Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılacağını, belirli kişilere veya kurumlara hangi hakların bırakılacağını ve son arzularının nasıl yerine getirileceğini düzenleyen tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur.
Vasiyetname düzenlemek isteyen kişilerin belirli ehliyet şartlarını taşıması, kanunda öngörülen şekil kurallarına uygun hareket etmesi ve saklı paylı mirasçıların haklarını gözetmesi gerekmektedir. Aksi halde düzenlenen vasiyetname, ölümden sonra açılacak davalar sonucunda geçersiz sayılabilir veya kısmen hükümsüz hale gelebilir.
Bu yazıda vasiyetnameye ilişkin tüm hukuki süreçler ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yazı İçeriği
1. Vasiyetname Nedir?
Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere malvarlığına, mirasçılarına veya belirli kişilere ilişkin son iradesini açıkladığı ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyetname, mirasbırakanın sağlığında düzenlenmekle birlikte hukuki sonuçlarını kural olarak ölüm anında doğurur. Bu nedenle vasiyetname, sağlararası bir işlem değil, ölüme bağlı bir hukuki işlem niteliğindedir.
Türk Medeni Kanunu, kişilere belirli sınırlar içerisinde mirasları üzerinde tasarrufta bulunma imkânı tanımıştır. Bu kapsamda mirasbırakan vasiyetname ile;
- Mirasçılarından birini veya birkaçını mirastan çıkarabilir (TMK m. 510),
- Mirasçı atayabilir (TMK m. 516),
- Belirli bir malın veya hakkın belirli bir kişiye bırakılmasını vasiyet edebilir (TMK m. 517),
- Koşul veya yükümlülük öngörebilir (TMK m. 515),
- Yedek mirasçı atayabilir (TMK m. 520),
- Art mirasçı atayabilir (TMK m. 521),
- Vakıf kurulmasını öngörebilir (TMK m. 526).
Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra malvarlığının nasıl değerlendirileceğini belirlemesine ve son arzularını hukuken güvence altına almasına imkân sağlayan en önemli ölüme bağlı tasarruflardan biridir.
1.1. Vasiyetnamenin Hukuki Niteliği
Vasiyetname, Türk Medeni Kanunu’nun 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen tek taraflı bir hukuki işlemdir. Vasiyetnamenin geçerli olarak kurulabilmesi için herhangi bir kişinin kabulüne, onayına veya sözleşmeye taraf olmasına ihtiyaç yoktur. Mirasbırakan, kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak iradesini açıklamak suretiyle tek başına vasiyetname düzenleyebilir.
Vasiyetname aynı zamanda kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu nedenle vasiyetname bizzat mirasbırakan tarafından yapılmalıdır. Temsilci, vekil veya yasal temsilci aracılığıyla vasiyetname düzenlenmesi mümkün değildir.
1.2. Vasiyetname ile Miras Sözleşmesi Arasındaki Fark
Vasiyetname ile miras sözleşmesi, her ikisi de ölüme bağlı tasarruf olmakla birlikte hukuki nitelikleri ve sonuçları bakımından birbirinden önemli ölçüde farklıdır.
Vasiyetname tek taraflı bir hukuki işlem olup yalnızca mirasbırakanın irade beyanıyla kurulurken, miras sözleşmesi mirasbırakan ile karşı tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını gerektiren iki taraflı bir sözleşmedir. Bu nedenle miras sözleşmesi, vasiyetnameye kıyasla daha bağlayıcı sonuçlar doğurmaktadır.
| Vasiyetname | Miras Sözleşmesi |
| Tek taraflı hukuki işlemdir | İki taraflı sözleşmedir |
| Karşı tarafın kabulü gerekmez | Tarafların karşılıklı irade beyanı gerekir |
| Kural olarak her zaman geri alınabilir | Kural olarak tek taraflı olarak sona erdirilemez |
| El yazılı, resmi veya sözlü şekilde yapılabilir | Resmi şekilde yapılması zorunludur |
| Mirasbırakanın tek taraflı iradesine dayanır | Tarafların karşılıklı anlaşmasına dayanır |
| Ölümden sonra hüküm doğurur | Ölümden sonra hüküm doğurur |
Bu nedenle mirasbırakanın iradesini sonradan değiştirme ihtimalinin bulunduğu durumlarda vasiyetname, daha güçlü bir hukuki bağlılık yaratılmak istenen hallerde ise miras sözleşmesi tercih edilmektedir.
2. Vasiyetname Düzenleme Şartları Nelerdir?
Kanun koyucu, herkesin vasiyetname düzenleyebilmesine izin vermemiştir. Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için, vasiyet eden kişinin belirli ehliyet şartlarını taşıması gerekir. Bu şartlar Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesinde düzenlenmiş olup, vasiyetnamenin yapıldığı anda mevcut olmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesine göre:
“Ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olan herkes vasiyet yapabilir.”
Dolayısıyla bir kişinin geçerli şekilde vasiyetname düzenleyebilmesi için aşağıdaki iki şartın birlikte bulunması gerekir:
- On beş yaşını doldurmuş olması,
- Ayırt etme gücüne sahip olması.
Bu şartlardan birinin bulunmaması halinde düzenlenen vasiyetname, ilgililer tarafından açılacak vasiyetnamenin iptali davası sonucunda geçersiz hale getirilebilir.
2.1. Yaş Şartı
Türk Medeni Kanunu uyarınca vasiyetname düzenleyebilmek için kişinin en az on beş yaşını doldurmuş olması gerekir. On beş yaşını doldurmamış kişilerin ayırt etme gücüne sahip olmaları veya yasal temsilcilerinin izin vermesi sonucu değiştirmez.
Bu nedenle;
- On beş yaşından küçük kişiler vasiyetname düzenleyemez.
- Anne, baba veya vasinin onayı ile de vasiyetname yapılamaz.
- Yaş şartı resmi, el yazılı ve sözlü vasiyetnamelerin tamamı bakımından geçerlidir.
Kanun koyucu, ölümden sonra hüküm doğuracak tasarruflarda bulunabilmek için belirli bir olgunluk düzeyine ulaşılmasını gerekli görmüş ve bu nedenle on beş yaş sınırını kabul etmiştir.
2.2. Ayırt Etme Gücü Şartı
Vasiyetname düzenleyebilmek için aranan ikinci şart, kişinin ayırt etme gücüne sahip olmasıdır.
Ayırt etme gücü, kişinin davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayabilme, değerlendirebilme ve iradesini buna göre yönlendirebilme yeteneğini ifade eder. Vasiyetnamenin geçerliliği bakımından önemli olan husus, bu yeteneğin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mevcut olmasıdır.
Bu kapsamda kişi;
- Yaptığı işlemin sonuçlarını anlayabilmeli,
- Malvarlığı üzerinde ne şekilde tasarrufta bulunduğunu kavrayabilmeli,
- İradesini serbestçe oluşturabilmeli,
- Kararlarını dış etki altında kalmaksızın verebilmelidir.
Ayırt etme gücünden yoksun bir kişi tarafından düzenlenen vasiyetname, ilgililer tarafından açılacak iptal davası sonucunda hükümsüz hale getirilebilir.
3. Vasiyetname Türleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’nda vasiyetname düzenlenebilecek şekiller sınırlı olarak sayılmıştır. Kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaksızın yapılan vasiyetnameler kural olarak geçersizdir. Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyetname; resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç farklı şekilde düzenlenebilir.
3.1. Resmi Vasiyetname
Resmi vasiyetname, resmi memur tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenen vasiyetname türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 532 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Uygulamada resmi vasiyetnameler çoğunlukla noterler tarafından düzenlenmekte olup, sulh hâkimi veya Noter huzurunda da yapılabilmektedir.
Resmi vasiyetname düzenlenirken vasiyet eden kişi son arzularını resmi memura bildirir. Hazırlanan metin vasiyet edene okunur veya kendisi tarafından okunur ve uygun bulunması halinde imzalanır. Ardından tanıklar da gerekli beyanlarda bulunarak belgeyi imzalarlar.
3.2. El Yazılı Vasiyetname
El yazılı vasiyetname, vasiyet eden kişinin vasiyetnamesini baştan sona kendi el yazısıyla yazması, tarih atması ve imzalaması suretiyle düzenlenen vasiyetname türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 538. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu vasiyetname türünde noter, hâkim veya tanık bulunması zorunlu değildir. Ancak vasiyetnamenin tamamının vasiyet eden kişinin kendi el yazısıyla yazılmış olması gerekir. Bilgisayar çıktısı, daktilo metni veya üçüncü kişiler tarafından yazılmış metinler kural olarak geçerli bir el yazılı vasiyetname oluşturmaz.
3.3. Sözlü Vasiyetname
Sözlü vasiyetname, yalnızca olağanüstü durumlarda başvurulabilen istisnai bir vasiyetname türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 539 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yakın ölüm tehlikesi, savaş, ulaşımın kesilmesi, ağır hastalık veya benzeri olağanüstü koşullar nedeniyle resmi veya el yazılı vasiyetname düzenleme imkânının bulunmaması halinde kişi son arzularını iki tanığa sözlü olarak açıklayabilir.
Tanıklar, kendilerine açıklanan iradeyi gecikmeksizin yazıya geçirerek yetkili mahkemeye teslim etmek veya doğrudan mahkeme huzurunda beyan etmekle yükümlüdür.
Sözlü vasiyetname istisnai ve geçici nitelikte bir ölüme bağlı tasarruftur. Bu nedenle mirasbırakanın sonradan resmi veya el yazılı vasiyetname düzenleme imkânına kavuşması halinde, bu tarihten itibaren bir ay geçmekle sözlü vasiyetname kendiliğinden hükümden düşer. Bir aylık sürenin dolmasıyla birlikte sözlü vasiyetname kanun gereği geçerliliğini kaybeder ve ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunmaz.

4. Vasiyetname ile Yapılabilecek İşlemler
Türk Medeni Kanunu, mirasbırakana vasiyetname yoluyla mirası üzerinde geniş ölçüde tasarrufta bulunma imkânı tanımıştır. Mirasbırakan, kanunda öngörülen sınırlar içerisinde ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere çeşitli düzenlemeler yapabilir ve malvarlığının geleceğini kendi iradesi doğrultusunda şekillendirebilir.
Bu kapsamda mirasbırakan vasiyetname ile;
- Mirasçı atayabilir,
- Belirli bir malın veya hakkın belirli bir kişiye bırakılmasını vasiyet edebilir,
- Miras paylaşımına ilişkin kurallar koyabilir,
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir,
- Yedek mirasçı atayabilir,
- Art mirasçı atayabilir,
- Saklı paylı olmayan mirasçıları mirasçılıktan çıkarabilir,
- Kanunda öngörülen şartların varlığı halinde saklı paylı mirasçıları mirastan çıkarabilir,
- Vakıf kurulmasını öngörebilir,
- Belirli kişi veya kurumlar lehine yükleme ve koşullar koyabilir.
Görüldüğü üzere vasiyetname, yalnızca belirli malların belirli kişilere bırakılmasına hizmet eden bir hukuki işlem değildir. Mirasbırakan, vasiyetname aracılığıyla mirasının paylaşım şeklini belirleyebilir, mirasçılık ilişkilerini düzenleyebilir ve ölümünden sonra yerine getirilmesini istediği hususlara ilişkin bağlayıcı tasarruflarda bulunabilir. Ancak bu tasarrufların geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına ve saklı pay hükümlerine uygun olması gerekir.
5. Vasiyetname ile Yapılamayacak İşlemler
Mirasbırakanın vasiyetname düzenleme özgürlüğü geniş olmakla birlikte sınırsız değildir. Türk Medeni Kanunu, hem saklı paylı mirasçıların korunması hem de kamu düzeninin sağlanması amacıyla vasiyetname ile yapılabilecek tasarruflara bazı sınırlar getirmiştir.
Bu nedenle mirasbırakan;
- Saklı paylı mirasçıları, kanunda öngörülen sebepler bulunmaksızın mirastan tamamen çıkaramaz,
- Saklı pay kurallarını ortadan kaldıracak şekilde tasarrufta bulunamaz,
- Kanuna veya ahlaka aykırı şartlar öngöremez,
- İmkânsız veya hukuken yerine getirilmesi mümkün olmayan yükümlülükler koyamaz,
- Kişilik haklarını ihlal eden tasarruflarda bulunamaz.
Bununla birlikte, mirasbırakanın saklı pay kurallarına aykırı şekilde tasarrufta bulunması halinde vasiyetname kendiliğinden geçersiz hale gelmez. Bu durumda saklı payı ihlal edilen mirasçılar, haklarının korunması amacıyla tenkis davası açabilirler.
Dolayısıyla vasiyetname düzenlenirken yalnızca mirasbırakanın iradesi değil, kanunun emredici hükümleri ve saklı paylı mirasçıların hakları da dikkate alınmalıdır. Bu sınırların aşılması halinde vasiyetname, iptal veya tenkis davalarına konu olabilecektir.
6. Vasiyetnameden Nasıl Dönülür?
Vasiyetname, tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan mirasbırakanı ölümüne kadar bağlamaz. Bu nedenle mirasbırakan, vasiyetnamesini dilediği zaman değiştirebilir veya tamamen geri alabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyetnameden dönülmesi üç farklı şekilde mümkündür:
- Yeni bir ölüme bağlı tasarruf yapılması,
- Vasiyetnamenin yok edilmesi,
- Vasiyet konusu mal üzerinde sağlararası tasarrufta bulunulması.
6.1. Yeni Bir Vasiyetname Düzenleyerek Dönme
Mirasbırakan, daha sonra düzenleyeceği bir vasiyetname veya miras sözleşmesinde önceki vasiyetnamesini geri aldığını açıkça belirterek vasiyetinden dönebilir.
Bazı durumlarda ise sonraki vasiyetnamede önceki vasiyetnamenin geri alındığı açıkça belirtilmemiş olabilir. Bu durumda kural olarak sonraki tarihli vasiyetname önceki vasiyetnamenin yerine geçer. Ancak iki vasiyetname birbiriyle çelişmiyor ve sonraki tasarruf önceki vasiyetnameyi tamamlıyorsa her iki vasiyetname de birlikte geçerliliğini sürdürebilir.
6.2. Vasiyetnamenin Yok Edilmesi
Mirasbırakan, vasiyetnameyi yırtmak, yakmak, karalamak veya okunamayacak hale getirmek suretiyle de vasiyetinden dönebilir.
Ancak vasiyetnamenin yok edilmesinin geri alma iradesiyle yapılmış olması gerekir. Örneğin vasiyetnamenin kaybolması, yanlışlıkla imha edilmesi veya üçüncü kişiler tarafından yok edilmesi halinde kural olarak vasiyetnameden dönüldüğü kabul edilmez.
6.3. Vasiyet Konusu Mal Üzerinde Tasarrufta Bulunulması
Mirasbırakanın bir malı vasiyet etmiş olması, o mal üzerindeki tasarruf yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasbırakan daha sonra o malı satabilir, bağışlayabilir veya başka bir şekilde elden çıkarabilir.
Vasiyet edilen malın sonradan mirasbırakan tarafından devredilmesi veya terekeden çıkması halinde, ilgili vasiyet hükmünün geri alındığı kabul edilir. Buna karşılık vasiyet edilen malın mülkiyeti mirasbırakanda kalmaya devam ediyorsa, yapılan her işlem vasiyetnameden dönüldüğü anlamına gelmez.
Örneğin vasiyet edilen taşınmaz üzerinde sonradan ipotek kurulması halinde taşınmaz hâlen terekeye dahil olduğundan, kural olarak vasiyet hükmü geçerliliğini korur.
6.4. Vasiyetnameden Dönmenin Sonuçları
Vasiyetnameden dönülmesi halinde, dönülen tasarruflar hüküm ve sonuç doğurmaz. Mirasbırakanın daha önce düzenlediği başka bir vasiyetname bulunuyorsa, bu vasiyetnamenin geçerliliği ayrıca değerlendirilir. Her somut olayda mirasbırakanın gerçek iradesi ve yaptığı tasarrufların kapsamı dikkate alınarak sonuca ulaşılır.
Bu nedenle vasiyetnamenin geri alınıp alınmadığı konusunda tereddüt bulunan durumlarda, vasiyetnamelerin içerikleri ve sonradan yapılan işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
7. Saklı Paylı Mirasçıların Hakları
Türk Medeni Kanunu, kişilere vasiyetname ile malvarlıkları üzerinde tasarrufta bulunma imkânı tanımış olmakla birlikte, bazı yakın mirasçıların belirli oranlardaki miras haklarını koruma altına almıştır. Bu koruma “saklı pay” olarak adlandırılmakta olup, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğüne getirilen en önemli sınırlamalardan birini oluşturmaktadır.
Bu nedenle mirasbırakan, vasiyetname ile malvarlığının tamamını dilediği gibi tasarruf edemez. Saklı paylı mirasçıların kanunla güvence altına alınan paylarını ihlal eden tasarruflar, belirli şartlar altında tenkis davasına konu olabilir.
7.1. Saklı Pay Nedir?
Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf edemeyeceği ve belirli mirasçılar lehine kanun tarafından korunan miras payıdır.
Türk Medeni Kanunu’na göre saklı paylı mirasçılar şunlardır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar ve diğer altsoy),
- Sağ kalan eş,
- Evlatlık,
Bu kişilerin miras paylarının belirli bir bölümü kanun tarafından koruma altına alınmıştır. Mirasbırakan, vasiyetname veya diğer ölüme bağlı tasarruflarla bu payları tamamen ortadan kaldıramaz.
7.2. Vasiyetname Saklı Payı Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Mirasbırakanın vasiyetname düzenlemiş olması, saklı paylı mirasçıların haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak uygulamada mirasbırakanlar zaman zaman malvarlıklarının tamamını veya büyük bir kısmını belirli kişilere bırakabilmekte ve bu durum saklı paylı mirasçıların haklarının ihlal edilmesine yol açabilmektedir.
Bu tür tasarruflar kural olarak kendiliğinden geçersiz sayılmaz. Vasiyetname geçerliliğini korumaya devam eder. Ancak saklı payı ihlal edilen mirasçılar, haklarının korunması amacıyla tenkis davası açabilirler.
Bunun tek istisnası, kanunda öngörülen mirastan çıkarma (ıskat) sebeplerinin bulunmasıdır. Saklı paylı bir mirasçı ancak kanunda belirtilen şartların varlığı halinde mirastan çıkarılabilir.
7.3. Tenkis Davası
Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal eden kazandırmaların veya ölüme bağlı tasarrufların kanuni sınıra çekilmesini sağlayan davadır.
Bu dava ile amaç, vasiyetnamenin tamamen ortadan kaldırılması değil; saklı payı aşan kısmın azaltılmasıdır. Bu nedenle tenkis davası, vasiyetnamenin iptali davasından farklıdır.
Örneğin mirasbırakan tüm malvarlığını vasiyetname ile üçüncü bir kişiye bırakmış olsa dahi, saklı paylı mirasçılar saklı paylarını aşan kısmın tenkisini talep edebilirler.
Bu nedenle vasiyetname düzenlenirken yalnızca mirasbırakanın iradesi değil, saklı paylı mirasçıların kanun tarafından korunan hakları da dikkate alınmalıdır. Aksi halde ölüm sonrasında açılacak tenkis davaları nedeniyle vasiyetnamenin uygulanması kısmen sınırlandırılabilecektir.
8. Vasiyetname Ölümden Sonra Nasıl Uygulanır?
Vasiyetname, düzenlendiği anda değil, mirasbırakanın ölümü ile hüküm ve sonuç doğurur. Ancak vasiyetnamenin uygulanabilmesi için yalnızca ölüm olayının gerçekleşmesi yeterli değildir. Ölümden sonra vasiyetnamenin açılması, ilgililere bildirilmesi ve gerektiğinde uygulanmasına ilişkin hukuki süreçlerin tamamlanması gerekir.
Vasiyetnamenin içeriğine, mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklara ve vasiyetnameye karşı açılan davalara göre uygulama süreci değişiklik gösterebilir.
8.1. Vasiyetnamenin Açılması
Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçirilen her vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesine teslim edilmelidir.
Mahkeme tarafından vasiyetname açılarak mirasçılara ve diğer ilgililere okunur ve vasiyetnamenin içeriği kendilerine tebliğ edilir. Bu aşamada mahkeme vasiyetnamenin geçerli olup olmadığını değil, öncelikle vasiyetnamenin açılması ve ilgililere bildirilmesi işlemlerini gerçekleştirir.
Vasiyetnamenin açılması, uygulanma sürecinin ilk aşamasını oluşturur.
8.2. Vasiyetnamenin İptali Davası
Vasiyetnamenin açılmasından sonra mirasçılar veya diğer ilgililer tarafından vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz edilebilir.
Özellikle;
- Mirasbırakanın ayırt etme gücünün bulunmadığı,
- Vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığı,
- Baskı, korkutma veya aldatma sonucu düzenlendiği,
- Hukuka veya ahlaka aykırı hükümler içerdiği
iddialarıyla vasiyetnamenin iptali davası açılması mümkündür. İptal davasının kabul edilmesi halinde vasiyetname tamamen veya kısmen hükümsüz hale gelebilir. Bu nedenle vasiyetnamenin açılması, her zaman vasiyetnamenin kesin olarak uygulanacağı anlamına gelmez.
İptal davası açma süresi (TMK m. 559): Davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve herhalde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 10 yıl (iyiniyetli olmayan davalılara karşı 30 yıl) geçmekle hak düşürücü süreye (zamanaşımına) uğrar.
8.3. Vasiyetnamenin Tenfizi
Vasiyetnameye karşı herhangi bir itiraz bulunmaması veya açılan davaların reddedilmesi halinde, vasiyetnamenin uygulanması aşamasına geçilir. Uygulamada bu süreç “vasiyetnamenin tenfizi” olarak adlandırılmaktadır.
Vasiyetnamenin tenfizi kapsamında;
- Vasiyet edilen malların hak sahiplerine devri,
- Taşınmazların tapuda tescili,
- Vasiyet edilen alacakların tahsili,
- Vasiyetname hükümlerinin yerine getirilmesi
Sağlanır. Gerekli hallerde hak sahipleri tarafından vasiyetnamenin tenfizi davası açılarak mahkeme kararı ile vasiyetnamenin uygulanması talep edilebilir.
Bu nedenle vasiyetnamenin ölümden sonra uygulanması süreci, genel olarak vasiyetnamenin açılması, varsa iptal davalarının sonuçlanması ve son olarak vasiyetnamenin tenfizi aşamalarından oluşmaktadır.


Vasiyetini düzenleyen kişi, vasiyet tarihinden itibaren geçerli olacak
Mütevelli heyeti atayabilir ve isimlerini
Yazabilir mi ?
90 yaş üzerindeki kayınvalidem, kocasından kendisine kalan malvarlığı hissesini oğluna devretti. İşlem, hastane raporuyla ve şahitli şekilde yapıldı. Ancak diğer mirasçılar bu işlemi kabul etmiyor ve reddediyor. Bu durumda ne olur?
Merhaba, yaşlı bir akrabam ileride mirasla ilgili sorun çıkmaması için şimdiden vasiyetname düzenlemek istiyor. Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için hangi şartları taşıması gerekiyor? Notere gitmeden de vasiyet hazırlanabilir mi?