Hacze İtiraz Şartları, Süreleri ve Haczin Kaldırılması Rehberi
Haciz, alacaklının alacağını tahsil edebilmesi amacıyla borçluya ait mal, hak ve alacaklara devlet gücü kullanılarak el konulmasıdır. Ancak uygulamada her haciz işlemi hukuka uygun değildir. Haczedilemeyen malların haczi, borçluya ait olmayan yerde haciz yapılması, borcu aşan ölçüsüz hacizler, usulsüz icra işlemleri ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden uygulamalar, borçlunun hacze itiraz hakkını doğurur.
Hacze itiraz, icra hukukunda borçlunun en önemli korunma yollarından biridir. Süresi içinde ve doğru hukuki gerekçelerle yapılan başvuru; haczin tamamen kaldırılmasını, daraltılmasını veya hukuka aykırı işlemlerin iptalini sağlayabilir. Özellikle haczedilemezlik iddiası, üçüncü kişiye ait malın haczi, usulsüz haciz işlemleri ve yetki aşımı gibi durumlarda icra mahkemesine başvurularak haczin kaldırılması mümkündür.
Bu rehberde; hacze itirazın şartları, başvuru süresi, hacze itirazın nasıl yapılacağı, haczin hangi durumlarda kaldırılabileceği ve hacze karşı başvuru yolları sistematik ve pratik bir çerçevede ele alınmaktadır.
Yazı İçeriği
- 1. Haciz Nedir? Hukuki Niteliği ve Amacı
- 2. Hangi Mal ve Haklar Haczedilebilir?
- 3. Haczedilemeyen Mal ve Haklar (Hacze İtirazın En Önemli Sebebi)
- 4. Hacze İtiraz Nasıl Yapılır?
- 5. Hacze İtiraz Sebepleri
- 5.1. Haczedilemeyen Mal ve Hakların Haczi (Haczedilmezlik)
- 5.2. Borca Yetecek Kadar Mal Varken Fazlasının Haczi (Ölçüsüz / Orantısız/Taşkın Haciz)
- 5.3. Takip Kesinleşmeden Haciz Yapılması
- 5.4. Usulsüz Tebligat Nedeniyle Haciz
- 5.5. Borçluya Ait Olmayan Adreste Haciz (Yanlış Adres / İlişkisiz Yer)
- 5.6. Üçüncü Kişiye Ait Malların Haczi (İstihkak Nedeni)
- 5.7. Usulsüz Haciz İşlemleri (Usul ve Yetki Hataları)
- 5.8. Hukuka Aykırı Hacizler ve Hak İhlalleri: Zorla Evrak Arama, Delil Toplama, Özel Hayat / KVKK İhlali
- 5.9. Haciz Konusunun Belirsizliği veya Hukuki Bağın Kurulamaması
- 6. Hacze İtiraz Süresi
- 7. Hacze İtirazda Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 8. Borçluya Ait Olmayan Malların Haczi Ve İstihkak
1. Haciz Nedir? Hukuki Niteliği ve Amacı
Haciz, cebri icra hukukunda alacaklının para alacağını tahsil edebilmesi amacıyla borçluya ait mal, hak ve alacaklara icra dairesi tarafından hukuken el konulmasıdır. Haciz işlemi, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini sınırlandırır ve alacaklının alacağını güvence altına almayı amaçlar. Bu yönüyle haciz, icra takibinin satış ve paraya çevirme aşamasından önceki en önemli koruma tedbiridir.
Hukuki niteliği itibarıyla haciz, bir cebri icra işlemi olup kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilir. Hacizle birlikte borçlunun malvarlığı değerleri üzerinde fiili veya hukuki sınırlama doğar; borçlu haczedilen malı devredemez, gizleyemez veya ortadan kaldıramaz. Haciz işlemi aynı zamanda alacaklılar arasında sıra ve paylaştırma sisteminin de temelini oluşturur.
Haczin temel amacı, borçlunun malvarlığını paraya çevirerek alacaklının alacağını tahsil etmektir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İcra hukuku; ölçülülük, borca yetecek kadar haciz, haczedilemezlik ve üçüncü kişilerin haklarının korunması ilkelerini kabul etmiştir. Bu nedenle hukuka aykırı, ölçüsüz veya yetki sınırını aşan haciz işlemleri borçlu ve ilgililer tarafından şikâyet ve itiraz yoluyla denetlenebilir. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Haciz Nedir? Haciz Süreci ve Hukuki Sonuçları başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2. Hangi Mal ve Haklar Haczedilebilir?
İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun, ekonomik değeri bulunan ve paraya çevrilebilir nitelikteki tüm mal, hak ve alacakları kural olarak haczedilebilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir; haciz işlemi borca yetecek kadar yapılmalı, haczedilemezlik hükümlerine uyulmalı ve üçüncü kişilerin hakları gözetilmelidir. Haczin konusu yalnızca fiziki mallar değil, aynı zamanda borçlunun sahip olduğu parasal hak ve alacaklar da olabilir.
Taşınır Malların Haczi
Borçluya ait araç, makine, ticari emtia, ev eşyası, değerli eşyalar ve benzeri taşınır mallar haczedilebilir. Taşınır haczinde icra memuru, malı haczedip muhafaza altına alabileceği gibi tarafların muvafakatinin bulunması halinde yediemin sıfatıyla borçlu veya üçüncü kişi elinde de bırakabilir. Ancak İİK m.82 kapsamında haczedilemeyen zorunlu ev eşyaları ile borçlunun ve ailesinin asgari yaşamı için gerekli mallar haczedilemez. Ayrıca haciz, borca yetecek miktarı aşamaz; ölçüsüz haciz hukuka aykırıdır.
Taşınmaz Malların Haczi
Borçluya ait arsa, tarla, konut, işyeri ve diğer taşınmazlar tapu siciline haciz şerhi konularak haczedilir. Taşınmaz haczi, borçlunun mülkiyet hakkını sona erdirmez; ancak TMK m. 1010 uyarınca tasarrufu sınırlandırır. Bu kapsamda haczin tapuya şerh verilmesinden sonra taşınmaz üzerinde hak kazanan üçüncü kişilere karşı taşınmazın hacizli olduğu ileri sürülebilir.
Banka Hesabı, Maaş ve Alacakların Haczi
Borçlunun banka hesapları, üçüncü kişilerden olan alacakları ve maaşı haczedilebilir. Banka haczi, icra dairesinin bankaya gönderdiği haciz müzekkeresi ile uygulanır ve hesapta bulunan tutar bloke edilir. Maaş haczi ise kural olarak maaşın en fazla dörtte biri ile sınırlıdır; emekli aylığı ve sosyal yardımlar bakımından özel haczedilmezlik hükümleri uygulanır. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Maaş Haczi ve İşverenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Üçüncü Kişiler Nezdindeki Malvarlığı
Borçluya ait olup üçüncü kişilerde bulunan para, mal ve haklar da haczedilebilir. Bankalar, işverenler, kiracılar ve ticari muhataplar bu kapsamda üçüncü kişi sayılır. İcra dairesi, üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi göndererek borçluya ait mal veya alacakların ödenmesini veya bildirilmesini ister.
Ancak üçüncü kişinin elindeki mal veya alacak borçluya ait değilse, ilgili kişi haciz ihbarnamesine itiraz edebilir.Şayet üçüncü kişiye ait bir mal haczedilmişse üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunarak haczin kaldırılmasını talep edebilir. Üçüncü kişiye ait malların haczi hukuka aykırıdır ve dava yoluyla iptal edilebilir.
3. Haczedilemeyen Mal ve Haklar (Hacze İtirazın En Önemli Sebebi)
İcra hukukunda kural, borçlunun paraya çevrilebilir tüm malvarlığı değerlerinin haczedilebilmesidir. Ancak kanun, borçlunun ve ailesinin asgari yaşamını sürdürebilmesi ve sosyal korunmanın sağlanması amacıyla bazı mal ve hakların haczini tamamen veya kısmen yasaklamıştır. Bu kurallara aykırı olarak yapılan hacizler hukuka aykırı olup hacze itiraz ve şikâyet yoluyla kaldırılabilir. Uygulamada hacze itirazların önemli bir kısmı, haczedilemezlik hükümlerine dayanır. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Hangi Mallar Haczedilemez başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
3.1. Mutlak Haczedilmezlik – İİK m.82
İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi uyarınca bazı mal ve haklar hiçbir şekilde haczedilemez.
Bunların başlıcaları:
- Borçlunun ve ailesinin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyaları
- Borçlunun geçimini sağlayan zorunlu meslek araç ve gereçleri
- Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları,
- Borçlunun haline münasip evi,
- İlama dayalı nafaka alacakları
- Kanunen haczedilemeyeceği açıkça belirtilen diğer mal ve haklar
Bu tür malların haczi hâlinde, borçlu veya ilgililer süresiz şikâyet yoluna başvurarak haczin kaldırılmasını talep edebilir.
3.2. Kısmen Haczedilemezlik
Bazı gelir ve haklar tamamen değil, belirli bir oranla haczedilebilir. Bunların başında:
- Maaş ve ücret (kural olarak en fazla 1/4 oranında)
- Emekli aylığı (borçlunun açık rızası olmadıkça haczedilemez)
- Sosyal yardımlar ve destek ödemeleri (çoğu durumda haczedilemez)
- İlama dayalı olmayan nafakalar
Kısmen haczedilebilen mal ve haklar ancak borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Bu sınırlamalara aykırı olarak yapılan haciz işlemleri hukuka aykırı olup şikâyet yoluyla kaldırılabilir.
4. Hacze İtiraz Nasıl Yapılır?
4.1. Hacze İtiraz Nedir?
Hacze itiraz, icra takibi kapsamında yapılan haciz işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla icra mahkemesine başvurularak haczin kaldırılması, daraltılması veya düzeltilmesinin talep edilmesidir. İcra hukukunda haciz işlemleri mutlak ve sınırsız olmayıp kanunda öngörülen usul ve sınırlar içinde yapılmak zorundadır. Bu sınırların ihlali hâlinde borçlu veya ilgililer, hacze karşı başvuru yoluna gidebilir.
Hacze itirazın hukuki dayanağı başta İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi (şikâyet yolu) olmak üzere, haczedilmezlik hükümlerini düzenleyen İİK m.82, üçüncü kişiye ait malın haczine ilişkin İİK m.96 ve devamı maddeleridir. Bu hükümler, haciz işleminin hukuka uygunluğunu denetleme ve hukuka aykırı hacizlerin kaldırılmasını sağlama amacını taşır.
Hacze itiraz; haczedilemeyen bir malın haczedilmesi, borçluya ait olmayan yerde haciz yapılması, üçüncü kişiye ait malın haczi, borcu aşan ölçüsüz haciz, usulsüz haciz işlemleri veya yetki aşımı gibi durumlarda gündeme gelir. Başvuru sonucunda icra mahkemesi, haczin kaldırılmasına, daraltılmasına veya işlemin hukuka uygun olduğuna karar verebilir.
4.2. Şikâyet ve İtiraz Arasındaki Fark
İcra hukukunda “itiraz” ve “şikâyet” kavramları farklı başvuru yollarını ifade eder. İtiraz, kural olarak borca veya takibe yöneliktir ve ödeme emrine karşı ileri sürülür. Buna karşılık şikâyet, icra dairesinin yaptığı işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanır. Haciz işlemleri çoğu durumda icra dairesi işlemi niteliğinde olduğundan, hacze karşı başvuru yolu teknik olarak şikâyet yoludur.
Bu nedenle hacze karşı yapılan başvurular uygulamada “hacze itiraz” olarak adlandırılsa da hukuki niteliği bakımından çoğunlukla icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür. Yanlış başvuru yolu seçilmesi hak kaybına yol açabileceğinden, hacze karşı başvurunun hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önem taşır.
5. Hacze İtiraz Sebepleri
Haciz, alacaklının alacağını tahsil edebilmesi için borçlunun malvarlığı değerleri üzerine konulan bir cebri icra işlemidir. Ancak haciz yetkisi sınırsız değildir. İcra dairesi haciz yaparken; borca yetecek kadar haciz, haczedilemezlik kuralları, usule uygunluk, üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının korunması ve ölçülülük ilkelerine uymak zorundadır. Bu sınırların aşılması hâlinde, borçlu veya menfaati ihlal edilen kişiler icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurarak haczin kaldırılmasını, daraltılmasını veya işlemin düzeltilmesini talep edebilir.
Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok sonuç alınan hacze itiraz sebepleri yer almaktadır:
5.1. Haczedilemeyen Mal ve Hakların Haczi (Haczedilmezlik)
Kanun bazı malları tamamen veya kısmen hacze karşı koruma altına almıştır. Bu sınırların aşılması, haczin kaldırılmasını gerektirebilir.
- Mutlak haczedilmezlik (İİK m.82): Borçlunun ve ailesinin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyaları, geçim için gerekli meslek araçları gibi malvarlığı değerleri (örnek: zorunlu ev eşyası, temel ihtiyaçlar, zorunlu meslek ekipmanı)
- Kısmi haczedilmezlik: Maaş/ücretin tamamı değil belirli bir oranı; bazı ödemeler ve sosyal nitelikli gelirler bakımından sınırlamalar
Maaş haczinde oran, emekli aylıklarında rıza şartı, sosyal yardım niteliğindeki ödemelerde haczedilmezlik iddiaları çoğu zaman doğrudan haczin kaldırılmasıyla sonuçlanabilir.
5.2. Borca Yetecek Kadar Mal Varken Fazlasının Haczi (Ölçüsüz / Orantısız/Taşkın Haciz)
Haciz, alacağı karşılayacak ölçüde yapılmalıdır. Borca yetecek kadar mal veya para bulunmasına rağmen:
- Birden çok banka hesabına aynı anda haciz uygulanması,
- Maaş + banka + araç + taşınmaz gibi “toplu ve aşırı” haciz,
- Yüksek değerde tek bir taşınmaz varken ayrıca işletme stoklarına veya tüm demirbaşlara haciz,
- Borcu aşacak şekilde aynı varlık grubuna mükerrer haciz,
gibi durumlar ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturabilir. Bu hallerde genellikle “haczin tamamen kaldırılması” değil, haczin daraltılması (borca yetecek kısmın bırakılması) talep edilir ve uygulamada karşılık bulur.
5.3. Takip Kesinleşmeden Haciz Yapılması
Özellikle ilamsız icra süreçlerinde takip kesinleşmeden haciz yapılması sık görülen bir hatadır. Ödeme emrine itiraz edilmişse (ve itiraz kaldırılmamış/iptal edilmemişse) haciz işlemi hukuka aykırı hâle gelebilir.
- Takip kesinleşmeden yapılan haciz
- İtirazın kaldırılması/iptali kararı beklenmeden hacze gidilmesi
- Usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşme oluşmadan haciz
Kesinleşme tartışması çoğu zaman tebligat üzerinden yürür. Tebligat usulsüzse, haciz de bu nedenle kaldırılabilir.
5.4. Usulsüz Tebligat Nedeniyle Haciz
İcra takibinin hukuken geçerli olabilmesi için borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olması gerekir. Tebligatın hiç yapılmaması veya kanuna aykırı şekilde yapılması hâlinde takip kesinleşmez; bu durumda yapılan haciz işlemi hukuka aykırı hâle gelebilir. Usulsüz tebligat, borçlunun takibi öğrenmesini ve süresi içinde itiraz hakkını kullanmasını engellediğinden, haczin kaldırılması talep edilebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan usulsüz tebligat hâlleri şunlardır:
- Tebligatın hiç yapılmaması
- Tebligatın yanlış adrese yapılması
- Tebligatın borçlu dışında yetkisiz kişiye yapılması
- Tebligat evrakının usule uygun doldurulmaması
- Tebligatın MERNİS adresine yapılmadan doğrudan muhtara bırakılması
- Tebligatın kapıya haber kağıdı bırakılmadan yapılmış sayılması
Bu tür durumlarda, tebligat hukuki sonuç doğurmaz ve takip kesinleşmemiş kabul edilebilir.
5.5. Borçluya Ait Olmayan Adreste Haciz (Yanlış Adres / İlişkisiz Yer)
Uygulamada en çok uyuşmazlık çıkaran alanlardan biridir. Örnekler:
- Borçlunun taşındığı eski adreste haciz
- Borçlunun aile bireylerinin (anne-baba, kardeş, eşin ailesi) evinde haciz
- Borçlu ile bağ kurmak için “adres benzerliği” veya “soyadı” gibi zayıf gerekçelerle haciz
- Şirket borcu için doğrudan ortağın/çalışanın evinde haciz algısı yaratacak işlemler
Önemli: Adreste haciz yapılması tek başına her zaman “iptal” sonucu doğurmayabilir; ancak borçlu ile yer arasında hukuki bağ kurulamadığı veya haciz sırasında üçüncü kişinin mülkiyeti ihlal edildiği ölçüde şikâyet/istihkak yolu ile ciddi sonuç alınır.
5.6. Üçüncü Kişiye Ait Malların Haczi (İstihkak Nedeni)
Borçlunun bulunduğu yerde haciz yapılırken, evde/işyerinde bulunan malların otomatik olarak borçluya ait kabul edilmesi sık karşılaşılan bir sorundur. Oysa, malın gerçek sahibi üçüncü kişi olabilir (eş, aile bireyi, şirket, kiraya veren, çalışan vb.). Bu durumda üçüncü kişi istihkak iddiası ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep edebilir.
5.7. Usulsüz Haciz İşlemleri (Usul ve Yetki Hataları)
Haciz işlemi şekli bir işlemdir; usul hataları önemlidir:
- Haciz tutanağının eksik/çelişkili düzenlenmesi
- Haczin kapsamının belirsiz olması
- Haciz sırasında “tespit” ile “haciz” sınırlarının karıştırılması
- Tebligat ve bildirim süreçlerinin usule aykırı yürütülmesi
5.8. Hukuka Aykırı Hacizler ve Hak İhlalleri: Zorla Evrak Arama, Delil Toplama, Özel Hayat / KVKK İhlali
Bu başlık, son dönemde özellikle konut/işyeri hacizlerinde öne çıkıyor:
- Haciz amacı dışına çıkılarak evrak arama, dosya/klasör karıştırma, “ilişki kurma” çabası
- Bilgisayar/telefon içeriğine erişim talebi veya fiili müdahale
- Özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde fotoğraf/ifşa niteliğinde tutanaklar
- Kişisel veri niteliğindeki belgelerin kopyalanması/işlenmesi
Haciz işlemi, kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilen bir cebri icra işlemidir. Bu nedenle haczin kanuna, ölçülülük ilkesine, mülkiyet hakkına ve temel haklara uygun yapılması zorunludur. İcra ve İflas Kanunu’nun öngördüğü sınırların aşılması veya temel hakların ihlal edilmesi hâlinde, ilgili kişiler icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurarak haczin kaldırılmasını, daraltılmasını veya işlemin iptalini talep edebilir (İİK m.16).
5.8.1. Haciz Sırasında Yetki Aşımı ve Zorla Evrak Arama
İcra memurunun görevi, borçluya ait malvarlığı değerlerini tespit ederek haciz koymaktır. Bu yetki, genel arama veya delil toplama yetkisi içermez.
Aşağıdaki uygulamalar hukuka aykırı sayılabilir:
- Haciz amacı dışında evrak arama ve dosya inceleme
- Kişisel alanların zorlanması
- Haciz dışında bilgi ve belge toplamaya yönelik işlemler
- Borçlu ile ilişki kurmak amacıyla kapsamı aşan araştırmalar
Bu tür uygulamalar, hukuka aykırı haciz niteliği taşıyabilir ve şikâyet konusu yapılabilir (İİK m.16).
5.8.2. Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin İhlali
Haciz işlemi yürütülürken, borçlu ve üçüncü kişilerin özel hayatı ve kişisel verileri korunmak zorundadır.
Hukuki dayanaklar:
- Anayasa m.20 – Özel hayatın gizliliği
- Türk Medeni Kanunu m.24 – Kişilik haklarının korunması
- 6698 sayılı KVKK – Kişisel verilerin korunması
Hukuka aykırı sayılabilecek uygulamalar:
- Özel belgelerin incelenmesi veya kopyalanması
- Bilgisayar, telefon veya dijital veriye müdahale
- Ticari sırların ifşa edilmesi
- Özel hayatı ihlal eden tutanak ve kayıtlar
Not: Bu tür uygulamalar sadece haczin kaldırılmasına değil, uygun şartlarda manevi tazminat, KVKK yönünden başvuru ve bazı hâllerde cezai sorumluluk tartışmalarına da zemin oluşturabilir.
5.9. Haciz Konusunun Belirsizliği veya Hukuki Bağın Kurulamaması
- Hangi malın hangi borç için haczedildiğinin açık olmaması
- Haczedilen mal ile borçlu arasında mülkiyet/ilişki kurulmadan işlem yapılması
- “Genel haciz” mantığıyla her şeye el atılması
Bu hâllerde işlemin hukuka uygunluğu denetlenir ve çoğu zaman düzeltme/daraltma kararı gündeme gelir. Bu sebeplerin hangisinin somut olayda bulunduğu doğru tespit edildiğinde, hacze itiraz başvurusu “hedefli” yapılır ve başarı ihtimali ciddi ölçüde artar.
6. Hacze İtiraz Süresi
Hacze karşı başvuru, kural olarak şikâyet yolu ile icra mahkemesine yapılır ve bu başvuru belirli sürelerle sınırlıdır. Sürenin kaçırılması, haklı bir itirazın dahi incelenmeden reddedilmesine yol açabileceğinden, sürenin doğru belirlenmesi ve hesaplanması büyük önem taşır.
6.1. Genel Süre: 7 Gün
İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, icra dairesinin yaptığı işlemlere karşı şikâyet süresi 7 gündür. Hacze karşı başvuru da kural olarak bu süreye tabidir.
Bu süre, haciz işleminin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Haciz sırasında hazır bulunan borçlu bakımından süre, haciz tutanağının düzenlendiği gün; haciz sırasında bulunmayan borçlu bakımından ise haczin fiilen öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
6.2. Öğrenme Tarihi ve Süre Hesabı
Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, “haczin ne zaman öğrenildiğidir”. Süre başlangıcı somut olaya göre belirlenir:
- Borçlu haciz sırasında hazır ise → Haciz günü başlar
- Haciz yokluğunda yapılmışsa → Fiilen öğrenme tarihi esas alınır
- Banka hesabı bloke edilmişse → Blokenin öğrenildiği gün
- Maaş haczi → İlk kesinti tarihi veya bildirimin öğrenildiği gün
- Üçüncü kişiye haciz → İhbarın tebliği / fiili öğrenme
Sürenin hesaplanmasında tebligat, banka kaydı, maaş bordrosu, tutanak tarihi gibi belgeler belirleyici olabilir.
6.3. Süresiz Şikâyet Halleri
Bazı hukuka aykırılıklar bakımından şikâyet süresi işlemez; başvuru her zaman yapılabilir. Uygulamada en önemli süresiz şikâyet halleri şunlardır:
- Mutlak haczedilmezlik (İİK m.82 kapsamındaki mallar)
- Kamu düzenine açık aykırılık
- Yetkisiz icra dairesinin işlemi
- Takip kesinleşmeden yapılan haciz (bazı durumlarda)
Bu hallerde 7 günlük süre geçse dahi haczin kaldırılması talep edilebilir.
6.4. Haczedilmezlik ve İstihkak Süreleri
- Haczedilmezlik iddiası: Kural olarak 7 gün içinde ileri sürülmelidir; ancak mutlak haczedilmezlikte süre işlemez.
- İstihkak iddiası (üçüncü kişiye ait mal): Haciz sırasında veya öğrenmeden itibaren 7 gün içerisinde ileri sürülmesi gerekir; gecikme, iddianın reddine yol açabilir.
Uygulamada bu iki başvuru yolu sıklıkla karıştırılır; yanlış yol seçimi hak kaybına neden olabilir.
7. Hacze İtirazda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Haciz işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılacak başvuru, kural olarak icra mahkemesine şikâyet yolu ile yapılır.
Görevli Mahkeme : Hacze karşı başvuru, haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Bu başvuru teknik olarak “itiraz” değil, şikâyet niteliğindedir.
Yetkili Mahkeme : Haciz işlemi hangi icra dairesi tarafından yapılmışsa, başvuru o dairenin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılmalıdır. Yanlış mahkemeye yapılan başvurular süre yönünden hak kaybına yol açabilir.
8. Borçluya Ait Olmayan Malların Haczi Ve İstihkak
İcra ve İflas Kanunu uyarınca haciz yalnızca borçluya ait mal, hak ve alacaklar üzerinde uygulanabilir. Buna rağmen uygulamada borçlunun bulunduğu yerlerde haciz yapılırken, zilyetlik karinesine dayanılarak fiilen orada bulunan malların borçluya ait olduğu varsayılabilmektedir. Ancak bu karine kesin değildir. Üçüncü kişilere ait malların haczi hukuka aykırı olup, mülkiyet hakkı ihlal edilen kişi tarafından istihkak iddiası ileri sürülerek haczin kaldırılması talep edilebilir (İİK m.96 vd.). İstihkak, mülkiyet hakkını koruyan temel başvuru yollarından biridir.
8.1. Üçüncü Kişiye Ait Malların Haczi
Haciz sırasında borçlunun zilyetliğinde bulunan malların borçluya ait olduğu yönünde fiili bir karine bulunsa da, malın mülkiyeti üçüncü kişiye ait olabilir. Özellikle:
- Aile bireylerine ait ev eşyaları,
- Eşe ait kişisel mallar ve ziynetler,
- Kiralanan işyerindeki demirbaşlar,
- Şirkete ait makine ve ekipmanlar,
- Üçüncü kişiye ait araç, stok ve ticari mallar
gibi durumlarda mülkiyet hakkı ihlal edilen kişi istihkak iddiasında bulunabilir (İİK m.96). İstihkak iddiasının haklı bulunması hâlinde haciz kaldırılır.
8.2. İstihkak İddiası ve Süresi
İstihkak iddiası, haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunun ileri sürülmesidir (İİK m.96). Bu iddia:
- Haciz sırasında tutanağa geçirilerek,
- Haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içerisinde icra dairesine yazılı başvuru ile
ileri sürülebilir. İcra müdürlüğü, istihkak iddiasını alacaklı ve borçluya bildirir (İİK m.97). Alacaklı, bildirimin kendisine tebliğinden itibaren 3 gün içinde itiraz etmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır ve haciz kaldırılır. İtiraz edilmesi hâlinde uyuşmazlık yargı yoluna taşınır.
8.3. İstihkak Davası Süreci
istihkak iddiası, haczedilen mal üzerinde borçlu veya üçüncü kişi tarafından mülkiyet ya da sınırlı ayni hak ileri sürülmesiyle ortaya çıkar. Süreç, malın kimin zilyetliğinde bulunduğuna göre farklı usullere tabidir (İİK m.96–97, m.99).
A) Malın Borçlunun Zilyetliğinde Bulunması
- Üçüncü kişi veya borçlu haciz esnasında veya haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunur (m.96).
- İcra müdürlüğü iddiayı haciz tutanağına geçirir ve taraflara bildirir.
- Alacaklıya ve borçluya 3 gün içinde itiraz edip etmediklerini bildirme süresi verilir.
- İtiraz edilirse dosya icra mahkemesine gönderilir (m.97).
- Mahkeme, takibin devamına veya talikine karar verir; takibin devamına karar verilmesi halinde üçüncü kişi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmak zorundadır; aksi halde iddiadan vazgeçmiş sayılır.
- Dava sonucunda, iddia kabul edilirse haciz kaldırılır, reddedilirse haciz devam eder.
B) Malın Üçüncü Kişinin Zilyetliğinde Bulunması
- Üçüncü kişi malın kendisine ait olduğunu veya ayni hak sahibi olduğunu ileri sürer.
- Üçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz.
- İcra müdürü alacaklıya 7 gün içinde istihkak davası açması için süre verir (m.99).
- Bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.
- Dava açılırsa yargılama sonuna kadar mal satılamaz.
8.4. Uygulamada İspat Araçları
İstihkak iddiasının kabulü, mülkiyetin açık ve güçlü delillerle ispatına bağlıdır. Uygulamada en çok kullanılan belgeler:
- Fatura ve e-arşiv kayıtları
- Banka ödeme dekontları / kredi kartı ekstresi
- Garanti belgesi / seri numarası kayıtları
- Şirket demirbaş ve amortisman kayıtları
- Kira sözleşmesi ve demirbaş listeleri
- Tanık beyanları (destekleyici nitelikte)
Mülkiyetin yazılı belgelerle ispatı, istihkak iddiasının kabul edilmesinde belirleyici öneme sahiptir. Bu tür ihlaller yalnızca haczin kaldırılmasına değil, maddi ve manevi tazminat sorumluluğuna da yol açabilir.

Aydınlatıcı bilgiler için, teşekkür ederim.