Resmi vasiyetname, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen vasiyetname türleri arasında uygulamada en sık tercih edilen ve en güçlü ispat değerine sahip ölüme bağlı tasarruf şeklidir.
Resmi vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına eksiksiz olarak uyulması gerekir. Resmi vasiyetname, mirasbırakanın iradesinin resmi memur huzurunda ve tanıkların katılımıyla kayıt altına alınması nedeniyle, sonradan ortaya çıkabilecek geçerlilik ve ispat sorunlarını önemli ölçüde azaltmaktadır.
Bu yazıda resmi vasiyetnamenin ne olduğu, geçerlilik şartları, nasıl düzenlendiği ve hangi hallerde iptal edilebileceği ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
- 1. Resmi Vasiyetname Nedir?
- 2. Resmi Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
- 3. Kimler Tanık Olamaz?
- 4. Resmi Vasiyetname Düzenleme Biçimleri
- 5. Resmi Vasiyetname Düzenleyecek Kişilere İlişkin Özel Durumlar
- 6. Resmi Vasiyetname ile Kazandırma Yapılamayacak Kişiler
- 7. Noterde Vasiyetname Düzenleme Süreci Nasıl İşler?
- 8. Resmi Vasiyetnameden Nasıl Dönülür?
- 9. Resmi Vasiyetnameye İtiraz ve İptal Davası
1. Resmi Vasiyetname Nedir?
Resmi vasiyetname, mirasbırakanın son arzularını resmi memur huzurunda ve kanunda öngörülen usule uygun şekilde açıkladığı vasiyetname türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 532 ve devamı maddelerinde düzenlenen resmi vasiyetname, uygulamada en sık tercih edilen vasiyetname türüdür.
Resmi vasiyetnamenin temel amacı, mirasbırakanın iradesinin güvenilir şekilde kayıt altına alınmasını ve ölümünden sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesini sağlamaktır. Bu nedenle resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında resmi memur ve iki tanığın katılımı zorunludur.
Şekil şartlarının resmi makamlar tarafından denetlenmesi nedeniyle resmi vasiyetname, diğer vasiyetname türlerine göre daha güçlü bir ispat değerine sahiptir ve sonradan açılabilecek iptal davalarına daha az konu olmaktadır.
1.1. Resmi Vasiyetname Nerede Düzenlenir?
Resmi vasiyetname, sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu konuda yetki verilmiş diğer resmi memurlar tarafından düzenlenebilir.
Uygulamada resmi vasiyetnameler büyük ölçüde noterler tarafından düzenlenmektedir. Ancak kanun, resmi vasiyetname düzenleme yetkisini yalnızca noterlere tanımamış; belirli şartlar altında sulh hakimleri ve diğer yetkili görevliler tarafından da resmi vasiyetname yapılabilmesine imkan vermiştir.
1.2. Kimler Resmi Vasiyetname Düzenleyebilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesi uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş ayırt etme gücüne sahip her birey resmi vasiyetname düzenleyebilir.
Bununla birlikte resmi vasiyetname, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan vekil veya temsilci aracılığıyla düzenlenemez. Vasiyetnamenin bizzat mirasbırakan tarafından yapılması gerekir.
1.3. Diğer Vasiyetname Türlerinden Farkı
Türk hukukunda resmi vasiyetname dışında el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere iki farklı vasiyetname türü daha bulunmaktadır. Resmi vasiyetnameyi diğer vasiyetname türlerinden ayıran en önemli özellikler şunlardır:
- Resmi memur huzurunda düzenlenir.
- İki tanığın katılımı zorunludur.
- Şekil şartları resmi makam tarafından denetlenir.
- Kaybolma veya tahrif edilme riski daha düşüktür.
- İspat gücü daha yüksektir.
- Sonradan geçersizlik iddialarına daha az konu olur.
Bu nedenle uygulamada, özellikle yüksek değerde malvarlığı bulunan kişiler bakımından resmi vasiyetname en güvenli vasiyetname türü olarak kabul edilmektedir.
2. Resmi Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Resmi vasiyetname, Türk Medeni Kanunu’nun 532 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, geçerliliği kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmasına bağlıdır. Bu şartlardan birinin eksik olması halinde resmi vasiyetname, ilgililer tarafından açılacak dava sonucunda iptal edilebilir. Resmi vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için;
- Yetkili bir resmi memur huzurunda düzenlenmesi,
- Kanunda öngörülen nitelikleri taşıyan iki tanığın bulunması,
- Mirasbırakanın iradesinin usulüne uygun şekilde açıklanması,
- Okuma, beyan ve imza işlemlerinin kanunda belirtilen şekilde gerçekleştirilmesi,
- Vasiyetnamenin tarihinin bulunması
gerekmektedir.
2.1. Resmi Memur Huzurunda Düzenlenmesi
Resmi vasiyetname, noter, sulh hakimi veya kanunla kendisine bu konuda yetki verilmiş diğer resmi memurlar tarafından düzenlenebilir. Mirasbırakanın son arzularını doğrudan resmi memura bildirmesi ve vasiyetnamenin bu beyan doğrultusunda hazırlanması gerekir.
Resmi memurun görevi yalnızca metni yazıya geçirmek değildir. Aynı zamanda vasiyetnamenin kanunda öngörülen usule uygun şekilde düzenlenmesini sağlamak ve gerekli şekil şartlarını denetlemektir.
2.2. İki Tanığın Bulunması
Resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında iki tanığın hazır bulunması zorunludur. Tanıklar, mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olduğunu ve vasiyetnameyi kendi özgür iradesiyle düzenlediğini doğrulayan kişiler olarak sürece katılırlar.
Kanun, tanıkların tarafsız olmasını sağlamak amacıyla bazı kişilerin tanıklık yapmasını yasaklamıştır. Bu nedenle mirasçılar, mirasçıların yakınları ve vasiyetnameden menfaat sağlayan kişiler resmi vasiyetnamede tanık olarak yer alamazlar.
2.3. Beyan, Okuma ve İmza Süreci
Mirasbırakan, vasiyetnameye yazılmasını istediği hususları resmi memura bildirir. Resmi memur tarafından hazırlanan metin daha sonra mirasbırakana okunur veya mirasbırakan tarafından okunur.
Mirasbırakanın metni iradesine uygun bulması halinde vasiyetname imzalanır. Ardından tanıklar da kanunda öngörülen beyanları vererek belgeyi imzalarlar. Bu aşamaların eksiksiz şekilde tamamlanması, resmi vasiyetnamenin geçerliliği bakımından büyük önem taşır.
2.4. Tarih ve Düzenleme Şekli
Resmi vasiyetnamede düzenlenme tarihinin bulunması zorunludur. Tarih, özellikle birden fazla vasiyetnamenin bulunması veya mirasbırakanın ehliyetinin tartışma konusu olması halinde önem kazanmaktadır.
Ayrıca resmi vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekle uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Şekil şartlarına aykırı olarak hazırlanan vasiyetnameler, mirasbırakanın gerçek iradesini yansıtsa dahi geçersizlik veya iptal iddialarına konu olabilir.
3. Kimler Tanık Olamaz?
Resmi vasiyetnamenin geçerliliği bakımından tanıkların tarafsız ve güvenilir kişiler olması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, bazı kişilerin resmi vasiyetname düzenlenirken tanık olarak görev almasını yasaklamıştır.
Kanunda öngörülen tanıklık yasaklarının amacı, mirasbırakanın iradesinin herhangi bir etki altında kalmadan açıklanmasını sağlamak ve vasiyetnameden menfaat elde edecek kişilerin sürece müdahil olmasını önlemektir.
Tanıklık yasağına aykırı olarak düzenlenen resmi vasiyetnameler, sonradan açılacak iptal davalarına konu olabilir.
3.1. Mirasçılar ve Yakınları
Resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan tanıkların tarafsız olması gerekir. Bu nedenle mirasçılar ile onların eşleri, altsoy ve üstsoyları, kardeşleri ve bu derecede yakın hısımları tanık olarak görev yapamazlar.
Kanun koyucu, mirastan doğrudan veya dolaylı şekilde menfaat elde etme ihtimali bulunan kişilerin tanıklığını yasaklayarak vasiyetnamenin güvenilirliğini korumayı amaçlamıştır.
3.2. Fiil Ehliyeti Bulunmayan Kişiler
Tanıkların ayırt etme gücüne sahip ve fiil ehliyetini haiz kişiler olması gerekir. Bu nedenle;
- Ayırt etme gücünden yoksun kişiler,
- Kısıtlılar,
- Tanıklık yaptığı işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayamayacak durumda bulunan kişiler
resmi vasiyetnamede tanık olarak yer alamaz. Tanıkların, mirasbırakanın iradesini serbestçe açıkladığını ve işlemin usulüne uygun gerçekleştirildiğini doğrulayabilecek durumda olmaları gerekir.
3.3. Vasiyetnameden Menfaat Sağlayan Kişiler
Resmi vasiyetnamede kendisine kazandırma yapılan kişiler ile bunların yakınları da tanık olarak görev yapamazlar.
Örneğin vasiyetname ile kendisine taşınmaz bırakılan bir kişi veya bu kişinin eşi, çocuğu, anne ve babası tanıklık yapamaz. Aksi halde, ilgili kazandırma bakımından geçerlilik sorunu ortaya çıkabilir.
Bu düzenleme, vasiyetnamenin düzenlenmesinde görev alan kişilerin tarafsızlığını sağlamak ve mirasbırakanın gerçek iradesinin korunmasını amaçlamaktadır.
4. Resmi Vasiyetname Düzenleme Biçimleri
Türk Medeni Kanunu, resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi bakımından mirasbırakanın okuma ve yazma durumuna göre iki farklı usul öngörmüştür. Mirasbırakanın vasiyetname metnini okuyup imzalayabilmesi halinde bir usul uygulanırken, okuyamayan veya imzalayamayan kişiler bakımından farklı bir düzenleme kabul edilmiştir.
Her iki durumda da amaç, vasiyetnamenin mirasbırakanın gerçek iradesini yansıdığının güvence altına alınmasıdır.
4.1. Okuyup İmzalama Yoluyla Resmi Vasiyetname
Mirasbırakanın vasiyetnameyi okuyup imzalayabilecek durumda olması halinde uygulanacak usul Türk Medeni Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu usulde mirasbırakan son arzularını resmi memura bildirir. Resmi memur, mirasbırakanın beyanlarını yazıya geçirerek vasiyetnameyi hazırlar. Hazırlanan metin daha sonra mirasbırakan tarafından okunur ve iradesine uygun olduğunu kabul etmesi halinde imzalanır.
Mirasbırakanın imzasından sonra tanıklar da mirasbırakanın vasiyetnameyi okuduğunu, imzaladığını ve tasarruf ehliyetine sahip olduğunu beyan ederek belgeyi imzalarlar.
Uygulamada noterliklerde düzenlenen resmi vasiyetnamelerin büyük bölümü bu yöntemle hazırlanmaktadır.
4.2. Okuyamayan veya İmzalayamayan Kişiler Bakımından Resmi Vasiyetname
Mirasbırakanın görme engeli, okuma yazma bilmemesi, bedensel engeli veya benzeri bir nedenle vasiyetnameyi okuyamaması ya da imzalayamaması halinde Türk Medeni Kanunu’nun 535. maddesinde düzenlenen özel usul uygulanır.
Bu durumda resmi memur tarafından hazırlanan vasiyetname metni mirasbırakana okunur ve içeriğinin son arzularına uygun olup olmadığı sorulur. Mirasbırakanın vasiyetnamenin kendi iradesini yansıttığını beyan etmesi üzerine tanıklar, hem bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını hem de mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olduğunu doğrulayarak belgeyi imzalarlar.
Kanun, okuyamayan veya imzalayamayan kişilerin de vasiyetname düzenleyebilmesini sağlamak amacıyla bu özel usulü kabul etmiş olup, şekil şartlarına uyulduğu sürece bu şekilde düzenlenen resmi vasiyetnameler de diğer resmi vasiyetnamelerle aynı hukuki değere sahiptir.
5. Resmi Vasiyetname Düzenleyecek Kişilere İlişkin Özel Durumlar
Türk Medeni Kanunu, resmi vasiyetname düzenlenirken mirasbırakanın gerçek iradesinin eksiksiz şekilde ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle bazı kişiler bakımından genel kurallara ek olarak özel usuller öngörülmüştür.
Özellikle ileri yaş, dil engeli veya çeşitli fiziksel engeller, kişinin vasiyetname düzenlemesine engel teşkil etmemekte; ancak bu durumlarda mirasbırakanın iradesinin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
5.1. İleri Yaştaki Kişiler Tarafından Düzenlenen Resmi Vasiyetname
Türk hukukunda belirli bir yaşın üzerindeki kişilerin vasiyetname düzenlemesini yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak resmi vasiyetname düzenleyebilmek için vasiyetnamenin yapıldığı tarihte ayırt etme gücüne sahip olunması gerekir.
Bu nedenle özellikle ileri yaş, Alzheimer hastalığı, demans veya benzeri rahatsızlıkların bulunduğu durumlarda, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla sağlık raporu alınması uygulamada sıklıkla tercih edilmektedir.
5.2. Türkçe Bilmeyen Kişiler Tarafından Düzenlenen Resmi Vasiyetname
Türkçe bilmeyen kişiler de resmi vasiyetname düzenleyebilirler. Ancak mirasbırakanın vasiyetnamenin içeriğini tam olarak anlaması ve iradesini doğru şekilde açıklayabilmesi gerekir.
Bu nedenle uygulamada yeminli tercüman aracılığıyla işlem yapılmakta ve tercümanın katılımıyla mirasbırakanın beyanları resmi memur tarafından kayıt altına alınmaktadır. Böylece vasiyetnamenin mirasbırakanın gerçek iradesini yansıttığı güvence altına alınmaktadır.
5.3. Görme Engelli Kişiler Tarafından Düzenlenen Resmi Vasiyetname
Görme engelli kişilerin resmi vasiyetname düzenlemelerine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak görme engelli kişinin vasiyetname metnini okuyamayacak olması nedeniyle Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen özel usullerin uygulanması gerekir.
Bu durumda vasiyetname metni resmi memur tarafından mirasbırakana okunur ve içeriğinin kendi arzularına uygun olduğu hususu açıkça teyit edilir. Böylece vasiyetnamenin mirasbırakanın gerçek iradesine uygun olarak düzenlendiği güvence altına alınmış olur.
5.4. Sağır ve Dilsiz Kişiler Tarafından Düzenlenen Resmi Vasiyetname
Sağır, dilsiz veya hem sağır hem dilsiz kişiler de resmi vasiyetname düzenleyebilirler. Ancak iletişim kurma biçimlerine göre farklı usuller uygulanabilmektedir.
Mirasbırakanın okuma ve yazma yoluyla iletişim kurabilmesi halinde iradesi yazılı olarak açıklanabilir. Gerektiğinde işaret dili tercümanı veya uygun iletişim yöntemlerinden yararlanılarak kişinin son arzularının doğru şekilde tespit edilmesi sağlanır.
Önemli olan husus, mirasbırakanın vasiyetnamenin içeriğini anlayabilmesi ve iradesini herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklayabilmesidir.
6. Resmi Vasiyetname ile Kazandırma Yapılamayacak Kişiler
Türk Medeni Kanunu, resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan bazı kişilere vasiyetname ile kazandırma yapılmasını yasaklamıştır. Bu düzenlemenin amacı, vasiyetnamenin hazırlanması sürecine katılan kişilerin mirasbırakan üzerinde etkide bulunmasını önlemek ve vasiyetnamenin güvenilirliğini sağlamaktır.
Türk Medeni Kanunu’nun 536. maddesi uyarınca, resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan resmi memura, tanıklara ve vasiyetnamenin düzenlenmesinde görev alan diğer kişilere, bunların altsoy ve üstsoyuna, kardeşlerine ve eşlerine bu vasiyetname ile kazandırma yapılamaz.
Bu kapsamda;
- Vasiyetnameyi düzenleyen noter veya diğer resmi memurlar,
- Vasiyetnameye katılan tanıklar,
- Vasiyetnamenin düzenlenmesinde görev alan tercümanlar ve diğer görevliler,
- Bu kişilerin eşleri,
- Altsoyları ve üstsoyları,
- Kardeşleri
resmi vasiyetname ile yapılan kazandırmalardan yararlanamazlar. Kanuna aykırı olarak bu kişilere yapılan kazandırmalar geçersiz olup, geçersizlik yalnızca ilgili kazandırma bakımından sonuç doğurur. Kural olarak bu durum vasiyetnamenin tamamını hükümsüz hale getirmez.
Bu düzenleme sayesinde, resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan kişilerin tarafsızlığı korunmakta ve mirasbırakanın son arzularının herhangi bir etki altında kalmadan açıklanması güvence altına alınmaktadır.
7. Noterde Vasiyetname Düzenleme Süreci Nasıl İşler?
Uygulamada resmi vasiyetnameler büyük ölçüde noterler tarafından düzenlenmektedir. Noterde düzenlenen resmi vasiyetname, mirasbırakanın son arzularının resmi bir belgeye dönüştürülmesini ve güvenli şekilde saklanmasını sağlayan en yaygın vasiyetname türüdür.
Vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında mirasbırakanın kimliği, ehliyeti ve iradesi kontrol edilmekte; kanunda öngörülen şekil şartları yerine getirilerek resmi vasiyetname oluşturulmaktadır.
7.1. Başvuru Aşaması
Resmi vasiyetname düzenlemek isteyen kişi, herhangi bir notere başvurarak vasiyetname düzenleme talebinde bulunabilir.
Başvuru sırasında noter, öncelikle mirasbırakanın kimliğini ve vasiyetname düzenleme ehliyetini değerlendirir. Özellikle ileri yaş, ciddi hastalık veya ehliyet konusunda tereddüt bulunması halinde ek belge veya sağlık raporu talep edilmesi mümkündür.
7.2. Gerekli Belgeler
Resmi vasiyetname düzenlenmesi için çoğu durumda nüfus cüzdanı, kimlik kartı veya pasaport gibi kimliği gösteren resmi bir belgenin ibraz edilmesi yeterlidir.
Bununla birlikte somut olayın özelliklerine göre noter tarafından;
- Sağlık raporu,
- Tercüman bilgileri,
- Vasiyet konusu malvarlığına ilişkin bilgiler,
- Tanıklara ilişkin bilgiler
talep edilebilir.
7.3. Düzenleme ve İmza İşlemleri
Mirasbırakan, vasiyetnameye yazılmasını istediği hususları notere bildirir. Noter tarafından hazırlanan metin mirasbırakana okunur veya mirasbırakan tarafından okunur.
Mirasbırakanın metni iradesine uygun bulması halinde vasiyetname imzalanır. Ardından tanıklar da kanunda öngörülen beyanları vererek belgeyi imzalarlar.
Bu aşamaların tamamlanmasıyla birlikte resmi vasiyetname hukuken kurulmuş olur.
7.4. Vasiyetnamenin Saklanması
Düzenlenen resmi vasiyetnamenin aslı noterlikte muhafaza edilir. Böylece vasiyetnamenin kaybolması, tahrip olması veya üçüncü kişiler tarafından değiştirilmesi riski önemli ölçüde azaltılmış olur.
Mirasbırakanın ölümü üzerine vasiyetname, ilgili mercilere bildirilerek açılma sürecine tabi tutulur ve mirasçılar ile diğer ilgililere duyurulur.
Bu nedenle resmi vasiyetname, hem düzenlenme usulü hem de saklanma şekli bakımından diğer vasiyetname türlerine göre daha yüksek bir hukuki güvence sağlamaktadır.
8. Resmi Vasiyetnameden Nasıl Dönülür?
Resmi vasiyetname düzenlenmiş olması, mirasbırakanın bu irade açıklamasıyla kesin olarak bağlı olduğu anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu, mirasbırakana ölümüne kadar vasiyetnamesini değiştirme veya tamamen geri alma hakkı tanımıştır.
Bu nedenle resmi vasiyetname, miras sözleşmesinden farklı olarak her zaman geri alınabilir veya değiştirilebilir. Resmi vasiyetnameden dönülmesi;
- Yeni bir ölüme bağlı tasarruf yapılması,
- Vasiyetnamenin yok edilmesi,
- Vasiyet konusu mal üzerinde sağlararası tasarrufta bulunulması
yollarından biriyle gerçekleştirilebilir.
8.1. Yeni Bir Vasiyetname Düzenlenmesi
Mirasbırakan, daha sonra düzenleyeceği yeni bir vasiyetname veya miras sözleşmesi ile önceki resmi vasiyetnamesini tamamen veya kısmen geri alabilir.
Sonraki tarihli vasiyetnamede önceki vasiyetnamenin geri alındığının açıkça belirtilmesi mümkündür. Ayrıca yeni vasiyetname ile önceki vasiyetname arasında çelişki bulunması halinde de kural olarak son tarihli tasarruf esas alınır.
8.2. Vasiyetnamenin Yok Edilmesi
Resmi vasiyetnamenin aslı noterlikte muhafaza edildiğinden, mirasbırakanın kendi elindeki nüshayı yok etmesi kural olarak vasiyetnameden dönüldüğü anlamına gelmez. Resmi vasiyetnameden bu yolla dönmek pratikte pek mümkün olmadığından, en güvenli yol yeni bir vasiyetname düzenlemek veya noterlikte resmi usulle iptal beyanında bulunmaktır.
8.3. Vasiyet Konusu Mal Üzerinde Tasarrufta Bulunulması
Mirasbırakanın vasiyet ettiği malı sonradan satması, bağışlaması veya başka bir şekilde elden çıkarması da ilgili vasiyet hükmünden dönüldüğü şeklinde değerlendirilebilir.
Örneğin vasiyetname ile belirli bir kişiye bırakılan taşınmazın daha sonra üçüncü bir kişiye satılması halinde, taşınmaz artık terekede bulunmayacağından ilgili vasiyet hükmü de uygulama alanı bulamayacaktır.
8.4. Resmi Vasiyetnameden Dönmenin Sonuçları
Resmi vasiyetnameden dönülmesi halinde geri alınan tasarruflar hüküm ve sonuç doğurmaz. Mirasbırakanın daha önce düzenlediği başka bir vasiyetname bulunuyorsa, bunun geçerliliği somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle resmi vasiyetname düzenlenmiş olması, mirasbırakanın sonradan iradesini değiştirmesine engel değildir. Kanun, ölüm anına kadar mirasbırakana vasiyetnamesini serbestçe değiştirme ve geri alma imkânı tanımıştır.
9. Resmi Vasiyetnameye İtiraz ve İptal Davası
Resmi vasiyetname, diğer vasiyetname türlerine göre daha güçlü bir ispat değerine sahip olmakla birlikte, her durumda kesin ve tartışılmaz bir belge niteliğinde değildir. Kanunda öngörülen şartların bulunması halinde resmi vasiyetnameye karşı itiraz edilmesi ve vasiyetnamenin iptali davası açılması mümkündür.
Özellikle mirasbırakanın ehliyeti, iradesinin sakatlanmış olması veya şekil şartlarına uyulmaması gibi durumlarda resmi vasiyetnamenin geçerliliği mahkeme tarafından denetlenebilir.
9.1. Resmi Vasiyetname Hangi Hallerde İptal Edilebilir?
Türk Medeni Kanunu’na göre resmi vasiyetname aşağıdaki sebeplerle iptal edilebilir:
- Mirasbırakanın vasiyetname tarihinde ayırt etme gücüne sahip olmaması,
- Vasiyetnamenin hata, hile, korkutma veya zorlama sonucu düzenlenmiş olması,
- Kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaması,
- Vasiyetnamenin hukuka veya ahlaka aykırı hükümler içermesi.
Uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebepleri, mirasbırakanın ehliyetsiz olduğu iddiası ile tanıklara ve şekil şartlarına ilişkin usulsüzlüklerdir.
9.2. İptal Davasında Süreler ve Dava Hakkı
Vasiyetnamenin iptalinden hukuki yararı bulunan kişiler iptal davası açabilir. Bu kapsamda yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları ve vasiyetnamenin iptal edilmesi halinde hak kazanacak diğer ilgililer dava hakkına sahiptir.
İptal davası, iptal sebebinin ve vasiyetnamenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde açılmalıdır. Herhalde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı ise 30 yıllık hak düşürücü süreler uygulanır. Bu sürelerin geçirilmesi halinde vasiyetnamenin iptali talep edilemez.
9.3. İptal Davasının Sonuçları
Mahkeme tarafından iptal davasının kabul edilmesi halinde resmi vasiyetname tamamen veya kısmen hükümsüz hale gelir. İptalin kapsamına göre miras paylaşımı yeniden değerlendirilir ve gerekirse önceki bir vasiyetname veya yasal mirasçılık hükümleri uygulanır.
Bu nedenle resmi vasiyetnamenin iptali davaları, mirasın paylaşımını doğrudan etkileyen ve teknik hukuki değerlendirme gerektiren davalar arasında yer almaktadır.

