmak amacıyla bile bile olağanüstü bir fedakarlık yapılması veya olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya vardır. Bu fedakarlık veya giderin karşılığı, kurtarılan bütün değerlerin sahiplerince garame payı ödenerek karşılanır.

Kurumun tarihi, Rodos deniz hukukundaki “atılan mal” kuralına dayanır. Roma hukukuna da geçen bu kurala göre, gemiyi hafifletmek için denize atılan mal herkes için feda edildiğinden, zararı da herkes paylaşırdı. Osmanlı döneminde 1864 tarihli Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi, ardından 6762 sayılı Kanun ve bugün 6102 sayılı TTK, aynı fikri korumuştur.

PaylaştırılırMüşterek avaryaOrtak güvenlik için bile bile yapılan olağanüstü fedakarlık ve giderler. Bütün ilgililer değerleri oranında katlanır.
PaylaştırılmazÖzel avaryaTehlikenin kendisinin doğrudan verdiği zararlar. Örneğin yangında yanan yük veya fırtınada kırılan direk. Zarar, sahibinin ve sigortacısının üzerinde kalır.

Uygulanacak kurallar: York-Anvers

Müşterek avarya, uluslararası ölçekte York-Anvers Kuralları ile yeknesak hale getirilmiştir. İlk metni 1864’te ortaya çıkan Kurallar, 1877, 1890, 1924, 1950, 1974, 1994, 2004 ve son olarak 2016 yılında yenilenmiştir. Kurallar uluslararası bir sözleşme niteliği taşımaz; tarafların konişmento veya çarter partiye koydukları bir şartla uygulanan, Uluslararası Denizcilik Komitesi (CMI) tarafından önerilen kurallardır.

TTK m. 1273

Taraflarca başka bir husus kararlaştırılmamış olduğu takdirde, müşterek avarya garamesi, Türkçe metni Resmi Gazete’de yayımlanmış olan en son tarihli York-Anvers Kurallarına tabidir. Kanun koyucu Kuralları kanun metnine almamış; böylece Kuralların her yenilenişinde kanunu değiştirmeye gerek kalmadan güncel metnin uygulanmasını sağlamıştır.

2004 tarihli Kurallar Resmi Gazete’nin 13 Ocak 2014 tarihli sayısında, 2016 tarihli Kurallar ise 19 Şubat 2019 tarihli ve 30691 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Dolayısıyla taşıma sözleşmesinde başka bir metin seçilmemişse ve Türk hukuku uygulanıyorsa, bugün 2016 York-Anvers Kuralları esas alınır. Taraflar konişmentoda veya çarter partide 1994 ya da 2004 Kuralları gibi önceki bir metni de seçebilir; uygulamada bu seçim sık görülür. Bu nedenle bir müşterek avarya bildirimi aldığınızda ilk bakmanız gereken belge, konişmento veya çarter partideki müşterek avarya şartıdır.

Kuralların yapısı

  • Yorum Kuralı: Müşterek avarya hesabı, aykırı kanun ve uygulamalara bakılmaksızın Kurallara göre yapılır.
  • Üstün Kural (Paramount Rule): Makul ölçüler içinde yapılmayan fedakarlık ve giderler hiçbir halde paylaştırmaya katılmaz.
  • Harfli Kurallar (A–G): Müşterek avaryanın tanımı, ispat yükü, kusurun etkisi ve hesabın yapılacağı yer gibi genel ilkeler.
  • Rakamlı Kurallar (I–XXIII): Yükün denize atılması, yangın söndürme, kasten karaya oturtma, sığınma limanı giderleri gibi somut durumlar. Rakamlı bir kural uygulanabiliyorsa harfli kurallara ancak onunla çelişmediği ölçüde başvurulur.

Müşterek avaryanın şartları

Bir zarar veya giderin müşterek avarya sayılması için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:

Şart 1Ortak tehlikeTehlike, gemi ve yükün tamamını, yani ortak deniz serüvenini tehdit etmelidir. Yalnızca yükü tehdit eden bir durum, örneğin bozulmaya başlayan bir parti, müşterek avarya doğurmaz.
Şart 2Olağanüstü fedakarlık veya giderOlağan sefer giderleri, yakıt ve liman masrafları gibi taşıyanın zaten üstlendiği giderler kapsam dışıdır.
Şart 3Bilerek ve makul biçimdeFedakarlık bir kararın ürünü olmalı ve makul ölçüler içinde kalmalıdır. Kendiliğinden gerçekleşen kayıplar müşterek avarya sayılmaz.
Şart 4Ortak güvenlik amacı ve sonuçFedakarlık, ortak serüveni korumak amacıyla yapılmalıdır. Hiçbir değer kurtarılamamışsa paylaştırılacak bir değer de kalmaz.

Kurallar, yalnızca müşterek avarya fiilinin doğrudan sonucu olan kayıp, hasar ve giderleri kabul eder (Kural C). Gecikmeden doğan zararlar, piyasa kaybı ve sürastarya gibi dolaylı kayıplar, müşterek avarya olarak paylaştırılmaz. Bir giderin müşterek avarya sayılacağını ispat yükü, bunu iddia eden taraftadır (Kural E).

Kurallarda ayrıca ikame giderler düzenlenmiştir (Kural F). Müşterek avarya sayılacak bir giderin yerine daha ucuz bir yol seçilmişse, örneğin gemi sığınma limanında pahalı bir onarım yerine başka bir limana yedeklenmişse, bu ikame gider kaçınılan gider tutarına kadar müşterek avarya olarak kabul edilir.

Tipik müşterek avarya kalemleri

Uygulamada en sık karşılaşılan müşterek avarya halleri, York-Anvers Kurallarının rakamlı kurallarında düzenlenmiştir:

Durum Ne kabul edilir? Kural
Yükün denize atılması Ortak güvenlik için atılan yük. Ticari teamüle aykırı olarak, örneğin izinsiz güvertede taşınan yükün atılması kabul edilmez. I
Yangın söndürme Söndürme için verilen su ve diğer müdahalelerin gemi ve yüke verdiği hasar. Yanan malın kendi zararı özel avaryadır. III
Kasten karaya oturtma Ortak güvenlik için gemiyi bilerek karaya oturtmanın yol açtığı hasar. V
Kurtarma giderleri Kural VI’daki şartlarla, ortak serüveni korumak için yapılan kurtarma giderleri. VI
Hafifletme ve yüzdürme Karaya oturan gemiyi yüzdürmek için yükün aktarılması, mavna kirası ve yeniden yükleme giderleri. VIII
Sığınma limanı Kaza sonrası sığınma limanına girme ve çıkma, yükün boşaltılması, depolanması ve yeniden yüklenmesi giderleri ile bekleme süresince gemi adamı ücretleri ve iaşesi. X, XI
Geçici onarım Ortak güvenlik için veya müşterek avarya hasarını gidermek için yapılan geçici onarımlar. XIV

2016 Kuralları, özellikle kurtarma giderlerinin müşterek avaryaya alınması konusunda 2004 metnindeki tartışmaları gidermeye çalışmıştır. Buna göre kurtarma giderleri kural olarak müşterek avaryaya dahil edilir; ancak ilgililerin her biri kurtarma ücretini kendi kurtarılan değeri oranında doğrudan ödemişse ve paylaştırmada belirgin bir dengesizlik yoksa bu giderler müşterek avarya hesabının dışında bırakılabilir. Kurtarana ödenen özel tazminat ise hiçbir durumda müşterek avaryaya girmez (TTK m. 1312/7).

Kusurun müşterek avaryaya etkisi

Müşterek avaryaya yol açan tehlike, taraflardan birinin kusurundan kaynaklanmış olabilir. Örneğin gemi, makinesinin bakımsızlığı nedeniyle arızalanarak sürüklenmiş ve bu nedenle kurtarma hizmeti almak zorunda kalmış olabilir. York-Anvers Kurallarına göre kusur, müşterek avaryanın varlığını ve paylaştırmanın yapılmasını engellemez; ancak kusurlu taraf hakkındaki talep ve savunma hakları saklı kalır (Kural D).

Bu kuralın pratik sonucu şudur: Dispeç, kusur tartışmasından bağımsız olarak hazırlanır. Yük ilgilisi, taşıyanın sorumlu olduğu bir kusurun varlığını ileri sürerek garame payını ödemekten kaçınabilir veya ödediği payı taşıyandan tazminat olarak isteyebilir. Ancak bunun için taşıyanın kanunen sorumlu tuttuğu bir kusurun varlığı gerekir. Sefer başında denize elverişliliği sağlamak için gereken özenin gösterilmemesi bu türden bir kusurdur. Buna karşılık taşıyanın kanunen sorumlu olmadığı bazı haller, örneğin geminin sevk ve idaresine ilişkin bazı kusurlar, yük ilgilisinin katılma borcunu ortadan kaldırmayabilir. Taşıyanın sorumluluk rejimi için yük hasarı, kayıp ve gecikme nedeniyle tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Paylaştırma nasıl yapılır?

Müşterek avarya hesabı iki taraflı bir denklemdir. Bir yanda tazmin edilecek tutarlar, yani gemiye ve yüke yapılan fedakarlıklar ile katlanılan olağanüstü giderler bulunur. Öbür yanda bu tutarlara katılacak değerler, yani serüvenin sonunda kurtarılmış olan gemi, yük ve risk altındaki navlunun değerleri yer alır. Katılma değerleri, kural olarak serüvenin sona erdiği yer ve zamandaki net değerlere göre belirlenir (Kural G ve Kural XVII). Fedakarlığa uğrayan malın sahibi de, tazmin edilen tutar katılma değerine eklenerek paylaştırmaya katılır.

  1. Müşterek avarya tutarını belirleyinÖrneğin sığınma limanı giderleri, kurtarma giderleri ve denize atılan yükün değeri toplamı 1.000.000 USD olsun.
  2. Katılma değerlerini hesaplayınGemi 12.000.000 USD, A firmasının yükü 5.000.000 USD, B firmasının yükü 2.500.000 USD ve risk altındaki navlun 500.000 USD olsun. Toplam katılma değeri 20.000.000 USD’dir.
  3. Oranı bulun1.000.000 / 20.000.000 = yüzde 5. Her ilgili, katılma değerinin yüzde 5’i oranında garame payı öder.
  4. Payları dağıtınGemi 600.000 USD, A firması 250.000 USD, B firması 125.000 USD ve navlun ilgilisi 25.000 USD öder. Fedakarlığa uğrayan taraf, kendi payı düşüldükten sonra kalan tutarı alacaklı olarak tahsil eder.

Örnekten de görüleceği gibi, yükü hiç hasar görmemiş bir yük ilgilisi de garame payı ödemek zorundadır. Çünkü onun yükü de ortak tehlikeden kurtarılmıştır. Gerçek hesaplar çok daha karmaşıktır; faiz, hasarlı malların değer tespiti ve para birimi farkları gibi kalemleri içerir. Bu nedenle hesabı uzman bir dispeççi yapar.

Garame payı borcu, rehin ve teminat

TTK, garame paylarının kimden isteneceğini, alacaklıların hangi güvencelere sahip olduğunu ve yükün teslimi sırasında nasıl davranılacağını ayrıca düzenler. Garame paylarının borçluları TTK m. 1274’te, müşterek avarya alacaklılarının rehin hakları m. 1275’te, gemiye düşen garame payı için teminat m. 1276’da, hapis hakkının kullanılması ise m. 1277’de yer alır.

Uygulamanın özü şudur: Müşterek avarya ilan edildiğinde taşıyan, yükü teslim etmeden önce yük ilgilisinden garame payının ödeneceğine dair güvence ister. Bu güvence verilmezse taşıyan, müşterek avarya alacakları için eşya üzerindeki hapis ve rehin hakkını kullanarak yükü alıkoyabilir. Liman ardiye ücretleri her gün işlediğinden, bu durum yük ilgilisi için ciddi bir baskı oluşturur.

Güvence Kim verir? Ne işe yarar?
Avarya taahhütnamesi (average bond) Yük ilgilisi Dispeç sonucunda belirlenecek garame payını ödeme taahhüdü ve hesap için gereken bilgileri verme yükümlülüğü.
Avarya garantisi (average guarantee) Yük sigortacısı Sigortacının garame payını ödeyeceğine dair teminatı. Yükü sigortalı olan ilgili için en pratik yoldur.
Nakit depozito Sigortasız yük ilgilisi Tahmini garame payının ortak bir hesaba yatırılması. Kural XXII, bu paranın özel bir hesapta tutulmasını ve dispeçe göre dağıtılmasını öngörür.

Sigortasız yükte depozito yüksek olabilir. Dispeççi, kesin hesap çıkmadan önce tahmini bir oran belirler ve nakit depozito bu orana göre istenir. Büyük kazalarda bu oran yükün değerinin önemli bir bölümüne ulaşabilir. Yükünüzü müşterek avarya katkısını kapsayan bir sigortayla sigortalatmak, bu riski ortadan kaldırmanın en etkili yoludur.

Dispeç süreci

Müşterek avarya hesabına dispeç, bu hesabı yapan uzmana da dispeççi denir. Dispeç, hangi kalemlerin müşterek avarya sayıldığını, katılma değerlerini ve her ilgilinin borçlu ya da alacaklı olduğu tutarı gösterir. TTK, dispeci yaptırma yükümlülüğünü (m. 1278), dispeçin yapılacağı yeri (m. 1279), dispeççiyi (m. 1280), dispeçin onaylanmasını isteme hakkını ve dispeçe itirazı (m. 1281), dispeçin onaylanmasını (m. 1282), uygulanacak usul hükümlerini (m. 1283) ve onay kararının hükmünü (m. 1284) ayrıntılı olarak düzenler.

  1. Müşterek avaryanın ilanıKaza sonrası donatan veya taşıyan, müşterek avarya ilan eder ve yük ilgililerine bildirimde bulunur. Bu aşamada teminat belgeleri ve yükün değerine ilişkin bilgiler istenir.
  2. Dispeççinin belirlenmesiUygulamada dispeççi çoğunlukla donatan tarafından görevlendirilir. Türk hukukuna tabi dispeçlerde dispeççi, kanunda öngörülen hallerde mahkeme tarafından atanır.
  3. Taleplerin bildirilmesiMüşterek avarya talebinde bulunan taraf, ortak serüvenin sona ermesinden itibaren 12 ay içinde talebini ve belgelerini dispeççiye yazılı olarak bildirmelidir (Kural E). Aksi halde dispeççi eldeki bilgilere göre tahmin yürütebilir.
  4. Dispeçin hazırlanmasıDispeççi kayıtları, onarım faturalarını, ekspertiz raporlarını ve değer belgelerini inceleyerek hesabı hazırlar. Büyük olaylarda bu süreç bir yılı aşabilir.
  5. Onay ve itirazİlgililer, dispeçin mahkemece onaylanmasını isteyebilir ve dispeçe itiraz edebilir. Mahkeme itirazları inceleyerek dispeçi onaylar veya düzeltilmesine karar verir.
  6. TahsilOnaylanan dispeç uyarınca garame payları teminatlardan veya doğrudan borçlulardan tahsil edilir; ödenmezse dava ve icra yoluna gidilir.

Sigortanın rolü

Müşterek avarya, deniz sigortasıyla iç içe geçmiş bir kurumdur. Yük sigortası poliçeleri, Institute Cargo Clauses gibi standart şartlarla, kural olarak sigortalının ödemek zorunda kaldığı garame payını ve kendi yüküne yapılan müşterek avarya fedakarlığını teminat altına alır. Bu nedenle yükü sigortalı olan bir ithalatçı, müşterek avarya bildirimi aldığında ilk olarak sigortacısına haber vermelidir. Sigortacı, avarya garantisini düzenleyerek yükün serbest bırakılmasını sağlar ve garame payını öder.

Tekne ve makine sigortası ise geminin payına düşen garame payını ve gemiye yapılan müşterek avarya fedakarlıklarını karşılar. Navlunun risk altında olduğu durumlarda navlun ilgilisinin payı da ayrıca sigortalanabilir. Sigortalı olmayan yük ilgilisi ise garame payını kendi cebinden öder; üstelik yükünü teslim alabilmek için çoğu zaman nakit depozito yatırmak zorunda kalır.

Zamanaşımı ve süreler

Müşterek avarya alacakları için hem TTK’da hem de York-Anvers Kurallarında süre kuralları vardır. Taşıma sözleşmesinde York-Anvers Kurallarının seçilmiş olması, Kurallardaki sürelerin de uygulanması sonucunu doğurabilir. Hangi sürenin uygulanacağı somut olayda sözleşme ve uygulanacak hukuk birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Talep veya işlem Süre Dayanak
Garame payı alacakları Geminin TTK m. 1279’da belirtilen yere (boşaltma limanı veya yolculuğun sona erdiği yer) vardığı tarihten itibaren 1 yıl TTK m. 1285
Müşterek avarya talebinin dispeççiye bildirilmesi Ortak serüvenin sona ermesinden itibaren 12 ay York-Anvers Kural E
Garame payı talebine ilişkin dava hakkı Dispeçin yayımlanmasından itibaren 1 yıl; her halde ortak serüvenin sona ermesinden itibaren 6 yıl York-Anvers Kural XXIII

Dispeç hazırlanmadan alacak miktarı belli olmadığından, uygulamada taraflar zamanaşımını uzatma veya zamanaşımı def’inden feragat anlaşmaları yapar. Bu tür anlaşmaların yazılı yapılması ve süre dolmadan imzalanması gerekir. Deniz ticaretindeki diğer süreler için deniz ticaretinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımıza, uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği için deniz ticareti uyuşmazlıklarında görevli ve yetkili mahkeme yazımıza bakabilirsiniz. Müşterek avarya şartının taşıma sözleşmesindeki yeri için navlun sözleşmesi yazımız da yol gösterici olacaktır.

Sık yapılan hatalar

  • Yükü hasar görmediği için garame payı ödemeyeceğini düşünmek.
  • Müşterek avarya bildirimini sigortacıya geç iletmek ve yükün limanda beklemesine yol açmak.
  • Konişmentodaki müşterek avarya şartını ve seçilen York-Anvers metnini kontrol etmemek.
  • Taşıyanın kusuruna ilişkin savunmaları ileri sürmeden garame payını ihtirazi kayıtsız ödemek.
  • Dispeç yıllarca sürerken zamanaşımını uzatan bir anlaşma yapmamak.
  • Özel avarya niteliğindeki zararları, örneğin yangında yanan yükü, müşterek avarya olarak talep etmek.
Yükünüz için müşterek avarya mı ilan edildi?
Teminat, garame payı ve taşıyana karşı haklarınızı belgeleriniz üzerinden online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Yüküm hiç hasar görmedi; yine de ödeme yapmam gerekir mi?

Evet. Müşterek avaryada fedakarlık bütün değerleri kurtarmak için yapıldığından, kurtarılan her değerin sahibi değeri oranında garame payına katılır. Hasar görmemiş yükün sahibi de bu kapsamdadır.

Garame payı için teminat vermezsem ne olur?

Taşıyan, müşterek avarya alacakları için eşya üzerindeki hapis ve rehin hakkını kullanarak yükü teslim etmeyebilir. Bu sürede liman ve ardiye masrafları işlemeye devam eder.

Hangi York-Anvers Kuralları uygulanır?

Önce konişmentoya veya çarter partiye bakılır. Taraflar bir metin seçmemişse ve Türk hukuku uygulanıyorsa, Türkçe metni Resmi Gazete’de yayımlanmış en son tarihli Kurallar, yani bugün 2016 York-Anvers Kuralları uygulanır.

Kaza taşıyanın kusurundan kaynaklandıysa yine ödeme yapar mıyım?

Dispeç kusurdan bağımsız olarak hazırlanır. Ancak tehlike, taşıyanın kanunen sorumlu olduğu bir kusurdan, örneğin denize elverişliliğin sağlanmamasından kaynaklandıysa yük ilgilisi ödemeyi reddedebilir veya ödediğini taşıyandan isteyebilir.

Dispeç nedir, kim hazırlar?

Dispeç, müşterek avarya kalemlerini, katılma değerlerini ve her ilgilinin payını gösteren hesaptır. Uzman bir dispeççi tarafından hazırlanır; TTK’ya tabi durumlarda dispeçin mahkemece onaylanması ve itiraz usulü kanunda düzenlenmiştir.

Garame payı alacağı ne zaman zamanaşımına uğrar?

TTK m. 1285’e göre geminin m. 1279’da belirtilen yere, yani boşaltma limanına veya yolculuğun sona erdiği yere vardığı tarihten itibaren bir yılda. York-Anvers Kuralları uygulanıyorsa Kural XXIII’teki süreler de dikkate alınmalıdır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Deniz Ticaret Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın