Gemi sicili, geminin kimliği olarak tanımlanabilecek, geminin uluslararası sularda güvenle seyredebilmesi için gerekli olan bir sicildir. Kimliği olmayan bir kişinin yasal olarak seyahat etmesi nasıl mümkün değilse, sicile kayıtlı olmayan bir geminin de uluslararası sularda seyretmesi ve ticari faaliyetlere katılması mümkün değildir. Geminin maliki geminin sahibidir ve gemi mülkiyeti, sicile tescil edilen en önemli hususlardan biridir.
Denize kıyısı olan ülkelerin sicil sistemleri birbirine benzese de tescil koşulları farklıdır. Bu yazıda Türk hukukuna göre gemi mülkiyetinin nasıl kazanıldığını ve kaybedildiğini, bu değişikliklerin sicile nasıl yansıdığını ve bir geminin sicilden hangi hallerde terkin edildiğini ele alıyoruz.
- Sicile kayıtlı gemi nasıl devredilir?
- Yazılı ve imzaları noterce onaylı bir anlaşma ile zilyetliğin devri gerekir (TTK m. 1001). Mülkiyetin geçmesi için tescil şart değildir.
- Terk edilen gemiyi kim sahiplenir?
- Sicile kayıtlı gemide yalnızca Devlet; sicile kayıtlı olmayan gemide herkes.
- Zamanaşımı süreleri?
- Sicile malik olarak kayıtlı kişi için 5 yıl (m. 999); sicile kaydı gerekirken kaydedilmemiş gemide 10 yıl ve mahkeme kararı (m. 1000).
- Sicilden terkin ne zaman?
- Gemi batar ya da tamir kabul etmez hale gelirse, Türk Bayrağı çekme hakkı kaybedilirse veya isteğe bağlı tescilli gemide malik isterse.
Gemi mülkiyetinin hukuki niteliği
Gemiler, sicile kayıtlı olsalar dahi hem fiziksel hem hukuki olarak taşınır mal sayılır. Türk Ticaret Kanunu bunu açıkça düzenler: “Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır.” (TTK m. 936).
Gemi mülkiyeti, Türk Medeni Kanunu anlamında mutlak, yani herkese karşı ileri sürülebilen bir haktır. Malik, hukuka uygun olmak şartıyla gemisi üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Gemisine haksız olarak el koyan kişiye karşı istihkak davası açabilir ve her türlü haksız müdahalenin önlenmesini isteyebilir.
Bir malı fiilen elinde bulunduran kişiye zilyet denir. Medeni Kanun’un zilyetliğe ilişkin hükümleri, sicile kayıtlı olsun olmasın bütün gemilere uygulanır. Buna karşılık TTK’nın gemi mülkiyeti ve diğer ayni haklara ilişkin dördüncü kısım hükümleri (m. 996–1060), kanunda aksi öngörülmedikçe yalnızca Türk gemi siciline kayıtlı gemiler hakkında uygulanır (TTK m. 996). Sicile kayıtlı olmayan gemilere ise Medeni Kanun’un taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır (TTK m. 997).
Sicil türleri ve tescilin genel kuralları için gemi sicili ve sicile tescil yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi gemiler sicile tescil edilir?
Bir geminin hangi ülkenin siciline tescil edileceği; malikin, donatanın, gemi işletme müteahhidinin ya da gemiyi başka bir hukuki işlemle devralan kişinin tabi olduğu ülke hukukuna göre belirlenir. Türkiye’de gemiler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre Milli Gemi Siciline veya 4490 sayılı Kanun’a göre Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) tescil edilir.
Bazı gemilerin ise Milli Gemi Siciline tescili hukuken mümkün değildir (TTK m. 958):
- Yabancı sicile kayıtlı Türk gemileri
- Türk gemisi olmayan gemiler
- Donanmaya bağlı harp gemileri ve yardımcı gemiler
- Kamu hizmetine özgülenmiş gemiler: Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ve diğer kamu tüzel kişilerine ait olup kamu hizmeti görmeye özgülenmiş gemiler.
TUGS ise Türk gemilerinin “kolay bayrak” ülkelerinin sicillerine kaymasını önlemek amacıyla kurulmuştur. Şartları sağlayan gemiler Milli Gemi Sicili yerine TUGS’a da tescil edilebilir. Hangi gemilerin Türk gemisi sayıldığı ve Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olduğu konusunda Türk gemisi ve Türk Bayrağı çekme hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Sicile kayıtlı gemide mülkiyetin devri
Gemi siciline kayıtlı gemilere “müseccel gemi” de denir. 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu döneminde, sicile kayıtlı bir geminin mülkiyetinin hukuki işlemle kazanılması için yeni malikin sicile tescili gerekmezdi; zilyetliğin devri de aranmazdı. Taraflar arasındaki anlaşma yeterliydi ve mülkiyet sicil dışında el değiştirirdi.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu bu sistemi değiştirdi. Sicile kayıtlı geminin mülkiyetinin devri için malik ile iktisap edenin mülkiyetin devri konusunda anlaşmaları ve zilyetliğin devri gerekir. Anlaşmanın yazılı olması ve imzaların noterce onaylanması şarttır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir (TTK m. 1001). Mülkiyetin geçmesi için sicile tescil kurucu bir unsur değildir. Böylece gemi mülkiyetinin devri, taşınır mülkiyetinin devriyle paralel hale getirilmiş ve mülkiyet karinesi zilyetliğe bağlanmıştır.
| Unsur | 6762 sayılı eski TTK | 6102 sayılı TTK |
|---|---|---|
| Taraflar arasında anlaşma | Yeterli | Gerekli; yazılı ve noter onaylı |
| Zilyetliğin devri | Aranmazdı | Gerekli |
| Sicile tescil | Mülkiyetin geçmesi için aranmazdı | Mülkiyetin geçmesi için aranmaz; değişiklik sicile işlenir |
Gemi mülkiyetinin devri, diğer sözleşmesel devirlerde olduğu gibi iki aşamada gerçekleşir: önce devir borcunu doğuran taahhüt işlemi, ardından mülkiyeti nakleden tasarruf işlemi yapılır. Uygulamada en sık görülen taahhüt işlemi satış sözleşmesidir. Mal değişim (trampa) sözleşmesi, şirket sözleşmesi, bağışlama ve gemi inşa sözleşmesi de gemi mülkiyetini devir borcu doğurabilir.
Gemi yolculukta iken devredilirse, devrin kapsamı ve o yolculuğa ait kar ile zararın kime ait olacağı TTK m. 1002’deki özel hükümlere göre belirlenir. Sicile kayıtlı olmayan bir gemide ise mülkiyet, Medeni Kanun’un genel kuralı gereği zilyetliğin devriyle geçer (TTK m. 997; TMK m. 763).
Hukuki işlem dışında kazanma
Mülkiyet miras, mahkeme kararı veya cebri icra gibi hukuki işlem dışındaki yollarla da kazanılabilir. Bu durumda mülkiyet sicil dışında geçer; kazanan kişi, sicilin düzeltilmesi için kendisinin malik olarak tescilini ister (Gemi Sicil Yönetmeliği m. 32). Gemi üzerinde ipotek kurulmuşsa devir ipoteği ortadan kaldırmaz. Ayrıntılar için gemi ipoteği yazımıza bakabilirsiniz.
Gemi payı ve iştirak payının devri
Bir gemi birden fazla kişiye paylı olarak ait olabilir ya da donatma iştiraki olarak işletilebilir. Kanun bu payların devrini ayrıca düzenler (TTK m. 1007):
- Gemi payı: Sicile kayıtlı gemi payının mülkiyeti, malik ile iktisap edenin anlaşmasıyla devralana geçer. Anlaşmanın yazılı olması ve imzaların noterce onaylanması şarttır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.
- İştirak payı: Donatma iştirakinde her paydaş donatan, iştirak payını dilediği anda diğer paydaşların onayı olmaksızın tamamen veya kısmen devredebilir. Sicile kayıtlı gemideki iştirak payının devri, gemi payının devri ve sicile tescil ile olur.
- Yolculuk sırasında devir: Gemi payı gemi yolculuktayken devredilirse, devrin kapsamı TTK m. 1002/3’e göre belirlenir.
Bayrak hakkını etkileyen pay devirleri. Gemi payı veya iştirak payının devri sonucunda gemi Türk Bayrağı çekme hakkını kaybedecekse, devir ancak bütün paydaşların veya paydaş donatanların onayıyla geçerli olur (TTK m. 1007/3). Örneğin pay çoğunluğunun bir yabancıya geçmesi bu sonucu doğurabilir.
Sahiplenme (ihraz) yoluyla kazanma
Sahibi olmayan ya da terk edilmiş bir eşyayı malik olma iradesiyle zilyetliğe almaya sahiplenme (ihraz) denir. Sicile kayıtlı olmayan bir gemi, malikinin mülkiyetten vazgeçmesiyle terk edilirse sahipsiz hale gelir. Böyle bir gemiyi malik olma iradesiyle zilyetliğine alan herkes, Medeni Kanun’un genel kuralına göre geminin maliki olur (TMK m. 767).
Sicile kayıtlı gemilerde durum farklıdır. Malik, mülkiyetten vazgeçtiğini sicil müdürlüğüne bildirir ve bu husus sicile tescil edilirse gemi terk edilmiş olur (TTK m. 1004). Ancak bu gemi, sicile kayıtlı olmayan bir gemiyle aynı hukuki durumda değildir:
Sicile kayıtlı sahipsiz bir gemiyi sahiplenme hakkı yalnızca Devlete aittir. Devlet, kendisini gemi siciline malik olarak tescil ettirerek gemi üzerindeki mülkiyeti kazanır.
Terk edilmiş gemilerin hukuki durumu, limanlarda ve kıyılarda bırakılan gemiler için uygulanan usuller hakkında sahipsiz gemi yazımıza bakabilirsiniz.
Kazandırıcı zamanaşımı ile kazanma
Olağan zamanaşımı (TTK m. 999)
Geminin gerçek maliki olmadığı halde gemi siciline malik olarak kaydedilmiş bir kişi, iki şart birlikte gerçekleşirse geminin mülkiyetini kazanır:
- Süre: Tescil en az beş yıl sürmüş olmalıdır. Süre, kişinin sicile malik olarak tescil edildiği tarihten başlar.
- Zilyetlik: Gemi bu süre boyunca davasız ve aralıksız olarak asli zilyet sıfatıyla elinde bulundurulmuş olmalıdır.
Taşınmazlardaki olağan zamanaşımından (TMK m. 712) farklı olarak TTK m. 999’da zilyetliğin iyiniyetle sürdürülmesi şartı aranmaz. Sicile itiraz şerhi verilmişse, şerh devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez.
Olağanüstü zamanaşımı (TTK m. 1000)
Olağanüstü zamanaşımı, sicile kaydı gerekirken kaydedilmemiş gemiler ile ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş kişiler adına kayıtlı gemiler için uygulanır:
- Kaydedilmemiş gemi: Sicile kaydı gerekirken kaydedilmemiş bir gemiyi en az on yıl davasız ve aralıksız olarak asli zilyet sıfatıyla elinde bulunduran kişi, geminin sicile kendi malı olarak tescilini isteyebilir (m. 1000/1).
- Ölmüş veya gaip kişi adına kayıtlı gemi: En az on yıl önce ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bir kişi adına kayıtlı olan ve on yıldan beri sicile malikin onayına tabi bir husus kaydedilmemiş gemiyi aynı şartlarla elinde bulunduran kişi de tescil isteyebilir. Zilyetlik süresinin hesabı, kesilmesi ve durması Türk Borçlar Kanunu’nun alacak zamanaşımına ilişkin hükümlerine tabidir (m. 1000/2).
- Tescil davasıTescil ancak mahkeme kararıyla olur. Dava, geminin kayıtlı olduğu veya kaydedilmesi gereken sicil müdürlüğüne karşı açılır.
- İlanMahkeme, ilgilileri en fazla üç aylık bir süre vererek itirazlarını bildirmeye çağırır. Çağrı, tirajı elli binin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtılan bir gazetede ilanla yapılır.
- Kararİtiraz edilmez veya itiraz reddedilirse tescile karar verilir. Karardan önce üçüncü bir kişi malik olarak tescil edilmiş ya da onun mülkiyeti nedeniyle sicile itiraz şerhi verilmişse, karar o kişi hakkında hüküm ifade etmez.
- TescilAsli zilyet, mahkeme kararına dayanarak kendisini sicile kaydettirdiği anda geminin mülkiyetini kazanır (m. 1000/5).
Sicile kaydı gerekmeyen gemilerde ise taşınır mülkiyetinde zamanaşımına ilişkin TMK m. 777 uygulanır: başkasına ait bir taşınırı beş yıl süreyle davasız, aralıksız, iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi onun maliki olur.
Gemi mülkiyetinin kaybı
Gemi mülkiyeti farklı sebeplerle sona erebilir. Bu sebepleri dört başlık altında incelemek daha açıklayıcıdır:
İştirak payının bırakılması
Donatma iştirakinde yeni bir yolculuğa, bir yolculuk sonunda gemiyi tamir ettirmeye veya iştirakin sorumlu olduğu bir gemi alacağının ödenmesine karar verilirse, karara katılmayan paydaş donatan iştirak payını karşılıksız bırakarak kararın gerektirdiği ödemelerden kurtulabilir (TTK m. 1008/1). Bu hakkı kullanmak isteyen paydaş, kararın verildiği tarihten, karar sırasında kendisi veya temsilcisi hazır değilse kararın bildirilmesinden itibaren üç gün içinde, noter aracılığıyla paydaş donatanlara veya gemi müdürüne bildirimde bulunmalıdır (m. 1008/2). Bırakılan payın mülkiyeti, bu bildirimle diğer paydaşlara payları oranında geçer (m. 1008/3).
Gemi sicilinden terkin
Sicile kayıtlı gemilerin sicilden silinmesi (terkin), TTK m. 965, 966 ve 967 ile 2023 tarihli Gemi Sicil Yönetmeliği’nin 43 ila 46. maddelerine göre yapılır. Silinen kayıtlar elektronik sicil sisteminden (GESBİS) kaldırılmaz; aynı gemi numarasıyla silinmiş gemiler listesine eklenir.
| Terkin sebebi | Nasıl yapılır? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Gemi kurtarılamayacak şekilde battı veya tamir kabul etmez hale geldi | Malikin istemiyle | Tamir kabul etmezlik halinde ipotekli alacaklıların onayı gerekir; alacaklılar bilinmiyorsa ilan yapılır. |
| Türk Bayrağı çekme hakkı kaybedildi | Malikin istemiyle | İpotekli alacaklılar ve sicilde hakkı bulunan diğer kişilerin onayı gerekir. |
| Tescili isteğe bağlı gemi | Malik veya maliklerin istemiyle | İpotekli alacaklının onayı gerekir. |
| Sicil müdürlüğünün tespiti | Re’sen | Malik, silinme istemek veya sebeplerin bulunmadığını ispatlamak üzere çağrılır. İpotek devam ediyorsa yalnızca bayrak hakkının kaybı sicile işlenir. |
| 20 yıldır işlem görmeyen kayıt | Sicil müdürlüğünün başvurusu üzerine mahkeme kararıyla | Sicilde ipotek veya intifa hakkı kayıtlı olmamalıdır. |
İpotekli bir geminin sicilden terkini ipoteğin akıbetini de etkiler. Bu konuda gemi ipoteğinin sona ermesi yazımıza bakabilirsiniz.
Davacı, 0,58 gros tonilatoluk bir teknenin kendi adına sahte imza ile tescil edildiğini ileri sürerek kaydın geçmişe etkili iptalini istemiştir. Kurul, davacının kayıttan haberdar olduğu halde yıllarca sessiz kaldığını, bu nedenle dürüstlük kuralı gereği geçmişe etkili iptalin mümkün olmadığını kabul etmiştir. Ancak tescili isteğe bağlı teknelerde malik, zorunlu tescilli gemiler için aranan şartlar olmadan da terkin isteyebilir. “Çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereğince kaydın, terkin talep tarihinden itibaren ileriye etkili olarak silinmesine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Sık sorulan sorular
Sicile kayıtlı bir gemiyi satın aldım, sicilde hala eski malik görünüyor. Malik ben miyim?
Yazılı ve imzaları noterce onaylı bir devir anlaşması yapıldıysa ve gemi size teslim edildiyse, mülkiyet size geçmiştir. Tescil mülkiyetin geçmesi için şart değildir; ancak üçüncü kişilere karşı güvenlik için sicilin ivedilikle güncellenmesi gerekir.
Gemi satış sözleşmesi noterde yapılmak zorunda mı?
Sözleşmenin yazılı olması ve imzaların noterce onaylanması şarttır. Anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.
Terk edilmiş bir gemiyi sahiplenebilir miyim?
Gemi sicile kayıtlı değilse, malik olma iradesiyle zilyetliğe alarak sahiplenebilirsiniz. Sicile kayıtlı terk edilmiş gemiyi sahiplenme hakkı ise yalnızca Devlete aittir.
Kazandırıcı zamanaşımında iyiniyet aranır mı?
Sicile kayıtlı gemilerde TTK m. 999 ve m. 1000’de iyiniyet şartı yoktur. Sicile kaydı gerekmeyen gemilerde uygulanan TMK m. 777 ise iyiniyet arar.
İpotekli bir gemi sicilden silinebilir mi?
Kural olarak ipotekli alacaklının onayı gerekir. İpotekli alacaklı ipoteğin devam ettiğini ileri sürerse kayıt tamamen silinmez, yalnızca bayrak hakkının kaybı sicile işlenir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla