Hacze iştirak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenen; belirli koşulların varlığı hâlinde, sonradan gelen alacaklıların daha önce konulmuş bir hacze katılarak satış bedelinden pay almalarını mümkün kılan, istisnai nitelikte bir icra hukuku müessesesidir.
Ne var ki hacze iştirak, mutlak bir hak olmayıp; alacağın niteliği, haczin kesinleşmiş olması, kanunda öngörülen sürelerin kaçırılmaması ve alacaklılar arasındaki sıra kurallarına uyulması gibi sıkı şartlara tabi tutulmuştur. Bu yönüyle hacze iştirak, uygulamada en sık hataya düşülen ve çoğu zaman hak kaybına yol açan icra hukuku müesseselerinden biridir.
Bu yazıda; hacze iştirak kavramı, şartları, alacaklılar arasındaki öncelik ilişkisi, satış bedelinin paylaştırılmasına etkisi ile itiraz ve şikâyet yolları, kanuni düzenlemeler ve uygulama esasları çerçevesinde ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Hacze İştirak Nedir?
Hacze iştirak; borçluya karşı icra takibi yürüten bir alacaklının, daha önce başka bir alacaklı tarafından konulmuş bulunan hacze, kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde sonradan katılabilmesini ve haczedilen mal veya alacağın paraya çevrilmesi sonucunda elde edilecek satış bedelinden pay alabilmesini ifade eden bir icra hukuku kurumudur. Bu müessese, alacaklıların borçlunun malvarlığı üzerindeki haklarının belirli bir düzen ve sıra içerisinde kullanılmasını amaçlayan istisnai bir düzenleme niteliğindedir.
Haciz hakkında detaylı bilgi almak için Haciz Nedir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz?
1.1. Hacze Adi İştirak
Hacze adi iştirak, İİK m.100’de düzenlenen ve başka bir alacaklının koyduğu hacze sonradan katılabilmek için önce icra takibi yapmış olmayı gerektiren iştirak türüdür.
Adi iştirakin temel şartları şunlardır:
- İştirak etmek isteyen alacaklı borçluya karşı takip yapmış ve takibi kesinleşmiş olmalıdır (haciz isteyebilecek aşamaya gelmiş olmalıdır).
- Alacak, ilk hacizden önce doğmuş olmalıdır (ilamsız takipteki ilamsız takipte takip talebinden, ilamlı takipte dava tarihinden önce).
- Bu öncelik, kanunda sayılan belgelerle ispat edilmelidir (aciz vesikası, ilam, resmi/tasdikli senet, resmi belge vb.).
Şartlar mevcutsa alacaklı, ilk haczin konulduğu icra dairesine başvurarak hacze katılabilir. İcra müdürü talebi kabul veya reddeder; karara karşı şikâyet yolu açıktır.
1.2. Hacze İmtiyazlı İştirak
Hacze imtiyazlı iştirak, İİK m.101’de düzenlenen ve bazı özel alacaklılara, önceden icra takibi yapmadan hacze katılma imkânı tanıyan iştirak türüdür.
Bu hak yalnızca kanunda sayılan kişiler için geçerlidir:
- Borçlunun eşi
- Borçlunun çocukları
- Borçlunun vasi/kayyımı olduğu kişiler
- Ölünceye kadar bakma alacaklısı
- İlama bağlı nafaka alacaklısı
Bu kişiler, alacaklarının niteliği gereği önceden takip yapmaksızın hacze katılabilirler. Ancak iştirak talebi, ilişkinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde (eş, çocuk, vesayet bakımından) ileri sürülmelidir.
Talep, ilk haczi koyan icra dairesine yapılır ve satış bedeli vezneye girinceye kadar mümkündür. İtiraz edilirse iştirak geçici kabul edilir ve alacaklıya 7 gün içinde dava açma yükümlülüğü doğar.
2. Hacze İştirak Şartları
Hacze iştirak, alacaklılara tanınmış genel ve sınırsız bir hak olmayıp, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen belirli şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde mümkün olabilen istisnai bir müessesedir. Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, hacze iştirak talebinin reddi sonucunu doğurur.
- Geçerli Bir Alacağın Varlığı
Hacze iştirak edebilmek için öncelikle, iştirak talebinde bulunan alacaklının borçluya karşı hukuken geçerli ve mevcut bir alacağının bulunması gerekir. Henüz doğmamış, şarta bağlı ya da hukuki varlığı kesinleşmemiş alacaklar bakımından hacze iştirak mümkün değildir. Alacağın, hukuki ilişkiye ve belgeye dayalı olması, hacze iştirak talebinin kabulü açısından temel bir koşuldur.
- Haczin Kesinleşmiş Olması
Hacze iştirak, ancak usulüne uygun şekilde konulmuş ve kesinleşmiş bir hacze mümkündür. Henüz kesinleşmemiş, kaldırılmış veya düşmüş bir hacze iştirak edilemez. Bu nedenle, hacze iştirak talebi değerlendirilirken, ilk haczin hukuki geçerliliği ve devam edip etmediği özellikle incelenmelidir.
- Alacağın Türü ve Niteliği
Hacze iştirak bakımından, alacağın türü ve hukuki niteliği önem taşımaktadır. Kanun koyucu, bazı alacaklar bakımından hacze iştiraki mümkün kılarken, bazı alacaklar yönünden ise sınırlamalar veya istisnalar öngörmüştür. Bu kapsamda; ilamlı, ilamsız, rehinli veya imtiyazlı alacakların hacze iştirak bakımından tabi olduğu rejim farklılık gösterebilmektedir.
- Süre Şartı (Zamana Bağlı İştirak)
Hacze iştirak hakkı, kanunda öngörülen süreler içerisinde kullanılmalıdır. Süre şartına bağlı olarak yapılmayan iştirak talepleri, hak düşürücü nitelik taşımakta olup, sonradan telafi edilmesi mümkün değildir.
3. Hacze İştirakte Öncelik ve Sıra
Hacze iştirak hâlinde alacaklıların satış bedelinden hangi sıraya göre pay alacağı, icra hukukunun temel ilkelerinden biridir. Kanun koyucu, alacaklılar arasında keyfî bir öncelik oluşmasını önlemek amacıyla, belirli sıra ve öncelik kuralları öngörmüştür.
- Alacaklılar Arasındaki Öncelik
Hacze iştirak eden alacaklılar, kural olarak aynı derecede kabul edilir. Ancak alacağın doğum tarihi, niteliği ve kanunda öngörülen imtiyazlar, bu sırayı doğrudan etkileyebilir.
- Aynı Derecedeki Alacaklıların Durumu
Aynı derecede yer alan alacaklılar arasında satış bedeli, garameten (oransal) olarak paylaştırılır. Bedelin alacakların tamamını karşılamaya yetmemesi hâlinde, alacaklılar alacakları oranında ödeme alırlar.
- İlk haciz sahibinin takip veya davasından önceki tarihte resmi dairelerin veya yetkili makamların vermiş oldukları belge veya makbuzdur.
4. Hacze İştirakin Paylaştırmaya Etkisi
Hacze iştirak, yalnızca alacaklıların mevcut bir hacze katılabilmesini sağlayan usulî bir imkân olmayıp, haczedilen malın paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen satış bedelinin nasıl ve kimler arasında paylaştırılacağını doğrudan etkileyen bir icra hukuku kurumudur. Bu yönüyle hacze iştirak, alacaklılar arasındaki menfaat dengesini ve öncelik ilişkisini belirleyen temel mekanizmalardan biridir.
- Satış Bedelinin Paylaşımı
Haczedilen malın satılmasıyla elde edilen bedel, icra veznesine girdikten sonra, hacze iştirak etmiş olan alacaklılar arasında paylaştırılır. Paylaştırma işlemi, her alacaklının alacağının niteliği, hacze iştirak şekli ve kanunda öngörülen sıra ve öncelik kuralları dikkate alınarak yapılır.
Bu kapsamda, hacze iştirak eden alacaklılar, ilk haczi koyduran alacaklı ile aynı dereceye yerleşmekte; satış bedelinin paylaşımında, tek başına haciz koymuş bir alacaklı gibi değil, diğer iştirak eden alacaklılarla birlikte değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
- Garameten Paylaştırma İlkesi
Aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılar arasında, satış bedelinin paylaşımında garameten paylaştırma ilkesi uygulanır. Garameten paylaştırma, satış bedelinin, alacaklıların alacak miktarlarıyla orantılı şekilde dağıtılması anlamına gelmektedir.
Başka bir ifadeyle, aynı derecede yer alan alacaklılar arasında herhangi birine ayrıcalıklı veya mutlak bir öncelik tanınmaz; her alacaklı, alacağının toplam alacaklar içindeki oranı nispetinde pay alır. Bu ilke, icra hukukunda eşitlik ve hakkaniyet anlayışının bir yansıması olarak kabul edilmektedir.
- Bedelin Alacakları Karşılamaması Hâli
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, haczedilen malın satışından elde edilen bedelin, hacze iştirak eden alacaklıların alacaklarının tamamını karşılamaya yetmemesidir. Bu durumda alacaklılar, alacaklarının yalnızca bir kısmını tahsil edebilmekte; alacaklarının kalan bölümü yönünden tam olarak tatmin edilememektedir.
Satış bedelinin yetersiz kalması hâlinde, alacaklıların kalan alacakları sona ermez. Alacaklılar, tahsil edilemeyen kısım bakımından borçlunun diğer malvarlığı unsurlarına yönelme, yeni hacizler talep etme veya icra takibine devam etme haklarını korurlar. Ancak aynı hacizden doğan satış bedeli bakımından, artık ek bir talepte bulunulması mümkün değildir.
5. Hacze İştirake Karşı İtiraz ve Şikâyet Yolları
Hacze iştirak talebinin kabulü veya reddi, borçlu ile diğer alacaklıların haklarını doğrudan etkiler. Bu nedenle kanun, hacze iştirak işlemlerine karşı itiraz (maddi sebepler) ve şikâyet (usul ve işlem denetimi) yollarını birlikte öngörmüştür. Aşağıda, uygulamada yol gösterici olacak şekilde sistematik olarak açıklanmıştır.
5.1. Kimler Şikâyet Yoluna Başvurabilir?
Hacze iştirak işlemine karşı şikâyet hakkı bulunan kişiler şunlardır:
- Borçlu
- İlk haczi koyduran alacaklı
- Hacze daha önce iştirak etmiş alacaklılar
- Hacze iştirak talebi reddedilen alacaklı
Bu kişiler, icra müdürünün hacze iştirak talebini kabul veya reddine ilişkin işlemlerine karşı şikâyet yoluna başvurabilirler.
5.2. İtiraz Gerekçeleri Nelerdir?
Hacze iştirak talebine karşı ileri sürülebilecek başlıca itiraz sebepleri şunlardır:
- Alacağın gerçekte mevcut olmaması
- Alacağın muvazaalı veya danışıklı olması
- İştirak talebinin kanuni süresinde yapılmamış olması
- Alacağın İİK m.100 veya m.101 kapsamında iştirak edilebilir nitelikte olmaması
- Öncelik şartının gerçekleşmemiş olması
- Dayanak belgenin kanunda aranan nitelikleri taşımaması
Bu itirazlar, hacze iştirak talebinin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanır ve genellikle paylaştırma sırasını ve alacaklıların tahsil oranını doğrudan etkiler.
5.3. İtiraz ve Şikâyet Hangi Merciye Yapılır?
Hacze iştirak sürecinde iki aşamalı bir denetim söz konusudur:
1. İlk Aşama – İcra Müdürlüğü
İtirazlar öncelikle haczin bulunduğu icra müdürlüğüne ileri sürülür. İcra müdürü, iştirak şartlarının mevcut olup olmadığını değerlendirerek talebi kabul veya reddeder.
2. İkinci Aşama – İcra Mahkemesi (Şikâyet Yolu)
İcra müdürünün kabul veya ret kararı, İİK m.16 uyarınca şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınabilir.
İcra mahkemesi incelemesinde:
- İştirak şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini
- İcra müdürünün hukuka uygun işlem yapıp yapmadığını
- İşlemin kanuna ve usule uygunluğunu
denetler ve kesin karar verir. Konuya ilişkin detaylı bilgi için “İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

