Kentsel Dönüşüm Hukuku

Riskli Alan İlanına Karşı İptal Davası

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu · Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu
Yayın: 1 Kasım 2026 · Son güncelleme: 1 Kasım 2026 · 14 dk okuma
Riskli Alan İlanına Karşı İptal Davası

Bir mahallenin riskli alan ilan edilmesi, oradaki her malikin mülkiyet hakkını aynı anda etkiler. İmar işlemleri durdurulur, yeni planlar hazırlanır, anlaşma sağlanamayan taşınmazlar için pay satışı veya acele kamulaştırma gündeme gelir. Bu nedenle ilan kararının hukuka uygunluğu, sonraki bütün işlemlerin dayanağıdır.

Bu yazıda, riskli alan ilanına ilişkin Cumhurbaşkanı kararına karşı iptal davasının nerede, ne kadar süre içinde ve hangi gerekçelerle açılabileceğini, ivedi yargılama usulünün ne anlama geldiğini, yürütmenin durdurulması imkanını ve davanın sonuçlarını anlatıyoruz. İlandan sonraki aşamaların genel işleyişi için riskli alanlarda kentsel dönüşüm süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Kısaca
Hangi mahkeme?
Riskli alan Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edildiğinden dava Danıştay’da ilk derece mahkemesi olarak görülür.
Süre?
30 gün. Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren hesaplamak en güvenli yoldur.
Usul?
İvedi yargılama usulü uygulanır; süreler kısadır, yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemez.
Kim açabilir?
Alandaki malikler başta olmak üzere, kararla menfaati doğrudan etkilenen kişiler ve amacı uygun düşen meslek kuruluşları.

Riskli alan ilanı nasıl bir işlemdir?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m. 2/ç’ye göre riskli alan, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan ve Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alandır. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Uygulama Yönetmeliği m. 5’te sayılan belgelerden oluşan riskli alan dosyasını hazırlar ve karar alınmak üzere Cumhurbaşkanına sunar. Karar Resmi Gazete’de yayımlanır.

Bu karar, Anayasa m. 125 uyarınca yargı denetimine tabi bir idari işlemdir. Kararın konusu bir bölgenin sınırlarının belirlenmesidir; ancak alandaki taşınmazlar için doğrudan hukuki sonuç doğurur:

  • İmar ve yapılaşma işlemlerinin durdurulması: 6306 m. 4 uyarınca iki yıla kadar, gerektiğinde bir yıl daha.
  • Özel planlama yetkisi: Alanın planları Başkanlıkça kısa askı ve itiraz süreleriyle onaylanabilir.
  • Pay satışı ve kamulaştırma: Maliklerle salt çoğunlukla anlaşma sağlanamazsa payların satışı ve acele kamulaştırma yolu açılır.
  • Hizmetlerin durdurulması, tahliye ve yıkım: Uygulama alanındaki yapılarda bu işlemler ilan kararına dayanılarak yürütülür.

Riskli alan ilanı, tek bir binanın riskli yapı olarak tespitinden farklıdır. Bina bazındaki tespite karşı itiraz ve davayı riskli yapı kararına itiraz ve iptal davası yazımızda anlattık.

Görevli ve yetkili mahkeme

2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24, Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan iptal davalarını Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davalar arasında sayar. Riskli alan ilanı Cumhurbaşkanı kararıyla yapıldığından dava, idare mahkemesinde açılamaz; dilekçe Danıştay’a hitaben verilir. Dilekçeyi bulunduğunuz yerdeki idare veya vergi mahkemesine, bunların bulunmadığı yerlerde asliye hukuk hakimliğine de verebilirsiniz; dilekçe Danıştay’a gönderilir (İYUK m. 4).

İlan kararına dayanılarak yapılan sonraki işlemler ise farklı yargı yerlerinde görülebilir:

İşlem Yargı yeri Not
Riskli alan ilanı (Cumhurbaşkanı kararı) Danıştay, ilk derece İvedi yargılama; istinaf yoktur, temyiz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda incelenir.
Acele kamulaştırma kararı (Cumhurbaşkanı kararı) Danıştay, ilk derece Acele kamulaştırma da ivedi yargılama kapsamındadır.
Başkanlıkça onaylanan imar ve parselasyon planları Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi Plan birden çok idare mahkemesinin yetki alanına girmiyorsa.
Değer tespiti, pay satışı, tahliye ve yıkım Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi Tebliğden itibaren 30 gün (6306 m. 6/9).

Danıştay 6. Dairesi 07.05.2024 tarihli, 2023/4294 E., 2024/2712 K. sayılı kararında, bir Bakanlıkça onaylanan çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin Danıştay Kanunu m. 24 kapsamında kalmadığını, bu davaların taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde görüleceğini belirtmiştir. Riskli alanda Başkanlıkça onaylanan planlar için de kural olarak bu yol izlenir. Planlara karşı dava yolları için imar planı değişikliklerine itiraz ve iptal davası yazımıza bakabilirsiniz.

Dava açma süresi

6306 m. 6/9’a göre bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı 30 gün içinde dava açılabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 20/A da 6306 kapsamındaki Cumhurbaşkanı kararlarına karşı davalarda dava açma süresini 30 gün olarak belirler. Genel idari dava süresi olan 60 gün bu davalarda uygulanmaz.

Riskli alan kararı maliklere tek tek tebliğ edilmez; Resmi Gazete’de yayımlanır. Bu nedenle sürenin hangi tarihten başlayacağı tartışmalı olabilir. Kararın kişiye bildirilmesi, uygulama işlemiyle öğrenilmesi veya yayım tarihi farklı başlangıçlar doğurabilir. Hak kaybı yaşamamak için şu yaklaşımı öneriyoruz:

Güvenli hesap

Süreyi kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı günden itibaren 30 gün olarak hesaplayın. Bu süre kaçırılmışsa, ilan kararına dayanılarak size tebliğ edilen ilk uygulama işlemine karşı 30 gün içinde dava açın ve bu davada ilan kararının hukuka aykırılığını da ileri sürün.

Örnek süre hesabı

Riskli alan kararı 10 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanmışsa süre ertesi gün işlemeye başlar ve 30. gün olan 9 Nisan’da sona erer. Son gün resmi tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş gününün mesai saati bitiminde sona erer (İYUK m. 8). Dilekçeyi son güne bırakmamanız, harç ve posta giderinin eksik yatırılması gibi sorunları zamanında gidermenize de imkan verir.

İvedi yargılama usulünde İYUK m. 11’deki üst makama başvuru imkanı uygulanmaz; idareye başvurmak süreyi durdurmaz. Bu nedenle önce idareye dilekçe verip cevap beklemek, dava süresinin kaçırılmasına yol açabilir. Genel süre kuralları için idari yargıda dava açma süreleri yazımıza bakabilirsiniz.

İvedi yargılama usulü ne getirir?

İYUK m. 20/A, bazı işlemlere karşı açılan davaların hızla sonuçlandırılması için özel bir usul öngörür. Bu usul, 6306 sayılı Kanun kapsamında alınan Cumhurbaşkanı kararlarını, dolayısıyla riskli alan ilanını ve 6306’ya dayanan acele kamulaştırma kararlarını kapsar. Tek bir bina hakkındaki riskli yapı tespitine karşı açılan davalar ise genel usule tabidir.

  1. Dava açmaSüre 30 gündür; üst makama başvuru yolu (İYUK m. 11) işletilmez.
  2. İlk incelemeDilekçe kısa sürede ilk incelemeden geçirilir; eksiklikler hızla tamamlatılır.
  3. Savunmaİdarenin savunma süresi 15 gündür; bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 15 gün uzatılabilir.
  4. Yürütmenin durdurulmasıBu talep hakkında verilen kararlara itiraz edilemez.
  5. KararDosya tamamlandıktan sonra kısa sürede, kural olarak bir ay içinde karar verilir.
  6. TemyizDanıştay dairesinin ilk derece kararına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna gidilir; temyiz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca incelenir.

Usulün ayrıntıları ve diğer kapsamdaki işlemler için yürütmenin durdurulması yazımıza da bakabilirsiniz; ivedi usulde yürütmenin durdurulması talebinin dilekçede gerekçeli olarak ve ilk anda yapılması özellikle önemlidir.

Kim dava açabilir?

İptal davası, idari işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılabilir (İYUK m. 2/1-a). Riskli alan ilanında bu menfaat çoğunlukla açıktır:

Doğrudan etkilenenAlandaki maliklerTaşınmazı riskli alan sınırları içinde kalan her malik, paydaş veya mirasçı dava açabilir.
KullanıcılarKiracılar ve sınırlı ayni hak sahipleriAlanda oturan veya işyeri bulunan kişiler, tahliye ve hak sahipliği sonuçları bakımından menfaat ilişkisini ortaya koyarak dava açabilir; mahkeme bu ilişkiyi somut olayda değerlendirir.
Kamu yararıMeslek kuruluşlarıMimarlar, şehir plancıları gibi meslek odaları, kuruluş amaçlarıyla bağlantılı olarak planlama ve yapılaşmaya ilişkin işlemlere karşı dava açabilmektedir.
Örgütlü katılımDernekler ve yerel idarelerTüzüğündeki amaç alanın korunmasıyla bağlantılı dernekler ve alan üzerinde yetkisi bulunan belediyeler de menfaat ilişkisine göre davacı olabilir.

İptal gerekçeleri

Danıştay, riskli alan kararını idari işlemin beş unsuru bakımından inceler. Uygulamada en sık tartışılan konular şunlardır:

  • Yetki: Teklifin Başkanlıkça hazırlanıp hazırlanmadığı, kararın yetkili makamca verilip verilmediği.
  • Şekil: Yönetmelikte sayılan riskli alan dosyasının eksik olması; teknik rapor, koordinatlı sınırlandırma haritası, kamu taşınmazları listesi veya analiz raporunun bulunmaması.
  • Sebep: Alanın gerçekten can ve mal kaybı riski taşıdığının bilimsel verilerle ortaya konulmamış olması; zemin etütlerinin yetersizliği; yüzde 65 ölçütüne dayanılmışsa yapı sayımının hatalı yapılması; kamu düzeninin bozulduğu iddiasının somut olgularla desteklenmemesi.
  • Konu: Sınırların, riskin bulunduğu yerin ötesine taşacak şekilde geniş çizilmesi; riski olmayan sağlam yapıların ve zeminlerin alana dahil edilmesi.
  • Amaç: İlanın afet riskini azaltma amacı dışında, örneğin değerli bir arazinin yapılaşmaya açılması için kullanılması.

Danıştay, yeterli inceleme yapılmadan ve ayrıntılı bir teknik rapora dayanmadan alınan riskli alan kararlarını iptal etmiştir. Bu nedenle davanın merkezinde, idarenin dayandığı teknik verilerin dosyaya getirtilmesi ve bilirkişi incelemesi yer alır. Dava dilekçesinde riskli alan dosyasının ve eklerinin idareden getirtilmesini mutlaka isteyin. Mahkeme gerekirse yerbilimci, inşaat mühendisi ve şehir plancısından oluşan bir bilirkişi heyetiyle keşif yapar.

Yürütmenin durdurulması

6306 sayılı Kanunun ilk halinde bu Kanuna göre açılan davalarda yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceği öngörülmüştü. Anayasa Mahkemesi bu cümleyi 27.02.2014 tarihli, 2012/87 E., 2014/41 K. sayılı kararıyla iptal etmiştir. Bugün Danıştay, İYUK m. 27’deki iki şart birlikte gerçekleşirse yürütmenin durdurulmasına karar verebilir:

  • Açık hukuka aykırılık: İlan kararının dosya eksikliği, teknik dayanak yokluğu gibi nedenlerle açıkça hukuka aykırı olması.
  • Telafisi güç veya imkansız zarar: Uygulama halinde taşınmazların yıkılması, satılması veya kamulaştırılması gibi geri dönülmesi zor sonuçların doğacak olması.

İvedi usulde yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemediğinden, talebin ilk dilekçede somut belgelerle desteklenmesi gerekir. Yürütmenin durdurulması kararı verilirse ilan kararına dayanan işlemler, karar yürürlükte kaldıkça uygulanamaz.

Davanın sonuçları ve uygulama işlemleri

İlan kararının iptali, ona dayanılarak yapılan işlemlerin hukuki dayanağını ortadan kaldırır. Ancak bu işlemler kendiliğinden ortadan kalkmaz. Pay satışı, acele kamulaştırma veya tahliye gibi işlemler için ayrıca dava açılmış olması ya da idarenin iptal kararına uyarak bu işlemleri geri alması gerekir. İdare, Danıştay kararını gecikmeksizin ve en geç 30 gün içinde uygulamak zorundadır (İYUK m. 28).

Uygulama işlemlerini ayrıca dava edin. İlan kararına karşı dava sürerken size tebliğ edilen değer tespiti, satış, kamulaştırma veya tahliye işlemlerine karşı da kendi süreleri içinde dava açın. Aralarında hukuki bağ bulunan işlemler tek dilekçeyle dava konusu edilebilir (İYUK m. 5); ancak görevli yargı yeri farklıysa ayrı dava gerekir.

İptal kararından önce yapılan işlemler nedeniyle zarara uğradıysanız, idareye karşı tam yargı davası açarak zararınızın tazminini isteyebilirsiniz. Ayrıntılar için idareye karşı tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz. Dava reddedilirse ilan kararı kesinleşir ve dönüşüm süreci kaldığı yerden devam eder; bu durumda haklarınızı değer tespiti ve paylaşım aşamasında korumaya odaklanmanız gerekir.

Gerekli belgeler ve sık yapılan hatalar

Dava dilekçesine şu belgeleri eklemeniz, hem davanın hem de yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesini kolaylaştırır:

  • Tapu kaydı: Taşınmazın alan sınırları içinde kaldığını gösteren güncel tapu ve konum bilgisi.
  • Resmi Gazete nüshası: İlan kararının yayımlandığı sayı ve karar eki harita.
  • Teknik görüş: Varsa zemin etüdü, yapının güçlendirme veya ruhsat belgeleri, bağımsız mühendis raporu.
  • Uygulama belgeleri: Size tebliğ edilen plan, değer tespiti, teklif veya tahliye yazıları.

Dilekçede bulunması gerekenler

İYUK m. 3’e göre dilekçede tarafların ve varsa vekilin kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller ve işlemin öğrenildiği tarih yer almalıdır. Riskli alan davalarında ayrıca şunları açıkça yazmanız önerilir:

  • Dava konusu karar: Cumhurbaşkanı kararının tarihi, sayısı ve yayımlandığı Resmi Gazete; taşınmazınızın ada ve parsel bilgisi.
  • Usul talepleri: Riskli alan dosyasının, teknik raporların ve Başkanlık yazışmalarının idareden getirtilmesi; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması.
  • Yürütmenin durdurulması: İki şartın neden gerçekleştiğini somut olarak gösteren ayrı bir başlık; gerekirse savunma alınmadan karar verilmesi talebi.

Danıştay’da açılan iptal davasında maktu başvurma harcı ve posta gideri peşin yatırılır; yürütmenin durdurulması talebi için ayrıca harç alınır. Harç tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden, dava açacağınız tarihteki tarifeyi kontrol edin.

  • Genel 60 günlük dava süresinin uygulanacağını düşünmek.
  • Önce idareye başvurup cevap beklemek ve 30 günlük süreyi kaçırmak.
  • Davayı idare mahkemesinde açmak; ilan kararı Danıştay’ın görevindedir.
  • Yürütmenin durdurulması talebini gerekçesiz bırakmak; ivedi usulde bu karara itiraz edilemez.
  • İlan kararını dava edip sonraki satış ve kamulaştırma işlemlerine karşı süresinde dava açmamak.
Taşınmazınız riskli alan sınırları içinde mi kaldı?
Resmi Gazete’deki kararı, alan haritasını ve size yapılan tebligatları online görüşmede inceleyelim; dava süresini ve stratejisini birlikte belirleyelim.

Sık sorulan sorular

Riskli alan ilanına karşı hangi mahkemede dava açılır?

Riskli alan Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edildiğinden dava Danıştay’da ilk derece mahkemesi olarak görülür. Dilekçeyi bulunduğunuz yerdeki idare veya vergi mahkemesine, bunların bulunmadığı yerlerde asliye hukuk hakimliğine vererek Danıştay’a gönderilmesini sağlayabilirsiniz.

Dava açma süresi ne kadar?

30 gün. Karar size ayrıca tebliğ edilmediğinden, süreyi Resmi Gazete’de yayım tarihinden itibaren hesaplamanız en güvenli yoldur.

Dava açarsam süreç durur mu?

Dava açmak tek başına süreci durdurmaz. Danıştay’dan yürütmenin durdurulması kararı almanız gerekir; ivedi usulde bu karara itiraz edilemediğinden talebinizi ilk dilekçede belgelerle desteklemelisiniz.

Kiracıyım. Riskli alan kararına karşı dava açabilir miyim?

Kiracıların dava açma ehliyeti, kararın kendi durumlarını nasıl etkilediğine göre değerlendirilir. Alanda oturduğunuzu ve tahliye ya da hak sahipliği bakımından doğrudan etkilendiğinizi gösterebiliyorsanız dava açabilirsiniz; ancak mahkemenin bu ilişkiyi somut olayda inceleyeceğini göz önünde bulundurun.

İlan kararı iptal edilirse taşınmazım bana geri döner mi?

İptal, sonraki işlemlerin dayanağını ortadan kaldırır. Satış veya kamulaştırma işlemine karşı ayrıca dava açtıysanız bu işlemler de iptal edilebilir ve tapu kaydının düzeltilmesi istenebilir. Geri dönüşün mümkün olmadığı hallerde zararınızın tazminini tam yargı davasıyla isteyebilirsiniz.

Danıştay’ın kararına karşı başka bir yola gidebilir miyim?

Danıştay dairesinin ilk derece olarak verdiği karara karşı istinaf yolu yoktur; tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurulur ve temyiz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca incelenir. Kanun yolları tükendikten sonra mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da gündeme gelebilir; bunun için kesin kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde başvurulmalıdır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Yazı hakkında
Kulaçoğlu Hukuk Bürosu
Kentsel Dönüşüm Hukuku
Tamer KulaçoğluHukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu Avukat

Büromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Online Görüşme Planla
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Bize ulaşın; konunuzu doğru avukatla görüşmenizi sağlayalım.

Bize Ulaşın