Aile Hukuku

Küçük Düşürücü Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 11 Aralık 2016 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 16 dk okuma
Küçük Düşürücü Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Davası

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi ve bu suç yüzünden onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi, Türk Medeni Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiş bir boşanma sebebidir. Küçük düşürücü suçlar, toplumda utanç verici veya yüz kızartıcı kabul edilen suçlardır; cinsel taciz ve cinsel saldırı bu suçların tipik örnekleri arasındadır.

Bu sebep nispi bir boşanma sebebidir. Suçun işlenmiş olması tek başına yetmez; o suç nedeniyle ortak hayatın sürdürülemeyeceği de ortaya konmalıdır ve bu konuda hakimin geniş bir takdir yetkisi vardır. Bu yazıda hangi suçların küçük düşürücü sayıldığını, davanın şartlarını, ceza davası ile boşanma davasının ilişkisini ve boşanmanın tazminat, nafaka ve velayet bakımından sonuçlarını ele alıyoruz. Aynı maddedeki diğer sebebi haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma yazımızda anlattık.

Kısaca
Dayanak?
TMK m. 163. Suç evlilik içinde işlenmiş olmalı ve birlikte yaşamayı davacı eş için beklenemez kılmalıdır.
Ceza mahkumiyeti şart mı?
Hayır. Suçun işlendiği başka delillerle de ispatlanabilir; mahkumiyet kararı ise güçlü bir delildir.
Süre var mı?
Kanunda hak düşürücü süre yoktur; dava her zaman açılabilir.
Suçun mağduru kim?
Genellikle üçüncü kişiler. Eşe karşı işlenen ağır eylemler çoğunlukla TMK m. 162 kapsamına girer.

Küçük düşürücü suç nedir?

Küçük düşürücü suç, ahlak kurallarına aykırı olan, toplumca kınanan ve failin ailesini de utanç verici bir duruma düşüren suçtur. Kanun bu suçları tek tek saymaz. Bir suçun küçük düşürücü olup olmadığını toplumun genel anlayışı belirler; verilen cezanın miktarı bu konuda ölçü alınmaz. Hafif bir cezayı gerektiren bir suç küçük düşürücü sayılabilirken, ağır cezalı ama toplumca utanç verici görülmeyen bir suç bu kapsama girmeyebilir.

TMK m. 163

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Bu sebep, diğer özel boşanma sebeplerinden bir yönüyle ayrılır: Kural olarak üçüncü kişilere karşı işlenen suçları kapsar. Eşin hayatına kastedilmesi, eşe pek kötü veya onur kırıcı davranılması ayrı bir maddede (TMK m. 162) düzenlenmiştir. Bu ayrım, hangi sebebe dayanılacağını ve dava açma süresini doğrudan etkiler; ayrıntılar için hayata kast ve onur kırıcı davranış yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hangi suçlar küçük düşürücü sayılır?

Her suç küçük düşürücü değildir. Mahkeme suçun niteliğine, işleniş biçimine ve etkilerine bakar. Genel olarak bu kapsamda değerlendirilmeyen bir suç, somut olayın özel koşullarında küçük düşürücü nitelik kazanabilir. Uygulamada sıkça kabul edilen suç grupları şunlardır:

Malvarlığına ve kamu güvenine karşıHırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilikHırsızlık (TCK m. 141), dolandırıcılık (TCK m. 157), resmi veya özel belgede sahtecilik (TCK m. 204, 207), hileli iflas (TCK m. 161).
Cinsel dokunulmazlığa karşıCinsel suçlarCinsel saldırı (TCK m. 102), çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103), cinsel taciz (TCK m. 105). Bu suçlar küçük düşürücü suçların en tipik örnekleridir.
Kamu görevine ilişkinZimmet ve rüşvetZimmet (TCK m. 247) ve rüşvet (TCK m. 252) gibi görevin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlar.
DiğerUyuşturucu ticareti, fuhuş, kasten öldürmeUyuşturucu imal ve ticareti (TCK m. 188), fuhşa aracılık (TCK m. 227), insan ticareti (TCK m. 80), kasten öldürme (TCK m. 81).

Suçun kasten işlenmiş olması aranır. Ölümlü bir trafik kazası gibi taksirli suçlar, kural olarak küçük düşürücü sayılmaz. Suçun bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi ise sonucu değiştirmez; internet üzerinden yapılan dolandırıcılık veya çocuklara yönelik müstehcen içerik suçları da niteliğine göre bu kapsamda değerlendirilir. Mahkeme, suçun failin kişiliği hakkında ortaya koyduğu tabloya ve ailenin toplum içindeki konumuna etkisine bakar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.06.2010 tarihli, 2009/10161 E., 2010/11493 K. sayılı kararında kocanın kasten öldürme suçunu küçük düşürücü suç olarak değerlendirmiş ve bu nedenle kadından birlikte yaşamanın beklenemeyeceğini, kadının her zaman boşanma davası açabileceğini kabul etmiştir.

Suçun eşin yakınlarına veya ortak çocuğa karşı işlenmesi

Suç eşin anne, baba veya kardeşi gibi yakınlarına karşı işlenmişse TMK m. 162 uygulanmaz; çünkü o madde eşin kendisine yönelen eylemleri düzenler. Bu durumda suç küçük düşürücü nitelikteyse TMK m. 163’e, değilse genel boşanma sebebine dayanılır. Suç ortak çocuğa karşı işlenmişse, birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyeceği çoğu zaman açıktır. Böyle bir durumda öncelik çocuğun korunmasıdır: acil hallerde 112 aranmalı, ALO 183 hattından destek alınabilir ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri istenebilir.

Davanın şartları

1. Küçük düşürücü bir suç işlenmiş olmalı

Davacı, eşinin küçük düşürücü nitelikte bir suç işlediğini ispatlamalıdır. Bunun için ceza yargılaması yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiş olması zorunlu değildir. Ceza mahkemesi kararı bulunmasa da suçun işlendiği tanık, belge ve diğer delillerle ispat edilebiliyorsa dava açılabilir. Tek bir suç yeterlidir; haysiyetsiz hayat sürmeden farklı olarak süreklilik aranmaz.

2. Bu suç nedeniyle ortak yaşam beklenemez olmalı

Suçun yüz kızartıcı olması tek başına yetmez. Ortak hayat davacı eş için çekilmez hale gelmemişse dava reddedilir. Bununla birlikte bazı suçlar, niteliği gereği bu şartı kendiliğinden karşılar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015 tarihli bir kararı bu konuda yol göstericidir:

Yargıtay 2. HD, 2015 tarihli karar

Davalı koca, on iki yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmuş ve bu suçtan mahkum olmuştu. Yerel mahkeme, suçun bir kez işlenmesinin tek başına boşanma sebebi olmadığını ve evliliğin çekilmez hale geldiğinin ispatlanmadığını belirterek davayı reddetti. Yargıtay ise davanın TMK m. 163’e dayandığını, suçun niteliği gereği davacı eşten birlikte yaşamasının beklenemeyeceğini, boşanma sebebinin gerçekleştiğini belirterek ret kararını bozdu.

3. Suç evlilik birliği içinde işlenmiş olmalı

Suçun evlenmeden sonra işlenmiş olması gerekir. Evlenmeden önce işlenmiş bir suça dayanılarak açılan boşanma davası bu madde kapsamında reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.12.2017 tarihli, 2017/2624 E., 2017/14983 K. sayılı kararında, iddia edilen suçlar evlilikten önceki döneme ait olduğu için TMK m. 163’ün şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Suç evlenmeden önce işlendiyse ne yapılabilir?

Eşinin evlenmeden önce işlediği bir suçu sonradan öğrenen kişi, TMK m. 163’e dayanamaz. Ancak bu durum, onu çaresiz bırakmaz. Şartlarına göre iki yol vardır:

  • Evliliğin iptali: Eş, evlendiği kişinin ortak hayatı kendisi için çekilmez kılacak derecede önemli bir niteliği hakkında yanılmış ya da bu konuda aldatılmışsa, evliliğin iptalini dava edebilir. Bu dava için süreler kısadır: dava hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde evlenmeden itibaren beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152); ayrıntılar evliliğin iptali davası yazımızdadır.
  • Genel boşanma sebebi: Geçmişteki suçun öğrenilmesi ve bunun yarattığı güven kaybı ortak hayatı sarsmışsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayanılabilir. Bu durumda davalının kusuru ve sarsılmanın derecesi ayrıca değerlendirilir.

Ceza davası ile boşanma davasının ilişkisi

Küçük düşürücü suç nedeniyle açılan boşanma davalarında çoğu zaman aynı olaya ilişkin bir ceza soruşturması veya kovuşturması da vardır. İki dava birbirinden bağımsız yürür, ancak birbirini etkiler:

  • Mahkumiyet kararı: Kesinleşmiş mahkumiyet kararında saptanan maddi olgular, boşanma davasında çok güçlü bir delildir. Uygulamada suçun işlendiği bu kararla ispatlanmış kabul edilir.
  • Beraat kararı: Beraat, boşanma davasının reddedileceği anlamına gelmez. Ceza hukukundaki delil yetersizliği veya suçun unsurlarının oluşmaması, aynı olayların aile hukuku bakımından boşanma sebebi sayılmasını engellemez.
  • Bekletici mesele: Ceza davası sürüyorsa aile mahkemesi, sonucunu bekletici mesele yapabilir (HMK m. 165). Bu, boşanma davasının süresini uzatabilir.
  • Şikayetten vazgeçme: Ceza şikayetinden vazgeçilmesi ya da ceza davasının düşmesi, tek başına affetme anlamına gelmez ve boşanma davasını engellemez.

Davacı eş, ceza dosyasının numarasını bilmiyorsa mahkemeden davalının adli sicil kaydının ve UYAP’taki ceza dosyalarının getirtilmesini isteyebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise bir mahkumiyet hükmü değildir; bu durumda suçun işlendiği boşanma davasında diğer delillerle ayrıca ortaya konmalıdır.

Dava açma süresi ve yetkili mahkeme

TMK m. 163, küçük düşürücü suç için hak düşürücü bir süre öngörmez. Kanun “her zaman” ifadesini kullanır; ortak hayatın çekilmez hale geldiği her dönemde dava açılabilir. Bu, zina ile hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış sebeplerindeki altı aylık ve beş yıllık sürelerden önemli bir farktır.

Süre sınırı bulunmaması, beklemenin sonuçsuz olduğu anlamına gelmez. Suçu öğrendikten sonra uzun süre evliliğin sürdürülmesi, davacının durumu kabullendiği veya affettiği şeklinde yorumlanabilir; bu durumda dava, birlikte yaşamanın beklenemezliği şartı gerçekleşmediği için ya da dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir. Eşin cezaevinde bulunduğu dönemde ziyaretlere gitmek veya ona maddi destek olmak da tek başına af olarak yorumlanmayabilir; mahkeme davacının bu dönemdeki tutumunu bütün olarak değerlendirir. Bu nedenle suçun öğrenilmesinden sonra makul bir süre içinde harekete geçmek önemlidir.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Dilekçede TMK m. 163’ün yanında genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1) kademeli olarak dayanmak, özel sebebin ispatlanamaması ihtimaline karşı uygulamada sık başvurulan bir yoldur.

İspat

Hakim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Küçük düşürücü suç iddiasında kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Ceza mahkemesi kararı ve dosyası: Mahkumiyet kararı kesin delil niteliğindedir. Dosya, mahkeme aracılığıyla ilgili ceza mahkemesinden getirtilir.
  • Soruşturma belgeleri ve kolluk tutanakları: İfade tutanakları, olay yeri tutanakları, kolluk raporları.
  • Tanık beyanları: Olayı doğrudan görmüş kişilerin anlatımları.
  • Görsel ve yazılı belgeler: Kamera kayıtları, mesajlaşmalar, sosyal medya paylaşımları ve e-postalar. Bunların hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması gerekir.

Eşin telefonuna izinsiz girilerek veya konuta gizli kayıt cihazı yerleştirilerek elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve hükme esas alınmaz. Bu yollara başvurmak ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir.

Tazminat, nafaka ve mal paylaşımı

Maddi tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Örneğin eşinin işlediği suç nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan veya evliliğin sağladığı ekonomik desteği kaybeden eş, bu zararlarını maddi tazminatla isteyebilir. Mahkeme hakkaniyete uygun bir miktar belirler.

Manevi tazminat

Boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Suçun çevrede duyulması nedeniyle yaşanan itibar kaybı, utanç ve ruhsal sarsıntı bu tazminatın konusudur. Manevi tazminat kusurlu eş için bir ceza niteliği taşımaz; amaç, mağdur eşin manevi zararını gidermektir. Ayrıntılar: boşanmada maddi ve manevi tazminat.

Yoksulluk nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Suçu işleyen eş genellikle ağır kusurlu kabul edildiğinden yoksulluk nafakası talep edemez. Mağdur eş lehine ise tarafların gelir durumu, mağdur eşin ekonomik kayıpları ve boşanma sonrası yaşam koşulları dikkate alınarak nafakaya hükmedilebilir.

Dava sürerken ekonomik desteğe ihtiyaç duyan eş, geçici önlem olarak tedbir nafakası isteyebilir (TMK m. 169). Tedbir nafakasında kusur aranmaz; amaç dava süresince eşin ve çocukların geçimini sağlamaktır.

Mal paylaşımı

Suç ne kadar ağır olursa olsun, küçük düşürücü suç nedeniyle boşanmada kusurlu eşin katılma alacağı kendiliğinden azaltılmaz. Payın hakkaniyete göre azaltılması veya kaldırılması yalnızca zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada mümkündür (TMK m. 236/2).

Velayet

Velayet, çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek belirlenir (TMK m. 182). Mahkeme çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişiminin en iyi hangi ebeveynin yanında sağlanacağını araştırır. Suç işleyen ebeveyn velayeti doğrudan kaybetmez; belirleyici olan, suçun çocuk üzerindeki etkisidir.

  • Velayetin diğer ebeveyne verilme ihtimalini artıran durumlar: Suçun çocuğun güvenliğini veya sağlığını tehdit etmesi, çocuğa doğrudan ya da dolaylı zarar vermesi, çocuğun suç ortamında büyümesi veya suça maruz kalması. Uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar ve çocuğun güvenliğini tehdit eden suçlarda velayet büyük ihtimalle diğer ebeveyne verilir.
  • Velayetin korunabileceği durumlar: Suç çocuğun bakımına ve yetiştirilmesine yansımamışsa, ebeveynin çocuğa karşı olumlu bir ebeveynlik rolü sürdürdüğü anlaşılmışsa veya pedagog ve sosyal hizmet uzmanı raporu bu yönde ise. Örneğin dolandırıcılıktan hüküm giyen ancak çocuğun bakımına zarar vermeyen bir ebeveynin velayeti alması mümkündür.

Velayet kendisine verilmeyen ebeveynle çocuk arasında kişisel ilişki kural olarak kurulur. Ebeveynin cezaevinde olması bu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak çocuğun huzuru tehlikeye düşüyorsa mahkeme kişisel ilişkiyi sınırlayabilir, refakatçi eşliğinde yapılmasına karar verebilir ya da tamamen kaldırabilir (TMK m. 324). Mahkeme bu değerlendirmede çocuğun yaşını, ebeveynle bağını ve uzman raporlarını dikkate alır.

Suç doğrudan çocuğa karşı işlenmişse, boşanmadan bağımsız olarak velayetin kaldırılması da gündeme gelir (TMK m. 348). Bu yol için velayetin kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Evlenmeden önce işlenmiş bir suça dayanarak TMK m. 163 uyarınca dava açmak.
  • Ceza davasında beraat kararı verildiği için boşanma davasının kaybedileceğini düşünmek.
  • Mahkumiyet olmadan dava açılamayacağını sanıp beklemek.
  • Suçu öğrendikten sonra yıllarca evliliği olağan biçimde sürdürüp çekilmezliği açıklayamamak.
  • Eşe karşı işlenen eylemleri bu maddeye dayandırıp TMK m. 162’deki kısa süreleri kaçırmak.
  • Genel boşanma sebebini kademeli olarak ileri sürmemek.
  • Ceza dosyasının numarasını ve bulunduğu mahkemeyi dilekçede belirtmemek; dosyanın getirtilmesini istememek.
Eşinizin işlediği bir suç evliliğinizi sarstı mı?
Ceza dosyası ve diğer delillerle hangi yolun izleneceğini online görüşmede birlikte değerlendirelim.

Sık sorulan sorular

Eşim mahkum olmadan küçük düşürücü suç nedeniyle boşanabilir miyim?

Evet. Ceza yargılaması veya mahkumiyet şart değildir. Suçun işlendiği başka delillerle ispatlanabiliyorsa dava açılabilir.

Eşim ceza davasında beraat etti; boşanma davam reddedilir mi?

Beraat kararı, boşanma davasının reddedileceği anlamına gelmez. Aile mahkemesi delilleri kendisi değerlendirir; olaylar ispatlanmışsa boşanmaya karar verebilir.

Küçük düşürücü suç nedeniyle boşanma davası için süre var mı?

Kanunda süre yoktur; dava her zaman açılabilir. Ancak suçu öğrendikten sonra uzun süre beklemek, durumun kabullenildiği şeklinde yorumlanabilir.

Hangi suçlar küçük düşürücü sayılır?

Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, zimmet, rüşvet, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti ve fuhşa aracılık gibi toplumca utanç verici kabul edilen kasıtlı suçlar. Son değerlendirmeyi hakim somut olaya göre yapar.

Eşim bana karşı suç işledi; bu madde mi uygulanır?

Eşe karşı işlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışlar çoğunlukla TMK m. 162 kapsamındadır ve bu madde için öğrenmeden itibaren altı ay, her halde beş yıllık süre vardır. Hangi sebebe dayanılacağını dava açmadan önce netleştirmek gerekir.

Eşim cezaevinde; boşanma davası nasıl yürür?

Dava dilekçesi ve duruşma günleri cezaevindeki eşe tebliğ edilir; eş bir avukatla temsil edilebilir. Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkum olan kişi kısıtlanır ve kendisine vasi atanır (TMK m. 407). Bu durumda boşanma davasında vasinin de sürece katılması gerekebilir.

Suç işleyen eşten tazminat ve nafaka alabilir miyim?

Boşanmada kusursuz veya daha az kusurluysanız maddi tazminat, suçun çevrede duyulması gibi nedenlerle kişilik hakkınız saldırıya uğramışsa manevi tazminat isteyebilirsiniz. Boşanmayla yoksulluğa düşecekseniz ve kusurunuz daha ağır değilse yoksulluk nafakası da talep edebilirsiniz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Aile Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın