Hafta tatili, işçinin haftalık çalışma süresini tamamlaması karşılığında kesintisiz en az 24 saat dinlenme hakkı sağlayan, kanunla güvence altına alınmış bir işçi hakkıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca işçi, yedi günlük bir zaman dilimi içinde belirlenen çalışma şartlarını yerine getirmesi halinde hafta tatiline hak kazanır ve bugün için çalışmasa dahi bir günlük ücretine hak kazanır.
Hafta tatili hakkı, yalnızca dinlenme amacına yönelik bir sosyal hak olmayıp, aynı zamanda ücret güvencesi içeren bir haktır. İşçinin hafta tatilinde çalıştırılması halinde ise normal ücretine ek olarak ayrıca bir ücret ödenmesi gerekir. Bu nedenle hafta tatili uygulaması, fazla mesai ve diğer ücret alacaklarıyla sıkça karıştırılmakta ve uygulamada uyuşmazlıklara konu olmaktadır.
Bu yazımızda; hafta tatilinin hukuki dayanağını, hak kazanma şartlarını, çalışma halinde ücretin nasıl hesaplanacağını, ispat ve zamanaşımı kurallarını ile dava sürecini ayrıntılı şekilde ele alacağız.
Yazı İçeriği
- 1. Hafta Tatili Nedir? (Hukuki Dayanak ve Tanım)
- 2. Hafta Tatili Süresi ve Kullanımı
- 3. Hafta Tatili Ücreti Nasıl Hesaplanır?
- 4. Hafta Tatili Ücreti ile Fazla Mesai Arasındaki Fark
- 5. Hafta Tatili Ücreti Alacağında Zamanaşımı
- 6. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davası Nasıl Açılır?
- 6.1. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Dava Şartı Arabuluculuk
- 6.2. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 6.3. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Kısmi Dava / Belirsiz Alacak Davası
- 6.4. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında İspat Yükü
- 6.5. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Faiz Türü
- 6.6. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Harç ve Masraflar
- 7. En Sık Sorulan Sorular
1. Hafta Tatili Nedir? (Hukuki Dayanak ve Tanım)
Hafta tatili, işçinin haftalık çalışma süresini tamamlaması karşılığında yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme hakkı elde etmesini sağlayan anayasal ve yasal bir haktır. Uygulamada sıklıkla “hafta sonu tatili” olarak ifade edilse de, hafta tatili her işçi için Cumartesi veya Pazar günü anlamına gelmez; haftanın herhangi bir günü hafta tatili olarak belirlenebilir.
Hafta tatilinin temel dayanağı, Anayasa’nın “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50. maddesidir. Anılan hükme göre:
“Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”
Bu anayasal güvence çerçevesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi hafta tatilini özel olarak düzenlemiştir. Buna göre; işçi, 63. madde uyarınca belirlenen çalışma günlerinde çalışmış olması şartıyla, yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlendirilmek zorundadır.
Burada dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:
- Haftalık 45 saatlik çalışma süresinin (aksi kararlaştırılmadıkça) tamamlanması,
- Dinlenmenin kesintisiz 24 saat olması,
- Tatilin “hafta sonu” kavramıyla sınırlı olmaması,
- Yedi günlük dönem esasına göre değerlendirme yapılmasıdır.
Yargıtay uygulamasında da, 24 saatten daha az verilen dinlenme süreleri hafta tatili olarak kabul edilmemektedir.
Öte yandan 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3. maddesinde hafta tatili günü Pazar olarak belirtilmiş ise de, bu düzenleme mutlak değildir. İşin niteliği ve tarafların iradesi doğrultusunda hafta tatili başka bir gün olarak da belirlenebilir.
Ayrıca Deniz İş Kanunu m.41 ve Basın İş Kanunu m.19 hükümleri de İş Kanunu’na paralel şekilde haftalık tatil hakkını düzenlemekte olup, bu kanunlara tabi çalışanlar bakımından da hafta tatili anayasal bir dinlenme hakkıdır.
2. Hafta Tatili Süresi ve Kullanımı
Hafta tatili, işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme hakkı tanıyan emredici nitelikte bir düzenlemedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca, işçinin hafta tatiline hak kazanabilmesi için belirlenen çalışma günlerinde çalışmış olması ve bu dinlenme süresinin kesintisiz olarak kullandırılması gerekir.
- 24 Saat Kesintisiz Dinlenme Zorunluluğu
Kanun gereği hafta tatili süresi en az 24 saat kesintisiz olmalıdır. Bu sürenin altında kalan dinlenmeler hafta tatili olarak kabul edilmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, 24 saatten daha kısa dinlenme verilmesi halinde işçiye hafta tatili kullandırılmış sayılmaz ve buna bağlı ücret alacağı doğar.
- Hafta Tatili Bölünebilir mi?
Hafta tatilinin bölünmesi mümkün değildir. Dinlenme hakkı kesintisiz kullandırılmak zorundadır. Örneğin hafta tatilinin bir kısmının bir gün, kalan kısmının başka bir gün kullandırılması veya günlük dinlenmelerle telafi edilmesi hukuken geçerli değildir.
- Hafta Tatilinin Başka Güne Verilmesi
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da hafta tatili günü Pazar olarak belirlenmiş olmakla birlikte bu kural mutlak değildir. İşin niteliği, çalışma düzeni ve tarafların anlaşması doğrultusunda hafta tatili haftanın herhangi bir günü olarak belirlenebilir. Özellikle vardiyalı çalışma, sağlık, turizm, perakende ve hizmet sektörlerinde hafta tatili çoğunlukla Pazar günü dışında kullandırılmaktadır.
İşveren, işin organizasyonu gereği hafta tatilini Pazar günü yerine başka bir gün olarak belirleyebilir. Ancak bu durumda da işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz 24 saat dinlenme verilmesi zorunludur. Hafta tatilinin hiç kullandırılmaması veya eksik kullandırılması halinde hafta tatili ücreti alacağı doğar.
- Telafi Çalışması ve Hafta Tatili İlişkisi
Telafi çalışması, zorunlu nedenlerle çalışılmayan sürelerin sonradan tamamlanmasına yönelik bir uygulamadır ve hafta tatilinin yerine geçmez. Nitekim İş Kanunun 64. Maddesinde öngörüldüğü üzere kural olarak tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz. Ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa veya işçinin onayı alınmışsa yapılabilir.
Bu sebeple işçi telafi çalışması yapmış olsa dahi hafta tatili hakkı ortadan kalkmaz. Aynı şekilde hafta tatilinde çalıştırılan işçiye telafi çalışması yaptırılması, hafta tatili ücreti ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
3. Hafta Tatili Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Hafta tatili ücreti, işçinin hafta tatilinde çalışıp çalışmamasına göre farklı şekilde hesaplanır. İşçi hafta tatilinde çalışmasa dahi bir günlük ücretine hak kazanır. Ancak hafta tatilinde çalıştırılması halinde, işçiye ayrıca bir günlük ücret daha ödenmesi gerekir. Bu nedenle hafta tatilinde çalışan işçi, kural olarak toplamda iki günlük ücrete hak kazanır.
- Günlük Ücret Hesabı
Hafta tatili ücreti hesabında esas alınan ücret, işçinin giydirilmiş brüt ücreti değil, çıplak brüt ücretidir (sürekli nitelik taşımayan prim ve sosyal yardımlar hariç).
Günlük ücret aşağıdaki şekilde hesaplanır:
Aylık brüt ücret ÷ 30 = Günlük brüt ücret
- İşçi hafta tatilinde çalışmamışsa → 1 günlük ücret
- İşçi hafta tatilinde çalışmışsa → 2 günlük ücret
(1 günlük hafta tatili ücreti + 1 günlük çalışma karşılığı ücret)
• Saatlik Ücret Hesabı
Hafta tatilinde kısmi süreli çalışma olması veya bilirkişi hesabında saatlik hesaplama yapılması halinde saatlik ücret esas alınır:
Aylık brüt ücret ÷ 225 = Saatlik ücret
Hafta tatilinde yapılan çalışma süresi, günlük çalışma süresi karşılığına denk kabul edilerek ayrıca ücretlendirilir. Uygulamada hafta tatilinde yapılan çalışma, fazla mesai olarak değil, ayrı bir ücret kalemi olarak değerlendirilir.
• Fazla Mesai ile Birlikte Hesaplama
Hafta tatilinde yapılan çalışma aynı zamanda haftalık 45 saati aşan bir çalışma ise, bu durumda işçi hem:
- Hafta tatili ücreti, hem de
- Fazla mesai ücreti
talep edebilir. Bu iki alacak birbirinden bağımsızdır. Ancak hesaplama yapılırken mükerrer ödeme yapılmaması için bilirkişi tarafından denkleştirme yapılır. Yargıtay uygulamasında da hafta tatili çalışması ile fazla mesainin birlikte talep edilebileceği kabul edilmektedir.
4. Hafta Tatili Ücreti ile Fazla Mesai Arasındaki Fark
Hafta tatili ücreti ile fazla mesai ücreti, uygulamada sıklıkla karıştırılan ancak hukuki niteliği ve hesaplama yöntemi bakımından birbirinden farklı iki ayrı işçilik alacağıdır. Hafta tatili ücreti, işçinin hafta tatilinde çalıştırılması veya hafta tatilinin kullandırılmaması halinde doğarken; fazla mesai ücreti, haftalık 45 saati aşan çalışmalar karşılığında söz konusu olur.
- Aynı Anda Talep Edilebilir mi?
Evet. İşçi, hafta tatilinde çalıştırılmış ve bu çalışma aynı zamanda haftalık 45 saati aşmış ise, hem hafta tatili ücreti hem de fazla mesai ücreti birlikte talep edilebilir. Bu iki alacak hukuki nitelik bakımından birbirinden bağımsızdır.
Yargıtay uygulamasında da, hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla mesaiyi ortadan kaldırmayacağı; gerekli şartların oluşması halinde her iki alacağın birlikte talep edilebileceği kabul edilmektedir. Ancak hesaplama yapılırken mükerrer ödeme yapılmaması için bilirkişi tarafından denkleştirme yapılır.
- Çakışma Durumları
Hafta tatilinde yapılan çalışma her zaman fazla mesai anlamına gelmez. Çakışma şu şekilde değerlendirilir:
- İşçi hafta tatilinde çalışmış ancak toplam haftalık çalışma süresi 45 saati aşmamışsa, sadece hafta tatili ücreti doğar.
- Hafta tatilinde yapılan çalışma ile birlikte haftalık çalışma süresi 45 saati aşmışsa ve günlük çalışma saati olarak belirlenen süre de hafta tatilinde yapılan çalışma ile aşılmışsa, hem hafta tatili ücreti hem de günlük çalışmayı aşan kısım bakımından fazla mesai ücreti doğar.
- Hesaplama yapılırken aynı çalışma süresi için iki kez ücret ödenmemesi adına bilirkişi tarafından teknik hesaplama yapılır.
• Haftalık 45 Saat Altı Çalışmalar
Hafta tatilinde çalışma yapılmış olmakla birlikte haftalık toplam çalışma süresi 45 saatin altında kalıyorsa, bu durumda fazla mesai oluşmaz. Zira fazla mesai ücretine hak kazanılabilmesi için haftalık yasal çalışma süresinin ve o gün yapılan çalışma ile normal zamanda yapılan günlük çalışma süresinin aşılması gerekir. Bu halde işçi yalnızca hafta tatili çalışması karşılığı ücret talep edebilir.
Fazla mesai ücreti alacağı hakkında detaylı bilgi almak için Fazla Mesai Ücret Alacağı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
5. Hafta Tatili Ücreti Alacağında Zamanaşımı
Hafta tatili ücreti alacağı, iş sözleşmesinden kaynaklanan bir ücret alacağı niteliğinde olup zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi, alacağın talep edilebilir hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
- Zamanaşımı Süresi
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Buna göre işçi, dava açtığı tarihten geriye doğru en fazla 5 yıllık hafta tatili ücreti alacağını talep edebilir.
Zamanaşımı, her bir ücret alacağı bakımından ayrı ayrı işlemekte olup, her hafta tatili ücreti alacağı doğduğu tarihten itibaren zamanaşımına uğrar.
- Zamanaşımının Başlangıcı
Hafta tatili ücreti, kural olarak ücretin ödenmesi gereken tarihte muaccel hale gelir. Bu nedenle zamanaşımı da ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. İş sözleşmesinin sona ermiş olması zamanaşımının başlangıcını değiştirmez; yalnızca alacağın toplu şekilde talep edilmesine imkan verir.
- Arabuluculuğun Zamanaşımına Etkisi
Dava şartı arabuluculuk başvurusu, zamanaşımını durdurur. Arabuluculuk süreci boyunca zamanaşımı işlemez; sürecin sona ermesiyle birlikte kaldığı yerden devam eder. Bu nedenle arabuluculuk başvurusu yapılırken zamanaşımı süresinin dolmasına yakın olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Faiz Başlangıcı
Hafta tatili ücreti alacağı bakımından faiz, kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Uygulamada ve Yargıtay kararlarında, işçilik alacaklarında faiz başlangıcı çoğunlukla dava tarihi veya ıslah tarihi olarak kabul edilmektedir. Talep edilen alacağın niteliğine göre yasal faiz uygulanır.
6. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davası Nasıl Açılır?
Hafta tatili ücreti alacağı, iş sözleşmesinden kaynaklanan bir işçilik alacağı olup, işçi tarafından işverene karşı açılan alacak davası ile talep edilir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Aşağıda dava sürecine ilişkin temel usuli esaslar yer almaktadır.
6.1. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Dava Şartı Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi alacaklarına ilişkin davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu nedenle hafta tatili ücreti alacağı için dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılması zorunludur.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaz ise, son tutanak ile birlikte iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur.
6.2. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hafta tatili ücreti alacağı davalarında görevli mahkeme İş Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise;
- Davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya
- İşin yapıldığı yer mahkemesidir.
İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde davaya Asliye Hukuk Mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla bakar.
6.3. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Kısmi Dava / Belirsiz Alacak Davası
Hafta tatili ücreti alacağı çoğu zaman işveren kayıtlarına bağlı olarak belirlenebildiğinden, uygulamada sıklıkla belirsiz alacak davası olarak açılmaktadır.
Alacağın miktarı başlangıçta tam olarak belirlenebiliyorsa kısmi dava da açılabilir. Belirsiz alacak davası açılması halinde, bilirkişi incelemesi sonucunda alacak miktarı netleştiğinde talep artırımı yapılabilir.
6.4. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında İspat Yükü
Hafta tatilinde çalıştığını veya hafta tatilinin kullandırılmadığını iddia eden işçi bunu ispatla yükümlüdür. İspat araçları:
- Puantaj kayıtları
- Giriş-çıkış kayıtları
- Bordrolar
- Tanık beyanları
- İşverenin işyeri kayıtları
İmzalı bordrolarda hafta tatili ücreti ödendiği görülüyorsa, işçi aksini yazılı delille ispat etmelidir. Ancak bordrolarda ihtirazi kayıt bulunması halinde tanık dahil her türlü delille ispat mümkündür.
6.5. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Faiz Türü
Hafta tatili ücreti bir ücret alacağı olduğundan, kural olarak yasal faiz uygulanır. Hafta Tatili ücret alacağının doğduğu tarihten (muacceliyet tarihinden) itibaren faiz istenmesi mümkündür.
Ancak uygulamada faiz başlangıcı çoğunlukla, dava tarihi veya Islah tarihi olarak kabul edilmektedir.
6.6. Hafta Tatili Ücret Alacağı Davasında Harç ve Masraflar
Hafta tatili ücreti alacağı davaları nispi harca tabidir. Dava açılırken:
- Başvuru harcı
- Peşin harç
- Tebligat ve posta giderleri
- Bilirkişi ücreti
- Keşif gideri (gerektiğinde)
ödenir. Dava sonunda yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, kural olarak davayı kaybeden tarafa yükletilir.
7. En Sık Sorulan Sorular
Evet. İşçi hafta tatilinde çalışmasa bile bir günlük ücretine hak kazanır. Ancak hafta tatilinde çalıştırılması halinde, çalışmadan hak kazandığı bir günlük ücretine ek olarak bir günlük ücret daha ödenmesi gerekir. Bu nedenle uygulamada hafta tatilinde çalışan işçi toplamda iki günlük ücrete hak kazanır. Bu ödeme fazla mesai ücreti değil, ayrı bir ücret kalemidir.
Evet. İşçi hafta tatilinde çalışmış ve bu çalışma haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresini aşmış ise hem hafta tatili ücreti hem de fazla mesai ücreti birlikte talep edilebilir. Bu iki alacak hukuki niteliği bakımından birbirinden bağımsızdır. Ancak hesaplama yapılırken mükerrer ödeme yapılmaması için bilirkişi tarafından teknik denkleştirme yapılır.
Kural olarak hafta tatili ücreti, aylık ücretin içinde sayılmaz. İşçi hafta tatilinde çalışmasa dahi bu güne ilişkin bir günlük ücretine hak kazanır. Hafta tatilinde çalıştırılması halinde ise ayrıca ek ücret ödenmesi gerekir. İş sözleşmesinde hafta tatili ücretinin ücrete dahil olduğuna dair hükümler bulunsa bile, işçinin fiilen hafta tatilinde çalıştırılması halinde ayrıca ücret ödenmesi gerekir.
İşçiye hafta tatili hiç kullandırılmaz veya eksik kullandırılırsa, işçi hafta tatili ücreti alacağını talep edebilir. Ayrıca ücretin ödenmemesi İş Kanunu kapsamında işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturabilir. İşçi bu durumda iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep etme hakkına sahip olabilir. Öncelikle arabulucuya başvurulması, anlaşma sağlanamazsa dava açılması gerekir.
Evet. Hafta tatili ücreti, işçinin kanundan doğan ücret hakkı kapsamında olup işveren tarafından ödenmemesi halinde işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca, işçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine uygun şekilde ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı verir. Hafta tatili ücreti de ücret niteliğinde olduğundan, bu alacağın sürekli şekilde ödenmemesi halinde işçi sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir. Ancak tek seferlik ve önemsiz nitelikteki ihlaller yerine, süreklilik arz eden veya önemli miktardaki ödememe halleri haklı fesih bakımından daha güçlü kabul edilmektedir.
Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için İşçi Hangi Hallerde sözleşmeyi Haklı Nedenle Fesh Edebilir başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Evet, belirli şartların oluşması halinde çalışmayabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu hak, hafta tatili ücreti bakımından da geçerlidir; zira hafta tatili ücreti kanundan doğan bir ücret alacağıdır.
Konuya ilişkin detaylı bilgi için Ücreti Ödenmeyen İşçinin Çalışmama Hakkı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Hafta tatili ücretinin bordroda yer almaması, kural olarak bu ücretin ödenmediği yönünde işçi lehine bir karine oluşturur. İşveren, işçilik alacaklarının ödendiğini yazılı belgelerle ispatla yükümlüdür. Bordrolarda hafta tatili ücretine ilişkin herhangi bir tahakkuk bulunmaması halinde, işçi hafta tatilinde çalıştığını veya hafta tatilinin kullandırılmadığını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir.
İmzalı bordrolarda hafta tatili ücretinin ödendiği açıkça gösteriliyorsa, bu bordrolar aksi ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Ancak bordroda ihtirazi kayıt bulunması veya bordronun gerçeği yansıtmadığının ortaya konulması halinde, işçi tanık beyanı ve diğer delillerle alacağını talep edebilir. Uygulamada Yargıtay, bordroda yer almayan hafta tatili çalışmalarının işçi tarafından tanık ve işyeri kayıtlarıyla ispatlanabileceğini kabul etmektedir.
Üst düzey yönetici konumunda olan ve çalışma saatlerini kendisi belirleyen, işverenden talimat almayan, ücretine fazla çalışma karşılığının dâhil olduğu kabul edilen çalışanlar kural olarak fazla mesai ücreti talep edemez. Ancak bu değerlendirme, somut olayın özelliklerine göre yapılır (gerçek anlamda “üst düzey yönetici” olup olmadığı, talimat alıp almadığı, imza yetkisi vb.).
Buna karşılık:
Hafta tatili (İş Kanunu m.46) ve
Ulusal bayram ve genel tatil (m.47)
ücretleri bakımından, çalışanın yönetici konumunda olması tek başına hak kaybı doğurmaz. Yargıtay uygulamasında, üst düzey yönetici dahi olsa, hafta tatili veya resmi tatil günlerinde fiilen çalıştığını ispat ederse bu ücretlere hak kazanabileceği kabul edilmektedir. Çünkü bu haklar, fazla çalışmadan farklı olarak kanundan doğan ayrı bir ücret rejimine tabidir.


Merhaba iş veren 13 yıldır pazar olan hafta tatili günümü, dörtlü vardiya düzenine geçme bahanesi ile değiştirmek istiyor.
Bu değişiklik yasal mıdır, ve işçinin bu konuda bir karar veya onay hakkı yok mudur?
Merhaba, çalışan kesim haftada 45 saat çalışıyor, bu da ayda 180 saate denk geliyor. Ancak işveren, sigorta primini 30 gün üzerinden yatırırken, fazla mesai saat ücretimi hesaplarken brüt maaşımı 225 saate bölüyor. Yani çalışmadığım günleri (hafta tatili gibi) de hesaba katıyor.
Normal şartlarda saatlik ücretim 180 saate bölünerek hesaplanması gerekmiyor mu? Yıllar önce bir yeminli mali müşavir bana bu şekilde açıklamış ve fazla mesai ücretimi bu doğrultuda almıştım. O zaman bana, ‘Hafta sonunu devlet sana tatil olarak vermiş, bu yüzden saat ücreti hesaplamasında dahil edilemez’ denmişti. Ancak şimdi bu durum farklı uygulanıyor. Bu konuda yasal düzenleme nedir? Saat ücretinin 180 saat üzerinden mi yoksa 225 saat üzerinden mi hesaplanması gerekir? Bunun dayanağını öğrenmek istiyorum. Şimdiden teşekkür ederim, iyi çalışmalar.
Merhaba. Hafta tatilinde amirinin izni olmadan çalışan işçiye nasıl bir uygulama yapılır, ücret veya izin verilir mi?
Hafta içi 4 gün çalışmayan bir işçi, hafta tatili (haftalık izin) hakkı kazanabilir mi? Bu konuda İş Kanunu’nda nasıl bir düzenleme vardır?
İyi günler.
İşe giriş tarihim 28.12.2023, işten çıkış tarihim ise 16.08.2024
Net maaşım 40.000 TL, bürüt maaşım ise 60.000 TL.
Ayda iki pazar günü tatil yapıyorum, diğer pazar günleri çalışıyorum ve
bu nedenle ayda iki pazar günü alacak olarak içeride kalıyor.
İşten çıkarılacağım.
Bu durumda haklarım nelerdir ve ne kadar tazminat veya alacak elde edebilirim?
Hesaplar mısınız?
İyi günler. Çalıştığım fabrikada müdür, hafta tatilimi hafta içi bir gün kullandırıp beni pazar günü çalıştırıyor. Ancak pazar günü çalışmamı mesai olarak saymıyor ve mesai ücreti de ödemiyor. Bu uygulama yasal mıdır? Pazar günü çalıştığım için mesai ücreti alma hakkım var mı? Bu konuda bana yardımcı olabilir misiniz?
Merhabalar sorum şu olacak şimdi çalıştığım iş yerinde kış sebebi dolayısıyla ücretsiz izne gönderdiler.
İzinden çarşamba günü geldim ve işe başladım. Pazar gününe kadar benim izin hakkım oluyor mu?
İkinci sorum pazartesiden cumaya kadar çalışacağım cuma da dahil bu geçen sürede haftalık izne hak ediyor muyum?
saygılar
Merhaba, 7 yıldır saat ücreti üzerinden çalışıyorum. Bu süre boyunca pazar günleri ve resmi tatillerde de çalıştım. Tatil günlerinde çalıştığımda fazla mesai ücreti aldım. Örneğin, bir gün 7.5 saat çalıştıysam, o gün için 11.5 saatlik ücret ödendi. Bu ödeme doğru mu, yoksa eksik mi yapıldı? Bilgi verebilir misiniz?
Merhabalar, bir sorum olacaktı. Kuruçeşme Beşiktaş’ta apartman görevlisi olarak çalışıyorum. İşe girerken bana servis, otopark ve bahçe düzenlemesi işleri yapacağım, 1 ay içinde sigortamın (SSK) yapılacağı ve ikamet adresimi buraya alabileceğim söylendi. 11 Kasım’da işe başladım, yaklaşık 7 ay oldu. Ancak söylenenlerin aksine, özel şoförlük yapmam isteniyor. Gece 1-2’ye kadar çalıştırılıyorum, hafta tatilim bile kullandırılmıyor. Ayrıca sigorta başlangıcım yapılmadı ve ikamet adresimle ilgili de bir işlem yapılmadı. Şu an günlük ortalama 16 saate kadar çalışıyorum. Bu durumda nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
Diyelim ki günlük ücretim 400 TL. Pazar günü çalıştığımda bu ücret iki katına mı çıkıyor? Yani pazar günü çalışırsam 800 TL mi almam gerekir?