Kira Hukuku

Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu

Kira sözleşmelerinde ev sahipleri, kira bedelinin ödenmemesi riskine karşı çoğu zaman kiracıdan bir kefil ister. Kefil, kiracının borcunu ödememesi halinde bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenen kişidir. Ancak kira sözleşmesinin altına atılan bir imza, kefaleti her zaman geçerli kılmaz; Türk Borçlar Kanunu kefaleti sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.

Bu yazıda kira sözleşmesinde kefaletin geçerlilik şartlarını, kefilin hangi borçlardan ve ne kadar süreyle sorumlu olduğunu, ev sahibinin kefile ne zaman başvurabileceğini ve kefilin kendini nasıl savunabileceğini anlatıyoruz. Kefalet sözleşmesinin genel kuralları için kefalet sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz; burada kira ilişkisine özgü konulara odaklanıyoruz.

Kısaca
Kefalet nasıl geçerli olur?
Yazılı olmalı; kefil sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefilse bu sıfatını kendi el yazısıyla yazmalıdır (TBK m. 583). Evli kefil için eşin yazılı rızası gerekir (TBK m. 584).
Kefil neden sorumlu?
Yazdığı azami miktarla sınırlı olarak kira borcundan, temerrüt sonuçlarından ve belirli masraflardan. Geçersiz cezai şart ve muacceliyet kaydı kefile de uygulanamaz.
Ne kadar süre?
Kural olarak kira sözleşmesinin süresiyle sınırlı. Uzayan dönemler için açık hüküm, azami süre ve miktar gerekir; gerçek kişi kefaleti her halde on yıl sonra sona erer.
Kefil öderse?
Ödediği ölçüde ev sahibinin haklarına halef olur ve kiracıya rücu eder.

Kira sözleşmesinde kefalet nedir?

Kefalet, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 581). Kira ilişkisinde alacaklı kiraya veren, asıl borçlu kiracı, kefil ise kiracının borcunu güvence altına alan üçüncü kişidir. Kefalet çoğunlukla kira sözleşmesinin içine konulan bir bölümle veya sözleşmenin sonuna eklenen “kefil” imza alanıyla kurulur; ayrı bir belgeyle de yapılabilir.

Kefaletin iki türü vardır ve aralarındaki fark, ev sahibinin kefile ne zaman başvurabileceğini belirler:

Adi kefalet (TBK m. 585) Müteselsil kefalet (TBK m. 586)
Ev sahibi kefile ne zaman gidebilir? Kural olarak önce kiracıya başvurmalıdır. Kiracı iflas etmiş, konkordato mühleti almış, hakkında kesin aciz belgesi alınmış veya yurt dışına yerleşip takibi önemli ölçüde güçleşmişse doğrudan kefile gidebilir Kiracı borcunu ödemede gecikmiş ve ihtar sonuçsuz kalmışsa ya da kiracı açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse, kiracıya veya rehinlere başvurmadan kefili takip edebilir
Şekil Yazılı şekil, el yazısıyla azami miktar ve tarih Bunlara ek olarak “müteselsil kefil” ibaresinin de kefilin el yazısıyla yazılması
Uygulamadaki tercih Ev sahibi açısından daha zayıf güvence Kira sözleşmelerinde en çok kullanılan tür

Kefil ile müşterek borçlu da birbirinden ayrılmalıdır. Kira sözleşmesini kiracıyla birlikte “kiracı” sıfatıyla imzalayan kişi, kefil sayılmaz; doğrudan sözleşmenin tarafıdır ve kira borcundan asıl borçlu olarak sorumludur. Bu kişi için kefaletin şekil şartları aranmaz. Sözleşmede kimin hangi sıfatla imza attığı bu nedenle açıkça yazılmalıdır.

Geçerlilik şartı: yazılı şekil ve kefilin el yazısı

Kira kefaletinde en sık karşılaşılan sorun şekil eksikliğidir. TBK m. 583’e göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefil, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatını kendi el yazısıyla belirtmelidir. Matbu sözleşmeye bilgisayarla yazılmış tutar veya tarih bu şartı karşılamaz.

Yargıtay bu şartları sıkı uygular. Kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısıyla yazılmış bir ibare bulunmuyorsa, kefalet geçersizdir ve kefile karşı başlatılan takip sonuçsuz kalır (Yargıtay 12. HD 16.03.2023, 2023/740 E., 2023/1758 K.; Yargıtay 12. HD 21.01.2025, 2024/6698 E., 2025/379 K.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemi üzerine verdiği kararda, azami miktar ve kefalet tarihi kefilin el yazısıyla gösterilmeyen kefaletin geçersiz olduğunu, kira borcunun sözleşme süresi içinde doğmuş olmasının bu sonucu değiştirmediğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD 30.09.2025, 2025/3440 E., 2025/4430 K., RG 30.12.2025, 33123).

Geçerli bir kefalet ibaresi örneği

Kira sözleşmesindeki kefil bölümüne, kefilin kendi el yazısıyla şu bilgiler yazılmalıdır: “… TL’ye kadar müteselsil kefilim. Tarih: 15.01.2026” ve altında kefilin adı soyadı ile imzası. Azami miktar rakam ve yazıyla yazılabilir. Kefilin uzayan kira dönemlerinden de sorumlu olması isteniyorsa bu durum ve azami süre de açıkça belirtilmelidir.

Azami miktarın nasıl belirleneceği taraflara bırakılmıştır. Uygulamada sözleşme süresinin toplam kira bedeli, olası kira artışları ve aidat gibi kalemler dikkate alınarak bir üst sınır yazılır. Örneğin aylık 25.000 TL kiralı iki yıllık bir sözleşmede toplam kira 600.000 TL’dir; artışlar ve masraflar hesaba katılarak kefalet tutarı daha yüksek yazılabilir. Kefil hiçbir durumda yazdığı tutardan fazlasından sorumlu tutulamaz.

Şekil kuralları, 01.07.2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’yla getirilmiştir. Bu tarihten önce kurulmuş kefaletlerin geçerliliği, kuruldukları tarihteki kanuna göre değerlendirilir.

Evli kefilde eşin rızası

Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi şarttır (TBK m. 584/1). Sonradan verilen rıza eksikliği gidermez. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (AYM 26.12.2013, E.2013/57, K.2013/162).

Kefilin sorumlu olacağı miktarı artıran, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştüren veya kefil yararına olan güvenceleri önemli ölçüde azaltan sonraki değişiklikler için de eşin rızası yeniden gerekir (TBK m. 584/2). Ticaret siciline kayıtlı işletme sahibinin veya şirket ortağı ya da yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili verdiği kefaletler ve esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı kişilerin mesleki faaliyetleriyle ilgili kefaletleri gibi kanunda sayılan istisnalarda eşin rızası aranmaz (TBK m. 584/3). Bir şirket ortağının, şirketin kiracı olduğu işyeri için verdiği kefalet bu istisnaya örnektir.

Ev sahibi, evli bir kefilden kefalet alırken eşin rızasını da aynı gün, kefalet metnine veya ayrı bir yazıya imza attırarak almalıdır. Rıza alınmamışsa kefalet geçersizdir ve bu eksiklik kefilin boşanması gibi sonraki gelişmelerle tamamlanmaz.

Kefil hangi borçlardan sorumludur?

Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur (TBK m. 589/1). Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu sınır içinde şunlardan sorumlu olur (TBK m. 589/2):

  • Asıl borç ve temerrüdün yasal sonuçları: Ödenmeyen kira bedelleri ve bunlara işleyen temerrüt faizi.
  • Takip masrafları: Ev sahibinin kiracıya karşı başlattığı takip ve davaların masrafları; ancak ev sahibi, kefile borcu ödeyerek bu masrafları önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirimde bulunmuşsa.
  • Akdi faiz: İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdi faizler.

Kefil, sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kiracının yalnızca kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur (TBK m. 589/3). Aidat, yan giderler ve kiralanana verilen hasar gibi kalemlerin kefaletin kapsamına girip girmediği, kefalet metninin ifadesine göre belirlenir; kefil “kira sözleşmesinden doğan tüm borçlar” için kefil olmuşsa bu kalemler de azami miktar içinde kapsama girer.

Kefilden istenemeyecek alacaklar

Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hale gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 589/4). Ayrıca kefil, kiracının sahip olduğu savunmaları ev sahibine karşı ileri sürebilir (TBK m. 591). Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine kararlaştırılan cezai şart ve muacceliyet kaydı zaten geçersiz olduğundan (TBK m. 346), bunlara dayanan alacaklar kefilden de istenemez. Yargıtay, konut olarak kiralanan bir taşınmazda süre sonunda tahliye edilmemesine bağlanan cezai şartı TBK m. 346 gereği geçersiz saymış, aynı kararda el yazısıyla azami miktar ve tarih bulunmayan kefaleti de geçersiz bulmuştur (Yargıtay 3. HD 07.11.2018, 2017/4264 E., 2018/11140 K.). Ayrıntılar için kiracı aleyhine cezai şart yasağı yazımıza bakabilirsiniz.

Kanuni sınırı aşan bir kira artışı da kefile yansıtılamaz; kiracıdan istenemeyen bir tutardan kefil sorumlu tutulamaz. Kefilin katılımı olmadan kira bedelini olağanın ötesinde artıran sonraki değişiklikler de kefili kural olarak bağlamaz.

Kefil ne kadar süre sorumludur?

Konut ve çatılı işyerlerinde belirli süreli kira sözleşmesi, kiracı süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça aynı koşullarla birer yıl uzar (TBK m. 347). Kira ilişkisi bu şekilde yıllarca sürebilir; ancak kefilin sorumluluğu kendiliğinden uzamaz. Yargıtay’a göre kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının kira sözleşmesinde açıkça gösterilmiş olması şarttır. Bu yöndeki ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.2006 tarihli, 2006/6-346 E., 2006/300 K. sayılı kararına dayanır ve Yargıtay 12. HD’nin 21.01.2025 tarihli kararında da tekrarlanmıştır. “Kefil, kira ilişkisi devam ettiği sürece sorumludur” gibi süresiz ve sınırsız bir ifade bu şartı karşılamaz.

TBK m. 598/3-4On yıl sınırıBir gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yıl geçince kendiliğinden sona erer. Daha uzun süre yazılmış olsa da kefil ancak on yıl dolana kadar takip edilebilir.
TBK m. 598/5UzatmaKefalet süresi, en erken sona ermesinden bir yıl önce, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla en çok on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.

Asıl borç hangi sebeple sona ererse ersin kefil de borcundan kurtulur (TBK m. 598/1). Kiracının kirayı ödemesi, ev sahibinin borcu ibra etmesi veya kira alacağının başka bir şekilde sona ermesi kefili de borçtan kurtarır.

Taraflar eski sözleşme yerine yeni bir kira sözleşmesi imzalarsa, eski sözleşmedeki kefil yeni sözleşmeyi ayrıca kefil olarak imzalamadıkça yeni dönemin borçlarından sorumlu tutulmamalıdır. Kira sözleşmesi başka bir kiracıya devredildiğinde de devreden kiracının kefili, yazılı olarak rıza göstermedikçe yeni kiracının borçlarına kefil sayılmaz. Devir için kira sözleşmesinin devri yazımıza bakabilirsiniz.

Ev sahibi kefile nasıl başvurur? Başvuru ve dava yolu

  1. Kefaletin geçerliliğini kontrol edinTakip başlatmadan önce kira sözleşmesindeki kefalet bölümünde el yazısıyla azami miktar, tarih ve müteselsillik ibaresinin, evli kefilde eşin yazılı rızasının bulunup bulunmadığına bakın. Eksik bir kefalete dayanan takip, masraf ve vekalet ücretiyle sonuçlanabilir.
  2. Kiracıyı ihtar edinMüteselsil kefalette kefile gidebilmek için kiracının borcunu ödemede gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması yeterlidir. Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye de istenecekse kiracıya en az 30 günlük ödeme süresi verilir (TBK m. 315). Kefil bu süre içinde kirayı öderse temerrüt nedeniyle fesih yolu kapanır.
  3. İcra takibi başlatınKira alacağı için kiracı ve kefil hakkında birlikte ilamsız takip başlatılabilir. Tahliye istemi yalnızca kiracıya yöneltilir; kefil kiralananın zilyedi olmadığından ondan yalnızca para alacağı istenir. İcra yoluyla tahliye için kirasını ödemeyen kiracının icra yoluyla tahliyesi yazımıza bakabilirsiniz.
  4. İtiraz halindeKefil ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca, imzaya veya kefaletin geçerliliğine itiraz edebilir. İtiraz üzerine ev sahibi, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 67) veya elindeki belge İİK m. 68’deki şartları taşıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
  5. Arabuluculuk ve mahkemeKira ilişkisinden doğan alacak ve itirazın iptali davalarından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m. 18/B). Kiracı ve kefil hakkında birlikte dava açılacaksa arabuluculuk başvurusunun kefili de kapsaması güvenli yoldur. Kira ilişkisine dayanan davalarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 4/1-a). 2026’da başvurma harcı 335,20 TL, nispi harç ise dava değerinin binde 68,31’idir ve dörtte biri peşin alınır.

Zamanaşımı: Kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147/1). Kiracıya karşı zamanaşımını kesen işlemler kefile karşı da zamanaşımını keser; kefile karşı kesilen zamanaşımı ise kiracıya karşı kesilmiş olmaz (TBK m. 155). Bu nedenle takip ve davanın kiracı ve kefil hakkında birlikte yürütülmesi önerilir.

Kefiller için uyarı. Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezseniz takip kesinleşir ve kefaletin şekil yönünden geçersizliğini ileri sürmek zorlaşır. Bu durumda borcun bulunmadığını menfi tespit veya ödenen paranın geri alınması için istirdat davasıyla ileri sürmek gerekir (İİK m. 72).

Kefilin savunmaları ve ödeme yapan kefilin hakları

Kefil, kiracının ev sahibine karşı sahip olduğu bütün savunmaları ileri sürebilir ve sürmek zorundadır (TBK m. 591). Kiranın ödendiği, kira artışının kanuni sınırı aştığı, istenen alacağın geçersiz bir cezai şarta dayandığı veya alacağın zamanaşımına uğradığı gibi savunmalar bu kapsamdadır. Kiracı bu savunmalardan vazgeçmiş olsa bile kefil bunları ileri sürebilir. Kefil ayrıca kendi kefaletine özgü savunmaları da ileri sürer: şekil eksikliği, eşin rızasının bulunmaması, azami miktarın aşılması, on yıllık sürenin dolması veya borcun kefaletin kapsadığı dönemden sonra doğmuş olması.

Kefil borcu öderse, ödediği ölçüde ev sahibinin haklarına halef olur ve ödediği tutarı kiracıdan isteyebilir (TBK m. 596). Kefilin ödemesi kira borcunu sona erdirdiğinden, kiracının temerrüdüne dayanan tahliye yolunu da etkiler. Tahliye isteme hakkı ise ev sahibine ait bir haktır ve ödeme yapan kefile geçmez. Aynı borca birden fazla kefil varsa, payından fazlasını ödeyen kefil diğer kefillere de başvurabilir.

Kefilin ödeme yapmadan önce kiracıya haber vermesi ve kiracının ileri sürebileceği savunmaları öğrenmesi önemlidir. Kiracının ödediği bir kira bedelini kefil de öderse, bu tutarı ev sahibinden geri istemek zorunda kalabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Kefile yalnızca imza attırmak; azami miktar, tarih ve müteselsillik ibaresini el yazısıyla yazdırmamak.
  • Evli kefilden eşinin yazılı rızasını almamak veya rızayı sonradan almaya çalışmak.
  • Kefaleti “kira ilişkisi devam ettiği sürece” diye süresiz yazmak ve uzayan dönemler için azami süre belirtmemek.
  • Kefili “kiracı” sıfatıyla imzalatıp müşterek borçlu mu kefil mi olduğunu belirsiz bırakmak.
  • Kefilden geçersiz cezai şart, muacceliyet kaydı veya kanuni sınırı aşan kira farkı istemek.
  • Kefilin ödeme emrine süresinde itiraz etmemesi ve şekil savunmasını kaybetmesi.
  • Kira alacağı için yalnızca kefili takip edip kiracıya karşı zamanaşımını kesmemek.
Kefil olduğunuz kira borcu için takip mi başlatıldı?
Kefaletin geçerliliğini, sorumluluk sınırınızı ve itiraz sürenizi online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Kira sözleşmesine sadece imza atan kefil sorumlu olur mu?

Kural olarak hayır. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla yazması gerekir; müteselsil kefil ise bu sıfatını da el yazısıyla belirtmelidir. Bu ibareler yoksa kefalet geçersizdir ve kefil kira borcundan sorumlu tutulamaz.

Kefilin sorumluluğu kira sözleşmesi uzadıkça devam eder mi?

Kendiliğinden devam etmez. Kefilin uzayan dönemlerden de sorumlu olması için bu durumun kira sözleşmesinde açıkça yazılması ve azami süre ile azami miktarın gösterilmesi gerekir. Gerçek kişi kefaleti her halde sözleşmeden itibaren on yıl sonra sona erer.

Kefil olmak için eşimin izni gerekir mi?

Evliyseniz ve mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı yoksa eşinizin yazılı rızası gerekir. Rıza en geç kefalet sözleşmesinin imzalandığı anda verilmelidir. Ticari işletme sahibinin işletmesiyle ilgili kefaleti gibi kanunda sayılan istisnalarda rıza aranmaz.

Ev sahibi kiracıya gitmeden doğrudan kefilden isteyebilir mi?

Müteselsil kefalette, kiracı ödemede gecikmiş ve ihtar sonuçsuz kalmışsa ya da kiracı açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse evet. Adi kefalette ise kural olarak önce kiracıya başvurulması gerekir.

Kefil, kiracının ödemediği cezai şartı ödemek zorunda mı?

Hayır. Kefilin ceza koşulundan sorumlu olacağına dair anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. Konut ve çatılı işyerinde kiracı aleyhine cezai şart zaten geçersizdir ve kefil bu savunmayı ileri sürebilir.

Kefaletten nasıl kurtulabilirim?

Asıl borç sona erince, kefaletin süresi dolunca veya on yıllık süre geçince kefalet sona erer. Kefaletin şekil eksikliği varsa geçersizliği ileri sürülebilir. Kefalet sona ermeden tek taraflı dönme ise ancak kanunun dar şartlarla tanıdığı hallerde ve yalnızca henüz doğmamış borçlar için mümkündür.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Kira Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın