Patent, sahibine buluşu belirli bir süre boyunca tek başına kullanma ve başkalarının izinsiz kullanımını yasaklama hakkı verir. Bir rakibin patentli ürünü kopyalaması, patentli bir üretim yöntemini izinsiz kullanması ya da bu yolla üretilen ürünleri ithal edip satması patent hakkının ihlalidir. Patent hakkının ihlali halinde patent sahibi; ihlalin tespiti, durdurulması ve tazminat gibi taleplerle dava açabilir, dava sonuçlanmadan önce de ihtiyati tedbir isteyebilir.
Bu yazıda patentin neyi koruduğunu, hangi fiillerin patent hakkının ihlali sayıldığını ve hangi kullanımların ihlal oluşturmadığını açıklıyoruz. Ardından patent hakkının ihlalinde açılabilecek davaları tek tek ele alıyor, tazminatın nasıl hesaplandığını, ihtiyati tedbir ve delil tespiti yollarını, davalının sık başvurduğu hükümsüzlük savunmasını, görevli mahkemeyi ve süreleri özetliyoruz. Açıklamalar faydalı model için de geçerlidir; Kanun, patent hükümlerini faydalı modellere de uygular (SMK m. 145).
- Patent hakkının ihlali nedir?
- Patentli ürünün izinsiz üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi; patentli usulün izinsiz kullanılması ve bu usulle elde edilen ürünlerin ticareti. Kanun bu fiilleri “tecavüz” olarak adlandırır (SMK m. 141).
- Hangi davalar açılabilir?
- İhlalin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, ürünlere el konulması, imha ve kararın ilanı (SMK m. 149). Dava öncesinde veya sırasında ihtiyati tedbir istenebilir (SMK m. 159).
- Davalı ne savunabilir?
- En sık savunma patentin hükümsüzlüğüdür; karşı dava olarak ileri sürülür. Önceki kullanım, Bolar istisnası ve hakkın tükenmesi de gündeme gelir.
- Patent ihlali suç mu?
- SMK patent ihlali için ceza öngörmez; ceza hükmü yalnızca marka için vardır (SMK m. 30). Patent sahibi hukuk yoluna başvurur.
Patent neyi korur? Koruma kapsamı ve istemler
Patentin koruma kapsamını istemler belirler. Tarifname ve resimler, istemlerin yorumlanmasında kullanılır (SMK m. 89). Bu nedenle bir ihlal uyuşmazlığında ilk soru, davalının ürününün veya yönteminin patentin istemlerinde tanımlanan unsurların tamamını içerip içermediğidir. Bilirkişiler önce istemlerin lafzi kapsamını, ardından eşdeğer unsurları inceler. Uygulamada eşdeğerlik değerlendirmesinde, davalının kullandığı unsurun patentteki unsurla esasen aynı işlevi, esasen aynı yolla yerine getirip getirmediğine ve aynı sonucu doğurup doğurmadığına bakılır. Davalının istemdeki bir unsuru küçük bir değişiklikle ikame etmesi, ihlali kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
SMK m. 85’e göre patent sahibi, izni olmayan üçüncü kişilerin şu fiillerini önleme hakkına sahiptir:
- Ürün patentinde: Patent konusu ürünü üretmek, satışa sunmak, satmak, kullanmak, ithal etmek veya bu amaçlarla elde bulundurmak.
- Usul patentinde: Patentli usulü kullanmak; kullanımın yasak olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde usulü başkalarının kullanımına sunmak; usulle doğrudan elde edilen ürünleri satmak, satışa sunmak, kullanmak, ithal etmek veya bu amaçlarla bulundurmak.
Koruma Türkiye ile sınırlıdır ve patentin geçerli olduğu süre boyunca devam eder. Avrupa patenti ise ancak Türkçe çevirisi süresinde TÜRKPATENT’e sunulmuşsa Türkiye’de ulusal patent gibi korunur. Patent başvurusu yayımlandıktan sonra da başvuru sahibinin, yayımlanan istemlerle sınırlı olarak hak arama imkanı vardır; tam koruma patentin verilmesiyle elde edilir. Tescil süreci ve koruma süresi için patent ve faydalı model tescili yazımıza bakabilirsiniz.
Patent hakkının ihlali sayılan fiiller
SMK, patent hakkının ihlali için “tecavüz” terimini kullanır; bu yazıda iki ifadeyi aynı anlamda kullanıyoruz. SMK m. 141/1, patent veya faydalı model hakkının ihlali sayılan fiilleri sayar:
- Taklit ederek üretim: Patent sahibinin izni olmadan buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üreterek taklit etmek.
- Taklit ürünlerin ticareti: Buluş konusu ürünlerin taklit olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde bunları satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, kullanmak veya bu ürünler için sözleşme yapmak üzere öneride bulunmak.
- Usulün izinsiz kullanımı: Patentli usulü izinsiz kullanmak ya da bu usulle doğrudan elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak, ithal etmek veya ticari amaçla kullanmak.
- Hakkın gasbı: Patent sahibinin hakkını gasp etmek.
- Lisans haklarının aşılması: Sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilen hakları izinsiz genişletmek ya da bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Kısmi taklit de ihlaldir. Buluşun tamamının kopyalanması gerekmez; istemde tanımlanan buluşun kullanılması yeterlidir.
Dolaylı kullanım
Patent sahibi, buluşun esasını oluşturan bir unsura ilişkin araçların, patenti kullanmaya yetkisi olmayan kişilere sağlanmasını da önleyebilir. Bunun için araçları sağlayan kişinin, bu araçların buluşun uygulanmasına elverişli olduğunu ve bu amaçla kullanılacağını bilmesi veya bunun açıkça anlaşılır olması gerekir. Araç piyasada her zaman bulunabilen bir ürünse bu yasak uygulanmaz; ancak sağlayan kişi alıcıyı ihlale yönlendiriyorsa durum değişir (SMK m. 86). İlaç sektöründe kombinasyon ürünlere ilişkin uyuşmazlıklarda bu hüküm sık tartışılır.
Usul patentlerinde ispat yükü
Bir üretim yönteminin fabrika içinde nasıl uygulandığını dışarıdan ispat etmek çoğu zaman imkansızdır. Kanun bu güçlüğü bir karineyle dengeler: patentli usulle elde edilen ürün yeniyse, aynı ürünün patentli usulle elde edildiği kabul edilir ve aksini ispat yükü davalıya geçer. Mahkeme, uygun gördüğü hallerde davalıdan ürünü elde etmek için kullandığı usulün patentli usulden farklı olduğunu ispat etmesini isteyebilir (SMK m. 141/2). Bu durumda davalının üretim ve ticari sırlarının korunmasına ilişkin meşru menfaatleri de gözetilir.
İhlal sayılmayan kullanımlar
Patent hakkı mutlak değildir. Bazı fiiller, patent sahibinin izni olmasa bile ihlal oluşturmaz:
Patent sahibinin verdiği lisans veya Kurumun verdiği zorunlu lisans kapsamındaki kullanımlar da ihlal sayılmaz; ancak lisansın kapsamı aşılırsa yukarıda belirtilen ihlal hali doğar. Lisans sözleşmelerinin kapsamı ve sicile kaydı için marka, patent ve tasarım haklarının devri ve lisans sözleşmeleri yazımıza bakabilirsiniz.
Patent hakkının ihlalinde açılabilecek davalar
SMK m. 149/1, patent sahibinin ihlal halinde mahkemeden isteyebileceği talepleri sayar. Bu hüküm marka, tasarım ve patent için ortaktır. Uygulamada talepler çoğunlukla tek bir dava dilekçesinde birlikte ileri sürülür.
| Dava veya talep | Ne zaman başvurulur? | Kusur şartı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İhlalin tespiti | Bir fiilin patenti ihlal edip etmediği belirlenmek istendiğinde | Aranmaz | SMK m. 149/1-a |
| Muhtemel ihlalin önlenmesi | İhlal için ciddi hazırlıklar varsa (kalıp, numune, ruhsat başvurusu sonrası lansman hazırlığı) | Aranmaz | SMK m. 149/1-b |
| İhlalin durdurulması | Üretim, satış veya ithalat sürüyorsa | Aranmaz | SMK m. 149/1-c |
| İhlalin kaldırılması | İhlal sona ermiş ama etkileri sürüyorsa | Aranmaz | SMK m. 149/1-ç |
| Maddi ve manevi tazminat | İhlal nedeniyle zarar doğmuşsa | Aranır | SMK m. 149/1-ç, 150, 151 |
| El koyma, mülkiyet, imha | İhlal oluşturan ürünler ve üretim araçları varsa | Aranmaz | SMK m. 149/1-d, e, f |
| Kararın ilanı | Haklı menfaat varsa, karar kesinleştikten sonra | Aranmaz | SMK m. 149/1-g |
Tespit, önleme, durdurma ve kaldırma
Tespit davası, bir ürünün veya yöntemin patenti ihlal edip etmediğini mahkeme kararıyla belirler. Kusur aranmaz ve fiil sona ermiş olsa bile açılabilir. Önleme davası ihlal henüz başlamamışken, gerçek bir ihlal tehlikesi bulunduğunda açılır. İlaç ve tıbbi cihaz uyuşmazlıklarında, jenerik bir ürünün ruhsat ve fiyat onayından sonra piyasaya çıkışa hazırlanılması bu davanın tipik örneğidir. Durdurma (men) davası devam eden ihlali sona erdirir; kaldırma (ref) davası ise ihlalin sürmekte olan etkilerini, örneğin piyasadaki stokları ve tanıtım materyallerini ortadan kaldırmayı amaçlar. Bu talepler için kusur ve zarar aranmaz.
El koyma, mülkiyetin devri ve imha
Patent sahibi, ihlal oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan cihaz, makine ve kalıplara el konulmasını isteyebilir. El konulan ürün ve araçların mülkiyetinin kendisine verilmesini de talep edebilir; bu durumda değerleri tazminattan düşülür (SMK m. 149/2). İhlalin devamını önlemek için ürünlerin şeklinin değiştirilmesi veya kaçınılmaz olduğu hallerde imhası istenebilir. Mahkeme, imhadan önce daha hafif önlemlerin yeterli olup olmadığını değerlendirir.
Kararın ilanı
Haklı bir menfaat varsa, masrafı davalıya ait olmak üzere kesinleşen kararın ilan edilmesi veya ilgililere tebliği istenebilir. İlan hakkı, karar kesinleştikten sonra üç ay içinde kullanılmalıdır.
Davayı kim açabilir, kime karşı açılır?
Dava açma hakkı patent sahibine aittir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisans alan da kendi adına dava açabilir; diğer lisans alanların dava hakkı sözleşmeye ve patent sahibine yapılacak ihtara bağlıdır (SMK m. 158). Dava; üreticiye, ithalatçıya, dağıtıcıya, satıcıya ve ürünü ticari amaçla kullanana karşı açılabilir. İhlal iddiasıyla karşılaşan kişi de, örneğin bir ihtarname aldıysa ve hukuki yararı varsa, faaliyetinin patenti ihlal etmediğinin tespitini isteyebilir. Bu olumsuz tespit davası, patent sahibi henüz ihlal davası açmamışken belirsizliği gidermek için kullanılır.
Tazminat: zarar nasıl hesaplanır?
Tazminat talebi için ihlal edenin kusurlu olması gerekir (SMK m. 150). Patentli ürünün taklit olduğunu bilen veya bilmesi gereken satıcı da kusurlu sayılır. Patent sahibinin maddi zararı, fiili kaybı ile yoksun kalınan kazancı kapsar (SMK m. 151/1). İhlalin önlenmesi için yapılan masraflar fiili kayıp içinde değerlendirilebilir. Yoksun kalınan kazanç, patent sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır (SMK m. 151/2):
- Muhtemel gelir: İhlal edenin rekabeti olmasaydı patent sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
- İhlal edenin net kazancı: İhlal edenin patentli buluşu kullanarak elde ettiği net kazanç. Anayasa Mahkemesi bu yönteme ilişkin iptal talebini reddetmiştir (AYM, 11.2.2025, E. 2024/176, K. 2025/42).
- Lisans bedeli: İhlal edenin, buluşu lisans sözleşmesiyle hukuka uygun olarak kullansaydı ödeyeceği bedel.
Mahkeme lisans bedelini belirlerken patentin ekonomik önemini, ihlalin niteliğini ve boyutunu, varsa mevcut lisansları dikkate alır. Patentli buluşun ürüne olan talepte belirleyici etken olduğu durumlarda hesaplanan kazanca hakkaniyete uygun bir pay eklenebilir (SMK m. 151/4). Patentin kötü kullanımı nedeniyle itibar zedelenmişse ayrıca itibar tazminatı istenebilir (SMK m. 150/2). Manevi tazminat genel hükümlere göre değerlendirilir.
Uygulamada en sık tercih edilen yöntem lisans bedelidir; çünkü diğer iki yöntem, davalının ticari defterlerinin ve maliyet yapısının ayrıntılı incelenmesini gerektirir. Zararın tutarı başlangıçta bilinemiyorsa dava kısmi dava olarak açılabilir ve tutar bilirkişi incelemesinden sonra bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m. 109/4; belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırıldı, bu tarihten önce açılmış davalarda HMK m. 107 uygulanmaya devam eder). Hesaplama için gerekli satış ve stok belgeleri davalının elindeyse, bunların dava öncesinde delil tespiti yoluyla güvence altına alınması önemlidir.
İhtiyati tedbir, delil tespiti ve gümrük
Patent davaları teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uzun sürer. Bu süre içinde ihlalin sürmesi telafisi güç zararlara yol açabilir. SMK m. 159, dava açılmadan önce veya dava sırasında ihtiyati tedbir istenmesine imkan verir. Talep eden, patentin Türkiye’de kullanıldığını veya kullanımı için ciddi ve etkili hazırlık yapıldığını ve karşı tarafın fiilinin patenti ihlal ettiğini yaklaşık olarak ispat etmelidir. Tedbirle şu sonuçlar sağlanabilir:
- Durdurma: Üretim, satış, ithalat veya ihaleye katılım gibi ihlal fiillerinin dava sonuna kadar durdurulması.
- El koyma: İhlal oluşturan ürünlere ve üretim araçlarına, gümrük dahil bulundukları yerde el konulması ve saklanması.
- Teminat: Uğranılacak zararın tazmini için davalıdan teminat alınması.
SMK’da hüküm bulunmayan hallerde HMK’nın ihtiyati tedbir hükümleri (m. 389 vd.) uygulanır. Mahkemeler patent uyuşmazlıklarında tedbir vermeden önce çoğu zaman bilirkişi incelemesi yaptırır ve talep edenden teminat ister (HMK m. 392). Tedbir kararının uygulanması, karar tarihinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir (HMK m. 393). Haksız çıkan tedbir nedeniyle karşı tarafın uğradığı zarar tazmin edilir.
Davadan önce alınan tedbirde süreler kısadır. Tedbir kararının uygulanması bir hafta içinde istenmelidir. Uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde de esas dava açılmalıdır; aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m. 397).
Delil tespiti, ihlalin ispatı için çoğu zaman ilk adımdır. Ürün numunesinin alınması, fabrikada üretim sürecinin incelenmesi veya satış kayıtlarının tespiti mahkemeden istenebilir (HMK m. 400 vd.). Delillerin kaybolma tehlikesi varsa karşı taraf dinlenmeden de karar verilebilir. İhlal oluşturan ürünler yurt dışından geliyorsa, 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 57 ve Gümrük Yönetmeliği uyarınca patent sahibinin başvurusu üzerine gümrük işlemleri durdurulabilir. Durdurma bildiriminden sonra kural olarak on iş günü içinde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınıp gümrüğe sunulması gerekir. Gümrük başvurusunun ayrıntıları için marka taklidi ve sahte ürünlerle mücadele yazımıza bakabilirsiniz.
Davalının savunmaları: hükümsüzlük ve diğerleri
Patent ihlali davalarında davalı çoğu zaman iki cepheden savunma yapar: ürünün veya yöntemin patentin kapsamına girmediğini ve patentin zaten geçersiz olduğunu ileri sürer.
- Kapsam dışında kalma: Davalının ürünü istemlerdeki unsurlardan birini içermiyor ve eşdeğer bir unsur da kullanmıyorsa ihlal yoktur. Bu değerlendirme bilirkişi heyetinin istem karşılaştırmasına dayanır.
- Hükümsüzlük karşı davası: Davalı, patentin yenilik veya buluş basamağı içermediğini, yeterince açıklanmadığını, başvurunun ilk halinin kapsamını aştığını ya da patent sahibinin hak sahibi olmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü isteyebilir (SMK m. 138/1). Bu talep karşı dava olarak veya ayrı bir dava ile ileri sürülür. Hükümsüzlük davası Kurumun nihai kararından sonra, koruma süresi boyunca ve sona ermesinden itibaren beş yıl içinde açılabilir. Ayrı açılan hükümsüzlük davası, ihlal davası için bekletici mesele yapılabilir.
- Önceki kullanım, tükenme ve Bolar: Davalı, başvuru tarihinden önce iyi niyetle kullanım yaptığını (SMK m. 87), ürünün patent sahibinin izniyle piyasaya sürüldüğünü (SMK m. 152) veya fiilin ruhsat çalışması kapsamında kaldığını (SMK m. 85/3-c) ileri sürebilir.
- Sonraki tarihli kendi patenti: Davalının kendi adına daha sonra tescil edilmiş bir patenti bulunması, önceki tarihli patentin sahibinin açtığı ihlal davasında savunma olarak ileri sürülemez (SMK m. 155). Anayasa Mahkemesi bu kuralı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (AYM, 1.2.2024, E. 2023/95, K. 2024/34).
Hükümsüzlük kararı kural olarak geriye etkilidir; ancak hükümsüzlükten önce kesinleşmiş ve yerine getirilmiş ihlal kararlarını ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemez. Patent sahibinin ağır ihmali veya kötü niyeti nedeniyle doğan zararlarda bu istisnalara dayanılamaz (SMK m. 139).
Mahkeme, bilirkişi ve süreler
SMK’dan doğan hukuk davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Kurulunun görevlendirdiği asliye hukuk mahkemesi davaya bakar (SMK m. 156/1). Patent sahibi ihlal davasını kendi yerleşim yerinde, ihlal fiilinin gerçekleştiği yerde veya etkilerinin görüldüğü yerde açabilir (SMK m. 156/3). Davacının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yer, vekil kaydı da yoksa Kurumun merkezinin bulunduğu Ankara mahkemeleri yetkilidir (SMK m. 156/4). Hükümsüzlük davası ise kural olarak davalı patent sahibinin yerleşim yerinde açılır.
Patent davalarının sonucunu çoğu zaman bilirkişi raporu belirler. Mahkeme genellikle bir patent vekili ve ilgili teknik alandan uzmanlardan oluşan bir heyet görevlendirir. Taraflar rapora itiraz edebilir; mahkeme ek rapor veya yeni bir heyet isteyebilir. İlk derece kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da şartları varsa temyiz yoluna başvurulabilir.
| Süre | Ne kadar? | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbir kararının uygulanmasını isteme | Karardan itibaren 1 hafta | HMK m. 393 |
| Davadan önce alınan tedbirden sonra esas dava | Uygulama talebinden itibaren 2 hafta | HMK m. 397 |
| Gümrükte durdurulan eşya için tedbir kararı | Kural olarak 10 iş günü | Gümrük Kanunu m. 57 ve Yönetmelik |
| Kararın ilanı | Kesinleşmeden itibaren 3 ay | SMK m. 149 |
| Tazminat zamanaşımı | Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde fiilden itibaren 10 yıl | TBK m. 72 |
| Hükümsüzlük davası | Koruma süresi boyunca ve sona ermesinden itibaren 5 yıl | SMK m. 138 |
İhlal devam ettiği sürece durdurma ve kaldırma talepleri ileri sürülebilir. Tazminat gibi bir miktar paranın ödenmesine yönelik talepler ticari dava niteliğinde olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Tespit, durdurma ve hükümsüzlük gibi para alacağı içermeyen taleplerde bu şart aranmaz.
Patent ihlalinin cezai yaptırımı var mı?
6769 sayılı SMK, patent ve faydalı model hakkının ihlali için ceza öngörmez. Kanundaki tek ceza hükmü marka hakkına ilişkindir (SMK m. 30). Bu nedenle patent sahibi, savcılık eliyle arama ve el koyma imkanından yararlanamaz; delilleri hukuk mahkemesinden delil tespiti ve ihtiyati tedbir yoluyla toplar.
Bununla birlikte ihlal fiili aynı zamanda haksız rekabet oluşturuyorsa, örneğin ürün başkasının ürünüyle karıştırılacak biçimde sunuluyorsa, TTK m. 54 vd. hükümleri ve kasten işlenen bazı haksız rekabet fiilleri için şikayete bağlı ceza hükümleri (TTK m. 62-63) gündeme gelebilir. İhlal, bir çalışanın veya iş ortağının gizli teknik bilgiyi sızdırmasıyla gerçekleşmişse ticari sırra ilişkin hukuki ve cezai yollar ayrıca değerlendirilir; bunun için ticari sırların korunması ve haksız rekabet davaları yazımıza bakabilirsiniz. Marka taklidi içeren ürünlerde ise SMK m. 30 uygulanır; bu konuyu marka hakkının ihlali ve açılabilecek davalar yazımızda ele aldık.
Sık yapılan hatalar
- Dava açmadan önce delil tespiti yaptırmamak; ürün numunesi ve satış kayıtları sonradan ortadan kalkabilir.
- Patentin istemlerini davalının ürünüyle unsur unsur karşılaştırmadan ihtarname göndermek ve olumsuz tespit davasıyla karşılaşmak.
- Kendi patentinin hükümsüzlük riskini değerlendirmeden dava açmak; karşı dava sonunda patent tamamen kaybedilebilir.
- Davadan önce alınan tedbirde bir haftalık uygulama ve iki haftalık dava açma sürelerini kaçırmak.
- Tazminat talebi için arabuluculuk şartını göz ardı etmek.
- Patent ihlali için savcılığa şikayette bulunmak; SMK patent ihlali için ceza öngörmez.
- Yıllık ücretleri ödemeyip patentin sona ermesine yol açmak; sona eren patente dayanılarak sonraki fiiller için dava açılamaz.
Sık sorulan sorular
Patent hakkının ihlalinde hangi dava açılmalı?
İhlalin aşamasına göre değişir. İhlal sürüyorsa durdurma, hazırlık aşamasındaysa önleme, sona ermiş ama etkileri sürüyorsa kaldırma davası açılır. Uygulamada tespit, durdurma, el koyma ve tazminat talepleri tek dilekçede birlikte ileri sürülür ve acil durumlarda ihtiyati tedbir istenir.
Rakibim ürünümde küçük bir değişiklik yaptı; yine de ihlal olur mu?
Olabilir. Koruma kapsamı istemlerle belirlenir ve istemdeki unsura eşdeğer bir unsurun kullanılması da ihlal sonucunu doğurabilir. Bu değerlendirme bilirkişi heyetinin istem karşılaştırmasıyla yapılır.
Patent başvurum henüz sonuçlanmadı; dava açabilir miyim?
Başvuru yayımlandıktan sonra, yayımlanan istemlerle sınırlı olarak hak arama imkanınız vardır. Ancak koruma kapsamı patentin verilmesiyle kesinleşir; bu nedenle başvuru aşamasında açılan davalarda patentin verilip verilmeyeceği sonucu etkiler.
Patent ihlali davası ne kadar sürer?
Teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden ilk derece yargılaması çoğu zaman birkaç yıl sürer; karşı dava olarak hükümsüzlük istenmişse süre uzar. Bu nedenle ihtiyati tedbir ve delil tespiti pratikte belirleyici önem taşır.
Patentli ürünü bilmeden satan kişi sorumlu olur mu?
Ürünün taklit olduğunu bilmesi gereken satıcı da ihlal etmiş sayılır. Durdurma, el koyma ve tespit talepleri için kusur aranmaz; tazminat için kusur gerekir.
Patent ihlali için savcılığa şikayette bulunabilir miyim?
SMK patent ihlali için ceza öngörmediğinden, patent ihlali tek başına şikayet konusu yapılamaz. Ürün aynı zamanda tescilli bir markayı taklit ediyorsa SMK m. 30, haksız rekabet fiilleri varsa TTK m. 62 uyarınca şikayet yolu gündeme gelebilir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla