Aile Hukuku

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 12 Aralık 2016 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Evlilik, eşlere birlikte yaşama ve birbirine destek olma yükümlülüğü yükleyen hukuki bir birlikteliktir (TMK m. 185). Eşlerden biri bu yükümlülükten kaçınmak amacıyla ortak konutu terk eder ve haklı bir sebep olmadan geri dönmezse, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesindeki terk sebebiyle boşanma davası gündeme gelir. Terk, özel bir boşanma sebebidir; şartları gerçekleştiğinde hakim evliliğin sarsılıp sarsılmadığını ayrıca araştırmaz.

Ancak terk tek başına dava açmaya yetmez. Kanun, terk eden eşin kusurlu olmasını, ayrılığın en az altı ay sürmesini ve usulüne uygun bir “eve dön” ihtarının sonuçsuz kalmasını arar. Uygulamada davaların önemli bir kısmı, ihtardaki bir eksiklik nedeniyle reddedilir. Bu yazıda terk kavramını, sürelerin nasıl hesaplandığını, ihtarın geçerlilik şartlarını, ispat araçlarını ve davanın sonuçlarını ele alıyoruz.

Kısaca
Dayanak nedir?
TMK m. 164. Haklı sebep olmadan ortak konutu terk eden veya dönmeyen eşe karşı açılır.
Ne kadar beklemek gerekir?
Ayrılık en az 6 ay sürmeli. İhtar 4. ay dolduktan sonra istenir; ihtardan sonra 2 ay geçmeden dava açılamaz.
İhtar şart mı?
Evet. Hakim veya noter aracılığıyla yapılmış geçerli bir ihtar olmadan terk sebebiyle dava açılamaz.
Eşimi evden çıkardıysam?
Diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Terk nedir?

Terk, eşlerden birinin ortak konuttan kendi isteğiyle ve süreklilik taşıyacak biçimde ayrılmasıdır. TMK m. 164’e göre eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ederse ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, ayrılık en az altı ay sürmüş, halen devam ediyor ve hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa, terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Kanun ayrıca, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesine engel olan eşi de terk etmiş sayar. Yani evden fiilen ayrılan kişi her zaman “terk eden eş” değildir. Eşini zorla evden çıkaran, kapı kilidini değiştiren ya da dönüşüne izin vermeyen eş, hukuken terk eden konumuna düşer.

Terk sayılmayan durumlar

Haklı sebepŞiddet ve baskıdan uzaklaşmaŞiddet, tehdit veya ağır psikolojik baskı nedeniyle evden ayrılan eş terk etmiş sayılmaz. TMK m. 197 uyarınca bu eşin ayrı yaşama hakkı vardır.
Ortak kararGeçici ayrılıkİş, sağlık, eğitim veya aile nedenleriyle eşlerin birlikte kararlaştırdığı geçici ayrılık terk değildir.
Dava süreciBoşanma davası sırasındaBoşanma davası açıldıktan sonra eşler dava süresince ayrı yaşayabilir; bu dönemdeki ayrılık terk sayılmaz.
ZorunlulukDışsal sebeplerAskerlik, tutukluluk, hastanede yatma gibi iradeye bağlı olmayan ayrılıklar kusurlu terk oluşturmaz.

Eşini evden çıkaran eşin durumu

TMK m. 164/1’in son cümlesi, uygulamada sık karşılaşılan bir haksızlığı önler. Eşini evden çıkaran, eşyalarını kapıya koyan, kilidi değiştiren ya da “bir daha bu eve gelme” diyerek dönüşünü engelleyen eş, evde kalmaya devam etse bile terk eden sayılır. Bu durumda evden çıkarılan eş, terk edilen eş konumundadır ve terk hükümlerine o dayanabilir. Evden çıkarılan eşin, çıkarılma olayını tanık, mesaj veya kolluk kaydı gibi delillerle belgelemesi önemlidir. Aksi halde karşı taraf, evden kendi isteğiyle ayrıldığını ileri sürerek ona ihtar gönderebilir.

Ortak konutun ne olduğu ve eşlerin bu konut üzerindeki hakları için aile konutu yazımıza bakabilirsiniz.

Terk nedeniyle boşanma davasının şartları

Terk sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartların hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan biri eksikse dava bu sebep yönünden reddedilir.

  1. Ortak konut terk edilmiş olmalıEş ortak konuttan ayrılmış ve dönmemiş olmalı ya da diğerini ayrılmaya zorlamış veya dönüşünü engellemiş olmalıdır.
  2. Terk eden eş kusurlu olmalıAyrılık, eşin kendi iradesiyle ve haklı bir sebep olmadan gerçekleşmiş ve sürekli hale gelmiş olmalıdır.
  3. Ayrılık en az 6 ay sürmüş olmalıSüre fiili ayrılık tarihinden başlar ve dava açıldığında tamamlanmış ve devam ediyor olmalıdır.
  4. Geçerli bir ihtar yapılmış olmalıHakim veya noter aracılığıyla, uygun bir konuta, samimi bir davetle ihtar yapılmalıdır.
  5. İhtar sonuçsuz kalmış olmalıTerk eden eş, ihtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde haklı bir sebep olmadan dönmemiş olmalıdır.

Kusur

Kusur, eşin kendi iradesiyle ve haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk etmesi ya da dönmemesiyle ortaya çıkar. Terk, süreklilik taşımalıdır; birkaç günlük küslük ayrılığı terk sayılmaz. Dışsal sebeplerle veya zorunlulukla yaşanan ayrılıklar kusur olarak değerlendirilmez. Kusurun boşanmanın mali sonuçlarına etkisi için boşanma davasında kusur yazımıza bakabilirsiniz.

Süreler nasıl hesaplanır?

TMK m. 164 iç içe geçen üç süre öngörür. İhtar, ancak altı aylık ayrılık süresinin dördüncü ayı bittikten sonra istenebilir. İhtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi bildirilir. İhtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Dava açıldığı tarihte ayrılığın en az altı ay sürmüş ve halen devam ediyor olması gerekir.

Aşama Zaman Not
Fiili ayrılık Başlangıç günü Eşin ortak konutu fiilen terk ettiği tarih
İhtar talebi Ayrılığın 4. ayı dolduktan sonra Daha önce yapılan ihtar geçersizdir
Dönüş süresi İhtarın tebliğinden itibaren 2 ay Hakim veya taraflarca kısaltılamaz
Dava 2 aylık süre dolduktan sonra Ayrılık dava tarihinde en az 6 ay sürmüş ve devam ediyor olmalı
Örnek takvim

Eşiniz 1 Şubat’ta ortak konutu terk etti. Dördüncü ay 1 Haziran’da dolar; ihtarı bu tarihten sonra, örneğin 3 Haziran’da noter aracılığıyla isteyebilirsiniz. İhtar eşinize 10 Haziran’da tebliğ edilirse, iki aylık dönüş süresi 10 Ağustos‘ta dolar. Eşiniz bu süre içinde dönmezse, bu tarihten sonra dava açabilirsiniz. Dava tarihinde ayrılık altı ayı geçmiş ve halen devam ediyor olacaktır.

İki aylık dönüş süresi, ihtarın düzenlendiği tarihten değil terk eden eşe tebliğ edildiği tarihten başlar. Tebligatın gecikmesi, özellikle eş yurt dışındaysa, süreci uzatır. Süreler dolmadan açılan dava, terk sebebi yönünden reddedilir.

Dönüş süreyi keser mi?

Eşler barışma niyetiyle yeniden birlikte yaşamaya başlarsa süre kesilir. Gerçek bir barışmadan sonra ikinci kez ayrılık yaşanırsa, altı aylık süre ikinci ayrılış tarihinden yeniden başlar. Buna karşılık yalnızca süreyi kesmek amacıyla yapılan kısa ve samimi olmayan dönüşler hakkın kötüye kullanılması sayılır ve süreyi kesmez; süre kaldığı yerden devam eder. Mahkeme dönüşün niyetini ve samimiyetini somut olaya göre değerlendirir. Örneğin ihtardan birkaç gün sonra eve gelip eşyalarını alarak tekrar ayrılan eşin dönüşü samimi kabul edilmeyebilir.

Eve dön ihtarı ve geçerlilik şartları

Eve dön ihtarı, terk sebebiyle açılacak boşanma davasının ön şartıdır. İhtar yapılmadan açılan dava, terk sebebi yönünden reddedilir. İhtar, davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim veya noter tarafından, esasa girilmeden yapılır. Mahkeme yoluyla ihtar için aile mahkemesine başvurulur; terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi HMK m. 382/2-b-5 uyarınca bir çekişmesiz yargı işidir ve talep “değişik iş” dosyası olarak incelenir. Avukatın ya da eşin kendisinin gönderdiği bir mesaj veya mektup TMK m. 164 anlamında ihtar sayılmaz. Terk eden eşin adresi biliniyorsa ihtar tebligatla, bilinmiyorsa ilan yoluyla yapılır.

İhtarın içeriği

Yargıtay’ın 27.03.1957 tarihli, 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik uygulaması, ihtarda bulunması gereken unsurları belirler:

  • Konutun açık adresi: Eşin döneceği ortak konutun tam adresi; evde kimse yoksa anahtarın nereden alınacağı.
  • İki aylık süre: Kanundaki iki aylık süre açıkça yazılmalıdır. Bu süre kısaltılamaz ve şarta bağlanamaz.
  • Sonuç uyarısı: Eşin dönmemesi halinde boşanma davası açılacağının bildirilmesi.
  • Yol gideri: Terk eden eş uzakta yaşıyorsa, dönüşü için gerekli yol giderinin gönderildiğinin ya da karşılanacağının belirtilmesi.

Çağrılan konutun uygun olması

Eş, ortak yaşam için uygun ve bağımsız bir konuta çağrılmalıdır. TMK m. 186’ya göre eşler oturacakları konutu birlikte seçer. Yargıtay, eşin anne ve babasıyla birlikte yaşanan bir eve, yani bağımsız olmayan bir konuta yapılan çağrıyı geçersiz kabul eder. Basına yansıyan bir kararda 2. Hukuk Dairesi, eşini kendi anne ve babasıyla yaşamaya zorlayan ve ortak bir konut seçmekten kaçınan kocanın, hukuken terk eden eş konumunda olduğunu belirtmiştir. Konut boşaltılmış, eşyaları alınmış ya da dönüşü fiilen imkansız kılacak durumdaysa, ihtar hüküm doğurmaz.

İhtarın samimi ve haklı olması

İhtar yalnızca şekil yönünden doğru olmakla yetinmemeli, samimi ve haklı da olmalıdır. Uygulamada şu ihtarlar geçersiz sayılmaktadır:

  • Şiddet uygulayan eşin ihtarı: Eşine şiddet uygulayarak onun evden ayrılmasına yol açan kişinin “eve dön” çağrısı samimi kabul edilmez.
  • Dönüşü engelleyen ihtar: Kilit değiştirildiği, eşe tehdit savrulduğu ya da eşyalarının gönderildiği hallerde yapılan ihtar.
  • Güvensiz ortama çağrı: Eşin güvenliğini tehdit eden bir ortama yapılan davet.
  • Dava sürerken ihtar: Taraflar arasında boşanma davası devam ederken yapılan ihtar sonuç doğurmaz; çünkü eşlerin dava süresince ayrı yaşama hakkı vardır.
İhtarın affetme etkisi

Uygulamada ihtar gönderen eşin, ihtardan önceki olayları affetmiş ya da hoşgörmüş sayılabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle ihtardan önceki olayların, terk edilen eşin sonradan açacağı davada diğer eşe kusur olarak yüklenmesi güçleşir. İhtar göndermeden önce, ileride genel sebebe dayalı bir dava açma ihtimalinizi de değerlendirmeniz önemlidir.

İhtar sonuçsuz kalırsa: dava ve ispat

İhtara rağmen terk eden eş iki ay içinde haklı bir sebep olmadan dönmezse, terk edilen eş aile mahkemesinde boşanma davası açabilir. Mahkeme; ihtarın usule uygun olup olmadığını, çağrının samimi olup olmadığını ve terk eden eşin dönmemek için haklı bir sebebi bulunup bulunmadığını inceler. Şartların tamamı gerçekleşmişse mahkeme boşanmaya karar verir; terk özel bir sebep olduğundan evlilik birliğinin ayrıca sarsılıp sarsılmadığı araştırılmaz.

Davayı açan eş, terk olayını ve dava şartlarını ispatla yükümlüdür. Kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • İhtarname ve tebliğ belgesi: İhtarın varlığını, içeriğini ve tebliğ tarihini gösteren en önemli delildir.
  • Tanık beyanları: Komşular, aile üyeleri, ortak arkadaşlar veya apartman yöneticisi. Tanıkların olaylara doğrudan tanık olması önemlidir.
  • Resmi kayıtlar: Terk eden eşin başka bir adreste ikamet ettiğini gösteren yerleşim yeri kayıtları.
  • Yazışmalar: Eşin geri dönmeyeceğini açıkça ifade ettiği mesajlar ve e-postalar.
  • Kamera kayıtları: Uzun süre giriş çıkış yapılmadığını gösteren güvenlik kayıtları.

Terk eden eş ise ayrılığın haklı bir sebebe dayandığını, örneğin şiddet gördüğünü ya da ortak konuta dönüşünün engellendiğini ispatlayarak davanın reddini sağlayabilir.

Terk eden eş dönmek isterse

Terk eden eş, ihtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde ortak konuta gerçekten dönerse ihtar sonuçsuz kalmamış olur ve terk sebebiyle dava açılamaz. Dönmek isteyen eşin eve kabul edilmemesi ise tabloyu tersine çevirir: Bu durumda dönüşü engelleyen eş, TMK m. 164/1 uyarınca terk eden konumuna düşer. Bu nedenle ihtar gönderen eşin, çağrısının arkasında durması ve dönüş için gerçek bir imkan sunması gerekir. Dönüşün samimi olup olmadığı, sonrasındaki birlikte yaşamın süresi ve niteliğiyle değerlendirilir.

Davalı eş duruşmalara gelmezse

Davalının davaya cevap vermemesi veya duruşmalara katılmaması, mahkemenin kendiliğinden boşanmaya karar vereceği anlamına gelmez. Cevap vermeyen davalı, davacının iddialarını inkar etmiş sayılır ve davacı, terk olayını ve ihtarın sonuçsuz kaldığını yine delilleriyle ispatlamak zorundadır.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Dava dilekçesine ihtarnamenin ve tebliğ belgesinin örneği eklenmeli, ihtar mahkeme yoluyla yapıldıysa değişik iş dosyasının numarası belirtilmelidir. Dava çekişmeli boşanma davası olarak yazılı yargılama usulüne göre görülür; dilekçe ve aşamalar için boşanma davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.

Terk eden eş yurt dışında yaşıyorsa ihtarın ve dava dilekçesinin yurt dışına tebliği gerekir. Uluslararası tebligat aylar sürebildiğinden, hem ihtar hem dava aşamasında bu gecikme hesaba katılmalıdır. Eşin yurt dışındaki adresi bilinmiyorsa, adres araştırması yapıldıktan sonra ilanen tebligat yoluna gidilebilir.

Kusur, tazminat ve nafaka

Terk sebebiyle boşanmada terk eden eş, kural olarak kusurlu kabul edilir. Bu nedenle terk edilen eş, şartları varsa maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ve yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edebilir. Terk eden eşin yoksulluk nafakası isteyebilmesi için kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Velayet ve iştirak nafakası ise kusurdan bağımsız olarak çocuğun üstün yararına göre belirlenir.

Dava süresince ekonomik olarak güçsüz eş ve çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilebilir. Ayrı yaşamakta haklı olan eş, boşanma davası açmadan da TMK m. 197 uyarınca diğer eşin parasal katkıda bulunmasını isteyebilir.

Hangi yolu seçmeli?

Terk davası sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Eşler arasında terkten önce de ciddi sorunlar yaşanmışsa, davanın genel sebebe, yani evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayandırılması daha uygun olabilir. Ayrıca önceki bir boşanma davası reddedilmiş ve bir yıl geçmişse ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebi de gündeme gelir. Bu iki yol için şiddetli geçimsizlik ve fiili ayrılık nedeniyle boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz. Dava birden fazla sebebe birlikte dayandırılabilir.

Evden şiddet nedeniyle ayrıldıysanız terk etmiş sayılmazsınız. Güvenliğiniz öncelikli olmalıdır. Acil durumda 112’yi arayabilir, ALO 183 hattından ve KADES uygulamasından destek alabilirsiniz. Şiddet uygulayan eşin uzaklaştırılması için 6284 kapsamında koruma kararı istenebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Eşe WhatsApp mesajıyla veya avukat mektubuyla “eve dön” demek ve bunu ihtar sanmak.
  • Ayrılığın dördüncü ayı dolmadan ihtar istemek ya da ihtardan sonra iki ay beklemeden dava açmak.
  • Eşi anne ve babayla birlikte yaşanan eve veya boşaltılmış bir konuta çağırmak.
  • Boşanma davası devam ederken ihtar göndermek.
  • İhtardan önceki olaylara dayanarak sonradan genel sebepli dava açmayı planlamak.
  • Uzakta yaşayan eşe yol giderini göndermemek ya da ihtarda belirtmemek.
Eşiniz evi terk mi etti?
İhtarın zamanlamasını, içeriğini ve davanın hangi sebebe dayanacağını online görüşmede birlikte planlayalım.

Sık sorulan sorular

Eşim evi terk etti; hemen boşanma davası açabilir miyim?

Terk sebebiyle hemen açamazsınız. Ayrılığın dördüncü ayı dolduktan sonra ihtar istemeli, ihtarın tebliğinden itibaren iki ay beklemelisiniz. Ancak terkten önce de evliliği sarsan olaylar varsa, beklemeden genel sebebe dayanan bir dava açılabilir.

Eşim ihtardan sonra birkaç gün eve gelip tekrar gitti; ne olur?

Yalnızca süreyi kesmek amacıyla yapılan kısa ve samimi olmayan dönüş, süreyi kesmez. Mahkeme dönüşün gerçek bir barışma iradesi taşıyıp taşımadığını değerlendirir.

Eşim davaya gelmezse hakim otomatik olarak boşanmaya karar verir mi?

Hayır. Davaya cevap vermeyen davalı iddiaları inkar etmiş sayılır. Davacı, terk olayını ve ihtarın sonuçsuz kaldığını delilleriyle ispatlamak zorundadır.

Eşim sık sık “gideceğim” diyor; terk davası açabilir miyim?

Hayır. Terk için ortak konuttan fiilen ayrılmış olmak gerekir. Bu tür sözler ve tehditler ise koşullara göre genel sebepli bir davada kusur olarak değerlendirilebilir.

Terk edilen eş tazminat ve nafaka alabilir mi?

Şartları varsa evet. Terk eden eş kural olarak kusurlu kabul edildiğinden, terk edilen eş maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası isteyebilir. Dava süresince de kendisi ve çocuklar için tedbir nafakası talep edebilir. Miktarlar tarafların ekonomik durumuna ve kusurun ağırlığına göre belirlenir.

Eşim yurt dışına gitti ve dönmüyor; ne yapabilirim?

Terk şartları yurt dışındaki eş için de geçerlidir. İhtar ve dava dilekçesi yurt dışına tebliğ edilir; bu nedenle süreç uzayabilir. Adres bilinmiyorsa araştırma sonrasında ilanen tebligat yapılabilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın