Miras sözleşmesi, kişinin sağlığında mirasının ya da belirli bir malının ölümünden sonra kime geçeceğini karşı tarafla birlikte belirlediği ölüme bağlı bir tasarruftur. Vasiyetnameden en önemli farkı iki taraflı olmasıdır: mirasbırakan, imzaladıktan sonra sözleşmeyi tek başına değiştiremez veya geri alamaz.
Bu yazıda miras sözleşmesinin türlerini, noterde nasıl düzenlendiğini, geçerlilik şartlarını, mirasbırakanın sözleşmeden sonra mallarıyla neler yapabileceğini, sözleşmenin hangi hallerde sona erdiğini ve iptal davasının sürelerini örneklerle anlatıyoruz.
- Nedir?
- Mirasbırakanın karşı tarafla yaptığı, ölümüyle hüküm doğuran ve kural olarak tek taraflı geri alınamayan sözleşme (TMK m. 527 ve 528).
- Nasıl yapılır?
- Resmi vasiyetname şeklinde: taraflar isteklerini resmi memura (uygulamada noter) aynı anda bildirir, sözleşmeyi memur ve iki tanık önünde imzalar (TMK m. 545).
- Kim yapabilir?
- Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan mirasbırakan (TMK m. 503). Mirasbırakan bizzat katılmalıdır; vekille yapılamaz.
- Saklı payları ortadan kaldırır mı?
- Hayır. Saklı payı zedelenen altsoy, ana-baba veya eş tenkis davası açabilir.
Miras sözleşmesi nedir?
Türk Medeni Kanunu, kişinin ölümünden sonra malvarlığının akıbetini belirlemesi için iki araç tanır: vasiyetname ve miras sözleşmesi. Kanuna göre mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli bir malını karşı tarafa ya da bir üçüncü kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir (TMK m. 527/1). Mirasçının mirastan vazgeçtiği feragat sözleşmesi de bir miras sözleşmesidir (TMK m. 528).
Sözleşme sağlıkta kurulur ama hükümlerini mirasbırakanın ölümüyle doğurur. Bu nedenle mirasçı atanan kişinin, mirasbırakan hayattayken terekede bir hakkı yoktur; yalnızca sözleşmeden doğan korunan bir beklentisi vardır. Mirasbırakan öldüğünde miras açılır ve sözleşmedeki tasarruflar uygulanır.
Miras sözleşmesi uygulamada çoğunlukla bir karşılıkla birlikte yapılır. Örneğin yaşlı bir kişi, kendisine ömür boyu bakacak yakınını veya komşusunu mirasçı atar. Bakım borçlusunun mirasçı atandığı bu tür anlaşmalara miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır; ayrıntıları ölünceye kadar bakma sözleşmesi yazımızda bulabilirsiniz.
Vasiyetname ve taksim sözleşmesinden farkı
Miras sözleşmesi sıklıkla vasiyetname ve mirasçılar arasında yapılan paylaşma (taksim) sözleşmesiyle karıştırılır. Üç işlem, yapıldıkları zaman, tarafları ve bağlayıcılıkları bakımından birbirinden ayrılır.
| Ölçüt | Miras sözleşmesi | Vasiyetname | Taksim sözleşmesi |
|---|---|---|---|
| Ne zaman yapılır? | Mirasbırakanın sağlığında | Mirasbırakanın sağlığında | Ölümden sonra |
| Taraflar | Mirasbırakan ve karşı taraf | Yalnızca mirasbırakan | Mirasçılar kendi aralarında |
| Hukuki nitelik | İki taraflı ölüme bağlı tasarruf | Tek taraflı ölüme bağlı tasarruf | Terekeyi bölüştüren sağlararası sözleşme |
| Şekil | Resmi vasiyetname şekli, iki tanık (TMK m. 545) | Resmi, el yazılı veya sözlü | Yazılı şekil (TMK m. 676) |
| Tek taraflı geri alma | Kural olarak yok; yalnızca kanundaki hallerde | Her zaman mümkün | Geçersizlik sebepleri dışında bağlayıcı |
| Ehliyet | Ayırt etme gücü, erginlik, kısıtlı olmamak (TMK m. 503) | Ayırt etme gücü ve 15 yaş (TMK m. 502) | Genel fiil ehliyeti |
| Hüküm doğurma | Ölümle | Ölümle | İmza ile; paylar alınınca kesinleşir |
Vasiyetname türleri ve hangisinin hangi durumda tercih edileceği için vasiyetname rehberimize bakabilirsiniz. Taksim sözleşmesi ise mirasbırakanın ölümünden sonra, terekeyi aralarında bölüşmek isteyen mirasçıların işidir; mirasbırakanın sağlığında onun katılımı olmadan açılmamış miras hakkında yapılan anlaşmalar geçersizdir (TMK m. 678).
Miras sözleşmesinin türleri
Miras sözleşmeleri, karşı tarafa bir hak tanıyıp tanımamasına göre olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayrılır. Olumlu sözleşmede mirasbırakan bir kazandırma yapar; olumsuz sözleşmede ise bir mirasçı ileride doğacak miras hakkından vazgeçer. Olumlu sözleşmeyle tanınan hak, sözleşmenin karşı tarafına ait olabileceği gibi bir üçüncü kişiye de bırakılabilir.
Feragat sözleşmesinin şartları ve altsoya etkisi ayrı bir yazının konusudur; ayrıntılar için mirastan feragat sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz. Burada bir noktanın altını çizelim: belirli bir kişi lehine yapılan feragat, o kişi bakımından olumlu bir miras sözleşmesi niteliği de taşır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 22.10.2024 tarihli, 2024/860 E., 2024/4724 K. sayılı kararında, lehine feragat edilen kişinin mirasbırakanın yasal mirasçısı olmasının gerekmediğini ve bu kişinin sözleşmeye dayanarak dava açabileceğini kabul etmiştir. Aynı kararda feragatin belirli bir maldan da yapılabileceği belirtilmiştir.
Miras sözleşmesi nasıl yapılır?
Miras sözleşmesi adi yazılı olarak veya sözlü yapılamaz. Geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir (TMK m. 545/1). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu da 11.02.1959 tarihli, 16/14 sayılı kararıyla miras sözleşmelerinin, bu arada feragat sözleşmelerinin resmi vasiyetname şekline tabi olduğunu kabul etmiştir. Uygulamada sözleşmeler noterlikte düzenlenir.
- İçeriği belirleyinKime, hangi malın veya terekenin hangi oranının bırakılacağını; varsa koşulları, yüklemeleri, yedek mirasçıyı ve karşı tarafın üstlendiği edimi (bakım, para ödemesi gibi) önceden netleştirin. Tapu kayıtları ve malvarlığı listesi hazır olsun.
- Notere birlikte başvurunMirasbırakan ve karşı taraf noterliğe bizzat gider. Mirasbırakanın vekil aracılığıyla sözleşme yapması mümkün değildir; bu işlem kişiye sıkı sıkıya bağlıdır.
- İstekler aynı anda bildirilirTaraflar isteklerini resmi memura aynı anda bildirir (TMK m. 545/2). Memur sözleşmeyi bu beyanlara göre yazar.
- İki tanık önünde imzaTaraflar sözleşmeyi resmi memurun ve iki tanığın huzurunda imzalar. Tanıklar, kanunun tanıklığa engel saydığı kişilerden seçilmemelidir.
- Sözleşmenin saklanmasıAsıl nüsha noterlikte kalır, taraflara onaylı örnek verilir. Ölümden sonra atanan mirasçı, mirasçılık belgesi veya malın devri için bu örneği kullanır.
Tanık seçimine dikkat. Mirasbırakanın eşi, altsoyu, üstsoyu, kardeşleri ve bunların eşleri resmi vasiyetnamede tanık olamaz (TMK m. 536). Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, mirasbırakanın altsoyunun tanık olduğu bir feragat sözleşmesinde şekil eksikliğini kabul etmiş; ancak karşılığı aldıktan sonra bu eksikliğe dayanan tarafın iptal isteminin dürüstlük kuralına aykırı olduğuna karar vermiştir (27.03.2019, 2016/8822 E., 2019/2813 K.).
Geçerlilik şartları
Ehliyet
Miras sözleşmesi yapabilmek için mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir (TMK m. 503). Vasiyetnamede ayırt etme gücü ve on beş yaşın doldurulması yeterliyken, miras sözleşmesinde tam fiil ehliyeti aranır. Yargıtay uygulamasında, 17 yaşındaki bir mirasçının imzaladığı feragat sözleşmesinin bu nedenle geçerli sayılmadığı ve mirasçının miras hakkının devam ettiği kabul edilmiştir. Karşı taraf için genel fiil ehliyeti kuralları uygulanır; karşı taraf bakım gibi bir borç üstleniyorsa tam ehliyetli olmalıdır.
Şekil
TMK m. 545’teki şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar. Adi yazılı bir anlaşma, ne kadar ayrıntılı olursa olsun, miras sözleşmesi hükmü doğurmaz.
Hukuka ve ahlaka uygunluk
Sözleşmenin içeriği, koşulları ve yüklemeleri hukuka, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmamalıdır. Örneğin mirası, lehtarın belirli bir kişiyle evlenmemesi veya bir suç işlemesi koşuluna bağlayan hükümler geçersizdir.
İradenin sağlıklı oluşması
Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama altında yapılan sözleşme iptal edilebilir. Yaşlı veya hasta bir mirasbırakana gerçeğe aykırı bilgi verilerek ya da baskı yapılarak imzalatılan sözleşmeler uygulamada en sık bu gerekçeyle dava konusu olur.
Saklı paylar
Mirasbırakan, altsoyu, ana-babası ve sağ kalan eşi için kanunun ayırdığı saklı paylara dokunamaz. 2007’den beri kardeşlerin saklı payı yoktur. Saklı payı aşan sözleşme kendiliğinden geçersiz olmaz; zedelenen mirasçı tenkis davası açarak tasarrufun indirilmesini ister.
Sözleşmeyle neler düzenlenebilir?
Miras sözleşmesine, vasiyetnamede yapılabilen ölüme bağlı tasarrufların hemen hepsi konabilir. Uygulamada en sık rastlananlar şunlardır:
- Mirasçı atama: Atanan kişinin yasal mirasçı olması gerekmez. Akraba olmayan bir kişi, bir vakıf veya dernek de mirasçı atanabilir.
- Belirli mal bırakma: Taşınmaz, motorlu araç, banka mevduatı veya şirket payı gibi tek tek gösterilen mallar belirli kişilere bırakılır.
- Koşul ve yükleme: Kazandırma bir koşula bağlanabilir veya lehtara bir yükümlülük getirilebilir. Örneğin sağ kalan eşe bakılması, bir eğitim vakfına bağış yapılması ya da aile mezarlığının korunması.
- Yedek mirasçı: Atanan kişinin mirasbırakandan önce ölmesi, mirası reddetmesi veya başka bir sebeple mirasçı olamaması ihtimaline karşı yerine geçecek kişi belirlenir.
- Art mirasçı: Miras önce ön mirasçıya, belirli bir olay veya ön mirasçının ölümüyle de art mirasçıya geçer. Aile malvarlığını belirli bir soy hattında tutmak isteyenler bu yolu tercih eder.
Sözleşmenin sonuçları: sağlıkta ve ölümden sonra
Mirasbırakan hayattayken
Miras sözleşmesi mirasbırakanın mallarını dondurmaz. Kanun açıkça, mirasbırakanın malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkını koruduğunu söyler (TMK m. 527/2). Mirasbırakan sözleşmeye konu daireyi satabilir, ipotek ettirebilir veya kiraya verebilir. Buna karşılık sözleşmeyle bağdaşmayan ve sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı olan ölüme bağlı tasarrufları ve bağışlamaları itiraz yoluyla iptal edilebilir.
Örneğin Kadıköy’deki dairesini miras sözleşmesiyle kendisine bakan yeğenine bırakan bir kişi, daireyi sonradan bir başkasına bağışlarsa ya da yeni bir vasiyetnameyle başka birine bırakırsa yeğen, mirasın açılmasından sonra bu işlemlerin iptalini isteyebilir. Daire gerçek bir satışla gerçek değerinden satılmışsa bu satış geçerlidir; satış görünümü altında aslında bağışlanmışsa muvazaa iddiası gündeme gelir.
Mirasbırakanın ölümünden sonra
Mirasçı atanan kişi, mirasın açılmasıyla mirasçılık sıfatını kazanır ve diğer mirasçılarla birlikte terekenin hak ve borçlarına halef olur. Borçlu bir terekede atanmış mirasçı da mirası üç ay içinde reddedebilir. Kendisine belirli mal bırakılan kişi ise mirasçı olmaz; vasiyet alacaklısı gibi, mirasçılardan malın kendisine devredilmesini ister. Mirasçılar devirden kaçınırsa vasiyetin yerine getirilmesi (tenfiz) davası açılır.
Saklı pay sınırı ve tenkis: örnek hesap
Mirasbırakanın eşi önceden ölmüş, iki çocuğu var ve terekesinin net değeri 1.200.000 TL olsun. Mirasbırakan miras sözleşmesiyle terekesinin tamamını yeğenine bırakmış olsun.
- Yasal paylar: Her çocuğun yasal payı 600.000 TL’dir.
- Saklı paylar: Altsoyun saklı payı yasal payın yarısıdır; her çocuk için 300.000 TL, toplam 600.000 TL.
- Tasarruf edilebilir kısım: 1.200.000 TL’den saklı paylar düşülünce 600.000 TL kalır.
- Sonuç: Sözleşme, yeğen bakımından 600.000 TL’ye kadar geçerli kalır. Çocuklar tenkis davası açarsa her biri 300.000 TL’lik saklı payını alır.
Saklı pay hesabı, tenkis sırası ve dava süreleri için tenkis davası ve saklı pay yazımıza bakabilirsiniz.
Miras sözleşmesi nasıl sona erer?
Miras sözleşmesinin bağlayıcılığı, mirasbırakanı korumak için birkaç istisnayla dengelenmiştir. Bu istisnalar dışında mirasbırakan sözleşmeden tek taraflı kurtulamaz.
- Tarafların anlaşması: Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir (TMK m. 546/1). Bu anlaşma için resmi şekil gerekmez; adi yazılı anlaşma yeterlidir. O güne kadar yerine getirilmiş edimlerin, örneğin yapılmış ödemelerin akıbeti anlaşmada açıkça yazılmalıdır.
- Lehtarın ağır kusurlu davranışı: Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi, sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir (TMK m. 546/2). Bu işlem vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır (TMK m. 546/3). Çıkarma sebepleri için mirasçılıktan çıkarma yazımıza bakabilirsiniz.
- Edimlerin yerine getirilmemesi: Sözleşme gereği sağlararası edim, örneğin bakım veya düzenli ödeme isteme hakkı olan taraf, bu edimler sözleşmeye uygun yerine getirilmez veya güvenceye bağlanmazsa borçlar hukuku kurallarına göre sözleşmeden dönebilir (TMK m. 547).
- Lehtarın önce ölmesi: Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Mirasbırakan sözleşme sayesinde zenginleşmişse, ölen lehtarın mirasçıları aksi kararlaştırılmadıkça ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilir (TMK m. 548).
- Konunun ortadan kalkması: Bırakılan belirli mal ölümden önce yok olmuş veya mirasbırakanın malvarlığından çıkmışsa o tasarruf konusuz kalır.
Miras sözleşmesinin iptali davası
Geçerlilik şartlarından birine aykırı olarak yapılmış bir miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkmaz. Mirasın açılmasından sonra iptal davası açılması gerekir (TMK m. 557 vd.). Mahkeme sözleşmenin iptaline karar verene kadar sözleşme hüküm doğurmaya devam eder. Dava süreci ve deliller için vasiyetnamenin iptali davası yazımız bu sözleşmeler için de yol göstericidir.
İptal sebepleri
- Ehliyetsizlik: Mirasbırakanın sözleşme anında tasarruf ehliyetine sahip olmaması.
- İrade sakatlığı: Sözleşmenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisiyle yapılması.
- Hukuka veya ahlaka aykırılık: İçeriğin, koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması.
- Şekle aykırılık: Kanunda öngörülen resmi şekle uyulmaması.
Davayı kimler açabilir?
Mirasçı veya vasiyet alacaklısı olarak menfaati bulunan herkes iptal davası açabilir. Bunlar yasal mirasçılar, saklı paylı mirasçılar, daha önceki veya daha sonraki bir ölüme bağlı tasarrufla atanmış mirasçılar ve vasiyet alacaklılarıdır. Mirasbırakan sağken yanılma, aldatma veya korkutma etkisiyle yaptığı sözleşmeyle bağlı olmadığını, bunu öğrendiği ya da korkutmanın etkisinden kurtulduğu tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürmelidir.
Süreler
İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Her halde miras sözleşmelerinde mirasın açılmasından, yani ölümden itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Süreler hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Geçersizlik, savunma (def’i) yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Başvuru ve dava yolu: pratik bilgiler
- Sözleşmenin yapılacağı yer: Herhangi bir noterlik. Kimlik belgeleri, taşınmazlar için tapu bilgileri ve iki tanık gerekir. Ücret, noterlik ücret tarifesine göre belirlenir.
- Görevli ve yetkili mahkeme: İptal ve tenkis davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirastan doğan bu davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 11).
- Arabuluculuk: İptal ve tenkis davaları için dava şartı arabuluculuk öngörülmemiştir.
- İhtiyati tedbir: Dava sürerken sözleşmeye konu taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi riski varsa tapu kaydına tedbir konulması istenebilir.
- Harç ve masraf: Dava açılırken harç ve gider avansı peşin yatırılır; tutar, davanın konusu ve değeri esas alınarak hesaplanır.
- Gerekli belgeler: Sözleşmenin noter onaylı örneği, mirasçılık belgesi, nüfus kayıt örneği, tapu kayıtları ve ehliyetsizlik iddiasında sağlık kayıtları.
Sık yapılan hatalar
- Miras sözleşmesini adi yazılı bir kağıtla veya yalnızca imzası noterce onaylanmış bir metinle yapmak.
- Mirasbırakanın eşini, çocuğunu veya kardeşini tanık olarak getirmek.
- Saklı payları hesaba katmadan terekenin tamamını tek kişiye bırakmak ve ileride tenkis davasını göze almamak.
- Karşı tarafın üstlendiği bakım veya ödeme borcunu sözleşmeye açıkça yazmamak; ödemeleri belgelememek.
- Sözleşmeden sonra konu malı bağışlayarak veya yeni bir vasiyetname yaparak sözleşmeyi dolanmaya çalışmak.
- İptal sebebini öğrendikten sonra bir yıllık süreyi kaçırmak.
Sık sorulan sorular
Miras sözleşmesi noterde mi yapılır?
Evet. Sözleşme resmi vasiyetname şeklinde yapılmak zorundadır ve uygulamada noterlikte düzenlenir. Taraflar isteklerini aynı anda bildirir, sözleşmeyi noter ve iki tanık önünde imzalar.
Miras sözleşmesi yaptıktan sonra evimi satabilir miyim?
Satabilirsiniz. Mirasbırakan malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkını korur. Ancak sözleşmeyle bağdaşmayan bağışlamalar ve yeni ölüme bağlı tasarruflar, ölümünüzden sonra lehtar tarafından iptal ettirilebilir.
Miras sözleşmesinden tek taraflı dönebilir miyim?
Kural olarak hayır. Karşı tarafla yazılı olarak anlaşabilirsiniz. Lehtar size karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa veya üstlendiği bakım ya da ödeme borcunu yerine getirmezse tek taraflı olarak sözleşmeden kurtulabilirsiniz.
Mirasçı atadığım kişi benden önce ölürse ne olur?
Sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar ve mal veya pay yasal mirasçılarınıza kalır. Sözleşmede yedek mirasçı belirlediyseniz onun hakkı doğar.
Miras sözleşmesiyle çocuklarımı mirastan tamamen çıkarabilir miyim?
Hayır. Çocuklarınızın saklı payı vardır ve bu payı zedeleyen tasarruflar tenkis davasıyla indirilebilir. Çocuğu saklı payından da yoksun bırakmak ancak kanunda sayılan mirasçılıktan çıkarma sebepleri varsa mümkündür.
Vasiyetname mi yapmalıyım, miras sözleşmesi mi?
Tasarrufu ileride değiştirme özgürlüğünüzü korumak istiyorsanız vasiyetname daha uygundur. Karşı taraftan bakım veya ödeme gibi bir edim alıyor ve ona güvence vermek istiyorsanız miras sözleşmesi tercih edilir.
Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve kararlara göre genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş niteliğinde değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Hukuki inceleme: Av. Tamer Kulaçoğlu, Kurucu AvukatBüromuz 1993'ten bu yana aile hukuku, miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında dava ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Online Görüşme Planla