Market alışverişinden internetten verilen siparişe, cep telefonu aboneliğinden konut kredisine kadar her gün sayısız tüketici işlemi yaparız. Bu işlemlerin büyük kısmı sorunsuz tamamlanır; ancak ürün bozuk çıktığında, hizmet eksik verildiğinde ya da sözleşmeye beklenmedik bir masraf eklendiğinde hangi hakka sahip olduğunuzu, nereye başvuracağınızı ve gerekirse tüketici mahkemesinde nasıl dava açacağınızı bilmek, kaybı önlemenin ilk şartıdır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), tüketiciyi satıcı ve sağlayıcı karşısında daha zayıf taraf olarak görür ve ona özel haklar tanır. Bu yazı, tüketici hukuku kategorimizin ana rehberidir: kimin tüketici sayıldığını, temel hakları, her uyuşmazlıkta izlenebilecek başvuru yollarını ve tüketici mahkemesinde davanın görevli ve yetkili mahkemeden kanun yollarına kadar nasıl yürüdüğünü tek bir haritada topluyoruz. Ayrıntıya ihtiyaç duyduğunuz her konu için ilgili yazımıza bağlantı verdik.
- Kim tüketicidir?
- Ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişi (TKHK m. 3).
- Temel haklar neler?
- Bilgilenme, ayıplı mal ve hizmette seçimlik haklar, cayma hakkı, haksız şartlara karşı koruma, garanti ve satış sonrası hizmet hakkı başta gelir.
- Nereye başvurulur?
- 2026 için 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine; bu tutar ve üzerinde önce arabulucuya, anlaşma olmazsa tüketici mahkemesine. Bakanlık ve CİMER şikayetleri idari denetim başlatır, para iadesi sağlamaz.
- Tüketici mahkemesinde dava nasıl açılır?
- Arabuluculuk son tutanağıyla, isterseniz kendi yerleşim yerinizdeki tüketici mahkemesinde; tüketici harçtan muaftır ama gider avansını yatırır. Dava basit yargılama usulüyle görülür.
Tüketici kimdir, tüketici işlemi nedir?
Kanun, tüketiciyi “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlar (TKHK m. 3). Belirleyici olan, işlemin hangi amaçla yapıldığıdır. Evde kullanmak için buzdolabı alan bir avukat tüketicidir; aynı avukat bürosu için bilgisayar aldığında mesleki amaçla hareket ettiğinden tüketici sayılmaz.
Tanımda tüzel kişilerin de yer alması önemlidir. Bir dernek, vakıf ya da site yönetimi, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla mal veya hizmet edindiğinde tüketici korumasından yararlanabilir. Buna karşılık bir şirketin faaliyeti için yaptığı alımlar ticari işlemdir ve Türk Ticaret Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine tabidir.
Tüketici işlemi, satıcı veya sağlayıcı ile tüketici arasında mal veya hizmete ilişkin kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık gibi sözleşmeler de bu kapsamdadır. Karşı tarafın kamu tüzel kişisi olması sonucu değiştirmez; kanun satıcı ve sağlayıcı tanımına kamu tüzel kişilerini de dahil eder.
Sınırda kalan durumlar
- Karma kullanım: Hem ailece hem iş için kullanılan bir araçta, uygulamada işlemin ağırlıklı amacına bakılır.
- İki tüketici arasındaki satış: İkinci el eşyayı başka bir bireyden aldıysanız karşı taraf satıcı sıfatı taşımaz; uyuşmazlık TBK hükümlerine göre genel mahkemelerde çözülür. Satıcı bir galeri veya işletme ise tüketici korumasından yararlanırsınız.
- Kooperatif, yatırım amaçlı alım gibi özel durumlar: Amacın tespiti somut olayın koşullarına göre yapılır; konut alımlarında bu ayrımı müteahhide karşı tüketicinin hakları yazımızda ayrıca ele aldık.
Temel tüketici hakları
TKHK ve ona dayanan yönetmelikler çok sayıda özel hak düzenler. Aşağıda en sık karşılaşılanları kısaca özetledik; her başlığın ayrıntısı ilgili yazıdadır.
Bilgilenme ve yazılı sözleşme
Kanun, tüketiciyle yapılan yazılı sözleşmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, açık ve anlaşılır bir dille düzenlenmesini ve bir nüshasının tüketiciye verilmesini ister. Satıcı, satışa sunduğu malı makul bir sebep olmadan satmaktan kaçınamaz (m. 6). Sipariş vermediğiniz halde gönderilen bir mal için ödeme yapmak zorunda değilsiniz (m. 7).
Ayıplı mal ve hizmet
Satın aldığınız mal veya hizmet sözleşmeye, reklamlarda vaat edilen özelliklere ya da makul beklentinize uygun değilse sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya değişim gibi seçimlik haklarınız vardır (m. 8-16). Mallar için ayrıntılar ayıplı mal, iade, değişim ve garanti yazımızda; hizmetlerde ise yeniden ifa, indirim ve dönme hakları için ayıplı hizmet nedeniyle tüketicinin hakları yazımızda.
Cayma hakkı
İnternetten, telefonla ya da iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde, kural olarak 14 gün içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden sözleşmeden dönebilirsiniz. Cayma hakkının istisnaları ve kullanım şekli için cayma hakkı rehberimize bakabilirsiniz.
Haksız şartlara karşı koruma
Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve tarafların hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartlar kesin olarak hükümsüzdür (m. 5). Sözleşmenin geri kalanı ayakta kalır. Bkz. tüketici sözleşmelerinde haksız şartlar.
Özel sözleşme türleri
- İnternet alışverişi ve pazaryerleri: Ürünün teslim edilmemesi, kargo kaybı, bedel iadesi ve platformun rolü için teslim edilmeyen ürün ve pazaryerlerinin sorumluluğu; iade ve on dört günlük süre için cayma hakkı yazımız.
- Abonelikler: İnternet, telefon, televizyon ve dijital platform aboneliklerinde fesih hakkı ve haksız ücretler için abonelik sözleşmesinin feshi yazımız.
- Banka işlemleri: Tüketici kredisi, erken ödeme ve temerrüt için tüketici kredisi sözleşmesi; kartla yapılan işlemlere itiraz için kredi kartı işlemlerine itiraz; taksitli satışlarda verilen senetler için tüketici senetlerinin geçerliliği.
- Konut: Ön ödemeli konut satışında cayma ve dönme hakkı için ön ödemeli konut satış sözleşmesi; ayıplı konut ve konut kredisinde bankanın sorumluluğu için müteahhide karşı tüketicinin hakları; tapu devri, geç teslim ve konut üzerindeki takyidatlar için tapunun devredilmemesi, geç teslim tazminatı ve ipotek ve hacizlerin kaldırılması yazılarımız.
- Araç: Satın alınan araçtaki ayıp ve değer kaybı talepleri için araç değer kaybı yazımız.
- Tatil: Paket tur ve otel rezervasyonları ile devre tatil sözleşmeleri.
Garanti ve satış sonrası hizmet
Garanti belgesiyle satılması zorunlu mallarda garanti süresi en az iki yıldır; tamirde geçen süre bu süreye eklenir. Üretici ve ithalatçı, malın kullanım ömrü boyunca bakım, onarım ve yedek parça hizmeti sunmakla yükümlüdür (m. 56-58).
Reklam ve haksız ticari uygulamalar
Ticari reklamlar doğru ve dürüst olmalı, tüketiciyi aldatmamalıdır (m. 61). Tüketicinin ekonomik davranışını bozan aldatıcı veya saldırgan uygulamalar haksız ticari uygulama sayılır ve yasaktır (m. 62). Bu kurallara aykırılıkları Reklam Kurulu denetler.
İlk adım: satıcıya veya sağlayıcıya yazılı başvuru
Kanun, hakem heyetine veya mahkemeye gitmeden önce satıcıya başvurmayı şart koşmaz. Yine de uygulamada uyuşmazlıkların önemli kısmı bu aşamada çözülür ve yazılı başvuru, ileride delil olarak işinize yarar.
- Yazılı yapın: E-posta, müşteri hizmetleri kaydı, KEP veya iadeli taahhütlü mektup kullanın. Telefon görüşmelerinde şikayet kayıt numarası alın.
- Talebinizi açıkça belirtin: Bedel iadesi mi, değişim mi, onarım mı istediğinizi yazın. Ayıplı mallarda seçimlik hak kullanımı bu bildirimle yapılır.
- Makul süre verin: Ücretsiz onarım veya değişimi seçtiyseniz satıcının bunu kural olarak 30 iş günü içinde yerine getirmesi gerekir.
- Yanıtı saklayın: Satıcının reddi veya sessizliği, hakem heyetine başvurunuzun gerekçesini güçlendirir.
Satıcının, “üreticiye başvurun” ya da “servise gidin” diyerek sizi yönlendirmesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ayıplı mal için satıcı, üretici ve ithalatçı belirli haklar bakımından birlikte sorumludur.
Başvuru yolları haritası
Satıcıyla çözülemeyen bir sorunda hangi yolun izleneceği, uyuşmazlığın değerine ve ne elde etmek istediğinize göre değişir. Para iadesi, değişim, tazminat gibi bireysel talepler için hakem heyeti, arabuluculuk ve mahkeme yolu; bir firmanın genel uygulamasını şikayet etmek için idari başvuru yolları kullanılır. Bu yollar birbirini dışlamaz; aynı olay için hem hakem heyetine başvurup hem de Bakanlığa şikayette bulunabilirsiniz.
| Yol | Ne zaman? | Sonuç |
|---|---|---|
| Satıcıya / sağlayıcıya başvuru | Her uyuşmazlıkta ilk adım olarak | Gönüllü çözüm; bağlayıcı değildir |
| Tüketici hakem heyeti | 2026 için 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda (zorunlu) | Bağlayıcı karar; ilam gibi icra edilir |
| Arabuluculuk | Hakem heyetinin görev alanı dışındaki uyuşmazlıklarda, davadan önce (zorunlu) | Anlaşma belgesi; anlaşma olmazsa dava yolu açılır |
| Tüketici mahkemesi | Arabuluculukta anlaşma olmazsa; hakem heyeti kararına itirazda | Mahkeme kararı; değerine göre istinaf ve temyiz yolu |
| Ticaret Bakanlığı / il ticaret müdürlüğü | Mevzuata aykırı uygulamalar, satış sonrası hizmet ve etiket sorunları | İdari denetim ve para cezası |
| Reklam Kurulu | Yanıltıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar | Durdurma, düzeltme, idari para cezası |
| CİMER ve sektörel kurumlar | Kamu kurumlarına genel şikayet; banka, telekom, enerji, havayolu gibi düzenlenmiş sektörler | İlgili kuruma yönlendirme ve inceleme |
Ticaret Bakanlığı, Reklam Kurulu ve CİMER şikayetleri
İdari başvurular, bir firmanın mevzuata aykırı davranışını denetime açar. Sonucunda firmaya idari para cezası verilebilir veya uygulama durdurulabilir. Ancak bu kurumlar sizin bireysel alacağınıza hükmetmez; para iadesi için hakem heyeti veya mahkeme yolu ayrıca işletilmelidir.
Reklam Kurulu başvurusunda reklamın yayımlandığı mecrayı, tarihi ve şikayet konusunu belirtmeniz; yazılı reklamların aslını veya görüntüsünü eklemeniz gerekir. Kimlik bilgileri eksik başvurular değerlendirmeye alınmaz.
Tüketici hakem heyeti
Tüketici hakem heyetleri, Ticaret Bakanlığı bünyesinde il ve ilçelerde kurulan, tüketici uyuşmazlıklarını ücretsiz ve hızlı biçimde karara bağlayan kurullardır. Başvuru için ücret ödenmez ve avukatla temsil zorunlu değildir. Değeri belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur (m. 68); bu uyuşmazlıklar için doğrudan mahkemeye dava açılamaz.
23 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, 1 Ocak 2026’dan itibaren değeri 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre yeniden belirlenir; başvuru tarihindeki sınır esas alınır.
Başvuru e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) ile, şahsen ya da posta yoluyla yapılabilir. Tüketici, kendi yerleşim yerindeki veya işlemi yaptığı yerdeki heyete başvurabilir. Heyet kararları tarafları bağlar ve ilam gibi icra edilir; karara tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Başvuru adımları, gerekli belgeler ve itiraz süreci için tüketici hakem heyetine başvuru ve karara itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Tüketici mahkemesinde dava: görev, yetki ve arabuluculuk
Hakem heyeti sınırına eşit veya bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ve hakem heyeti kararlarına itirazda yol, tüketici mahkemesine çıkar. Bu bölümde davanın hangi mahkemede ve hangi ön şartla açılacağını; sonraki bölümlerde masrafları, yargılamanın işleyişini ve kanun yollarını ele alıyoruz.
Görevli mahkeme
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir (TKHK m. 73/1). Görev kamu düzenine ilişkindir; mahkeme bunu kendiliğinden gözetir, görevli olmayan bir mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla görevli mahkemeye gönderilir. Ayrı bir tüketici mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar.
Belirleyici olan işlemin niteliğidir. Bir hukuki işlemin TKHK’da düzenlenmiş olması tek başına yetmez; taraflardan birinin tüketici, diğerinin satıcı veya sağlayıcı olması gerekir. İki tacir ya da iki tüketici arasındaki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin görev alanına girmez. Sözleşmenin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş bir tür olması da tek başına sonucu değiştirmez: sigorta sözleşmesinde sigortalı tüketiciyse sözleşme tüketici işlemidir ve Yargıtay uygulamasında bu davalara tüketici mahkemesi bakar. Buna karşılık ticari kredi gibi tüketici işlemi sayılmayan ilişkilerden doğan davalar genel mahkemelerde görülür. Bakanlık ve tüketici örgütleri ise tüketicileri genel olarak ilgilendiren aykırılıkların önlenmesi, durdurulması veya tespiti için tüketici mahkemesinde ayrıca dava açabilir (m. 73/6).
Yetkili mahkeme: davayı nerede açabilirsiniz?
Genel kural, davanın davalının yerleşim yerinde açılmasıdır (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yerde de açılabilir (HMK m. 10). TKHK bunlara tüketici lehine bir seçenek ekler: tüketici davayı kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açabilir (m. 73/5). Örneğin İstanbul’da oturan bir tüketici, Ankara’daki bir satıcıya karşı davasını İstanbul’da açabilir.
Sözleşmelere sıkça konulan “uyuşmazlıklarda şu şehrin mahkemeleri yetkilidir” şartı tüketiciyi bağlamaz; HMK m. 17’ye göre yetki sözleşmesi yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir. Tüketici davalarındaki yetki kesin değildir: davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmezse dava açılan mahkeme yetkili hale gelir.
Hakem heyeti sınırının altındaki uyuşmazlıklar
Değeri 2026 için 186.000 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılamaz; bu uyuşmazlıklar mahkemeye ancak hakem heyeti kararına itiraz yoluyla gelir. İtiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine yapılır ve itiraz davasında arabulucuya başvurmak gerekmez. Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Sınır her yıl yeniden belirlendiği için başvuru tarihindeki tutarı kontrol edin.
Dava şartı arabuluculuk
Değeri 186.000 TL ve üzerinde olan tüketici uyuşmazlıklarında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır (TKHK m. 73/A). Başvuru adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu süreci kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi icra edilebilir. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir.
Tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, tarifedeki iki saatlik ücreti aşmamak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; arabuluculuktan sonra açılan dava tüketici lehine sonuçlanırsa bu tutar davalıdan tahsil edilir. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez. Hakem heyeti kararlarına itiraz davaları ile Bakanlık ve tüketici örgütlerinin açtığı genel nitelikteki davalar gibi kanunda sayılan davalarda arabuluculuk şartı aranmaz. İstisnaların tam listesi, görüşmelere katılmamanın sonuçları ve ücret ayrıntıları için tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Yanlış yol, zaman kaybettirir. Hakem heyetinin görev alanındaki bir uyuşmazlık için doğrudan dava açılırsa ya da sınırın üzerindeki bir uyuşmazlık için arabulucuya gidilmeden dava açılırsa, dava usulden reddedilir.
Dava açarken izlenecek adımlar
- Uyuşmazlığın değerini belirleyinTalep ettiğiniz bedel iadesi, indirim veya tazminat tutarı, hakem heyeti ile mahkeme arasındaki yolu belirler. Değer başvuru tarihindeki sınırla karşılaştırılır.
- Arabulucuya başvurunAdliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurun. Anlaşma olmazsa son tutanağın aslını veya onaylı örneğini alın.
- Dava dilekçesini hazırlayınDilekçede tarafların kimlik ve adres bilgileri, talebin konusu ve değeri, olaylar, hukuki sebepler ve dayanılan delillerin tamamı yer alır (HMK m. 119). Elinizdeki belgeleri dilekçeye ekleyin.
- Dilekçeyi verinDilekçe, kendi yerleşim yerinizdeki ya da davalının yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine adliyenin ön bürosu veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden verilebilir. Avukatla temsil zorunlu değildir.
- Gider avansını yatırınHarçtan muaf olsanız da tebligat ve posta giderleri için gider avansını, bilirkişi gibi deliller için delil avansını yatırmanız gerekir.
Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti
Tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlık tarafından açılan davalar 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır (TKHK m. 73/2). Başvurma harcı, karar ve ilam harcı ile kanun yolu harçları bu davalarda tüketiciden alınmaz. Muafiyet davayı açan tüketiciye tanınmıştır: satıcının, bankanın veya sağlayıcının tüketiciye karşı açtığı davalarda ve hakem heyeti kararına satıcının itiraz ettiği davalarda harç alınır.
Harç muafiyeti, yargılama giderlerinin tamamını kapsamaz. Tebligat ve posta masrafları için gider avansı dava açılırken yatırılır; yatırılmazsa mahkeme kesin süre verir, bu sürede de tamamlanmazsa dava usulden reddedilir (HMK m. 114, 120). Gider avansının tutarı her yıl Adalet Bakanlığı’nın gider avansı tarifesiyle belirlenir. Bilirkişi, keşif ve tanık gibi delillerin masrafı için ayrıca delil avansı istenir; yatırılmazsa o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır. Masrafları karşılayacak ekonomik gücü olmayanlar adli yardım isteyebilir (HMK m. 334). Talepte ekonomik durumunuzu somut belgelerle göstermeniz gerekir; üzerinize kayıtlı malvarlığı bulunmadığını gösteren kayıtlar ve muhtarlıktan alınan yoksulluk belgesi bu amaçla kullanılır. Ayrıca talebinizin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını anlatmanız beklenir. Kabul edilirse giderler geçici olarak Devlet tarafından karşılanır. Adli yardım tüketici davalarına özgü değildir; her davada istenebilir.
| Kalem | Tüketici öder mi? | Not |
|---|---|---|
| Başvurma, karar ve ilam harcı | Hayır | TKHK m. 73/2; kanun yolu harçları da dahil |
| Gider avansı (tebligat, posta) | Evet | Yatırılmazsa dava usulden reddedilir |
| Delil avansı (bilirkişi, keşif, tanık) | Evet | Yatırılmazsa o delilden vazgeçilmiş sayılır |
| Arabuluculuk ücreti | İki saatlik kısım Adalet Bakanlığı bütçesinden | Dava tüketici lehine biterse davalıdan tahsil edilir |
| Karşı tarafın vekalet ücreti | Davayı kaybederse evet | Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre; her yıl yeniden belirlenir |
Davayı kaybeden kim, neyi öder?
Yargılama giderleri, davada haksız çıkan tarafa yüklenir; dava kısmen kabul edilirse giderler tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır (HMK m. 326). Davayı kazanırsanız yatırdığınız avanslardan harcanan kısım ve avukatla takip ettiyseniz vekalet ücreti karşı taraftan alınır. Davayı kaybederseniz harç ödemezsiniz; ancak karşı tarafın yaptığı yargılama giderlerini ve avukatla temsil ediliyorsa vekalet ücretini ödemeniz gerekir. Harç muafiyetinin bu riski ortadan kaldırmadığını dava açmadan önce hesaba katın.
Vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. 2026 tarifesinde tüketici mahkemelerinde görülen davalar için maktu ücret 22.500 TL’dir; dava değerine göre hesaplanan nispi ücret daha yüksekse nispi ücrete hükmedilir. Hükmedilen ücret, kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Bu tutarlar her yıl yeniden belirlenir. Hakem heyeti kararına itiraz davalarına özgü bir kural da vardır: satıcı, heyete sunabileceği belgeleri ilk kez mahkemede sunar ve tüketici lehine karar bu yüzden kaldırılırsa, tüketici yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaz (m. 70).
Yargılama süreci: basit yargılama, delil ve bilirkişi
Tüketici mahkemelerinde davalar, HMK’nın 316-322. maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne göre görülür (TKHK m. 73/4). Bu usul, yazılı yargılamaya göre daha hızlı ve sade bir süreç öngörür:
- İki dilekçe: Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi verilir; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez.
- Cevap süresi: Davalının cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Mahkeme, süresi içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir.
- Deliller dilekçeyle bildirilir: Her delilin hangi vakıaya ilişkin olduğu dilekçede gösterilir; eldeki belgeler dilekçeye eklenir (HMK m. 318).
- Genişletme yasağı erken başlar: İddiayı genişletme veya değiştirme yasağı davacı için dava açılmasıyla, davalı için cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m. 319). Talebinizi ve delillerinizi baştan eksiksiz yazmanız bu yüzden önemlidir.
- Duruşmalar: Mümkünse mahkeme dosya üzerinden karar verir. Duruşma yapılırsa ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilir. Tahkikat, ilk duruşma hariç kural olarak iki duruşmada tamamlanır; duruşmalar arası bir ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde bu sınırlar aşılabilir.
İspat ve deliller
Kural olarak iddia eden, iddiasını ispat eder. Tüketici hukukunda bu yük bazı noktalarda tüketici lehine kaydırılmıştır: teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir ve aksini satıcı ispat eder (m. 10); mesafeli satışlarda ön bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü satıcıdadır. Belirli bir tutarı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir (HMK m. 200); bu sınır her yıl güncellenir. Fatura, sipariş kaydı ve yazışmalar bu nedenle en değerli delillerinizdir.
Tüketici uyuşmazlıklarında haklı olmak kadar bunu gösterebilmek de önemlidir. Hakem heyetleri çoğunlukla dosya üzerinden karar verir, mahkemede de deliller dilekçeyle sınırlanır; eklemediğiniz bir belge sonucu belirleyebilir. İşlem anından itibaren şunları saklayın:
- Satın alma belgeleri: Fatura, fiş, sipariş özeti, sözleşme ve ön bilgilendirme formu.
- Ödeme kayıtları: Kredi kartı veya banka hesap ekstresi.
- Yazışmalar: E-postalar, müşteri hizmetleri kayıt numaraları, uygulama içi mesajlar.
- Servis belgeleri: Servis fişleri, arıza tespit ve tamir raporları, garanti belgesi.
- Görsel kanıt: Ayıbı ve teslim anındaki durumu gösteren tarihli fotoğraf ve videolar; reklam ve kampanya ekran görüntüleri.
Satıcının da savunma hakkı olduğunu unutmayın. Satıcı, ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığını, ürünün tüketiciye ayıbı bildirilerek satıldığını ya da talebin aşırı orantısız olduğunu ileri sürebilir. Bu savunmalara karşı en güçlü yanıtınız, düzenli tutulmuş belgelerdir. Ayıplı ürünü onarıma vermeden ya da ortadan kalkma ihtimali olan bir durumda, dava açmadan önce mahkemeden delil tespiti istenebilir (HMK m. 400).
Bilirkişi incelemesi
Ayıbın varlığı, kaynağı, onarım bedeli, değer kaybı veya bedelden yapılacak indirim gibi teknik konularda mahkeme bilirkişi incelemesine başvurur (HMK m. 266). Bilirkişiler bölge adliye mahkemesi bilirkişi listesinden seçilir; ücreti delil avansından karşılanır. Rapor taraflara tebliğ edilir ve tebliğden itibaren iki hafta içinde rapordaki eksiklik veya belirsizliklere itiraz edilebilir (HMK m. 281). Mahkeme gerekli görürse ek rapor alır ya da yeni bir bilirkişi atar. Rapora süresinde ve gerekçeli itiraz etmek, sonucu etkileyebilecek en önemli adımlardan biridir.
Karar, istinaf ve temyiz
Basit yargılamada tahkikat bitince mahkeme son sözleri alır ve kararını açıklar. Karar kural olarak gerekçesiyle birlikte açıklanır; zorunlu hallerde yalnızca hüküm özeti tutanağa geçirilir ve gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılıp tebliğe çıkarılır (HMK m. 321). Para alacağına ilişkin kararlar, kesinleşmeleri beklenmeden ilam olarak icraya konulabilir; karşı taraf kanun yoluna başvurup teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
İstinaf
Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine istinaf yoluyla başvurulabilir (HMK m. 345). Ancak değeri belirli bir tutarı aşmayan davalarda verilen kararlar kesindir (HMK m. 341). Bu sınır 2026 yılında açılan davalar için 50.000 TL’dir; dava tarihindeki sınır esas alınır ve tutar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
Temyiz
Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren bir ay içinde Yargıtay’a temyiz yoluyla başvurulabilir (HMK m. 361). Değeri 2026 yılı için 682.000 TL’yi aşmayan davalarda temyiz yolu kural olarak kapalıdır (HMK m. 362). Anayasa Mahkemesi, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak aleyhe yeni bir karar verdiği hallerde bu sınırın temyizi engellemesine ilişkin kısmı 2026’da iptal etmiştir; iptalin etkisi ve yapılacak yasal düzenleme takip edilmelidir. Tüketici, harç muafiyeti nedeniyle kanun yolu harcı da ödemez.
Hakem heyeti kararına itiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir; bu kararlara karşı istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle itiraz aşamasında tüm delillerin eksiksiz sunulması gerekir.
Bilinmesi gereken süreler
Tüketici hukukunda pek çok hak, kısa ve kesin sürelere bağlıdır. Süreyi kaçırmak, haklı olduğunuz bir uyuşmazlığı kaybetmenize yol açabilir. En sık karşılaşılan süreleri aşağıda topladık. Dava ve başvuru süreleri ile zamanaşımının ayrıntısı için tüketici uyuşmazlıklarında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımıza bakabilirsiniz.
| Konu | Süre | Not |
|---|---|---|
| Cayma hakkı (mesafeli ve iş yeri dışında kurulan sözleşmeler) | 14 gün | Doğrudan satış sisteminde 30 gün; istisnalar vardır |
| Ayıplı maldan sorumluluk | Teslimden itibaren 2 yıl | Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 5 yıl; hile veya ağır kusurla gizlenen ayıpta bu süreler uygulanmaz |
| Ayıplı hizmetten sorumluluk | İfadan itibaren 2 yıl | Aynı istisna geçerlidir |
| Ücretsiz onarım veya değişim | Talepten itibaren 30 iş günü | Konutta 60 iş günü |
| Garanti süresi | En az 2 yıl | Tamirde geçen süre eklenir |
| Hakem heyetinin karar süresi | En geç 6 ay | En fazla 3 ay uzatılabilir |
| Hakem heyeti kararına itiraz | Tebliğden itibaren 2 hafta | Tüketici mahkemesine |
| Dava şartı arabuluculuk | 3 hafta | Zorunlu hallerde en fazla 1 hafta uzatılır; bu sürede zamanaşımı durur |
| Cevap dilekçesi (basit yargılama) | Tebliğden itibaren 2 hafta | Bir defaya mahsus en fazla 2 hafta ek süre |
| Bilirkişi raporuna itiraz | Tebliğden itibaren 2 hafta | HMK m. 281 |
| İstinaf / temyiz | 2 hafta / 1 ay | Kararın tebliğinden itibaren; parasal sınırlar her yıl güncellenir |
Özel bir süre öngörülmeyen sözleşmesel taleplerde TBK’daki genel zamanaşımı süreleri uygulanır. Parasal sınırlar, harç ve vekalet ücreti tarifeleri ile idari para cezaları gibi rakamlar her yıl güncellendiğinden, başvuru anındaki değerleri kontrol etmek gerekir.
Sık yapılan hatalar
- Sorunu yalnızca telefonla bildirip yazılı kayıt oluşturmamak.
- Bakanlığa veya CİMER’e şikayetin para iadesi sağlayacağını düşünmek.
- 186.000 TL’nin altındaki bir uyuşmazlık için doğrudan dava açmak.
- Sınırın üzerindeki uyuşmazlıkta arabulucuya gitmeden mahkemeye başvurmak.
- Hakem heyeti kararına itiraz süresini kaçırmak.
- Satıcının “üreticiye gidin” yönlendirmesiyle satıcıyı muhatap almaktan vazgeçmek.
- Harç muafiyeti nedeniyle davanın hiçbir masraf riski taşımadığını sanmak; kaybedilen davada karşı tarafın vekalet ücretini ve giderlerini ödeme yükümlülüğünü hesaba katmamak.
- Gider avansını yatırmamak ya da delilleri dava dilekçesinde bildirmeyip sonradan sunmaya çalışmak.
- Sözleşmedeki yetki şartı yüzünden davayı satıcının şehrinde açmak zorunda olduğunu düşünmek.
Sık sorulan sorular
Tüketici mahkemesinde dava açmak için harç ödenir mi?
Hayır. Tüketicinin açtığı davalar Harçlar Kanunu’ndaki harçlardan muaftır (TKHK m. 73/2). Ancak tebligat ve bilirkişi gibi masraflar için gider ve delil avansı yatırılır; davayı kaybederseniz karşı tarafın yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemeniz gerekebilir.
Davayı hangi şehirde açabilirim?
Satıcının yerleşim yerinde veya sözleşmenin ifa yerinde açabileceğiniz gibi, kendi yerleşim yerinizdeki tüketici mahkemesinde de açabilirsiniz. Tüketici mahkemesi olmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Sözleşmedeki yetki şartı sizi bağlamaz.
2026’da hakem heyeti ile mahkeme arasındaki sınır ne kadar?
1 Ocak 2026’dan itibaren değeri 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutar ve üzerinde önce arabulucuya, anlaşma olmazsa tüketici mahkemesine gidilir. Sınır her yıl yeniden belirlenir.
Bakanlığa şikayet ettim, paramı geri alabilir miyim?
Bakanlık şikayeti idari denetim başlatır ve firmaya ceza verilmesine yol açabilir; bireysel alacağınıza hükmetmez. Para iadesi için hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurmanız gerekir. Hakem heyetine başvuru ücretsizdir ve avukat zorunlu değildir.
Şirket adına aldığım üründe tüketici haklarından yararlanabilir miyim?
Kural olarak hayır. Ürün şirketin ticari faaliyeti için alındıysa işlem tüketici işlemi sayılmaz. Tüzel kişiler ancak ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket ettiklerinde tüketici kabul edilir. İkinci el ürünü bir bireyden aldıysanız da uyuşmazlık genel hükümlere göre çözülür.
Tüketici mahkemesinin kararına itiraz edebilir miyim?
Dava değeri 2026 için 50.000 TL’yi aşıyorsa karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidebilirsiniz; 682.000 TL’yi aşan davalarda bölge adliye mahkemesi kararına karşı bir ay içinde temyiz de mümkündür. Hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen mahkeme kararı ise kesindir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla